+ Konuyu Yanıtla
6 / 12 Sayfa İlkİlk 123456789101112 SonSon
51 den 60´e kadar toplam 112 ileti bulundu.

Konu: "Kağıt parçası"

"Kağıt parçası" Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #51
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    ''Yukarıda ifade ettiğim TSK içerisindeki "ülke yönetime el koyma heveslileri, yani darbe taraftarları" başka bir ifadeyle "Cunta örgütlenmesi" yıllardır işgal ettiği makamlarla, kilit pozisyonlar ve sivil uzantılarıyla ülkenin gündemini elinde tutmuş ve faaliyetlerini kamuoyuna "tüm TSK'nın ortak görüşü" gibi göstermiş ve göstermeye devam etmektedir."

    diye devam etmiş... İyide be anam babam TSK da devlet devamlılığı dışında kişilerin devamlılığı yoktur ki... Tayin terfi emeklilik sistemi çok siddi işlemektedir... Bak özden örnekten başladınız hurşit paşayla devam ettiniz... Hepsi emekli şuanda tekide sanık!! Ne biçim bir hevestir ki bu asla olmayan!!

    Çok ilginçtir 28 Şubat ın en büyük darbeci paşası sayılan rahmetli Güven Erkaya o kadar darbe heveslisiydi ki... Keendisine teklif edilen ve tarirhte ilk olacak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan Genel Kurmay Başkanı olmayı reddetti... Emekli oldu... Amma darbe meraklısıymış ha... Olsaydı Genel Kurmay başkanı ... yapardı belki ortaya karışık bir darbe !!!!

    ''Biz silah arkadaşıyız", "Ortak düşmanlar", “Biz bir aileyiz", "TSK'yı yıpratmak istiyorlar" gibi temaları kullanarak sözde "Korumacı bir yaklaşımla" hedef saptırmaya çalışıyorlar. Bu "sözde korumacı yaklaşım"la birlikte, gerçekleri bilen ve duyurmak isteyen personel de "Korkutma ve sindirme" faaliyetleri ile susturulmaktadır. Bu şekilde birçok olay karşısında "kol kırılır yen içinde kalır" mantığı yürütülmektedir. Cuntanın pisliklerini içeride gizlemek durumunda kalan TSK'nın itibarı ise sürekli zedelenmeye devam etmektedir. Toplumun genelinde bilinen ve dedikodu şeklinde kulaktan kulağa yayılan TSK ile ilgili birçok konuyu (PKK'ya yardım, uyuşturucu, fişleme, suikast, örtülü operasyonlar vb) olayların olduğu bölgelerde görev yapanlar, medya aracılığı ile öğrendi. Ancak medyanın bilmediklerini ben ve benim gibi Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan arkadaşlar yani bu faaliyetleri bizzat planlayan ve icra eden kişiler çok yakından biliyoruz. Bilgi destek personeli olarak bizzat olayların içerisinde (Aktütün'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de, Çukurca'da ve daha birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tüm çıplaklığıyla bilinmektedir.

    Ayrıca askeri okullarda başlayıp karargah, birlik ve lojmanlarda her anı bir arada geçen tatillerini bile beraber yanan bizler birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Özellikle ülke gündemini uzun süre meşgul eden ve devletin kurumlarını birbirine düşüren son "İrticayla Mücadele Eylem Planı"na bakıldığında; her olayda olduğu gibi bu olay da cuntanın kendi bekası için ülkemizin tüm değerlerini paramparça etmeye çalıştığı görülmektedir. ''

    diye devam etmiş...

    Farkındaysanız neye karşı ''hedef saptırılmaya''çalışıldığı ortada yok... Gerçi silah arkadaşlığı asker arkadaşlığı genelde ''erler''için çok geçerli bir kavramdır ama olsun genelleme yapılırsa da elbette doğrudur... Profesyonel subaylar hiyerarşik bir düzen içerisinde silah arkadaşıdır unutulmasın... Ciddi takiip edildiğinde ''subayların hapis cezası'' vermesi çok eleştirilen bir durumdur. Silah arkadaşı silajh arkadaşını ''hapse'' atmakta gerektiğinde mahkemeye vermektedir.... Yani bu sadece terane olmaktan öteye gidemeyecek bir söylemdir. Gerçekleri bilen ve duyurmak isteyen personeli kim nasıl korkutup sindirebilir ki? Bu sözün azıcık doğru olabilmesi için başta Genel Kurmay Başkanı Kuvvet Komutanları jandarma Genel Komutanı ve tüm ordu komutanlarıyla Donanma komutanı olmak üzere tüm komuta kademesinin darbeci ''cunta'' olması gerekmektedir... EE zaten böyleyse ''darbe'' bu sabah olur... Dörtte hasan babayı dinleriz.. Yinede şahlanıyor aman.... Demekki bu söz külli yalan...
    Cunta nın pisliklerini sürekli gizlemek durumunda neden kalsın ki TSK... Disipliinsizlikten emekli eder geçer gider... yok yukardaki gibiyse gene bu sabah darbe olur... demek ki buda yalan...

