Adam öldürmeye teşebbüs - kasten yaralama ayrımı (somut olay)

10-02-2014 01:30:49 Onur Ocak #

Adam öldürmeye teşebbüs - kasten yaralama ayrımı (somut olay)

merhabalar.

eskiden arkadaş olan, sonradan aralarında bir sebeple husumet oluşan iki kişi facebook üzerinden yazışıp birbirlerini tehdit ediyorlar. sonrasında kavga etme amacıyla buluşuyorlar. taraflardan biri bıçak çekiyor ve karşı tarafı yaralıyor, isabet eden toplam 4 bıçak darbesi var, bunun haricinde yaralının savuşturduğu 6-7 darbe daha olduğu söyleniyor. bir ara bıçağı mağdurun boynuna doğru sallıyor ancak mağdurun deri ceketinin yakası sayesinde bıçak boyna zarar vermiyor. mağdurun olduğu tarafta yaralı hariç 7 kişi daha var, saldırgan bu kişilerden bazılarını da yaralıyor. saldırgan tek başına. en son saldırganın durmayacağını anlayan mağdur kendisine eskiden yaptığı bir iyiliği hatırlatıyor, özür diliyor ve cesaretini takdir ettiğini söylüyor. saldırgan bunun üzerine bıçağı daha fazla savurmuyor ve yaralıyı yakınlardaki kapalı bir alana götürüp ambulans gelene kadar bekliyor, sonrasında teslim oluyor.

yaralıda iç kanama var, dalağı ve bağırsağı delinmiş. hayati tehlikesi var. bu olaya göre öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı vardır?

"Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, adam öldürmeye teşebbüs ve yaralamayı birbirinden ayıran başlıca ölçüler: Fail ile mağdur arasındaki husumetin sebep ve mahiyeti, failim cürümde kullandığı saldırı aletinin niteliği, atış darbe mesafesi ve sayısı, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri ile nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkanı olup olmadığı, olayın akışı ve nedeni, failin işlemeyi kastettiği cürümün meydana gelmesine engel herhangi halin failin iradesi dışında ortaya çıkıp çıkmadığı hususlarıdır."

bu sayılan ölçülere göre baktığımızda, failin kendi rızasıyla eylemi sonlandırması ve yaralının tedavi almasını sağlaması tek başına teşebbüsü ortadan kaldırmaya yeter mi?
10-02-2014 02:00:09 ceceli341 #

Cevap: adam öldürmeye teşebbüs - kasten yaralama ayrımı (somut olay)

Yargıtay CGK. 2006/1-97 E., 2006/132. K. Sayılı Kararına[168] göre: “ Sanığın, aralarındaki tartışma nedeniyle aniden gelişen olayda hem nacak hem de bıçak kullandığı ve mağdureyi, sol. 6. interkostal aralıktan toraksa nafiz olan ve pnomotoraks ( akciğer travması ) oluşturan tek sayıda kesici delici alet darbesiyle hayati tehlikeye neden olacka şekilde, kafa ve sol femurdaki diğer iki kesici alet darbeleriyle ise hayati tehlikeye neden olmayacak halde üç yerinden yaraladığı, her hangi bir engel neden bulunmadığından eylemine devam etme olanağı olduğu halde, mağdurenin yapmamasını söylemesi üzerine, eylemini sürdürmeyerek bırakıp gittiği anlaşıldığından,
Delici kesici aletle vaki olup hayati tehlike yaratan darbın bir adette kalması durumunda failin kastının öldürmeye yönelik bulunduğu hususu kuşkulu kalacağından ve aşılamayacak kuşku da lehe yorumlanmak gerektiğinden eylemin yaralama olarak kabul ve takdirinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu kabulün sonrasında, neticenin ağırlığının, mağdurenin hayati tehlike geçirmiş olması ve birden çok silah darbesine maruz bırakılmasının ve oluşuma etki eden sair unsurların temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılma noktasında takdir hakkı yönünden nazara alınması gerekir. ”
10-02-2014 18:58:20 Onur Ocak #

Cevap: adam öldürmeye teşebbüs - kasten yaralama ayrımı (somut olay)

yani burada önemli olan darbelerin sayısı ve hayati tehlike yaratan darbe sayısı diyebilir miyiz?
10-02-2014 19:20:55 Av.Engin Oğuz #

Cevap: adam öldürmeye teşebbüs - kasten yaralama ayrımı (somut olay)

Yargıtay diye her kararı doğru değil ben katılmıyorum şahsen zaten Yargıtay da çark ustası olmuş yıllarca bi yönde sonra çark eder başka yönde karar verir. Özellikle ateşli silah ve bıçak kullanan şahısta en azından muhtemel kastın olmadığını iyice incelemek ve emin olmak gerekir burada şüphenin sanığın aleyhine kullanılması gerekir lehine değil.