İtirazlar kabul edildi!
Balyoz davası kapsamında haklarında yakalama emri çıkarılan 102 asker için mahkemeye yapılan itiraz başvurusu 'oy çokluğu' ile kabul edildi.
Haklarında yakalama kararı çıkmasından dolayı 11 general YAŞ'ta terfi ettirilmemişti.
Askerlerin YAŞ öncesinde haklarında yakalama emri çıkarılması, YAŞ sürecinin gergin geçmesine neden olmuştu.
YAŞ'a damgasını vuran isimlerin başında ise Başbakan Erdoğan'ın ısrarla karşı çıktığı Hasan Iğsız olmuştu. Erdoğan, askerin Iğsız konusunda diretmesine karşın imza atmamıştı.
Haklarında yakalama kararı olduğu için terfi ettirilmeyenlerin önündeki engel kalktığına göre, yasal yollarla haklarını aramaları gerekir. Ama mevcut anayasada YAŞ kararlarına karşı yargı yolu kapalı, yani yasal yollara başvuramayacaklar. 12 Eylülde yapılacak referandumda "evet" çıkarsa, YAŞ kararları yargı denetimine açık hale gelecek.
Haklarında yakalama kararı olduğu için terfi ettirilmeyenlerin önündeki engel kalktığına göre, yasal yollarla haklarını aramaları gerekir. Ama mevcut anayasada YAŞ kararlarına karşı yargı yolu kapalı, yani yasal yollara başvuramayacaklar. 12 Eylülde yapılacak referandumda "evet" çıkarsa, YAŞ kararları yargı denetimine açık hale gelecek.
hacı ya bir yanlışlık yok mu acaba.personel kanununda hakkında kovuşturma soruşturma mahkeme süreci olan askeri şahısların terfi ettirilemeyeceği yazıyor.yakalama kararı kaldırılsa da tutuksuz yargılanıyorlar değil mi.bu durumda yaş kararlarına yargı açık olsa bile itirazları boşa olacaktır.
101 sanık hakkındaki yakalama kararını kaldıran 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne savcının sunduğu mütalaa.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 'Balyoz Planı' davası kapsamında 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkartmış, bu kişilerden Kurmay Albay Ahmet Şentürk, Afyonkarahisar'da gözaltına alındıktan sonra İstanbul'a getirilmesinin ardından tutuklanarak Metris Cezaevine konulmuştu.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise yapılan itirazlar üzerine 101 sanık hakkındaki yakalama kararını kaldırmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Celal Kara'nın, yakalama kararlarına ilişkin itirazlarla ilgili 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu mütalaada, ''Karar tarihinden sonra ortaya çıkan duruma bakıldığında mahkemenin şüphesinin haklı çıktığının görüldüğü'' görüşüne yer verdi.
"İTİRAZ MÜMKÜN DEĞİL"
savcı Kara'nın 8 sayfalık mütalaada, hakim makamınca ve heyetçe verilenkararlara karşı itirazın bulunabileceği belirtilerek, ''Ancak CMK 267. maddede, mahkemece verilen kararlara karşı ancak kanunda hüküm bulunan hallerde itiraz edilebileceğinin açıkça düzenlenmiş olması ve yakalama ile ilgili 98. madde hükümlerine itirazın mümkün olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmaması karşısında, mahkemece verilen yakalama kararlarına karşı itirazın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır'' denildi.
"ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINA İTİRAZ..."
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ilgili maddesinde, ''Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlanmasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi veya yasaya aykırı görülmesi halinde serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir'' denildiği kaydedilen mütalaada, sözleşme metnindeki açık ifadelerden de anlaşıldığı üzere yakalama kararlarına değil, bireylerin fiilen yakalanmış olmaları halinde özgürlüklerin kısıtlanmasına itirazın mümkün olduğunun vurgulandığı belirtildi.