    TSK nın bir takım ihmalleri bazen bazı subayların laubaliliği olduğu bazı olaylara hakim olamayan subaylar olduğu eğitim ve disiplini bilmeyen yada yanlış anlayan subaylar olduğu bundan dolayı ciddi disiplin ihlalleri ve hatta ölüm olduğu bir gerçektir. İşte eğitimi yeterli olmayan yediği herzenin büyüklüğünü anlamayan ''silahla şaka olmaz'' sözünü bile anımsamayan bir teğmenin neden olduğu çok acı olay hala hafızalardadır. Pimi çekilmiş bir gerçek el bombasının bir erin eline vermek nasıl büyük bir hataysa o erin bekle denilen yerde bekletilememeside aynı oranda bir disiplinsizlik örneğidir... Her iki durumda da teğmenin hatası affedilmez büyüklüktedir... Ama bunların hiçbirisinin TSK nın PKK ya yardım ettiği yolunda anlam çıkarmasını gerektirmez. Canları pahasına orada çalışanlara yapılan en büyük hakarettir bu kelimenin tam anlamı ile bok yemektir... Münferit ahlaksızlıkların örneğin bir astsubayın uyuşturucu kuryesi olmasının tüm TSK ya mal edilmeside şerefsizce bir yaklaşımdır. Ne biçim bir subaymış bu aileden devam eden.... Her zaman dediğim gibi toplumun herkesiminden pislik çıkabileceği gibi TSK dan da çıkabilir çıkacaktırda.. TSK da bu toplumun içinden çıkmıştır toplumun bir parçasıdır ve insanlardan oluşmaktadır... Olmasa çok iyi ama olacaktır... Dolayısı ile mektubun bu bölümü tam anlamıyla mektubu yazanın ezik ruh halini göstermekte kişiliksizliğini adam olamamasını ortaya koymaktadır. Bu satırlarsa TSK yı küçültmek için bir zavallının infialidir.... Pamukoğlu paşayı düşünün yeter...



    Hukuki NET Güncel Haber

    "Kağıt parçası" konulu yargıtay kararı ara
    "Kağıt parçası" konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #52
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    ''TSK'da psikolojik harekat birimlerinin kuruluş safhasından bu yana aktif bir şekilde göre, alan ve 2009 yılı genel atamalarına kadar Genelkurmay Bilgi Destek Okul Komutanlığı'nda görev yapan Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerol bahse konu belge hakkında , "Bu belgeyi biz hazırlamıştık, nasıl sızdı anlayamadım" demiştir. Bu ifade, Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerol'un da cuntanın bir elemanı olduğunun ve söz konusu cuntanın faaliyetlerinin İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla sınırlı kalmadığının açık bir göstergesidir. Sayın savcım, "İrticayla Mücadele Eylem Planı" basında yer alır almaz, erken davranarak söz konusu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim Org. İlker Başbuğ, belge hakkında basın açıklamasını aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra yaptı. Mensubu bulunduğum TSK'ya uzun yıllar hizmet etmiş bir subay olarak bir hizmetim daha olsun istiyorum. Özverili çalışmalarınıza katkıda bulunmak adına EK-A'da yer alan bu belgeyi size göndermeyi vatanım ve milletim adına bir vazife biliyorum. ''

    demiş yalaka ihbarcı subay olduğunu söyleyen zat...

    Onca Kurmay ve Muazzaf dururken bir öğretmen subay hazırlamış belgeyi!! Havacı binbaşı... Bakınız şimdi kırmızı ile tekrar alıntı yapacağım yerleri sakın unutmayınız.... Altta gelen sözleri ile nasıl çelişecek siz bile yakalayacaksınız...

