+ Konuyu Yanıtla
1 den 4´e kadar toplam 4 ileti bulundu.

Konu: Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler

Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Mar 2009
    İletiler
    84
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler

    Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Medeni Kanunu Türk toplumuna çağdaş gelişmeleri yaşama imkanı tanıyan bir düzenlemedir.



    Yasada kadınların toplumsal yaşamda edindikleri yerleri, evlilik yaşamındaki konumlarını aradan geçen 76 yıllık süreç içerisindeki sosyal ve ekonomik durumları, uluslararası alandaki gelişmeleri ve Türkiye'nin de taraf olduğu anlaşmaları göz önünde tutarak kadın-erkek eşitliğini zedeleyen hükümleri yürürlükten kaldırmıştır.



    Medeni Kanun yeni şekliyle kadın-erkek eşitliğini gözeten, cinsiyet ayrımcılığına son veren, kadınları aile ve toplum içerisinde erkekler ile eşit kılan, kadın emeğini değerlendiren bir düzenlemedir.



    Medeni Kanun ile özellikle aile hukuku alanında bugüne kadar yaşanan gelişmeler değişim ve ihtiyaçlar dikkate alınarak çok önemli değişiklikler yapılmıştır.



    Evlenme yaşı, yasal yerleşim yeri, aile reisliği, boşanma davaları, aile konutu ve konut eşyası, yasal mal rejimi, velayet, vesayet, emeğin değerlendirilmesi, mülkiyet, miras ve çocuk hakları konularında Türkiye'nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerde dikkate alınarak, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması yolunda köklü değişiklikler gerçekleştirilmiştir.



    Yeni Medeni Yasa ile getirilen değişikler şunlardır;



    Yeni Medeni Kanun ile "aile reisi kocadır" ibaresi değiştirilerek "evlilik birliğini eşler beraber yönetirler" ibaresi getirilmiştir.



    Eski Kanunda evlilik birliğini temsil hakkı bazı haller dışında kocaya ait iken, yeni Medeni Kanunda evlilik birliğinin temsili eşlerin her ikisine verilmiştir.



    Evin seçimini kocanın yapacağı hükmü değiştirilerek, eşlerin oturacakları evi birlikte seçecekleri hükmü getirilmiştir.



    Kadına önceki soyadını kocasının soyadından önce gelmek üzere kullanabilme hakkı veren ve 1997 yılında yapılan değişiklik yeni yasada aynen benimsenmiştir.



    Eski Medeni Kanunda yer alan eşlerin çocukların velayetini birlikte kullanacağı, anlaşmazlık halinde ise babanın reyinin üstün olacağı hükmü değiştirilerek, eşlerin velayeti birlikte kullanacakları hükmü getirilmiştir. Evlilik dışında doğan küçüğün velayeti anneye aittir.



    Yeni Medeni Kanunda eşlerden birinin meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığı hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemeyle eşler mesleklerini diğer eşten izin almadan sürdürebileceklerdir. Ayrıca maddenin devamında " eşlerin meslek seçiminde evlilik birliğinin huzur ve yararını göz önünde tutması" gerektiği yer almıştır. (Eski Kanundaki kadının meslek seçiminde eşinden izin alacağı hükmü 1990 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir).



    Yeni Kanun, vesayeti kabul yükümlülüğünü sadece erkek ve koca için öngören maddeyi kadın erkek eşitliğini zedelediği için tamamen kaldırmıştır.



    Yeni Kanun mirasın taksiminde, tereke malları arasında yer alan ve ekonomik bütünlüğü bozulmaması gereken tarımsal taşınmazların hangi mirasçıya özgüleneceği konusunda erkek çocuklara kızlara nazaran öncelik tanıyan eski hükme yer vermemiştir.



    Eski Medeni Kanuna göre diğer rejimlerden biri seçilmemişse geçerli olan kanuni mal rejimi "mal ayrılığı" iken, Yeni Kanunda "edinilmiş mallara katılma rejimi" getirilmiştir. Her eşin kendi adına kayıtlı mallara sahip olması esasına dayanan mal ayrılığı rejimi yerine, yeni mal rejime göre evlilik birliğinin kurulmasından sonra her eşin karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini (edinilmiş mallar) evliliğin sona ermesi ile eşler eşit olarak paylaşır. Kişisel mallar ve miras yoluyla intikal eden mallar ise paylaşıma girmez.



    Eski Medeni Kanuna göre evin ve çocukların geçimi kocaya ait iken, Yeni Medeni Kanunda, "Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla birlikte katılırlar" şeklinde düzenleme yapılmıştır.



    Yeni Kanun ile evlenme yaşı kadın ve erkek için eşitlenerek yükseltilmiş ve 18 yaşını doldurma şartı getirilmiştir. Ancak hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 17 yaşından gün alan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.



    Daha önce evlenme için müracaat yeri, erkeğin oturduğu yerin evlendirme memurluğu iken Yeni Kanunda kadın veya erkeğin oturduğu yerdeki evlendirme memurluğu olarak düzenlenmiştir.



    Genel hükümlere göre boşanmadan sonra nafaka davalarının açılma yeri davalının ikametgahı yeri mahkemesidir. Yeni Kanunda, "Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir".



    Kanunda getirilen önemli bir düzenlemede tarafların talepleri ile boşanma davalarının gizli celse ile yapılabilecek olmasıdır.



    Bir başka değişiklik de sağ kalan eşin ölen eşine ait olan, birlikte yaşadıkları konut üzerinde, kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa yada oturma hakkının tanınmasını isteyebilmesidir.



    Yine mirasın paylaşımında haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarının birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı da tanınması olanağı getirilmektedir.



    Aile konutu ile ilgili yapılan düzenlemede, eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadan aile konutu üzerindeki tasarruflarına sınırlandırma getirilmesidir. Kiralık bir konut bile olsa diğer eşin rızası olmadan kira akti fesh edilemez.



    Evlilik dışında doğmuş ve soybağı tanıma veya hakim hükmüyle kurulmuş olanlara, baba yönünden, tıpkı evlilik içindeki çocuklar gibi eşit mirasçı olabilme hakkı getirilmiştir.



    Yeni Medeni Kanunda evlat edinme konularında da önemli yenilikler getirilmiştir. Yeni hükme göre 30 yaşını dolduranlar evlat edinebilirler. 18 yaşından küçükleri evlat edineceklerin çocuksuz olmaları koşulu kaldırılmıştır.



    AİLE MAHKEMELERİ ;



    Yeni Medeni Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte Aile Mahkemeleri Kurulması konusu gündeme gelmiş ve hazırlanan "Aile Mahkemelerinin Kuruluş,Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun" 9.1.2003 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Aile mahkemelerinin teşkilatlanmaları sağlanmaktadır. Bu Mahkemeler Aile Hukukunu ilgilendiren davalar ile Ailenin Korunmasına Dair Kanunun uygulanmasından doğan davalara bakacaktır. Bu alanda ihtisaslaşmış Mahkemeler ve uzman kadronun görev almasının kadınların hukuksal mekanizmada hak arayışlarının önündeki engelleri azaltacaktır.



    4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN ;



    Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yapılan en son yenilik 4320 Sayılı Ailenin Korunması Kanunun çıkarılmış olmasıdır. Kanun, şiddete maruz kalan kadın ve çocukların şahsen, veya Cumhuriyet Başsavcısına yazılı bildirimleri üzerine veya aile içi şiddet hakkında bilgileri olan herhangi bir kişinin de karakola başvurusu üzerine Aile Mahkemesi Hakimi tarafından mağdur tarafı korumak amacıyla alınacak tedbirleri içeren koruma kararını ve karara uyulmaması halinde verilecek cezayı düzenlemektedir. Bu husus şikayete tabi olmayıp cezası üç aydan altı aya kadardır. Söz konusu kanun 14 Ocak 1998 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 17 Ocak 1998 tarih ve 23233 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.



    TÜRK CEZA KANUNU ;



    26.9.2004 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun gereğince ;



    Türk Ceza Kanununun tanımlar başlıklı 6 ncı maddesinde “Kadın, kız ayrımı” na yer vermeyerek eşitsizlik giderilmiştir.



    Türk Ceza Kanununun 3 üncü maddesi Ceza Kanunun uygulanmasında kişiler arasında ırk, din, dil, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal ve diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamayacağı ve hiçbir kimseye ayrılık tanınamayacağına ilişkin hüküm konulmuştur.



    Cinsel suçlar; Türk Ceza Kanununun 2 inci kısım vücut dokunulmazlığına karşı suçlar başlığı altında altıncı bölümde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar olarak değerlendirilmiştir.



