 |
Yargıtay içtihatları bölümü
Yargıtay Kararı
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
E: 1979/1892
K: 1979/3186
T: 21.03.1979
- BELGESİZ KANITLAMA
- MÜLK EDİNİLEBİLECEK TUTAR
ÖZET: Bir tapulama bölgesinde belgesiz olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz yüzölçümünün hesaplanmasında, bağımsız olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlar yüzölçümü ile paylı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlarda paya düşen yüzölçümü toplamları esas alınmalı ve bu tutar elli dönümü geçmemelidir.
(766 s. Tapulama K m. 33)
Taraflar arasında tapulama tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü
Tapulama sırasında 390 parsel sayılı 2900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca red olunan davacı Bekir kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1617 sayılı Kanunun yürürlüğü gününden sonra belgesiz olarak 501, 186, 162, 140 ve 127 parsel sayılı ve yüzölçümleri toplamı 50 dönümü aşkın bulunan taşınmazların davacı adına tesbit ve tescil edildiği kabul edilmek suretiyle hüküm oluşturulmuştur. Oysa sözü edilen dava dışı olan bu parsellerde davacı 1/4 pay sahibi bulunmaktadır. Bir tapulama bölgesinde belgesiz olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz yüzölçümünün hesaplanmasında bağımsız olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlar yüzölçümü ile paylı olarak tesbit ve tecil edilen taşınmazlarda paya isabet eden yüzölçümü toplamları esas alınması gerekir ve bu miktar 50 dönümü geçemez. O halde mahkemece yukarda açıklandığı biçimde araştırma ve inceleme yapılmalı, davacı adına bu yöntemle tesbit ve tescil edilen taşınmaz yüzölçümü toplam 50 dönümü geçmediği sonucuna varıldığı takdirde tarafların iddia ve savunmaları saptanılmalı gösterecekleri bilirkişi ve tanıklar taşınmaz başında dinlenilmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı zilyetlik süresi sürdürülüş biçimi kesin bir biçimde belli edilmeli, komşu parsel tutanakları ve onların dayanağı olan kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne şekilde ya da kimin taşınmazı olarak sınır gösterildiği saptanılmalı ve böylece bilirkişi, tanık sözleri denetlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutulmaksızın yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) ve 766 sayılı Tapulama Kanunun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 21.3.1979 gününde oy birliği ile karar verildi.