 |
T.C.
YARGITAY
17. Hukuk Dairesi
E: 2002/21
K: 2002/644
T: 12.2.2002
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
2981/m.10/b
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Naciye Ş. ve arkadaşları tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi gereğince yeniden yapılan kadastro sırasında tapu kayıtları ile haricen yapılan tevhit, ifraz, taksim ve 14 nolu parsel için ayrıca irsen intikal nedenleriyle 5372 ada 14 parsel sayılı 2497, 79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı Şükriye K. ve arkadaşları, 15 parsel sayılı 2326,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı Şerafettin G., 16 parsel sayılı 3017,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı Naciye Ş. ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Naciye Ş. ve arkadaşları tapu kayıtlarına göre kendi parsellerinin ( 16 nolu parselin )miktarının eksik olduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu 5372 ada 14, 15, 16 nolu parsellerin tespitleri doğrultusunda tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Naciye Ş. ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 2981 sayılı yasa uygulamasına tabi tutulan 1843 ada 7, 94, 95 nolu parseller maliki olan taraflar arasında 30-40 yıl evvel haricen tevhit, ifraz ve taksim yapıldığı, fiili kullanım durumunun ifraz ve taksime uygun olduğu ve değişmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro tespitleri 2981 sayılı Yasa gereğince yapılmıştır. Yasanın amacı ( 1 ve 10/b-c )maddelerinde açıkça belirtildiği gibi üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş, paylı veya özel parselasyona dayalı arsa ve arazilerde kişilerin pay miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak tespit veya yeniden tayin ile bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya paylı satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha v.s. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin payları bedelsiz olarak re'sen ( kendiliğinden )tapudan terkin, okul, cami ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerleri ise bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil etmek, binalı veya binasız arsa ve arazileri gerektiğinde birleştirmek veya bunları yeniden ada ve parsellere ayırmak, yapıları yeni ada ve parsel içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer pay sahiplerine bağımsız veya paylı ya da kat mülkiyeti esaslarına göre vermektir. Anılan yasada ayrıca tescil işlemi dışında kalanlar yararına yasal ipotek tesis edilebileceği gibi tüm bu işlemler nedeniyle tapu maliklerinden azami % 35 oranında düzenleme ortaklık payı alınabileceği hususları da düzenlenmiştir.
Somut olayda çekişmeli taşınmazların öncesini oluşturan ve ilk kadastro sonucu 1976 yılında tapuya tescil edilen toplam 7933 metrekare yüzölçümündeki parsellerde davacı Naciye Ş. ve arkadaşlarının 4843,30 metrekare davalı tarafın ayrı ayrı 1544,85'er metrekare payları olduğu halde 2981 sayılı yasa uygulamasıyla ( 1980 yılında gerçekleştiğine değinilen harici tevhit, ifraz ve taksimden bahisle )davacı taraf adına 16 nolu parselde 3017,35 metrekare, davalı Şükrüye K. ve arkadaşları adına 14 nolu parselde 2497,79 metrekare ve davalı Şerafettin G. adına 15 nolu parselde 2326,12 metrekare olarak taşınmaz tesbiti yapılmış ve düzenleme ortaklık payı olarak 91,74 metrekare kesilmiştir. Uzman bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi % 1.156 oranındaki düzenleme ortaklık payı da dikkate alındığında tapu paylarına göre davacı taraf aleyhine 1769,95 metrekare noksan davalı taraf yararına ise aynı miktarda fazla tesbit yapılmıştır. Mahkemece de benimsenen sözkonusu uygulama çekişmeli parsellerdeki yapılaşma durumuna, yasanın amacına, dinlenen tanık beyanlarına göre harici taksimin ilk kadastro öncesinde yapıldığından söz edilmesi ve 2981 sayılı yasa uygulamasına kadar bu konuda çekişme yaratılmamış olması karşısında hakkaniyete de açıkça aykırıdır.
Özetlenen bu durum karşısında tapu payları ve düzenleme ortaklık payı dikkate alındığında davalı taraf adına 14 ve 15 nolu parsellerde ayrı ayrı ve en fazla 1526,98'er metrekare taşınmaz tesbit edilebileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne, uzman bilirkişiye düzenlettirilecek krokiye göre 14 ve 15 nolu parsellerin dava dışı 104 nolu parsele bitişik sınırlarından başlanarak 14 nolu parselden 970,81 metrekare, 15 nolu parselden ise 799,14 metrekarelik yapılaşma dışı bölümler ifraz edilerek toplam 1769,95 metrekarelik bu kısmın ilavesi suretiyle 16 nolu parselin 4787,30 metrekare olarak davacılar, 14 ve 15 nolu parsellerin 1526,98'er metrekare olarak kalan kısımlarının ise ayrı ayrı tesbit maliki davalılar adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Davacı Naciye Ş. ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.2.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.