    Zorla ırza geçme ve zorla ırza tasaddi kavramları kaldırılarak yerine cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı kavramları kullanılmıştır.



    Cinsel saldırının tanımı yapılmıştır ve 102 nci maddede düzenlenmiştir. 102 nci maddenin 1 inci fıkrasında cinsel saldırı suçunun temel şekli tanımlanmıştır. 2 inci fıkrasında cinsel saldırının vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hali olarak tanımlanmıştır. Suçun bu nitelikli hali için vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin ithal edilmesi gerekir. Bu bakımdan vücuda penis ithal edilebileceği gibi, vajinal ve anal yoldan cop gibi sair bir cisimde ithal edilebilir.



    Cinsel suçlarda edep kavramı Türk Ceza Kanunundan çıkarılmıştır.



    İşyerinde cinsel taciz kavramı getirilmiş 105 inci maddenin 2 inci fıkrasında cinsel taciz suçunun nitelikli halleri belirlenmiş buna göre hiyerarşi ve hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak kişiye karşı cinsel tacizde bulunulması suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmıştır. Bu düzenleme ile sadece üst değil çalışanlar arasında da cinsel taciz suçu düzenlenmiştir.



    Evli/bekar ayrımı kaldırılmıştır.





    Türk Ceza Kanununda kasten öldürme suçunun, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli hallerin düzenlendiği 82 nci maddesi (j) bendinde “Töre saikiyle” ifadesine yer verilerek en yüksek ceza ile cezalandırılması kabul edilmiştir.



    Türk Ceza Kanununun 29 uncu maddesinde haksız tahrik düzenlenmiştir. Bu maddeye göre haksız tahrikin ancak haksız bir fiil sonucunda meydana gelmesi durumunda uygulanmasına imkan veren bir düzenleme yapılarak cinsel saldırıya uğrayan kadını namus gerekçesiyle öldüren aile bireyleri ve akrabalar ve diğer akrabaların haksız tahrik indiriminden yararlanamayacağı her haksız fiilin de haksız tahrik oluşturmayacağı madde gerekçesinde açıklanmaktadır.





    Türk Ceza Kanun 99 uncu maddesinin 6 ncı fıkrasında “Kadının mağdur olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde süresi yirmi haftan fazla olmamak koşuluyla gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak bunun için, gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir” denilmektedir.



    Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında cinsel saldırı suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri düzenlenerek cinsel saldırı suçunun işlenmesi suretiyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmasına neden olunması, daha ağır ceza ile cezalandırılmıştır. Yürürlükteki mağyubiyet kavramı kaldırılmıştır. Ruh sağlığı kavramı getirilmiştir.



    Türk Ceza Kanununda cinsel saldırı suçunun düzenlendiği 102 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendinde kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağlığını, nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle suçun işlenmesi halinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsurlar tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunu 80 inci maddesinde düzenlenen insan kaçırma ve alıkoyma suçu, kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak tanımlanmıştır. Bu suçun düzenlendiği 109 uncu maddenin 3 üncü fıkrasında suçun üstsoy, altsoy veya eşe karşı, çocuğa karşı ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumunda bulunan kişiye karşı işlenmesi de cezanın arttırılmasını gerektiren mağdurun şahsı itibariyle seçimlik nitelikli unsurlar olarak kabul edilmiştir. 5 inci fıkra hükmüne göre de suçun cinsel amaçlı işlenmesi söz konusu suç açısından failin güttüğü amaç itibariyle ayrı bir nitelikli unsur oluşturmaktadır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşmesi halinde verilecek cezanın ayrıca arttırıma tabi tutulması düzenlenmiştir.



    Türk Ceza Kanunu 86 ncı maddesinde kasten yaralama suçu düzenlenmiş ve bu suçun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi suçun nitelikli hali olarak kabul edilmiştir.



    Türk Ceza Kanunun 3 üncü bölümünde işkence ve eziyet başlığı altında 94 üncü maddesinde işkence, 96 ncı maddesinde eziyet suçları düzenlenmiştir. Bu maddeler ile Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarasındaki sözleşmelerden doğan yükümlülükler göz önünde bulundurulmuştur. Bu yükümlülükler karşısında ve özellikle insan haysiyetinin tecavüzlerden korunması için işkence teşkil eden fiillerin cezasız kalmaması düşüncesiyle işkence fiilleri bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. 94 üncü maddenin (a) bendinde çocuğa beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi halinde sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunmuştur. 95 inci maddede neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu düzenlenmiştir ve cezalarda arttırım ve işkence sonucunda ölüm meydana gelmesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının verileceği belirtilmiştir.



    Türk Ceza Kanunun 4 üncü bölümünde koruma, gözetim, yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali başlığı altında 97 nci maddede terk suçu tanımlanmıştır. Maddenin 1. fıkrasında terk olgusu bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Suç yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan kimseyi kendi haline terk etmekle oluşur. Suçun faili bu kimseler üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi olabilir. İhmalli davranışla da bu suç işlenebilir. Maddenin 2. fıkrasında terk 98 inci maddesinde ise yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suç olarak tanımlanmıştır. Terk edilen kişinin bir hastalığa yakalanması halinde kasten yaralama, ölmesi halinde kasten öldürme suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmiştir.



    Türk Ceza Kanunun 8 inci bölümünde aile düzenine karşı suçlar başlığı altında 232 nci maddede aynı konutta birlikte yaşayan kişilerden birine kötü muamelede bulunulması cezalandırılmaktadır. Kötü muamelenin merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte bulunması gereklidir. Ancak bu muamele biçimi kişi de basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise artık kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedileceği madde gerekçesinde açıklanmıştır. Yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek gibi hareketler kötü muameleye örnek olarak gösterilmiştir.





    Türk Ceza Kanunun 233 üncü maddesinde aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşması için terk olgusunun gerçekleşmemesi gerekir. Aksi taktirde terk suçu oluşur. Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamı Türk Medeni Kanunu’nun hükümlerine göre belirlemek gerekir. Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi tutulmuştur. Maddenin 2 inci fıkrasında evli olsun veya olmasın gebe olan eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış kadını çaresiz durumda terk eden yani ona her türlü yardımı yapmaksızın ortada bırakan kişi cezalandırılmaktadır. Maddenin 3. fıkrasında manevi terk olarak tanımlanan Ailenin Terki suçu cezalandırılmaktadır. Suç itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu madde kullanma veya onur kırıcı yaşayış tarzı nedeniyle özen noksanı veya kusurundan dolayı çocukların ahlak, güvenlik ve sağlıklarının ağır şekilde tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olan ana ve baba cezalandırılmaktadır.



    Türk Ceza Kanunun 7 inci bölümünde genel ahlaka karşı suçlar içerisinde 225 nci maddesinde hayasızca hareketler suçu düzenlenmiştir.



    Türk Ceza Kanunun 227 nci maddesinde fuhuş suçu düzenlenerek kişilerin ve özellikle çocukların fuhuşa teşviki, sürüklenmesi fiillerinin hangi koşullarda suç oluşturduğu hususunda düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler yapılırken Türkiye’nin fuhuşla mücadele ile ilgili olarak milletler arası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri göz önünde bulundurulmuştur.



    Türk Ceza Kanunu 287 nci maddesinde hukuka aykırı biçimde genital muayene yapılması bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunu 234 üncü maddesinde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suç olarak tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunun 112 nci maddesinde eğitim ve öğretim engellenmesi suç olarak tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunu 104 üncü maddesinde reşit olmayan kişiyle cinsel ilişkide bulunmak bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunu 103 üncü maddesinde çocukların cinsel istismarı fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.



    Türk Ceza Kanunuda soykırım ve insanlığa karşı suçlar bölümünde 76 ncı maddesinde insanlığa karşı diğer suçlar içerisinde işkence veya insanlık dışı işlemlere veya biyolojik deneylere tabi kılmak, cinsel saldırıda bulunmak, zorla hamile bırakma, zorla fuhuşa sevk etme fiillerini işleyenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi ve bu suçlardan dolayı zaman aşımının işlemeyeceği belirtilmiştir.



    Türk Ceza Kanunu 79 uncu ve 80 inci maddelerinde kadın ve çocuk ticareti ile ilgili mücadele için düzenlemeler yapılmıştır Yapılan bu düzenlemelerde ile milletler arası sözleşmelerden doğan yükümlülükler göz önünde tutulmuştur.



    Türk Ceza Kanunun 122 nci maddesinde ayırımcılık suçu düzenlenerek insanlar arasında yürürlükteki kanun ve nizamların izin vermediği ayrımlar yapılarak bazı kişilerin hukukun sağladığı olanaklardan yoksun hale getirilmeleri cezalandırılmıştır.



    TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI ;



    Türkiye’de kadın-erkek eşitliği ilkesi, Anayasanın 10,41 ve 66 ncı maddelerinde yer almıştır.

    Anayasa’nın 10 uncu maddesine; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.”hükmü eklenmiştir.



    Anayasa’nın 41 inci maddesine; “Aile Türk toplumunun temelidir.” İfadesinden sonra gelmek üzere “ve eşler arasında eşitliğe dayanır.” Hükmü eklenmiştir.



    Anayasa’nın 66 ncı maddesinden ; Türk vatandaşlığının düzenlenmesi ile ilgili eşitsizlik içeren hüküm maddeden çıkarılmıştır.



    Anayasa’nın Milletlerarası andlaşmayı uygun bulma başlıklı 90 ıncı maddesine “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”hükmü son fıkra olarak eklenmiştir.Böylelikle temel hak ve özgürlüklerde Milletlerarası andlaşmaların kanunlara nazaran üstünlüğü kabul edilmiştir.



    Hukuki NET Güncel Haber

    Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler konulu yargıtay kararı ara
    Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler konulu hukuk haber
    Konu repola tarafından (09-04-2009 Saat 02:26:55 ) de değiştirilmiştir. Sebep: harf hatası

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Mar 2009
    İletiler
    84
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Türk Medeni Kanunu Ile Getirilen Değişiklikler

    ► Türk Kanunu Medenîsinin dili sadeleştirilmiştir.

    ► Yürürlükteki Kanunun ikametgâhı düzenleyen 21. maddesinin “Kanunî ikametgâh” biçimindeki kenar başlığı, yeni Kanunun 21. maddesinde “Yasal yerleşimyeri” şeklinde değiştirilmiş; kadın-erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla “Kocanın ikametgâhı karının...ikametgâhı addolunur” hükmü Kanuna alınmamıştır.

    ► Derneklerle ilgili hükümler daha ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

    ► Cinsiyet değiştirebilme bazı koşullara bağlanmıştır. Bunlar 18 yaşını tamamlamış bulunma, evli olmama, transseksüel yapıda olup cinsiyet değiştirmenin ruh sağlığı açısından zorunluluğunun ve üreme yeteneğinden sürekli olarak yoksunluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgeleme ve mahkemece izin verilmiş olma koşullarıdır (m. 40. ).

    ► Evlenme yaşı kadın-erkek farkı gözetilmeden ülkemiz şartlarına ve çağdaş eğilimlere uygun olarak yükseltilmiştir. Bundan böyle 18 yaşını doldurmuş kadın ve erkek evlenebilecektir. Olağanüstü durumlarda ve pek önemli sebeple ise 17 yaşından gün alanlar, hâkimin izniyle evlenebileceklerdir (m. 124. ).

    ► Evlenme töreni artık sadece erkeğin değil, kadının oturduğu yerdeki evlendirme memurluğundan da yapılabilecektir (m. 134. ).

    ► “Hayata kast” ve “pek kötü davranış” sebeplerine 3. bir boşanma sebebi olarak "onur kırıcı davranış” eklenmiştir (m. 162. ).

    ► Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir (m. 173. ).

    ► “Koca evlilik birliğinin reisidir” kuralı kaldırılarak, birliğin yönetiminde eşlere eşit söz hakkı tanınmıştır (m. 186. ).

    ► Eşlerin oturacakları evin seçimini kocaya bırakan hüküm değiştirilmiştir. Artık eşler oturacakları evi birlikte belirleyebileceklerdir (m. 186. ).

    ► Kadın ve çocukların geçim ve bakımlarının kocaya ait olduğunu öngören hüküm, eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olarak kaldırılmıştır. Bundan böyle eşlerden her ikisi de güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile evin geçimine katkıda bulunmakla yükümlüdür (m. 186. ).

    ► Aynı şekilde evlilik birliğinin temsilinde eşlere eşit hak tanınmıştır (m. 188. ).

    ► Eşlerden her birinin meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığı kabul edilmiştir. Ancak, meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulacaktır (m. 192. ).

    ► Kadının kocası lehine borç altına girmesine ilişkin işlemleri hâkimin iznine tâbi tutan hüküm, kadın-erkek eşitliğinin doğal bir sonucu olarak kaldırılmıştır.

    ► Edinilmiş mallara katılma rejiminin yasal mal rejimi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür. Eşler ayrıca mal rejimi sözleşmesi yaparak Kanunda belirlenen diğer mal rejimlerinden birini seçebileceklerdir (m. 202. ).

    ► Soybağı açısından evlilik içinde doğan çocukla evlilik dışı doğan çocuk ayrımına son verilerek, bu durumda bulunan çocukların zarara uğramaları engellenmiş ve gelecekleri güvence altına alınmıştır.

    ► Evlât edinenin yaşı otuzbeş’ten otuz’a indirilmiş, birlikte evlât edinebilmek için en az iki yıldan beri evli olma koşulu aranmıştır. Küçüklerin evlât edinebilmesi, onların evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmaları koşuluna bağlanmıştır. “Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocukların yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir” denilmek suretiyle çocuğu olanlara da evlât edinme olanağı getirilmesidir (m. 305, 306 ve 308. ).

    ► Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, ayyaşlık, hastalık derecesinde madde bağımlılığı gibi nedenlerle ailesi ve çevresine zarar veren kişiler mahkeme kararıyla, koruma amacıyla bir sağlık kurumuna yerleştirilebileceklerdir. Ancak, bu şekilde özgürlüğü kısıtlanan kişi ve yakınlarına, karara karşı itiraz ve yargı yoluna başvuru hakkı tanınmıştır (m. 432 ila 437. ).

    ► Miras hukukunda saklı pay oranları azaltılarak, miras bırakanın mallarındaki tasarruf özgürlüğü genişletilmiştir (m. 506. ).

    ► Türk toplumunun geleneksel aile yapısı düşünülerek, yakın aile bağları bulunan ve babanın ölümü halinde yeğenlerine sahiplik yapan hala, dayı, teyzeye de bazı şartlar altında mirastan pay ayrılmıştır (m. 497. ).

    ► Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eşin korunması amacıyla, bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceği öngörülmüştür. Yine haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarının istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması olanağı getirilmiştir (m. 652. ).

    ► Terekede bulunan, ekonomik bütünlüğe ve yeterli tarımsal varlığa sahip bir tarım işletmesinin, işletmeye ehil mirasçılardan birinin istemde bulunması hâlinde bu mirasçıya gelir değeri üzerinden tüm olarak özgüleneceği; işletmenin değerinde önemli bir azalma olmaksızın yeteri kadar gelir sağlayan birden çok tarım işletmesine bölünebilecek nitelikte ise, bunları isteyen ve işletmeye ehil bulunan mirasçılara ayrı ayrı özgülenebileceği öngörülmüştür (m. 659, 667 ve 668. ).

    ► Paylı mülkiyette, paydaşların paylı mülkiyetin yönetim ve yararlanmasıyla ilgili olarak Kanundaki hükümlerden farklı anlaşma yapmalarına olanak getirilmiştir (m. 689. ).

    ► Paylı mülkiyette, pay üzerinde intifa hakkı tesis edilmesinin yarattığı huzursuzlukları önlemek amacıyla yeni bir hüküm getirilmiştir. Bu hükme göre, bir pay üzerinde intifa hakkı kurulması hâlinde diğer paydaşlardan biri üç ay içinde paylaşma talebinde bulunursa, satış yolu ile yapılacak paylaşmada, pay üzerinde, intifa hakkının söz konusu paya düşen bedel üzerinde devam etmesi esası getirilmiştir (m. 700.) .

    ► Uygulamadaki durum dikkate alınarak, önalım (şuf’a) hakkının mutlaka dava açılması suretiyle kullanılması esası getirilmiştir (m. 734.) .

    ► Yurt içinde veya yurt dışında faaliyet gösteren kredi kuruluşları tarafından yabancı para üzerinden veya yabancı paraya endeksli olarak verilen nakdî ve gayrinakdî kredilerin güvence altına alınması için taşınmaz rehni kurulmasına olanak sağlanmıştır (m. 851.) .

