Hukuki.NET


Yargıtay içtihatları bölümü

Yargıtay Kararı

 



T.C
Y A R G I T A Y
Ceza Genel Kurulu

	E.	1990/9-301
	K.	1990/329
	T.	10.12.1990

*  DEVLET HAKİMİYETİNDEKİ
    TOPRAKLARDAN BİR KISMINI DEVLET
    İDARESİNDEN AYIRMAYA YÖNELİK
    EYLEMLER
    (TCK.nun 65/3. maddesi)

ÖZET : Sanık; Türkiye topraklarının bir kısmı üzerinde Marksist-Leninist
 ideolojiye dayalı, bağımsız bir Kürt Devleti kurmak ve bu amaca ulaşmak için,
 öncelikle ülke topraklarının bir kısmında, yoğun bir şekilde ayrı bir Kürt
 ırkı bulunduğu ve bunların egemen Türk Devleti tarafından sömürüldüğü
 hususunda inandırdıkları kişileri örgütleyerek, bu amaca yönelik eylemlere
 itmek suretiyle ayaklanma hareketi başlatan illegal PKK. Örgütü'nün silahlı
 militanıdır.

"Sarı Hüseyin" kod adlı kişinin önderliğindeki Şemdinli Grubu'nda silahlı
 militan olarak yer alarak örgütün yukarda açıklanan amacı doğrultusunda,
 sübut bulan eylemlere, grup içerisinde katılarak, örgüte silahlı savaşçı
 kazandırmak için, örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlük
 içersinde, toplumda etkin yankılar doğuracak biçimde, Devletin topraklarından
 bir kısmını, Devlet idaresinden ayırma amacına matuf fiil niteliğinde
 eylemlerde bulunmuştur. Bu itibarla eylemleri 125. maddesinde açıklanan "amaç
 suçu" oluşturmaktadır. Sanık hakkında TCK.nun 65/3. maddesinin uygulama alanı
 bulunmamaktadır.

 O halde, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

(765 s. TCK. m. 125, 65/3)

Devlet hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet İdaresinden
 ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmak suçundan sanık Abdulvahit'in TCY.nın
 125, 65/3, 59. maddesi uyarınca 16 sene, 8 ay ağır hapis cezasıyla
 cezalandırılmasına ilişkin, (Diyarbakır Bir Numaralı Devlet Güvenlik
 Mahkemesi)nce 12.12.1989 gün ve 1-371 sayı ile verilen hükmün, C. Savcısı ve
 sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve kendiliğinden de temyize tabi
 bulunması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi,
 30.3.1990 gün ve 164-1395 sayı ile;

(Sanık müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek, C. Savcısının aleyhe
 temyizi üzerine yaptığı inclemede;

Sanığın, T.C. Devleti'nin hakimiyeti altında bulunan ve 19 ili kapsayan
 bölgeyi, silahlı devrim yoluyla, Devlet İdaresinden ayırarak, üzerinde
 Marksist-Leninist ideolojiye dayalı bir Kürt devleti kurmak amacıyla
 oluşturulan PKK. adlı illegal örgüt içinde silahlı faaliyetlerde bulunan
 Bozan kod adlı silahlı militanı olduğu ve bu arada mensubu bulunduğu örgüte
 silahlı savaşçı yetiştirmek gayesi ile; 
28.8.1986 tarihinde Şemdinli İlçesi, Tütünlü Köyü'nden Veysi, Mürsel ve
 Cemal'in silah zoruyla kaçırılmaları,

30.4.1987 tarihinde Şemdinli İlçesi, Tekeli Köyü'nden aralarında nikahsız
 eşinin de bulunduğu 12 kişinin silah zoruyla kaçırılmaları,

2.6.1987 tarihinde Şemdinli İlçesi, Ortaklar Köyü, Güleç Mezrası'nda Adnan,
 Metin, Sait ve M. Emin'in silah zoruyla kaçırılmaları,

