+ Konuyu Yanıtla
1 / 12 Sayfa 1234567891011 ... SonSon
1 den 10´e kadar toplam 112 ileti bulundu.

Konu: "Kağıt parçası"

"Kağıt parçası" Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı "Kağıt parçası"

    Fotokopi olduğu için altındaki imzanın kime ait olduğu bulunamayan belgenin aslının ortaya çıktığı iddia ediliyor.

    Bakın yandaş medya değil, Oktay Ekşi'nin dediklerine:
    TOPUN tüfeğin yenemeyeceği tek güç vardır. Ona “gerçek” derler. O güç döner dolaşır bir gün kendisini dayatır ve kabul ettirir.

    Galiba Albay Dursun Çiçek imzalı “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” başlıklı belge konusunda döndük dolaştık, “gerçeğin kabul edilmesi gereken noktaya” geldik.

    Dünkü bir kısım gazetelerde, özellikle de konuyu kamuoyuna “AKP ve Gülen'i Bitirme Planı” başlığıyla duyuran “Taraf” Gazetesi'nde yayımlanan, “İhbar Mektubu”, zihinlerdeki kuşkuyu nerdeyse tamamen silecek kadar inandırıcı görünen bilgiler içermekteydi.

    Konu yasalarımıza göre “gizli” kalması gereken bir boyut içerdiği ve Ceza Yasamızın hükümlerine göre “yargı sürecini etkileme” gibi bir eylem sayılabileceği için mektubun içeriğine girecek değiliz.

    O bağlamda söyleyebileceğimiz tek şey var:

    Ortaya çıkan gerçeklerin yasal ve ahlaki sonuçları ne ise herkes, onun gereğini yapmalıdır.

    Ama bu mektup olayı başta olmak üzere, konunun bir tarafında bulunan Genelkurmay Başkanlığı bağlamında söylenecek şeyler olduğuna inanıyoruz.

    Bizim Silahlı Kuvvetlerimize -bunu derken tabii en üst düzeydeki komutanlarına demek istiyoruz- anlatamadığımız bir şey var:

    “Madem ki biz bu milletin en fazla inandığı ve güvendiği bir kurumuz, her söylediğimize inanılır. O nedenle istediğimiz gerçeği istediğimiz şekilde sunarsak bu tartışmasız kabul edilir” diye düşünmek yanlıştır.

    Elbet hepimizin bildiği bir gerçektir ama, tekrarlamakta yarar var:

    Artık Enver Paşa'nın 70-80 bin askeri Sarıkamış dağlarına gömmesine rağmen kimseye hesap vermediği dönemde değiliz.

    O nedenle Silahlı Kuvvetlerimiz, Türkiye'nin 1946'dan beri içinde bulunduğu “demokratik sistem”in gereklerine kendini artık uydurmalı ve “hesap sorulamazlık”tan, “hesap sorulabilirlik” zeminine geldiğini kabul etmelidir.

    Bu dediğimiz cuma günleri Ankara'daki gazete muhabirlerine önceden hazırlanmış -çoğu kez içi boş- bir metni okumak ve böylece “kamuoyunu bilgilendirdik” sanmakla tamamlanacak bir şey değildir.

    Başka kurumların “saydam” olmasını istemeye ne kadar hakkımız varsa, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden de -ulusal güvenliğin gizli olmasını gerektirdiği bilgiler dışında- aynı şeyi istemeye hakkımız vardır.

    Dahası, bunu bizler istemeden bizzat Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapması yani sivil halk ile kendisi arasındaki cam duvarı kendi elleriyle kırıp halka açılması ilk ihtiyaçtır. Bunun örneklerini Amerikan ve İsrail ordularında bulmak mümkündür.

    Komutanlar şunu kabul etmeliler ki, bu ulus kendi askerini her zaman baş tacı etmekten mutluluk duyar. Ama onun, askeri bağrına basmaya her an hazır olmasına rağmen, aynı sıcaklığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden gördüğünü söylemek mümkün değildir.

    “Daha ne yapalım?” diye soranlara, biraz araştırma yapmalarını tavsiye ederiz. O zaman yapacak çok ama çok şey olduğunu göreceklerdir.