"YAKALAMA KARARI İNFAZ EDİLMEDİ"
Mütalaada, AİHS'nin söz konusu maddesinin metninde, ''özgürlüğünden yoksun kılınan, ''özgürlük kısıtlanmasının'' ve ''kendisini serbest bırakması için'' şeklinde ifadelerin yer aldığına işaret edilerek, ''Burada yer alan çok açık ibarelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde bu kanıyı oluşturduğu, itiraz eden sanıklar hakkındaki yakalama emri içeren kararın ise infaz edilmemiş olduğu, dolayısıyla bu madde uyarınca da mahkeme heyetince verilen yakalama kararına itirazın mümkün olmadığı açıkça anlaşılmaktadır'' denildi.
Sanıkların kaçak olmadığı, kaçma şüphesi bulunmadığı, yakalama kararı koşullarının oluşmadığı ve mahkemenin bu kararının CMK'nın 247. maddesindeki kaçağın tanımı ile birlikte 98. maddenin 3. fıkrasındaki koşul karşısında usulsüz olduğuna ilişkin iddialarla ilgili olarak, sanıklara isnat olunan suçun TCK'nın 147. maddesine dayandırıldığı belirtilen mütalaada, madde metninin düzenleniş şekli itibariyle eksik teşebbüsün mümkün olması nedeniyle aynı kanunun 61. maddesi uyarınca cezadan indirim talep edildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelerle iddianamedeki anlatıma göre nitelemenin doğru olduğunun görüldüğü anlatıldı.
Mütalaada, mahkemece verilen yakalama kararının, sanıkların kaçak bulunmaları nedeniyle değil, haklarında tutuklama koşulları bulunduğu için verilmiş olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
"MAHKEME ŞÜPHESİNDE HAKLI ÇIKTI"
Somut olayda sanıkların bir kısmının soruşturma aşamasında sonradan serbest bırakıldığı ve bir kısmının da tutuklanmaksızın serbest kaldığı, dolayısıyla yargılama aşamasında sanıkların CMK'nın 247. maddesinin 1. bendindeki 'kaçak' tanımına uygun durumları bulunmadığı için haklarında yakalama kararı verilemeyeceğine ilişkin itiraza katılmanın mümkün olmadığı ifade edilen mütalaada, şöyle denildi:
''Soruşturma aşamasında dosyadaki delillerin görülememiş olması, yanlış takdir edilmesi ya da sanıkların serbest bırakılmalarının ardından tutuksuz oldukları halde dava açılması halinde, en vahim nitelikli suçlarda dahi sanıklar, kendilerinin kaçak olmadıklarını, mahkemeye çağrıldıkları takdirde geleceklerini belirtip, sabit ikametgah adresi göstererek itiraz edebilecekler ve bu durumda mahkemece çok vahim nitelikli suçlarda dahi yakalama kararı çıkarılamayacaktır ki, böyle bir durumun mantıksal olarak kabulü mümkün değildir.''
Mütalaada, ''karar tarihinden sonra ortaya çıkan duruma bakıldığında mahkemenin şüphesinin haklı çıktığının görüldüğü'' ifade edilerek, ''Zira çağrıldıklarında gelecekleri belirtilen sanıklardan hiçbirinin kendi iradesiyle gelmediği gibi, beyan ettikleri adreslerde bulunmadıkları ve hiçbirinin telefonlarına da ulaşılamadığı, bu durumun kaçma şüphesinin eski tabirle kuvveden fiile çıktığını ve mahkemenin şüphesinin haklı nedenlere dayalı olduğunu gösterdiği kanaatine varıldığından, sanıkların ve vekillerinin yakalama kararlarına karşı yapmış oldukları itirazın reddine karar verilmesi mütalaa olunur'' denildi.
101 sanık hakkındaki yakalama kararını kaldıran 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne savcının sunduğu mütalaa.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 'Balyoz Planı' davası kapsamında 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkartmış, bu kişilerden Kurmay Albay Ahmet Şentürk, Afyonkarahisar'da gözaltına alındıktan sonra İstanbul'a getirilmesinin ardından tutuklanarak Metris Cezaevine konulmuştu.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise yapılan itirazlar üzerine 101 sanık hakkındaki yakalama kararını kaldırmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Celal Kara'nın, yakalama kararlarına ilişkin itirazlarla ilgili 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu mütalaada, ''Karar tarihinden sonra ortaya çıkan duruma bakıldığında mahkemenin şüphesinin haklı çıktığının görüldüğü'' görüşüne yer verdi.