2.6.1987 tarihinde Şemdinli İlçesi, Ortaklar Köyü, Örencik Mezrası'ndan 26
 Orman İşçisinin silah zoruyla kaçırılmaları, bu olayın güvenlik güçlerince
 izlenmesi sırasında, 6.6.1987 tarihinde Şemdinli İlçesi, İncezapto Mevkii'nde
 güvenlik güçleriyle çıkan çatışmada, bir komando eri ile bir örgüt mensubunun
 öldürülmesi olayına katıldığı sübuta ermesine göre;

Örgütün amacına yöneldiğinde kuşku bulunmayan bu eylemlerinin nitelikleri
 itibariyle ciddi ve tehlike doğuracak bir hüviyet arzettiği cihetle, olayda
 uygulama yeri bulunmayan TCY.nın 65/3. maddesi ile eksik ceza tayini)
 isabetsizliğinden hükmü bozmuş, 
Yerel Mahkeme ise, 24.9.1990 gün ve 39-267 sayı ile; "Sanığın eylemleri
 kaçırma olup, öldürme eylemi yoktur, kaçırma eylemini yapanla, öldürme
 eylemini yapanı aynı ceza ile cezalandırmak adalet duygularına ters
 düşecektir. Sanığın fiili TCY.nın 125. maddesindeki amaca yönelik ise de,
 müstakilen bu maddenin uygulanmasını gerektirir ağırlık ve derecede
 görülmemiştir" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de C. Savcısı ve sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi
 ve kendiliğinden de temyize tabi bulunması üzerine, dosya C. Başsavcılığı'nın
 "bozma" istekli 2.11.1990 gün ve 4536 sayılı tebliğnamesiyle, Birinci
 Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup
 düşünüldü:

Ceza Genel Kurulu'nda duruşma yapılacağına ilişkin, usul yasasında hüküm
 bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hususa yönelik isteminin reddine karar
 verilerek yapılan incelemede;

Sanığın eylemlerinin sübutunda Özel Daire ile yerel mahkeme arasında bir
 uyuşmazlık bulunmamakta, olayda çözümlenmesi gereken sorun, sanığın
 eylemlerinin TCY.nın 125. maddesinde yazılı suçta, TCY.nın 65/3. maddesinin
 uygulanıp uygulanmayacağı hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için
 öncelikle sanığın sübut bulan eylemlerinin kısaca açıklanması gerekir.

Sanığın sübutunda kuşku bulunmayan eylemleri;

T.C. Devleti'nin hakimiyeti altında bulunan, ülkenin Doğu ve Güneydoğu Anadalu
 bölgelerinde yeralan 19 ili kapsayan bölgeyi, silahlı devrim yoluyla Devlet
 idaresinden ayırarak, Marksist-Leninist ideolojiye dayalı Kürt Devleti kurmak
 amacıyla oluşturulan, PKK. adlı illegal örgüt içinde "Bozan" kod adlı silahlı
 militanı olarak,mensubu bulundğu örgüte silahlı savaşçı yetiştirmek amacı
 ile;

a- 28.8.1986 tarihinde, Şemdinli İlçesi, Tütünlü Köyü'nden Veysi ve iki
 arkadaşının silah zoruyla kaçırılmaları,

b- 30.4.1987 tarihinde, aynı yer Tekeli Köyü'nden, aralarında nikahsız eşinin
 de bulunduğu oniki kişinin silah zoruyla kaçırılmaları,

c- 2.6.1987 tarihinde, aynı yer Ortaklar Köyü, Güleç Mezrası'ndan üç kişinin
 silah zoruyla kaçırılmaları,

d- 2.6.1987 tarihinde aynı yer, Örencik Mezrası'ndan yirmialtı orman işçisinin
 silah zoruyla kaçırılmaları, bu olayın güvenlik güçlerince izlenmesi
 sırasında, 6.6.1987 tarihinde çıkan çatışmada, bir komando eri ile, bir örgüt
 mensubunun öldürülmesi,

