 |
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
T.C.
YARGITAY
Ceza Genel Kurulu
E: 1983/464
K: 1984/81
T: 27.02.1984
DAVA : Yaralamaya teşebbüs suçundan sanık (M.F.) hükümlülüğüne dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.1982 gün ve 498-925 sayılı hüküm sanık vekilinin temyizi üzerine yargıtay 2. Ceza Dairesince incelenerek bozulup yerine geri çevrilmiştir.
İlk hükümde direnmeye ilişkin aynı mahkemeden verilen 24.11.1983 gün ve 921 - 955 sayılı son hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş ve koşulu da yerine getirilmiş olduğundan dosya C.Başsavcılığının hükmün bozulması istemini bildiren 12.12.1983 gün ve 2/9295 sayılı tebliğnamesiyle 1. Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
KARAR : (E.A.)'ı yaralamaya tam teşebbüsten sanık (M.F.)'in TCK.nun 456/4, 457/1, 62, 36 ve 647 sayılı yasanın 4. maddeleri uyarınca hükümlülüğüne ilişkin karar, Özel Dairece, (1 - Tanık (T.H.) sanığın elindeki alet ile mağdura vurmak için hamle yaptığını, araya girenlerin bu hamlesine mani olduklarını araya girmeseydi müdahile vuracağını, elini havaya kaldırdığını, diğer tanık (M.H.) de sanığın elinde kontrol kalemi beyan ettikleri cihetle, sanık eyleminin tam veya nakıs teşebbüs derecesinde kalıp kalmadığının tesbiti yönünden tanıklara sanığın hamle ve hücumunun mahiyetinin açıklattırılması, elindeki aleti müdahile vurma gayesiyle sallayıp sallamadığının sorulup, tesbiti gerektiği halde, bu hususların noksan bırakılması,
2 - Suç vasfıyla ilgili TCK.nun 62. maddesinin 457/1. maddeden sonra uygulanması yasaya aykırıdır) biçimindeki gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkeme ise 1. bozma nedenlerine karşı oluşa uygun düşmeyen bazı gerekçeler ileri sürerek direnmiş ikinci bozma nedenine karşı herhangi bir gerekçe göstermemiştir.
Mağdur müdahil (E.A.)ın aşamalardaki biri diğerini tamamlayan ididası, sanığın kaçamaklı ikrarı, tanıklar (T.H.)'in iddiayı doğrulayan anlatımları; kül halinde incelenip değerlendirilmesinden;
Sanık (M.F.)'in olay günü dairesinden çıkıp işine gitmekte olan apartman komşusu mağdur-müdahil (E.A.)'ın arkasından giderek, (Bir dakika seninle bir şey konuşacağım) diye durdurduktan sonra (sen bu apartmanda huzursuzluk çıkarıyorsun, bizi kalorifer yakmıyor diye şikayet ediyorsun... ananı avradını S.K. ederim.) diye küfrettiği, bunu müteakip üzerinde bulunan tornavida biçimindeki elektrik kontrol kalemini çekip yaralamak amacıyla mağdura doğru yürüdüğü sırada kavga seslerini işiterek olay yerine gelen apartman komşularının araya girerek, sanığın hamle yapmak üzere havaya kaldırdığı elini havada tutarak hamle yapmasını engelledikleri anlaşıldığı, buna göre de sanığın eyleminin silahla yaralamaya eksik teşebbüs derecesinde kaldığı anlaşılmış bulunduğundan, bozmada önerilen soruşturmaya gerek yoktur. Zira, mağdur-müdahil gerek hazırlık soruşturmasındaki 18.6.1981 günlü ifadesinde ve gerekse duruşmadaki beyanında sanığın yaralamak amacı ile üzerine doğru geldiği sırada tanık (T)'ın araya girerek kendisine mani olduğunu beyan etmiş, olayın en yakın izleyicisi tanık (T) ise, sanığın hamle yapmak üzere havaya kaldırdığı elini kullanmaya fırsat vermeden havada tuttuğunu açık bir biçimde ifade etmiştir.
Bu nedenle direnme hükmünün, Özel Dairenin 1. bozma nedeninin açıklanan biçimde değiştirilmek suretiyle bozulmasına karar verilmelidir.
Öte yandan TCK.nun 52. maddesinin 457/1. maddesinden önce uygulanmasına ilişkin ikinci bozma nedenine karşı olumlu olumsuz bir gerekçe gösterilmeden ilk karardaki gibi uygulama yapılması da bozmayı gerektirmiştir.
Çoğunluk oyuna karşı olan üyeler : Direnme hükmünün, Özel Daire kararı doğrultusunda bozulması yolunda oy kullanmışlardır.
SONUÇ : Tebliğnamedeki istem gibi direnme hükmünün açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına 27.2.1984 gününde bozmada oybirliğiyle nedeninde 2/3'ü geçen çoğunlukla karar verildi.