Burada verilen örnek olayda (Bkz. bu konunun birinci sayfasındaki haber) hastaya iğne yapılması söz konusudur. Kadın hemşire mevcuttur.
Hastanın kocası erkek hemşirenin değil kadın hemşirenin iğne yapmasını istemiştir.
Kadın hemşirenin de bütün gece boyunca meşgul olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Erkek hemşire sıradaki diğer hastayla ilgilenirken kadın hemşire bir önceki hastasıyla işi bittikten sonra kadın hemşire bu hastanın talebini yerine getirebilirdi. Ve getirmeliydi. Bu ona Evrensel Hasta Haklarıyla tanınan bir hak.
Mesela benim ağabeyim de kadın hemşirelerin daha tecrübeli olduğu düşüncesiyle erkek sağlık görevlisine veya doktora iğne vurdurmaz, kan aldırmaz. Bu konuda asla taviz vermez.
Berber x, önceki gün saat 21.00 sıralarında .. Devlet Hastanesi Çocuk Servisi’nde yatan oğlunu ziyarete gitti. x, ziyaret sırasında oğlunun yanında refakatçi olarak bulunan boşandığı eşinin rahatsızlanması üzerine aynı hastanenin acil servisine götürdü.
Gördüğüm kadarıyla bazıları ''HUKUKSUZLUĞU HUKUKA HUKUK SAYESİNDE OTURTMAYA ÇALIŞIYOR
Zırt pırt alıntı yapılan :
Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme
Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir. Mevzuat ile belirlenmiş usullere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır. Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır. http://www.ibtf.ibu.edu.tr/etik/3.doc
bu kuralın arkasına saklanarak sözde hukuk savunuluyor şekline konuyu getirmeyelim.
Önce temel hukuktan başlayalım o zaman '' Hastanın talebi halinde '' derken bir sınırlama gelmiş demekki talep hastadan gelecek. Hadi diyelim ki hasta talepte bulunacak durumda değil. O durumda hastanın akrabası yakını sorumlusu devreye girebilir ( Yorumdur.) Şimdi burada bazılarının ısrarla
Hastanın kocası erkek hemşirenin değil kadın hemşirenin iğne yapmasını istemiştir.
densede bu hukuku zorlamak tartışmayı yanıltmak amacından başka bir şey değildir ve çok ayıptır. Bu kişi hastanın kocası değil boşandığı eşidir. Yani hukuk olarak aralarında hiç bir bağ bulunmayan iki kişidirler. Ha sokaktaki adam ha eski koca hukuk karşısında aynıdır. Yani eşlerin birbirleri üzerinde bir hakkı bir karar verme yetkisi yoktur. Dolayısı ile orada ki bir yetkili doktor hemşire güvenlik her hangi birisi çıkıp adama
'' hele kardeşim sen kimsin necisin de bakalım ?'' dese!! ne olacak . Adamı yaka paça dışarı atabilirler son derece de hakları olmaz mı? Dolayısıyla zaten daha olayın başlangıcında bir HUKUKSUZLUK var. onuda berber olduğunu öğrendiğimiz eski eş yapıyor. YANİ OLAYIN BAŞI DAHA HIUKUKSUZ. bU HUKUKSUZLUĞU GÖRMEZDEN GELEREK İLGİSİZ BİR MADDEYE SIĞINMAK HUKUKA HAKARETTİR.
