• BANKA KREDİLERİNDE DOSYA MASRAFI İADESİ

    BANKALARIN KULLANDIRDIKLARI KREDİLERDE ALINAN
    HAKSIZ ŞARTLARIN İADESİ


    Bu makale , bankaların tüketicilerden haksız olarak aldığı dosya masrafı, kredi kartı aidatı gibi haksız şartların değerlendirilmesi ile alakalıdır.Tüketicilerin haksız olarak cebinden çıkan alacak kalemlerinin geri alınmasına yönelik yol gösterici niteliktedir. Bu kapsamda konuyu öncelikle genel olarak değerlendireceğiz, konuyla ilgili yasal hükümlere yer vereceğiz, hangi masrafların haksız masraf yani geri alınabilecek masraf olduğuna değineceğiz, hakkındaki yargıtay kararlarını inceleyeceğiz.

    Kredi sözleşmelerinde ve kredi kartı sözleşmelerinde, bankalar tarafından asıl alacak ve faiz dışında, dosya masrafı, ipotek kaldırma ücreti, yapılandırma ücreti, kredi kartı aidatı, kapama ücreti, komisyon ücreti ve benzeri çeşitli şekillerde , bankacılık hizmetinin gereğinden kaynaklanan bazı masraflar alınmaktadır. Çoğu zaman bireylerin acil kredi ihtiyacı içinde olması nedeniyle sayfalarca tutan kredi sözleşmeleri, detaylı okunmadan gelişi güzel bir şekilde imzalanmaktadır. Bankalar her sayfaya bireylerin, ayrı ayrı isim, soyisim ve imzalarını almaktadır. Böylece tarafların ayrı ayrı her sayfada yazılan şartları kabul ettikleri düşünülmektedir.*

    İncelenmesi gereken husus; bu masraflar bankalara ekstra külfet yükleyen ve alınması gereken ücretler midir, yoksa bankaların haksız olarak vatandaşa fazladan külfet yükledikleri kredi şartları mıdır?
    Sözleşme serbestisi ilkesinden yola çıkarsak taraflar kanunun belirttiği sınırlar içinde istedikleri şekilde sözleşme yapabilme özgürlüğüne sahiptir.Bu sözleşmeler sınırlı değildir.Yaptığımız her iş aslına bakarsanız bu ilkeye tabidir.Ancak önemli olan tarafların birbirine uygun iradeleridir.Bu her türlü sözleşmede mutlak bir niteliktir.Çünkü sözleşmeler hukukun belirlediği sınırlar içinde ,tarafların karşılıklı uygun iradeleri ile kurulur.

    Haksız şart terimi dediğimiz şey de tam olarak buradan doğmaktadır. Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmaları durumunda sözleşme kurulmuş sayılır. Tarafların üzerinde anlaşmadıkları ve bir tarafa haksızlık derecesinde fazladan yükümlülük yükleyen sözleşme hükümleri geçersiz kabul edilmelidir. Bu doğal hukuktan ve mutlak adalet ilkesinden kaynaklanmaktadır.İnsanların banka kredilerine başvurmalarının sebebi ;ana para ve faiz karşılığında kendilerine kredi sağlanmasıdır.Bunun dışında dosya masrafı,eklentiler yapılandırma ücretleri vs.. kenmdi iradesi dışındadır.Bu durumun doğal bir sonucu olarak o paraya ihtiyacı olan bireyler bu yükün altında kalmaktadır.
    Böyle bir durumla karşı karşıya gelinmesi durumunda başvurabileceğimiz iki makam vardır. Birincisi tüketici Hakem Heyeti(Her ilde kaymakamlık bünyesinde bulunur.) ve ikincisi ise Tüketici Mahkemeleridir.*Burada önemli olan ,belirli miktarın altındaki işlere, tüketici hakem heyetleri üstündeki işlere de tüketici mahkemeleri bakar. Bu sınır 2014 yılı için 1.272,19 TL dir. Bu miktarın altındaki işlerde tüketici heyetine başvurulur, üstündeki işlerde de tüketici mahkemelerine başvurulur.*Yasal sınırın üstündeki bir alacak için tüketici heyetlerine de başvurabilirsiniz ancak alacağınız iade kararı kesin olmaz, yeniden tüketic


    Konuyla İlgili Yasal Düzenlemeler 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur.

    TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
    Kanun Numarası: 4077
    Kanun Kabul Tarihi: 23/02/1995
    Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 08/03/1995
    Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 22221

    SÖZLEŞMEDEKİ HAKSIZ ŞARTLAR
    Madde 6 - (Değişik madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./7. md.)

    Madde 6/A - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./8. md.)
    Taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edildiği satım türüdür.

    Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar aşağıda gösterilmiştir:

    a) Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adresleri ve varsa erişim bilgileri,
    b) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış fiyatı,
    c) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,
    d) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
    e) Peşinat tutarı,
    f) Ödeme planı,
    g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

    Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür. Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nam yazaılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.

    Taksitle satışlarda; tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda, bir taksit miktarından az olmamak şartıyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.

    Satıcı veya sağlayıcı, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak satıcının veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.

    Sözleşme şartları tüketici aleyhine hiçbir şekilde değiştirilemez.
    DEVRE TATİL
    Madde 6/B - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./9. md.)
    Devre tatil sözleşmeleri, en az üç yıl süre için yapılan ve bu süre zarfında yıl içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla sayıdaki taşınmazın kullanım hakkının devri ya da devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, yazılı sözleşme ya da sözleşmeler grubudur.

    Devre tatil sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları Bakanlık belirler.

    PAKET TUR
    Madde 6/C - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./10. md.)

    Paket tur sözleşmeleri; ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dahil olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, önceden düzenlenmiş yazılı sözleşmelerdir.

    Paket tur sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları Bakanlık belirler.

    KAMPANYALI SATIŞLAR

    Madde 7 - (Değişik madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./11. md.)
    Kampanyalı satış, gazete, radyo, televizyon ilanı ve benzeri yollarla tüketiciye duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul edilmesi ve malın veya hizmetin daha sonra teslim veya ifa edilmesi suretiyle yapılan satımdır.

    Kampanyalı satışlar Bakanlığın izni ile yapılır. Bakanlık hangi tür satışların izne tabi olacağını, ön ödeme, taksit miktarı, teslim süresi, üretici firma garantisi, yatırılacak teminat ile kampanyalı satışlarda uyulması gereken usul ve esasları tespit eder.
    (Değişik fıkra: 21/02/2007-5582 S.K./23.mad.) İlan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin teslimatının veya ifasının hiç ya da gereği gibi yapılmaması durumunda, satıcı, sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren müteselsilen sorumludur. İlan ve taahhüt edilen konutun teslimatının hiç, gereği gibi ya da zamanında yapılmaması durumunda, 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren konut finansmanı kuruluşu, satıcı, sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici, ithalatçı ile birlikte, kullandırdığı kredi miktarı kadar müteselsilen sorumludur. Konut finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. *

    Tüketici kampanyadan ayrılmaya karar verdikten sonra kampanyayı düzenleyen, mal veya hizmetin tüketiciye teslim tarihini geçmemek şartıyla tüketicinin o ana kadar ödediği tüm bedeli ödemekle yükümlüdür.

    Kampanyayı düzenleyen, kampanyalı satışlarda düzenlenecek yazılı sözleşmede, 6/A maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bilgilere ek olarak "kampanya bitiş tarihi" ve "mal veya hizmetin teslim veya yerine getirilme tarih ve şekli"ne ilişkin bilgileri de içeren sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.

    Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, ön ödeme tutarı, mal veya hizmetin satış bedelinin yüzde kırkından fazla olamaz.

    Kampanyalı satışlarda malın teslim ya da hizmetin ifa süresi on iki ayı aşamaz. Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar için bu süre otuz aydır.

    Tüketicinin ödemeye ilişkin tüm edimlerini yerine getirmesi durumunda, malın teslimi ya da hizmetin ifası, ödemenin bitimini takiben en geç bir ay içinde yapılmak zorundadır.

    Kampanyalı taksitle satışlarda 6/A maddesi hükümleri de uygulanır.


    KAPIDAN SATIŞLARDA SATICININ VE SAĞLAYICININ YÜKÜMLÜLÜĞÜ

    Madde 9/A - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./14. md.)

    Mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.

    Mesafeli satış sözleşmesinin akdinden önce, ayrıntıları Bakanlıkça çıkarılacak tebliğle belirlenecek bilgilerin tüketiciye verilmesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde teyid işlemi, yine elektronik ortamda yapılır.

    Satıcı ve sağlayıcı, tüketicinin siparişi kendisine ulaştığı andan itibaren otuz gün içerisinde edimini yerine getirir. Bu süre, tüketiciye daha önceden yazılı olarak bildirilmek koşuluyla en fazla on gün uzatılabilir.

    Satıcı veya sağlayıcı elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddi malların veya sunulan hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür.

    Cayma hakkı süresince sözleşmeye konu olan mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasının veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceğine ilişkin hükümler dışında kapıdan satışlara ilişkin hükümler mesafeli sözleşmelere de uygulanır.

    KREDİ KARTLARI

    Madde 10/A - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./16. md.)
    Kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan krediler de 10 uncu madde hükümlerine tabidir. Ancak, bu tür krediler hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (h) ve (ı) bentleri ile dördüncü fıkra hükmü uygulanmaz.

    Kredi veren tarafından tüketiciye gönderilen dönemsel hesap özetleri, 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen ödeme planı hükmündedir. Dönemsel hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarının vadesinde ödenmemesi halinde; tüketici, 10 uncu maddenin (f) bendinde yer alan gecikme faizi dışında herhangi bir isim altında yükümlülük altına sokulamaz.

    Kredi veren faiz artırımını otuz gün önceden tüketiciye bildirmek zorundadır. Kredi veren tarafından artırılan faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz. Tüketici bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez.

    Mal veya hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödemede bulunmasını isteyemez.

    ABONELİK SÖZLEŞMELERİ
    Madde 11/A - (Ek madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./18. md.)
    Her türlü abonelik sözleşmelerine taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı son verebilirler.

    Satıcı tüketicinin aboneliğe son verme isteğini, yazılı bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür.

    Süreli yayın aboneliğine son verme isteği ise; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda onbeş gün, haftalık yayınlarda bir ay, aylık yayınlarda üç ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise, bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.

    Satıcı, abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın onbeş gün içinde iade etmekle yükümlüdür.

    Görüldüğü üzere kanun maddesi dosya masrafı, kredi kartı aidatı, gibi haksız şartların iadesini düzenlemektedir. Yani taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. (Yani tutar ödenmişse iadesi gerekir.) Diğer bir hükme göre ise eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Yani müzakere edilmeyen kısım haksız şarttır ve iadesi gerekir.
    İade edilmesi gereken masraflar şunlardır;

    Kredi kartı aidati,dosya masrafı(çünkü aslında olması gereken kredilerden dosya masrafının alınmaması),yapılandırma ücreti,ipotek kaldırma ücreti, fazladan alınan faiz alacaklarda haksız şarttır ve iadesei gerekir.

    Sözleşmelere göre geriye dönük olarak 10 yıl içinde alınan masraflar iade edilebilir! Konuyla ilgili yargıtay kararları şu şekildedir.
    01 Temmuz 2014 Tarihli Resmi Gazete
    Sayı: 29047
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
    ESAS NO :2014/4663
    KARAR NO :2014/4855

    YARGITAY İLAMI

    MAHKEMESİ :İzmir 3. Tüketici Mahkemesi
    TARİHİ :19/03/2013
    NUMARASI :2012/237-2013/183
    DAVACI :T.C. Ziraat Bankası vekili avukat ............ Bayrak
    DAVALI :................ Akoğlu

    Taraflar arasındaki tüketici sorunları*hakem heyeti kararının iptali davasının yapılan yargılaması*sonunda ilamda yazılı*nedenlerden dolayı*davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından kanun yararına bozulması*istenilmekle, incelemenin evrak*üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    *
    KARAR
    * Davacı, Gaziemir Tüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 27.02.2012 tarih ve 2012/55 karar sayılı*kararı*ile 1.317,10 TL*nin*davalı*tüketiciye iadesine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı*olduğunu ileri sürerek kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
    *
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    *
    Mahkemece, Tüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 1.317, 10 TL*lik*uyuşmazlık için karar verme yetkisinin bulunmadığı*gerekçesiyle kararın görev yönünden iptaline karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
    *
    Taraflar arasında konut kredisi sözleşmesi bulunduğu ve kredinin kullanımı*sırasında davalıdan 1.317, 10 TL masraf alındığı*hususu ihtilaflı*değildir. Uyuşmazlık, tüketici sorunları*hakem heyetinin bu miktara ilişkin uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisinin bulunup bulunmadığı*hususundadır.

