 |
T.C.
YARGITAY
21. Hukuk Dairesi
Esas No : 1998/5697
Karar No : 1998/5753
Tarih : 22.9.1998
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
MUNAVEBELİ İŞÇİ
ÖZET : Davacının içerisinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak, mesleki ve ticari kuruluşlardan da görüş almak suretiyle, ocak dışında 180 gün dinlenme, sürecinden, kaç gün iş bulup çalışacağı saptanarak bu süreye asgari ücret uygulanarak gerçek zarar hesaplanmalıdır.
(818s. BK. m. 46)
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 1.651.974.688.-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereği dikkate alınmadan sonuca gidilmiştir.
Gerçekten, davacının münavebeli işçi olduğu tartışmasızdır. Üzerinde durulması gereken konu; münavebeli işçinin ocak dışı dinlenme süresinde, esas alınacak makul ve kabul edilebilir çalışma gününün ne olacağı konusuna ilişkindir. Mahkeme, bu sureci; 180 gün olarak kabul eden bilirkişi raporunu esas alarak sonuca ulaşmıştır. Oysa, davacının içerisinde yaşadığı sosyal çevre, ekonomik koşullar dikkate alındığında, ocak İçi çalışan bir mübavebeli işçinin ocak dışında 180 günlük dinlenme sürecinin tamamında iş bulup çalışması hem ülke koşullarına hem de davacının özel durumuna uygun düşmemektedir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının içerisinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak mesleki ve Ticari kuruluşlardan da görüş almak suretiyle ocak dışında 180 gün dinlenme sürecinden kaç gün iş bulup çalışacağı saptanarak, bu süreye asgari ücreti uygulamak suretiyle gerçek zararı hesaplamaktır.
O halde davalının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S o n u ç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), davalı yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.9.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.