Kaldı ki aynı kişilerin iletilerinde
Ayrıca bugün Hürriyet'te okuduğum kadarıyla hastanın rahatsızlığı soğuk algınlığıdır ve acil müdahaleyi gerektiren bir hayati durum söz konusu değildir
ibaresi bulunmaktadır. O zaman gece saat 21 de fenalaşması da öyle çok ciddi değildir. Yani bayılmamış bilinci açık kendi kararını verebilecek konumdadır. Çünkü ben bir soğuk algınlığından küt diye bayılan kendinden geçeni görmedim. Ama nedense gerçek hastanın ne dediği ortada yok !!! Zaten burada da bir terslik var. Muhtemelen bu berber yani eski koca barbarlık damarı kabardığından kadınıda konuşturmamıştır. ( Buda yorum )
Şimdi arkasına sığınılan maddeye bakacak olursak. Maddenin temeli normal olarak bir hastanın kendi iradesiyle yapacağı seçimi kapsamaktadır ki son derece uygar bir maddedir. Bu maddenin bir çok hastahanede uygulandığıda bir gerçektir. Kişi kendi doktorunu seçebilmekte asistan doktor doçent profesör dahi seçebilmekte aradaki farkı kendisi ödemekte tedavisini bu doktor ile sürdürebilmektedir. Ancak bu maddenin hıfzından da açıkça anlaşılacağı gibi bu normal hastalara uygulanacak bir prosedürdür. Yani bu hasta kadının ilk yardımdan sonra tedavisi devam edecek olsaydı bu hastada tedavisi için kendisine bir doktor seçebilme hakkına sahipti. Ancak olay gece 2100 da olmuştur, hasta acile sevk edilmiştir. Orada artık seçim OLAMAZ. Asıl bu hayatın akışına terstir. Daha da önemlisi bu maddede hiç bir şekilde CİNSİYET unsuru ön plana çıkarılmamıştır. Bu madde hastanın psikolojik olarakta rahatlaması tedavisini kendi seçeceği doktorlayapma hakkının verilmesidir. Hiç bir şekilde CİNSİYET AYRIMI ön plana çıkarılamayacağı açıktır. Doğal olarak kadın hastanın kadın doktor hemşire seçmesi anormal değildir. Ancak bunu DİN eksenine oturtmak AKIL DIŞILIKTIR VE MAALESEF BURADA OLAN ODUR.
İşte burada bir kez daha LAİKLİĞİN ÖNEMİNİ GÖRÜYORUZ. Çünkü bir doktor bir hemşire cinsiyeti dışında belirleyici olmamasını temin etmektedir. Eöin olunuz Türbanlı türbansız hemşire ortaya çıksın zaten türbansızlara aşırı baskı uygulanacağı gibi bir şekilde türbanlı hemşire baksın kavgası çıkarılacaktır. Ve gene maalesef gene bu kanunları başka yerlerinden yorumlayarak ''hastanın türbanlı hemşire seçme hakkı vardır '' gibi ulvi yorumlar yapacak kişiler olacaktır.
Özetle bu olayda eski koca tamamen suçludur. Kanundan aldığı hiç bir yetki olmadan müdahale etmiş, kavga çıkarmıştır.
Olay yeri acil servistir. Burada seçim hakkı yoktur. Kaldı ki hastanın hemşire seçme hakkı yoktur. O serviste hangi hemşire varsa o bakar.
Nereden bakarsanızbakın bu olayda berber barbar olmuş hukuku katletmiş ama işin içine din sokarak suyu bulanıklaştırmıştır. Hukuka doktora öğretmene saygı ve güveni olmayan bir toplum işte böyle olur...
Sayın Erenalp; Yobazlık yapılan bilimsel çalışmanın kendisini değil, onu yapanın kim olduğu ile ilgilenmektir. Gerek doktorlar ve gerekse avukatlar mesleklerine başlarken yemin ederler ve sıkı meslek kuralları ve hatta etik meslek ilkeleri vardır. Kendisine ihtiyaç duyan hasta veya müvekkillerde din, meslek, ırk vs. ayrımı yapmazlar...
Ne zaman hemşirenin hasta seçme hakkı olur, o zaman hastanın da hemşire seçme hakkı olur. Biz ülke olarak demokrasiyi sonsuz özgürlük, devleti de nasılsa vergi ödendiğinden her istediğinizi yapmak zorunda olan makam olarak görmekten vazgeçmeliyiz.
sayın çilek yani demek istediğiniz şu mu : kişinin hemşiresini seçme hakkı yoktur. fakat aynı hastahanede görevli doktorlar arasında( eğer alternatifi varsa tabii ki) gönlüne yatanı veya kendine güven telkin edeni ( bakın bu da önemli bir husustur hizmet sektöründe) seçme hakkı vardır?
