 |
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
E: 1989/3066
K: 1990/6599
T: 16.10.1990
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilitarafından istenmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davalının, dava dışı bir kollektif şirketin kullandğı kredinin teminatı olmak üzere ipotek verdiğini, borçlu şirketin iflas ederek borcunu ödemeyecek duruma düşmesi üzerine davalı aleyhine (70.000.000) liralık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine giriştiklerini, ancak davalının itaraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, lehine ipotek verilen kollektif şirketin iflasının devam ettiğini, kesin hesap miktarı bildirilmeksizin icra takibine girişildiğinden dava açma hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak borçlu şirketin borcunun ipotek limitinden fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - (...)
2 - Davalı gayrimenkulünü, davacı bankanın kredi borçlusu olan dava dışı Kilimcilik Kollektif Şirketinin doğacak borçlarına şamil olmak üzere 16.12.1981 gün ve 4487 yevmiye no'lu ipotek resmi senedi ile (60.000.000) lira için ipotek gösterilmiştir. Dava, sözü edilen Kilimcilik Kolektif Şirketinin borcu nedeniyle açılmıştır. Bu durumda ipotek limitinin (60.000.000) lira olduğunun kabulü gerekirken (70.000.000) lira olarak kabulü doğru değildir. Davalının bu yoldaki yanlışlığa dayalı kabulü de resmi belge karşısında geçerli sayılamaz.
3 - Davalı ipotek veren üçüncü kişi loup maliki bulunduğu taşınmazı, dava dışı Kilimcilik Kollektif Şirketinin davacı bankanın açtığı veya açacağı kredilerden doğacak borcuna, bu borcun sözleşme ve temerrüt faizlerine şamil olmak üzere (60.000.000) lira için ipotek göstermiştir. Şu halde söz konusu ipoteğin halen mevcut bir alacak için değil, ileride vücut bulacak bir alacağın teminatı maksadıyla kurulduğu (MK. m. 796/1), öğretideki deyimiyle üst sınır ipoteği (maksimal ipotek) mahiyetinde olduğu ihtilafsızdır. M.K.'nun 790/1. maddesine göre taşınmaz mal rehni, alacaklıya, ana paradan başka takip masraflarını, geçmiş günler faizlerini ve son vadeden itibaren cereyan eden faizleri de temin eder. Ancak anılan yasanın bu hükmünün üst sınır ipoteğinde uygulanamayacağı, daha doğru bir deyişle ipotek sözleşmesinde gösterilen limitin aşılmaması suretiyle uygulanabileceği hususunda öğretide sözbirliği vardır. Dairemizin içtihatları da bu yoldadır. Bizzat borçlu olmayan malikin görevi, borçlunun borcunu ödememesi halinde ipotekli taşınmazın icraen satılmasına ve satış bedelinden, ipotek tutarınca borcun ödenmesine katlanmaktan ibarettir. Bu nedenle davalı ipotek limitini aşan faiz, gider vergisi ve takip masraflarından sorumlu tutulamaz. Mahkemenin, ipotek limitini aşar biçimde davalının itirazının iptaline karar vermesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 16.10.1990 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.