+ Konuyu Yanıtla
2 / 3 Sayfa İlkİlk 123 SonSon
11 den 20´e kadar toplam 28 ileti bulundu.

Konu: AMOK

AMOK Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #11
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Forumu açan değerli Milo dahil sayın Gecem 1970 hariç kimse bir şey yazmamış. Ne biçim forum bu . Gerçi böyle insanlık dışı bir olaya ne yazılabilir derseniz o da ayrı bir konu tabiiki...

    Haberi ilk duyduğumda anlamakta güçlük çektim. Daha açığı algılayamadım. Gece mece demedim tvleri açtım ve inanamadım nutkum tutuldu hafif bir spazm geçirdim dersem yeridir. Bir şey olmuşta ne olmuş? Neden olmuş nasıl olmuş anlayabilmek İNSAN OLARAK MÜMKÜN DEĞİL bende o yüzden algılayamadım sanırım. Sonradan anladığımda midemi bulandırdı.... Hele hele üç kadının da hamile olduğunu öğrenince iyice bunaldım.

    Bu olayın izah tarzı yoktur bana göre. Sadece saptırma yolları olabilir ki onu görüyoruz bazı köşe yazarlarında burada ki iletilerde. Olayların açıklaması olabilmesi için baştan insan faktörü olması gerekir ki sosyolojik psikolojik cart curt faktörleri değerlendirerek bir sonuç bulalım. Bunu yapana İNSAN diyecek birisi çıkabilir mi? Bunlar hatalı üretim. nasıl hatalı üretimdeki eşyalar imha ediliyorsa bu tip hatalı üretimlerde imha edilmeli. Bakınız idam edilmeli demiyorum! İmha edilmeli hatalı üretimden dolayı diyorum. Çünkü idam insana işlediği suçtan verilen yaşam fonksiyonunun izolesi cezasıdır. Bunlar İNSAN olamayacağına göre böyle bir ceza olsada düşünülemez. SAVAŞ dahil hiç bir gerekçe bu vahşeti haklı gösteremez. Bunu vahşi hayvan dediğiniz hayvanlar bile yapmaz. Bunu yapanlardan birisi sözde ''şıh''mış. Yani üst düzey DİNİ KİŞİLİK kendini öyle lanse etmiş bir zavallı bir hayvan... (Pardon hayvana hakaret oldu bir aşağılık yaratık) Şimdi bu İNSAN OLMAYANLARIN DİNİ OLUR MU? VARSA ACABA HANGİSİ? İşte işin acısı bu aşağılık yaratıklar ve başındaki şıh denen mahlukat emin olun din hakkında üçgün öncesine kadar büyük adamdı... İşte hep anlatmaya çalıştığım dinci dediğim tipler varya onlara tipik örnektir bu aşağılık kişilik...

    Konuyu sapıttırmak isteyenlere asla taviz vermeyiniz ve saptırılmasına yol açan yazılara eleştiri yazınız. Bu sorunun temeli EĞİTİMSİZLİK VE FEODAL YAPININ KIRILMAK İSTENMEMESİDİR. Yani 2004 ten beri yazdığım bu tip yazılarda en çok değindiğim konu çağdaş eğitim ve uygar insan yetiştirememe sorunumuzdur. Rahmetli Ecevit hariç bir çok politikacımız DOĞUNUN bu feodal derbeylik aşiret yapısından oy uğruna yararlanmıştır. Aşiret reislerini eğitim durumuna bile bakmadan meclise taşıyan bundan dolayıda bu çağdışı yapıya göz yuman siyasetin sorumluluğudur aslında bu birazda...