bakın sayın " HUKUKÇU" lar , sayın " YORUMCULAR" , burada yazı yazan pek çoğu kişi , belli bir kültür düzeyinin üzerinde , pek çoğu da belki de uzmanlık alanı ile alakalı olan branşta belki de kütüphane dolusu kitap okumuş kişilerdir. Siteye bir kaç aydır bir mevzu hakkında araştırma yaparken rastladım. konular da ilgimi çekti ve ara sıra forumlara bakmaya başladım . şu an islam dünyası ramazan ayı ismi verilen ve belli bazı kişilerin de oruç tuttuğu bir zaman dilimi içerisindeyiz. ben de yaşım icabı bu aydan yaklaşık 37 tane geçirdim. 20 civarında da aklım başımda idi. demek istediğim şu :
bu aya denk gelen zaman diliminde siteye yöneltilen bazı konular dikkatimi çekti , kimi davulu sormuş kimi ezan sesini... tabii bireysel özgürlükler namına... basında da hep bu tip haberler bu aya denk gelen zamanlamalarda hortlar... bunu hep yaşadık... bazı yorumcular olayı tutup sündürüp LAİKLİK denklemine sürüklüyor. yapmayın kardeşim bunu... bu denklemi bu basit olaylara indirgemeyin... LAİKLİK bu kadar basite indirgenebilir mi? yaptığınız iş , hani hep tarihçiler der ya , osmanlının son devirlerinde bazı şeriatçılar din elden gidiyor teranesi ile isyan çıkartırdı , sizin halinizde buna benziyor... yapmayın şunu , elden giden gidecek olan veya buna güç yetirebilecek olan hiç bir şey yok... ne olmuş birinin arka tarafına bir iğnenin yapılıp yapılmamasına veya iğneyi yapanın illa erkek olmasınamı bağlı iş? hepimiz hemşirelik mesleğini daha ziyade bayanların yaptığını bilmiyor muyuz? erkeklerine hastabakıcı denmiyor mu? bilinen şey bayan hemşirelerin daha mahir olduğu değil mi ? SAYIN ERDOĞAN KIRCALI bey demiş ki , hadise hemşire seçme özgürlüğü değil , cinsiyet ayrımıdır. Sayın ERDOĞAN KIRCALI bey , siz oldukça mahir bir hukuk adamısınızdır. elinize bir dosyayı aldığınızda önce tutar dallarınızı ararsınız.değerli hukukçularımıza saygımız sonsuzdur. bazı hukukçuların da olaya özgürlükler tarafından yaklaşabileceğini de elbette değerlendirmişsinizdir. kararı verecek olan da elbette delil ve değerlendirmeler ışığında hakimlerimizdir.
bir başka değerli yorumcu olan commodore arkadaşımız aslında olayın özgürlükler noktasında değerlendirilebileceğini , fakat olayda müdahil olan kişinin bir hasta yakını(eski eş hasta yakını değildir diyor , sağlık bakanlığı hastayı acile getiren kişinin yakın sayılıp sayılmayacağı hususunda ne diyor , bilinci yerinde olmayan bir şahısı hastaneye getiren yedi kat yabancı bir kişinin işi kapıda biter mi bilmiyorum ,ü fakat adli vakalarda herhalde sorguluyor polis???) olmadığını belirtmiş. değindiği husus benim ilk yazımda da geçiyordu , zaten haberin içeriği de bu idi. tastamam doğru bir değerlendirme , fakat arkadaşımızın da bu basit kavga olayını LAİKLİK tartışmasına ( ki bu konu hakkında tartışma yapılamaz bir konudur) çevirmeye çalışmış.
Kısacası bu basit mevzunun LAİKLİK DAVASI haline getirilmeye çalışılmasını üzüntüyle okudum . başınızı ağrıttım , özür dilerim...
son olarak affınıza sığınıp islam tarihinden bir örnek vereceğim , lütfen okuyun , hem de tam ana kaynağından :
peygamber Hz. Muhammed in eşi Hz Aişe , savaşlarda HEMŞİRELİK yapardı.yani , erkek sahabilerden yaralananlara ELLERİ İLE müdahale eder , su taşır ve hatta zaman zaman savaşa dahil olurdu. diğer bayan sahabelerden de katılanlar olurdu. ayrıca spor müsabakalarında yarışırlardı sevgili eşi peygamberle...( herhalde günlük hayatlarında da bizden fazla spor yapar , ek olarak metroseksüel - oldukça bakımlı olmak mansında-denebilecek özellikleri de vardı aynı zamanda) bütün kaynaklarda sabit bir hadisedir. lütfen dini bilmeden dindarları yobazlıkla suçlamayın... nice aydın dindarlar vardır...