"İTİRAZ MÜMKÜN DEĞİL"
savcı Kara'nın 8 sayfalık mütalaada, hakim makamınca ve heyetçe verilenkararlara karşı itirazın bulunabileceği belirtilerek, ''Ancak CMK 267. maddede, mahkemece verilen kararlara karşı ancak kanunda hüküm bulunan hallerde itiraz edilebileceğinin açıkça düzenlenmiş olması ve yakalama ile ilgili 98. madde hükümlerine itirazın mümkün olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmaması karşısında, mahkemece verilen yakalama kararlarına karşı itirazın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır'' denildi.
"ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINA İTİRAZ..."
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ilgili maddesinde, ''Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlanmasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi veya yasaya aykırı görülmesi halinde serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir'' denildiği kaydedilen mütalaada, sözleşme metnindeki açık ifadelerden de anlaşıldığı üzere yakalama kararlarına değil, bireylerin fiilen yakalanmış olmaları halinde özgürlüklerin kısıtlanmasına itirazın mümkün olduğunun vurgulandığı belirtildi.
"YAKALAMA KARARI İNFAZ EDİLMEDİ"
Mütalaada, AİHS'nin söz konusu maddesinin metninde, ''özgürlüğünden yoksun kılınan, ''özgürlük kısıtlanmasının'' ve ''kendisini serbest bırakması için'' şeklinde ifadelerin yer aldığına işaret edilerek, ''Burada yer alan çok açık ibarelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde bu kanıyı oluşturduğu, itiraz eden sanıklar hakkındaki yakalama emri içeren kararın ise infaz edilmemiş olduğu, dolayısıyla bu madde uyarınca da mahkeme heyetince verilen yakalama kararına itirazın mümkün olmadığı açıkça anlaşılmaktadır'' denildi.
Sanıkların kaçak olmadığı, kaçma şüphesi bulunmadığı, yakalama kararı koşullarının oluşmadığı ve mahkemenin bu kararının CMK'nın 247. maddesindeki kaçağın tanımı ile birlikte 98. maddenin 3. fıkrasındaki koşul karşısında usulsüz olduğuna ilişkin iddialarla ilgili olarak, sanıklara isnat olunan suçun TCK'nın 147. maddesine dayandırıldığı belirtilen mütalaada, madde metninin düzenleniş şekli itibariyle eksik teşebbüsün mümkün olması nedeniyle aynı kanunun 61. maddesi uyarınca cezadan indirim talep edildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelerle iddianamedeki anlatıma göre nitelemenin doğru olduğunun görüldüğü anlatıldı.
Mütalaada, mahkemece verilen yakalama kararının, sanıkların kaçak bulunmaları nedeniyle değil, haklarında tutuklama koşulları bulunduğu için verilmiş olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
"MAHKEME ŞÜPHESİNDE HAKLI ÇIKTI"
Somut olayda sanıkların bir kısmının soruşturma aşamasında sonradan serbest bırakıldığı ve bir kısmının da tutuklanmaksızın serbest kaldığı, dolayısıyla yargılama aşamasında sanıkların CMK'nın 247. maddesinin 1. bendindeki 'kaçak' tanımına uygun durumları bulunmadığı için haklarında yakalama kararı verilemeyeceğine ilişkin itiraza katılmanın mümkün olmadığı ifade edilen mütalaada, şöyle denildi:
''Soruşturma aşamasında dosyadaki delillerin görülememiş olması, yanlış takdir edilmesi ya da sanıkların serbest bırakılmalarının ardından tutuksuz oldukları halde dava açılması halinde, en vahim nitelikli suçlarda dahi sanıklar, kendilerinin kaçak olmadıklarını, mahkemeye çağrıldıkları takdirde geleceklerini belirtip, sabit ikametgah adresi göstererek itiraz edebilecekler ve bu durumda mahkemece çok vahim nitelikli suçlarda dahi yakalama kararı çıkarılamayacaktır ki, böyle bir durumun mantıksal olarak kabulü mümkün değildir.''
