TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ (1) (2) Mevzuat Listesi
TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN
KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ (1) (2)
Kanun Numarası : 765
Kabul Tarihi : 1/3/1926
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 13/3/1926 Sayı: 320
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 7 Sayfa: 519
1 - 11/7/1931 tarih ve 1840 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 160)
Madde 160 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
157 ve 158 inci maddelerde beyan olunan hallerde takibat icrası Adliye Veka-
letinden ve 159 uncu maddede yazılı surette Büyük Millet Meclisi riyasetinden
izin verilmesine bağlıdır.
2 - 8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 4,6,13,15,36,46,55,
56,87,89,91,105,143,171,178,201,202,204,208,212,213,214,220,221,254,258,267,271,
272,284,285,296,316,317,318,319,320,321,322,323,324,325,326,327,328,329,330,331,
332,333,334,335,336,337,338,348,354,403,404,405,406,414,416,421,423,435,436,440,
441,449,450,453,456,457,459,470,478,491,492,493,508,509,512 ve 519)
Madde 4 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ecnebi memleketlerde Türkiye Devletinin emniyetini ihlal ve devlete mahsus
resmi mühürleri ve kanunen mevkii tedavülde bulunan Türkiye meskükatını taklit
edenler veya devletin evrakı nakdiyesini ve devlet hazinelerince kabul edilmekte
olan Türk esham ve tahvilatını ve kaime ihracına mezun bankaların kaimelerini
sahte olarak yapanlar - Türk kanunun bu fiile tayin ettiği cezanın azami haddi
beş seneden eksik değil ise - Türk Kanununa tevfikan cezalandırılır.
Bunlar hakkında ecnebi memlekette evvelce hüküm verilmiş olsa bile Adliye
Vekilinin talebi üzerine Türkiyede tekrar muhakeme olunurlar.
Türk veya ecnebi, Türkiyede tutulmuşlar ise kanunun tayin ettiği ceza beş
seneden eksik dahi olsa haklarında yukarıdaki fıkralar ahkamı caridir.
--------------------------------------
(1) Bu kanunda, 26/4/1926 tarih ve 825 sayılı Kanun ekindeki hata savap cetveli
ile yapılan düzeltmeler metne işlenmiştir.
(2) Bu Kanundaki para cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih
ve 5435 sayılı Kanunu değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile
15/8/1957 tarih ve 9682 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 20/5/1957 tarih ve
E. 1, K. 12 sayılı Yargıtay İç. Bir. Kur. Kararına bakınız.
Ecnebi memleketlerde Türkiye namına memuriyet veya vazife deruhte etmiş olup-
ta bu memuriyet veya vazifeden mütevellit bir cürum işleyen kimse Türkiyede
tutulmamış olsabile hakkında üçüncü fıkra hükmü tatbik olunur.
Madde 6 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka bir ecnebi Türk Ceza Kanununca
asgari haddi bir seneden eksik olmayan ve şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezayı
müstelzim cürmü ecnebi memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği
ve kendisi Türkiyede bulunduğu takdirde Türk Ceza kanunu mucibince ceza görür.
Fakat bu cezanın üçte biri indirilir. Ve idama bedel yirmi sene ağır hapis ceza-
sı tatbik olunur.
Ancak bu bapta takibat icrası Adliye Vekilinin talebine veya mutazarrar olan
şahsın şikayetine bağlıdır.
Eğer cürüm diğer bir ecnebinin zararına işlenmiş ise faili Adliye Vekilinin
talebi üzerine aşağıdaki şartlar dairesinde birinci fıkrada beyan olunan ahkama
göre cezalandırılır:
1 - Türk kanununca hürriyeti tahdit eden ve asgari haddi üç seneden aşağı
olmayan cezayı müstelzim bir fiil olmak,
2 - İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyetine cürmün
irtikap edildiği mahallin ve ne failin mensup olduğu devletin hükümeti tarafın-
dan kabul edilmemiş bulunmak.
Madde 13 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ağır hapis cezası müebbet veya muvakkattir. Müebbet ölünceye kadar devam
eder. Muvakkat bir seneden yirmi seneye kadardır. Her iki hali çalışmak mecburi-
yetiyle ve aşağıdaki kaidelere tevfikı hareket suretiyle bu cezaya mahsus mües-
seselerde çektirilir.
Müebbet Ağır hapsin ilk üç senesi ve muvakkatte cezanın altıda birine müsavi
ilk devresi bir hücrede geceli gündüzlü yalnız bırakılmak suretiyle icra olunur.
Bu ilk devre müddeti altı aydan eksik ve üç seneden fazla olamaz. Ondan sonra ki
müddet geceleri bir hücrede yalnız bırakılmak ve gündüzleri sair mahpuslarla
konuşamaksızın çalıştırılmak suretiyle ikmal ettirilir.