    Bu forumda yazılmış linklerde verilmiş özellikle siyaset eksenli olarak ''koruculuğa'' suç bindirilmeye çalışılmış... Ha koruculuğu savunduğum filan yok çok ciddi tartışılması kademeli olarak azaltılması ama o kişilerede iş bulunması gereken bir yapıdır koruculuk. Hiç bir güvenceleri olmadan belli bir para karşılığı işin acısı eğitim ve psikolojik konumlarına da bakılmadan yapılan bir görevlendirmedir koruculuk. Daha acısı bazı çıkar çevreleri aşiret ve ağalara bağlıdır koruculuk.... Bu yüzden çok ciddi değerlendirilmeli masaya yatırılmalı bir formül bulunmalıdır. AMMA BU OLAYDA ASLA VE KATA KORUCU FAKTÖRÜ YOKTUR. VAR DİYEN SADECE KONUYU BAŞKA YERE ÇEKMEYE ÇALIŞANLARDIR. KANMAYIN.

    Şimdi diyorlarki silahlar devletin di koruculuk bu yüzden kötü!!! Sanırsın ki ülkede başka silah yok... Ulan PKK nın elinde ki silah ne ? O da mı devletin verdiği silah? 10 gün önce ki Bostancı'da ki rezalet ne ? Tek başına adamdan çıkan onca silah ve ölenlerin sorumlusu damı devletin silahı ? ( Ölenlerin sorumluluğu devletin dangalaklığı o ayrı orada vali ve Emniyet Müdürü de konu mankeni devleti temsil ettikleri yok... 1 Mayıs ta gaz sıktırma görevlisi muhteşem ikili...) Uyduruk maçlardan sonra savaş yerine dönen istanbulda atılan silahlarda mı devletin silahı ? Bu ülkede silah bulmak ekmek bulmaktan kolay be... Ha ülkede silah hiç olmaz tek devlette vardır o zaman bu sözün anlamı olur ama böyle bir ülkede olamaz. nereye dokunsan silah dökülüyor... Sanırsın ki eski SSCB silahları burada.... O zaman şunu kabul edeceğiz bu kişiler bu vahşeti zaten yapacaklardı ve planını yapmışlar. Namaza kadar ayarlamışlar silah teferruat burada.... Bu olay korucu devlet silahı filan değil insanllık eğitim feodalite sorunudur.

    Bu sorun doğuyu başı boş bırakarak şeyhlere şıhlara teslim eden aşiret reislerini adam yerine koyan feodaliteye hoşgörü gösteren 12 yaşında ki kızın evlenmesine ses çıkarmayıp görmeze yatan dört eş alanı yok sayan devletin sorunudur... Köydeki tüm çocukların Kur'an bilmesi ( Bilmesinler diyen yok ) ama buna karşılık türkçe matematik bilmemesidir . Kur'an kursunun açık Okulun kapalı olmasıdır... Özetle devletin olmamasıdır... Ha devlet olmazsa ne olur ? İşte böyle mahlukatlar fink atar...



    Hukuki NET Güncel Haber

    AMOK konulu yargıtay kararı ara
    AMOK konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #12
    Kayıt Tarihi
    Sep 2004
    Nerede
    istanbul, Türkiye.
    İletiler
    765
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Sevgili komodor seni mi kıracam, yazalım bari

    Amok : (Malezyaca, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren) Malezya kültüründe katletmeye yönelik çılgınlık durumunu tanımlar. Filipinler'de juramentado olarak bilinir. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir. Bu özel durum altında olan, ister silahla, ister bir araçla suç işleyen, toplu öldürme ya da yaralamalarda bulunan kişilere Amok koşucusu adı verilmektedir. Vikipedi' den alınmıştır.

    Bu olayın ekonomik, sosyolojik, psikolojik, pedagojik vesairelojik pek çok açıklamasını, yorumunu yapabilirsiniz. Bahaneyle koruculuk sistemini sorgulayabilirsiniz. Hatta toplumda kadının yerini tartışabilirsiniz ( bir bölge milletvekili bu olayın ardına mutlaka kadın vardır demişti) Bu tür olayların neden hep doğuda olduğunu araştırabilir kilolarca bilimsel eserler verebilirsiniz. Bir Kürt arkadaşımın " Kürt olmaktan utanıyorum" ifadesi üzerine günlerce yorum yapabilirsiniz.