Mütalaada, ''karar tarihinden sonra ortaya çıkan duruma bakıldığında mahkemenin şüphesinin haklı çıktığının görüldüğü'' ifade edilerek, ''Zira çağrıldıklarında gelecekleri belirtilen sanıklardan hiçbirinin kendi iradesiyle gelmediği gibi, beyan ettikleri adreslerde bulunmadıkları ve hiçbirinin telefonlarına da ulaşılamadığı, bu durumun kaçma şüphesinin eski tabirle kuvveden fiile çıktığını ve mahkemenin şüphesinin haklı nedenlere dayalı olduğunu gösterdiği kanaatine varıldığından, sanıkların ve vekillerinin yakalama kararlarına karşı yapmış oldukları itirazın reddine karar verilmesi mütalaa olunur'' denildi.
KİM BU IĞSIZ PAŞA? YAŞ toplantıları sürerken, “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, başına “Balyoz” indi!.. İşte istenmeyen komutan YAŞ’ı kilitleyen Orgeneral Hasan Iğsız’ın sicili:
AKP iktidarından önceki son Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun emrinde iki kez çalıştı.
2005’te 5. Kolordu Komutanı iken her hafta bir köyde “Toplumsal Gelişime Destek Faaliyetleri” düzenledi. Bu faaliyetlere en büyük desteği de sonradan “Ergenekon” sanığı olan dönemin 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon verdi. Öyle ki, Çorlu’nun Önerler Köyü’nde düzenlenen “Cumhuriyet Yürüyüşü”ne Tolon’un, hilafet, şeriatçılar ve bölücülerle ilgili yaptığı sert uyarılar damgasını vurdu. Yürüyüşte ise “Ordu-Millet El Ele, Ordumuz Gururumuz” pankartları taşındı.
DÜN PKK’YA “BALYOZ OPERASYONUNU” YÖNETTİ BUGÜN “BALYOZ” YİYOR
Bölücülük ve teröre karşı en sert mesajlarını 2. Ordu Komutanlığı döneminde verdi. Çünkü en çok şehit cenazesi kaldıran isimlerden biriydi.
Bir başka şehit cenazesinde, “Biz bunlara cevaplarını dağlarda veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Bu işin sonuna kadar devam ettireceğiz. Hiç kimse hayallere kapılmasın, boş hayaller kurmasın” derken, bir diğerinde, sorunun kaynağını şöyle işaret etti:
“Şehidimizin babası en acılı anında ‘Vatan sağ olsun’ diyebiliyorsa, bu bizim için çok büyük bir vicdanı sorumluluktur. Asker kar, buz, sıcak, soğuk demeden her türlü şartta bu mücadeleyi sürdürmektedir. Ama bakın ben size dağdaki mücadeleden bahsediyorum. Vatandaşlarımız dağdaki mücadele yönünden hiçbir tereddüt yaşamasınlar. Ama açıklıkla ifade ediyorum, bugün sorun dağda değil. ‘Nerede?’ diye sorarsanız, bunu bana sormayın biraz bakarsınız nerede olduğunu görürsünüz."
18 Mart 2007’deki Çanakkale Zaferi’nin 92. yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü’nde Şehitlikteki törende, “Bugün bazı kişilerin, insan hakları, barış ve özgürlük gibi ifadelerin arkasına sığınarak, terör örgütünün sözcülüğünü yaptıklarına” dikkati çekip, “Anlamak istemeyenlere bir kere daha açıklıkla ifade ediyorum. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz” mesajı verdi.
Haziran 2007’de PKK’ya ağır zayiatlar verdiren “Balyoz Operasyonu” kapsamında, Irak sınırının sıfır noktasındaki karakollara gidince, dünyanın en önemli ajansı AP, TSK’nın K. Irak’a girdiğini iddia etti.
“Hiçbir devlet katillerle ateşkes yapamaz… Anlaşma yapamaz… Af çıkarılması, ateşkes istenmesi terör örgütüne yasallık kazandırma senaryolarının bir parçasıdır. Terörle mücadelemiz devam etmelidir, edecektir.”