Olaylarına, PKK. Örgütü'nün "Sarı Hüseyin" kod adlı militanı önderliğindeki,
 Şemdinli Grubu'nun silahlı militanı olarak ve aktif biçimde katıldığı,
 sanığın ikrarı, mağdurların anlatımları, itirafçı sanık Gürler'in beyanı,
 olaylara ilişkin tutanaklar içeriği ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu eylemlerin TCY.nın 125. maddesinde tanımı yapılan suçu oluşturup
 oluşturmadığı hususuna gelince;

TCY.nın 125. maddesi, Ceza Yasasının, ikinci kitabının, birinci babında,
 "Devletin Şahsiyetine Karşı Cürümler" başlığını taşıyan birinci faslında
 düzenlenmiştir. 

Bu maddeye göre, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir
 devletin hakimiyeti altına koymaya veya Devletin istiklalini tenkise veya
 birliğini bozmaya veya Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir
 kısmını Devletin idaresinden ayırmaya MATUF BİR FİİL işleyen kimse ....
 cezalandırılır.." hükmü yer almaktadır.

Maddede öngörülen "MATUF FİİL";

"a- Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin
 hakimiyeti altına koymaya,

b- Devletin istiklalini tenkise,

c- Devletin birliğini bozmaya,

d- Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devletin
 idaresinden ayırmaya", biçiminde tadadi ve tahdidi olarak sayılmış, belli
 amaca yönelik ve sonucu oluşturmaya elverişli İCRA HAREKETLERİDİR.

Bu suç bir tehkile suçu olup, yukarıda açıklanan belli amaca yönelik ve sonucu
 oluşturmaya elverişli fiilin işlenmiş olması halinde suç oluşur. Suçun
 tamamlanması için neticenin gerçekleşmesi aranmaz, esasen netice
 gerçekleşmişse, artık o fiili cezalandırmak olanağı ortadan kalkar. Bu
 nedenledir ki, yasada belirtilen "ağır zarar sonucunu" yaratabilecek nitelik
 ve nicelikteki, icra fiillerine başlandığında fiilin tamamlanmış hali için
 öngörülen ceza, İCRA HAREKETLERİNE de uygulanır (Manzini, Trattato di Diritto
 Penale, Torino 1926, IV, S. 15. aktaran Çetin Özek, Anayasayı İhlal Suçunda
 "Hazırlık Hareketleri-İcra Hareketi" Yargıtay Dergisi, C: 16, Sayı: 1990/1-2,
 S: 103). Ancak, eylemin amaca yönelik sonucu elde etmeye uygun ve elverişli
 olması ve elverişli araçlarla İCRA HAREKETLERİNE başlanmış bulunması başka
 bir deyimle, amaçlanan sonucu doğurabilecek İCRA HAREKETİ olarak
 belirginleşmesi gerekir.

Eylemin sonucu elde etmeye elverişli olup olmadığının soyut ve genel bir
 belirleme dışında, eylemin işlenme şekli, zamanı ve diğer somut
 özellikleriyle birlikte değerlendirilmek suretiyle saptanması gereklidir.
 Eylemin elverişli araçlarla İCRA HAREKETİ niteliğinde bulunup bulunmadığının
 değerlendirilmesinde; sanığın ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞI - ülke genelindeki ORGANİK
 BÜTÜLÜĞÜ - Toplumdaki ETKİNLİĞİ, gözönüne alınmalı ve suç niteliğinin
 belirlenmesinde değerlendirilmelidir.

