 |
T.C.
YARGITAY
1. Ceza Dairesi
E: 1989/533
K: 1989/631
T: 08.03.1989
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
DAVA : Zakir'i bıçakla yaralamaktan sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 9.6.1988 gün ve 150/173 sayılı hükmün Dairemizin 12.9.1988 gün ve 3249-3101 sayılı kararı ile onanması üzerine, sanığın ahiren yürürlüğe giren yasa uyarınca maddede yazılı tedbirlerden birine çevrilmesi isteği üzerine talebin reddine dair aynı mahkemeden evrak üzerinde verilen 26.1.1989 gün ve 150/173 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce oluşa uygun şekilde 9.6.1988 gün ve 150/173 sayı ile ve "olay gecesi sanık Mehmet'in baklava ustası mağdurun işçi olarak çalıştıkları işyerinde kızartılmış baklavalarda fazla gelen yanmış yağları idandaki taze yağın üzerinde mağdur tarafından sürüldüğünü görünce, sanık onu ikna ederek, yaptığı hareketin doğru olmadığını ve bu konuda defalarca kendisini uyardığını söyleyince, aralarında tartışma ve kavga çıktığı, sanığın elindeki baklava kesmekte kullandığı bıçakla mağduru 25 gün iş ve gücünden kalacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır" gerekçesiyle TCK.nun 456/2, 457/1, 59. maddeleri gereğince bir sene sekiz ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin olarak verilen hükmün sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya Dairemizce incelenerek, 12.9.1988 gün ve 3249/3101 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Hükmün bu suretle kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 3506 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanılarak, sanık vekili tarafından "sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verilmesinin" talep edilmesi üzerine, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi 26.1.1989 gün ve 150/173 sayı ile "suçun işleniş biçim ve şekline, sanığın czasının tecili halinde suç işleme eğilimi karşısında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye bir kanaat gelmemiş olmasına göre erteleme talebinin reddine ve kararın aynı inazına" karar verilmiştir.
Bu hüküm de, sanık vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olduğundan dosya incelendi:
KARAR : Gerekçe; takdirin akla, hukuka ve dosyaya uygun açıklamasıdır.
Gerek Anayasımızda ve gerekse yasalarımızda nelerin gerekçe olabileceği sınırlı bir şekilde sayılmamıştır. Bununla beraber, erteleme konusunda gösterilecek gerekçenin mutlaka yasal olması, sanığın kişiliğine dayanması ve olay ile uyumlu bulunması şarttır. Esasen bu konuda gerekçe gösterilmesi zorunluluğundan güdülen amaç 647 sayılı Yasanın 6. maddesinde yazılı yasal nedenlere dayandırılmış olmak kayıt ve şartı ile, gerekçede bu konuda gösterilen nedenlerin hakimin sadece soyut kanılara değil, ölçünün isabetle seçildiğini doğrulayıp, açıklayan ve dosya içeriğine, sanığın duruşmada gözlenen haline uygun bir değerlendirme sonucu, takdir hakkının yerinde kullanılıp kullanılmadığının saptanmasıdır.
Sabıkasız ve halk sağlığını koruma endişesiyle suç işlediği anlaşılan sanığa verilen cezadan yerel mahkemece "daha az bir ceza ile uslanacağı hakkında mahkemeye kanaat geldiği" gerekçesiyle TCK.nun 59/2. maddesiyle indirim yapıldığı halde 7.6.1976 gün ve 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla çelişkili ve dosya içeriğine uymayan bir gerekçe ile sanığın erteleme talebinin reddine karar verilmesi.
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı şekilde BOZULMASINA, 8.3.1989 gününde oybirliği ile karar verildi.