    Hukuki NET Güncel Haber

    "Kağıt parçası" konulu yargıtay kararı ara
    "Kağıt parçası" konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Jun 2006
    Nerede
    İstanbul / Beyoğlu
    İletiler
    3.411
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Alıntı sdt23 rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Bakın yandaş medya değil, Oktay Ekşi'nin dediklerine:
    Bu konuyla ilgili bir de yandaş medyadan yorum alalım

    Kürşat BUMİN / Yeni Şafak

    Bir 'ihbar mektubu'


    Bugün için aklımdan geçen yazı konusu Başbakan'ın The Guardian ile söyleşide yaptığı ve İsrail'in büyük tepkisine neden olan açıklamalarıydı. Dün öğle saatlerinde Radikal'in internet sayfasını açtığımda konuyu ilişkin haberin şu başlıkla verilmiş olduğunu gördüm:
    "Erdoğan'ın sözlerine ateş püskürdü / 'İsrail nükleer ile tehdit ediyor' dedi."
    Haberi okudum ve diğer gazeteleri de ziyaret etmeye başladım. Haber Hürriyet ve Milliyet'te de yer alıyordu.
    Önemli bir haberdi kuşkusuz. Devam ettim, bakalım diğer gazeteler olayı nasıl duyurmuştu.
    Sırasıyla Yeni Şafak, Sabah, Star ve Zaman'ı açtım. Hiçbirinin "Flaş"ı arasında yer almıyordu. Ayrıca Sabah'ın kırpılmış haberi dışında bu gazetelerin hiçbiri –yanılmışsam düzeltirim- gelişmeye tek bir satırla bile yer vermemişti.
    Tuhafıma gitti doğrusu… Hiç de görülmeyecek cinsten bir gelişme değildi bu olay.
    "Neyse", dedim içimden, "En iyisi bu konuyu yarına bırakmak." Başbakan'ın İngiliz gazetesine verdiği mülakatı değerlendirmek için onların da haber yapmasını ve yorum geliştirmesini beklemek daha mantıklıydı.
    Sonuç olarak döndüm başka bir konuya; dünkü yazımda söz konusu ettiğim "ıslak imza" meselesine.
    Dursun Çiçek'in "ıslak imzası"nı taşıdığı söylenen belgeyi savcılığa ileten muvazzaf subayın "ihbar mektubu"nu açtım önüme bu kez.
    Dünkü yazımda çok kısaca değindiğim bu mektup pek çok yönden dikkat çekici. Mektubun bana en dikkat çekici gelen bölümü şu idi:
    "Maalesef önceleri doğru ve gerekli olduğuna inandığım ancak şu an içinde bulunmaktan büyük pişmanlık duyduğum, sadece 3. dünya ülkelerine özgü bir şekilde kendi vatandaşına 'psikolojik harekât' uygulayan ve bunun adına da 'bilgilendirme faaliyeti' şeklinde masum ve haklı görünen bir maske uyduran bir cunta oluşumunda birçok arkadaşımla birlikte görev aldım."
    Bu satırlar –gerçekten- çok dikkat çekici, çünkü "ihbar mektubu"nu kaleme alan kişinin, yani yakın zamana kadar "psikolojik harekât" içinde yer alan bir subayın nedamet hislerini dile getiriyor.
    İyi ama bu his söz konusu muvazzaf subayı ne zamandır içine almış ve söz konusu mektubu hangi nedenden dolayı kaleme almış?
    Sorunun cevabı mektupta açıkça belirtilmiş:
    "Sayın Savcım, Kuşaklar boyu TSK'ya hizmet etmiş bir aileye sahip olmaktan onur duyan bir subayım. Son dönemde TSK'nın tarihinde hiç olmadığı kadar itibar kaydına uğraması, beni ve benim gibi vatanını ve milletini seven birçok silah arkadaşımı son derece rahatsız etmiştir."
    Mektubu okumaya devam edelim:
    "Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden haberdar ve rahatsız olan benim gibi personel gerçekleri anlatmak için zemin bulamamakta ve sesini duyuramamaktadır."
    Bu satırların bizde takdir duygusu uyandırması beklenemez, çünkü "uzun yıllar" (bkz. Bir sonraki alıntı) "psikolojik harekât" içinde görev alarak olmayacak işlere imza atmış bir subayın "ıslak imza"ya gelinceye kadar niçin sabrettiğini anlayabilmemiz imkânsızdır.
    Mektubun şu bölümü de gözden kaçacak cinsten değil:
    "Mensubu bulunduğum TSK'ya uzun yıllar hizmet etmiş bir subay olarak bir hizmetim daha olsun istiyorum. Özverili çalışmalarınıza katkıda bulunmak adına EK-A'da yer alan bu belgeyi size göndermeyi vatanım ve milletim adına bir vazife biliyorum. "
    Doğrusu, bu da problemli bir fasıl. "İhbar mektubu"nun yazarı "bir subay olarak bir hizmetim daha olsun" derken, bu hizmetini biraz önce nedamet duyduğu "hizmetlerinden" birisi olarak mı değerlendiriyor?
    Sonuç olarak: "Islak imza" iddiası doğru da çıkabilir yanlış da. İki durumda da şaşırmayız.
    Ama şimdiden şu bir gerçek ki, elimizdeki "ihbar mektubu" makbul bir şey değil.
    Yazıyı noktalıyorum, saat 18.30'u gösteriyor. Yukarıda sözünü ettiğim gazetelerin internet sayfalarına bir kere daha göz attım. The Guardian'a verilen mülakattan hâlâ bir haber yok… Bu gecikmeye canım sıkılmadı değil doğrusu. "Haberin hür dolaşımını" talep etmiyor muyduk?