Yüksek Askeri Şura toplantısı sürerken Ergenekon savcısı Zekeriya ÖZ tarafından ifadeye çağrılan Kara Kuvvetleri Komutanı adaylarından biri olan 1.Ordu Komutanı Orgeneral Hasan IĞSIZ kimdir.
KİM BU IĞSIZ PAŞA? DÜN PKK’YA “BALYOZ OPERASYONUNU” YÖNETTİ BUGÜN “BALYOZ” YİYOR
YAŞ’ı kilitleyen Orgeneral Hasan Iğsız’ın günahları ve sevaplarıyla bir sicilini çıkartmak farz oldu.
2005’te 5. Kolordu Komutanı iken her hafta bir köyde “Toplumsal Gelişime Destek Faaliyetleri” düzenledi. Bu faaliyetlere en büyük desteği de sonradan “Ergenekon” sanığı olan dönemin 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon verdi. Öyle ki, Çorlu’nun Önerler Köyü’nde düzenlenen “Cumhuriyet Yürüyüşü”ne Tolon’un, hilafet, şeriatçılar ve bölücülerle ilgili yaptığı sert uyarılar damgasını vurdu. Yürüyüşte ise “Ordu-Millet El Ele, Ordumuz Gururumuz” pankartları taşındı.
Bölücülük ve teröre karşı en sert mesajlarını 2. Ordu Komutanlığı döneminde verdi. Çünkü en çok şehit cenazesi kaldıran isimlerden biriydi.
O cenaze törenlerinin birisinde, “Dağdaki son terörist tesirsiz hale getirilene dek mücadelemiz sürecek. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız” dedi, tabuta sarılı Türk Bayrağı’nı öperek kendisi aldı. Gazetecilere de şunları söyledi:
“Şehadetin olduğu eylem, bir operasyon sırasında olmamıştır. Bir operasyona karşı reaksiyon bir savunma mekanizasyonu şeklinde de olmamıştır. Şehadet, idari bir faaliyetin icrası sırasında olmuştur. Yani bildiğiniz PKK’dır. Bunu herkes bu şekilde bilmelidir. Herkesin gözünü açması lazım. Tekrar ediyorum, dağda eli silahlı terörist olduğu müddetçe, insanımıza rahat yoktur.”
Bir başka şehit cenazesinde, “Biz bunlara cevaplarını dağlarda veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Bu işin sonuna kadar devam ettireceğiz. Hiç kimse hayallere kapılmasın, boş hayaller kurmasın” derken, bir diğerinde, sorunun kaynağını şöyle işaret etti:
“Şehidimizin babası en acılı anında ‘Vatan sağ olsun’ diyebiliyorsa, bu bizim için çok büyük bir vicdanı sorumluluktur. Asker kar, buz, sıcak, soğuk demeden her türlü şartta bu mücadeleyi sürdürmektedir. Ama bakın ben size dağdaki mücadeleden bahsediyorum. Vatandaşlarımız dağdaki mücadele yönünden hiçbir tereddüt yaşamasınlar. Ama açıklıkla ifade ediyorum, bugün sorun dağda değil. ‘Nerede?’ diye sorarsanız, bunu bana sormayın biraz bakarsınız nerede olduğunu görürsünüz."
18 Mart 2007’deki Çanakkale Zaferi’nin 92. yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü’nde Şehitlikteki törende, “Bugün bazı kişilerin, insan hakları, barış ve özgürlük gibi ifadelerin arkasına sığınarak, terör örgütünün sözcülüğünü yaptıklarına” dikkati çekip, “Anlamak istemeyenlere bir kere daha açıklıkla ifade ediyorum. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz” mesajı verdi.