    Sayın savcım, "İrticayla Mücadele Eylem Planı" basında yer alır almaz, erken davranarak söz konusu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım

    neymiş bu belge klasördeymiş... Klasöre giren bir belge yazıldı yayımlandı demektir.... iyide nereye yayımlandı !!! Bul bunu varmı yok mu evrak çıksın ortaya... Karargah içimi yazışıp duruyor bu tipler yahu... Sonra böylesine önemli ve ''tehlikeli'' bir plan klasörde saklanmaz ki!! Kriptolanıp özel evrak arşivinde saklanır... yani kontrollüdür bu evrak .... dosyadan çalınamaz... İlker Paşa belgenin imha edildiğini anlayınca rahatlayıp o açıklamayı yapmışmış... Bu ihbarcı psişik bozukluğu içindeki zat her yerde farkında mısınız? Dağlıca diyorsun orada... havacı öğretmen binbaşı da orada.. genel evrakta.. paşanın yanında... denizde karada havada... İşin garibi o gazete diye yayımlanan Taraftaki tüm haberler burada... Yalakalığınıda çok iyi yapmış... Ama burada gizli bir şey daha var... Oda bu savcıların bu ihbarcıyı tanıdıkları... Kesin tanıyorlar... Zaten gelişmelerde o yönde....

    ''Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay II. Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H. Nusret Taşdeler'in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda şube müdürü olarak görevli Kurmay Albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu konuda örnek olması bakımından bahse konu cunta tarafından hazırlanmış bir çalışma EK-B'de sunulmuştur. EK-B'nin altında imza bulunmamasının sebebi evrakın elektronik ortamda gönderilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.''

    mektup böyle devam ediyor..

    Görüldüğü gibi ihbarcı Paşanın öğretmenin erin yazışmanın üniversitenin her şeyin yanında Klonlanmış kuzu gibi... Aman subay gibi... Orgeneral sorun yok orada... Çukurca orada... Korgeneral orada... Belge yazılıyor orada... öğretmen binbaşı orada... genel evrak orada.. dosyalama orada. arşiv orada... bilgilendirme orada... Ne biçim subay bu kendi görevi yok sanırım !!!

    ''Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisinde cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız'ın Genelkurmay II'nci Başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir. Org. Hasan Iğsız'ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlaması konusunda verdiği direktif gereği Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı'nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır''

    Cuntanın kilit isminden birisi Hasan Iğsız paşaymış !. ordu komutanı... Hani gazete sanılan taraf ın bu mektup neticesinde görevden alınmasını istediği paşa... Hız kazanarak devam eden çalışma sonucu ne olmuştur ? AKP ye yada Salya sümük fetoya bir şey olmuş mudur ? Tam tersine laiklik zarar görmüş bu sözde dini cemaat güçlenmi,ş AKP kahraman gibi olmuştur... EEE ne biçim plan bu ??? Salya sümük Feto bu kadar palazlanıp ABD nin himayesinde devam ederken polisi neredeyse ele geçirmiş yargının alt kısmını etkisi altına almış... Mevcut hükümetle kolkola giderken tek tepki gelen kuruma karşı yapılan bir psikolojik harekat olması daha büyük olgu değil mi?

  4. #53
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Sayin commodore1tr'ın yazılarından iki değerli bilgiye ulaşıyoruz.

    Albay Çiçek belgesi iki "Fethullahçı" (?) albayı general yapabilmek için tezgahlanmış.
    28 Şubatın kudretli amirali Güven Erkaya'ya genelkurmay başkanlığı teklif edilmiş de o kabul etmemiş.

    Kendisi ihbar mektubuyla dalgasını geçedursun bu iddialara dikkatle bakalım. Önce ikincisi:

    Güven Erkaya 29 Ağustos 1997'de emekli oldu. İsmail Hakkı Karadayı ise 30 Ağustos 1994-30 Ağustos 1998 yılları arasında genelkurmay başkanlığı yaptı.

    Güven Erkaya'nın genelkurmay başkanı olabilmesi ancak iki şekilde teamüllerin dışına çıkılmasıyla mümkün olabilirdi:
    1. İ.Hakkı Karadayı 1997 ağustosundan genelkurmay başkanlığından vefat veya emeklilik sonucunda ayrılırsa...
    2. Güven Erkaya'nın görev süresi 1 yıl daha uzatılırsa...

    Her iki durum da teamüllerin dışına çıkılması demek. Nasıl ki bir generale darbe yapmadığı için teşekkür etmek abes ise, teamüllerin dışına çıkılması için gayrette bulunmadığı için alkışlamamız da anlamsız.

    (Gayrette bulunmadığı konusu şüpheli.)

    Erkaya 1992 yılında oramiralliğe terfi etmiş, Kıvrıkoğlu ise 1993'te orgeneral olmuş, yani Erkaya Kıvrıkoğlu'ndan kıdemli. Deniz ya da Hava Kuvvetleri Komutanının Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan kıdemli olduğu durumlar geçmişte de pek çok kez oldu. Ama sistem öyle işliyor ki, Genelkurmay Başkanı'nın görev süresi dolmadan kıdemli Hava ya da Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli oluyor.