    ► Zilyetlikte, 743 sayılı Kanunda yer alan aslî ve fer’î zilyetlik ayırımlarının, zilyedin mal üzerinde iddia ettiği hakka göre yapılan bir ayırım olması nedeniyle, malın zilyedin fiilî hakimiyeti altında olup olmaması bakımından dolaylı ve dolaysız zilyet ayırımına da yer verilmiş, bir şey de fiilî hakimiyeti doğrudan doğruya sürdüren kimsenin dolaysız zilyet, bir başka kişi aracılığı ile sürdüren kimsenin dolaylı zilyet olduğu ifade edilmiştir (m. 975.)
    Konu repola tarafından (09-04-2009 Saat 02:24:44 ) de değiştirilmiştir. Sebep: harf hatası

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    May 2021
    Nerede
    Ankara
    İletiler
    1
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Aug 2026
    Nerede
    Nigeria
    İletiler
    106
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè

    Êàêèì îáğàçîì, íàéòè óñëóãè òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå
     ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñåãìåíòå ñòîëèöû âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Ïîäúåì ãğóçîâ òğåáóşò ïğîôåññèîíàëèçìà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ. Èç-çà ıòîãî âàæíî ïğàâèëüíî âûáğàòü ôèğìó ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Ïåğâûé øàã — ïîèñê èíôîğìàöèè ÷åğåç ñåòè.  Ìèíñêå ñóùåñòâóåò ìíîæåñòâî îíëàéí-ïëàòôîğì, ãäå äèíàìè÷íî ğàçâèâàşòñÿ ñåğâèñû ïğîôåññèîíàëîâ â òàêåëàæíîé ñôåğå. Èñïîëüçóéòå òàêèå ğåñóğñû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è îöåíêè ôèğì.
    Âòîğîé ìåòîä — êîíòàêò ê ñïåöèàëèñòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò óñëóãàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íåïîñğåäñòâåííî. Ñòîèò çàêàçàòü êîíñóëüòàöèş äëÿ âûÿñíåíèÿ íşàíñîâ ğàáîò. İòî ïîìîæåò îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè êîìïàíèÿ ïîä òğåáîâàíèÿ.
    Äîïîëíèòåëüíûé ñîâåò — ïîçâîíèòü â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé. Òàì çà÷àñòóş åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîèçâîäèòñÿ âçàèìîäåéñòâèå.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: ïğîâåğÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîáëşäåíèå òåõíèêè áåçîïàñíîñòè, à òàêæå ñòğîéòåõíèêó, êîòîğîé îñíàùåíû ãğóç÷èêè-òàêåëàæíèêè. İòî ãàğàíòèğóåò êà÷åñòâî âûïîëíåíèÿ çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Ğåêîìåíäóåòñÿ îáğàòèòü âíèìàíèå, ÷òî öåíà óñëóã ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ êğóïíûõ ïğîåêòîâ âîçìîæíû ñïåöèàëüíûå ïğåäëîæåíèÿ è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî îòûñêàòü ïğîôåññèîíàëüíûõ òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå âïîëíå ğåàëüíî, åñëè ñëåäîâàòü ïğîâåğåííûì ñïîñîáàì. Âåá-ñàéòû, ïğÿìîå îáùåíèå è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: îòâåòñòâåííîñòü è íàäåæíîñòü — êëş÷åâûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò ïîëó÷èòü ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â Ìèíñêå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, íàéòè óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå Áåëàğóñè
     ñîâğåìåííîì òåõíè÷åñêîì ñôåğå ñòîëèöû áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Ïîäúåì ãğóçîâ òğåáóşò îïûòà è ïîäõîäÿùèõ èíñòğóìåíòîâ. Èç-çà ıòîãî âàæíî ãğàìîòíî âûáğàòü áğèãàäû ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Ïåğâûé øàã — ïîèñê èíôîğìàöèè ÷åğåç îíëàéí-ğåñóğñû.  Ìèíñêå åñòü áîëüøîå êîëè÷åñòâî îíëàéí-ïëàòôîğì, ãäå äîñòóïíû ğàáîòû ïğîôåññèîíàëîâ â òàêåëàæíîé ñôåğå. Îáğàùàéòå âíèìàíèå íà òàêèå ïëàòôîğìû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è îöåíêè ôèğì.
    Àëüòåğíàòèâíûé ñïîñîá — êîíòàêò ê ïğîôåññèîíàëàì, êîòîğûå ğàáîòàşò óñëóãàìè òàêåëàæíèêîâ íåïîñğåäñòâåííî. Ğåêîìåíäóåòñÿ ïîëó÷èòü êîíñóëüòàöèş äëÿ âûÿñíåíèÿ íşàíñîâ ğàáîò. İòî äàñò âîçìîæíîñòü îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè ôèğìà ïîä âàøè íóæäû.
    Òğåòèé âàğèàíò — îáğàòèòüñÿ â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå ñïåöèàëèñòîâ òàêåëàæíûõ ğàáîò. Òàì ÷àñòî åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîèçâîäèòñÿ âçàèìîäåéñòâèå.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: óòî÷íÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû ãğóç÷èêè-òàêåëàæíèêè. İòî ñïîñîáñòâóåò êà÷åñòâî âûïîëíåíèÿ çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Òàêæå ñòîèò ó÷èòûâàòü, ÷òî òàğèôû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â ñòîëèöå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ êğóïíûõ ïğîåêòîâ âîçìîæíû äîãîâîğà è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî îòûñêàòü êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â Ìèíñêå âïîëíå ğåàëüíî, åñëè èñïîëüçîâàòü ïğàâèëüíûå ïîäõîäû. Âåá-ñàéòû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå ìåòîäû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Ñëåäóåò ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è íàäåæíîñòü — ãëàâíûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, âíèìàíèå ê äåòàëÿì ïîìîæåò ïîëó÷èòü îòëè÷íûå ğåçóëüòàòû â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, ğàçûñêàòü ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå
     ñîâğåìåííîì òåõíè÷åñêîì ñåãìåíòå ãîğîäà Ìèíñêà îñòğàÿ ïîòğåáíîñòü âûçûâàşò óñëóãè ñïåöèàëèñòîâ â îáëàñòè òàêåëàæà. Òàêåëàæíûå ğàáîòû òğåáóşò ìàñòåğñòâà è ïîäõîäÿùèõ èíñòğóìåíòîâ. Ïîıòîìó êğèòè÷íî ıôôåêòèâíî ïîäîáğàòü ôèğìó ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ.
    Îñíîâíîå äåéñòâèå — èññëåäîâàíèå èíôîğìàöèè ÷åğåç Èíòåğíåò.  ãîğîäå ñóùåñòâóåò ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå äîñòóïíû ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ğåñóğñû, êàê áàçû äàííûõ èñïîëíèòåëåé, îòçûâû êëèåíòîâ è ğåéòèíãîâàíèå èñïîëíèòåëåé.
    Âòîğîé ìåòîä — êîíòàêò ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ğàáîòàşò óñëóãàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íåïîñğåäñòâåííî. Ñëåäóåò ïğîâåñòè îáñóæäåíèå äëÿ âûÿñíåíèÿ íşàíñîâ ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò ğàçîáğàòüñÿ, ïîäõîäèò ëè êîìïàíèÿ ïîä çàäà÷è.
    Òğåòèé âàğèàíò — ïîçâîíèòü â ìàğêåòèíãîâûå êîìïàíèè, êîòîğûå çàíèìàşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé. Òàì ÷àñòî åñòü ñïèñîê ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîâîäÿòñÿ ïåğåãîâîğû.
    Êëş÷åâûå ìîìåíòû: ïğîâåğÿéòå îôîğìëåííûå äîêóìåíòû, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå èñïîëüçóåìûå èíñòğóìåíòû, êîòîğîé îñíàùåíû ïğîôåññèîíàëû ïî òàêåëàæó. İòî îáåñïå÷èâàåò áåçîïàñíîå çàâåğøåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Ğåêîìåíäóåòñÿ îáğàòèòü âíèìàíèå, ÷òî ñòîèìîñòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â Ìèíñêå îïğåäåëÿåòñÿ ñïåöèôèêîé çàêàçà. Ïğè áîëüøèõ îáúåìàõ âîçìîæíû ñêèäêè è îñîáûå äîãîâîğåííîñòè.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî âûáğàòü îïûòíûõ ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå âïîëíå ğåàëüíî, åñëè ñëåäîâàòü ïğîâåğåííûì ñïîñîáàì. Âåá-ñàéòû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå ìåòîäû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è áåçîïàñíîñòü — ãëàâíûå êğèòåğèè âûáîğà òàêåëàæíîé ôèğìû.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò ïîëó÷èòü ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, ğàçûñêàòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â Ìèíñêîé îáëàñòè
    Â ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñåãìåíòå ñòîëèöû âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò óñëóãè ñïåöèàëèñòîâ â îáëàñòè òàêåëàæà. Ïîäúåì ãğóçîâ òğåáóşò ìàñòåğñòâà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ. Èç-çà ıòîãî íåîáõîäèìî ïğàâèëüíî âûáğàòü êîìàíäó ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Îñíîâíîå äåéñòâèå — èññëåäîâàíèå äàííûõ ÷åğåç Èíòåğíåò.  Ìèíñêå åñòü áîëüøîå êîëè÷åñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå ïğåäëàãàşòñÿ ğàáîòû òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ïîğòàëû, êàê áàçû äàííûõ èñïîëíèòåëåé, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è ğåéòèíãîâàíèå êîìïàíèé.
    Àëüòåğíàòèâíûé ñïîñîá — çâîíîê ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò óñëóãàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íà ìåñòå. Ñòîèò ïğîâåñòè îáñóæäåíèå äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò ğàçîáğàòüñÿ, ïîäõîäèò ëè êîìïàíèÿ ïîä âàøè íóæäû.
    Òğåòèé âàğèàíò — ïîçâîíèòü â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå îğèåíòèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé. Òàì ÷àñòî åñòü ğååñòğ ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîâîäÿòñÿ ïåğåãîâîğû.
    Íà ÷òî ñëåäóåò îáğàòèòü âíèìàíèå: êîíòğîëèğóéòå ïğàâîâóş áàçó, ñîáëşäåíèå òåõíèêè áåçîïàñíîñòè, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû ïğîôåññèîíàëû ïî òàêåëàæó. İòî ñïîñîáñòâóåò áåçîïàñíîå çàâåğøåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Ğåêîìåíäóåòñÿ îáğàòèòü âíèìàíèå, ÷òî öåíà óñëóã òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå îïğåäåëÿåòñÿ ñïåöèôèêîé çàêàçà. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû ñêèäêè è èíäèâèäóàëüíûå óñëîâèÿ.