    Ama olayın yukarıda tanımlanan amok durumu dışında bence başka doğru bir tanımlaması veya açıklaması yoktur.

  4. #13
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.403
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyündeki saldırıda ailesinden yaklaşık 23 kişiyi kaybeden Mekiye Çelebi (30), saldırıdan sonraailelerinden çok sayıda kişinin boşanmak istediğini söyledi. Aynı aileden Asuman Çelebi de, eşiyle severek evlendiklerini, saldırı sonrasında da isteyerek ayrıldıklarını belirtti.

    Mekiye Çelebi, saldırının düzenlendiği gece köyü teröristlerin bastığını düşündüklerini, silahını alarak evinin camından dışarı bakıp, ne olup bittiğini anlamaya çalıştığını söyledi. Camdan saldırının düzenlendiği kayınpederinin evinin salonuna baktığını, üzerlerine mermi sıkılan yakınlarının hareket ettiğini gördüğünü bildirdi.

    Katliam köyünde buruk Anneler Günü

    Saldırının 2-3 dakika sürdüğünü ifade eden Çelebi, “Saldırıda annemi, babamı, 2 ağabeyimi, kayınpederimi, 4 amcamı, 4 teyzemi, dayımı, yengelerimi, amcamın çocuklarını ve iki görümcemi kaybettim. Ailemden 23 kişiyi saldırıda öldü. Benim çocuklarım da o evdeydi. Evin bir odasında çocukları yatırmışlar. Saldırıyı gerçekleştirenler salondakileri öldürdükten sonra çocukların nerede olduğunu da araştırmışlar” dedi.

    “SALDIRIYI YAPANLARDAN BİRİSİ YARDIMA GELDİ”

    Mekiye Çelebi, saldırıyı gerçekleştirenleri gördüğünde çok şaşırdığını belirterek, saldırganların kapı komşusu olduğunu öne sürdü.
    Olaydan sonra evdeki yaralıları hastaneye yetiştirmeye çalıştığını anlatan Çelebi, saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia ettiği kişilerden birinin de yanına geldiğini kaydetti. Çelebi, şöyle konuştu:

    “Herkes öldü sandım. Sonra yaralıları battaniyelerle taşımaya başladım. Saldırıyı yapanlardan birisi yardıma geldi. Bütün misafirlerin çocukları oradaydı. Çocukları öldürmesinden korktum. İterek 'defol' dedim. Allah bana cesaret verdi. O anda beni de öldürebilirdi. Saldırıyı yapanlar konuşmalarında 'büyükleri öldürdük küçükleri de bırakmayın. Büyük Cemil'i yok ettik. Küçük Cemil'i de yok edin' demişler. Oğlumu halası ahırda hayvanların içinde saklamış.”

    "ÇOCUKLARI EVLATLIK VERMEYİZ"

    Saldırıda ailesinden çok kişiyi kaybettiğini, ancak güçlü olmak zorunda olduğunu belirten Çelebi, yakınlarının öksüz ve yetimlerine de kendisinin bakacağını söyledi.

    Çelebi, saldırıda anne ve babasını kaybeden çok sayda çocuk bulunduğunu, ancak bu çocukları aile olarak evlatlık vermeyi düşünmediklerini dile getirdi.

    Ekonomik sıkıntılarının bulunmadığını vurgulayan Çelebi, şöyle dedi:

