1 / 16 Sayfa 1234567891011 ... SonSon
1 den 10´e kadar toplam 159 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    Bu konuyla ilgili daha önce açılmış olan başlık, hatalı sıralamalar, tekrarlanmış mesajlar sebebiyle yeniden açılmaktadır.Öncekileri de nasıl sileceğimi bilemiyorum.
    Bu konuyu açan ve anlatacakları olan sakar; ne kendisi, ne de hiçbir akrabası aktar veya aktarlara ot satan değildir.Amacım; bir halk ilacıyla ilgili olarak, yaşanmışları, yaşadıklarımı ve ilacını yapacağımız otla ilgili çeşitli kaynaklardaki bilgileri biraraya getirerek, bazılarının kullandığı halde, başka ne işe yaradığını bilemeyenlere fikir verebilmek, bana göre "paha piçilmez" nitelikteki ilacın yapımı hakkında da bilgi vererek; isteyenlerin yapmasını sağlamak.
    İşin ciddiyeti hakkında bir fikir verebilmek için, aşağıya, kullanacağımız otun tıbbi özelliklerinin açıklandığı İngilizce bir metin ekliyorum.Umarım, biri; bu metni Türkçe'ye tercüme ederek ekleme yapar.
    Ekleyeceğim metni aldığım site; yazdırma ve kopyalamaya izin vermemektedir.Aktardığım metin harf harf deftere, sonra da bilgisayarda yazılarak dosya haline getirilmiştir.Birkaç harf hatası olabilir.
    İnternette (hypericum triquetrifolium turra) diyerek arama yaptığınızda, maltawildplants sitesine girerek yazının aslını, başka bilgileri ve ayrıca toplayacağımız otun fotoğraflarını görebilirsiniz.
    İlgili sitenin ot ile ilgili dediklerine "referans" verdiğine de dikkât ediniz.
    Okuduğunuz metinde geçen "Antiproliferative" ifadesine ve açıklamasına bilhassa dikkatinizi çekerim.Bu metinde anlatıldığı kadarıyla bile "mükemmel" olan ot hakkında, yine de eksik bilgi olduğunu ve bunun da ne olduğunu, ileride ekleyeceğimi de belirtirim.İşte, otun tibbî özelliklerinin anlatıldığı metin:
    ---------------
    MEDİCİNAL PROPERTİES


    The fact that the plant has hypericin, it gives it a wide range of medicinal properties, but the most important are the antiviral and antimicrobial properties amongst others. A full list research and studies (mostly medical and pharmacological) about the related species H. Perfaratum can be followed in the link section below.Despite interesting, such content is too vast to place on this plant profile on H.crispum. A table of the medicinal properties of hypericin and other main constituents of the plant are tabled below.
    Antianemic :Pertaining to factors or substances that prevent or correct
    anaemic conditions.
    Antibacterial :A substance that destroys bacteria or suppresses their growth
    or reproduction.
    Antidepressant :inhibitors
    Antiherpetic :Used against Herpes disease.
    AntiHİV :Agents used to treat aids and/or stop the spread of the HIV
    infection.These do not include drugs used to tread symptoms
    or opportunistic infection associated with aids
    Anti-inflammatory:An agent which counteracts or suppresses inflammation.
    Antiproliferative:Counteracting a process of proliferation (=the reproduction
    or multiplication of similar forms, especially of cells morbid
    cysts)
    Capillariforticant:Used to strengthen (fortifies) the blood capilleries
    Hepatoprotective:Protects the liver
    Sedative : A medication with tranquilising properties.Most sedatives
    (tranquillisers) can also promete sleep.
    Hypericin and pseudohypericin exhibit anti-HIV activity. Intense phototoxicities limit the use of injectable drug; studies stil going on in Israel.Specific medical/pharmalogical properties are given in the study/research abstracts below.Hypericum triquetrifolium Extract exhibits Anti-inflammatory activity in the rat.
    -------------
    mwp sitesinde gezinirken; bu ot hakkında, VİTİLİGO hastalığıyla ilgili cümleyi de atlamayın.
    Devamı var...


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız.