    * 4077 sayılı*Yasanın 22. maddesi gereğince; değeri beş*yüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları*Hakem Heyetine başvuru zorunlu olup, bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararların tarafları*bağlayacağı, bu kararların ise*İcra ve*İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları*Hakem Heyeti kararlarına karşı*yapılan itiraz*üzerine tüketici mahkemesinin vereceği kararın kesin olduğu, değeri beş*yüz milyon lira ve*üstündeki uyuşmazlıklarda ise tüketici sorunları*hakem heyetlerinin verecekleri kararların ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği, kararların bağlayıcı*veya delil olacağına ilişkin parasal sınırların ise her yılın Ekim ayı*sonunda Devlet*İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları*Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı*oranında artacağı*belirtilmiştir.
    *
    4077 sayılı*Yasanın 22. maddesinde belirlenen kesinlik sınırı*01.01.2012 tarihi itibariyle 1.161,67 TL olarak belirlenmiş*olup, davaya konu olan bedelin 1.317,10 TL olduğu nazara alındığında, kararın infaz edilmesi mümkün olmayıp, ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının eldeki davayıaçmasında hukuki yararı*bulunmamaktadır. HMK 114. maddesi gereğince hukuki yarar dava*şartı*olup, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı*şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı*olup, bozma nedenidir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü*gerekmiştir.
    *
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü*ile*İzmir 3.Tüketici Mahkemesinin 19.03.2013 tarih ve 2012/237 esas 2013/183 karar sayılı*kararının sonuca etkili olmamak*üzere kanun yararına BOZULMASINA, 25.2.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    ——*•*——

    Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
    *
    ESAS NO***********:*2014/10886
    KARAR NO*******:*2014/11683
    *
    YARGITAY*İLAMI
    *
    MAHKEMESİ***:*Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ**************:*28/11/2012
    NUMARASI******:*2012/54-2012/90
    DAVACI************:*........ Kemal Yılmaz vekili avukat ..............*Efil
    DAVALI************:*.............. Okuyan

    * Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması*sonunda ilamda yazılı*nedenlerden dolayı*davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı*tarafından kanun yararına temyiz edilmesi*üzerine dosya incelendi*gereği**konuşulup*düşünüldü.
    *
    KARAR
    *
    Davacı,*Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/66e esas sayılı*dosyasında davalının vekilliğini*üstlendiğini, ancak davalının gerekçe göstermeksizin kendisini azlettiğini ileri sürerek 1.200,00 TL*vekalet*ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    *
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    *
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
    *
    Davacı,*Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/66e esas sayılı*dosyasında davalının vekilliğini*üstlendiğini, ancak davalının gerekçe göstermeksizin kendisini azlettiğini ileri sürerek 1.200,00 TL*vekalet*ücretinin tahsili istemiyle eldeki davayı*açmış, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari*Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi hükmüne göre yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı*yararına 400,00 TL vekalet*ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü*gerekmiştir.
    *
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü*ile*Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin*28/11/2012*tarih ve 2012/54 esas 2012/90 karar sayılı*kararının sonuca etkili olmamak*üzere kanun yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    ——*•*——
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
    *
    ESAS NO************:*2014/10888
    KARAR NO*******:*2014/11684
    *
    YARGITAY*İLAMI
    *
    MAHKEMESİ***:*Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
    TARİHİ**************:*17/05/2013
    NUMARASI******:*2013/12-2013/45
    DAVACI************:*T.C. Ziraat Bankası*vekili avukat Ali ................*Alasya
    DAVALI*************:*.................. Sağlam
    *
    Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması*sonunda ilamda yazılı*nedenlerden dolayı*davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı*tarafından kanun yararına bozulması*istenilmekle, incelemenin evrak*üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    *
    KARAR
    *
    Davacı, davalının konut kredisi kullandığını, davalının müracaatı*üzerine Gökçeada Kaymakamlığı*Tüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 10/12/2012 tarih ve 2012/16 sayılı*kararı*ile;*kredinin kullanımı*sırasında alınan 682,50 TLücretin tüketiciye iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
    *
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    *
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
    *
    Taraflar arasında konut kredisi sözleşmesi bulunduğu ve davacı*banka tarafından 682,50 TL masraf alındığıhususu ihtilaflı*değildir. Uyuşmazlık, alınan bu dosya masrafının haksız*şart niteliğinde olup olmadığı*ve davalı*tüketiciye iade edilip edilmeyeceği hususundadır.
    *
    Davalı, davacı*bankadan konut kredisi kullandığını, bu sırada kendisinden 682,50 TL masraf kesildiğini belirterek, bu paranın iadesi için Tüketici Sorunları*Hakem Heyetine müracaat etmiş, Gökçeada Kaymakamlığı*Tüketici SorunlarıHakem Heyeti'nin 10/12/2012 tarih ve 12 sayılı*kararı*ile;*söz konusu masrafın davalıya iadesine karar verilmiş, davalıbankanın hakem heyeti kararının iptali istemiyle açtığı*davada mahkemece; davanın kabulüne, Gökçeada KaymakamlığıTüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 10/12/2012 tarih ve 12 sayılı*kararının iptaline karar verilmiştir.
    *
    Standart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen genel işlem koşullarının oluşturduğu, tarafların karşılıklımüzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya*üçüncü*kişi tarafından*önceden hazırlanmış*hükümlerin kullanıldığısözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, 4077 sayılı*Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanun’un 4822 sayılı*Kanunla değişik 6. maddesi*ile,*Avrupa Konseyi'nin 05.04.1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu yönergeyi iç*hukuklarına aktaran Avrupa Birliği*ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve*özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, haksız*şart olduğuna ilişkin bir karine*öngörülmüştür.
    *
    Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanunun 6. maddesinin*üçüncü*fıkrasına göre,*“Bir sözleşme*şartı*önceden hazırlanmışsa ve*özellikle standart sözleşmede yer alması*nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme*şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir*şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş*olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını*engellemez”*hükmü*yer almaktadır.
    *
    Yine 4077 sayılı*Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanun’un 4822 sayılı*Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki*“haksız*şart”*kurumu düzenlenmiş*ve satıcı*ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflıolarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı*düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız*şart olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü*sözleşmede yer alan haksız*şartlar tüketici için bağlayıcı*olmadığı*belirtilerek, satıcı*veya sağlayıcının, bir standart*şartın münferiden tartışıldığını*ileri sürüyorsa, bunu ispat yükünün ise ona ait olduğu belirtilmiştir.*4077 sayılıKanunun değişik 6. ve 31. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız*Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde ise*“satıcı, sağlayıcı*veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız*şartların batıl olduğu”*hükmü*getirilmiştir.
    *
    Davalı*bankanın tacir olup, yaptığı*masrafları*tüketiciden isteme hakkı*bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı*da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları*tüketiciden isteyebileceğinin kabulü*gerekir. Buna göre; mahkemece, davalı*bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden, yukarıda belirtilen açıklamalar*ışığında ve kredinin kullanılması*için zorunlu, makul ve belgeli masrafların neler olduğunun tespiti noktasında rapor alınarak*hasılolacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı*şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü*gerekmiştir.
    *
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü*ile Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin*17/05/2013*tarih ve 2013/12 esas 2013/45 karar sayılı*kararının sonuca etkili olmamak*üzere kanun yararına BOZULMASINA, 14.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    ——*•*——
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
    *
    ESAS NO***********:*2014/10890
    KARAR NO*******:*2014/11685
    *
    YARGITAY*İLAMI
    *
    MAHKEMESİ***:*Kadınhanı*Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
    TARİHİ**************:*18/06/2013
    NUMARASI******:*2013/63-2013/116
    DAVACI************:*Ziraat Bankası*A.Ş.
    DAVALI************:*............. Yılmaz*Çakır vekili avukat ............. Koyuncu
    *
    Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması*sonunda ilamda yazılı*nedenlerden dolayı*davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı*avukatınca temyiz edilmesi*üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    *
    KARAR
    Davacı, davalının konut kredisi kullandığını, davalının müracaatı*üzerine Kadınhanı*Kaymakamlığı*Tüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 25/03/2013 tarih ve 2013/496 sayılı*kararı*ile;*kredinin kullanımı*sırasında alınan 445,07 TLücretin tüketiciye iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
    *
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    *
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
    *
    Taraflar arasında konut kredisi sözleşmesi bulunduğu ve davacı*banka tarafından 445,07 TL masraf alındığıhususu ihtilaflı*değildir. Uyuşmazlık, alınan bu dosya masrafının haksız*şart niteliğinde olup olmadığı*ve davalı*tüketiciye iade edilip edilmeyeceği hususundadır.

