Kurtlar vadisinin yayından kaldırılması tam anlamıyla siyasal bir sansürdür. Kurtlar vadisinin zararlı olduğu ve okullarda şiddetin nedeni olduğu iddiası gerçek dışıdır. Benim akrabalarımın birçoğu öğretmen, onlarla kanuşma fırsatı buldum. Hepsinin de ortak olarak üzerinde durdukları nokta -argo tabirle- kız meselesinden bu olayların çıkmasıdır. Peki bundan 10 yıl önceye göre neden artış gösterdi diye düşünecek olursak televizyon kanallarında yayınlanan müdürleri üçkağıtçı, öğretmenleri takıntılı ve psikolojik sorunlu tipler olarak gösteren; öğrencilerin kıyafetleriyle olsun, davranışlarıyla olsun tam anlamıyla bir kötü örnek teşkil ettiği ve okulda eğitim haricinde herşeyin var olduğu diziler bu okul içi şiddetin ana nedenlerindendir.
Ayrıca hem dinen hemde kanunen yasak olmasına rağmen dizilerde daha akli gelişimini tam anlamıyla tamamlamamış çucuklara yönelik sihirli, büyülü diziler Kurtlar vadisinden daha zarar vermektedir. Özellikle daha çocuk yaştaki oyuncuların o yaşta sevgili bulmaya çalışmaları Türk kültürüne zarar vermektedir.
Şu an vaktim olmadığı için daha fazla yazamıyorum; ama ilk fırsatta devam edeceğim.
Saygılarımla
Türkiye'de her haber bülteninde töre cinayetleri kötülenirken, haber sonrası neredeyse tüm dizilerin ana konusunun töre cinayetleri olması ve dizilerin konularının ağırlıkla doğu kültürüyle alakalı olması (işin aslında birçoğu gerçek dışıdır ve sadece art niyetli olarak yayınlanmaktadır) gerçekten kaygı duyulacak bir durumdur.
Kurtlar vadisi bu konumda en az zararlı diziler arasında bile gösterilebilinir. Amerikan patentli filmlerde yer alan şiddetin, seri katillerin özendirilecek şekilde gösterimi ve aile hayatıyla (özellikle bizim kültürümüzde) bağdaştırılamayacak durumların varlığı yıllardır bu millete zarar vermektedir. Üstelik malesef bu durum Türk kanallarındaki ne olduğu belirsiz, ahlak ve millilik kavramlarından uzaklaşılmış programların artmasıyla zirve noktasına uzanmıştır.
Kurtlar vadisinin kaldırılması hukuki açıdan da yanlışlıklar barındırmaktadır. Daha ilk bölümü yayınlanmış ve ileriki bölümleri bilinmeyen bir dizinin kaldırılması sansür ötesi bir durumdur.Kanalın yayın lisansının iptal edilmesi tehdidi ise söylenecek söz bırakmıyor. Kaldırılmasının nedeni olarak "milli hisleri uyandırması " da ülkemizde egemen olan gayri milli anlayışın ne boyutta olduğunu göstermektedir. Gerçekte kaldırılma nedeni terör örgütü PKK ve onu yönlendirenlerin gerçek yüzünü -daha ilk bölümden başalayarak- göstermesidir.
Kurtlar vadisinin tekrar yayınlanmasının gerekliliğine inanıyorum; ancak bunun olmasının da dizinin yumuşatıldıktan sonra olabileceğini düşündüğümden malesef dizi olarak kurtlar vadisi efsanesinin bölücü güçler tarafından bitirildiğini görüyorum.
Saygılarımla
Sayın Yavuzcan'a katılıyorum ve izin verirseniz Sayın Ece Temelkuran'ın bir köşe yazısını yayımlamak istiyorum;
Kurtlar vadiye inecek mi?
Milliyet'in dünkü internet sayfasında en çok okunan haber buydu:
"Kurtlar vadiye inmeyebilir"
Bir süredir ortam gergindi:
Ya Kurtlar Vadisi yayımlanmazsa!
Öyle ki bu "kutsal bilgi" kaynağından mahrum kalan halkımızın ne yapacağı endişe verici bir hal almıştı.