Madde 15 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hapis cezası üç günden yirmi seneye kadardır. Buna mahsus müesseselerde ge-
celeri bir hücrede yalnız bırakılmak ve gündüzleri mecburen çalıştırılmak sure-
tile çektirilir.
Mahküm mahpus bulunduğu müessesede gördürülmekte olan işlerden istidadına ve
eski meşguliyetlerine en muvafık olan işi intihap edebilir. Hatta başka bir işte
çalışmağada mezun kılınabilir.
Ceza altı aydan fazla değilse bir tevkifhanenin buna mahsus bir kısmında da
çekdirilebilir.
Madde 36 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Mahkümiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere
hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmayan
kimselere ait olmamak şartiyle mahkemece zabt ve müsadere olunur.
Kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya
kabahat teşkil eden eşya bir ceza mahkümiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile
mutlaka zabt ve müsadere olunur.
Madde 46 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Cürüm ve kabahati işlediği vakit şuurunu veya harekatının serbestisini sel-
bedecek surette ruhi zafa müptela olan kimseye ceza verilemez. Şukadar ki ademi
mesuliyetine karar verilen şahsın serbest bırakılması tehlikeli olduğu mahkemece
takdir edilirse hakkında muamelei kanuniye icra olununcaya kadar muhafaza edil-
mek üzere ait olan makama teslimini mahkeme emreder.
Madde 55 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Cürüm ve kabahati işlediği vakit on beş yaşını bitirmiş olupta on sekiz ya-
şını bitirmemiş olanlar hakkında aşağıdaki kaidelere tevfikan ceza tayin olunur:
1 - İdam ve müebbet ağır hapis bedel on seneden on beş seneye kadar ağır ha-
pis müebbed sürgüne bedel üç seneden aşağı olmamak üzere muvakkat sürgün cezası
verilir.
2 - On iki seneyi geçen muvakkat cezalar altıdan on seneye kadar ve altıdan
on iki seneye kadar cezalar üç seneden altı seneye kadar indirilerek hükmolunur.
3 - Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir.
4 - Mali cezaların üçte biri tenzil olunur.
5 - Hidematı ammeden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak
cezaları hiç tatbik edilmez.
Eğer hüküm zamanında mücrim on sekiz yaşını bitirmemiş ise mahkeme şahsi
hürriyeti tahdit eden cezanın bir islahhanede icrasını emredebilir.
Madde 56 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Cürmü işlediği vakit on sekiz yaşını bitirmiş olupta yirmi bir yaşını bitir-
memiş ve hüküm zamanında altmış beş yaşını geçmiş olanlar hakkında idam ve
müebbed ağır hapis cezasına bedel 24 sene ağır hapis cezası hükmolunur.
Müebbed sürgüne bedel beş sene müddetle muvakkat sürgün cezası verilir.
Sair hallerde cezanın altıda biri indirilir.
Madde 87 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Geçen maddelerin tatbikatında:
1 - Kabahat fiilinden dolayı sadır olan hükümler bir cürüm vukuunda ve cürme
müteallik hükümler kabahat vukuunda,
2 - Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ve meslek ve sanatın icrası hususunda
tecrübesizlik ve emirlerle nizamlara riayetsizlik neticesi olarak işlenilen
cürümler diğer cürümler mukabilinde, ve sair cürümler bunlar mukabilinde,
3 - Sırf askeri cürümler hakkında sadır olan hükümler,
4 - Ecnebi mahkemelerden sudur eden hükümler,
Tekerrüre esas olamaz.
Madde 89 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Adliye mahkemelerince cezayı nakdiden başka bir ceza ile evvelce mahküm ol-
mayan kimse işlediği bir cürümden dolayı ağır cezayı nakdi veya muvakkat sürgün
veyahut altı ay veya daha az hapis ve hafif hapis cezalarından biriyle mahküm
olur ve geçmişteki haliyle ahlaki temayüllerine göre cezanın tecili ileride cü-
rüm işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirse bu
cezanın teciline hükmolunabilir. Bu halde tecilin sebebi hükümde yazılır.
Madde 91 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
89 uncu madde hükmü mütemmim cezalar hakkında dahi tatbik edilebilir.
Madde 105 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hukuku amme davası bir çok defa kesilmiş olsa bile takibattan sonra vaki
olacak her terk tarihiyle katı tarihleri arasında geçen müddetlerin mecmuu
102 nci maddede yazılı fiillerden her biri için başka başka tayin olunan müddet-
lerin yarısından fazlasını geçtiği halde müruru zaman tahakkuk eder.
