 |
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
E. 1992/6427
K. 1993/5651
T. 20.9.1993 Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI
ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ
BONO
ÖZET: Davanın açılması sonucu zamanaşımı kesilir. Bu dava için sonradan, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde, artık zamanaşımının kesilmesi sözkonusu olamaz.
(1086 s. HUMK. m. 409)
(818 s. BK. m. 133)
(6762 s. TTK. m. 661)
Taraflar arasındaki davadan dolayı, (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi)nce verilen 11.5.1992 tarih ve 2555-1657 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan Giyim San. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket müvekkiline diğer davalı Fahrettin vasıtasıyla 2.7.1986 vadeli emre muharrer senedi vererek karşılığında (5.300.000) TL. borç aldığını vadesinde şirketin borcunun ödenmediğini ve hakkında takip yapıldığını, bu sırada davalı şirket borçtan kurtulmak için "senedin sahte olduğunu ileri sürerek ve borcun ödendiğini belirtmek suretiyle müvekkili ve diğer davalı Fahrettin hakkında ağır ceza mahkemesine dava açıldığını bu davadan müvekkilinin beraat ettiğini davalı şirketin icra tetkik merciine takibin iptali için başvurduğunu senedin bulunmaması üzerine yapılan takibin iptal edildiği ileri sürerek senet bedeli olan (5.300.000) TL.nın vade tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket kayyumu vekili cevabında; davanın süre yönünden zamanaşımına uğradığını zira bonoya davalı alacağın üç yıl içinde takibe konulmadığı zaman zamanaşımına uğrayacağını, davacının açtığı davaları takip etmediğini, yapılan takibin iptal edildiğini, bonoda sahtecilik dolayısıyla davacıya ceza verilmemiş olması bononun geçerliliğini göstermeyeceğini ceza mahkemesinde bononun daha önce ödendiği halde tekrar işleme konulduğunun sabit olduğunu, bono bedelinin çekle bonoda lehtar gözüken Altan'a ödendiğini, buna rağmen dava dışı Altan'ın senedi diğer davalı Fahrettin'e verdiğini Fahrettin'in de davacıya verdiğini, davacının amacının şirketi zarara uğratmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre; davalı şirket dava konusu senedin ödendiğini iddia etmekte ise de, ödemeye ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz edemediğinden davanın kabulü ile (5.300.000) TL.nın 2.7.1986 vade tarihinden itibaren % 30 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Davacı temel ilişkiye dayanmaksızın 2.7.1986 vade tarihli bonoya dayanarak alacak isteminde bulunmuş ise de; davacının daha önce 3.7.1989 tarihinde dava açtığı, bu davanın da 27.3.1991 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiğine göre bu davanın zamanaşımını kesmesi sözkonusu değildir. Senedin vade tarihi ile davanın açılış tarihi arasında TTK.nun 661. maddesine göre (3) yıldan fazla zaman geçtiği, dolayısıyla senedin zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş, alacağa dayanak olan bononun zaman aşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.1993 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|