 |
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
E: 1987/551
K: 1987/593
T: 06.02.1987
DAVA : T....Bankası ile...Gıda San. arasında çıkan davadan dolayı, (Mersin 2. Asliye Hukuk Hakimliği)nce verilen 6.2.1985 gün ve 299-837 sayılı hükmü onayan dairenin 26.5.1986 gün ve 2676-3177 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı banka vekili, davalıların kredi borcu olan (5.758.587.98) lira borcunu ödemediği gibi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen karar Dairemizce onanması üzerine davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminden bulunmuştur.
1 - Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve asıl borçlu...A.Ş.'ne icra takibinden önce ihbar yapıldığı çekişmesiz bulunmasına göre, bu davalı yönünden yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2 - Ancak, diğer üç davalı ise, alacaklı bankaya karşı şahsen kredi borçlusu olmadıklarını, üçüncü kişi sıfatıyla ve kredi borçlusunun borcunu temin için davalı bankaya taşınmaz ipoteği tesis ettiklerini, kendilerine hiç bir ihbar yapılmadan icra takibine geçilemeyeceğini savunarak itirazın iptali istemiyle açılan bu davanın reddini istemişlerdir.
Gerçekten de dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmelerinde bu davalıların ne borçlu, ne de kefil sıfatiyle imzaları bulunmadığı görülmektedir. İcra takip dosyası içindeki ipotek akit tablosunda ise asıl kredi borçlusu şirket dışındaki diğer davalıların taşınmaz maliki olarak bu taşınmazlarını kredi borçlusunun bu kredi ilişkisinden doğacak borcunun teminatı olarak banka lehine ipotek tesis ettikleri açıkca anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgi Medeni Kanunun 802. maddesi uyarınca asıl borçlu dışındaki davalılar borçtan şahsen sorumlu olmadıklarına ve ipotek akit tablosundan da muaccel hale gelmiş bir alacak için ipotek verildiği belirtilmemiş olmasına göre, alacaklının icrada çıkardığı ödeme emrinin kendilerine karşı geçerli olabilmesi için, borçlu ile beraber kendilerine de icra takibinden önce ödeme talebinin tebliği zorunlu bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, asıl borçlu ile beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça ipotek borçluları bakımından borç muaccel bir hale gelemez. Muaccel hale gelmemiş bir borç için de icra takibi yapılamayacağından, ipotek borçlusu bu hususu İcra İflas Kanununun 150. maddesine dayanarak icra takibinde itiraz konusu yapabilir. Nitekim doktrinde de Medeni Kanunun 802. maddesi hükmü bu şekilde yorumlanmaktadır (Bkz. Prof. Dr. B. Köprülü, Prof. Dr. selim Kaneti, Sınırlı Ayni Haklar, İst. 1983, sh. 381, 382, Prof Dr. K.T. Gürsoy Prof Dr. F. Eren - Prof. Dr. E. Cansenel, Türk Eşya Hukuku, Ank. 1978, sh. 1102-1104).
Dava dosyasında borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusu mümeyyiz davalılara Medeni Kanunun 802. maddesi uyarınca bir muacceliyet ihbarı yapıldığına ilişkin bir belge bulunmamaktadır. Bilirkişi raporu kapsamından ise, bu yoldaki bir tebligatın 15.2.1983 tarihli ihtarnameye sadece asıl borçluya yapıldığı bildirilmiş olup, ipotek borçlularına bu yolda bir ihbar yapıldığı konusunda bir açıklama bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece yapılacak iş, taşınmaz maliki ipotek borçlularına Medeni Kanunun 802. maddesi anlamında muacceliyet ihbarı yapılıp yapılmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Bu nedenlerle davalılar Meliha, Adnan ve Hasan vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü cihetine gidilmiştir
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı....A.Ş. vekilinin karar düzeltme istemini reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle kararın onanmasına ilişkin 26.5.1986 gün ve 1986/2676-3177 sayılı kararın kaldırılarak hükmün (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.2.1987 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.