Kabahatlerde müruru zaman takibat ile kesilir. Fakat takibat tarihinden
itibaren 102 nci maddenin beşinci ve altıncı bentlerinde yazılı müddetler zar-
fında mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku amme davası düşer.
Madde 143 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye`de sakin bir Türk veya ecnebi harp zamanının gayride düşman bir
devlete veya memurlarına doğrudan doğruya veya bilvasıta mühimmat veya Türkiye
Devletini mutazarrır kılabilecek sair vesait tedarik ve ita eylerse bir seneden
beş seneye kadar ağır hapis veya hapis cezasına mahküm olur ve bundan başka ken-
disinden iki yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Madde 171 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
125, 128, 146,147, 149, 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerden birini veya
bazılarını hususi vasıtalarla işlemek üzere bir kaç kişi aralarında gizlice it-
tifak ederlerse bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür:
1 - Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 126, 128 ve 156 ncı maddelerde yazılı
cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.
2 - Bu ittifak 146, 147 nci maddelerde gösterilen cürümlerin icrasına müte-
allik ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncu maddede gösterilen cürümlerin
icrasına ait ise üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir.
Cürmün icrasına ve kanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilen-
ler ceza görmezler.
Madde 178 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse bir ölünün naşı ve kemikleri hakkında hakaret yapar yahut tahkir
maksadiyle veya sair gayri meşru bir maksada mebni tamamen veya kısmen birinin
naşını yahut kemiklerini veya ölü ile beraber gömülen eşyayı çalarsa iki aydan
iki seneye kadar hapis olunur ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı
nakdi alınır. Bunlar haricinde olarak bir kimse bir ölünün naşini tamamen veya
kısmen ahz ve sirkat eder veya resmen ruhsat almaksızın bir naşi mezardan çıka-
rır yahut kemiklerini ahz ve sirkat ederse bir aydan iki aya kadar hapis ve
elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Eğer bu cürüm kabristana veya ölü gömülmeye mahsus sair mahallere memur
olan yahut kendilerine naş ve kemikler tevdi olunan kimseler tarafından irtikap
olunursa birinci surette ceza üç aydan üç seneye kadar hapis ve on beş liradan
elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ve ikinci surette bir aydan üç aya kadar
hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Madde 201 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim ihafe veya tehdit veya cebir ve şiddet veya başka suretlerle sınaat
veya ticaret serbestisini menederse bir aydan iki seneye kadar hapis ve otuz
liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 202 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kendisine tevdi olunan veya vazife dolayısiyle muhafazası altında bulunan
para veya para hükmündeki evrak ve senetleri ve sair malları zimmetine geçiren
veya mal edinen memur üç aydan üç seneye kadar hapis olunur ve hasıl olan zarar
kendisine ödettirilir.
Eğer vakı olan zarar muhakeme edilmezden evvel fail tarafından tamamiyle
ödenmiş olursa ceza yarısına kadar indirilir ve eğer hüküm verilmezden evvel
tamamiyle ödenirse ceza üçte biri miktarı indirilir.
Faila aynı zamanda altı aydan üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası
da verilir.
Madde 204 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devlet emvalinin murakabesi veya teftişi ile mükellef olup ta vazifelerini
yapmayı ihmal ederek zimmetin vukuuna veya artmasına sebep olanlar otuz liradan
yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi ile cezalandırılmakla beraber zararın ödenme-
sinden dahi hep birlikte mesul olurlar.
Madde 208 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devlet memurlarından her kim idaresine ve nezaretine memur oldukları işlerde
Devlet için az veya çok eşya ve malzeme alım satımında gizli ve aşikar gerek
doğrudan doğruya kendisi gerek başkası vasıtasiyle veya ortaklık suretiyle kendi
kazancı için ticaret eder veya imalat ve inşaatı götürü şeklinde deruhte edenle-
re ortak olursa iki seneye kadar sürgün cezasiyle birlikte altı aydan iki se-
neye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası hükmolunur.
Eğer bu gibi alışverişte komüsyon alır yahut nakit ve maskükat mübadelesinde
kazanç yaparsa bir seneden iki seneye kadar hapis yahut iki seneden üç seneye
kadar sürgün cezasiyle cezalandırılır ve her halde bir seneden üç seneye kadar
memuriyetten mahrumiyet cezası dahi hükmedilir.
Madde 212 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunen ve nizamen yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmak ve yapmamağa mecbur
olduğu şeyi yapmamak için rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden kimse
üç aydan iki seneye kadar hapis olunur.
Şu kadar ki neticeten memurun mensup olduğu dairenin alakadar bulunduğu mu-
kavele ve taahhütlere girişilmiş veya memuriyet maaş,nişan ve sair rütbe ve man-
sıplar tevcih edilmiş yahut kanun ve nizama muhalefet vuku bulmuş ise hapis müd-
deti altı aydan aşağı olmamak üzere iki senedir.
