Üniversite öğretim görevlisinin bilerek yada zan altında kalarak dersten bırakması ve öğrencinin mağdur edilmesi

11-08-2019 08:45:50 Pianist1306 #

Üniversite öğretim görevlisinin bilerek yada zan altında kalarak dersten bırakması ve öğrencinin mağdur edilmesi

Merhaba ben özel bir üniversite de endüstri mühendisliği bölümünde okumaktayım. Buradaki durum okulu bilmeyen hoca ve gözünü korkutan bölüm başkanın arkadaşımıza yaşattığı mağduriyeti detaylı anlatmaya çalıştım. Bizim üniversite tez dersini alabilmemiz için yön eylem 3 dersini vermemiz gerekiyor. Bu dersi veremeyen öğrenci hiç bir şekilde tez alamıyor. Durum böyle olunca bizde arkadaşlar ile imza toplayarak en son 9 kişi olarak dilekçeler verip, yaz okulunda dersi açılması için dekanlığa dilekçelerimizi verdik. Bizim bölüm başkanı Mehmet dilekçe verdiğimizi öğrendiği an, dersin açılmasını istemediğini çünkü yaz okulunda verecek bulunmadığından kendisinin hoca bulması gerekecektir. Hatta bize ara denk geldikçe yıldırmak için sözle de olsa "o dersi dilekçe veren herkes ağlayarak alacak" gibi aşağılayıcı cümleler kurmuştur. Vel hasıl dışarıdan çağrı yapılarak bir is insanı olan daha önce 2008 senesinde başka üniversite de ders vermiş bir hoca ayarlanmış ve ders açılmıştır... Ben başka bir dersim de f olduğu için iki üniversiteye aynı anda git gel yapıp yazımı heba ederek derslere çalışarak dersleri geçmeye çabaladım. Ama Mehmet hoca aralarda sınıfa gelip bu notlar niye bu kadar yüksek burası yaz okulu sınıfın yarısı kalmalıdır. Niye herkese geçer notta diyerek hem sınıfı rencide edip hemde dersi veren hocayı zan altında bırakmıştır. Dönem böyle rencide edilerek bitmiştir. Dersi 9 kişi açtırmıştık. Dönem sonu notlar verildiğinde en yüksek not 85 olup buna ba harf notu verilmiş. 43 alan arkadaşımız ff ile bırakılıp 51 olan arkadaşımız dd ile dersi geçmiş gösterilmiştir. Dersi veren hoca okulun not sistemlerini bilmediği ve Mehmet hocanın sözleri nedeniyle notları verirken çok çekinerek vermiştir. Hatta normalde En yüksek alan öğrenciye Aa verilirken böyle bir şeyi bilmediğinden ve Mehmet hocadan çekindiği için notları doğru düzgün verememiştir. Ve ilginc şekilde sonuç olarak Aa, bb ve cb notlarıni alan öğrenci olmadan dönem bitmiştir. Dersin hocası ile konuşullduğunda notlar ile ilgili bir şey yapamayacağını ve Mehmet hocanın 51 niye geçti 56 altı kalmalıydı ama şimdi onlar notları görmüş dava açabilirler demesi üzerine hiç bir şekilde notta değişiklik yapmayacağını söylemiştir. 43 alan arkadaşımız sene içerisinde herhangi bir dönem de ders farketmez böyle bir durumda kalmazdı. Bu hoca sistemi bilmediği için arkadaşımızi mağdur edip eğitim masraflarının 2 katına çıkmasına ve belki arkadaşımızın maddi gücü olmadığı için okulu bırakmasına sebep olmuştur. Şu an bu 9 kişiden 8i dersi geçmiştir. Fakat kalan arkadaşımızın hem eğitim masrafları artmıştır hemde maddi gücü olmadığı için okulu bırakması gibi bir sonuç doğmuştur. Bu durumlar hocaya ve bölüm başkanı Mehmet hocaya anlatılmıştır. Mehmet hoca ben bilmem dersin hocası bilir diyerek durumların içinden kendini kurtarmaya çalışmış olup arkaplan da kendi bulduğu hocanın gözünü korkutarak, sözleriyle duruma müdahele etmiştir. Dersi veren hoca bu durum için öğrencinin dilekçe yazmasını ve bölüme danışmasını kendisinin yeni olduğu için hiç bir şey yapamayacağını öğrenci tez de alacak olsa eğitim masrafları da artsa siciline işlenir diyrek arkadaşımıza hiç bir şekilde yardımcı olamamıştır. Sadece okuldaki hocalardan biri öğrenciye önayak olsun ben o koşulda geçirebilirim demiştir. Hocalar ile konuşulduğunda kendileri bölüm başkanı Mehmet hocaya yönlendirmistir. Mehmet hoca da ben bilmem dersi Veren hoca bilir diyerek konuyu çıkmaz a sokmuştur. 43 alan arkadaşımız şu an eğitimine devam etmeye maddi gücü olmadığı için ilk önce okula not ile ilgili dilekçe vermeyi aynı zamanda durumları anlatan bir dilekçe ile savcılığa başvurmayi düşünüyor. Sizce böyle bir durumda maddi olarak uğratılan durumdan ve manevi olarak öğrencinin hayatına mal olduğu için hukuki yollara başvurulabilir mi? Buradaki sıkıntı hocanın okulu bilmemesi ve bölüm başkanının hocanın gözünü korkutmasıdır.
11-08-2019 11:25:58 Engin Ünalmış #