    Yaklaşık yirmi yıl kadar önce; "Ali dayı" dediğimiz bir balıkçı arkadaşla deniz kenarındaki "balıkçı damı"nda konuşurken şöyle dedi:"Hocam, ilaç denizinde yaşıyoruz ama; birçok hastalığı da çekmeye devam ediyoruz.Şu gördüğün -Tavşan gölgeliği denen otu göstererek- ot şekerin, şeker yarası dahil bütün yaraların, üstelik yanığın birebir ilacıdır.Tarifini vereyim, hazırla.Hazırlanması uzun sürdüğü için evinde hazır bulunsun" der ve tarifi anlatır.Hatta ikna olmam için şöyle bir olayı da anlatır:"Birgün buraya taze balık almak için İzmir'in bir sahil ilçesinin savcısı geldi.Misafir olarak gelmişler.Sohbetimiz sırasında "eşinin şeker hastası" olduğundan bahsetti.Mevsiminde olduğu için, ben de ona "Savcım şu otlardan topla, eşiniz çayını içsin.Şekeri normale gelecek.5-6 ay kullanırsa, tamamen şekerden kurtulacak" der.Savcı otu toplar ve gider.Ertesi yıl aynı savcı yine gelir, elinde bir paketle:"Ali dayı, sağol.Bu hediyeyi hanım gönderdi, selamı var." Gelen, bir takım elbiselik kumaştır.
    Ali dayı bunları anlattı ya; içimden inanmak gelmedi.Tıbbın yapamadığı şeker tedavisi, şeker yarası ve yanık ilâcı..."He" dedim geçtim.
    Ta ki; 31 Ağustos 2009 yılına kadar...
    Bu hikâye böyle başladı.Devamı var...

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız.