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.403
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Albay Dursun Çiçek'in avukatı o belgeye itiraz etti: Islak imza da taklit edilebilir

    Albay Dursun Çiçek'in avukatı Mustafa Çevik, "müvekkilinin peşinen suçlu olarak ilan edilmesi her türlü hukuki izahtan yoksun" olduğunu ifade etti.

    Çevik, yaptığı yazılı açıklamada, medyada "irtica ile mücadele planı" adı altında yer alan haberlerde "planı müvekkilinin hazırladığı ve altını imzaladığının iddia edildiğini" kaydederek, bu iddialar üzerine müvekkili Albay Dursun Çiçek adına açıklama yapmak mecburiyeti doğduğunu ifade etti.

    Devamı: http://www.haber3.com/peki-o-imza-taklit-mi-518801h.htm

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    "Kağıt parçası" ilk ortaya çıktığında bunun düzmece olduğu iddia edenlerden "ya doğru çıkarsa" sorusuna net bir cevap alamamıştık.

    Taraf'ın Yazıcıoğlu'nun helikopteriyle ilgili NTV iddiasının doğru çıkmadığı günün üzerinden daha bir hafta geçmeden bakın E.Özkök nasıl yazıyor:

    Art arda gelen şu hatalara bakın.
    1. Cezalandırmak istediği erin eline, pimi çekilmiş el bombası verip 4 kişinin ölümüne yol açan subay kamuoyundan saklanmak isteniyor.
    Ve saklanamıyor.
    2. Bir kız çocuğu tarlada ölüyor, suçlamalar yapılıyor.
    Bunun açıklaması günlerce sonra geliyor.
    3. Bir albayın hazırladığı darbe belgesi için komutan kendini angaje edip “Kâğıt parçası” diyor veya dedirtiliyor. Sonra belgenin aslı ortaya çıkıyor.
    Hangi ordu bu kadar üst üste vahim hatayı kaldırabilir?
    Tabii ki bu olaylara bakıp, koskoca Türk Ordusu’nu baştan sonra yerin dibine batırmaya hiçbirimizin hakkı yok.
    Neticede hepimizin ordusu ve hâlâ mukaddes bir görevi başarı ile yerine getiriyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ yeni bir belge çıktığı takdirde gereğini yapacağını söylemişti.
    Komutanı tanırım.Yapacağına eminim.
    Bu olaydan sonra, artık kamuoyunu tatmin edecek samimi bir açıklamanın yapılması şart oldu.
    Komutanlarımız bu konuda eleştiri yapan bazı kişileri önyargılı görebilirler.
    Ama emin olsunlar ki, benim gibi bütün hayatı boyunca ordusuna gözbebeği gibi bakmış insanların kafasında da sorular uyandı.
    Asıl onlar büyük düş kırıklığı yaşıyor.

    Vazo belki kırılmadı.
    Ama bu çatlakla yaşamak da kolay değil.


    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...arid=10&gid=61

    İki önemli konuya dikkatinizi çekmek isterim:
    1. E.Özkök'ün yazısında bahsettiği "3 vahim hata" Taraf veya bir başka cesur gazete yayınlamasaydı asla haberdar olamayacağımız 3 vahim olaydı.
    2. NTV ile ilgili iddialar helikopterin düşüşünden hemen sonra Vakit'te de dile getirilmiş ama NTV yönetimi bunu yalanlama ihtiyacı bile duymamıştı.

  6. #5
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bu "kağıt parçası" ilk ortaya çıktığı günlerde forumumuzun bazı değerli üyeleri ihtiyatla yaklaşmam konusunda önemli uyarılarda bulunmuşlardı. "Belge Albay Çiçek tarafından hazırlanmış olsa da hukuki açıdan anlam taşıyabilmesi için bunun ispat edilmesi gerektiği"ni söylemişlerdi.

    Adli tıp raporuna göre hala bunun kesin olarak ispatlanmadığını söyleyebiliriz. Hala bir "ihtiyat payı" bırakmalıyız.