    “Saldırıda hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı öksüz ve yetimlerin ekonomik sıkıntısı yok. Arazilerimiz var. Irak'a yük taşıyan kamyonlarımız var. Alabalık tesislerimiz var. Ekonomik sıkıntımız yok. Devletimiz köyümüze karakol ve çocuklar için okul yapsın. Çocuklarımızı vermiyoruz. Devlet yardım yapmak istiyorsa gereken yardımı yine yapsın. 5 çocuğum vardı. Ailemden kaybettiğim 23 kişinin çocuğuna da hem annelik hem babalık yapacağım. Yakınlarımın yetimine ben sahip çıkacağım. Yaşadıklarımdan sonra daha da güçlendim. 30 yaşında olmama rağmen kendimi 70 yaşında gibi hissediyorum. Hiçbir şeyden korkmuyorum. Olaydan sonra saldırıyı gerçekleştirenlerin evine giderek kapılarını çaldım. 'Çıkın dışarı' diye bağırdım. Korksaydım kendimi saklardım. O gece beni de öldürebilirlerdi. Ama fırsat kalmadı. Devletimize güveniyoruz. Devletimize sığınıyoruz. Hiçbir şeyden korkmuyoruz. Allah'a havale ediyorum. Ben de onlardan birisini öldürsem o yükün hepsi bana da geçecek. Onlar gibi olacağım. Onlar gibi olsam onlardan ne farkım kalır. Bizden korkmasınlar.”

    -“ABİM DE EŞİNDEN AYRILDI”-


    Mekiye Çelebi, yıllardır iki tarafın kendi aralarında kız alıp verdiğini ve iç içe olduklarını belirterek, saldırıyı gerçekleştiren aileye karşı güvenlerinin kalmadığını söyledi.
    Saldırıdan sonra ailelerinden çok sayıda kişinin boşanmak istediğini ifade eden Çelebi, “Karşı taraftan aldığımız kızlara ve karşı taraftan olan damatlarımıza güvenimiz kalmadı. Saldırıyı gerçekleştirenlerle evli olan yakınlarımız da eşlerinden ayrılacak. Ağabeyim de eşinden ayrıldı. Ağabeyim Ferhat Çelebi karşı taraftan olan eşi Pınar Çelebi'den ayrılmak zorunda kaldı. 5 aylık bebekleri vardı. Onu da eşi ile birlikte gönderiyor. Onlarla bir bağımızın kalmaması gerekiyor. Severek evlenmişlerdi. Ama artık onlara güvenemeyiz” dedi.

    İSTEYEREK AYRILIYORUZ

    Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyündeki silahlı saldırı sonrasında eşi ve oğlunu bırakan Asuman Çelebi de, eşiyle severek evlendiklerini, saldırı sonrasında da isteyerek ayrıldıklarını söyledi.

    Çelebi, gazetecilere yaptığı açıklamada, eşi Şükrü Çelebi'nin olayla ilgili tutuklanan zanlılarla yakın akraba olduğunu hatırlattı.

    Saldırı olayının namus veya kan davası olmadığını, köydeki herkesin kardeş ve akraba olduğunu ifade eden Çelebi, şöyle dedi:

    “Çıkan haberler yalan. Benim babam karnımdaki bebeği kürtaj ettirmez. Bu tür çıkan haberler yalandır. Benim kocam karşı taraftandır. Biz severek evlendik. Bu durumdan dolayı da isteyerek ayrıldık. Gazetelerde çıkan yok (Asuman mağdur oldu) yok (Asuman arada kaldı) gibi haberler yalan. Böyle bir şey yok. Ben arada kalmadım. Seçimimi kendim yaptım. Oğlumu, kendi isteğimle bıraktım. Babasının da oğluma çok iyi bakacağıma inanıyorum. Bana hiç kimse (Oğlunu kocana ver) demedi. Oğlumu daha sonra da almayacağım. Onu kocama verdim. Babasıyla gitmesi daha doğru. Babam, (Ben senin çocuğuna bakarım) dedi, ama ben kabul etmedim. Kocamın yanında kalsın. Babası ona iyi bakar. Karnımdaki bebeğe de babam bakacak.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11619858.asp

  5. #14
    Kayıt Tarihi
    Dec 2006
    Nerede
    Turkiye
    İletiler
    1.350
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Başta EĞİTİMSİZLİK , sonra da başıboşluk... Feodal yapı YOK aslında , kendiliğinden yok oldu... Yok olduğu için de yeri boş kaldı , dolayısıyla böylesi olaylar gelişiyor, gelişmekte..