Madde 213 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunen ve nizamen yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmamak veyahut yapmamağa
mecbur olduğu şeyi yapmak için rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden
kimse bir seneden üç seneye kadar hapis olunur.
Şu kadar ki mürteşinin bu hareketi neticesinde memuriyet, maaş, nişan vesair
rütbe ve mansıplar tevcih edildiği veyahut hakkı ihlal eden veya zarar veren bir
hal vücude gelmiş bulunduğu takdirde hapis cezası iki seneden aşağı olamaz.
Madde 214 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hakimler ve müstantik ve müddeiumumi veya muavinleri tarafından velev kanuni
vazifelerini ihlal etmiyecek bir mukavele zımnında muhik ve meşru bir maslahat
için rüşvet ahzi bir seneden üç seneye kadar hapis cezasını istilzam eder.
Kanunun hilafı muamele icrası için vaki olacak irtişalarından dolayı cezanın en
azı iki senedir.
Madde 220 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarıda sayılan kimselerden birine kanunen yapmağa memur olduğu şeyi yapma-
mak yahut yapmamağa memur olduğu şeyi yapmak için rüşvet vait ve teklif ve ita
eden kimsenin bu hareketi, kanun ve nizama vukubulan muhalefetin derecesine ve
metalibin kısmen veya tamamen husul bulup bulmamasına göre üç aydan bir seneye
kadar hapis cezasını istilzam eder.
Madde 221 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Raşinin ıtma ve ifsat ettiği kimse hakim ve mustantik ve müddeiumumi ve
muavinleri olduğu veya mahkemeler ve daireler canibinden mahsus bir vazife ile
tavsif veyahut iki taraf canibinden tahkim kılınan kimseler ile katibi adil ve
avukat ve dava vekili bulunduğu takdirde kanun ve nizama vukubulan muhalifetin
derecesine göre raşı altı aydan iki seneye kadar hapis olunur.
Şukadar ki bu muhalefet neticesinde velev cerh ve tadil ve ıslahı kabil bir
karar ile bir şahsın meni muhakemesi veya beraati veya bir masumun mahkümiyeti
veya başka bir cürmün işlenmesi kabilinden haller husule gelmiş bulunursa raşi-
nin cezası mürteşi için kanunen muayyen olan cezanın yarısından üçte ikisine
kadar tayin olunur.
Madde 254 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Resmi meclislerin azasından veya Hükümet memurlarından birini vazifesini
yapmamağa cebir için hakkında şiddet veya tehdit gösteren kimse bir seneden üç
seneye kadar, eğer fiil ikiden ziyade kimseler tarafından işlenmiş ise iki sene-
den beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.
Madde 258 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarıdaki maddelerde beyan olunan fiiller:
1 - Silah ile işlenmiş ise dört aydan otuz aya kadar hapis,
2 - Beş kişiden fazla silahlı veya on kişiden fazla silahsız kimseler tara-
fından önce aralarında hasıl olan ittifaka mebni işlenmiş ise üç seneden beş se-
neye kadar ağır hapis,
hükmolunur.
Eğer fiil kendini veya akrabasını hapis ve tevkiften kurtarmak maksadiyle
vaki olmuş ise bu maddenin birinci fıkrasında üç aydan bir seneye kadar hapis
yahut bir seneden aşağı olmamak üzere sürgün ve ikinci fıkrasında altı aydan iki
seneye kadar hapis cezası hükmolunur.
Eğer memur vazifesini tecavüz ederek keyfi hareketiyle işbu muameleye mahal
vermişse fail hakkında geçen maddelerdeki ceza yarısından üçte birine kadar
indirilir ve ağır hapis cezası yerine hapis cezası verilir.
Madde 267 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarıdaki maddede beyan olunan fiiller, bir vazifenin ifasından dolayı ol-
mayıp ta vazife esnasında vaki olursa tayin olunacak ceza üçte birinden yarısına
kadar artırılır.
Madde 271 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse resmi sıfatı haiz olan bir memuru vazifesini icra ederken veya
icra ettiği vazifeden dolayı döğer yahut yaralar veya hastalığına sebep olacak
surette müessir bir fiile cür`et ederse aşağıda gösterilen suretlerle mücazat
olunur.
1 - Eğer memur 266 ncı maddenin birinci bendinde gösterilen kimselerden ise
fail, üç aydan bir seneye ve ikinci fıkrasında gösterilen kimselerden ise altı
aydan iki seneye ve üçüncü fıkrasında gösterilen kimselerden ise bir seneden üç
seneye kadar hapsolunur.
2 - Eğer fiil 268 inci maddede muharrer hal ve zamanlarda işlenmiş olursa
ceza iki seneden aşağı olamaz.
