+ Konuyu Yanıtla
1 / 5 Sayfa 12345 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 50 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup da son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu

    Diyelim ki,ilk defa Emekli Sandığı'na tabi memur olarak işe başladınız..10 yıldan fazla memuriyet yaptınız ve çeşitli nedenlerle memuriyetten ayrıldınız..ve SSk ya da Bağkur'lu olarak 25 yılınızı tamamlayıp SSK veya Bağkur'dan emekli oldunuz..
    Bu durumda olanlara 2829 sayılı yasanın 12 maddesi gereğince ''son defa Emekli Sandığı'na tabi olarak'' emekli olmadıkları için Emekli Sandığı'nca emekli ikramiyesi ödenmiyordu..
    Ancak Anayasa mahkemesi bu konuda aşağıdaki kararı vererek ikramiye alma yolunu açtı:




    5 Haziran 2009 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27249




    ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

    Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

    Esas Sayısı : 2005/40

    Karar Sayısı : 2009/17

    Karar Günü : 5.2.2009

    İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:

    1- Danıştay 11. Dairesi (E.2005/40)

    2- Ankara Bölge İdare Mahkemesi (E.2002/33)

    İTİRAZLARIN KONUSU:

    24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

    I- OLAY

    Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi sonucunda yaşlılık aylığı bağlandığı halde 5434 sayılı Yasa’ya göre emekli ikramiyesi ödenmemesi işlemine karşı açılan davalarda itiraz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.

    II- İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ

    İtiraz başvurularının gerekçelerinde özetle,

    2829 sayılı Yasa’nın 12. maddesinin birinci fıkrasındaki “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve…” ibaresi nedeniyle, uzun müddet Emekli Sandığına tabi görevlerde çalıştıktan sonra, örneğin son bir ay başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışıp yaşlılık aylığına hak kazananlara, Emekli Sandığınca emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olamadığı, adalet ve hakkaniyet ölçütleri gereğince bu durumda olanlara Emekli Sandığına tabi olarak çalıştıkları sürelerdeki prim veya keseneklere göre emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği, diğer yandan uzun bir süre başka sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olarak çalıştıktan sonra, son bir yılında Emekli Sandığına tabi bir görevde çalışanlara 5434 sayılı Yasa’nın 89. maddesi de gözetildiğinde Emekli Sandığına tabi olarak çalıştıkları süre üzerinden emekli ikramiyesi ödeneceği, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi sonucunda 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olana Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından aylık bağlanması halinde, aynı veya değişik kamu kuruluşlarında, Emekli Sandığına ve Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden, son kamu kuruluşu işverenince ilgiliye kıdem tazminatı ödendiği, keza son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olana Emekli Sandığınca aylık bağlanması halinde, son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden ayrılan ilgiliye sadece Sandığa tabi olarak geçen hizmetleri üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği, ancak somut olayda olduğu gibi, son defa Sandığa tabi bir görevden emekliye ayrılmayanlara ise ikramiye veya kıdem tazminatı ödenmediği, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin amacının ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması olduğu, ilgiliye Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından aylık bağlanması halinde kamu kuruluşlarında geçen bütün hizmetleri için son kamu işverenince kıdem tazminatı ve son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılana da Sandığa tabi hizmeti ne kadar olursa olsun ikramiye ödendiği, örneğin 24 yıl Sandığa tabi hizmeti olan birisine son defa Sandığa tabi bir görevden emekliye ayrılmamış olması nedeniyle ikramiye ödenmediği, bunun kişinin sosyal güvenlik hakları kapsamında yer alan toplu ödemeden (ikramiyeden) yararlanma hakkını ortadan kaldırdığı, böylece farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilerek sosyal güvenliklerine kavuşturulması amaçlanan ve bu haliyle aynı hukuksal konumda bulunan ilgililerden, son defa Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara ikramiye ödenmesini engelleyen itiraz konusu ibarenin Anayasa’nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

    III- YASA METİNLERİ

    A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

    2829 sayılı Yasa’nın itiraz konusu ibareyi de içeren 12. maddesi şöyledir:

    “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.

    Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

    Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.”

    B- İlgili Yasa Kuralı

    2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi şöyledir:

    “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

    Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”

    C- Dayanılan Anayasa Kuralları

    Başvuru kararlarında, Anayasa’nın 2., 10. ve 60. maddelerine dayanılmıştır.

    IV- İLK İNCELEME

    A- 2002/33 esas sayılı davada, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA’nın katılımlarıyla 28.2.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ ve Ertuğrul ERSOY’un karşıoyları ve oyçokluğuyla,

    B- 2005/40 esas sayılı davada, 12.5.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle,

    karar verilmiştir.

