Kamulaştırmasız el atma davalarında en çok karıştırılan konulardan biri faiz meselesi oluyor. İdare taşınmaza el atıyor ancak bedel ya geç ödeniyor ya da dava süreci yıllarca sürebiliyor. Bu durumda doğal olarak şu soru gündeme geliyor: Bu gecikme faiz hakkımı adaletli bir şekilde alabilecek miyim?

Uygulamada faiz başlangıç tarihi her dosyada aynı değil. Kimi durumlarda dava tarihi esas alınırken, bazı dosyalarda fiilî el atma tarihi ya da karar tarihi tartışma konusu olabiliyor. Yani “her zaman şu tarihten başlar” demek mümkün değildir.

Faiz türü bakımından ise çoğunlukla kanuni faiz uygulanıyor. Ancak özellikle uzun süren davalarda, sadece kanuni faizin enflasyon karşısında yeterli olup olmadığı yönünde ciddi tartışmalar da var. Bu yüzden hem başlangıç tarihi hem de uygulanacak oran birlikte değerlendirilmesi gereken bir konu.

Hesaplama mantığı basit görünse de detaylarda fark oluşabiliyor. Genel çerçevede ana para, yıllık faiz oranı ve geçen süre dikkate alınarak hesap yapılıyor; fakat oran değişiklikleri varsa dönemlere bölmek gerekebiliyor. Uzun gecikmelerde küçük gibi görünen farklar ciddi tutarlara ulaşabiliyor.

Bu konuyu daha detaylı ve örnekli şekilde inceleyen bir çalışma hazırlamıştım. Faiz başlangıcı, türü ve pratik hesaplama yaklaşımını merak edenler buradan bakabilir:
https://abdurrahimkaraca.av.tr/kamulastirmada-faiz-hesaplamasi-gec-odeme-haklari.html