bakın sayın " HUKUKÇU" lar , sayın " YORUMCULAR" , burada yazı yazan pek çoğu kişi , belli bir kültür düzeyinin üzerinde , pek çoğu da belki de uzmanlık alanı ile alakalı olan branşta belki de kütüphane dolusu kitap okumuş kişilerdir. Siteye bir kaç aydır bir mevzu hakkında araştırma yaparken rastladım. konular da ilgimi çekti ve ara sıra forumlara bakmaya başladım . şu an islam dünyası ramazan ayı ismi verilen ve belli bazı kişilerin de oruç tuttuğu bir zaman dilimi içerisindeyiz. ben de yaşım icabı bu aydan yaklaşık 37 tane geçirdim. 20 civarında da aklım başımda idi. demek istediğim şu :
bu aya denk gelen zaman diliminde siteye yöneltilen bazı konular dikkatimi çekti , kimi davulu sormuş kimi ezan sesini... tabii bireysel özgürlükler namına... bunu hep yaşadık... bazı yorumcular olayı tutup sündürüp LAİKLİK denklemine sürüklüyor. yapmayın kardeşim bunu... bu denklemi bu basit olaylara indirgemeyin...
Hukuki Net, her kesimden insana ,bilimsel paylaşım ve eğitim ortamı sağlayan bir hukuk rehberidir.Aynı zamanda " Hukuk Forumları " başlığını incelerseniz hukuk dallarına göre kategorize edilmiş mevzuat, makale, kanun, forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları, hukuki dilekçe ve hukuk siteleri dizini barındıran hukuki bir bilgi bankası olduğunu görürsünüz.Hukuki Net okuldur.Aynı zamanda zengin bir kütüphane.
Hukuki net dinamiktir ,kanımca dinamikliğini ve katılım zenginliğini de günceli takip edebilme kabiliyetinden almaktadır.
Güncel nedir ;
Anneler gününde "anne sevgisidir".
Vatan savunmasında kaybettiğimiz "şehitimizdir".
.....Ramazan,Bayram,10 kasım,30 Ağustos ,AB, ABD,Trafik Kargaşası,Deprem,Gürültü Kirliliği ,Çevre, Orman,Savaş ,Barış,Seçimler,Yasa Tasarıları,Kanun Taslakları,Milli Maç,Ergenokon.Deniz Feneri ,..... yaşanılan herşey günceldir.
erenalp rumuzlu üyeden alıntı
... bu aya denk gelen zaman diliminde siteye yöneltilen bazı konular dikkatimi çekti , kimi davulu sormuş kimi ezan sesini... tabii bireysel özgürlükler namına... basında da hep bu tip haberler bu aya denk gelen zamanlamalarda hortlar... bunu hep yaşadık... ...
Doğal olarak basında "Günceli " takip eder.Ramazan ayında ,gazetelerde "Ramazan Sohbetleri" başlığında yazılar yazılır."İftar Menüleri ve Tarifleri" başlığında yazılar ,Dini sohbetler başlığı altında,"orucun faydaları", "orucun hangi durumlarda makbül sayılmayacağı..." v.b sohbetler yayınlanır.
...Milli Maç öncesinde ,hele kazanırsak sonrasında ,basında yeralan manşetleri düşünelim...ve bu yazılanları da kimse yadırgamaz.
.................................................. ...
Hukuki Net'te de ;Komşu gürültüsünden rahatsız olan sakın "Kat Mülkiyeti Kanunu Forum " başlığı altında sorununu gündeme getirir.Ya da davul sesinde rahatsız olanlar "Kamu Hukuku" formunda .Bunun yadırganacak tarafı yoktur.
Önemli olan ,sorunlara , uygun zeminlerde ,hukuk rehberliği altında çare aramaktır.İşte Hukuki Net ,bu işlere uygun olan ,en referanslı platformlardan biridir.