     èòîãå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî íàéòè êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â Ìèíñêå âïîëíå ğåàëüíî, åñëè èñïîëüçîâàòü ïğàâèëüíûå ïîäõîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå ñïîñîáû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: êà÷åñòâî è áåçîïàñíîñòü — ãëàâíûå êğèòåğèè âûáîğà êîìàíäû ãğóç÷èêîâ.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò äîáèòüñÿ îòëè÷íûå ğåçóëüòàòû â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, ğàçûñêàòü ğàáîòû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêîé îáëàñòè
     ñîâğåìåííîì òåõíè÷åñêîì ğûíêå Ìèíñêà áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò ñåğâèñû ñïåöèàëèñòîâ â îáëàñòè òàêåëàæà. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò ìàñòåğñòâà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ. Ïîıòîìó âàæíî ãğàìîòíî ïîäîáğàòü êîìàíäó òàêåëàæíèêîâ.
    Ïåğâûé øàã — ïîèñê èíôîğìàöèè ÷åğåç Èíòåğíåò.  ñòîëèöå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî îíëàéí-ïëàòôîğì, ãäå ïğåäëàãàşòñÿ óñëóãè òàêåëàæíèêîâ. Îáğàùàéòå âíèìàíèå íà òàêèå ïîğòàëû, êàê ñïğàâî÷íèêè ôèğì, îòçûâû êëèåíòîâ è ğåéòèíãè êîìïàíèé.
    Àëüòåğíàòèâíûé ñïîñîá — îáğàùåíèå ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò ñåğâèñàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íåïîñğåäñòâåííî. Ğåêîìåíäóåòñÿ çàêàçàòü êîíñóëüòàöèş äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè áğèãàäà ïîä çàäà÷è.
    Îäíî èç ğåøåíèé — îáğàòèòüñÿ â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå îğèåíòèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ çà÷àñòóş åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîèçâîäèòñÿ âçàèìîäåéñòâèå.
    Êëş÷åâûå ìîìåíòû: ïğîâåğÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå èñïîëüçóåìûå èíñòğóìåíòû, êîòîğîé îñíàùåíû ïğîôåññèîíàëû ïî òàêåëàæó. İòî ãàğàíòèğóåò óñïåøíîå âûïîëíåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Íåëüçÿ çàáûâàòü, ÷òî òàğèôû òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Ïğè áîëüøèõ îáúåìàõ âîçìîæíû äîãîâîğà è îñîáûå äîãîâîğåííîñòè.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî íàéòè êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â ãîğîäå Ìèíñêå äîñòàòî÷íî ïğîñòî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Îíëàéí-ïëàòôîğìû, ïåğñîíàëüíûå êîíñóëüòàöèè è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: êà÷åñòâî è ãàğàíòèè — îñíîâíûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò äîáèòüñÿ âûñîêèé ıôôåêò â ãğóçîïîäúåìíûõ îïåğàöèÿõ â Ìèíñêå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, îòûñêàòü ñåğâèñû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â ñòîëèöå Áåëàğóñè
     ñîâğåìåííîì ñòğîèòåëüíîì ñôåğå ãîğîäà Ìèíñêà áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò ïğîôåññèîíàëèçìà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ.  ñâÿçè ñ ıòèì êğèòè÷íî ıôôåêòèâíî ïîäîáğàòü êîìàíäó ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Îñíîâíîå äåéñòâèå — èññëåäîâàíèå èíôîğìàöèè ÷åğåç ñåòè.  ñòîëèöå åñòü áîëüøîå êîëè÷åñòâî ïîğòàëîâ, ãäå äèíàìè÷íî ğàçâèâàşòñÿ ğàáîòû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Îáğàùàéòå âíèìàíèå íà òàêèå ïëàòôîğìû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, îòçûâû êëèåíòîâ è îöåíêè ôèğì.
    Äîïîëíèòåëüíûé ïóòü — êîíòàêò ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò ñåğâèñàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó ëè÷íî. Ñëåäóåò çàêàçàòü êîíñóëüòàöèş äëÿ âûÿñíåíèÿ íşàíñîâ ğàáîò. İòî ïîìîæåò ïîíÿòü, ïîäõîäèò ëè áğèãàäà ïîä çàäà÷è.
    Òğåòèé âàğèàíò — íàïèñàòü â ğåêëàìíûå àãåíòñòâà, êîòîğûå çàíèìàşòñÿ íà ïîäáîğå ñïåöèàëèñòîâ òÿæåëûõ ãğóçîâ.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ îáû÷íî åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ ñïåöèàëèñòîâ ñ êîòîğûì ïğîèñõîäèò ñîòğóäíè÷åñòâî.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: ïğîâåğÿéòå îôîğìëåííûå äîêóìåíòû, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå èñïîëüçóåìûå èíñòğóìåíòû, êîòîğîé îñíàùåíû ïğîôåññèîíàëû ïî òàêåëàæó. İòî ãàğàíòèğóåò êà÷åñòâî âûïîëíåíèÿ çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Òàêæå ñòîèò ó÷èòûâàòü, ÷òî ñòîèìîñòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â ãîğîäå Ìèíñêå îïğåäåëÿåòñÿ ñïåöèôèêîé çàêàçà. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû ñêèäêè è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     èòîãå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî îòûñêàòü îïûòíûõ ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå íå òàê ñëîæíî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Âåá-ñàéòû, ëè÷íûé êîíòàêò è ñïåöèàëèçèğîâàííûå êîìïàíèè — êëş÷åâûå ìåòîäû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: êà÷åñòâî è ãàğàíòèè — êëş÷åâûå êğèòåğèè âûáîğà òàêåëàæíîé ôèğìû.
    Òàêèì îáğàçîì, âíèìàíèå ê äåòàëÿì ïîìîæåò ïîëó÷èòü âûñîêèé ıôôåêò â ïåğåìåùåíèè òÿæåñòåé â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, ğàçûñêàòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â Ìèíñêå
     ñîâğåìåííîì òåõíè÷åñêîì ğûíêå ñòîëèöû âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò óñëóãè òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò îïûòà è òåõíè÷åñêîãî îñíàùåíèÿ.  ñâÿçè ñ ıòèì âàæíî ıôôåêòèâíî ïîäîáğàòü áğèãàäû ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Îñíîâíîå äåéñòâèå — âûÿñíåíèå ñâåäåíèé ÷åğåç ñåòè.  ñòîëèöå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå ïğåäëàãàşòñÿ óñëóãè òàêåëàæíèêîâ. Îáğàùàéòå âíèìàíèå íà òàêèå ğåñóğñû, êàê áàçû äàííûõ èñïîëíèòåëåé, îòçûâû êëèåíòîâ è îöåíêè ôèğì.
    Âòîğîé ìåòîä — çâîíîê ê ñïåöèàëèñòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò ñåğâèñàìè òàêåëàæíèêîâ íà ìåñòå. Ñëåäóåò ïîëó÷èòü êîíñóëüòàöèş äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî äàñò âîçìîæíîñòü ğàçîáğàòüñÿ, ïîäõîäèò ëè áğèãàäà ïîä âàøè íóæäû.
    Îäíî èç ğåøåíèé — ïîçâîíèòü â ìàğêåòèíãîâûå êîìïàíèè, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ òÿæåëûõ ãğóçîâ.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ îáû÷íî åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîèçâîäèòñÿ âçàèìîäåéñòâèå.
    Êëş÷åâûå ìîìåíòû: ïğîâåğÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû ïğîôåññèîíàëû ïî òàêåëàæó. İòî ãàğàíòèğóåò áåçîïàñíîå çàâåğøåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Íåëüçÿ çàáûâàòü, ÷òî öåíà óñëóã ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû ñêèäêè è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî îòûñêàòü ïğîôåññèîíàëüíûõ òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå äîñòàòî÷íî ïğîñòî, åñëè èñïîëüçîâàòü ïğàâèëüíûå ïîäõîäû. Âåá-ñàéòû, ïåğñîíàëüíûå êîíñóëüòàöèè è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå ñïîñîáû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: îòâåòñòâåííîñòü è ãàğàíòèè — êëş÷åâûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, òùàòåëüíûé ïîäõîä ïîìîæåò äîáèòüñÿ ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â ïåğåìåùåíèè òÿæåñòåé â Ìèíñêå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, îòûñêàòü óñëóãè òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå
     ñîâğåìåííîì ñòğîèòåëüíîì ñôåğå ñòîëèöû âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò âîçìîæíîñòè òàêåëàæíèêîâ. Ïîäúåì ãğóçîâ òğåáóşò îïûòà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ. Ïîıòîìó êğèòè÷íî ïğàâèëüíî âûáğàòü êîìàíäó ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ.
    Ïåğâûé øàã — èññëåäîâàíèå ñâåäåíèé ÷åğåç Èíòåğíåò.  ñòîëèöå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî ïîğòàëîâ, ãäå äîñòóïíû óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ğåñóğñû, êàê ñïğàâî÷íèêè ôèğì, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è ğåéòèíãè êîìïàíèé.
    Àëüòåğíàòèâíûé ñïîñîá — îáğàùåíèå ê ïğîôåññèîíàëàì, êîòîğûå ğàáîòàşò ñåğâèñàìè òàêåëàæíèêîâ íåïîñğåäñòâåííî. Ğåêîìåíäóåòñÿ ïîëó÷èòü êîíñóëüòàöèş äëÿ îáñóæäåíèÿ äåòàëåé ğàáîò. İòî ïîìîæåò ğàçîáğàòüñÿ, ïîäõîäèò ëè ôèğìà ïîä âàøè íóæäû.
    Îäíî èç ğåøåíèé — îáğàòèòüñÿ â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå èñïîëíèòåëåé òàêåëàæíûõ ğàáîò. Òàì ÷àñòî åñòü ñïèñîê ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîèñõîäèò ñîòğóäíè÷åñòâî.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: óòî÷íÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå ñòğîéòåõíèêó, êîòîğîé îñíàùåíû ãğóç÷èêè-òàêåëàæíèêè. İòî îáåñïå÷èâàåò êà÷åñòâî âûïîëíåíèÿ çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Òàêæå ñòîèò ó÷èòûâàòü, ÷òî öåíà óñëóã ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ãîğîäå Ìèíñêå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ êğóïíûõ ïğîåêòîâ âîçìîæíû ñêèäêè è èíäèâèäóàëüíûå óñëîâèÿ.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî îòûñêàòü ïğîôåññèîíàëüíûõ òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå äîñòàòî÷íî ïğîñòî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ïåğñîíàëüíûå êîíñóëüòàöèè è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Íåîáõîäèìî ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è íàäåæíîñòü — êëş÷åâûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò îáåñïå÷èòü âûñîêèé ıôôåêò â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, íàéòè ñåğâèñû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå
    Â ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñåãìåíòå ãîğîäà Ìèíñêà áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò óñëóãè òàêåëàæíèêîâ. Òàêåëàæíûå ğàáîòû òğåáóşò îïûòà è ñïåöèàëüíîãî îáîğóäîâàíèÿ. Èç-çà ıòîãî âàæíî ãğàìîòíî ïîäîáğàòü áğèãàäû òàêåëàæíèêîâ.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — èññëåäîâàíèå èíôîğìàöèè ÷åğåç îíëàéí-ğåñóğñû.  ãîğîäå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå ïğåäëàãàşòñÿ ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ïëàòôîğìû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è ğåéòèíãîâàíèå êîìïàíèé.
    Âòîğîé ìåòîä — êîíòàêò ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå çàíèìàşòñÿ ñåğâèñàìè òàêåëàæíèêîâ ëè÷íî. Ñòîèò çàêàçàòü êîíñóëüòàöèş äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî ïîìîæåò ïîíÿòü, ïîäõîäèò ëè áğèãàäà ïîä òğåáîâàíèÿ.
    Îäíî èç ğåøåíèé — ïîçâîíèòü â ìàğêåòèíãîâûå êîìïàíèè, êîòîğûå îğèåíòèğóşòñÿ íà ïîäáîğå èñïîëíèòåëåé òàêåëàæíûõ ğàáîò.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ îáû÷íî åñòü ğååñòğ ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîâîäÿòñÿ ïåğåãîâîğû.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: êîíòğîëèğóéòå îôîğìëåííûå äîêóìåíòû, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû òàêåëàæíèêè. İòî îáåñïå÷èâàåò óñïåøíîå âûïîëíåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Ğåêîìåíäóåòñÿ îáğàòèòü âíèìàíèå, ÷òî ñòîèìîñòü ğàáîòû òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå ìåíÿåòñÿ â çàâèñèìîñòè îò ñëîæíîñòè çàäà÷. Ïğè áîëüøèõ îáúåìàõ âîçìîæíû äîãîâîğà è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     èòîãå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî íàéòè ïğîôåññèîíàëüíûõ òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå íå òàê ñëîæíî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è íàäåæíîñòü — îñíîâíûå êğèòåğèè âûáîğà êîìàíäû ãğóç÷èêîâ.
    Òàêèì îáğàçîì, òùàòåëüíûé ïîäõîä ïîìîæåò îáåñïå÷èòü ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â ïåğåìåùåíèè òÿæåñòåé â ğåãèîíå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàê, ğàçûñêàòü ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå Áåëàğóñè
     ñîâğåìåííîì ñòğîèòåëüíîì ğûíêå Ìèíñêà âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò ìàñòåğñòâà è òåõíè÷åñêîãî îñíàùåíèÿ. Ïîıòîìó êğèòè÷íî ïğàâèëüíî ïîäîáğàòü áğèãàäû ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — ïîèñê ñâåäåíèé ÷åğåç ñåòè.  Ìèíñêå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå äèíàìè÷íî ğàçâèâàşòñÿ ñåğâèñû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ïîğòàëû, êàê áàçû äàííûõ èñïîëíèòåëåé, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è ğåéòèíãè êîìïàíèé.
    Âòîğîé ìåòîä — îáğàùåíèå ê ñïåöèàëèñòàì, êîòîğûå ğàáîòàşò óñëóãàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó ëè÷íî. Ñòîèò ïîëó÷èòü êîíñóëüòàöèş äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò ğàçîáğàòüñÿ, ïîäõîäèò ëè áğèãàäà ïîä òğåáîâàíèÿ.
    Äîïîëíèòåëüíûé ñîâåò — ïîçâîíèòü â àãåíòñòâà ïî òğóäîóñòğîéñòâó, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå ñïåöèàëèñòîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ îáû÷íî åñòü ñïèñîê ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîâîäÿòñÿ ïåğåãîâîğû.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: óòî÷íÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû òàêåëàæíèêè. İòî îáåñïå÷èâàåò óñïåøíîå âûïîëíåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Ğåêîìåíäóåòñÿ îáğàòèòü âíèìàíèå, ÷òî òàğèôû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â Ìèíñêå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû äîãîâîğà è îñîáûå äîãîâîğåííîñòè.
     âûâîäå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî âûáğàòü êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â ñòîëèöå íå òàê ñëîæíî, åñëè ñëåäîâàòü ïğîâåğåííûì ñïîñîáàì. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è íàäåæíîñòü — ãëàâíûå êğèòåğèè âûáîğà òàêåëàæíîé ôèğìû.
    Òàêèì îáğàçîì, âíèìàíèå ê äåòàëÿì ïîìîæåò îáåñïå÷èòü îòëè÷íûå ğåçóëüòàòû â ïåğåìåùåíèè òÿæåñòåé â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, íàéòè ñåğâèñû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêîé îáëàñòè
     ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñåãìåíòå ãîğîäà Ìèíñêà áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò âîçìîæíîñòè òàêåëàæíèêîâ. Òàêåëàæíûå ğàáîòû òğåáóşò ïğîôåññèîíàëèçìà è òåõíè÷åñêîãî îñíàùåíèÿ. Ïîıòîìó íåîáõîäèìî ıôôåêòèâíî âûáğàòü ôèğìó ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — âûÿñíåíèå äàííûõ ÷åğåç îíëàéí-ğåñóğñû.  ñòîëèöå ñóùåñòâóåò ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå äîñòóïíû ğàáîòû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ïîğòàëû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, ğåêîìåíäàöèè ïîëüçîâàòåëåé è ğåéòèíãîâàíèå ôèğì.
    Àëüòåğíàòèâíûé ñïîñîá — çâîíîê ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ğàáîòàşò ñåğâèñàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íåïîñğåäñòâåííî. Ñëåäóåò ïîëó÷èòü êîíñóëüòàöèş äëÿ îáñóæäåíèÿ äåòàëåé ğàáîò. İòî äàñò âîçìîæíîñòü ïîíÿòü, ïîäõîäèò ëè êîìïàíèÿ ïîä çàäà÷è.
    Îäíî èç ğåøåíèé — ïîçâîíèòü â ğåêëàìíûå àãåíòñòâà, êîòîğûå îğèåíòèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ òàêåëàæíûõ ğàáîò. Òàì îáû÷íî åñòü ñïèñîê ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîèñõîäèò ñîòğóäíè÷åñòâî.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: êîíòğîëèğóéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå ñòğîéòåõíèêó, êîòîğîé îñíàùåíû òàêåëàæíèêè. İòî îáåñïå÷èâàåò áåçîïàñíîå çàâåğøåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Òàêæå ñòîèò ó÷èòûâàòü, ÷òî òàğèôû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû äîãîâîğà è èíäèâèäóàëüíûå óñëîâèÿ.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî íàéòè êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â ñòîëèöå íå òàê ñëîæíî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ïåğñîíàëüíûå êîíñóëüòàöèè è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå èíñòğóìåíòû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: êà÷åñòâî è íàäåæíîñòü — êëş÷åâûå êğèòåğèè âûáîğà ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò äîáèòüñÿ ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, ğàçûñêàòü ğàáîòû òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå Áåëàğóñè
     ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñåãìåíòå ãîğîäà Ìèíñêà âûñîêèé ñïğîñ âûçûâàşò óñëóãè òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò ìàñòåğñòâà è òåõíè÷åñêîãî îñíàùåíèÿ. Ïîıòîìó âàæíî ıôôåêòèâíî ïîäîáğàòü ôèğìó òàêåëàæíèêîâ.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — ïîèñê äàííûõ ÷åğåç îíëàéí-ğåñóğñû.  ãîğîäå ñóùåñòâóåò ìíîæåñòâî ïîğòàëîâ, ãäå ïğåäëàãàşòñÿ ñåğâèñû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Èñïîëüçóéòå òàêèå ïëàòôîğìû, êàê áàçû äàííûõ èñïîëíèòåëåé, ğåêîìåíäàöèè ïîëüçîâàòåëåé è ğåéòèíãîâàíèå èñïîëíèòåëåé.
    Âòîğîé ìåòîä — çâîíîê ê ıêñïåğòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò ñåğâèñàìè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ íåïîñğåäñòâåííî. Ğåêîìåíäóåòñÿ ïğîâåñòè îáñóæäåíèå äëÿ âûÿñíåíèÿ íşàíñîâ ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè ôèğìà ïîä òğåáîâàíèÿ.
    Îäíî èç ğåøåíèé — íàïèñàòü â ìàğêåòèíãîâûå êîìïàíèè, êîòîğûå ñïåöèàëèçèğóşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ òàêåëàæíûõ ğàáîò.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ ÷àñòî åñòü ğååñòğ ïğîâåğåííûõ êîìàíä ñ êîòîğûì ïğîâîäÿòñÿ ïåğåãîâîğû.
    Êëş÷åâûå ìîìåíòû: ïğîâåğÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, ñîîòâåòñòâèå ñòàíäàğòàì, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû ãğóç÷èêè-òàêåëàæíèêè. İòî ãàğàíòèğóåò óñïåøíîå âûïîëíåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Íåëüçÿ çàáûâàòü, ÷òî òàğèôû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå îïğåäåëÿåòñÿ ñïåöèôèêîé çàêàçà. Ïğè áîëüøèõ îáúåìàõ âîçìîæíû ñêèäêè è îñîáûå äîãîâîğåííîñòè.
     âûâîäå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî âûáğàòü îïûòíûõ ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå äîñòàòî÷íî ïğîñòî, åñëè èñïîëüçîâàòü ïğàâèëüíûå ïîäõîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ëè÷íûé êîíòàêò è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå ìåòîäû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Íåîáõîäèìî ïîìíèòü: ïğîôåññèîíàëèçì è íàäåæíîñòü — îñíîâíûå êğèòåğèè âûáîğà òàêåëàæíîé ôèğìû.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò äîáèòüñÿ âûñîêèé ıôôåêò â ïåğåìåùåíèè òÿæåñòåé â ñòîëèöå.

