 |
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
T.C.
Y A R G I T A Y
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
1996/1907 1996/2801
-Y A R G I T A Y İ L A M I-
MAHKEMESİ :Sungurlu Kadastro Mahkemesi
TARİHİ :8.9.1995
NOSU :1984/46-1995/151
DAVACI :Gülüş Savran
DAVALI :Hacı Mehmet Altınbuğa ve arkadaşları
DAHİLİ DAVALILAR:Kula Köyü Tüzel Kişiliği, Hazine
Taraflar arasındaki tesbit itiraz davası üzerine yapılan yargılama
sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalılar tarafından süresi
içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastroca dava konusu 399 sayılı parselin 3/8 payı Cemal, 3/8 payı
İsmail, 2/8 payı da Teslime Altınbuğa adına, 400 sayılı parselin 3/8 payı
Kadir, 3/8 payı Hacı Mehmet, 2/8 payı Hacer Altunbuğa adına tesbit
edilmiştir. Hazine ile davacı Gülüş'ün annesi Hüsne'nin itirazları üzerine
komisyonca itirazların reddine, 399 sayılı parseldeki 2/8 Teslime'ye ait
payın Cemal ve İsmail Altunbuğa 400 nolu parselde Hacer adına yazılı 2/8
payın tesbit malikleri Kadir ve Hacı Mehmet Altunbuğa adına tesbitine karar
verilmiştir. Komisyon kararının tebliği üzerine muteriz Hüsne'nin ölümünden
sonra mirasçılarından Gülüş Savran süresinde dava açmıştır. İtirazın reddine
ilişkin komisyon kararı hazineye tebliğ edildiği halde dava açmadığı gibi
davaya katılma isteğinde de bulunmamıştır. Bu durumda muteriz hazine yönünden
tesbit kesinleşmiştir. Gülüş Savran'ın açtığı davanın yargılaması sırasında
davacının bir isteği bulunmadığı halde mahkemece resen hazine ve köy tüzel
kişiliği davaya dahil edildikten sonra Gülüş'ün davasının reddine komisyon
kararı sonucu oluşan tesbiti değiştirilerek, vergi kaydı kapsamında kalan
taşınmaz bölümü tesbit malikleri adına tesçiline, kayıt fazlası bulunan
taşınmaz bölümünün de mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş hüküm
komisyonca malik kılınan gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Komisyonca malik kılınan gerçek kişiler adına yapılan tesbite karşı
hazinenin açtığı bir dava olmadığı gibi usulüne uygun davaya katılma isteği
de bulunmamaktadır. Uyuşmazlık gerçek kişiler arasında bulunduğuna göre
gerçek kişilerin iddia ve savunmaları ile sınırlı olarak çözümlenmesi
gerekir. Somut olayda hazine ile köy tüzel kişiliğinin davaya dahil
edilmesinde bir yasal zorunluluk bulunmadığı gibi dava arkadaşlığı da söz
konusu değildir. Bu durumda mahkemece gereği bulunmadığı halde resen
hazinenin davaya dahil edilmiş olması, hazineye davada taraf olma sıfatını
kazandırmaz. Davada taraf olmayan ve somut olayda 3402 sayılı Yasanın 30/2
maddesindeki koşullarda bulunmadığından gerçek ve tüzel kişiler lehine karar
verilemeyeceği usul hükmü gereğidir. Yerel mahkeme kararı Gülüş Savran
tarafından temyiz edilmediğine göre davanın reddi ile her iki parselin
komisyon kararındaki paylara göre hükmü temyiz eden ve komisyon kararı ile
malik kılınan kişiler adına tesçiline karar verilmesi gerekirken davada taraf
olmayan hazine lehine hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan
nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz
edene geri verilmesine 27.5.1996 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Hayri Karadoğan Necdet Ertuğrul Burhan Sınmaz İsmail Özmen Halil Kılıç
|