Cevap: Üniversite öğretim görevlisinin bilerek yada zan altında kalarak dersten bırakması ve öğrencinin mağdur edilmesi

Alıntı:

Pianist1306 rumuzlu üyeden alıntı
Bizim bölüm başkanı Mehmet dilekçe verdiğimizi öğrendiği an, dersin açılmasını istemediğini çünkü yaz okulunda verecek bulunmadığından kendisinin hoca bulması gerekecektir.

Bir üniversite öğrencisinin ne olursa olsun bu kadar okunması zor bir yazı yazmasını hayretle karşıladım.Yani üniversite öğrencilerimiz kendi dillerinden dertlerini anlatırken zorlanıyorlar.Bu da üzücü.Olaya gelirsek, olayın savcılıkla uzak yakın alakası yok.Yani hoca baskı yaptıydı, sınav sırasında pis pis bakıp notların düşük olmasını istediydi, bu ders zorlayacak sizi dediydi, hocaya imada bulunduydu gibi söylemlerin hiç bir hukuki karşılığı yok.Dersten geçmesi gereken arkadaş madem durumu o kadar kötü madem bu onun için hayatı bir sınav oturur kitabı defteri yutar bi 60 alırdı.Burdan işi hocaya bırakmak savcılığa gidip suç duyurusunda bulunmak vs. itfaiyeye başvurmak kadar alakalı bir yaklaşım olur.Sadece notuna itiraz eder, bir hoca bilir kişi olarak gelir sadece kağıttaki notları alt alta toplar çıkan rakama bakar(43 mü değil mi) hepsi bu.Onun dışında bir şey beklemek, savcılığın bu hoca TCK ya göre suç işlemiştir diyip dava açması hocaya cezalar falan vermesi(hapis cezası verse biliyon mu:)) beklentisini hukuk sistemimiz hakkında az çok bilgi sahibi olan herkes tebessüm ederek karşılayacaktır.
11-08-2019 17:43:51 Erdoğan Kırcalı #

Cevap: Üniversite öğretim görevlisinin bilerek yada zan altında kalarak dersten bırakması ve öğrencinin mağdur edilmesi

Aynı derse katılan 9 kişiden 85 alıp geçen varken 43 alanın başarısızlığını hocanın zan altında bırakılması, korkutulmasına bağlamak , kalan 8 kişi için haksızlık olmaz mı?
13-08-2019 23:15:48 Av.Yusuf Selçuk Ateşkan #

Cevap: Üniversite öğretim görevlisinin bilerek yada zan altında kalarak dersten bırakması ve öğrencinin mağdur edilmesi

85 alana ba verilmesi, aa, bb, cb alan olmaması, 51 alana dd verilmesinde yanlış olan bir şey yok.
Bir dersi alan herkesin geçmesi de gerekmiyor. Çıkan tabloda 43 alanın kalması normal olduğu gibi ortalama ve standart sapmaya göre 51 alan da kalabilirdi.
Ancak anlaşılıyor ki, 9 kişiden çoğu 50-65 arasında yoğunlaşmış ki, ortalama düşük çıkmış ve 51 alanın da geçme imkanı doğmuş.

51 alana dc, alana dd verilmesi gibi bir durum olsa ancak buna itiraz edilebilirdi.
Herkese, Okul yönetmeliğindeki harf aralığına göre hak ettiğine eşit veya daha fazla harf notu verildiği ve sayısal notu yüksek olana, düşük alandan daha az harf notu verilmediği sürece
herhangi bir haksızlık olmadığı anlaşılıyor.

Sınav kağıdına eksik not verildiği iddiası yoksa, 43 ile geçirilmeyi gerektirecek bir durum yok.