Bu itibarla "AMAÇ SUÇ" niteliğinde bulunan TCY.nın 125. maddesindeki suçu
 işlemek amacı doğrultusunda olmakla beraber, bu sonuca ulaşma tehlikesi
 doğurmayan yetersiz ve önemsiz eylemler maddedeki suçu oluşturmazlar. Olsa
 olsa hazırlık hareketleri niteliğindeki bu tür eylemler, istisnai suç tipi
 olan TCY.nın 168.maddesindeki "silahlı çete" suçunu oluşturabilirler,
 (CGK.nun 22.10.1990 gün ve 1990/9-193-251 sayılı kararı).

Bu haliyle, TCY.nın 125. maddesi, "AMAÇ SUÇ"a yönelik "MATUF FİİL" işlenmesi
 halinde, suçun tamamlanmış cezası ile cezalandırılacağı anlaşılmakla, suçu
 belirleyen ceza normu genel kuraldan ayrılmakta ve bu suça kalkışma olanaklı
 bulunmamaktadır. Elverişli araçlarla başlanmış, uygun ve elverişli İCRA
 HAREKETLERİNİN maddedeki sonucu amaçlaması gerekmekle beraber, cezalandırma
 bakımından sonucun gerçekleşmemesi önem taşımamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında sanığın eylemlerine bakıldığında; sanık, Türkiye
 topraklarının bir kısmı üzerinde Marksist-Leninist İdeolojiye dayalı,
 bağımsız bir Kürt Devleti kurmak ve bu amaca ulaşmak için, öncekilke, ülke
 topraklarının bir kısmında, yoğun bir şekilde ayrı bir Kürt ırkı bulunduğu ve
 bunların egemen Türk Devleti tarafından sömürüldüğü hususunda inandırdıkları
 kişileri örgütleyerek, bu amaca yönelik eylemlere itmek suretiyle, ayaklanma
 hareketi başlatan illegal PKK. Örgütü'nün silahlı militanıdır.

"Sarı Hüseyin" kod adlı kişinin önderliğindeki, Şemdinli Grubu'nda silahlı
 militan olarak yer alarak, örgütün yukarda açıklanan amacı doğrultusunda,
 sübut bulan eylemlere, grup içerisinde katılarak, örgüte silahlı savaşçı
 kazandırmak için, örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlük
 içerisinde, toplumda etkin yankılar doğuracak biçimde, Devletin
 topraklarından bir kısmını, Devlet idaresinden ayırma amacına matuf fiil
 niteliğinde eylemlerde bulunmuştur. Bu itibarla eylemleri TCY.nın 125.
 maddesinde açıklanan "AMAÇ SUÇU" oluşturmaktadır. Sanık hakkında TCY.nın
 65/3. maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır.

O halde direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.


*   Kurul Üyelerinden S. SELÇUK; "Yüksek Daire; mensubu olduğu PKK. adlı
 yasadışı örgütün gerçekleştirdiği adam kaçırma ve adam öldürme suçlarına
 katılan sanığın eylemini" ciddi ve tehlike doğuracak yoğunluk ve vehamette
 görmüş ve bu değerlendirici ölçüye göre hüküm kurmuştur".

"Yüksek Dairenin, T.C. Yasasının 125. maddesinde bulunmayan normatif
 (değerlendirici) nitelikte bir öge getirerek yorum yapması isabetli değildir.
 Gerçekten ilkin, maddede böyle bir öğe yoktur. İkincisi, ceza hükümlerinin
 yasallığı ilkesine aykırıdır. Gerçekten yasallık ilkesinin sonuçlarından biri
 de şudur: Ceza maddelerinin düzenlenmesinde olabildiğince tartışmalara yol
 açmayacak biçimde açık, kesin ve belirgin anlamlı sözcük ve terimler
 kullanılmalıdır. Nitekim, kimi kararlarında (17.6.1908, 15.12.1910 ve
 20.5.1949) Fransız Yargıtayı ceza yasalarında kullanılan bu tür terimleri
 nötralize etmeye çalışmış; Fransız Anayasa Kurulu (Konseyi)'da 20.1.1981,
 10.10.1984, 11.10.1984, 18.1.1985 tarihli kararlarında bu tür sözcük ve
 terimleri içeren ceza maddelerinin hükümlerini iptal etmiş, 3.9.1986'da ise
 duyarlılıkla bu ilkeyi vurgulamış ve bu ilkenin ışığında incelediği hükmü
 açık ve kesin olduğundan iptal etmemiştir (Jeandidier, Droit p�nal g�n�ral,
 1988, n. 81, 82; Robert, Droit p�nal, 1988, s. 129-132; Rassat Droit p�nal,
 1987, n. 102; Padovani, Dritto, penale, Milano, 1990, s. 31-44; Mantovani,
 Diritto Penale, Padova, 1980, s. 95 vd.). Bu nedenlerle Yüksek Dairenin hükme
 getirdiği öğe, yasallık ilkesiyle bağdaşmamaktadır".