Madde 272 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Eğer memur, memuriyeti hududunu tecavüz ederek keyfi muamelat ile geçen
maddelerde beyan olunan fiillerin vukuuna mahal vermiş ise ceza üçte birinden
yarısına kadar indirilir.
Madde 284 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir ilam ile mahküm olan kimsenin yerine kendini koyan şahıs bir aydan bir
seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.
Madde 285 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim adliyeye veya işi adliyeye vermeğe mecbur olan bir memura, ihbarname
veya şikayetname vererek suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye garaza mebni bir
cürüm isnat eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir cürmün maddi eser ve delille-
rini tasni eylerse isnat eylediği cürmün nevi ve mahiyetine ve tasni eylediği
beyyine ve maddi delillerin kuvvetine göre bir aydan üç seneye kadar hapis olu-
nur.
Bu isnat kendine iftira olunan kimsenin tevfiki gibi şahsi hürriyeti tahdit
eden bir halin hudusuna sebep olmuş ise müfteri hakkında beş seneye kadar ağır
hapis cezası hükmolunur.
Kendine iftira olunan kimse hakkında üç seneden fazla hürriyeti tahdit eden
bir ceza ile mahkümiyeti mutazammın bir hüküm sadir olmuş ise müfteri hakkında
on beş seneyi tecavüz etmemek üzere aynı ceza hükmolunur. Eğer mağdurun mahkü-
miyeti müebbet ağır hapis ise müfteri on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis ile cezalandırılır ve eğer mahkümiyet idam cezasını müstelzim olmuş ve
infaz edilmiş ise müfteriye aynı ceza verilir. Henüz infaz edilmemiş ise müebbet
hapis cezası hüküm olunur.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı olan cürmün faili, mağdur hakkında takibat icra
olunmaksızın bu isnadından rücu eder veya tasnii itiraf eylerse yukarıda yazılı
cezaların altıda biri hüküm olunur. Ve ceza müebbet ağır hapis ise on seneye
indirilir ve isnattan rücu veya tasniin itiraf olunması takibata başlandıktan
sonra vakı olursa asıl cezanın üçte ikisi indirilir ve müebbet ağır hapis yerine
yirmi sene ağır hapis cezası tayin olunur.
Madde 296 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim hapis cezasından aşağı olmayan cezayı müstelzim bir cürüm işlendik-
ten sonra mezkür cürmün icrasında faillerle evvelce ittifak etmiş ve cürmü
neticelendirmiş olmaksızın bir kimsenin cürümden istifadesini temine ve hükümet-
çe icra olunacak tahkikatı yanlış yola sevk etmeğe ve Hükümetin taharriyatına ve
hükmün icrasına karşı faili gizlemeğe yardım eder ve keza her kim bu cezaları
istilzam eden bir cürmün eser ve delillerini mahveyler veyahut bunları bir su-
retle tagyir ve tahrif ederse beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.
Fakat işbu ceza müddeti asıl cürüm için kanuna göre muayyen olan müddetin dörtte
birini geçemez.
Sair fiillerden dolayı tertip olunacak ceza yüz liraya kadar ağır cezayı
nakdidir.
Bu cürmü usul ve füruunun ve karı veya kocasının ve kardeş veya kız kardeşi-
nin lehinde olarak işleyen kimse cezadan muaftır.
Madde 316 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1 - Türkiye dahil ve haricinde tedavülü kanunen makbul ve mukrarer olan
Türkiye meskükatını taklit eden,
2 - Zahiren daha yüksek bir kıymeti haiz göstermek için sahih olan meskükatı
tağyir eyliyen,
3 - Meskükatı taklit veya tağyir edenlerle veya bunlara ortak ve arkadaş
olanlarla bilittifak bu yoldaki meskükatı Türkiye`ye sokan veya dahil ve hariçte
sarfeden veya bir suretle tedavüle koyan veya sarfedilmek veya bir suretle teda-
vül ettirilmek üzere bir başkasına tedarik eyliyen,
kimse üç seneden on iki seneye kadar muvakkat ağır hapis cezasiyle cezalandırı-
lır.
Taklide esas tutulan asıl meskükatın kanuni veya ticari kıymeti yüksek oldu-
ğu takdirde ceza beş seneden on beş seneye kadar ağır hapistir.
Eğer takliden yapılan meskükatı hakiki kıymeti sahih meskükatın kıymetine
muadil veya ondan fazla ise ceza üç seneden beş seneye kadar ağır hapistir.
Madde 317 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukardaki maddede vasıfları gösterilen meskükatı ne suretle olursa olsun
kıymetini tenkis ederek tağyir edenler veyahut bu yolda tağyir edenlerle bilit-
tifak yukardaki maddenin üçüncü fıkrasında tadat olunan fiillerden birini işle-
yenler üç seneden beş seneye kadar ağır hapse konulur.