    31 Ağustos 2009 da benim külüstürü tamir için sanayi çarşısındayım.Beklerken, başka biri geldi.Sohbet ediyoruz.Söz nereden geldi bilmiyorum, adam dedi ki; "Bende prostat vardı.Bir arkadaş ottan ilaç tavsiye etti.İster yağından bir çay kaşığı, istersen bir çay bardağı çayından iç demişti.Şu anda 64 yaşındayım ve bendeki prostat 15 yaşındaki çocuk kadar.Doktorlara desen, adamı döverler.Kardeşim Almanya'da, geçenlerde "idrar yoları iltihabı sebebiyle" gittiği doktor ona demiş ki;"bol bol cennet elması ye." Aynı ilacı eşim de kullandı.İçinde ne kadar pislik varsa attı.Biraderimin ise; dizi ile kasık arası, iç bölgesindeki tedavi edilemeyen kaşıntısı bu ilaçla geçti.Baldızın yüzündeki "temre" de bu yağla geçti.Sürdüğü yer gençleşip, dirileşince; yüzünün her tarafına sürdü ve şu anda 34 yaşında olmasına rağmen, genç kız cildi vardır, haberin olsun." Bu anlatma işinden az sonra, başka biri daha geldi.İlk gelen "bu, bana ilacı tarif eden arkadaş" deyince; söz ikinci adamın oldu.
    Söz ilaçtan devam ettiği için, ikinci gelen anlatmaya başladı:
    "Kanser oldum.Tavsiye edilen ilacı içerek kurtuldum.Yanımdaki adam öleli dört yıl oldu.Kanserden ölmemem üzerine; doktorlar birkaç ayda bir, beni çağırıp muayene etmeye başladılar.Bu, birçok defa tekrar etti.Niye beni çağırdıklarını söylemedikleri gibi, ben de sormadım.İki üç gün sonra, yine gideceğim.Bu geliş-gidişler sırasında; benim yattığım odadan birini çıkardıklarını gördüm.Refakatçilerden birine sordum ve adamın kanser olduğunu, birkaç ay ömrü kaldığını öğrenince, o ilacı tavsiye ettim.Hastahaneden 41 kilo olarak çıkan bu adam; şu anda, 74 kilo olarak yaşamakta, falan köydedir, adı da şudur.Görüşmelerimiz devam ediyor.Size de öğreteyim, kullanın, kanser olmayın, kanserseniz de kurtulun." der ve tarifi verir.Tarifi verirken de "Nerede oturduğumu, tavşan gölgeliği otunu tanıyıp tanımadığımı sorar, "evet" cevabını alınca; bizim orada "kızılcık derler" dedi ve yapılışını verdi.Haydaaa ... yaklaşık yirmi yıl önce Ali dayının verdiği tarif.Ama, adamın dediği hastalıkla, Ali dayınınkiler uymadı.Bir tamir sırasında "Kanser ve prostat" ilacı öğrenmiş oldum.Tarif aynı olunca bu sefer inandım ve 6 Eylülde ilacı olgunlaşması için güneşin altına bıraktım.
    Bu arada da o ottan toplayıp, günde bir su bardağı çayını içmeye başladım.
    İnternette "Tavşan gölgeliği" diye aradım, yok."kızılcık" diye aradım, başka bir bitki çıktı.Eeee, ben bu otun adını nasıl bulmalıyım derken; "kuzuların kulağını yara ettiğini" bildiğimden, bu sefer "kuzu kulak yara" diye aradım.Karşıma "Sarı kantaron" diye bilinen ve çok kullanılan ot çıktı.Ama aradığım değil.Sarı kantaronun adının da "Hypericum perfaratum L." olduğunu da öğrenmiş oldum.Bu otun da "kuzuların kulağında yara" yaptığını...
    Sarı kantaronu bu sefer latince adından aradım ve:A.Ü.Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Kürsüsü Prof.Dr. M.Şahin Akman imzalı "Birkaç yerli hyprcium türünün antibateryel etkileri üzerine araştırma" raporunu buldum.(Aynı isimle bulabilirsiniz)
    Bu araştırmanın konusu:Van Başkale,Isparta Keçiborlu ve Ankara'nın üç ilçesinden "hayvanların kulağını yara ediyor, niye?" diye gönderilen H.perfaratum, H.cryspum ve H.scarbum ismindeki otlar...
    H.perfaratum'u biliyoruz artık.Bizim "tavşan gölgeliği" de yara yaptığına göre, acaba bunların içinde mi?
    H.cryspum olarak aradım ve öteki adının Hypericum triquetrifolium turra olduğunu öğrenince, yeni bulduğum adıyla aradım.Aaaaa maltawildplants sitesinde, bizim "tavşan gölgeliği" dediğimiz otun da fotoğrafları!...Bu iyi oldu.
    Bu arada, sözünü ettiğim raporda, bu otlarla ilgli yapılan taramalara dayanarak bazı dipnotların verildiğini gördüm.Üçü de yara yapan bu otlarla ilgili olarak:
    Jaretzky, R. und Geith, J.K. "...iç ifraz kifayetsizliklerinde kullanıldığı..." demiş.Ne zaman 1944 de!...
    Müthiş bir bilgi.Sonradan olma şeker hastalığının sebebi ne? " İnsülin salgısının yetmezliği" Bu durumda; Ali dayının dediği doğru olacak gibi.
    Bir başka dip notta:
    Winkelmann, W. yazdığı 1951 tarihli kitabında, bu otlarla ilgili şunu yazmakta."...beyin,kalp, akciğer konjeksiyonlarında(şişkinlik), sancı,sidik kesesi tenesmusunda(iltihaplı durumda ağrılı işeme), rahim yanması, vagina iltihabı, kuyruksokumu ağrısında kullanılmıştır.Halk ilacı olarak içerden idrar sökücü,antelmentik, adetkolaylaştırıcı,gastritis'de,karaciğer rahatsızlıklarında,kronik bronşitte, giht ve romatizmada denenmiş, haricen bilhassa yara tedavisinde tavsiye edilmiştir."
    Müthiş!...Ali dayının "yarada..." dediği doğru çıkıyor...
    ----