  5. #54
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bütün bu koparılan kıyamet "dinci" iki albayı amiral yapabilmek içinmiş.
    Bir kere sayın commodore1tr da çok iyi bilir ki, TSK irticayla mücadeleyi hiç şansa bırakmaz. Yani ordudan atmak için azıcık bir şüphe bile yeterlidir. "Askeri liseden beri şüpheli ve sakıncalı olan iki kişi"nin bunca yıldır, hele 28 Şubat gibi bir dönemde YAŞ'a takılmamış olması inandırıcılıktan uzaktır.

    Gelelim belgeye.
    1. Hatırlayacağınız üzere fotokopi Av. Serdar Öztürk'ün bürosunda bulunduğunda, Öztürk bunu polisin koyduğunu iddia etmişti. Ancak polis bütün aramayı kameraya almıştı. İlk iddiası tutmayan Öztürk bu kez bunu bir "sabıkalı"nın koyduğunu iddia etti. O da tutmazsa bakalım ne iddia edecek?

    Ayrıca Çiçek'in ismi ilk kez burada geçmiyor. Hurşit Tolon'un evinde yapılan aramalarda da Çiçek'le bağlantılı belgeler bulunmuştu.

    2. Çiçek'e yöneltilen en önemli soru askerî savcılıkta verdiği ifadesinin altına neden farklı imza attığıydı. Albay önce söz konusu imzayı üç yıl önce kullanmaya başladığını söylüyor. Ardından çelişkili açıklamalar yapıyor ve farklı imzayı ilk kez askerî savcılıkta kullandığını itiraf ediyor. "Ben askerî savcılıkta ifademin altına attığım imzamı askerî savcılığın karar tebliğ ettiği belgede de kullandım, bundan sonra da kullanacağım. Farklı imzamı ilk kez askerî savcılık tutanağında kullanmıştım, o ana kadar örnekleri sizde bulunan imzamı kullanıyordum. Her ne kadar 3 yıl önce bu imzayı kullanmaya başladığımı beyan etmişsem de; sehven bu sözleri kullandım."

    Öztürk'ün de Çiçek'in de ifadesindeki bu iki husus, kuşkulanmak ve soruşturmayı derinleştirmek için yeter de artar bile.

    Bir emekli askerin evinde (astsubayından generaline kadar pek çok emekli) gizlilik derecesini haiz askeri belgeler neden bulunur? Görevini tamamlamış birini bırakın, muvazzaf bir askeri personelin bunları evinde bulundurması uygun mudur? Belgelerde herhangi bir suç unsuru olmasa da, rutin askeri faaliyetler olsa da bu belgelerin üniformasını çıkarıp gardroba asmış bir askeri personelin evinde bulunması suç değil midir?

  6. #55
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Pes ki pes sayınsdt23;

    O kadar yazıdan hemde daha bitmemişken anlaya anlaya bunu mu anladınız? Hemde yanlış..
    Albay Çiçek belgesi iki "Fethullahçı" (?) albayı general yapabilmek için tezgahlanmış.
    28 Şubatın kudretli amirali Güven Erkaya'ya genelkurmay başkanlığı teklif edilmiş de o kabul etmemiş.
    Olayın özeti budur ?? Öyle mi! İlkini amma ilginç bilinmeyen bir detay olarak anlattım... Nereden nerelere gittiklerini sinsi planların nasıl uygulandığını göstermek için , olayın gözlerden kaçırılan ama gerçek bir detayını ortaya koymak için anlattım....

    Güven Paşa olayına gelirsek... TSK teamüllerini ve uygulamalarını sizden çok ama çok daha iyi bilirim. TSK komuta kademesinin görev süresinin bir sene uzatılması teamülen yok değildir. İşin komiği bu teamül Güven Erkaya paşa ile sona ermiştir. Vural Beyazıt paşa uzatmayı ilk reddeden kuvvet komutanı Güven paşa arkadan gelen hiyerarşi bozulur diye kesin tavır koyan paşadır.

    1997 de Güven paşa hastaydı.. çok hasta... Akciğer kanseri.. Ve orduda ciddi son savaşta komuta etmiş tek kuvvet komutanı, özü sözü bir bir abide idi... Deniz Kuvvetlerinin çehresi ilk onunla ciddi değişim yaşadı... Haa sapına kadarda laik demokratik sosyal hukuk devletine bağlı Atatürk ten ödün vermeyen bir paşaydı... Amerikalıların nefret ettiği paşa.... Neyse detaylandırmayalım iyice çorbaya dönmesin...