Madde 318 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devletçe darp ve imal olunan zinet altınlarını taklit eden veya sahtekarlık
suretiyle yapan veyahut bunların her hangi bir suretle kıymetlerini azaltanlar
ve bu kabil taklit edilmiş, sahte ve kalp zinet altınlarını ecnebi memleketten
celbedenler ve bunları sürmekle meşgul olanlar üç seneden beş seneye kadar ağır
hapse konulur.
Madde 319 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Meskükatı ve zinet altınlarını taklit ve tağyir edenler veya onlarla birle-
şenler ile birleşmeksizin taklit ve tağyir olunmuş meskükat ve zinet altınlarını
bilerek alıp sarfeden veya bir suretle tedavül ettiren şahıs 316 ncı maddenin
birinci fıkrasında beyan olunan surette üç seneden on seneye kadar ağır hapse ve
317 nci maddede beyan edilen halde üç aydan otuz aya ve 318 inci maddede beyan
olunan halde üç aydan iki seneye kadar hapse mahküm olur.
Madde 320 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye`de ecnebi meskükatını taklit ve tağyir eden ve kıymetini azaltan ve-
yahut o makule kalp ve züyuf ecnebi meskükatını hariçten Türkiye`ye sokan veya
bu kabil meskükatı sarfeden veya bir suretle süren kimse üç seneden beş seneye
kadar ağır hapse mahküm olur.
Madde 321 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kalp ve züyuf meskükatı ve zinet altınlarını bilmiyerek almış ve bilerek
sarfetmiş veya bir suretle sürmüş olanlar yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur.
Madde 322 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kalplığı kolaylıkla anlaşılabilir surette ise geçen maddelerde yazılan ceza
altıda birden üçte bire kadar azaltılır.
Madde 323 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kalp meskükat ve zinet altını darbına veya meskükatı veya zinet altınını
tağyire has olan alat ve edevat yapan veya bilerek hıfzeden kimse üç sene ağır
hapis cezasiyle cezalandırılır.
Madde 324 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Geçen maddelerde beyan olunan fiillerin ağır hapis cezasını müstelzim olan-
larına elli liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile beraber emniyeti
umumiye nezareti altına alınmak cezası da ilave olunur.
Madde 325 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Taklit veya tağyir etmiş olduğu meskükat ve zinetlarını sürüme çıkarmazdan
ve hiç bir taraftan haber ve malümat alınmazdan evvel bilihtiyar hükümeti haber-
dar eden şahıs cezadan müstesnadır.
Madde 326 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ceza kanunu tatbikatında itibarı amme senedatı meskükat gibidir.
"İtibarı amme senedatı" tabirinden kanunen meskükat gibi tedavül eden evrakı
nakdiyeden maada hükümetler tarafından ihraç edilerek alınıp satılan hamiline
muharrer senetler ve kuponlar ve haiz oldukları mezuniyete binaen müesseseler
tarafından ihraç edilmiş olupta kanunen veya ticareten tedavül etmekte bulunan
diğer bütün evrak manası maksuttur.
Madde 327 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hükümetin emir ve kararları üzerine konulmağa mahsus olan devlet mührünü
sahte olarak yapan veya başkası tarafından yapılmış olsa bile böyle sahte mührü
kullanan kimse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına ve elli liradan
beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 328 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devlet dairelerinden veya vilayet ve nahiyelerden veya hükümetin nezareti
altında bulunan müesseselerden birisinin mührünü sahte olarak yapan veya başkası
tarafından yapılmış olsabile böyle sahte mührü kullanan üç seneden altı seneye
kadar ağır hapis cezasına ve yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
olur.
Madde 329 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunen veya hükümetin emir ve kararı mucibince umumun itimadını tevsika
mahsus olan alelümum damgalar ile altın ve gümüşe mahsus ayar damgası ve
markaları ve sair alametleri sahte olarak yapan veyahut başkası tarafından
yapılmış olsabile bunları kullanan kimse üç aydan üç seneye kadar hapse ve yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Bu gibi sahte ve taklit edilmiş şeylerin kullanılması cürmünde ortaklığı
olmasa bile bunları havi eşyayı bilerek satanlar aynı ceza ile cezalandırılır.
Madde 330 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Geçen maddelerde beyan olunan damga, mühür ve sair aletleri sahte olarak
yapmış ve kullanmış olmayıpta tekerrürü kabil olmayacak bir suret ve vasıta
ile bunların yalnız eser ve alametlerini taklit etmiş olan kimse hakkında eğer
327 nci
maddede yazılı ahvale matuf ise bir seneden üç seneye ve eğer 328 ve 329 uncu
maddelerde yazılı ahvale matuf ise altı aydan on sekiz aya kadar hapis ve her
iki takdirde yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi hüküm olunur.