    Ancak gönderilen "ihbar mektubu"nda teyit için bakılacak başka iddialar da var. Mesela numaraları verilen bilgisayarların belirtilen tarihlerde 35 kez silme işlemine tabi tutulduğu yazıyor.

    Bahsedilen verilerin üzerine "35 kere rastgele veri yazdırma işlemi"ne "Gutmann metodu" deniyor:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Gutmann_method

    Bilgisayarlar derhal incelenip 19 haziran 2009 öncesine dair bir doküman olup olmadığına bakılır ve iddianın doğruluğu anlaşılmış olur.

    Ancak bu bilgisayarlar gizlilik derecesi yüksek birimlerde bulunduğu için muhtemelen sivil mahkemenin tayin edeceği bilirkişilerin incelemesine izin verilmeyecek, askeri mahkemenin bu yöndeki inceletmesi sonucunda açıklanacak sonuç ise yine "mektup"ta yer alan diğer iddialar yüzünden kuşkuyla karşılanacaktır.

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    Dec 2005
    Nerede
    Turkey.
    İletiler
    427
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    TSK'yı sık sık eleştiren biri olarak bilinirim...

    Ama hiç bir eleştirimde onları AMATÖR olarak suçlamadım...

    VESSELAM!

  8. #7
    Kayıt Tarihi
    Nov 2006
    Nerede
    izmir
    İletiler
    2.370
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Kağıt parcası tam zamanında kurtarıcı oldu Açılım AKP'nin başını yerken
    Bu kağıt parcası diye bas bas bağırken Genel Kurmay başkanımız
    Neden sen nediyorsun deyip de Aslını o zaman gözüne şokmadı

    Bakın gündemden neler gözümüzden kaçırılıyor
    TBMM'sine TÜRK BAYRAKLI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN ELLERİNDE Kİ BAYRAKLAR ALINDI Vizdanımız sızlıyor Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın pilanlı bir şekilde gündemi deyiştirenleri.

    Türk Bayrağı Meclis'te sorun çıkardı!
    27 Ekim 2009 Salı 17:50

    Şehit ailelerinin TBMM’ye girişlerinde ellerindeki Türk bayraklarının ve şehit fotoğraflarının alınması nedeniyle yaşanan kriz üzerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural devreye girerek, bayrakların yeniden ailelere verilmesini sağladı. Türk bayrakları ve fotoğraflar MHP grup salonundaki şehit ailelerine dağıtıldı. Vural, tepkili aileleri “Bütün bayrakları geri getirttik. TBMM’de Türk bayrağı olmayacak da ne olacak” sözleriyle sakinleştirdi. Dernek temsilcilerinin Şahin’le yaptığı görüşmenin bitmesini şehit aileleriyle birlikte bekleyen Vural, basına yaptığı açıklamada, “Bu meselede endişelerini dile getiren sadece şehit yakınları değil, bu çocuklar bizim için şehit oldu. Başbakan bir tarafı yaparken biz tarafı bozmamak lazım diyordu. Başbakan’a soruyorum, sen hangi tarafsın. Başbakan şehitle teröristi taraf olarak görüyor. Grup toplantılarında gözyaşı dökenler Habur’da bir damla gözyaşı döktüler mi, oraya savcıları, hakimleri gönderirken yürekleri cız etmedi mi?” dedi.

    http://www.haberkonseyi.com/haberler...se-alinmadilar
    Konu monica tarafından (27-10-2009 Saat 23:36:04 ) de değiştirilmiştir.

  9. #8
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.403
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Taha Akyol: ‘Belge’ ve askeri ideoloji
    http://www.milliyet.com.tr/Yazar.asp...20Akyol&ver=93

  10. #9
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Adana, Seyhan, Turkey.
    İletiler
    2.930
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Bu belgeye itirazı olanların en önemli dayanağı belgenin "fotokopi" olmasıydı. Gerçekten de hukukta fotokopi "kesin delil" değil, "delil başlangıcı" olarak değerlendirilir. Taraflardan birinin itirazı halinde aslı temin edilmeden delil olarak dikkate alınması mümkün değil.

    Şimdi aslının bulunduğu iddiası var ve ayrıca destek mahiyetinde başka ciddi belge ve iddialardan bahsediliyor.

    Ama hala kafalarda kuşku var. İddiaya göre ABD'de ıslak imza üreten makinalar varmış. Ben, bizim ordunun toplumu hizaya getirme ve darbecilik geleneğinin hala tam olarak yok olmadığını düşünen biri olarak, askeriyenin genlerindeki bu kalıntılardan dolayı bu belgeyi gerçekten düzenledikleri kanısındayım. Ama, aslı bulunmadığı sürece cezalandırma için delil olmayacağını da düşünüyorum.

