Hukuki.NET


03/05/2025  Eski forum arşivi bölümü

Hukuksal Tartışmalar




 


Forum:
Tarihte G.S-F.B Rekabeti
commodore1tr Galatasaray,Fenerbahçe arasindaki bu muthis rekabetin kökeninde ne var? Bu soruyu, sanirim herkes hayatinin bir doneminde kendisine sormustur. Cevap bulabilmis midir? Sanmiyorum, cunku diyelim ki bir Galatasarayli, Fenerbahceli olan "babasina" veya "en yakın arkadasina bakip, "benim onunla sorunum ne?" diye kendisine bir soru yonelttiginde bir yanit bulamaz... Mehmet Y. Yilmaz da, bugun Milliyet de cikan yazisinda ayni soruyu soranlar arasina katilmis ve ne "etnik", ne "sinifsal" ne de "kulturel" hiçbir neden bulamadigi icin "bizimkisi duygusal bir derbi" demis... Acaba gercekten oyle mi? * * * 1900-1920 arasinda gecen 20 yillik tarihi sureci en ince ayrintisina kadar inceledim, ki Galatasaray-Fenerbahce rekabetinin ortaya ciktigi doneme denk geliyor...Ve gördüm ki, bu tarihi rekabetin kökeninde gercekten bir "sey" yatiyor...Bugun belki - kimilerine göre- anlamini yitirmis, gecersizlesmis bir "sey"....Ama bana göre, bu öyle bir "şey" ki, Turkiye'nin bugunku politik/kulturel/sosyal iklimini de belirleyecek kadar önemli.. ve hala onemli...Uzun uzadiya anlatamayacagim, cunku aslinda bir "kitap" konusu olacak kadar uzundur.. Ama biraz acayim... * * * Galatasaray 1905, Fenerbahce 1907 dogumlu... Fenerbahce kuruldugunda, Galatasaray İstanbul'da yabancilarin organizasyonunda yapilan tek lig olan Istanbul Ligi'nde 2 yildir boy gösteren Türklerden olusan tek futbol takimiydi... Bu vasfiyla, hevesli tum gençlere bir örnek teskil ediyordu.Ustelik bu gencler, yenile yenile yenmesini ogreniyorlar, giderek iddialarini artiriyorlar ve futbolu da her gecen ay "daha iyi" oynuyorlardi... Amaclari "onlar gibi oynamak ve onlari yenmekti"... 1900'lerin ortasindaki bu "amacin", bu "hirs"in kokeninde, Osmanli imparatorlugu'nda boy gösteren ozgurulukcu/milliyetci akimin yayilan etkisi vardi.. Giderek guclenen bu hareketin onculugunu yürüten Ittihat ve Terakki'nin (IT) basariya ulasmasi an meselesiydi... Nitekim 1908'de ilan edilen 2. Meşrutiyet'in bir bayram havasi yaratmasi bu nedenledir. 1908'deki meşrutiyet, aslinda bir devrimdi... Yönetim fiilen İttihat Terakki'nin liderlerinin eline geçmişti...Her yeni iktidar gibi, yeni "kudretlilerin" de, kendisine sempati yaratacak, sayginligini pekiştirecek ve "buyuk projelerini" uygulama sokmalarina yardimci olacak, "sosyal" bir faaliyete gereksinimi vardi... Bir tür "yari-resmi" genclik organizasyonu.... (Franco'nun, Hitler'in gençlik orgutleri gibi) Istanbul'da futbol (ya da spor), bu konuda İT önderlerinin tercih ettigi "alan" oldu... Kurduklari Ittihat takimi basarılı bir ornek olamayinca "ele gecirecekleri" hazır 2 takima yöneldiler... Galatasaray ve Fenerbahce'ye... Elbetteki ilk hedef Galatasaray'di... Cunku daha eskiydi, "ornek" takimdi...liglerde mucadele ediyordu ve hatta ilk kez "sampiyon" olmustu...Ama Galatasaray'i ele geciremediler... Cunku Galatasaray, kulubu IT'ye vermedi! Bunda, kulubun hami baskani Tevfik Fikret'in rolu buyuktur.. Cunku IT karsiti olarak adi zaten meydandaydi (nitekim daha sonra lise mudurlugu gorevinden alinmistir) Galatasaray Lisesi'nin kulübünün, IT'nin tek "rakibi" olan Imparatorluk kurumlarindan biri olarak göründügünü unutmamak gerekir. Neyse uzatmayalim, Talat Pasa'nin önderliğindeki Ittihat ve Terakki'nin yoneldigi yeni hedef, Fenerbahce oldu. Kulube kolaylikla nufus edebildiler ve cok kisa zamanda ele gecirebildiler... IT'nin önderleri olan Bahattin Bey ile Dr. Nazım Bey, Fenerbahce'nin yöneticileri olmuslar ve kulübü kisa zamanda IT'nin "popüler" bir yan kolu haline getirmislerdir. IT'nin spordaki yeni "yari-resmi" orgutu artik Feherbahce olmustu.. Iste Fenerbahce'nin, bence hala suren, "iktidar yandasligi"nin temelleri boyle atilmistir. "Primus inter pares", yani "eşitler arasinda birinci" aliskanliginin temelleri... Dr. Nazim'dan