    Davalı, davacı*bankadan konut kredisi kullandığını, bu sırada kendisinden 445,07 TL masraf kesildiğini belirterek, bu paranın iadesi için Tüketici Sorunları*Hakem Heyetine müracaat etmiş, Kadınhanı*Kaymakamlığı*Tüketici SorunlarıHakem Heyeti'nin 25/03/2013 tarih ve 496 sayılı*kararı*ile;*söz konusu masrafın davalıya iadesine karar verilmiş, davalıbankanın hakem heyeti kararının iptali istemiyle açtığı*davada mahkemece; davanın kabulüne, Kadınhanı*KaymakamlığıTüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 25/03/2013 tarih ve 157 sayılı*kararının iptaline karar verilmiştir.
    *
    Standart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen genel işlem koşullarının oluşturduğu, tarafların karşılıklımüzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya*üçüncü*kişi tarafından*önceden hazırlanmış*hükümlerin kullanıldığısözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, 4077 sayılı*Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı*Kanunla değişik 6. maddesi*ile,*Avrupa Konseyi'nin 05/04/1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu yönergeyi iç*hukuklarına aktaran Avrupa Birliği*ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve*özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, haksız*şart olduğuna ilişkin bir karine*öngörülmüştür.
    *
    Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanunun 6. maddesinin*üçüncü*fıkrasına göre,*“Bir sözleşme*şartı*önceden hazırlanmışsa ve*özellikle standart sözleşmede yer alması*nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme*şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir*şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş*olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını*engellemez”*hükmü*yer almaktadır.
    *
    Yine 4077 Sayılı*Tüketicinin Korunması*Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı*Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki*“haksız*şart”*kurumu düzenlenmiş*ve satıcı*ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflıolarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı*düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız*şart olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü*sözleşmede yer alan haksız*şartlar tüketici için bağlayıcı*olmadığı*belirtilerek, satıcı*veya sağlayıcının, bir standart*şartın münferiden tartışıldığını*ileri sürüyorsa, bunu ispat yükünün ise ona ait olduğu belirtilmiştir.*4077 SayılıKanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız*Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde ise*“satıcı, sağlayıcı*veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız*şartların batıl olduğu”*hükmü*getirilmiştir.
    *
    Davalı*bankanın tacir olup, yaptığı*masrafları*tüketiciden isteme hakkı*bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı*da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları*tüketiciden isteyebileceğinin kabulü*gerekir. Buna göre; mahkemece, davalı*bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden, yukarıda belirtilen açıklamalar*ışığında ve kredinin kullanılması*için zorunlu, makul ve belgeli masrafların neler olduğunun tespiti noktasında rapor alınarak*hasılolacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı*şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü*gerekmiştir.
    *
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü*ile Kadınhanı*Asliye Hukuk Mahkemesi’nin*16/06/2013*tarih ve 2013/63 esas 2013/116 karar sayılı*kararının sonuca etkili olmamak*üzere kanun yararına BOZULMASINA, 14/4/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    ——*•*——
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
    *
    ESAS NO*************:*2014/10891
    KARAR NO********:*2014/11686
    *
    YARGITAY*İLAMI
    *
    MAHKEMESİ****:*Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
    TARİHİ***************:*10/07/2013
    NUMARASI*******:*2013/119-2013/137
    DAVACI*************:*Ziraat Bankası*vekili avukat Mustafa Karaca
    DAVALI**************:*..............*Ek vekili avukat*................ Kurt
    *
    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması*sonunda ilamda yazılı*nedenlerden dolayı*davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı*tarafından kanun yararına bozulması*istenilmekle, incelemenin evrak*üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    *
    KARAR
    Davacı, davalının konut kredisi kullandığını, davalının müracaatı*üzerine Hınıs Kaymakamlığı*Tüketici SorunlarıHakem Heyetinin 13/05/2013 tarih ve 2013/159 sayılı*kararı*ile;*kredinin kullanımı*sırasında alınan 880,00 TL*ücretin tüketiciye iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.