    V- BİRLEŞTİRME KARARI

    24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasındaki “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan …” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2002/33 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/40 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/40 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 12.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

    VI- ESASIN İNCELENMESİ

    Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrası gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, SGK Sosyal Sigortalar Genel Müdürü İbrahim Ulaş, SGK Kamu Görevlileri Emeklilik İşleri Dairesi Başkanı İsmail Ertüzün, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi Erol Güner ve SGK Kamu Görevlileri Emeklilik İşleri Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Necmettin Taşan’ın 4.2.2009 günlü sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

    Başvuru kararlarında, başka sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olarak çalıştıktan sonra, son bir yılda Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunanlara bu süre üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği halde uzun süre Emekli Sandığına tabi görevlerde çalışıp başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak yaşlılık aylığına hak kazananlara Emekli Sandığınca emekli ikramiyesi ödenmediği, bunun kişinin sosyal güvenlik hakları kapsamında yer alan toplu ödemeden (ikramiyeden) yararlanma hakkını ortadan kaldırdığı, adalet ve hakkaniyet ölçülerine göre bu durumda olanlara, Emekli Sandığına tabi olarak çalıştıkları sürelerdeki prim veya keseneklere göre emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği, bu nedenlerle itiraz konusu ibarenin Anayasa’nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.2829 sayılı Yasa’nın 12. maddesinin birinci fıkrasına göre emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma ve kendilerine 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanma koşullarını taşımak gerekmektedir. Bu koşulları taşıyanlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerin toplamı üzerinden 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenecektir. Bu koşullarla birlikte 5434 sayılı Yasa’nın 89. maddesinin birinci fıkrasındaki “…her tam fiili hizmet yılı için, … hesaplanacak tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.” hükmü gereğince emekli ikramiyesi alabilmek için, T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerde en az bir yıl çalışmış olmak da gerekmektedir.

    2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacaktır.

    1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin dördüncü fıkrasında “T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki düzenlemelere göre, farklı sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olması nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumunca aylık bağlanması halinde, aynı veya farklı kamu kuruluşlarında, gerek Emekli Sandığına, gerekse Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak geçmiş olsun, anılan kamu kuruluşlarında geçen toplam hizmet süreleri üzerinden son kamu kuruluşu işveren tarafından ilgiliye kıdem tazminatı ödendiği; son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Emekli Sandığınca aylık bağlanması halinde ise son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılmayan ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmediği, yalnızca kamuda işçi olarak geçen süreye karşılık kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, bir yıldan fazla 5434 sayılı Yasa kapsamında görev yaptıktan sonra kamu dışında bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olarak çalışmalarını tamamlayıp 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlananlara da, son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılma koşulunu taşımadıklarından Emekli Sandığına tabi olarak yaptıkları çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemektedir.

    Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

    Anayasa’nın 10. maddesindeki “kanun önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. 2829 sayılı Yasa’da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayırım yapılarak Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara, 5434 sayılı Yasa’ya tabi çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesi, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Bu nedenle itiraz konusu ibare, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

    İptal edilen ibarenin, ayrıca Anayasa’nın 60. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

    VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

    Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise Anayasa Mahkemesi’nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir. İtiraz konusu ibarenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

    VIII- SONUÇ

    A- 24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

    B- İptal edilen ibarenin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

    5.2.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


    Başkan

    Haşim KILIÇBaşkanvekili

    Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye

    Sacit ADALI


    Üye

    Fulya KANTARCIOĞLUÜye

    Ahmet AKYALÇINÜye

    Mehmet ERTEN


    Üye

    Mustafa YILDIRIMÜye

    A. Necmi ÖZLERÜye

    Serdar ÖZGÜLDÜR


    Üye

    Şevket APALAKÜye

    Zehra Ayla PERKTAŞ


    KARŞIOY GEREKÇESİ

    1982 Anayasası’nın Geçici 15. maddesinin, 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Başkanlık Divanı’nı oluşturuncaya (6.12.1983) kadar geçecek süre içinde, çıkarılan kanunların, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa’ya aykırılığının iddia edilemeyeceğine ilişkin son fıkrası 3.10.2001 günlü, 4709 sayılı Yasa ile madde metninden çıkarılmış, ancak aynı kurala koşut düzenleme getiren 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa’nın 25. maddesi değiştirilmemiştir. Bu durumda Anayasa değişikliğine karşın belirtilen dönemde çıkan yasaların Anayasa’ya uygunluğunun denetlenmesini engelleyen 2949 sayılı Yasa’nın 25. maddesinin ihmalinin mi iptalinin mi gerektiğinin tartışılması gerekmiştir.

    Anayasa’nın 152. maddesinde “Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır” denilmektedir. Maddede “davaya bakmakta olan mahkeme” yönünden bir sınırlandırma getirilmediğinden iptal ve itiraz başvuruları nedeniyle incelediği davalarda Anayasa Mahkemesi’nin davaya bakmakta olan Mahkeme olduğunda duraksanamaz.

