 |
T.C.
YARGITAY
10. Hukuk Dairesi
E: 2003/4112
K: 2003/4878
T: 12.6.2003
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
506/m.26
Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR :
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava; 30.10.1991 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi Ahmet D.'in haksahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 26.maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece hükme dayanak yapılan hesap raporunda;gelir artışı ve iskonto oranlarının aynı olup birbirini karşıladığı düşüncesiyle maddi zarar hesabı yapılmış ise de; iskonto ve gelir artışı kavramları birbirinden ayrı olgulardır. İskonto; vadesi gelmemiş bir borcun vadesinden önce ödenmiş olması, alınan paranın vadeye kadar değerlendirilmesi olanağının bulunması nedeniyle, borcun haksız iktisaba meydan vermeyecek oranda indirilmesidir. Gelir artışı ise; ileride terfi, tefeyyüz ve Toplu İş Sözleşmelerinde kabul edilecek ücret artışları gibi sebeplerle sigortalının gelirlerinde ortaya çıkacak artış oranlarını ifade etmektedir. Yargıtayın uygulamasına göre gelir artışı ve iskontolama oranının %10 olduğu tartışmasızdır.
Mahkemece yapılacak iş; iskonto ve gelir artışının birbirinden ayrı kavramlar olduğu gözetilerek, maddi zarar ( Tavan ) miktarının; bilinmeyen dönem için arttırma ve iskontolama işlemlerinin, Yargıtay denetimine de elverişli bir şekilde yıllara göre ayrı ayrı yapılmak suretiyle belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olup, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düzenlenmeyen 28.11.2002 günlü hesap raporunun hükme dayanak yapılması,
3- Zararlandırıcı sigorta olayında vefat eden sigortalının 01.01.1963 doğumlu eşi Aysel iki çocuklu ve kaza tarihinde 29 yaşında olup dosya içeriğine göre henüz evlenmemiştir. Hak sahibi eşin yaşı ve sosyal ve ekonomik durumu gözönünde tutularak kendisine münasip oranda evlenme şansı verilmesi gerekirken bu hususun karar yerinde tartışılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.