Hukuki Net zengin bir kütüphanedir.Kanun ,İçtihat,yargıtay kararları,mevzuat elinizin altında.Çevir çevir oku.(Ayrıca her forumda yazılan her konuyu okuma gibi bir zorunluluk da yok.Beğendiğinizi ,size lazım olanı okursunuz.) Aynı zamanda okul,koridorlarında dolaşırken dahi birşeyler öğrenebiliyorsunuz.Yeterki koridorları karıştırmayın ,ne aradığınızı ve aradığınızı nerede bulabileceğinizi bilin.
Sayın erenalp eminimki, sizde bu koridorlarda dolaştıkça Hukuki Net'in zenginliğini fark edip,onu daha çok seveceksiniz.
Koridor karışıklığından kaynaklandığını sandığım ,aşağıdaki örneğinizle ilgili olarak ilgili olarak ;
erenalp rumuzlu üyeden alıntı
... affınıza sığınıp islam tarihinden bir örnek vereceğim , lütfen okuyun , hem de tam ana kaynağından :
peygamber Hz. Muhammed in eşi Hz Aişe , savaşlarda HEMŞİRELİK yapardı.yani , erkek sahabilerden yaralananlara ELLERİ İLE müdahale eder , su taşır ve hatta zaman zaman savaşa dahil olurdu. diğer bayan sahabelerden de katılanlar olurdu. ayrıca spor müsabakalarında yarışırlardı sevgili eşi peygamberle...( herhalde günlük hayatlarında da bizden fazla spor yapar , ek olarak metroseksüel - oldukça bakımlı olmak mansında-denebilecek özellikleri de vardı aynı zamanda) bütün kaynaklarda sabit bir hadisedir. lütfen dini bilmeden dindarları yobazlıkla suçlamayın... nice aydın dindarlar vardır...
Bakın bu forumun üst başlığı "Sağlık Hukuku".Dolayısıyla yukarda alıntılanan yazınızın bu başlık altına yazılmaması lazım.Fakat Site yöneticileri o kadar höşgörülü ki ,müdahale etmiyorlar.
İşte Hukuki Net'in güzelliği ;Farklılıkları koruyan ,ama onların ayrıcalık haline gelmelerine izin vermeyen, kendi dinamiğini oluşturarak hak ve özgürlüklerin savunulabildiği bir bütünlük forumu kazanmış olmasından kaynaklanıyor.
erenalp rumuzlu üyeden alıntı
şu :
...... LAİKLİK bu kadar basite indirgenebilir mi? yaptığınız iş , hani hep tarihçiler der ya , osmanlının son devirlerinde bazı şeriatçılar din elden gidiyor teranesi ile isyan çıkartırdı , sizin halinizde buna benziyor... yapmayın şunu , elden giden gidecek olan veya buna güç yetirebilecek olan hiç bir şey yok... ...
Bu sözleri tartışmak için de bu form başlığı uygun değil.
"Din Elden Gidiyor " sloganı sadece Osmanlı 'nın son dönemlerinde seslendirilmedi.Hatırlarsanız sol görüşe sahip Rahşan Ecevit bile yakın zamanlarda bu kavramı seslendirmişti.
"Din Elden Gidiyor" veya "Vatan Elden Gidiyor" başlıklarından hangisi daha güncel ve ivedi. Uygun bir forumda tartışmaya değer ,önemli bir konu.
Saygılarımla.
Konu Halit Hayri Eriş tarafından (16-09-2008 Saat 13:55:44 ) de değiştirilmiştir.
Haberde detaylı olarak doktorun anlatımı var. Ben de buna dayanarak yorum yaptım.
“Acilde yoğunluk olduğundan iğneyi erkek hemşire yapacaktı. O sırada hastanın eşi olduğunu söyleyen kişi duruma müdahale etti. Kendisine böyle bir hakları olmadığını, bunun çalışma düzenlerini bozacağını, bekleyen diğer hastaların da hayati tehlikesi olabileceğini anlatmaya çalıştım. Ancak hakarete uğradım. Benim için hastanın sağlığı önemli. Bir ay içinde bu olaya benzer 4 olayla karşılaştım.”
Kadının acil serviste erkek doktor tarafından muayene edildiği daha sonra erkek hemşire tarafından iğne vurulması söz konusu. Yani kadın erkek doktor tarafından muayene edilmiş, teşhis konmuş, sıra iğne vurulmaya gelmiş. Bir soğuk algınlığında iğnenin *abartarak örnek verelim* yarım saat sonra vurulması hastanın sağlığını tehdit eder mi?