Haziran 2007’de PKK’ya ağır zayiatlar verdiren “Balyoz Operasyonu” kapsamında, Irak sınırının sıfır noktasındaki karakollara gidince,
Ağustos 2007’de Diyarbakır’da düzenlenen bir devir-teslim töreninde, askerlere şöyle seslendi: “Bölücü terörle mücadelemiz her geçen gün artan bir kararlılıkla sürdürülmekte ve başarıya doğru önemli adımlar atılmaktadır. Ancak terör örgütü, terörle gerçekleştiremediğini, isteklerini, yasal görünümdeki uzantıları vasıtasıyla elde etmeye çalışmaktadır. Demokrasi, insan hakları gibi herkesin benimsediği, saygı duyduğu evrensel kavramların içeriğini çarpıtarak, arkasına saklanmaktadır. Bunların Cumhuriyetin temel değerleriyle sorunları vardır. Atatürkçü düşünceyi en büyük engel olarak görmektedir. Ne yazık ki bu konuda yalnız değillerdir. Gerek yurt içi, gerekse yurt dışında rejimle, Cumhuriyetin temel değerleriyle sorunlu olanlar, farklı amaçlarla, ayrılıkçı unsurlarla, fazla görünür olmayan iş birliğine girmektedir. Hedeflerine ulaşmak için el birliğiyle Atatürk’ü ve bize vasiyeti olan düşünce sistemini yüreklerden silmek ve böylelikle cumhuriyetin temel değerlerini korumasız hale getirmek istiyorlar. Huzurunuzda ifade ediyorum, beyhude bir çabadır.”
Orgeneral Iğsız’ın 2. Ordu Komutanlığı dönemine ilişkin iki çok önemli notu daha aktaralım.
Dönemin DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın, “PKK’lı dağda silahla gezeceğine, düz ovada siyaset yapsın. Bir af konusunda destek vermeye hazırım” açıklamasına, şöyle patladı:
“Hiçbir devlet katillerle ateşkes yapamaz… Anlaşma yapamaz… Af çıkarılması, ateşkes istenmesi terör örgütüne yasallık kazandırma senaryolarının bir parçasıdır. Terörle mücadelemiz devam etmelidir, edecektir.”
Balyoz Darbe Planı davasının tek tutuklu sanığı emekli Albay Ahmet Şentürk tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
101 kişi hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasının ardından Ahmet Şentürk’ün avukatı da müvekkilinin tahliyesi yönünde pazartesi günü dilekçe vermişti.
Tahliye Gerekçesi: Eşitlik ve Hakkaniyet İlkesi
İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi dilekçeyi inceledi ve talebi oybirliği ile kabul etti. Mahkeme tutuklu sanık Ahmet Şentürk’ün tahliyesini kararlaştırdı. Tahliye gerekçesi olarak ise eşitlik ve hakkaniyet ilkesi gösterildi.
Kararın ardından Ahmet Şentürk Silivri Cezaevi’nden tahliye edildi.
196 Sanıklı Balyoz Darbe Planı davasında, 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmış ancak itirazları değerlendiren 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi oy çokluğuyla kararı kaldırmıştı.
Balyoz Darbe Planı davasının ilk duruşması 16 Aralık’ta Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapılacak.
TRT Haber
İlginç
Doğru olan da tutuksuz yargılanma değil midir zaten?!
Balyoz Darbe Planı davasının tek tutuklu sanığı emekli Albay Ahmet Şentürk tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
101 kişi hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasının ardından Ahmet Şentürk’ün avukatı da müvekkilinin tahliyesi yönünde pazartesi günü dilekçe vermişti.
Tahliye Gerekçesi: Eşitlik ve Hakkaniyet İlkesi
İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi dilekçeyi inceledi ve talebi oybirliği ile kabul etti. Mahkeme tutuklu sanık Ahmet Şentürk’ün tahliyesini kararlaştırdı. Tahliye gerekçesi olarak ise eşitlik ve hakkaniyet ilkesi gösterildi.
Kararın ardından Ahmet Şentürk Silivri Cezaevi’nden tahliye edildi.
196 Sanıklı Balyoz Darbe Planı davasında, 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmış ancak itirazları değerlendiren 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi oy çokluğuyla kararı kaldırmıştı.
Balyoz Darbe Planı davasının ilk duruşması 16 Aralık’ta Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapılacak.
TRT Haber
İlginç
Doğru olan tutuksuz yargılanma değil midir zaten?!
Balyoz Darbe Planı davasının tek tutuklu sanığı emekli Albay Ahmet Şentürk tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
101 kişi hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasının ardından Ahmet Şentürk’ün avukatı da müvekkilinin tahliyesi yönünde pazartesi günü dilekçe vermişti.