    97 Ağustosunda emekli olması gündemdeydi hiyerarşiye görede öyle olması gerekiyordu... Ama gerek Türkiye gündeminde gerekse TSK nın içerisinde çok etkili bir komutandı aynı zamanda çok sevilen ... KKK da bile inanılmaz bir saygı sevgi görürdü ki tarih boyunca Dzkk ile KKK çekişmiştir... KKK gizli gizli denizcileri subaydan saymazdı aslında... Neyse...

    Zamanın en eğitimli Genel Kurmay Başkanı İ.Hakkı Karadayı ise otoriter eğitimci disiplinli ve ne yaptığını net çizgilerle belirleyen birisiydi... Hukuk onun için vazgeçilmez bir tutkuydu... hala da öyle hiç bir adli yıl açılışını İstanbul Barosu etkinliğini kaçırmaz... 4 Ağustos yaş öncesi Güven paşa ya teklif götürüldü ... Sürenizi bir sene uzatalım ilk deniz kuvvetlerinden çıkan Genel Kurmay başkanı olun... KKK ve HvKK buna çok sıcak bakıyor... Kesin ve net bir dille reddetti... ve gene teamüllerden uzaklaşarak ilk olarak DZKK nın durumunu görüştürdü yaş ta .... emekli oldu Denizcilik Müşteşerlığının başına geçti... Sonrada kanser kendisini yedi bitirdi... Kocatepe Muhrip komutanlığı ile Türkiye nin tanıdığı Güven Paşa tarihe geçti gitti....

  7. #56
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bütün bu koparılan kıyamet "dinci" iki albayı amiral yapabilmek içinmiş.
    Bir kere sayın commodore1tr da çok iyi bilir ki, TSK irticayla mücadeleyi hiç şansa bırakmaz. Yani ordudan atmak için azıcık bir şüphe bile yeterlidir. "Askeri liseden beri şüpheli ve sakıncalı olan iki kişi"nin bunca yıldır, hele 28 Şubat gibi bir dönemde YAŞ'a takılmamış olması inandırıcılıktan uzaktır.
    Öyle bir şey demedim. Bu fırtınadan böyle sonuçlarda çıkacak dedim. İikisi çok farklıdır. İrticayla mücadele eylem planı yüzünden kopan kıyamete bakıp ta TSK nın irticayla mücadeleyi hiç şansa bırakmaz cümlesi amma tezat oldu... TSK irticaya karşı olmasına karşıda Çankayadaki 11. ve hükümet irtica odağı... sorun orada... Ne biçim bir hukuksada bu anayasa mahkemesi sen irticanın odağısın laiklik karşıtı eylemlerin odağısın diyor.. ve laik cumhuriyeti bunlardan koru diye aynı hükümete görev veriyor... Kopan fırtına aslında TSK nın kurum olarak demokrasiye bağlılığı irticaya karşı durmasındandır. Sahte padişah RTE nin önündeki en büyük en güvenilir engeldir TSK... Bazı beyin fukarası zavallı tipler boşuna demiyor TSK lav edilsin... paşasıda hazır İmralıda.... İşin özü bu...

    TSK şüpheyle kimseyi ordudan atmaz. Eşi başörtülü diye atıldı denenler propoganda olarak yayılmış şehir efsanesidir... TSK nın bu konuda yanlışı yokmudur ? Vardır ... Özellikle sivil kesim üzerine... daha spesifik belirtirsek asker anaları üzerine olan davranışlarıdır. Aslında buda mevcuy hükümet yüzünden ortaya çıkan tepkidir ki külliyen yanlıştır... Ben özellikle Astsubaylar arasında ve artık bir şekilde de subaylara sirayet eden dinciler olduğunu tahmin ediyorum. Bunu tartışma yeride bu platform değildir. TSK daki en büyük sıkıntı aslında budur. Hükümet zırt pırt çıkardığı abuk kanunlarla eğitimi hak ile yeksan etmekle kalmamış kendi dinci gruplarını TSK ya sokmak için elinden geleni yapmaktadır... Üst yargı haricinde kalan kaledir TSK... Dincilere karşı direnen dindar yapı....

    Diğer bölümleri izninizle konuyu komple bağladıktan sonra konuşalım .... siz bu arada sadece ''kabul edilebilir'' tabirinin ne menem bir adli tıp deyimi olduğunu düşünün ona çalışın... Malum ispat için ''kendi el ürünü olduğu...'' denmeli tarihte ilk kez ''kabul edilebilir'' ibaresi var... Kaldıki heyet hakkında da düşünün ... Gerçekleri görürsünüz... Gidin kordonda için bir duble... gözünüz açılsın... Sis perdesi kötüdür... Kaza yaptırır.. Mazallah bazı kazalardan dönüş yok... Bakınız dibimizde ki iran...