Madde 331 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devletin kıymetli evrakını veya hazine ve adliye ve posta veyahut damga pul-
larını takliden yapan kimse üç seneden beş seneye kadar ağır hapse ve elli lira-
dan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 332 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukardaki maddede yazılan kıymetli evrakı veya pulları basılmak üzere takli-
den kalıp veya bu alatı tatbik etmek ve kullanmak üzere filibramlı kağıt yapan,
bir seneden üç seneye kadar hapse ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mah-
küm olur.
Madde 333 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Sahte olarak yapılmış olan kıymetli evrak veya pulları kullanan veya satan
veyahut bir suretle süren kimse bir seneden üç seneye kadar hapse ve yirmi beş
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 334 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kullanılmış ve iptal edilmiş olan pulları evrak ve eşya ve mektuplar üzerine
bilerek yapıştırıp tekrar kullanan kimse elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur.
Madde 335 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Geçen maddelerde beyan olunan cürümlerden birinde cürme ortaklığı olmayıpta
böyle sahte mühür ve damgaları veyahut münhasıran bunları yapmağa mahsus alat ve
edevatı bilerek bulunduran kimse iki seneye kadar hapse ve elli beş liraya kadar
ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 336 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse bu fasılda beyan olunan damga, alamet ve markaların asıllarını bir
takrip ele geçirip bir şahsın zararına yahut kendisinin veya başkasının menfaa-
tine kullanacak olursa geçen maddelerde beyan olunan cezalar yarısına kadar in-
dirilmek şartiyle hükmolunur.
Madde 337 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Şimendifer veya sair nakliye vasıtalarına mahsus biletleri sahte olarak ya-
pan veya tağyir eden veya bu sahte biletleri kullanan kimse bir seneye kadar
hapse ve elli liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.
Madde 338 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse kıymetli evrak veya pulların ve şimendifer vesair nakliye vasıta-
ları biletlerinin ne için ve ne suretle kullanılacağına dair olan işaretlerini
imha veya her ne suretle olursa olsun izale eder veya bu gibi evrakı bilerek
kullanır ise altı aya kadar hapse ve yirmi beş liraya kadar ağır cezayi nakdiye
mahküm olur.
Madde 348 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse tamamen veya kısmen bir varakanın aslını yahut aslın ziyaı takdi-
rinde kanunen makamına kaim olan suretini ortadan kaldırır veyahut bozan ve
bundan umumi veya hususi bir zarar neşet ederse 341, 344, 345 ve 347 nci madde-
lerde bildirilen farklara göre mezkür maddelerde yazılı cezalar ile cezalandırı-
lır.
Madde 354 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hekim veya eczacı veya sıhhiye memuru hükümetçe emniyet ve itimat olunacak
bir vesikayı hatıra binaen hakikata muhalif olarak verirse yüz liraya kadar ağır
cezayı nakdi ile cezalandırılır.
Böyle hakikata muhalif olarak tanzim olunmuş vesikayı kullanan kimse hakkın-
da dahi aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi hakikata muhalif vesikaya mebni
deli olmayan bir kimse tımarhaneye kabul ve orada ikamete mecbur edilir veya
başkaca fahiş bir zarar zuhure gelirse failin göreceği ceza altı aydan üç seneye
kadar hapistir.
Eğer birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş
yahut vait ve temin olunmuş para ve sair menfaat mukabilinde irtikap olunmuş ise
göreceği ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir.
Eğer vesikadan ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar zuhura gelmiş ise ce-
za bir seneden beş seneye kadardır.
Her halde cezaya otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ilave
edilir.
Para veren veya vait yahut menfaat temin veya vaadeden kimse hakkında dahi
üç aydan bir seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Verilip alınan para vesair
eşya dahi müsadere olunur.
Madde 403 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tıbbi afyon ve afyon hulasasını, morfin ve emlahını ve diasetil morfin ve
bunların emlahını ve kodeinden maada afyon şiphi kaleviyatını ve bunların emlah
ve müştakkatını ve kokain emlah ve müştakkatını ve esrar ve müstahzaratını kaçak
suretiyle ithal ve Türkiye dahilinde bir mahalden diğer bir mahalle nakil eden-
ler ve ettirenler ve izinsiz satanlar ve alanlar veya satmak üzere nezdinde
bulunduranlar ve bunların alınıp satılmasına ve her ne suretle olursa olsun
tedarikine vasıta olanlar veya mahsus bir mahal tedarikiyle veya diğer bir su-
retle halkı celbederek bunların kullanılmasını kolaylaştıranlar altı aydan aşağı
olmamak üzere hapis olunur ve yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdi
alınır.
