 |
T.C.
YARGITAY
8. Ceza Dairesi
Esas no: 2000/27613
Karar no: 2000/21500
Tarih: 21.12.2000
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
- TELEFON KAYITLARININ İNCELENMESİ İSTEMİ
Karar Özeti: "iletişimin dinlenmesi veya tesbiti" ile ilgili olarak hakim karan alınıp alınmamasının değerlendirilmesi Cumhuriyet Savcısına ait bir yetki ve görevdir. Kollukça Cumhuriyet Savcısından bu konuda bir istemde bulunulduğunda, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda iletişimin dinlenmesi veya teshiline gerek duyulduğunda hakimden karar istenecektir.
(4422 s. ÇASMK. m. 2)
(2845 s. DGMK. m. 13)
4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu uyarınca organize suç örgütlerinin ve mensuplarının tesbit edilmesi, yakalanması ve tamamen çökertilmesi amacıyla, Türk Telekom A.Ş, Turkcell A.Ş. ve Telsim A.Ş. tarafından işletilen tüm telefonların Yurtdışı çıkışları da dahil olmak üzere geriye dönük olarak detay kayıtlarının alınıp incelenmesi için mahkeme kararı alınması hususunda Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan istemin reddine karar verilmesi için, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca vuku bulan talep üzerine (Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi) Yedek Hakimliğince esasın incelenmeksizin verilen ve ilgi yazıda dinleme ve izleme konusunda herhangi bir talebin bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, talebin usul yönünden reddine dair 7.11.2000 tarih ve 2000/631 D. İş. sayılı karara karşı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca vukubulan itirazın reddine ilişkin (Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi)nin 8.11.2000 tarih ve 2000/641 D. İş. sayılı kararını kapsayan dosya, anılan Kanunu'nun 2. maddesinde iletişimin dinlenmesi ve teşbitine ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, bu maddenin beşinci fıkrasında da "Dinleme veya tespite veya kayıtların incelenmesine hakim karar verir." denilmiş bulunmasına ve uygulayıcı birimlerin bu yöndeki isteklerin yasaya uygun düşmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılıklarınca red edileceğine dair bir hükmünde yer almamasına göre, tüm telefonların yurtdışı çıkışları da dahil olmak üzere geriye dönük detay kavallarının ilgili kuruluşlardan alınıp genel olarak incelenmesine yönelik talebin, sözü edilen yasa maddesine uygun olup-olmadığı yönünden esastan incelenerek sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğinin usul yönünden reddine kararına yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 1.12.2000 gün ve 34001 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 13.12.2000 gün ve YE/169871 sayılı tebliğnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında "Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile Cumhuriyet Savcı yardımcıları Adli Yargı Cumhuriyet Savcılarının bütün yetkilerine haizdirler." 2. fıkrasında da "Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile Cumhuriyet Savcı yardımcıları soruşturma sırasında hakim tarafından verilmesi gereken kararı varsa o yer Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek üyesinden, aksi halde yetkili Adli Yargı Hakimlerinden isteyebilirler..." hükmü mevcuttur.
4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunda öngörülen suçları işleme veya bunlara iştirak yahut işlendikten sonra faillere her ne suretle olursa olsun yardım veya aracılık veya yataklık etme kuşkusu altında bulunan kimselerin kullandıkları telefon, faks ve bilgisayar gibi kablolu, kablosuz veya diğer elektromanyetik sistemlerle veya sesleri ve diğer nitelikteki bilgileri dinlenebilir veya tesbit edilebilir. Tespit edilenler mühürlenerek yetkililerce zapta bağlanır." 5. fıkrasında "Dinleme veya tesbite veya kayıtların incelenmesine hakim karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı da bu hususlarda yetkilidir. Hakim kararı olmaksızın yapılan bu gibi işlemlerin yirmidört saat içinde hakim kararına bağlanması şarttır. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından derhal kaldırılır," 7. fıkrasında da "İletişimin dinlenmesi veya tesbiti sırasında bu Kanunda öngörülen suçların işlendiğine ilişkin şüphe ortadan kalkarsa tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından kaldırılır. Bu gibi hallerde tedbir uygulaması sonucu elde edilen veriler Cumhuriyet Savcısının denetimi altında derhal ve nihayet on gün içinde yok edilir ve durum bir tutanakla belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler karşısında 4422 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen "İletişimin dinlenmesi veya tesbiti" ile ilgili olarak hakim kararı alınıp alınmamasının değerlendirilmesi Cumhuriyet Savcılığına ait bir yetki ve görevdir. Kollukça Cumhuriyet Savcılığından bu konuda bir istemde bulunulduğunda Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda iletişimin dinlenmesi veya tespitine gerek duyulduğu takdirde hakimden karar istenecektir. Aksi halde kolluk tarafından Cumhuriyet Savcılığına bu konuda yapılan başvurulardan Cumhuriyet Savcılığınca katılınmayanlar da Cumhuriyet Savcılığı düşüncesi ile hakime havale edilir duruma gelinir ki yasalarımızda böyle bir usul mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğinin 7.11.2000 gün ve 631 D. İş. sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 8.11.2000 gün ve 641 D. İş sayılı itirazın reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunmakla yazılı emre dayanan tebliğnamedeki bozma isteği yerinde görülmediğinden CMUK. nun 343. maddesi uyarınca yazılı emirle bozma isteminin (REDDİNE), dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilmesine, 21.12.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.