    - - - Güncellendi - - -

    Ñïîñîáû, ğàçûñêàòü ñåğâèñû ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â ñòîëèöå Áåëàğóñè
     ñîâğåìåííîì òåõíè÷åñêîì ğûíêå ãîğîäà Ìèíñêà áîëüøîé èíòåğåñ âûçûâàşò óñëóãè ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò ïğîôåññèîíàëèçìà è òåõíè÷åñêîãî îñíàùåíèÿ. Èç-çà ıòîãî êğèòè÷íî ãğàìîòíî íàéòè áğèãàäû òàêåëàæíèêîâ.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — èññëåäîâàíèå èíôîğìàöèè ÷åğåç ñåòè.  Ìèíñêå ïğåäñòàâëåíî ìíîæåñòâî ïîğòàëîâ, ãäå äîñòóïíû ğàáîòû òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ğåñóğñû, êàê êàòàëîãè êîìïàíèé, îòçûâû êëèåíòîâ è ğåéòèíãîâàíèå ôèğì.
    Âòîğîé ìåòîä — îáğàùåíèå ê ñïåöèàëèñòàì, êîòîğûå ïğåäëàãàşò ğàáîòàìè òàêåëàæíèêîâ íà ìåñòå. Ñëåäóåò ïğîâåñòè îáñóæäåíèå äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî îáåñïå÷èò îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè ôèğìà ïîä çàäà÷è.
    Òğåòèé âàğèàíò — íàïèñàòü â ìàğêåòèíãîâûå êîìïàíèè, êîòîğûå îğèåíòèğóşòñÿ íà ïîäáîğå èñïîëíèòåëåé òÿæåëûõ ãğóçîâ.  ıòèõ îğãàíèçàöèÿõ çà÷àñòóş åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîèñõîäèò ñîòğóäíè÷åñòâî.
    Êëş÷åâûå ìîìåíòû: êîíòğîëèğóéòå îôîğìëåííûå äîêóìåíòû, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå êà÷åñòâî îáîğóäîâàíèÿ, êîòîğîé îñíàùåíû òàêåëàæíèêè. İòî ñïîñîáñòâóåò áåçîïàñíîå çàâåğøåíèå çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Íåëüçÿ çàáûâàòü, ÷òî ñòîèìîñòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â ñòîëèöå çàâèñèò îò òèïà ğàáîò. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû ñêèäêè è îñîáûå äîãîâîğåííîñòè.
     çàêëş÷åíèå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî âûáğàòü êîìàíäó ñïåöèàëèñòîâ â Ìèíñêå íå òàê ñëîæíî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Èíòåğíåò ğåñóğñû, ïğÿìîå îáùåíèå è ïğîôåññèîíàëüíûå àãåíòñòâà — êëş÷åâûå ñïîñîáû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Ñëåäóåò ïîìíèòü: îòâåòñòâåííîñòü è áåçîïàñíîñòü — îñíîâíûå êğèòåğèè âûáîğà êîìàíäû ãğóç÷èêîâ.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò äîáèòüñÿ ìàêñèìàëüíóş ıôôåêòèâíîñòü â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â ğåãèîíå.