tek parti doneminin "otoriter" politik simgesi Sukru Saracoglu'na, transfer icin askeri ucak kaldiran Muhsin Batur'a ve bugunku yönetimlerine kadar.... Milliyetci ve baskici bir partinin denetimindeki bir kulubun, yani Fenerbahce'nin, IT'nin agir sansuru altindaki Istanbul basini tarafindan "kahraman"lastirilmasi, en basit bir "galibiyetlerinin" bile "milli bir zafer" olarak ilan edilmesi de bundandir. (Mahmut Sevket Pasa suikastinden sonra tamamen IT kontrolüne giren Istanbul basininin, Fenerbahce'yi yuceltme cabalari had safhasina varmistir) Evet, rekabetin kokeninde bunlar yatiyor... IT'nin, yani politik ikitidarin, futbolda baslangicta varolan "terazinin" dengesini bozmasiyla rekabet baslamistir. Cunku Galatasaray, icinde temsil ettigi cogulcu anlayisiyla, humanist dunya gorusuyle İttihat Terakki'nin hic de hoslanmadigi, tamamen zidddi oldugu bir "şey"i temsil ediyordu... Ittihat ve Terakki'nin temsil ettigi "Türkçülük" akiminin karsisinda, bugun pesinden kostugumuz demokratik cogulculugun beslendigi damar olan "birarada yasama"yi one cikaran Osmanlicilik temsilcisi olarak Galatasaray görünüyordu ve IT döneminde "gözden düşürülmüştü".... Bu yüzden Galatasaray-Fenerbahce maclari, o dönemde, bu iki politik/sosyal akimin carpistigi arenalar oldu.... Politik kayirmaciligin sahaya izdusumu olan haksizliklar, Galatasaray-Fenerbahce maclarini birer "arena" haline getirdi... Tartismalar, sahadan cekilmeler, ligi boykotlar, yarida kalan maclar vs. * * * Ilginc olan, baslangicta Mustafa Kemal Ataturk'un de icinde bulundugu Ittihat Terakki'nin, Cumhuriyetin ilanindan sonra Atatürk'e tavir almasiyla baslayan IT kadrolarinin tasfiye edilmesi surecinde, o dönemin ünlü Fenerbahcelilerin de olmasiydi. Nitekim 1910'larin IT gudumundeki Fenerbahce'sinin Baskani Dr. Nazim, Atatürk'e suikast suclamasiyla idam edilmistir... Fenerbahce'nin iktidara olan yatkinligi ve uyum yetenegi gercekten göz kamastirici. Tek parti döneminde de Sukru Saracoglu'nu kendilerine Baskan yaparak uzun yillar bu alişkanligiklarini surdurebildiler.. Yani "esitler arasinda birinci olma"yi kendiliginden dogal sayma aliskanligini.... * * * Galatasaray'in 1980'lerin ortalarina kadar, görece "sonuk" olmasinin kokenini bu bakis acisiyla daha iyi anlayabiliriz sanirim.. Cunku Galatasaray, ortama ve duruma göre "egilip/bukulebilen" bir kulup degil, olamiyor.... Temsil ettigi zihniyet/bakis acisi, kulübün bu tur hizli "donusumlere" ayak uydurmasini zorlastiriyor... Cunku, 100 yillik gecimisine baktiginde, gercekten de Galatasaray'in bir YOLU oldugunu ve oyle ya da boyle "tutarli" bir cizgi izledigini gorebiliyorsunuz... bilmiyorum dediğim konu hakkında 2 saat eh bence dersem günlerce konuşurum
Hukuk Forumlarından Seçmeler
  • Clicking Here TLO lookup 
  • 02.05.2025 08:42
  • 2. küçük dairemde kira artış anlaşmazlığı 
  • 29.04.2025 15:42
  • Sözleşmede anarak whatsapp yazışmalarının yasal bildirim kanalı ilan edilmesi. 
  • 29.04.2025 00:17
  • Sözleşmedeki "görüş alınarak" ifadesi, görüşü alınan tarafa eylemi engelleme hakkı verir mi? 
  • 29.04.2025 00:03
  • [Babalık davaları] Evlat edinilen çocukların eski baba adı değişimi hk. 
  • 27.04.2025 11:06


    Yeni Mevzuat

  • KDV Filo Kiralama Şirketleri (Fleetcorp) Borçlarını Devir ALan Varlık Yönetim Şirketleri 

  • Filo Kiralama Şirketlerinin Borçlarının Varlık Yönetim Şirketlerine Devri Halinde KDV 

  • Trafik kazasında kusuru olmayan alkollü sürücüye kasko hasarı ödenir 

  • Keşide tarihinin tahrif edildiği ve ibraz sürelerinin geçtiği çekler Borçlu olunmadığının Tespiti 

  • İkinci Nesil İnternet Sitelerinin Hukuki Statüsü 




  • Diğer Bölümlerimiz +
    Tüm Hukuki NET forumları + Hukuki Portal + Hukuk Haberleri + Sözleşme ve dilekçe örnekleri + Mevzuat ve bilimsel incelemeler + Hukukçu Blogları + Avukat ilanları + Videolar + Linkler + Ansiklopedi ve Sözlük + Arşiv +
    Bugünün tarihi: 03/05/2025 06:26:59