"Bundan başka, sanığın eylemlerinden hiçbirisi 125. maddedeki tehlike suçunu
 doğuracak nitelikte değildir ve T.C. Yasasının 168. maddesiyle kaçırma ve
 öldürmeyi düzenleyen maddelere uymaktadır. Bu eylemler arasında da gerçek
 İçtima hükümleri uygulanmak gerekir" gerekçesi ile;


*   Üye F. Yavuz YAZICIOĞLU'da aynı gerekçe ile hükmün bozulması yolunda oy
 kullanmışlardır.

S o n u ç : Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde
 görülmediğinden reddiyle, C. Savcısının temyizi üzerine ve kendiliğinden de
 temyize tabi bulunması nedeniyle yapılan incelemede tebliğnamedeki düşünce
 gibi direnme hükmünün (BOZULMASINA), bozmada oybirliği; bozma sebebinde 2/3'ü
 geçen çoğunlukla, 10.12.1990 gününde karar verildi.
    
İçtihat:
Hukuk Forumlarından Seçmeler
  • THC (keyif verici yasadışı madde) İçeren Elektronik Sigara Alışverişi Sırasında Suç Üstü Yakalanan Alıcı 
  • 11.10.2026 06:26
  • [Maaş haczi] Vergi dairesi maaş hesabına haksız e-haciz ile ilgili soru 
  • 06.10.2026 08:33
  • [Nafaka davaları] İştirak Nafakası Arttırım Davası 
  • 23.09.2026 17:31
  • Varlık Şirketi Alacakları Zaman Aşımı 
  • 09.09.2026 10:48
  • Mirasçının vesayete bağlanması ve hakim kararı 
  • 03.08.2026 13:06


    Yeni Mevzuat

  • KDV Filo Kiralama Şirketleri (Fleetcorp) Borçlarını Devir ALan Varlık Yönetim Şirketleri 

  • Filo Kiralama Şirketlerinin Borçlarının Varlık Yönetim Şirketlerine Devri Halinde KDV 

  • Trafik kazasında kusuru olmayan alkollü sürücüye kasko hasarı ödenir 

  • Keşide tarihinin tahrif edildiği ve ibraz sürelerinin geçtiği çekler Borçlu olunmadığının Tespiti 

  • İkinci Nesil İnternet Sitelerinin Hukuki Statüsü 




  • YARGITAY KARARLARI :
    İçtihat Arama motoru anasayfa   2007   2006   2005   2004   2003    2002    2001    2000   1999    1998    1997    1996   1995   1994   1993    1992    1991    1990    1989    1988    1987    1986    1985    1984    1983    1982    1981    1980    1979    1978    1977    1976    1975    1974    1973    1927-1972

    Diğer Bölümlerimiz +
    Tüm Hukuki NET forumları + Hukuki Portal + Hukuk Haberleri + Sözleşme ve dilekçe örnekleri + Mevzuat ve bilimsel incelemeler + Hukukçu Blogları + Avukat ilanları + Videolar + Linkler + Ansiklopedi ve Sözlük +

    İçtihat Arşivi  Eski içtihat dizini