  8. #57
    Kayıt Tarihi
    Oct 2009
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    58
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Kedidir Kedi...

    Kedidir Kedi...

    Yıl 1980:
    - TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
    - 650 bin kişi gözaltına alındı.
    - 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
    - Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
    - 7 bin kişi için idam cezası istendi.
    - 517 kişiye idam cezası verildi.
    - Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
    - İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
    - 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
    - 98 bin 404 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı.
    - 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
    - 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı.
    - 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
    - 30 bin kişi "siyasi mülteci" olarak yurtdışına gitti.
    - 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
    - 171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi.
    - 937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı.
    - 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
    - 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.
    - 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

    Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
    - 31 gazeteci cezaevine girdi.
    - 300 gazeteci saldırıya uğradı.
    - 3 gazeteci silahla öldürüldü.
    - Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
    - 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
    - 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

    Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
    - 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
    - 14 kişi açlık grevinde öldü.
    - 16 kişi "kaçarken" vuruldu.
    - 95 kişi "çatışmada" öldü.
    - 73 kişiye "doğal ölüm raporu" verildi.
    - 43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi.

    Yıl 1960:
    Cumhurbaşkanı Bayar yaşından dolayı idamdan kurtuldu. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan da Menderes'den 1 gün önce 16 Eylül 1960'da asıldı. DP'li vekiller çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Tamamı cezalarını çekmek için Kayseri Cezaevi'ne nakledildi. Birkaç yıl sonra vekillerin cezalarına af geldi. Yassıada'daki darbe mahkemesi, 3 idam, 12 müebbet ve yüzlerce kişiye hapis cezası verdi.

    Damdaki Sesten Konçertolar:
    12 Martlar, 28 Şubatlar, 27 Nisanlar...

    Yıl 1923 - 2009
    Fail-i meçhul cinayetler, Otellerde diri diri insan yakmalar, Papaz-Gazetici-Yabancı Kökenli Vatandaş kıyımları, "Vatan için kurşun sıkanla, kurşun yiyen birdir" diyen susurluk ayranları, Emir kullarına yargı Amirlere hastahane raporu, Vatan görevini yapan fidan gibi gençlere karakol baskınları, Topraklarımızdan bereket yerine cephane, ceset fışkırmaları...


    Bunlarda Anayasımızdan:
    Girizgah:
    Türkiye Cumhuriyeti, Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; fikir inanç ve kararlarıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, Türk milleti tarafından demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

    Madde 6:
    Egemenlik (muktedirlik, emir verme, sınırsız güç), kayıtsız şartsız (elleri silahlı, isimlerinin önü uzun, omuzları kalabalıkların değil) Milletindir!

    Madde 10:
    Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

    Çarşafçı Medya'ya:
    Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar.

    Yargılamaya Çomak Sokanlara:
    Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

    Damdan gelen sesin ne önemi var; Kedidir Kedi...

  9. #58
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bir "kağıt parçası"nın belge olup olmadığını tartışırken iki albayın dinci olmasından ve terfi ihtimalinden bahsedince insan bunu iki şekilde anlayabilir:

    1. Demek ki bu komplo o albayları amiral yapmak için tezgahlanmış. (Bunu kastetmediğinizi söylüyorsunuz.)
    2. 8 albay Ergenekon şüphelisi. Sekizi de bertaraf olursa, bu albaylar amiral olacak. (O zaman bu 8 albay ne suç işlemiş olurlarsa olsun, amiral olmalı; yoksa dinci albaylar (!) terfi eder!!!)

    Böyle teferruatlarla konuyu dağıtmaktansa şu sorulara tatmin edici yanıt bulmaya neden çalışmıyoruz?

    1. Polis Albay Çiçek belgesinin *fotokopi* emekli subay Av. Serdar Öztürk'ün evinde olduğunu iddia ediyor. Av. Serdar Öztürk bunu polisin koyduğunu iddia etti. Polis aramayı kameraya aldığı için Öztürk'ün iddiasını yalanlaması kolay oldu. Öztürk bu kez bunu bir sabıkalının koyduğunu iddia ediyor. Ama bu çelişkili açıklamaları ne kadar güvenilir?

    2. Çiçek askeri savcılıktaki ifadesinde bilindik imzasından farklı bir imza atmış ve bu imzayı birkaç yıldır kullandığını söylemişti. Sonra geri aldı, ve sehven öyle ifade verdiğini yeni imzayı ilk kez askeri savcılıkta kullandığını söyledi.
    Neden imzasının araştırılacağını bildiği bir soruşturma sırasında yeni bir imza kullandı? Neden imzayı ilk kez kullandığı konusunda "sehven" farklı ifade verdi?
    Bu çelişkiye yönelik tatmin edici bir açıklama yapabilir misiniz?

