Hukuki Net Hukuki NET | Forum | Mevzuat Anasayfa | Kaynaklar | Yazarlar | Dizin | Arama | Uyarlama | Giriş | Üye Ol
İş Akdinin Evlilik, Emeklilik ve Muvazzaf Askerlik Nedeniyle Feshi
Ekleyen: Av.fırat Bayındır | Tarih: 9-04-2006 | Kategori: Makale | Okunma : 61975 | Not:
Av.fırat Bayındır




Profil >


Reklam
İŞ AKDİNİN İŞÇİ TARAFINDAN EVLİLİK, EMEKLİLİK
VE MUVAZZAF ASKERLİK NEDENİYLE
FESHİ


Av. Abbas Bilgili – Av. Fırat Bayındır
(Adana Barosu) (Hatay Barosu)


I - GENEL AÇIKLAMA

10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı yeni İş Kanununun Yürürlük maddesi olan 120. maddesi ile, 1475 sayılı İş Kanunun Kıdem Tazminatı’ nı düzenleyen 14.maddesi dışında kalan tüm maddeleri yürürlükten kaldırmıştır.

Halen geçerliliğini koruyan Kıdem Tazminatı ile ilgili 14. maddede, işçiye Evlilik, Emeklilik ve Muvazzaf Askerlik görevi nedeniyle kıdem tazminatını almak suretiyle işçiye iş akdini feshetme hakkı tanımaktadır.

Burada vurgulanması gereken husus, Evlilik, Emeklilik ve Muvazzaf Askerlik nedenleriyle iş akdini feshetmek isteyen işçinin, 4857 sayılı İş K. 17. maddesinde belirlenen İhbar Sürelerine uyma zorunluluğu ve dolayısıyla bu sürelere uymadan akdi feshetmesi halinde işverene ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamasıdır.

İşçi tarafından bu nedenlerle yapılacak fesihlerde kıdem tazminatına hak kazanılmasının bir koşulu da, Deneme Süresi dahil olmak üzere asgari Bir Tam Yıl Çalışma’ dır. Bu çalışmanın başlangıcı hizmet akdi tarihi değil, işçinin Fiilen çalışmaya başladığı tarihtir. İşçinin işveren nezdindeki çalışmaları fasıla olmaksızın girdi-çıktı şeklinde de yapılsa, bu durum zincirleme hizmet akdini oluşturacağından bir tam yılı doldurması halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Bir yılın hesabında aynı işverenin yanındaki fasılalı çalışmalar da toplanarak dikkate alınmalıdır.

II- EVLİLİK NEDENİYLE İŞ AKDİNİN BAYAN İŞÇİ TARAFINDAN FESHEDİLMESİ

Evlilik nedeniyle iş akdinin feshi hakkı sadece çalışan bayan işçilere tanınmış bir haktır.

Çalışan Bayan işçi, evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde işverene başvurarak kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş akdini feshedebilir. Bu başvurunun yapılması için evlilik cüzdanının veya evlenmeyi gösteren nüfus kaydının işverene ibrazı yeterlidir.

Bu nedenle iş akdini fesheden bayan işçinin, işten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlamasında da hiçbir yasal sakınca bulunmamaktadır zira bu düzenleme, yasa tarafından bayan işçilere tanınmış bir HAK’ tır.

Bu yasal düzenleme zaman zaman eleştirilere ve değişik yorumlara neden olmuştur.

Yasa koyucunun böyle bir düzenleme yapmaktaki amacı, bayan işçinin evlilik nedeniyle aile yükümlülüklerini daha iyi yerine getirebilmesidir. Uygulamada da sık rastlandığı üzere, evlenen bayan işçiler geleneksel Türk aile Yapısı gereği bu rol kendilerine yüklenmiş bulunduğundan ev işleri ve çocuklarıyla ilgilenmeyi tercih ederek çalışma yaşamlarına son vermektedirler.