1. Kadının kadın hemşire isteyip istemediği haberde belirtilmiyor. Eski kocası değil de kadının kendisinin istemesi durumu değiştirecek mi, değiştirmeyecek mi?
2. Doktorun "böyle bir hakkınız yok" şeklindeki ifadesi doğru mu?
3. Doktor için "hastanın sağlığı önemli" ise erkek hemşireyi bir sonraki hastaya yönlendirse ve boş kalan ilk kadın hemşireyi bu hasta için görevlendirse hem hasta hakları korunmuş hem de sorun çözülmüş olmaz mı?
Hastanın kendisine sağlık hizmeti sunacak personeli seçme hakkı vardır. Bu sebeple enjeksiyonun erkek hemşire yerine bayan hemşire tarafından yapılmasının istenmesi hastanın en doğal hakkıdır. Gerçi diyeceksiniz ki burada talep eden hastanın kendisi değil yakını (kocası). Ama fark eden birşey yok. Ha "arap hasan", ha "hasan arap"... Her ne kadar durum eğitimsizlikle alakalı da olsa hasta hakları gereğince böyle bir istekte bulunulabilir.
Bu talep ancak imkanlar ölçüsünde yerine getirilebilir.
sayın Halit Hayri Eriş üstadım , yazılarımı oldukça dikkatli bir biçimde okumuşsunuz . anlatmak istediklerimi de tamamen anladığınız gibi bir fikir de edindim , ifadelerinizden... öncelikle şunu belirtmek isterim ki , forumda bazı konuların yer almasından , güncel olayların değerlendirilmesinden dolayı duyduğum ve sevgili site editöre : bu konuları neden aksettirirsiniz... uygulayın sansür , milletimize sadece bilmeleri gerekeni verin demiyorum , zaten bunu demek gibi bir lüksüm de olamaz... ben sadece diyorum ki , bu olay muhtemelen fırında yeniden ısıtılıp verilmiştir , hadise olalı da bir müddet geçmiştir . sevgili basınımız ısıtarak ramazan ayında bu tip konuları güncelleştirebilir . dolayısı ile "aslında olayı bazı gitmemesi gereken noktalara sürüklememek gerekir." diyorum...
peki nasıl değerlendirilmeli idi hadise sizce erenalp arkadaş ? derseniz de zaten yazdım , olay hasta yakını rolüne soyunmuş kişinin , ACİL SERVİS gibi bir mekanda aslında ne aradığı , ACİL SERVİSE hastalardan başkaca yakınlarının hangi şartlarda girip giremeyeceği , olabilirdi... aslında hadise basit bir kavga olayı olabilir , fakat o kişinin acil servisin o karışık ve hummalı , acil müdahalelerin yapıldığı bir ortamda ayak altında ve hepimiz için çok kıymetli sağlık personelinin ACİL ÇALIŞMA GEREKTİREN ortamında ne aradığı ve nasıl ortamı karıştırabildiği olabilirdi... işte gerçek EĞİTİMSİZLİK hadisesine bence bu şekilde işaret etmemiz gerektir. o serviste o anda ben de veya benim yakınım da getirilmiş ve ACİL MUDAHALE bekleyen CAN ÇEKİŞME konumunda bulunabilirdik... o kavga ortamında nasıl şifa bulacaktık ? veya orada bulunan diğer ACİL VAKALAR ne yaptı acaba ? haberi verirken sayın basın mensupları bu yönde eğitimsel bir biçimde de verebilirdi... fakat tabii ki kolay ve prim yapan mevzular tercih edilmiştir... bence hadisenin özü de budur...