    3. Genelkurmay'daki bilgisayarlardaki bilgilerin imhasına yönelik bilgisayarların seri numaralarını ve tarihleri içeren bir takım iddialar var. Neden bu iddialar araştırılıp yalansa ortaya çıkarılmıyor?

    Bunu anlamak çok kolay: Yeni bilgiler, ancak silinme tarihinden sonra depolanmıştır. Diyelim ki hard diskler de değiştirildi. O takdirde, hangi tarihte hard disklerin değiştirildiği bellidir. Numaraları verilen bilgisayarlar tamamen imha edilmişse, bu kadar çok bilgisayarın bir anda yok olması, elbette şüphe çekicidir.

    Bu üç konuda ikna edici açıklama olmadıkça belge konusundaki kuşkuları gidermek mümkün değil.

  10. #59
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bugün Kanal D haberde bahsedilen "İhbarcı subaydan gelen email"in metnini aşağıya alıntılıyorum:

    İşte o olay mektup:

    Sayın Savcım,

    Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim. Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak değildir. Aksine, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek suretiyle ülkeme hizmet etmektir. Sadece gerçekler ortaya çıksın ve telafisi imkânsız girişimlere engel olunsun istiyorum. Bu kapsamda, Kurumumuzda çalışan herkesi yardımcı olmaya ve elde ettikleri bilgi-belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyorum.

    Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek Planı (LAHİKA) ve İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma başlatılmıştır. Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini önlemek ve Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki "İrticayla Mücadele Eylem Planının basında yer almasını müteakip, ..." diye başlayan paragrafta "İrticayla Mücadele Eylem Planı" yerine "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" ifadesi konularak aşağıdaki gibi değerlendirilmesi gerekmektedir:

    "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin SAYGUN'un Özel Sekreteri Kur.Alb. Uğur BERKSUN tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi Sistemleri İşletme Şubesine giderek söz konusu eylem planının hazırlanmasında kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693 BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Şükrü KISADERE, Ütğm. Erhan SAKALLI, Ütğm. Kazım BOZKURT, Bçvş. Mustafa URHAN ve Svl.Me. Rıfat SÜLÜK görev almışlardır."

    Mektubumda ayrıca, "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" nın ve "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev alan personeli bir
    arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya GÖKTAŞ'ın sadece "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev almış olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum.

    Karargâh içindeki Cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri
    planlamaktadır.

    1. Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb.tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.

    2. Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.

    3. Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de
    yıpratmak.

    4. Belge'nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile eldeedilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.

    5. İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.

    6. Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden
    uzaklaştırmak.

    7. Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek

    8. 28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin ERBAKAN'aimzalatarak ihraç edilen 1000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK
    bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak.

    9. Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve birlikte çalıştığı alt kademe personel olduğu şeklinde karar aldırmak. Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını sağlamak. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.

    Cunta faaliyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya çıkmasını ve bu planların sadece Dursun Çiçek'in faaliyetleri ile sınırlı olmadığını göstermek istiyorum. Genelkurmayda yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri kapsamında kamuoyunda daha önce de kısmen gündeme gelmiş olan internet faaliyetlerinin detaylarını paylaşmak ve bütün bu çalışmaların Cunta aracılığı ile hiyerarşik bir yapıda gerçekleştirildiğini göstermek için Ek-A'daki belgeyi dikkatlerinize sunuyor ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

    Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna yansımasından sonra (Basında 35 adet internet sitesi yer almıştı. Hâlbuki bu sitelerin adedi 42 dir ve Ek-B'de sunulmaktadır.) bunların Genelkurmaya ait olmadığını göstermek ve daha sonraki sızmaları engellemek maksadıyla hazırlanmıştır. Belgenin hazırlanmasında sızma olasılığı da dikkate alınarak çok özenli bir dil kullanılmıştır. Ancak Belgenin son bölümünde "gri ve siyah propaganda faaliyetlerinin Kurum'dan bağımsız olarak devam ettirileceği ifade edilmiştir. Hâlbuki bundan önce bu illegal faaliyetler çok yoğun bir şekilde açıktan icra edilmekte idi.