    Bu durumda imzanın "yaş mı yoksa kuru mu" olduğunun netleşmesi gerekiyor. Gerçi bizim asker "en büyük asker" olması hasebiyle "yaş" tahtaya basmaz diye biliyoruz biz. Ama son günlerde de bazı falsolar verdiği gözlerden kaçmıyor.

    Eline pimi çekilmiş bombayı vererek 4 askerin ölümüne neden olan olay, gazetelerde yazılıncaya kadar kamuoyundan gizlenmiştir.

    Bir patlama sonucu ölen 13 yaşındaki Ceylan Önkol olayında, jandarma savcıyı olay yerine "güvenlik yok" gerekçesi ile götürmemiştir ve bundan dolayı da "acaba jandarma delilleri mi kararttı" şüphesinin doğmasına neden olmuştıur.

    "Yaş" tahtaya basmayan ordumuzun, bu belge konusunda "fotokopi dönemindeki" tavrını biliyoruz. Aslı olduğu iddia edilen bu dönemde ne diyecekler bekliyoruz.

    Ben de merak ediyorum; "yaş mı kuru mu?"

  11. #10
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    5.000
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: "Kağıt parçası"

    Beni bu süreçte asıl şaşırtan ve kuşkulandıran 04 Ağustos 2009 günü saat 12:30'da yayınlanan BN - 74/09 sayılı bilgi notu olmuştur:
    http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basi...009/BN_74.html

    Genelkurmay Başkanlığı tarihte emsali görülmemiş bir şekilde bir albayın neden generalliğe terfi ettirilmediğini açıklamıştır.

    Genelkurmaya yöneltilen pek çok soru hakkında tatmin edici yanıtlar verilmezken böyle bir tali konuda tavır alınmasını nasıl yorumlamalı?

    Bu bilgi notunun yayınlayanlar (karargahın esas hakimi ikinci başkan sayılır) aslında albayı koruyup kolladıklarını bir nevi itiraf etmişler, diyenlere ne cevap verilebilir?

+ Konuyu Yanıtla
1 / 12 Sayfa 1234567891011 ... SonSon

Benzer Konular :

  1. "Abart Egzoz" ya da "Performans Egzozu" kullanan ruh hastalarının gürültüsü bıktırdı.
    Halk arasında "abart egzoz" ya da "performans egzozu" şeklinde tabir edilen egzozların aracın performansına olumlu yönde hiçbir etkisi olmadığı gibi...
    Yazan: Hakkarili Arzuhalci Forum: Çevre Hukuku
    Yanıt: 6
    Son İleti: 13-04-2017, 19:12:25
  2. Daire tapusundaki Niteliğin "Tarla" ile "Arsa" olması arasındaki fark nedir?
    Daire tapusundaki Ana Gayrimenkulün Niteliğinin "Tarla" ile "Arsa" olması arasındaki fark nedir? Bağımsız Bölümde ise dairenin niteliği mesken,...
    Yazan: Songull Forum: Gayrimenkul Hukuku
    Yanıt: 4
    Son İleti: 05-11-2016, 21:31:42
  3. Dilekçede "makam" a "arz" yerine "rica" etmek
    Bir makama gerçek kişi tarafından verilen dilekçenin sonu "arz ederim" yerine makama saygı ve güven duyulmadığından dolayı kasıtlı olarak "rica...
    Yazan: k_karakas34 Forum: Mevzuata İlişkin Soru ve Talepler
    Yanıt: 5
    Son İleti: 31-01-2014, 00:46:21
  4. Taşınmz satış ilanının satıştan en az "bir ay" önce verilmesinde "bir ay"ın anlamı nedir?
    18 Haziranda taşınmaz satışımız var; ancak satış ilanını ancak 18 Mayısta ilan ettirebildim. Basın İlan Kurumunda bir aylık süreye ilişkin kafamı...
    Yazan: Av.Umut Elçiçek Forum: İcra ve İflas Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 25-06-2012, 17:58:06
  5. "YD savunma ara kararı" ile "YD savunmadan sonra" ibareleri arasındaki fark nedir
    Danıştay'da yürütmenin durdurulması istemiyle mülakakat iptali davası açtım..Dava dosyasını sorguladığımda YD istem sonucu için "YD Savunma Ara...
    Yazan: siduri Forum: İdare Hukuku
    Yanıt: 3
    Son İleti: 11-12-2010, 00:43:53

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.