 |
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
Esas No : 1997/5152
Karar No : 1997/5307
Tarih : 10.06.1997
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
DAVA : Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Kamile Pöge tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava 2 parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece her iki taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ve hüküm 11 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik olarak davalı Kamile Pöge tarafından temyiz olunmuştur.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı "müşa" bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onunda bilirkişilerin raporunda belirtilmesi gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projesi eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur, taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare Kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
Olayımızda: Dava konusu taşınmazlardan 11 parsel numaralı tarlanın 4 paydaşı arasında taksiminin mümkün olduğu belirlendiğine göre bu taksimin ne şekilde olacağının mahkmece bilirkişiye yaptırılacak taksim projesinde gösterilmesi gerekir. Bu taksim projesinin harici ifraz suretiyle ne şekilde olacağı hakkında kroki yaptırılması için taraflara süre verilmesi doğru değildir. Amacın yeniden keşif suretiyle taksim projesi yaptırılmasına ilişkin olduğu kabul edilse dahi o keşif masraflarının davayı açan kişi tarafından depo edilmesine karar verilmesi, yerine getirilmemesi halinde kesin süre verilmesi, o takdirde de keşif yaptırılmadığı takdirde bu parsel hakkındaki davanın reddine hükmedilmesi gerekir. Bu yolda işlem yapılmadan taksimi mümkün olan taşınmazın yazılı şekilde satışına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10.6.1997 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.