    2949 sayılı Yasa’nın 18. maddesinin 2. bendinde “Mahkemelerce kendisine Anayasa’nın 152 nci maddesine göre intikal ettirilen işleri ve Yüce Divan sıfatıyla çalışırken veya siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalarda aynı madde gereğince ön mesele olarak bakması gereken işleri karara bağlamak” Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Burada yalnız Yüce Divan sıfatıyla çalışırken veya siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalardan söz edilmesi ise ön mesele olarak kabul edilen işlerin bunlarla sınırlı olduğu anlamına gelmemekte, Anayasa Mahkemesi’nin asıl işlevi olan Anayasa’ya uygunluk denetiminin yanı sıra görevlendirildiği bu iki konuda doğabilecek duraksamaları önleme amacına yönelik bulunmaktadır.

    Öte yandan, Anayasa’nın 152. maddesinin “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” biçimindeki başlığından yola çıkarak Anayasa Mahkemesi’nin “diğer mahkemeler” kapsamına girmemesi nedeniyle iptal ve itiraz başvuruları nedeniyle baktığı davalarda uyguladığı bir kuralın Anayasa’ya aykırılığını incelemeyeceği sonucuna varılamaz. Gerçekten böyle düşünüldüğünde, Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan ve siyasî parti kapatma davalarında da Anayasa’ya aykırılık sorununu ön mesele olarak inceleyememesi gerekir. Çünkü bu davaların diğer mahkemelerde görülebilecek türden klâsik davalar olması sonuçta bu davalara bakan Mahkeme’nin Anayasa Mahkemesi olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Ayrıca Anayasa maddelerinin başlıkları Anayasa’nın 176. maddesine göre Anayasa metninden sayılmaz.

    Öte yandan, Anayasa yargısının kabul edildiği bir hukuk sisteminde, Anayasa’nın üstünlüğünün ve bağlayıcılığının sağlanabilmesi için bir zorunluluk olmadıkça ihmâl yoluna gidilmesi olağan ve kabul gören bir yöntem değildir. Bu bağlamda Anayasa’nın 138. maddesindeki hâkimlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm vereceklerine ilişkin kuralla hakimlerin doğrudan Anayasa’yı uygulayabilmeleri değil bakmakta oldukları bir davada uygulayacakları kuralları Anayasa’ya aykırı bulmaları halinde bunların iptalleri için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaları sağlanarak aykırılığın giderilmesi amaçlanmıştır. Mahkemelerin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına vardıkları kuralları ihmâl ederek doğrudan Anayasa’yı uygulayabileceklerinin kabulü, Anayasa’ya uygunluk denetiminin Anayasa Mahkemesi’ne verildiği bir hukuk sistemine ve onu yansıtan Anayasa’ya aykırılık oluşturur.

    Anayasa’nın Geçici 15. maddesinin son fıkrasının 4709 sayılı Yasa ile kaldırılmasından önceki dönemde, bu fıkra kapsamına giren kimi yasalardaki kuralların Anayasa’da yapılan değişiklikler sonucu Anayasa’ya aykırı duruma gelmelerine karşın mahkemelerde görülmekte olan davalarda bunların Anayasa’ya aykırılıklarının ileri sürülememesi nedeniyle aradaki aykırılık iptalin imkânsızlığı karşısında zorunlu olarak ihmâl yoluyla giderilmeye çalışılmıştır. Bir hukuk karmaşasının yaşandığı tartışmasız olan bu dönem, 4709 sayılı Yasa’nın getirdiği değişiklikle sona ermiştir. Artık Türk hukuk sisteminde “ihmâl” yönetimini haklı kılacak bir neden kalmamıştır. Ayrıca bu yöntem, ihmâl edilmekle dolaylı olarak Anayasa’ya aykırı oldukları saptanan kimi kuralların varlıklarını sürdürmelerine neden olmaktadır.

    Açıklanan nedenlerle, 2949 sayılı Yasa’nın 25. maddesi iptal edilmeden, bu maddenin ihmâli yoluyla esasın incelenmesine geçilemeyeceği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

    Üye

    Fulya KANTARCIOĞLU
    http://www.memurhaberleri.net/haber_...p?haberID=2311



    Hukuki NET Güncel Haber

    Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup da son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu konulu yargıtay kararı ara
    Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup da son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu konulu hukuk haber
    Konu pria tarafından (18-05-2010 Saat 15:44:01 ) de değiştirilmiştir.