Bu konu ile ilgili eleştirilerin başında, bayan işçinin Evlilik nedeniyle iş akdini feshettikten sonra başka bir işyerinde çalışmasının hukuka uygun olup olmadığı sorunudur.

Uygulamada pek sık karşılaşılmasa da bu surette akdi fesheden bayan işçinin bir başka işyerinde çalışması mümkündür. Bu davranışı engelleyen bir yasal düzenleme olmadığı gibi eski işverenin, evlilik nedeniyle ayrılan bayan işçiye ödediği kıdem tazminatını, başka bir işyerinde çalışmaya başlaması nedeniyle geri isteme hakkı da bulunmamaktadır.(YHGK – 27.04.1988, 1988/9-225- 369 E.K.)

Bu konuda Yargıtay’a ulaşan nadir ihtilafların birisinde evli olarak işe başlayan bayan işçinin çalışırken eşinden boşandıktan kısa bir süre sonra yeniden eski kocasıyla evlenerek bu sebeple kıdem tazminatı talebiyle işinden ayrılması halinde, Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde vücut bulan ve hukukun temel ilkelerinden olan “İyi niyet” kurallarına aykırılık nedeniyle kıdem tazminatı ödenmemesine karar vermiştir.

Yargıtay’ın bu konudaki ilginç kararlarından birinde de, evlendikten sonraki bir yıl içinde hiçbir sebep göstermeden işten ayrılan bayan işçinin açmış olduğu kıdem tazminatı davasında Yargıtay; bu bayan işçinin kıdem tazminatına hak kazanması gerektiği yönünde karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, istifa ederken sebep göstermeyen işçinin “sebeple bağlılık ilkesi” gereğince bağlı olduğu bir sebep olmadığı vurgulanmıştır (Bak; Yargıtay 9. HD. T.11.05.2004, E.2003/16699, K.2004/11271, Tekstil İşveren Dergisi, Ağustos 2005 sayısı, sh.37 vd.). Yani bu görüşe göre, istifa ederken sebep göstermeyen işçinin istifa sebebini daha sonra yargılama aşamasında gösterebileceği sonucuna ulaşılıyor.

Evlenen bayan işçilere tanınan bu hak, yasa koyucunun kanaatimizce çalışan bayan işçiler için getirdiği bir Pozitif Ayrımcılıktır.

Konunun sosyolojik boyutu bu makalenin dışında kaldığından sadece hukuki boyutu irdelenmeye çalışılmıştır.

III – İŞÇİNİN YAŞLILIK, MALULLÜK AYLIĞI VEYA TOPTAN ÖDEME ALMAK AMACIYLA İŞ AKDİNİ FESHETMESİ ( EMEKLİLİK)

506 Sayılı SSK’nda belirlenen prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi açısından emeklilik koşullarına kavuşan işçi, dilerse Kuruma başvurarak buradan alacağı emekliliğe hak kazandığını gösterir belgeyi işveren ibraz etmek suretiyle iş akdini kıdem tazminatına hak kazanarak feshedebilir. Kıdem tazminatının ödenmesi, işçiye emekli maaşının bağlanmasıyla ilintili değildir. Yani işveren, işçiye henüz emekli maaşı bağlanmadığı nedeniyle kıdem tazminatını ödemekten kaçınamaz.

Keza işverenin de, işçinin emekliliğe hak kazanmış olması nedeniyle işçiyi emekliliğe zorlaması söz konusu değildir. Emekliliğe hak kazandığı gerekçesiyle feshin işverence yapılması halinde işçiye kıdem tazminatı yanında ihbar tazminatının da ödenmesi gerekir.

Ancak burada işe iade davaları açısından çok önemli olan bir husus şudur.

