Rusyaya mı yaklaşsak yoksa Amerikaya mı bi karar veremedik.
Rusya ile olan ilişkiler sadece dış siyaset meselesi kalmayıp Türkiye’nin iç siyasetinde’de önemli bir yer almaktadır. Orta Doğu’daki gelişmeler ışığında Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler denizlerdeki gelgitlere benziyor, kimi zaman yaklaşıyor, kimi zaman uzaklaşıyor.
Ülkemizdeki askeri darbe girişimi dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı. Bu olay hem devletimizi hem de milletimizi bir çok meseleye farklı açıdan bakmaya zorladı. Ünlü alman siyaset bilimcisi Shmitt yazısında siyasetin temelinde ‘bizimkiler’ ile ‘yabancılar’ gibi kavramların yer aldığını ve siyaset tarihçesinin hep bunlara dayandığını belirmektedir. Bu nedenle biz de bir karar vermeliyiz. Kimin dost kimin ise düşman olduğunu tespit etmeliyiz.
Son aylarda ABD ile büyük sorunlar yaşayan ülkemiz, Rusya ile bir normalleşme sürecine girdi. Rusya ile ilişkilerin düzenlenmesi ve yeniden yapılanması Türkiye’nin milli çıkarınadır.
Türkiye ile Rusya arasında kriz bir Rus jetinin düşürülmesiyle başlamıştı. Bu kriz en çok dış ticaretimizi etkilemişti. Son değerlendirmelere baktığımızda sadece 2016’nın ilk sekiz ay içerisinde ticaretimiz yüzde kırk düşerek 9,9 milyar dolar oldu. Yani bu rakam iki binli yılların seviyesine düştü. Örneğin 2014’te Rusya ile dış ticaret hacmimiz 31 milyar dolardı. Ekonomi uzmanlarıın tahminlerine göre yıl sonuna bu hacmimiz ancak 20 milyar civarına ulaşabilir.
Daha 12 ay öncesinde Türkiye Rusya’nın dış ticaret listesinde ilk saralarındaydı, bugün ise yedinci sırada yer alıyor. Rusya’nın ticaret payında yüzde 4,6 alan Türkiye bugün 3,4 de sahip.
Bu kriz turizm sektörünü de vurdu. Kriz öncesi Türkiye’ye en çok Rusya’dan turist gelirdi. Bugün bu oran yüzde doksan düştü. Turizmdeki kayıplarımız milyarla ifade ediliyor. Ruslar ise başka ülkelere yöneldi.
Sebze ve meyve ürünlerini Türkiye’den alan Rusya bu ihtiyacını başka ülkelerden temin etmeye başladı. Rusya pazarını kaybeden Türkiye ise başka pazar aramakta zorlandı. Avrupa ülkeleri de kendi ürünlerini satacak pazar arıyor ve rekabet zorlaşıyor. Avrupa üreticisi kendi pazarını Rusya’ya satamadıkları mallarla doldurdu.
Fakat Putin ile Erdoğan’ın buluşması ve ilişkilerin normale dönmesi dış ticaretini ve turizm sektörünü canlandırdı. Ülkemiz yeniden Rus turistlerin gözdesi oldu. Türk sebze ve meyve ürünleri Rusya’daki pazarlarında yeniden yer almadıysa bile yakında eski haline döneceğine benziyor.
Yine de, Ankara ve Moskova arasında bütün sorunların giderildiğini söylemek henüz çok erken. İki ülke arasındaki sorunlarından bir de Kırım tatarların durumu. Aslında bu sorun ikili sorun değil, Rusya Ukrayna sorunu fakat bu çatışmada mağdur olan Kırım Tatarlar olunca Türkiye de dahil olmuş bulunuyor.