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Yine aynı konuda DANIŞTAY 11.Dairesinin 2002/328 esas 2003/4018 sayılı kararında da şu hüküm bulunmaktadır:


    Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …

    Vekili : Av. …

    Karşı Taraf (Davalı): T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü

    Vekili : Av. …

    İsteğin Özeti : T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen 22 yıl 3 ay hizmetinden sonra 2 yıl 11 ay Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak çalışan ve 1.8.1997 tarihinde emekliye ayrılarak Emekli Sandığından aylık almakta olan davacının, Emekli Sandığına tabi olarak geçen 22 yıl 3 aylık hizmetine karşılık emekli ikramiyesi ödenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile emekli ikramiyesinin hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; 2829 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ilgilinin son defa sigortalı bir görevde iken emekliye ayrılması nedeniyle, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünde geçen hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmemesi yolundaki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden Ankara 10. İdare Mahkemesinin 4.10.2001 gün ve E:2001/534, K:2001/1275 sayılı kararının, Sandığa tabi hizmetlerinin toplamının emekli aylığı ve ikramiyesi almaya yeterli olduğu, dolayısıyla uyuşmazlıkta 2829 sayılı Yasanın değil 5434 sayılı Yasanın Ek 20. maddesi hükümlerinin gözönüne alınması gerektiği, ortada konuya ilişkin emsal yargı kararları varken davanın reddinin hukuka aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.

    Savunmanın Özeti: İsteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

    Danıştay Tetkik Hakimi: R.Serdar Uyar

    Düşüncesi : Emekli Sandığında geçen hizmet süreleri toplamı, Sandıktan emekli ikramiyesi almaya yeterli olan ve 5434 sayılı Yasanın emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin genel hükümleri ile aynı Yasanın Ek 20. maddesi hükümleri uyarınca Emekli Sandığına tabi hizmetlerinin toplamı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gereken davacıya Hizmetlerin Birleştirilmesine İlişkin 2829 sayılı Yasa hükümlerinden bahisle emekli ikramiyesi ödenmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yönündeki kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı: Zehra Birden

    Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

    Uyuşmazlık, Emekli Sandığına tabi hizmet süresi Emekli Sandığından aylık bağlanması için yeterli olan davacıya, son defa Emekli Sandığına tabi bir kurumda çalışmaması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir.

    5434 sayılı Emekli Sandığı Yasasıyla getirilen sosyal güvenlik sistemi içinde, iştirakçilere tanınan ve ilk kesenek ve kurum karşılıklarının igili olduğu ay başından ödenmesiyle başlayan haklar arasında, emekli ikramiyesi de yer almaktadır. Öte yandan anılan Yasanın Ek 20. maddesi uyarınca; emekli, adi malüllük, vazife malüllüğü aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması için aranılan koşulları taşıyan iştirakçilere hak kazandıkları emekli ikramiyesinin ödenmesi anılan madde gereği zorunlu bulunmaktadır.

    2829 sayılı Yasa ise, birden çok sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışıp her bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştığı süre emekli aylığı bağlanması için yeterli olmayanların farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle emekli aylığının bağlanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, anılan yasa, bir sosyal güvenlik kurumuna tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için yeterli olmayan ancak başka bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak da çalışmış olan kişilerin, farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle emekli aylığı bağlanması olanağı getirmiştir.

    Bu şekilde emekliliğe hak kazananlara birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden hangi sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlanacağı, anılan Yasanın 8. maddesinde belirlenmiş, 12. maddesinde ise; Emekli Sandığına tabi hizmetlerinin süresi emekli aylığı almaya yeterli olmadığı için diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle Emekli Sandığınca emekli aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenmesinin esaslarını saptamıştır.

    Dava konusu olayda ise; Emekli Sandığına tabi hizmetlerinin toplamı Emekli Sandığından emekli aylığı ve ikramiyesi almaya yeterli olan davacıya, 5434 sayılı Yasanın emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin genel hükümleri ve aynı Yasanın Ek 20. maddesinde belirtilen hükümler gözönünde bulundurularak, Emekli Sandığına tabi hizmetlerinin toplamı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, davacının durumuyla ilgisi olmayan 2829 sayılı Yasa hükümlerinden bahisle davacının başvurusunun reddedilmesinde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

    Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüne, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 4.10.2001 gün ve E:2001/534, K:2001/1275 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

    http://www.danistay.gov.tr/kararlar3.htm
    Bu linkin sonlarına doğru bakınız.

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Ayrıca Anayasa Mahkemesi kararı çıktıktan sonra Danıştay 11. Dairenin aşağıdaki kararı da çok önemlidir:

    Danıştay 11. Dairesi
    Tarih : 03.06.2009
    Esas No : 2007/11075
    Karar No : 2009/5494
    SON DEFA EMEKLİ SANDIĞI’NA TABİ GÖREVDEN EMEKLİYE AYRILMADIĞI İÇİN EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDENMEYENLER


    Anayasa Mahkemesi’nce verilen karar ile son defa Emekli Sandığı’na tabi bir görevden emekliye ayrılmamış olanlara emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve...” ibaresi iptal edildiğinden, kendilerine birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, maddesinin iptal kararından sonraki şekline göre, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenmesi gerekir.
    İstemin Özeti: Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle emekliye ayrılan davacı tarafından, Emekli Sandığı’na tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan emekli ikramiyesinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesinin kararıyla, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un, son defa Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılanlara emekli ikramiyesi ödeneceği yolundaki 12. maddesi hükmü karşısında, son defa Sandığa tabi bir görevden emekliye ayrılmayan davacıya ikramiye ödenmemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Davacı vekili tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
    Karar: Dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Aylığı Bağlayacak Kurum” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmü yer almış; “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında ise “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden, davacının, Emekli Sandığı’na tabi olarak görev yaptıktan sonra bir süre de Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi olarak çalıştığı, bu Kuruma tabi olarak çalışmakta iken emekliye ayrılmak istemesi üzerine, kendisine, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurum olan Emekli Sandığı’nca tüm hizmetleri birleştirilmek suretiyle emekli aylığı bağlandığı ancak 2829 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 12. maddesinde öngörüldüğü üzere “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan”lar kapsamında olmaması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmediği, emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise İdare Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayan Dairemiz kararına yönelik karar düzeltme istemi henüz karara bağlanmadan, Anayasa Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 günlü ve E. 2005/40, K. 2009/17 sayılı kararla, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve emekli ikramiyesi ödenmemesi yolundaki dava konusu işlem ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına dayanak oluşturan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, böylece dava konusu edilen işlemin yasal dayanağı kalmamıştır.
    Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmaz.
    Diğer yandan, Anayasa’nın 153. maddesine göre yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir.
    Buna göre, Anayasa Mahkemesi’nce verilen karar ile farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurum olan Emekli Sandığı’nca emekli aylığı bağlananlardan, son defa Emekli Sandığı’na tabi bir görevden emekliye ayrılmamış olanlara emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve...” ibaresi iptal edildiğinden, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasının iptal kararından sonraki şekline göre, “kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi” ödenmesi gerekmektedir.
    Bu durumda, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan davacıya, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmekte olup yasal dayanağı kalmayan aksi yöndeki dava konusu işlemin de iptali gerektiğinden, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca oluşan hukuki duruma göre yeniden bir karar verilmek üzere davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
    Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesinin kararının yukarıda yer alan hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
    http://webcache.googleusercontent.co...&ct=clnk&gl=tr
    Konu pria tarafından (18-05-2010 Saat 15:25:03 ) de değiştirilmiştir.

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Yine aşağıdaki Danıştay kararı da Anayasa Mah. kararından sonra çıkmıştır:

    Danıştay 11. Dairesi

    Tarih : 10.07.2009

    Esas No : 2007/8909

    Karar No : 2009/7386

    SON DEFA EMEKLİ SANDIĞI’NA TABİ GÖREVDEN EMEKLİYE AYRILMAMIŞ OLANLARIN ÖDENMEYEN EMEKLİ İKRAMİYESİ

    Anayasa Mahkemesi’nce verilen karar ile son defa Emekli Sandığı’na tabi bir görevden emekliye ayrılmamış olanlara emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve...” ibaresi iptal edildiğinden, kendilerine birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, maddenin iptal kararından sonraki şekline göre, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenmesi gerekir.

    İstemin Özeti: Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle emekliye ayrılan davacı tarafından, Emekli Sandığı’na tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı son defa Sandığa tabi bir görevden emekliye ayrılmadığı anlaşılan davacıya ikramiye ödenmemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İdare Mahkemesi kararını onayan Danıştay Onbirinci Dairesinin kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.

    Karar: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen sebepler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan düzeltme isteğinin kabulü ile Danıştay Onbirinci Dairesinin kararı kaldırılarak işin gereği görüşüldü.

    Dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Aylığı Bağlayacak Kurum” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmü yer almış; “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında ise “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden, davacının, Emekli Sandığı’na tabi olarak görev yaptıktan sonra bir süre de Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi olarak çalıştığı, bu Kuruma tabi olarak çalışmakta iken emekliye ayrılmak istemesi üzerine, kendisine, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurum olan Emekli Sandığı’nca tüm hizmetleri birleştirilmek suretiyle emekli aylığı bağlandığı ancak 2829 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 12. maddesinde öngörüldüğü üzere “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan”lar kapsamında olmaması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmediği, emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise İdare Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayan Dairemiz kararına yönelik karar düzeltme istemi henüz karara bağlanmadan, Anayasa Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 günlü ve E. 2005/40, K. 2009/17 sayılı kararla, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve emekli ikramiyesi ödenmemesi yolundaki dava konusu işlem ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına dayanak oluşturan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, böylece dava konusu edilen işlemin yasal dayanağı kalmamıştır.

    Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmaz.

    Diğer yandan, Anayasa’nın 153. maddesine göre yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir.

    Buna göre, Anayasa Mahkemesi’nce verilen karar ile farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurum olan Emekli Sandığı’nca emekli aylığı bağlananlardan, son defa Emekli Sandığı’na tabi bir görevden emekliye ayrılmamış olanlara emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve...” ibaresi iptal edildiğinden, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasının iptal kararından sonraki şekline göre, “kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi” ödenmesi gerekmektedir.