    Bugün polisin orantısız güç kullandığı yönünde birçok haberin çıktığını, çıkmakta olduğunu görüyor ve okuyoruz. Peki polisimiz kaç yıl eğitim alıyor? yıllarca öyle değil mi? bir RUH oluşuyor çünkü... Fakat buna rağmen beğenmediğimiz zamanlar da olmuyor değil; işkenceydi, kötü muamele vs diye!

    Korucu kimdir? ne için vardır? ne kadar eğitim almıştır?

    Bana göre ne güvenlik için güvenlidir; ne eğitimlidir; ne alt yapısı vardır! Eline silah verilmiş, " At ölür şan kalır, yiğit ölür meydan kalır" deyiminde olduğu gibidir. Başka bir şey değildir, tamamen YANLIŞTIR.

    Ayrıca taş atan o çocukların yönlendirildiğini de düşünmüyorum; yıllardan beri süregelen olumsuz olayların bir yansıması olarak kendiliğinden oluşan bir olgu haline gelmiştir.

    Haberlere baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliyoruz.

    Teşhis bu ise çözüm ne olmalı? bulursam paylaşırım, düşünmem lazım!

  6. #15
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    1. Sevgili Çoban ;

    " At ölür şan kalır, yiğit ölür meydan kalır" deyiminde olduğu gibidir.
    demişsin. BÖYLE BİR DEYİM YOK. Aslında güzel ve komik olmuş. Ama maalesef yok....

    ''At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır'' diye bir tümce var. Bu da deyim değil ATASÖZÜDÜR . Birde buna ilave yapılmış bir halk deyimi hali vardiır...

    '' At ölür meydan kalır, yiğit ölür şanı kalır, eşeklik baki kalır '' şeklinde aslında yazınıza cuk oturan söz de bu...

    2. Sevgili Milo ;

    AMOK Cumhuriyet gazetesinin bulmacalarında en çok sorulan sorulardan birisidir. '' Malezya halkında görülen öldürücü bir delilik'' diye sorar yanıtı yazarsın AMOK....

    Ama hiç düşünmezsin öldürücü delilikte ne diye... Düşünsen bile varılan sonuç yanlış olur çoğu zaman belki de sorunun soruluş şeklinden varılan sonuç genelde ''kişinin delirerek ölmesidir''

    İşe bak deliriyorsun neden delirdiğin belli değil !!! gidip 47 masumu katlediyorsun... Sonra sakin sakin oturuyorsun hatta suçu kabul etmiyorsun utanmadan ''biz yaralıları taşıdık '' diyorsun... EE buda aslında yazımı doğruluyor HATALI ÜRETİM. Nasıl hatalı ürün iade ediler üreticiye... Buradada hatalı üretim iade edilmeli Yaradana....

  7. #16
    Kayıt Tarihi
    Dec 2006
    Nerede
    Turkiye
    İletiler
    1.350
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Alıntı commodore1tr rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster

    '' At ölür meydan kalır, yiğit ölür şanı kalır, eşeklik baki kalır '' şeklinde aslında yazınıza cuk oturan söz de bu...
    :p

    Öyle olmuş biraz , olan da 70 çocuğa olmuş !http://www.gazeteoku.com/popup.php?u...w.haberler.com

    Koruculuk için de aynı şeyi düşünüyorum , 14 yaşındaki çocuğun elinde ne işi vardı korucu silahının!

    Sizin de belirttiğiniz üzere çokça tartışılması, uzun uzun düşünülmesi gereken bir konu, yoksa daha çok AMOK-ları yazar çizeriz buralarda, bu gidişle..

    Bekçinin adı korucu oldu olalı , garip olaylar da aldı başını gidiyor dört nala..

    Geç kalmadan mutlaka çözümünü bulmak lazım!

  8. #17
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Adana, Seyhan, Turkey.
    İletiler
    2.929
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Siteye her girdiğimde bu konuda birşeyler yazayım diye içimden geçirdim ve ne yazacağıma bir türlü karar veremedim. Söylenecek ve yazılacak çok şey var aslında.. Bu ülkenin, eğitim, kültür, ekonomi ve sosyolojik sorunlarını içinde barındıran bir konu..