bir de sayın Halit Hayri Eriş üstadım , şunu da eklemek istiyorum : tarihi bir hadise naklettim , siz de bunun aslında banlanması veya başka bir forumun konusu olduğunu yazdınız. olabilir , başka bir foruma kaydırılabilir fakat aslında o naklettiğim bilgi parçacığını üstündeki bir diğer yazımla birleştirmek istemiştim. dini inanç bir özgürlük müdür ? bir şahıs körükörüne mi inanmalı yahut inanmamalıdır ? hadiseyi dini inanç noktasına çeken yorumcuların yazılarını okuduktan sonra esasında dinin peygamberinin uygulamada ne yaptığını , nelere müsaade ettiğini ve kırılma noktasının ucunun nerelere kadar ulaşabileceğini anlatmak istedim... PEYGAMBER , EŞİNE HEMŞİRELİK YAPMA RUHSATI VERDİ...SAVAŞA KATILMASINA ( hem asker oldu hz. aişe , hem de ordu KOMUTANLIĞI yaptığı durumlarda vardır) PEYGAMBER , EŞİNİ SPOR MUSABAKALARINDAN ALIKOYMADI... bilmeyen kişilerin eşlerine din kisvesi altında baskıcı tavırlara girmemesi ve hoşgörünün sınırlarının nerelerde olduğunu , böyle anlatımlarla anlatmazsak , ne anlatacağız o zaman ?
bence bunu anlatmanın tam yeriydi ve anlattım. bu konuda maalesef fikrinize muhalefet etmek durumundayım...
™ Hukuki NET 2002-2022 - Ulusal ve uluslararası Hukuk Sitesi ⚖️ olma özelliği ile gerek avukat, gerek diğer hukukçu arkadaş ve gerekse vatandaşlara ev sahipliği yapan, eğitim ve bilimsel alışveriş yapma amaçlı bir "Hukuk Rehberi" dir.
Davalar
Hukuki Net; sürekli yenilenen faydalı güncel içeriği ile zamanın hukuk dallarına göre kategorize edilmiş çeşitli mevzuat (Ceza kanunu, İş kanunu, Borçlar yasası gibi), emsal mahkeme kararları, yargıtay kararları, emsal danıştay ve anayasa mahkemesi kararları ile hukuksal makale, kanun, hukuki forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları, meslektaş ilanları, avukatlar için kolay hesaplama araçları, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, benzer Yargıtay kararı ve Mahkemeler tarafından örnek davalar ile ilgili gerekçeli kararlar, * davası dilekçe örnekleri yasal haberler ve hukuk siteleri dizini 🕸 bulunan bir hukuk bilgi bankası sistemidir.
Avukatlar
Yararı nedir?
📝 Hukukçular için mesleki danışma (Üstad ve meslektaşlar arası paylaşım), dayanışma ve bakalorya fonksiyonu olan site; "Önleyici hukuk" veya "Dava hukuku" nedeni ile doğan veya yeni doğacak anlaşmazlıklar ile içtihat hukuku kaynağı olan Yargı ve Yargılamayı tartışmak, davalar ve ihtilaflar için yararlı çözüm yolları üretmek ve hukuksal konularda özellikle nerede, nasıl, neden soruları üzerinde soru cevap yorumlar, tartışma paylaşma yorumlama yöntemi ile sebep sonuç ilişkisi kurarak 💬, Mahkemelerin dava yükünü hafifletmeyi de amaçlayan suigeneris (kendine özgü) hukuk laboratuarı özellikleri bulunan bir hukuki kalkınma hedefli bilgi dağarcığıdır.
® Hukuki Net internette ve Türk hukukunda bir marka olmakla birlikte ticaret veya iş amaçlı bir site olmayıp, herhangi bir ticari kurum, kuruluş, bilgisayar programı firması, banka vb. kişi veya herhangi politik veyahut siyasi bir kuruluş tarafından desteklenmemekte, finans kaynağı reklam ve ekseriyetle site yönetimi olan Adalet sistemine adanmış bir servistir.
🆓 Hukuki.net halk için ücretsiz ve açık kaynak nitelikli bir hukuk sitesi olup, gayri resmi vatandaş bilgilendirme portalı işlevi görmektedir. Genel muhteviyat olarak kanun, yönetmelik, Emsal Anayasa mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararı gibi hukuki mevzuat içermekle birlikte avukat ve uzman kişilere özel yorumlar da içeren sitenin tüm hakları saklı olup, 🕲 telif hakkı içeren içeriği izinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz. (Herhangi bir hususu sitene alıntı kuralları çerçevesinde kopyalamak için sitene ekle için izin bağlantısı.)
™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
İstinaf kararı hakkında
10-05-2025, 01:23:51 in Miras Hukuku