Kurtlardan mahrum bırakılan halkımız onları aramaya dağlara çıkabilir, kurtların peşine düşen halk işinden gücünden olabilir, bu varoluşsal arayış içinde nice vatan evladı elden ayaktan düşebilirdi.
Böyle bir hayat memat meselesi haline geldi konu. Sonunda bu milli mesele neticelendi, "yapımcıyı kırmadan" gibi özellikle belirtilen bir hassas operasyonla kurtlar inlerine geri gönderildi.
Derin devletin cücesi
Gerekçe açıklandı:
"Yeni Ogün Samast'lar yaratılmasın!"
"Işıklar sönmesin looo!" duyarlılığındaki bu gerekçe ve çözüm yeni Ogün Samast'ların yaratılmasını engeller mi bilinmez ama hiç değilse genç nesillerin sarsak Türk kahramanı, derin devletin cüce temsili, dublajlı erkek Polat Alemdar tiplemesinden bir parça korunacağı açık. O bakımdan rahat bir nefes alıyoruz.
Ve fakat mesele şu:
Halkımızın komplo teorilerine, şifresi ancak kafası karışık dekoderlerle çözülebilecek derin devlet maceralarına ve dakika başına ancak bir cümle düşecek düzeyde zekâ özürlü diyaloglara olan engellenemez ihtiyacı neyle karşılanacak? Bu memleketin, bilgi yerine şüpheyi koyan bozulmuş dengesini hangi yüksek kültür ürünü teskin edecek?
Komplo ya resullullah!
Susurluk'ta ne oldu? Olayın öncesinde var olan ve sonrasında iyice şahlanıp bütün ülkeyi ele geçiren Polatımsı Alemdarımsı adamları kim besledi? Bu adamlar nasıl Türkiye'nin yeni yüzü haline geldi? Siyaset-mafya-devlet üçgeninde Susurluk kazasında ortaya çıkan ilişkiler bu ülkeye nasıl unutturuldu?
Görünen devletle derin devlet ilişkisi nedir? Bu olayın Kürt meselesiyle ilişkisi nedir? Uyuşturucu ticaretinden beslenen savaşın sürdürülmesi kimlerin işine yaradı? Onlarca faili meçhul cinayet, katliamlar bu çarkın arasına nasıl sıkıştırıldı?
Bu soruların cevapları yerine, bu cevapları hiç değilse arayan belgeseller yerine bize bir komplo deryası sunuldu. Bu deryanın bir parçası ve muhtemelen etrafında toplanan insanlara en çok para kazandıranı Kurtlar Vadisi oldu. Birçok insanın bugün cansiperane bir çaba içinde diziyi savunmasının nedeni bu. Para çok çünkü. Para çok olunca gürültü de çoğalıyor elbette.
Bir belgesel ya Rab!
Kurtlar Vadisi veya benzeri diziler yayından kaldırılsa bile bu ülkenin televizyoncuları, o televizyonculara sermaye sağlayanlar, reklamlarla onları destekleyenler, bu komplo kumkumalarını izleyerek ve överek yüceltenler hiçbir zaman hakikatleri gürültüye vermenin günahını ödeyemeyecekler. Susurluk ve sonraki süreç üzerine bu kadar para dökülüp diziler yapılırken bu konuda aynı gürültüyü çıkaracak tek bir belgesel yapılmamasının vebali boyunlarınadır.
Hakikaten bir şeyler biliyorlar da anlatmıyorlarsa günahları ağırdır. Ama tam olarak hiçbir şeyi bilmeden konuşup duruyorlarsa, insanların kafasını birtakım dizilerin güya şifreli mesajlarıyla karıştırmak daha büyük bir günahtır.
Ogün Samast'ları yaratan elbette bu dizi değildir ama o vandalları estetize edip yüceltmek de elbette bir suçtur. Bu, bu ülkeye karşı işlenmiş bir suçtur. Akan kanı onlar akıtmamıştır elbette ama kanı akıtanların egosunu besleyerek, onları "kahraman" olarak göstermek suretiyle mutlaka paçalarına birkaç damla kan lekesi bulaşmıştır.