Ekim ayın başında, Rusya Yüksek Mahkemesi Kırım Tatarların Meclisini ayrılıkçı örgüt olarak verilen kararını tekrar ederek Rusya sınırları içerisinde çalışmasını yasakladı. Rusya’nın bu kararından sonra, Türk dışişleri bakanlığının sözcüsü Tanju Bilgiç yaptığı açıklamada Türkiye’nin Kırım tatarların yanında olduğunu ve onlara karşı yapılan baskılara karşı olduğunu bildirdi. Ayrıca, mahkemenin verdiği kararında büyük üzüntü duyduklarını da vurguladı. Bu durumda bir sorun aklımıza geliyor biz Kırım tatarlarını mı, yoksa Kırım Tatarları Meclisini mi destekliyoruz. Bu işin özüne baktığımızda bu meclisin faaliyetleri büyük soru işaretidir. Örneğin Meclisin öncülüğünde Ukrayna’nın Kırım’a uyguladığı enerji ve gıda ambargosu. Bu ambargo yüzünden tatarlar haftalarca elektriksiz karanlıkta kalmıştı. Bu girişimler tatar halkının Meclise verdiği desteğini büyük ölçüde azalttı. Ayrıca Rusya’nın Kırım’da yapmaya başladığı enerji ve araç geçiş köprülerin yapımını da hızlandırdı. Meclis bu girişimlerle Türkiye’yi bölgeye yakınlaştırmanın yerine uzaklaştırmaktadır.
Meclisin faaliyetleri ciddi bir şekilde ele alınıp değerlendirilmelidir. Ayrıca Mustafa Cemil ile Fethullah Gülen arasında bağlantıların olup olmadığı de araştırılmalı. Çünkü her ikisi Amerika’dan desteğini alıp aynı kapılar çalıyordu, aynı batılı kişilerle buluşarak büyük fonlar aldı.
Fetocuların darbe girişimi bütün halkımız birleştirdi. Halk siyasi görüş, din, mezhep gibi farklılıklarına bakmadan 15 Temmuz’da sokaklara çıkıp sadece Erdoğan’ı değil, ülkenin geleceğini, demokrasiyi ve milli değerlerini korudu. İste böyle zor bir dönemde biz kimin dost kimin düşman işbirlikçisi olduğunu bilmek zorundayız.
Türkiye Meclise hep büyük önem ve destek vermiştir. Manevi desteğin yanı sıra maddi desteğini de sağlamıştı. Bazı Avrupa gazetelerinde konuyla ilgili çıkan haberlere göre bu destek yüzbinlerce dolar olarak ifade ediliyor. Bu durumda bu yardımların nereye gittiği ve nasıl harcandığı sorusunu aklımıza getiriyor. Acaba bu yardımlar Meclis üyeleri arasında mı dağıtıldı, yoksa birilerinin ceplerinde mi kaldı. Belki de bu paralarla Gülen’in Ukrayna’daki okulları yapıldı. Maalesef bütün bu olasılıkları araştırmalıyız, çünkü bu yardımlar Kırım’da yaşayan tatarlara ulaşmadı ve onların ihtiyaçlarına harcanmadı.
Kırım’ı Rusların eline bırakmayacağını ve Rusya’ya bağlanmasına engel olacağını ilan eden Meclis başarılı olmadı. Kırım’da yapılan referandumda Rusya ile birlikte yaşamak isteyenlerin sayısı çok olunca Meclis geri çekildi ve hiçbir girişimde bulunamadı. Bütün fırsatları elinden kaçırdı.
Bugün İstanbul’da, Brüksel’de veya Kiev’de oturup Kırım’ın Ukrayna toprağı olduğunu bağırarak yeniden ona bağlanacağını söylemek kolay. Fakat Rıfat Çubarov’da iyi biliyor ki, bu tip girişimler büyük çatışmalara ve insan kayıplarına neden olabilecek. Bir şey yapılıyor olsaydı, Şubat’ta yapılırdı. Simferopol ve Sivastopol’u zorla ele geçirmeye çalışmak yerine halkla bir olup durumu değerlendirmek gerekirdi.
Günümüzde ise bu mesele Rusya ile olan ilişkiler göze alınarak değerlendirmelidir. Bir süre önce yeniden yapılandırılan ‘Türk akımı projesi’ adlı doğal gaz hattı, iki ülke arasındaki liderlerin sıklaşan görüşmeler ve Türkiye ile Rusya arasında yapılacak ticarette milli paraların kullanılacağına dair haberler Moskova ile ilişkilerimizin daha üst düzeye çıkarılması gerektiğini göstermektedir.
Elbette bu durumda bir ortak nokta üzerinde durulmalı ve gerekirse karşılıklı olarak bazı konularda taviz verilmelidir.