Tahliye Gerekçesi: Eşitlik ve Hakkaniyet İlkesi
İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi dilekçeyi inceledi ve talebi oybirliği ile kabul etti. Mahkeme tutuklu sanık Ahmet Şentürk’ün tahliyesini kararlaştırdı. Tahliye gerekçesi olarak ise eşitlik ve hakkaniyet ilkesi gösterildi.
Kararın ardından Ahmet Şentürk Silivri Cezaevi’nden tahliye edildi.
196 Sanıklı Balyoz Darbe Planı davasında, 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmış ancak itirazları değerlendiren 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi oy çokluğuyla kararı kaldırmıştı.
Balyoz Darbe Planı davasının ilk duruşması 16 Aralık’ta Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapılacak.
TRT Haber
İlginç
Doğru olan tutuksuz yargılanma değil midir zaten?!
™ Hukuki NET 2002-2022 - Ulusal ve uluslararası Hukuk Sitesi ⚖️ olma özelliği ile gerek avukat, gerek diğer hukukçu arkadaş ve gerekse vatandaşlara ev sahipliği yapan, eğitim ve bilimsel alışveriş yapma amaçlı bir "Hukuk Rehberi" dir.
Davalar
Hukuki Net; sürekli yenilenen faydalı güncel içeriği ile zamanın hukuk dallarına göre kategorize edilmiş çeşitli mevzuat (Ceza kanunu, İş kanunu, Borçlar yasası gibi), emsal mahkeme kararları, yargıtay kararları, emsal danıştay ve anayasa mahkemesi kararları ile hukuksal makale, kanun, hukuki forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları, meslektaş ilanları, avukatlar için kolay hesaplama araçları, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, benzer Yargıtay kararı ve Mahkemeler tarafından örnek davalar ile ilgili gerekçeli kararlar, * davası dilekçe örnekleri yasal haberler ve hukuk siteleri dizini 🕸 bulunan bir hukuk bilgi bankası sistemidir.
Avukatlar
Yararı nedir?
📝 Hukukçular için mesleki danışma (Üstad ve meslektaşlar arası paylaşım), dayanışma ve bakalorya fonksiyonu olan site; "Önleyici hukuk" veya "Dava hukuku" nedeni ile doğan veya yeni doğacak anlaşmazlıklar ile içtihat hukuku kaynağı olan Yargı ve Yargılamayı tartışmak, davalar ve ihtilaflar için yararlı çözüm yolları üretmek ve hukuksal konularda özellikle nerede, nasıl, neden soruları üzerinde soru cevap yorumlar, tartışma paylaşma yorumlama yöntemi ile sebep sonuç ilişkisi kurarak 💬, Mahkemelerin dava yükünü hafifletmeyi de amaçlayan suigeneris (kendine özgü) hukuk laboratuarı özellikleri bulunan bir hukuki kalkınma hedefli bilgi dağarcığıdır.
® Hukuki Net internette ve Türk hukukunda bir marka olmakla birlikte ticaret veya iş amaçlı bir site olmayıp, herhangi bir ticari kurum, kuruluş, bilgisayar programı firması, banka vb. kişi veya herhangi politik veyahut siyasi bir kuruluş tarafından desteklenmemekte, finans kaynağı reklam ve ekseriyetle site yönetimi olan Adalet sistemine adanmış bir servistir.
🆓 Hukuki.net halk için ücretsiz ve açık kaynak nitelikli bir hukuk sitesi olup, gayri resmi vatandaş bilgilendirme portalı işlevi görmektedir. Genel muhteviyat olarak kanun, yönetmelik, Emsal Anayasa mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararı gibi hukuki mevzuat içermekle birlikte avukat ve uzman kişilere özel yorumlar da içeren sitenin tüm hakları saklı olup, 🕲 telif hakkı içeren içeriği izinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz. (Herhangi bir hususu sitene alıntı kuralları çerçevesinde kopyalamak için sitene ekle için izin bağlantısı.)
™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
âåá-ñàéòå òğèïñêàí îôèöèàëüíûé
İdare mahkemesine dilekçe ile ek...