    Bu durumda, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan davacıya, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmekte olup yasal dayanağı kalmayan aksi yöndeki dava konusu işlemin de iptali gerektiğinden, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca oluşan hukuki duruma göre yeniden bir karar verilmek üzere davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının yukarıda yer alan hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
    http://www.yaklasim.com/mevzuat/derg...0100216202.htm
    Konu pria tarafından (18-05-2010 Saat 15:26:02 ) de değiştirilmiştir.

  6. #5
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    DAVA AÇMAMIŞ OLANLAR

    Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği 5 Haziran 2010 tarihine kadar, son defa Emekli Sandığı'na tabi bir görevden emekliye ayrılmamış oldukları için emekli ikramiyesi ödenmeyenlere bu ikramiyelerinin ödenmesi için bir düzenleme yapılırsa, Emekli Sandığı herhangi bir işleme gerek kalmadan emekli ikramiyelerini öder. Ancak, yasal bir düzenleme yapılmazsa, Anayasa Mahkemesi kararına istinaden kendiliğinden bir ödeme yapılmaz. Bireysel olarak dava açılması gerekir. Dava açmak için de yeni bir düzenleme yapılmasını veya 5 Haziran 2010 tarihini beklemek gerekmez.
    Ancak burada bir hususun altını çizmekte yarar var.

    Danıştay'ın, emekli ikramiyesi ödenmeyenlerin lehine verdiği kararlarda; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği vurgulanıyor. Yani Danıştay, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda dikkate alıyor ve emekli ikramiyesinin ödenmesine karar veriyor.
    Ancak emekliliğinin üzerinden 5-10 yıl geçmiş olup, emekli ikramiyesi ödenmediği için dava açmamış olanlar için de benzer gerekçe ile karar verileceği konusunda bir netlik yok. Yargının geçmişe dönük olarak bu haktan yararlanılıp yararlanılamayacağı konusundaki görüşünün ne olacağına dair kesin bir şey söylememiz mümkün değil. Ancak bize göre dava açmaya değer. Kişisel görüşümüz, bu durumda olanlarında dava açmaları halinde yargının lehlerine karar vereceği şeklinde.
    http://www.sonsayfa.com/Haberler/eko...ar-dikkat.html

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Benim de 1972-1984 yılları arasında 10 yıl 7 ay Emekli Sandığı'na tabi memuriyet hizmetim var..
    O yıllarda Emekli Sandığı'ndan keseneklerimin toptan iadesini istemiştim,ancak ''hizmet sürem 10 yılı geçtiği ve 65 yaşında emeklilik hakkım doğduğu için bu talebim reddedilmişti..
    Daha sonra Bağ-Kur'a tabi olarak 14 yıl 5 ay çalıştıktan sonra 2000 yılında BAĞKUR'dan 25 yıl üzerinden emekli oldum.

    Ancak Emekli Sandığı'ndaki 10 yıl 7 aylık sürem için emekli ikramiyesi isteneceğine dair hiçbir hukuki durum yoktu..
    Bu nedenle Emekli Sandığına ne başvuruda bulundum nede Emekli Sandığı'na dava açtım.

    Ama dava açanlar daha şanslı gibi duruyorlar..

    Aynı konumda olan ama dava açmamış olanların şansı nedir acaba?
    Davaları kazananların kararlarını emsal göstererek İdare Mahkemelerine dava açtığımız takdirde kazanma şansımız çok yüksek olur mu?

    Bu durumda olup ta dava açan üyeler varmı acaba bu forumda?

    Anayasa Mahkemesi bu hukuki boşluğu doldurmak için yürütmeye ve TBMM'ye bir yıllık süre vermiş..Bu bir yıl içinde gerekli yasal değişiklik yapılıp dava açmaya gerek duyulmadan hakkımız olan ikramiyeyi alma hakkına kavuşmazsak ve ''Anayasa Mahkemesi kararları geriye doğru işlemez'' prensibine göre bizler mağdur mu olacağız dava açmadık diye?

    Yani Anayasa Mahkemesi bu iptal kararını vermeden Emekli Sandığına dava açanlar ikramiyelerini alacak fakat biz dava açmadığımız için mağdur mu olacağız?

    Bu konularda bilgileri olanların vereceği yanıtlar için şimdiden teşekkür ederim.