    Aralık 2009 un ortaları...Birader eşiyle bizi ziyarete gelirler.Yemekte sohbet ederken, birader;"kayınpederinin şeker sebebiyle bir bacağının kesildiğini, öbür bacağının da durumunun iyi olmadığını" anlatır.Ben de; Ali dayının dediği, 31 Ağustosta başka birinin de dediği ilacı olması için yaptığımı, gereken sürenin henüz geçmediğini, ilacın üç ayı ancak geçebildiğini, isterseniz verebileceğimi, deneyebileceklerini" söylerim.Alır ve giderler.Gezmelerini bitirip döndüklerinde, ilaç kullanılmaya başlanır.Günde bir çay bardağı çayı, ya da bir çay kaşığı yağı ve iki defa sürmek şeklinde kullanırlar.11 Ocak 2010 da, biraderin eşi eşime telefon eder "Abla, bir lira büyüklüğündeki yara kapandı.Şekeri müthiş dengeye geldi.İlk sürme işini akşam yapmıştık.İkincisi için sabahleyin yaraya baktığımızda yarada değişiklik olduğunu gördük.O kadar hızlı iyileştiriyor ki; gözle takip edilebilir...Sağolun, varolun filân..." Yaranın iyileşmesi onbeş gün bile sürmemiştir.
    Bu ne demek? Doku yenileme gücü müthiş.Alman "iç salgı bezi yetersizliklerinde" derken, Ali dayı "uzun süre kullanırsa, şekerden tamamen kurtulur, yanığın çaresidir" derken ikisinde de haklı demek.Biz içmeye devam etmesini söyledik.
    Bu; bana "mucize gibi" gelmişti.Ertesi günü Eczacıbaşı İlaç'a mesaj gönderdim:"Böyle, böyle.Numune göndereyim, önce deneyin, sonra dinleyin." diye."Ne diyorsunuz?" bile demediler.Aynı şey daha sonra "Bilim İlaç"ta da oldu...
    İnsanlar belli bir yüzdeyi aşan yanıklarda; yaranın iyileşmesine kadar geçen sürede iltihaplandığı, su kaybını önleyemedikleri için ölüyor olmalı.Ali dayının "insanı olduğu gibi kaynar suya atacaklar, yine de kurtulur" demesi doğru galiba...Eğer öyle ise; yazık değil mi "İstanbul'da yanıktan ölen" kıza...
    İnternette araştırmalarım devam ederken,galiba E.Ü.Eczacılık Fakültesinin bir araştırmasını buldum:"H. perfaratum L (Sarı kantaron) ile Hypercium triquetrifolium turra(Tavşan gölgeliği, kızılcık otu)nun sahip olduğu kimyasalların aynı olduğu, birbirlerine göre, miktar olarak farklılık gösterdiklerini"
    Bu ne demek? Eğer adam HTTdeyle kanserden kurtuldum diyorsa; birileri de kantaron otuyla denemiş mi, sorusunun cevabını aramalı deyip, internette "kantaron kanser" yazıp aradım.Veee buldum!Birisi bir siteye yazmış:"Eşim göğüs kanseri oldu.Tedavi sırasında bir göğsü alındı.Kanser azalacağına, yayıldı.Bir Prf. kantaron otunu kaynatıp iki-üç bardak içmemizi söyledi.Dört ay kadar kullandıktan sonra, kanserden tamamen kurtuldu.İnanmayana Prf.un telefon numarasını veriyorum" deyip 532 li bir telefon yazmış.Yani; - her iki ot da, aynı yapıda olduğuna göre- kanserden kurtuldum diyen adamın da dediği doğru.Üstelik mwp sitesinde otun tıbbi özellikleri yazılırken Antiproliferative denip yapılan açıklamayı Türkçe'ye çevirirsek, orada da öyle olduğu yazılı.
    ----
    Kullanacağımız otun fotoğraflarını görmek için
    Hypericum triquetrifolium turra yazıp maltawildplants sitesine, yine (Birkaç sayfa aradıktan, sanırım dördüncü sayfada) discoverlife.org sitesine bakabilirsiniz.Becerebilen biri, bu fotoğrafları ekleyebilse ne iyi olurdu...
    İlacı nasıl hazırlayacağız sorusunun cevabına geçmeden önce;"Siz, eylülden beri içiyorsunuz.Ne faydası oldu?"nun cevabını vereyim:
    1971 yılından beri ara ara ağrıyan sinüzitim,gastritim ve sağ dizim(artrit) bu kış hiç ağrımadı.Hiç nezle, grip olmadım.Üst çene köpek dişlerimin kökünde meydana gelen iltihaplanma ve buna bağlı şişlik antibiyotikle indirildikten sonra. her ikisinde de mercimek büyüklüğünde iltihap kalmıştı.Artık şimdi yoklar.Hanımın cildi daha parlak, daha gergin ve daha renkli oldu.Benimki mi?Cildimi öldürmek için elimden geleni yaptığımdan(Sigara içtiğimden) benimkinde bir değişiklik olmadı.Artık aklıma; kanser, prostat, şeker, karaciğer yetmezliği, sonu "...İT"le biten farenjit, larenjit, gastrit, artrit v.b gelmiyor.
    mwp sitesindeki metni incelediğinizde, kanser konusunda HTTye en yakın etkinin, yine bu otun kardeşi olan H.empetrifolium W. de olduğunu görürsünüz.Yine, sitedeki metinde "VİTİLİGO" hastalığı ile ilgili "başarı bildirildi" cümlesine de dikkat!...
    -------
    Geçtiğimiz 12 Mart günü külüstürün vizesi için ilçeye giderim."ağır kusur" sebebiyle sanayi çarşısına, 31 Ağustosta gittiğim dükkana giderim.Usta uğraşırken bir adam geldi.Olacak şey değil, ama; oldu:Kanserden kurtulduğunu söyleyen kişi!...Ona "dediği ilacı yaptığımı, otunu içtiğimi ve biraderin kayınpederinin durumunu " anlattım.Adam afalladı kaldı!...Şeker ve şeker yarasını hiç duymamış.O kadar sevindi ki; anlatamam.Mahallesinde böyle bir hasta olduğunu, ona söyleyeceğini belirtti.Bu arada bana da "hoca, o görüşmemizden sonra, mahallemizdeki 17 yaşında bir çocuğun kolundaki, hani Sıvas'ta balıklara yediriyorlar, bir hastalık var (sedef dedim) o oldu.Verdim yağı sürdü ve geçti, bundan da haberin olsun." demez mi?...Bu yağın böyle birşey yapacağına aklım kestiği için, daha önceden bir öğrencimin kocasına,sedefte kullanması için vermiştim ve devam ediyordu.Demek istemem; ciltteki her türlü derde...