    Davalı, davanın reddini dilemiştir.

    * Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.

    * Taraflar arasında konut kredisi sözleşmesi bulunduğu ve davacı*banka tarafından 880,00 TL masraf alındığıhususu ihtilaflı*değildir. Uyuşmazlık, alınan bu dosya masrafının haksız*şart niteliğinde olup olmadığı*ve davalı*tüketiciye iade edilip edilmeyeceği hususundadır.
    *
    Davalı, davacı*bankadan konut kredisi kullandığını, bu sırada kendisinden 880,00 TL masraf kesildiğini belirterek, bu paranın iadesi için Tüketici Sorunları*Hakem Heyetine müracaat etmiş, Hınıs Kaymakamlığı*Tüketici Sorunları*Hakem Heyeti'nin 13/05/2013 tarih ve 159 sayılı*kararı*ile;*söz konusu masrafın davalıya iadesine karar verilmiş, davalı*bankanın hakem heyeti kararının iptali istemiyle açtığı*davada mahkemece;**davanın kabulüne, Hınıs Kaymakamlığı*Tüketici Sorunları*Hakem Heyetinin 13/05/2013 tarih ve 159 sayılı*kararının iptaline karar verilmiştir.
    *
    Davacı*tarafından davalı*bankadan kullanılan konut kredisi nedeniyle masraf alındığı, davanın tüketici sorunlarıhakem heyetine müracaat ettiği, tüketici sorunları*hakem heyetinde görev alan baro temsilcisinin aynı*karara yönelik olarak açılan tüketici hakem heyeti kararının iptali davasında davalı*vekili olarak görev aldığı*hususu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tüketici sorunları*hakem heyetinde baro temsilcisi olarak görev alan avukatın söz konusu karara ilişkin tüketici mahkemesinde görülen davada taraflardan birisinin vekili olarak görev alıp alamayacağı*hususundadır. Avukatın kendisine gelen işin reddi zorunluluğunu düzenleyen 1136 Sayılı*Avukatlık Kanununun 38/1-c maddesine göre;*“Avukat; Evvelce hâkim, hakem, Cumhuriyet savcısı, bilirkişi veya memur olarak o işte görev yapmış*olursa, teklifi reddetmek zorunluluğundadır.”*Buna göre; davalı*tarafından kendisinden alınan kredi masrafların iadesi için tüketici sorunları*hakem heyetine yapılan müracaat*üzerine tüketici sorunları*hakem heyetinde baro temsilcisi olarak görev alan davalı*vekili avukatın, anılan yasa hükmü*gereğince bu kararın iptali istemiyle tüketici mahkemesinde açılan davada davalı*vekili olarak görev yapması*mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü*gerekmiştir.
    *
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü*ile Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi'nin*10/07/2013*tarih ve 2013/119 esas 2013/137 karar sayılı*kararının sonuca etkili olmamak*üzere kanun yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14/4/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    Yorumlar? 2 Yorumlar?
    1. Avatarı
      sevd -
      bizde başvuracağız, inş. bizde alabilirz
    1. Avatarı
      mezoner -
      210 tl lilk ipotek tahsis ücretini hakem heyeti bana verdi yalnız banaka karşı dava açtı kaybetmem durumunda bana avukat ve mahkeme masrafları ne kadar çıkar acaba iyi günler


Hukuk Blog |  2021 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2021 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2021 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.