  8. #7
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    SGK'dan ve Sos.Güv. ve Çalışma bakanlığından bu konuda e-bilgi istedim..SGK'ya sorduğum sorular ve yanıt:


    Soru : ...... sicil no ile 1.10.1972-mayıs 1984 tarihleri arasında Emekli Sandığına tabi 10 yıl 7 aylık hizmetim vardır. O yıllarda Emekli Sandığından emekli keseneklerimin toptan geri ödenmesi için dilekçe vermiş ve ''hizmet sürem 10 yılı geçtiği için ve emeklilik hakkım doğduğu için’’ bu talebim reddedilmişti. Daha sonrasında ise ..... sicil no ile BAĞKUR’a tabi 14 yıl 5 ay 21 günlük sigortalılığım olup,her iki kurumdaki hizmetlerim birleştirilerek 25 yıl üzerinden 2000 yılında BAĞKUR’dan emekli oldum. Fakat 2829 sayılı ''hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki kanunun'' 12. maddesi 1. fıkrasında ''Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.'' denildiği için Emekli Sandığında geçen 10 yıl 7 aylık sürem için emekli ikramiyesi talep edemedim. Fakat bu bağlamda son olarak Anayasa mahkemesinin 5.6.2009 gün ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış 5.2.2009 tarih 2009/17 sayılı kararıyla 2829 sayılı yasanın 12. maddesi İPTAL edilmiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra Danıştay 11.dairesi de 3.6.2009 gün ve 2009/5494 sayılı kararıyla bu konumda olan kişilere Emekli Sandığınca ikramiyelerinin ödenmesini karara bağlamıştır. Yine bu konuda Danıştay 11.dairesinin 2002/328 esas ve 2003/4018 sayılı kararı da bulunmaktadır. Sonuç olarak: 1-Anayasa Mahkemesi ve bu doğrultuda verilmiş Danıştay kararları doğrultusunda,benim konumumda olanların hukuki yollara başvurmadan ikramiyelerini alabilmeleri için TBMM’ye sunulmuş veya yasalaşmış bir kanun teklifi varmıdır veya bu mahkeme kararları doğrultusunda genelge,yönetmelik yayınlanmışmıdır? Emekli Sandığı’nın bu mahkeme kararları doğrultusunda son uygulamaları nedir?Önceki uygulamalardan dolayı mağdur olan hak sahiplerine son mahkeme kararları mucibince ikramiye ödemesi yapılmışmıdır? Bilgi verilmesini saygılarımla arz ederim. 13.mayıs 2010

    Cevap : Kurumumuza Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapmış olduğunuz başvuruya ilgili birim tarafından verilen e-posta cevabı aşağıda sunulmuştur.
    Konuyla ilgili, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 Sayılı Kanunun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12.Maddesi: “SON DEFA T.C.EMEKLİ SANDIĞINA TABİ GÖREVLERDEN EMEKLİYE AYRILAN ve kendilerine bu kanunun 8.Maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C.Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 Sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir…” hükmünü amirdir. Sözkonusu madde ile ilgili olarak 05.06.2009 tarih ve 27249 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.02.2009 tarih ve Esas-2005/40, Karar-2009/17 sayılı iptal kararının sonuç bölümünde; “A) 24.05.1983 günlü 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12.Maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C.Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve....” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, B) İptal edilen ibarenin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153.Maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 Sayılı Kanunun 53.Maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,” şeklinde karar verilmiştir. Buna gore, Sandığımıza tabi olarak çalıştıktan sonra görevinden ayrılarak, son defa Sigortalı ya da Bağ-Kur’lu olarak çalışan, yani SON DEFA SANDIĞIMIZA TABİ GÖREVDE DEĞİL İKEN emekliye ayrılanlara, Sandığımıza tabi olarak geçen hizmet süreleri için ikramiye ödenmesine halen imkan bulunmamaktadır. Esasen, Anayasa Mahkemesi Kararları geriye doğru da yürütülemediğinden, yeni bir kanuni düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe dönük uygulanmasına da imkan bulunmamaktadır. Ancak bir yıl içerisinde herhangi bir kanuni değişikliğin yapılması halinde durumunuz başvurunuz üzerine yeniden incelenebilecektir. Bu nedenle, talebinizi sözkonusu İptal Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 1 yıllık süre dolduktan sonra YAZILI BİR DİLEKÇE ile “Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı (Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü) Milli Müdafaa Cd. No.24 Kızılay-ANKARA” adresine iletmeniz gerekmektedir.
    Bilgilerinizi rica ederiz.

    Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
    Bilgi Edinme Birimi

  9. #8
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    SGK ''Esasen, Anayasa Mahkemesi Kararları geriye doğru da yürütülemediğinden, yeni bir kanuni düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe dönük uygulanmasına da imkan bulunmamaktadır.'' demekte..
    Yani kibarca TBMM'den bu konuyu düzenleyen bir yasa değişikliği olmadıkça,ikramiye alamazsınız gibi bir anlam çıkardım ben bu cevaptan..

    Ama bildiğim kadarıyla eskiden dava açmış ve davayı kazanmış olanlardan ikramiyelerini alanların olduğunu okudum ben internette.

    Bende Danıştay veya Bölge İdare Mahkemelerinin lehteki kararlarını emsal olarak göstersem bu durumu değiştiremezmiyim..
    Yani illaki Anayasa Mahkemesi kararından önce dava açmış olmak şart mı?