    Son örnek:Atıldığı için sahiplendiğimiz bir köpeğimiz var:"çakal" Elimdeki yağı sağa sola dağıtmadan önce, burnunun üstünde 50 kuruş büyüklüğünde,1-2mm kalınlığında bir mantar çıktı.Deneyelim bakalım ne olacak diye, birgün saat 15 te sürdüm.Ertesi günü aynı saatte, bir daha...Üçüncü gün; o saatte köpeği bulamadım.Dördüncü gün: köpeği o saatte buldum.Buldum ama; mantar düşmüştü, yoktu...
    Hypercium türü otlarla ilgili, bir sitede şunu okudum:" içindeki falan madde, vücuttaki filan maddeyi bloke ettiğinden, tansiyon artışına sebep olabilir..."
    Verdiğim sitelerden; toplayacağımız, gidemezsek de, o taraflardaki tanıdıklara toplatıp yaptırtacağımız otu tanıdık mı?Bu ot, bu ülke coğrafyasında; nerede arpa, buğday yetişiyorsa oralarda yetişmekte.O kadar çok yetişmektedir ki; iki kişi bir günde bir kamyon toplayabilir.Temmuz ayı başından itibaren takip ediniz.Biçilmiş ekin tarlalarında, yol kenarlarında, makilik alanda çalı yanlarında...her yerde var.
    Ne zaman toplayacağız?
    Başlangıçta yeşil olan gövdeleri kahverengi-kırmızı olduktan ve çiçek açıp, ilk tohumları yapmaya başladığında.
    Çayı için kurutmak:Zamanı gelen otlar, güneş varken toplanacak.Gölge bir yerde kurutulacak.Kurutulmuş bu otların; elle ovulmasıyla yaprak, çiçek ve tohum kısımları sap kısımlarından ayrılacak ve bir kaba konacak.Hazırdır.
    Çayının yapılması:İçilmek istenen miktar kadar su cezveye konulacak.Kaynadıktan sonra indirilip, bir çay bardağı suya, bir çay kaşığı hesabıyla ottan konulacak.10-12 dakika beklendikten sonra süzülüp içilecek.Eziyetli bir iş.
    Yağının yapılışı:
    İster cam şişe içinde, ister cam kavanozda yapabilirsiniz.Hangisinde yaparsanız yapın, aynısından boş bir yedek hazırlayın.Pazar yerlerinde iki liraya satılan makaslardan biriyle, mevsiminde bitkinin çiçek ve yaprak olan dallarından keserek, kabınızı bastırarak dolduruyorsunuz.Kavanozda yapıyorsanız en son üst kısmına bir otu bütün olarak, yan yerleştiriyorsunuz.Böylece, alttakilerin üstte çıkmasını engelliyorsunuz.Otla doldurduğunuz kaplara "rafine adilmemiş, hakiki zeytinyağı" dolduruyorsunuz.Kapağını, hava giriş çıkışına engel olmayacak şekilde takarak, güneşin altına bırakıyorsunuz.Haftada bir kabınızı kuzey-güney yönünde 180 derece çeviriyorsunuz.Bu arada zeytinyağı seviyesini kontrol edip, eksilme varsa tamamlıyorsunuz.Zeytinyağı daima otların üstünde olmalı.Bir, birbuçuk ay sonra kapağı sıkıyorsunuz.Bu sefer; haftada bir çevirmeye devam ederken, aynı zamanda kabınızı alt-üst çeviriyorsunuz.Üçüncü ayda; yağın içindeki yaprak ve çiçeklerin tamamen eridiğini, yağın floresans parlaklığında, çok hoş bir kırmızılığa sahip olduğunu görüyorsunuz.İsterseniz altı ay sonra tülbentle süzüp, öteki şişeye aktarıyorsunuz.Bizdeki 3,5 ay sonrasında netice verdiğine göre, altı ay beklemiyebilirsiniz.
    Saklama kabınız kesinlikle cam olmalı.Sürmek için aktaracağınız kap da cam olmalı.Mesela; cam çay tabağı.İçmek için kullanacağınız çay kaşığı da, asla yağ içinde kalmamalı.
    Ne kadar kullanacağız?
    Ben şahsen günde bir su bardağı içiyorum,çayından.Çayı eziyetli oluyor.Yağını yapınca; korunma maksatlı, bir çay kaşığı hasta olursam iki çay kaşığı içmeyi düşünüyorum.Dozda, önemli olan tansiyonunuzun durumu.Bizim "Boşnak Mehmet" gibi yapmayın.
    O da ne, diyeceksiniz.Ben geçen eylülde bu otları toplayıp getirdiğimde, Boşnak Mehmet gördü ve sordu.Anlattım.O da topladı.Bir hafta geçmeden bıraktı.Sordum, niye? "Ölüyordum yahu." Onun huyudur.Sarımsak faydalı diye duydu mu, günde iki baş sarımsak yer.Bu sefer de öyle yapmış.Günde 4-5 su bardağı içmiş.Tansiyonu delirmiş tabii ki...Topladığı otların kalanını bana getirdi.Gelen otları, eczacının, prostat olan babası kullanıyor.
    Doz sizin bileceğiniz iş.Ama kortizonlu ilaç kullanıyorsanız ne çayını ne yağını içmeyiniz.Kortizonu bıraktıktan bir ay sonra başlayınız.İster çayını, ister yağını içiniz; ilk önce bir çay bardağı, ya da bir kaşık içerek, alerjiniz olup olmadığına bakın.Malûm; bazı insanlara çilek bile dokunuyor.
    Bildiklerimi, yaşananları ve yaşanmışları aktardım.Bundan sonrası sizin bileceğiniz iş.Ne yapın derim, ne de yapmayın.Ne kullanın derim, ne de kullanmayın.
    Bütün bu yazdıklarımdan sonra, mwp sitesindeki ingilizce metinde "antidiyabetik" diye yazmadığını farkettiniz mi?Yani; onlar bile bilmiyor.
    SON SÖZ:Yirmi yıl kadar önce, ilk olarak; bana ilacı anlatan Ali dayı,anlattığı ilacın "kanser ilacı da olduğunu" bilemeden, iki-üç yıl önce kanserden "ilaç denizi" içindeyken öldü.
    Bütün bu yazdıklarımı okudunuz ve düşünüyorsunuz.Düşünürken sadece "selimina" yazın, internetteki ilk siteden Kazım Koyuncu'nun bu klibini izlerken; bu müthiş melodiyi yapanın, genç yaşta, kanserden öldüğüne bakarak, benim gibi ağlayın...
    Sağlıklı günler...