İşveren, işçinin emekliliği hak ettiği veya herhangi başka bir nedenle iş akdini haklı ve/veya geçerli sebeplerle feshettiği durumlarda işçi, ihbar tazminatını almadan önce emeklilik için SSK’ya başvurursa, artık işverenin değil işçinin feshi söz konusu olduğundan işe iade talebi ile dava açamaz. Bu husus Yargıtay’ın istikrar kazanmış ancak eleştirilen bir görüşüdür (Yargıtay 9. HD. T. 21.04.2005, E.2005/10722, K.2005/14042; karar metni ve Prof Fevzi Şahlanan’ın eleştirisi için bak; Tekstil İşveren Dergisi, Ekim 2005 sayısı, sh. 39 vd.).

IV – MUVAZZAF ASKERLİK NEDENİYLE FESİH

Muvazzaf askerlik, 1111 sayılı Askerlik Kanunu gereğince Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan her erkeğin zorunlu olarak yapması gereken askerlik hizmetidir. Bu görev nedeniyle işinden ayrılmak isteyen işçi, askere alınma ile ilgili belgeleri işverene ibraz ederek iş akdini feshedebilir. Kimi zaman askerlik çağı gelen ve askere gitmek isteğinde olan işçiler bu sebeple işverene belge ibraz etmeksizin işten ayrılmaları halinde, ayrılma tarihi ile askere alınma tarihi arasında makul ve haklı bir süre bulunması, bu süre içinde işçinin bir başka işyerinde çalışmaması ve ayrılma tarihi ile askere alınma tarihi arasında sebep-sonuç bağlantısının kesilmemiş olması gereklidir.

Örneğin, Yargıtay bir kararında işten ayrıldıktan 14 ay sonra askere giden işçinin kıdem tazminatına hak kazanmayacağını belirtmiş (Yargıtay 9. HD. 17.02.1986 T., 71/1686, Prof. Dr. Ercan Akyiğit, Açıklamalı İçtihatlı 4857 sayılı İş Kanunu Şerhi, 2. Cilt, sh. 2331), bir başka kararda ise sebep göstermeden işten ayrılıp 7 ay sonra askere giden işçinin askerlik dönüşü işbaşı yapması üzerine önceki dönemi sonraki dönemle birleştirmiştir (Yargıtay ). HD. 9. HD. 26.12.1983 T., 8849/1194; aynı eser, sh. 2332).

Askerlik nedeniyle işinden ayrılan ancak işverenden kıdem tazminatı talebinde bulunmayan işçi, askerlik hizmeti sonrasında tekrar eski işvereni nezdinde çalışmaya başlaması halinde, arada geçen bu süre zarfında hizmet akdinin askıda kabul edilir. Bu nedenle tekrar işe başladıktan sonra kıdem tazminatını almaya hak kazanacak biçimde iş akdinin feshedilmesi durumunda askerlik öncesi kıdem süresi, askerlik sonrası kıdem süresine eklenecek ve kıdem tazminatı bu iki sürenin toplamı üzerinden hesaplanacaktır.

Yargıtay kararlarında askerliğini 4 ay kısa dönem olarak yapanlar da “muvazzaf askerlik” sayılarak kıdem tazminatına hak kazanılacağı belirtilmiştir (Yargıtay 9. HD. 09.06.1983 T., 3488/5183, aynı eser, sh. 2332).

Muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veya herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş akdi 2 ay süre ile askıda kalacaktır. Bu süre sonunda iş akdinin kıdem tazminatı ödemek suretiyle iş akdini fesih hakkı doğacaktır. Dikkat edilirse, muvazzaf askerlik hizmeti dışında 4857 sayılı İş K. 31. maddesinde düzenlenen bu özel durum nedeniyle işçinin değil işverenin iş akdini feshetme hakkı vardır. Keza bu süre içinde iş akdinin, kanundan doğan herhangi bir sebeple işçi veya işveren tarafından feshedildiğinin karşı tarafa bildirilmesi durumunda dahi fesih işlemi, bu 2 aylık sürenin bitiminden itibaren işleyecektir.

Forum