Kurtlar Vadisi yine gündemde
“Kurtlar Vadisi-Terör"ün yayından kaldırılmasının ardından, Show TV “Kurtlar Vadisi"nin eski bölümlerini yayınlamaya başladı. RTÜK, diğer programlarda olduğu gibi diziyi inceleyecek, ihlal olması durumunda yaptırım uygulayacak.
Son günlerin en tartışmalı dizisi Kurtlar Vadisi, Show TV’de yeniden gösterilmeye başladı.
RTÜK’den edinilen bilgiye göre dizi, diğer programlarda olduğu gibi yine incelemeye alınacak. Herhangi bir ihlal olması durumunda yaptırım uygulanacak.
“Kurtlar Vadisi", “Kurtlar Vadisi-Terör" ismiyle Geçtiğimiz günlerde yayınlanmak istenmiş, ancak dizi gençlere kötü örnek olabileceği ve gelen pek çok şikayet nedeniyle yayından kaldırılmıştı. “Kurtlar Vadisi"nin ise gösterildiği dönemde okullarda şiddeti artırdığı iddia edilmiş, tekrar yayınları bu nedenle durdurulmuştu.
Milliyet/(ANKA)
..............................
Bu dizi ne olay diziymis. Kapidan kovuluyor , pencereden giriyor. Anlayamadim ki bu ne bicim is...
Ergenekon’un tutuklu sanıklarından Muzaffer Tekin bugün yaptığı savunmasında Ergenekon İddianamesi’nin Kurtlar Vadisi dizisi ile örtüştüğünü söyledi.
Silivri Cezaevi İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen Ergenekon Davası’nın 14. duruşması saat 09.30’da başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu ve tutuksuz sanıklar yerlerini aldıktan sonra yoklama yapıldı. Daha sonra tutuklu sanıklardan Muzaffer Tekin dün yapmaya başladığı savunmasına bugün kaldığı yerden devam etti.
Ergenekon’un tutuklu sanıklarından Muzaffer Tekin bugün yaptığı savunmasında Ergenekon İddianamesi’nin Kurtlar Vadisi dizisi ile örtüştüğünü söyledi.
Tekin, hayatının hiç bir döneminde bırakın gayrı yasal bir yapılanma içinde olmayı, yasal bir yapılanma içinde dahi yer almadığını söyledi.
“LAKABIM KOD ADIM OLDU”
Aile içinde kendisine “zafer” diye hitap edildiğini belirten Tekin bunun iddianameye kod adı olarak konulduğunu söyledi.
Soruşturma Savcısı Zekeriya Öz’e yardımcı olmak amacıyla 2007 Eylül ayına kadar çok sayıda mektup yazdığını belirten Tekin, şunları söyledi:
“Savcının şahsına gönderdiğim mektuplar soruşturma gizliliği olmasına rağmen bizzat savcının eliyle yandaş medyaya servis edildiğini ve tahrif edilerek yayınlandığını gördükten sonra yazmaktan vazgeçtiğim gibi, daha önce gönderdiğim mektuplar için de büyük pişmanlık yaşadım.
17 aylık tutukluluk dönemimde suçsuz bir insana suç yapıştırma adına her türlü hukuksuzluk yapıldı. Göz altına alınan insanların bir kısmı ile şahsım aleyhine ifade vermeleri karşılığında pazarlıklar yapıldı. En temel hukuk kuralı, delilden şüpheliye gitmek yerine delil imal etmek yöntemi uygulandı. En büyük teessürüm bu senaryonun savcı Zekeriya Öz tarafından vizyona sokulmasıdır. İddianamelerinden şüpheli ve sanıklar için 3 bin yıl istenen sanıklardan 3-3.5 ayda aklanan insanların olması düşündürücüdür.”
Ergenekon olayının tamamen iktidarın güdümünde yürütüldüğünün kanıtlarından biri de televizyonda izlenme rekoru kıran Kurtlar Vadisi adlı dizinin senaryosu. Şimdilik “maddi” nedenlerle yayınlanmayan ve artık atv’de devam edeceği belirtilen Kurtlar Vadisi’nin “ikinci bölüm” senaryosu ile bugün sürdürülen Ergenekon soruşturmasının ayrıntıları neredeyse bire bir tutuyor.