Biliyorum ki bir çok ülkücü arkadaşımız Kırım tatarlar Meclisine verilen desteğin kesilmesi konusunda isyan edecektir. Tabi ki Kırım tatarlar kardeşimiz, yakınımız ve akrabamızdır. Fakat biz halkla değil, Meclis ile olan ilişkilerimizi gözden geçirmeliyiz. Ağustos 2015’te Ankara’da yapılan Büyük Kırım Tatar kongresinde konuşmacı olan Meral Akşener bugün ortada yok ama o kongreden sonra MHP’ye Fetönün operasyonu başladı. Bu ince detayları dikkate aldığımızda vazgeçmezimiz Meclise yapılan bütün desteğimizi milli çıkarlar çizgisine dönene kadar geri çekmeliyiz. İleriye yönelik ise destek vereceklerimizi iyi tespit edip seçmeliyiz. Biz ancak gerçekten Kırım tatarların sorunlarına ve meselelerine çözüm getirecek ve bu yolda çalışacak olanlara destek vermeliyiz. Kişisel çıkarlar asla halkın çıkarları üzerinde olmamalıdır.
Selam ben 2005 11 ayında 647 saylı kn madde:179/2 hüküm aldım 1 sene yatıım ..akmerkez gibi bir ortamda hürriyete tahtih olurmu acaba amaç yok tehdit...
™ Hukuki NET 2002-2022 - Ulusal ve uluslararası Hukuk Sitesi ⚖️ olma özelliği ile gerek avukat, gerek diğer hukukçu arkadaş ve gerekse vatandaşlara ev sahipliği yapan, eğitim ve bilimsel alışveriş yapma amaçlı bir "Hukuk Rehberi" dir.
Davalar
Hukuki Net; sürekli yenilenen faydalı güncel içeriği ile zamanın hukuk dallarına göre kategorize edilmiş çeşitli mevzuat (Ceza kanunu, İş kanunu, Borçlar yasası gibi), emsal mahkeme kararları, yargıtay kararları, emsal danıştay ve anayasa mahkemesi kararları ile hukuksal makale, kanun, hukuki forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları, meslektaş ilanları, avukatlar için kolay hesaplama araçları, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, benzer Yargıtay kararı ve Mahkemeler tarafından örnek davalar ile ilgili gerekçeli kararlar, * davası dilekçe örnekleri yasal haberler ve hukuk siteleri dizini 🕸 bulunan bir hukuk bilgi bankası sistemidir.
Avukatlar
Yararı nedir?
📝 Hukukçular için mesleki danışma (Üstad ve meslektaşlar arası paylaşım), dayanışma ve bakalorya fonksiyonu olan site; "Önleyici hukuk" veya "Dava hukuku" nedeni ile doğan veya yeni doğacak anlaşmazlıklar ile içtihat hukuku kaynağı olan Yargı ve Yargılamayı tartışmak, davalar ve ihtilaflar için yararlı çözüm yolları üretmek ve hukuksal konularda özellikle nerede, nasıl, neden soruları üzerinde soru cevap yorumlar, tartışma paylaşma yorumlama yöntemi ile sebep sonuç ilişkisi kurarak 💬, Mahkemelerin dava yükünü hafifletmeyi de amaçlayan suigeneris (kendine özgü) hukuk laboratuarı özellikleri bulunan bir hukuki kalkınma hedefli bilgi dağarcığıdır.
® Hukuki Net internette ve Türk hukukunda bir marka olmakla birlikte ticaret veya iş amaçlı bir site olmayıp, herhangi bir ticari kurum, kuruluş, bilgisayar programı firması, banka vb. kişi veya herhangi politik veyahut siyasi bir kuruluş tarafından desteklenmemekte, finans kaynağı reklam ve ekseriyetle site yönetimi olan Adalet sistemine adanmış bir servistir.
🆓 Hukuki.net halk için ücretsiz ve açık kaynak nitelikli bir hukuk sitesi olup, gayri resmi vatandaş bilgilendirme portalı işlevi görmektedir. Genel muhteviyat olarak kanun, yönetmelik, Emsal Anayasa mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararı gibi hukuki mevzuat içermekle birlikte avukat ve uzman kişilere özel yorumlar da içeren sitenin tüm hakları saklı olup, 🕲 telif hakkı içeren içeriği izinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz. (Herhangi bir hususu sitene alıntı kuralları çerçevesinde kopyalamak için sitene ekle için izin bağlantısı.)
™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2022 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨💻 Feyz Pazarbaşı & Istemihan Mehmet Pazarbasi[İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2022 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
óñêîğåíèå èíäåêñàöèè
31-10-2024, 23:11:20 in Aile Hukuku