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    490
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    Alıntı sakar rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Son örnek:Atıldığı için sahiplendiğimiz bir köpeğimiz var:"çakal" Elimdeki yağı sağa sola dağıtmadan önce, burnunun üstünde 50 kuruş büyüklüğünde,1-2mm kalınlığında bir mantar çıktı.Deneyelim bakalım ne olacak diye, birgün saat 15 te sürdüm.Ertesi günü aynı saatte, bir daha...Üçüncü gün; o saatte köpeği bulamadım.Dördüncü gün: köpeği o saatte buldum.Buldum ama; mantar düşmüştü, yoktu...
    Çok güzel bilgilr vermişsiniz umarım ihtiyacı olan faydalanır. Son örnek ve anlatımınız harika, bayıldım

    Saygılar, sevgiler...

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    Dediğim dosyanın tamamını daha kolay bulmanız için:
    (malta wild plants) yazıp, çıkan site başlığı altında (A-Z index) tıklıyor, açılan sayfadaki (botacinacal name)de (H) harfini tıklayıp listeden seçiyorsunuz.
    Net fotoğraflar için de:
    (hypericum triquetrifolium) yazıp, çıkan Calphotos sitesinde göreceksiniz.
    Kolay gelsin...

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    swan Kardeş'e,
    Köpek bile olsa; ilaç, zamanında kullanılmalı...

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    24 Mart'tan 28 Nisan'a, 181 okuma!...Bunu not ettim. Bu konuda bazı şeyler yazacağım, ama şimdi değil...
    Sadece; şu cümleyi yazayım:"Türkiye'de altı milyon şeker hastası var."