Bunun da ötesinde Kurtlar Vadisi’nin senaryosu her nasılsa operasyonların önünde. Yani yayınlandığı sürede Kurtlar Vadisi’nde ne oluyorsa bir hafta on gün içinde bunun gerçekleştiğini görüyorduk.
Ancak şimdi Kurtlar Vadisi yeni kanalında zora girecek herhalde. Çünkü olay giderek bu dizinin kahramanının da aleyhine dönme trendinde.
Şöyle anlatayım: Kurtlar Vadisi dizisinin ilk dönemi Susurluk olayını anlatıyordu. Dizide Susurluk olayının isimleri kahramanlaştırılmıştı.
Ana kahraman Polat Alemdar aslında Abdullah Çatlı idi. Dizinin ilerleyen bölümlerinde Polat Alemdar’ın aslında bir mafya lideri olmadığını, devlet adına çalıştığını, temel amacın Türkiye’nin kanını emen, iş adamı kılığındaki gerçek mafyanın kökünü kazımak olduğunu anladık!
Kısacası Susurluk adı verilen devlet içi çeteleşme bu dizide “ulvi bir vatan görevinin yerine getirilmesi” olarak anlatılmıştı. Anadolu kentlerinin vatansever gençleri, ağır abi olmaya özenen büyük kentlerin varoş gençleri, yaptıklarını gerçekten memleket aşkı olarak gören askerler, polisler ile “önemli olan adaleti sağlamak” diyen pek çok vatandaş bu diziyi büyük keyifle izledi.
Dizi galiba 100 bölümde mafyanın çökertilmesi, yargının da mafyavari örgütlenen ama devlet için savaşan kahramanları beraat ettirmesiyle sona erdi. O mahkeme sahnesi de evlere şenlikti. Yargıçlar her şeyin suç olduğunu söylüyordu ama kahramanlar beraat etti.
Diziyi yapanlar gördükleri ilgiden ve kazandıkları milyonlarca dolardan pek mutlu olduklarından devam kararı aldılar. Ama bu sırada iktidar çoktan değişmiş ve “yeni dönem” başlamıştı. Bu duruma senaryonun da buna uydurulması gerekiyordu.
Dizi yine Susurluk’un en önemli kahramanının bu kez “aslında henüz bitirilmemiş olan” derin çetelerle mücadelesi olarak başladı. Fena da gitmiyordu ki Ergenekon olayı patlatıldı. İşte o andan itibaren dizinin senaryosu da buna uygun hale getirilmeye başlandı.
Susurluk’un kahramanı yine devlet için çalışıyordu ama, aynı olayın diğer kahramanları “çıkarcı, hain, para gözlüsü, PKK ile iş birliği yapan, dinci örgütleri sevk ve idare eden” kişiler olarak gösterilmeye başlandı.
Bir önceki bölümde göklere çıkarılanlar bu kez yerin dibine batırılıyordu. Susurluk’a hiç bulaşılmıyordu. Ama şimdi durum biraz değişti. Ergenekon olayı Susurluk’a çevrilmeye başlandı. Şimdi bu durumda Kurtlar Vadisi’nin ne yapacağını merakla bekliyorum.
Dizinin ana kahramanı olan Abdullah Çatlı bu senaryoda acaba nereye oturtulacak?
Sonuç olarak söylemek istediğim şu: “Devlet adına, vatan millet uğruna yasaların ve hukukun dışına çıkılmasının iyisi kötüsü olmaz. Siyasi fayda umarak yasa ve hukuk dışına çıkmaktan medet umanların ve bunu kahramanlık gibi göstermeye çalışanların bir gün ayakları birbirine dolanır. Ergenekon’da geldiğimiz nokta budur.”
Oldukça eski bir konu. Yurtdışında olduğumdan dolayı pek izleyemediğim dizinin son birkaç bölümünü izleme şansım oldu. Aslında konu dizi değil sadece.
Dizinin son yayınlanan bölümlerindeki olaylar ve orgenekon'un gidişi.