    Ayrıca bak;

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11619269.asp?gid=229

  9. #18
    Kayıt Tarihi
    Dec 2006
    Nerede
    Turkiye
    İletiler
    1.350
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Neşe DÜZEL'in Dicle Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mazhar Bağlı’yla konu hakkında yaptığı röportaj:
    http://www.haber7.com/haber/20090511...yikarlardi.php

    Anlatmama gerek kalmadı...

    Barış elçilerini devlet ve PKK azalttı. Onlara gösterilen itibar kayboldu. Artık hayatın içinde toplumun dengesini elinde tutabilecek böyle önemli kanaat önderleri kalmadı. Aşiret düzeninin barış elçileriydi bunlar. PKK ise aşiretlere karşıdır. Çünkü insanlara kendi ideolojisini yerleştirmek istiyor ve aşiret düzeninin insanlarına , ‘bunlar öz bilince sahip değiller’ diye kızıyor. PKK’nın insanlara kendi ideolojisini yerleştirmek istemesi aydınlanmacı bir yaklaşımdır. Cumhuriyet’in yaklaşımı da aydınlanmacıydı. Bu konuda ikisi paraleller.

    Şimdi burada PKK Devlet ten de etkili olmuştur, bu doğru, fakat barış elçilerine itibarın kalmadığı konusunda katılamıyorum; çünkü barış elçileri daha aydın, güvenilir, eğitimli ve adil kişilerdi, kentli olmayı tercih ettiler, uğraşmak istemediler vs. Daha evvel de belirttiğim gibi bu oluşum, Devlet ve PKK' dan daha çok zamana ve ekonomik şartlara bağlı olarak kendiliğinden değişti, değişmekte..

    Diğer taraftan sitede yeri geldikçe vurgulanmakta olan toprak ağalığından söz edilmekte, oysaki toprak ağalığı da tıpkı barış elçileri gibi kendiliğinden yok olmaya yüz tuttu; bunda da yine zamana bağlı olarak nüfusun artmasıyla birlikte hisselerin gittikçe azalması etkili olmuştur.

    Sonuç olarak oradaki vatandaşlar aşırı GÜÇ kullanımından fazlasıyla olumsuz etkilenmişlerdir. Oysaki zamanında EĞİTİME önem verilmiş olsaydı, baskı altında kalmasalardı; herşey kendiliğinden düzelmeye mahkumdu..

    Bölge halkı; bırakın doğru dürüst Türkçe konuşmayı-ki basın ve yayın aracılığıyla hepimiz görüyoruz bu durumu - derdini bile anlatamadıklarından alışık oldukları düzeni tercih etmişlerdir. Birbirlerini çok iyi bildiklerinden, önemli durumlarda kimin haklı ya da haksız olduğu bellidir, dolayısıyla karakoldan-askerden-polisten çekindikleri ve korktukları için iyi kötü kendi yağında kavrulmayı tercih etmişlerdir, bu vakte kadar!

    Bu olayın, bir töre- kan davası -kadın meselesi veya yöreye mahsus bir olgu olduğunu düşünmüyorum; değil çünkü.. Başlarındaki bilge insanlarlar da tükenmeye yüz tutuğu veya hiç kalmadıkları için, meydan hiç bir alt yapısı olmayan; devletin sunduğu imkanlarla gücü ellerine geçirenlere kalınca olacağı budur! İnsanları yönetmek "güç"ten çok yetenek ve alt yapı ister çünkü. Öyle göründüğü gibi kolay değildir. Hele ki adı geçen bölgelerimizde HİÇ değildir, basit gibi görünse de bize...

    Geçenlerde bir haber okumuştum; yeni bir yasa ile ilgili.. Yanılmıyorsam yargının yükünü hafifletmek amacı güden bir "arabuluculuk" yasa tasarısı mıydı , yoksa yasalaştı mı bilemeyeceğim, işte o yasa, geçmişteki bu oluşumun misyonunu üstlenebilecek bir yasa idi; bence çok işe yarayabilir bu anlamda!