  10. #9
    Kayıt Tarihi
    May 2010
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    38
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Konu aynı:
    https://www.hukuki.net/portal_Externa...ama_motoru.asp

    Yukarıdaki topiğe bir yanıt verilmiş..

    Ama benim merak ettiğim şu;Emekli Sandığı'na açılacak bir davada ''Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye doğru işlemiyeceği'' prensibi nedeniyle davayı kazanma şansımız azalır mı?

    Yasa koyucunun 5 hazirana kadar herhangibir yasal düzenleme yapmaması bizlerin lehine midir?

  11. #10
    Kayıt Tarihi
    Jan 2010
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    1.045
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olup ta son olarak SSK ve Bağkur'dan emekli olanların ikramiye alma imkanı doğdu..

    Söz konusu konu başlığı ile ilgili 27 Mayıs tarihinde TBMM ne düzenleme yapılması için kanun teklifi verilmiştir. İlgili link:
    http://www.memurlar.net/haber/168180/

+ Konuyu Yanıtla
1 / 5 Sayfa 12345 SonSon

Benzer Konular :

  1. intihar eden bekar 19 yıllık emekli sandığı hizmeti olan bir mamurun emekli sandığı birikmiş tutarları
    arkadaşlar merhaba bir akrabam intihar etti akrabam 49 yaşındaydı ve hiç evlenmemişti ,19 yıllık devlet memuru iken ticaret hayatına atılmak...
    Yazan: primary Forum: Sosyal Güvenlik Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 19-01-2019, 13:04:31
  2. Emekli sandığı ölen kişinin annesine maaş yada ikramiye verirmi verirse şartlar nelerdir ?
    Merhaba, babam 8 şubatta vefat etti babamın geçmişte 10 yıl üstünde sanırım 13 yıl kadar memuriyet geçmişi var dolayısıyla emekli sandığına yatmış...
    Yazan: ebru_2011 Forum: Miras Hukuku
    Yanıt: 3
    Son İleti: 26-04-2011, 20:53:05
  3. Emekli sandığı- bağkur aylığı
    emekli sandığından dul maaşı alan biri aynı zamanda bağkurdan da 1990 yılında ölen babasından bağkur maaşı alabilirmi?
    Yazan: warren Forum: Sosyal Güvenlik Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 12-10-2010, 18:44:03
  4. Emekli Sandığı ve Bağkur Ölüm Bildirme
    Merhabalar Annem iki gün önce vefat etti.Kendisi Emekli Sandığından ve Bağkurdan dul ve yetim maaşı almaktaydı. Şimdi kendisi vefat ettiğinden bu...
    Yazan: kerim_elk Forum: Miras Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 22-06-2008, 10:51:12
  5. SSK'dan emekli olurken toplu bir ikramiye alma hakkında
    Öcelikle böyle bir insani hizmet verdiğiniz için size minnettarız. Ben 25 yıla yakındır SSk'lı olarak çalışmaktayım.Arar ara 10 işyerinde çalıştım...
    Yazan: atlantika Forum: Sosyal Güvenlik Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 05-05-2006, 18:19:41

Bu sayfada bulunan kavramlar:

kamu gorevlileri daire baskanligi adres milli mudafa

emekli sandığı dilekçe gönderme adresi

danıştayın emekli ikramiyesi kararları

turk hukuk sitesi memuriyetten istofa emekli ikramiyesi

kamu görevlileri emeklilik işlemleri daire başkanlığı dilekçe örneği

36 yil emekli ikramiye farkini alabilmem icin nereye dava acilcak

ali tezel emekli ikramiyesi dava dilekçesi örneği

5434 sayılı kanuna göre dul ve yetimler reddi miras yaparsa ikramiye ve toptan ödeme alabilir mi

google.com emeklisandığda aylığım göster

emekli sandigindan istifa edip ssk ya gecme

istifa eden memur dava açıp ikramiyesini alıyor

kamu gorevlileri emekli sandigi baskanligi NEDEN CEVAP VERMIYOR

emekli sandığı genel müdürlüğü

emekli sandığını ssk ya aktarmak için dilekçe örnekleri

emekli ikramiye dilekcesi

emekli ikramiyesi bagkur

kamu görevlileri emeklilik işlemleri daire başkanlığına dilekçe örneği

emekli ikramiyesi dilekçesi

Subayliktan istifa edip sskli calisanlarin emeklilikleri

askerlikten istifa edenler emekli sandığındaki günleri kullanırmı

subayliktan istifa edenlerin emeklilikleri

tirk hukuk sitesi memuriyetten istofa emekli ikramiyesi www.hukuki.net

Emekli sandığı hizmetini bağ kur a aktarma...

http:www.hukuki.netshowthread.php72638-Emekli-Sandigi-na-tabi-hizmeti-olup-da-son-olarak-SSK-ve-Bagkur-dan-emekli-olanlarin-ikramiye-alma-imkani-dogdu

Forum

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.