  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    Yine; bazı şeyleri yazmayacağım, ama; 01.05.2010 tarihinde yaşadığım bir olayı anlatmazsam; insanlık görevimi yapmamış olurum. Bu konu, sadece siz; "Hukuki Net üye ve misafirleri" dışında, tıp doktorları dahil, birçok kişiyle de konuşuldu. Bu arada yaşananları,yazdıklarımdan sonra yaşadıklarımı, "dayımın cenazesi" için gittiğim memlekette, kardeşlerimin söylediklerini filân anlatmıyorum.
    Sadece, şunu söylüyorum: Bu konuyu, daha önce anlattığım bir balıkçı arkadaş -Kendisi ve kardeşleri, benim yaptığım, ama; malzeme bulamamaktan dolayı oturtamadığım- dünyada olmayan, oltaya takılarak, balık tutmaya yarayan yem konusundaki araştırmalarıma destek verdiklerinden dolayı kıyamadığım kişi- sohbet sırasında dedi ki; "Bir arkadaş var, şeker yarası var, üstelik genç de..."
    Bunun "Türkçe"si, şu demekti: "Hocam; gücün yetiyorsa...." Ben de; O'na dedim ki: "İzmir'deki kardeşime göndereceğim -bazı sağlık problemleri var- eldeki son son malzemeyi böleyim." Ve...böldüm. Verdim gitti...
    Bir gün önce, eczacımız telefon etti -babasının prostatı için "Boşnak Mehmet'"n iade ettiği otları verdiğim kişi- "Hocam; dediğin siteyi buldum. Sadece şunu söyleyeyim:Az bile yazmışsın!..."
    Dediğim gibi; birçok şeyi atlıyorum. Bu kadar sürede, en az bir milyon okuma bekliyordum.
    Pişman olacağınız bazı açıklamaları, beş ay sonra yazacağım.
    Galiba; insanlara, iyilik yaramıyor...Her şeyi, illâ ki; parayla mı söylemeli?
    İnanın, bu; bu konuda yazacağım son yazı. Ta ki; bir milyon okuyucu olana kadar. Son ve kesin sözdür, vesselâm!...(Türkiye'de - ötekileri saymıyorum- altı milyona yakın şeker hastası var- derken, ne demek istiyorum?...)
    Sanki; şu ana kadar okuma yapan, 210 kişinin, hiç şeker hastası, kanser, prostat ve ...it'li hastalığı, kansızlık çeken, karaciğer yetmezliği, AİDS olan hiç bir tanıdığı yok!...Arkadaşları da, arkadaşlarının da akrabası yok!...

    Sanki; "Ali dayı, ilâç denizi içindeyken; öğretmek istediği ilacın, aynı zamanda kanser ilâcı da olduğunu bilemeden, kanserden öldü!..." diye yazarken, ben; o kadar "salak mı" görünüyorum?
    Ya da; bunları anlatmaktan dolayı "para kazanma" mı bekliyorsunuz?
    Sağlıklı günler...

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.817
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız

    "beş ay sonra yazacağım" şeklindeki sözümü tutuyorum. Yapacağım ya da yaptıracağım diyen olmadı. Hamdolsun. Ben yine de -çok kısa olarak- diyeceğimi diyeyim.
    Yapılacak ilacın kortizonla kullanılırsa etki yapmayacağını ilk defa ben söylemiştim. Denemelere dayanarak ekliyorum: Bunu kullanırken asla antibiyotik veya antidepresan ilaç kullanmayınız. Hayati tehlike söz konusudur.
    Bu yazın yarısını ot toplamakla geçirdim. Biraz yaptım. Çevremde de en az 15 kişi yaptı. Hatta; 300 km ötede, 77 yaşındaki annem bile...Yanık durumunda, ona ilaç yetiştiremem diye...
    Eğer yeterli ilgiyi görseydim;
    İnsülin kullandığı halde, şekerini 130un altına düşüremeyen kişinin; insülini bırakıp, tek kaşık içer halde iken şekerini nasıl 100e düşürdüğünü,
    Başka birinin, ilaç kullandığı halde 480 olan şekerinin; beş günde 100e düştüğünü, 7.günde ilaçları bıraktığını, 15.güne kadar şekerin normal seyretmesiyle,ondan sonra tek kaşık içerek hasta değilmiş gibi yiyip içmeye nasıl başladığını,
    Su kaynatan motorun kapağını açarak, kendini yakan, komşumuzun damadının durumunun ne olduğunu,
    25-30 yıldır romatizma ilacı içmekten "midem çürüdü" diyen, köydeki babasını bile ziyaret edemeyecek durumda ve 4-5 senedir de; sağ kolunu hiç kullanamayan kadının durumunu,
    İkinci kattaki evine inip çıkmakta zorlanan, sağ elinin serçe ve yüzük parmağını kullanamayan kişinin durumunu,
    58 yaşındaki nakliyatçının "vallahi, 25 yaşında gibiyim" demesinin sebebini,
    Dede olan balıkçı arkadaşın; "Allah; canımı almak için ne bahane bulacak, merak ediyorum." demesinin sebebini v.s. anlatacaktım...
    Hakkındaki "tıbbi özellikler"de bahsi bile geçmeyen, "inanılmaz" bir özelliğinden de bahsedecektim. Bir başka "inanılmaz" özelliğinden de...
    Ayrıca; kedilerimizden birinin ishal olması sebebiyle uğraşırken; doktorların durduramadığı ishali durduran, hem de bir içişte, bir ot öğrendim. Hem de; 15 gün ishali durdurulamadığı için, bir delikanlının öldüğü köyde!..."biliyordunuz ve kurtarmadınız, öyle mi?" dediğimde, cevap:" aklımıza gelmedi." Denendi mi, diyeceksiniz. Bir arkadaşın, kanlı ishal olan bir inek ve iki danasında, aynı anda. Netice: tek seferde, mükemmel. Adam ne dedi biliyor musunuz? "Şimdiye kadar veterinerlere verdiğim ilaç parası dünya kadar. Ne kadar da kolaymış. İstediğin yerde, istediğin zaman ziyafet çekeceğim." Bu işleri, ziyafet için yapmıyoruz herhalde...Kendisi; iki-üç çuval toplayıp, kuruttu.
    Her ne ise...
    Şu anda bir vitiligo hastasında denenmekte. Kasım ayı başında da -kendisini ikna ettim- "HIV virüsü taşıyıcı hasta" denemeye başlayacak. Başlamak için; üç ayda bir yapılan tahlillerinin olmasını bekliyor. Başarılı olursa; HIV virüsünü yenen ilk hasta olacak.
    Yeniler belki bilmez, ama; eskilerin bildiği bir söz vardır:"marifet; iltifata tabidir."
    Oturum sona ermiş ve dosya kapanmıştır.
    Sağlıklı günler...

  10. #10
    Kayıt Tarihi
    Nov 2006
    Nerede
    izmir,TÜRKİYE
    İletiler
    2.324
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız



    Sayın sakar Eyitmen bey bahsettiğiniz ot bildiğimiz kantoron otumu benim rahmetli babaennem çok kullanırdı mide ağrısı için zeytin yağı içinde beklemiş olan.
    Size saygılarımı sunarken kullanılan otu birazdaha açık yazarmısınız.
    Ayrıca yazınızı okuyan herkes adına ben teşekkür ederim böyle deyerli bilğileri bizlerle paylaştığınız için.

    02-05-2010 01:30:21
    sakar rumuzlu üyeden alıntı

    Cevap: Hukuki Net üye ve misafirleri, bu yaz ilaç yapacağız
    Sanki; şu ana kadar okuma yapan, 210 kişinin, hiç şeker hastası, kanser, prostat ve ...it'li hastalığı, kansızlık çeken, karaciğer yetmezliği, AİDS olan hiç bir tanıdığı yok!...Arkadaşları da, arkadaşlarının da akrabası yok!...

1 / 16 Sayfa 1234567891011 ... SonSon

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 15
    Son İleti: 29-07-2014, 18:00:50
  2. Yanıt: 3
    Son İleti: 24-06-2014, 13:34:01
  3. Yanıt: 4
    Son İleti: 26-10-2013, 21:33:23
  4. Ilaç Alim Protokolü
    Yazan: Yönetim Forum: Sözleşme Örnekleri
    Yanıt: 0
    Son İleti: 19-04-2008, 19:21:45
  5. Biz bonozedeler ne yapacağız?
    Yazan: alicetin42 Forum: Kredi Kartları ve Bankacılık Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 09-02-2004, 13:20:09

Bu sayfada bulunan kavramlar:

kantaron kanser

bu yaz ilaç yapacağız

kızılcık otu kantaron

kizilcik temresi

hukuki.net kantaronümit aktaş vitiligosakara satlk otaümit aktaşa giden var miümit aktaş vitiligo site:www.hukuki.netav ilhan demirozon tedavisi umit aktas fiyatşeker hastası olmayan biri insülin vurulursa ne olurumit aktas tarafindan tedavi gorenlerdoktor ümit aktaş tedavi sırları forumcocuklarda augmentin binlik olurmuümit sktaş siroz tedavisihukuki net bu yaz ilaç yapacağızsakar hoca ilaçvitiligo icin kocakari ilaclariümit aktaş kalp zarı tümörü
Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.