Dizi, ergenekon yüzünden yayınlanmıyor olabilir mi ?
Olabilir neden olmasın ? Ancak kaldırılması ne olursa olsun doğrudur.
Türkiye'deki televizyonu en doğru kaynak olarak görme yüzünden insanların cuma günleri yürüyüşü dahil herşeyi değişiyordu.
Ancak gözlemlediğim birşey daha var... Samanyolu vb televizyon kanallarının yayınladığı bilmem kaçıncı boyut gibi programların da kaldırılması gerekmez mi ?
Aksine o dizileri TRT'nin yayınlaması gerekir, ne de olsa o kanal kadrolarının tamamı TRT'de program yaparken, o kanalların dizilerini öksüz bırakmak olmaz. Haşa, o dizileri TRT 2'ye isterük...:o
™ Hukuki NET 2002-2022 - Ulusal ve uluslararası Hukuk Sitesi ⚖️ olma özelliği ile gerek avukat, gerek diğer hukukçu arkadaş ve gerekse vatandaşlara ev sahipliği yapan, eğitim ve bilimsel alışveriş yapma amaçlı bir "Hukuk Rehberi" dir.
Davalar
Hukuki Net; sürekli yenilenen faydalı güncel içeriği ile zamanın hukuk dallarına göre kategorize edilmiş çeşitli mevzuat (Ceza kanunu, İş kanunu, Borçlar yasası gibi), emsal mahkeme kararları, yargıtay kararları, emsal danıştay ve anayasa mahkemesi kararları ile hukuksal makale, kanun, hukuki forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları, meslektaş ilanları, avukatlar için kolay hesaplama araçları, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, benzer Yargıtay kararı ve Mahkemeler tarafından örnek davalar ile ilgili gerekçeli kararlar, * davası dilekçe örnekleri yasal haberler ve hukuk siteleri dizini 🕸 bulunan bir hukuk bilgi bankası sistemidir.
Avukatlar
Yararı nedir?
📝 Hukukçular için mesleki danışma (Üstad ve meslektaşlar arası paylaşım), dayanışma ve bakalorya fonksiyonu olan site; "Önleyici hukuk" veya "Dava hukuku" nedeni ile doğan veya yeni doğacak anlaşmazlıklar ile içtihat hukuku kaynağı olan Yargı ve Yargılamayı tartışmak, davalar ve ihtilaflar için yararlı çözüm yolları üretmek ve hukuksal konularda özellikle nerede, nasıl, neden soruları üzerinde soru cevap yorumlar, tartışma paylaşma yorumlama yöntemi ile sebep sonuç ilişkisi kurarak 💬, Mahkemelerin dava yükünü hafifletmeyi de amaçlayan suigeneris (kendine özgü) hukuk laboratuarı özellikleri bulunan bir hukuki kalkınma hedefli bilgi dağarcığıdır.
® Hukuki Net internette ve Türk hukukunda bir marka olmakla birlikte ticaret veya iş amaçlı bir site olmayıp, herhangi bir ticari kurum, kuruluş, bilgisayar programı firması, banka vb. kişi veya herhangi politik veyahut siyasi bir kuruluş tarafından desteklenmemekte, finans kaynağı reklam ve ekseriyetle site yönetimi olan Adalet sistemine adanmış bir servistir.
🆓 Hukuki.net halk için ücretsiz ve açık kaynak nitelikli bir hukuk sitesi olup, gayri resmi vatandaş bilgilendirme portalı işlevi görmektedir. Genel muhteviyat olarak kanun, yönetmelik, Emsal Anayasa mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararı gibi hukuki mevzuat içermekle birlikte avukat ve uzman kişilere özel yorumlar da içeren sitenin tüm hakları saklı olup, 🕲 telif hakkı içeren içeriği izinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz. (Herhangi bir hususu sitene alıntı kuralları çerçevesinde kopyalamak için sitene ekle için izin bağlantısı.)
™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Fazla çalışma yaptığınız için ayrılıp kıdem tazminatına hak kazanamazsınız, ancak fazla çalışma süreleriniz yıllık 270 saati aşıyorsa, veya fazla...
Fazla çalışmada kıdem tazminatı...