    Koruculuk sistemini son zamanlarda yaşanmış olan taşlama ve dipçik olayındaki polisin tutumuna benzetiyorum;

    Çocuklar polisi taşa tutunca, polis de çocuklarla köşe kapmaca oynarcasına bir kovalamaca içine giriyor; tam bir traji-komik olay değil midir sizce de?!

    Yine bir grup çocuğa "siz de onlara taş atın" diyerek kendine taraf oluşturma yoluna gidiyor; bu da tam bir drama değil midir!

    Karşılıklı taşlaşmalar derken kabak kendi halinde olaylardan bihaber top oynamakta olan bir çocukcağızın başına patlıyor; bu da dramanın da draması değil midir yine!

    Koruculuğun, verdiğim bu örnekten farkı var mıdır? YOK.. Tek farkı; koca çocukların eline verilen taramalılardır- ki bu, daha da VAHİM bir durumdur!

    Diğer detaylara hele hiç girmeyeyim. Kısa ve öz olsun; kesinlikle kaldırılmalıdır, bunu bilir bunu söylerim!

  10. #19
    Kayıt Tarihi
    Dec 2006
    Nerede
    Turkiye
    İletiler
    1.350
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Koruculara göre korucu sistemi
    http://www.haber7.com/haber/20090516...cu-sistemi.php

    Doğrudur fakat bir yere kadar..

    Mesela 12 Eylül döneminde devlet istedi diye kendi imkanlarıyla silahlanıp karşı koydular , başarılı da oldular ancak devlet sonra ne yaptı? silahlar teslim edilsin emri verdi-ki o zamanlar iletişim hiç de sağlıklı değilmiş , bir kaç saat veya gün farkı ile belirtilen sürede teslim edemeyenler en az üç yıl açık cezaevlerinde tutuldular, karşılığı öyle mi olmalıydı? sonradan kısmi de olsa yavaş yavaş gittikçe karanlıklaştığı da bir gerçek!

    Dilerim bundan böyle daha sıkkı denetlenir. Ama yine de yanlış derim, başka bir çözüm yolu bulunmalı, bence...

  11. #20
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.403
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: AMOK

    Petrol Katliamı

    İddianameye yansıyan bilgilere göre Bilge Köyü arazilerinden BOTAŞ'ın boru hattı geçiyor. Ve katliamı yaptıkları öne sürülen kişiler, bu boru hattından petrol çalmakla suçlanıyor. Suçlayanlar arasında ise hemen hemen öldürülenlerin tamamı var.

    Bilge Köyü’nde 4 Mayıs akşamı nişan evine düzenlenen silahlı saldırıda 44 kişinin katledilmesi, 3 kişininde yaralanmasıyla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma genişletildi.

    Soruşturma kapsamında tutuklanan 11 kişi ile ilgili de kapsamlı bir araştırma yapıldı. Halen Gaziantep’te cezaevinde bulunan zanlıların gerçekleştirdiği iddia edilen bu katliamın asıl nedenini araştıran Başsavcılık, soruşturma dosyasına esas olabilecek bilgi ve belgelerin temin edilmesi için Mazıdağı ve Mardin’deki ceza mahkemeleriyle yazışma yaptı. Olayın etraflıca araştırılıp aydınlığa kavuşabilmesi için sanıkların ölenlerle geçmişteki husumetleri birbirlerine karşı açtıkları davalara ilişkin evraklar da soruşturma kapsamında dosyaya konulmak üzere ilgili mahkemelerden istendi.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11689342.asp?gid=233
    http://haber.mynet.com/detay/guncel/...X1242821241234
    http://www.milliyet.com.tr/Yasam/Son...laniyor&ver=56

+ Konuyu Yanıtla
2 / 3 Sayfa İlkİlk 123 SonSon

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İlgili Hukuk terimleri

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


2022 tarihli Hukuk Blog |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Site Ekleme |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Bayefendi |  Afternic Alanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.