 |
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
E: 1981/2473
K: 1981/7785
T: 07.05.1981
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı boşaltma davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, ihtiyaç ve taahhüt nedeniyle kiralananın boşaltılmasına ilişkindir. Mahkeme her iki sebepten de davayı reddetmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyaç ve taahhüde dayanılarak açılmıştır. Birden fazla sebebe dayanılarak dava açılmasında yasal bir sakınca yoktur. Dayanılan sebeplerin her birisinin şartlarının ayrı, ayrı incelenmesi gerekir.
1- Davacı birinci sebep olarak ihtiyaca dayanmıştır. İhtiyaca dayanan tahliye davalarının akdin hitamında ve yerleşen içtahatlara göre bir ay içerisinde açılması gerekir. Daha evvel ihtar çekilmişse, ihtarı takip eden dönemin sonuna kadar süre kesilmiş sayılır. Olayımızda taraflar arasında kira akdi 1.8.1977 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Buna göre akit 1.8.1978 de sona ermiş, bu tarihten itibaren 6570 sayılı Yasa'nın 11. maddesi uyarınca seneden seneye yenilenerek dava açıldığı yıla nazaran 1.8.1980 de bitmiştir. Daha evvel ihtarda çekilmediğine göre davanın bu tarihi izleyen bir ay içinde açılması gerekir. Halbuki dava akit sona ermeden 7.7.1980 de açılmıştır. Esasen incelenmeksizin süreden davanın reddi gerekirken esastan reddi doğru değil ise de, bu yön sonucu değiştirmiyeceğinden, ihtiyaca ilişkin davanın reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Taahhüt nedenine gelince, kira ilişkisi devam ederken davalı 4.6.1979 tarihinde, 30.6.1980'de kiralananı tahliye edeceğini taahhüt ve kabul etmiştir. Bu konuda taraflar arasında çekişme yoktur. Ancak, davalı ikrah ile bu taahhüdü verdiğini savunmuş ve buna ilişkin tanık dinlenmiştir. İkraha dayanan iptal davalarının BK'nun 31. maddesi uyarınca 1 sene içinde açılması gerekir. 4.6.1979 tarihinde taahhüt verildiğine göre, bir sene içersinde bunun iptali dava edilmediğinden, bu tarihten sonra açılan davada ikrah keyfiyeti def'i olarak dahi ileri sürülemez. Bu nedenle taahhüt bağlayıcı ve geçerli olduğundan buna dayanan tahliye davasının kabulü gerekirken, bununda reddi, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle ihtiyaca dayalı tahliye davasının reddine, ilişkin hükmün sonucu itibarıyla, (ONANMASINA), ikinci bentte açıklanan sebeplerle taahhüde dayanan hüküm kısmının (BOZULMASINA), oybirliği ile karar verildi.