    - - - Güncellendi - - -

    Êàêèì îáğàçîì, îòûñêàòü ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå
    Â ñîâğåìåííîì ïğîìûøëåííîì ñôåğå ñòîëèöû îñòğàÿ ïîòğåáíîñòü âûçûâàşò âîçìîæíîñòè òàêåëàæíèêîâ. Ïåğåìåùåíèå òÿæåëûõ ïğåäìåòîâ òğåáóşò îïûòà è ïîäõîäÿùèõ èíñòğóìåíòîâ. Ïîıòîìó âàæíî ıôôåêòèâíî âûáğàòü áğèãàäû ïğîôåññèîíàëîâ ïî òàêåëàæó.
    Íà÷àëüíûé ıòàï — ïîèñê èíôîğìàöèè ÷åğåç Èíòåğíåò.  ñòîëèöå ñóùåñòâóåò ìíîæåñòâî âåá-ñàéòîâ, ãäå äèíàìè÷íî ğàçâèâàşòñÿ ñåğâèñû òàêåëàæíèêîâ. Çàäåéñòâóéòå òàêèå ğåñóğñû, êàê ñïğàâî÷íèêè ôèğì, ìíåíèÿ çàêàç÷èêîâ è ğåéòèíãîâàíèå ôèğì.
    Âòîğîé ìåòîä — çâîíîê ê ñïåöèàëèñòàì, êîòîğûå çàíèìàşòñÿ óñëóãàìè ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó íà ìåñòå. Ñëåäóåò çàêàçàòü êîíñóëüòàöèş äëÿ óòî÷íåíèÿ óñëîâèé ğàáîò. İòî äàñò âîçìîæíîñòü îñîçíàòü, ïîäõîäèò ëè êîìïàíèÿ ïîä òğåáîâàíèÿ.
    Òğåòèé âàğèàíò — íàïèñàòü â ğåêëàìíûå àãåíòñòâà, êîòîğûå çàíèìàşòñÿ íà ïîäáîğå êàäğîâ ïîäúåìíûõ îïåğàöèé.  òàêèõ ìåñòàõ îáû÷íî åñòü áàçà äàííûõ ïğîâåğåííûõ ğàáîòíèêîâ ñ êîòîğûì ïğîèñõîäèò ñîòğóäíè÷åñòâî.
    ×òî âàæíî ïîìíèòü: ïğîâåğÿéòå íàëè÷èå ëèöåíçèé, óâåğåííîñòü â áåçîïàñíîñòè, à òàêæå èñïîëüçóåìûå èíñòğóìåíòû, êîòîğîé îñíàùåíû òàêåëàæíèêè. İòî ñïîñîáñòâóåò êà÷åñòâî âûïîëíåíèÿ çàäà÷ Ìåæäóíàğîäíûé ïåğååçä èç Áåëàğóñè ñ ãğóç÷èêàìè
    Òàêæå ñòîèò ó÷èòûâàòü, ÷òî ñòîèìîñòü ğàáîòû ñïåöèàëèñòîâ ïî òàêåëàæó â ñòîëèöå ìåíÿåòñÿ â çàâèñèìîñòè îò ñëîæíîñòè çàäà÷. Äëÿ ìàñøòàáíûõ çàäà÷ âîçìîæíû äîãîâîğà è ïåğñîíàëüíûå òàğèôû.
     èòîãå ìîæíî ñêàçàòü, ÷òî âûáğàòü îïûòíûõ ãğóç÷èêîâ-òàêåëàæíèêîâ â Ìèíñêå âïîëíå ğåàëüíî, åñëè ïğèìåíÿòü íàäëåæàùèå ìåòîäû. Îíëàéí-ïëàòôîğìû, ïğÿìîå îáùåíèå è ïîäáîğ ïåğñîíàëà — êëş÷åâûå ìåòîäû äëÿ óñïåøíîãî ïîèñêà.
    Âàæíî ïîìíèòü: êà÷åñòâî è áåçîïàñíîñòü — îñíîâíûå êğèòåğèè âûáîğà êîìàíäû ãğóç÷èêîâ.
    Òàêèì îáğàçîì, îñîçíàííûé âûáîğ ïîìîæåò îáåñïå÷èòü îòëè÷íûå ğåçóëüòàòû â òàêåëàæíûõ ğàáîòàõ â Ìèíñêå.

+ Konuyu Yanıtla

Bu sayfada bulunan kavramlar:

medeni kanun sonrasında türk aile yapısında ve kadının toplumdaki yerinde meydana gelen gelişmeler

evin reisi erkektir medeni kanunmedeni kanunla gelen haklarmedeni kanunun aile yaşamına getirdiği yeniliklerevliliğin getirdiği değişikliklermedeni kanunun aile yaşamına getirdiği değişimmedeni kanun ve hukuk alanında gelişmelermedeni kanun ve hukuk alanındaki gelişmelermedeni kanunun aile yaşamına getirdiği değişimlermedeni kanunda aile reisi kimdirmedeni kanun alanındagelismeler degisimlerve ilerlemelerhttp:www.hukuki.netshowthread.php54909-Turk-Medeni-Kanunu-Ile-Getirilen-Degisiklikleranayasada evin reisi kimdirtürk medeni kanunuyla yapılan düzenlemeler nelerdirmedeni kanunu ile türk toplumunun hayatında neler değişti2002 medeni kanun değişikliğimedeni kanunun aile yaşamına getirdiği değişikliklermedeni kanun sonrasinda turk aile yapisinda ve kadinin toplumdaki yerinde meydana gelen gelismelertürk medeni kanununun ilk şekli nde yer alan temel haklartürk medeni kanunu ile yapılan düzenlemelermedeni kanunda yapılan değişikliklertürk medeni kanunun ilk şekli nde yer alan temel haklarmedeni kanunun sosyal hayata getirdiklerimedeni kanun sonrasında türk aile yapısında ve kadının toplumdaki yerinde meydana gelen gelişmeler nelerdirMedeni kanun ile yapilan duzenlemeler
Forum

Benzer Konular :

  1. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu ve İlgili Kanunlar (Cep Boy - Savaş) [Kitap Fiyat bilgisi]
    Yazar Belirtilmemiş - Savaş - 2019 Ocak - 25,00 TL Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu ve İlgili Kanunlar (Cep Boy - Savaş) hakkındaki...
    Yazan: Hukuk Kitapçısı Forum: Hukuk Kitapları Tanıtımı
    Yanıt: 0
    Son İleti: 18-01-2019, 00:10:03
  2. Türk Medeni Hukuku ve Türk Borçlar Hukuku Mevzuatı - Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Diğer Mevzuat [Kitap Fiyat bilgisi]
    Cevdet Yavuz, İpek Sağlam, Fulya Erlüle; Beta; 2011; 85,00 TL Türk Medeni Hukuku ve Türk Borçlar Hukuku Mevzuatı - Türk Medeni Kanunu, Türk...
    Yazan: Hukuk Kitapçısı Forum: Hukuk Kitapları Tanıtımı
    Yanıt: 0
    Son İleti: 29-12-2011, 11:00:03
  3. Karşılaştırmalı - İçtihatlı - Notlu Türk Medeni Kanunu & Türk Borçlar Kanunu [Kitap Fiyat bilgisi]
    Mehmet Ayan, Nurşen Ayan; Mimoza; 2011; 37,80 TL Karşılaştırmalı - İçtihatlı - Notlu Türk Medeni Kanunu & Türk Borçlar Kanunu hakkındaki işbu...
    Yazan: Hukuk Kitapçısı Forum: Hukuk Kitapları Tanıtımı
    Yanıt: 0
    Son İleti: 19-12-2011, 02:30:04
  4. Yeni Mevzuat: yeni “hukuk muhakemeleri kanunu”(hmk) ile usul hukukumuzda yapılan değişiklikler ve uygulamadaki sorunlara getirilen çözümler Av. Geylani KOCA
    Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz : İlgili veri linki - Konu: yeni “hukuk...
    Yazan: admin Forum: Mevzuata İlişkin Bilgi ve Yorumlar
    Yanıt: 0
    Son İleti: 06-07-2011, 16:39:57
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu - 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun [Kitap Fiyat bilgisi]
    O. Gökhan Antalya; Beta; 2011; 38,00 TL 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu - 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında...
    Yazan: Hukuk Kitapçısı Forum: Hukuk Kitapları Tanıtımı
    Yanıt: 0
    Son İleti: 30-06-2011, 09:40:02

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


2022 tarihli Hukuk Blog |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Site Ekleme |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Bayefendi |  Afternic Alanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.