    İnternet siteleri ile ilgili haberler medyaya yansıdıktan sonra tüm siteler kapatılarak yeniden yapılandırılmıştır. Ekteki belgede görüleceği üzere, Cunta aracılığı ile Komuta katının görüş ve onayı alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir. Komuta katının onayından sonra 35 site yerine 4 adet site ve bu adreslere yönlendirilen bir miktar alan adının alınması kararlaştırılmıştır. PH faaliyetleri bu siteler üzerinden devam etmiştir. Ekte sunulan belgedeki ANDIÇ'da da ifade edildiği gibi Bilgi Destek Daire Başkanlığında görevli Şube Müdürlerinin üzerine kredi kartları alınarak ödemeler bu kartlar üzerinden yapılacak şekilde yeni alan adları temin edilmiştir. ANDIÇ'ta parafı bulunan Şb. Md.lerinin o dönemde yeni aldıkları kredi kartları ve yaptıkları ödemeler rahatlıkla banka kayıtlarından temin edilebilir. Örnek olarak "İlker Ziya GÖKTAŞ'ın bu görev için almış olduğu Ziraat Bankası'na ait olan 454...............061 no'lu kredi kartı" gösterilebilir.

    Takdir sayın savcılarımızın ve Yüce Türk Milletinindir.

    Saygılarımla arz ederim.

    EKLER :
    EK-A İnternet Siteleri andıcı
    EK-B Psikolojik Harekat Sitelerinin Listesi

    DAĞITIM :
    1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı
    2. Medya Kuruluşları

  11. #60
    Kayıt Tarihi
    Dec 2005
    Nerede
    Turkey.
    İletiler
    427
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    "Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesinin aslını gönderdim..."

    "çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum"...

    "mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak"...

    ...

    İlk cümlesinde falso var.

    Eğer suçladığı TSK içinde bir çete veya cunta ise gider şikayetçi olduğu komutanın üstüne durumu bildirir...

    Ve hatta mesleki kariyerini o kadar çok riske etmesine de gerek yok. "İrtica ile mücadele öyle olmaz, böyle olur Komutanım!" der ve al sana KARİYER...

    Ama beyimizin derdi üzüm yemek değil BAĞCIyı dövmek anlaşılan...

    Size bir şey söyleyeyim mi?

    Bu zat sizin bildiğiniz TSK'dan değil!

    Ha unutmadan

    İRTİCA ile mücadele yalnız Ordunun değil

    Cumhuriyeti hazmetmiş her vatandaşın görevidir...

    Bu konuda TSK'yı eleştirenlerin

    parmağına şey ettiği günleri görmeden

    tartışmaya girmemelerini öneririm...

    VESSELAM!

+ Konuyu Yanıtla
6 / 12 Sayfa İlkİlk 123456789101112 SonSon

Benzer Konular :

  1. "Abart Egzoz" ya da "Performans Egzozu" kullanan ruh hastalarının gürültüsü bıktırdı.
    Halk arasında "abart egzoz" ya da "performans egzozu" şeklinde tabir edilen egzozların aracın performansına olumlu yönde hiçbir etkisi olmadığı gibi...
    Yazan: Hakkarili Arzuhalci Forum: Çevre Hukuku
    Yanıt: 6
    Son İleti: 13-04-2017, 19:12:25
  2. Daire tapusundaki Niteliğin "Tarla" ile "Arsa" olması arasındaki fark nedir?
    Daire tapusundaki Ana Gayrimenkulün Niteliğinin "Tarla" ile "Arsa" olması arasındaki fark nedir? Bağımsız Bölümde ise dairenin niteliği mesken,...
    Yazan: Songull Forum: Gayrimenkul Hukuku
    Yanıt: 4
    Son İleti: 05-11-2016, 21:31:42
  3. Dilekçede "makam" a "arz" yerine "rica" etmek
    Bir makama gerçek kişi tarafından verilen dilekçenin sonu "arz ederim" yerine makama saygı ve güven duyulmadığından dolayı kasıtlı olarak "rica...
    Yazan: k_karakas34 Forum: Mevzuata İlişkin Soru ve Talepler
    Yanıt: 5
    Son İleti: 31-01-2014, 00:46:21
  4. Taşınmz satış ilanının satıştan en az "bir ay" önce verilmesinde "bir ay"ın anlamı nedir?
    18 Haziranda taşınmaz satışımız var; ancak satış ilanını ancak 18 Mayısta ilan ettirebildim. Basın İlan Kurumunda bir aylık süreye ilişkin kafamı...
    Yazan: Av.Umut Elçiçek Forum: İcra ve İflas Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 25-06-2012, 17:58:06
  5. "YD savunma ara kararı" ile "YD savunmadan sonra" ibareleri arasındaki fark nedir
    Danıştay'da yürütmenin durdurulması istemiyle mülakakat iptali davası açtım..Dava dosyasını sorguladığımda YD istem sonucu için "YD Savunma Ara...
    Yazan: siduri Forum: İdare Hukuku
    Yanıt: 3
    Son İleti: 11-12-2010, 00:43:53

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.