Madde 404 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarıdaki maddede yazılı şeyleri her ne suretle olursa olsun verenler,
alanlar veya bir yere toplanarak kullananlar veya yanında bulunduranlar iki ay-
dan altı aya kadar hapis olunur ve beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm edilir.
Cezayı hafifletecek sebepler bulunduğu takdirde kullananlar hakkında yalnız
ağır cezayı nakdi hüküm edilebilir.
Madde 405 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
403 üncü maddede yazılı şeyleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila edere-
cesinde ise altı aydan noksan olmamak şartiyle salahi Tıbben tebeyyün edinceye
kadar hastahanede tevkif ve tedavisine hüküm olunur. Hastahane bulunmayan mahal-
lerde ise bu kabil kimseler hastahane bulunan mahalle sevk edilir.
İşbu mevaddı sahte reçete ile alanlar yahut henüz yirmi yaşını doldurmadığı
halinden anlaşılan gençlere verenler bir seneden eksik olmamak üzere hapis olu-
nur ve yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Madde 406 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
403üncü maddede yazılı şeyleri tedarik ve ita edenler hekim, sıhhiye memuru,
ebe gibi hükümetin nezareti altında icrayı sanat eden kimselerden ise iki sene-
den eksik olmamak üzere hapis olunur ve iki yüz liradan bin liraya kadar ağır
cezayı nakdi alınır. İşbu mahkümiyet hapis müddetince meslek ve sanatın tatili-
nide müstelzim olur.
Madde 414 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim on beş yaşını bitirmeyen bir çocuğun veya mecnun veya irade ve tem-
yizi selbeden malüliyetle malül olduğunu yahut şuuru marazi inhisaf halinde bu-
lunduğunu bildiği bir kimsenin ırzına geçerse muvakkaten ağır hapse mahküm olur.
İşbu fiil cebir ve şiddet veya tehdit icrasiyle veya mukavemeti selbeden
diğer bir vasıta ile veya mukavemete gayri muktedir bir halde bulunan kimseye
karşı yapılırsa ağır hapis cezası yedi seneden aşağı olamaz.
Madde 416 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim cebir ve şiddet veya mukavemeti selbeden diğer bir vasıta ile on beş
yaşını dolduran bir kimsenin veya cebir ve şiddet ve sair vasıtaya müracaat
etmeksizin mukavemete gayri muktedir bir halde bulunan şahsın ırzına geçerse
muvakkaten ağır hapse konulur, yine bu suretlerle ırz ve namusa tasaddiyi tazam-
mun eden diğer bir fiil ve harekette bulunursa iki seneden aşağı olmamak üzere
hapsolunur.
Madde 421 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kız ve erkek genç kimselere söz atanlar üç aydan altı aya kadar hapsolunur.
Madde 423 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim on beş yaşını dolduran bir kızı alacağım diye kandırıpta kızlığını
bozarsa altı aydan bir seneye kadar hapsolunur.
Evlenme vukuu halinde ceza sakit olur. Şukadar ki beş sene zarfında makbul
bir sebep olmaksızın boşanma vakı olursa hukuku umumiye davası avdet eder.
Madde 435 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim on beş yaşını doldurmamış olan bir çocuğu kandırarak fuhşa teşvik
eder ve bunun yolunu kolaylaştırırsa iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur
ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Kandırmak keyfiyeti çocuğun usulünden veya kardaşlarından biri yahut veli
ve vasisi ve muallim ve mürebbi veya hizmetkarları veya nezaretleri altına veri-
len sair kimseler tarafından vakı olursa fail muvakkaten ağır hapse konulur.
Kandırmak keyfiyeti on beş yaşını doldurmuş olupta henüz on sekiz yaşını
bitirmemiş olan kimseler hakkında vukubulursa fail altı aydan iki seneye kadar
hapsolunur ve elli liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
Kandırmak cürmü işbu maddenin ikinci fıkrasında gösterilen kimseler tarafın-
dan işlenirse faili iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz liradan
beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.
On sekiz yaşını doldurmuş olan kız ve kadınları fuhşa teşvik eden koca veya
ana veya baba ve kardeş hakkında altı aydan iki seneye kadar hapis cezası
hükmolunur.
Madde 436 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim fuhuş zımnında rızasiyle olsa bile henüz on sekiz yaşını bitirmiyen
bir bakiri veya bir kadını yahut cebir ve şiddet ve tehdit veya nüfuz icrası
veya hile ile on sekiz yaşını bitiren bir bakir veya kadını başkası için iğfal
veya tedarik veya sevk veya bir mahalden diğer bir mahalle naklederse bir sene-
den üç seneye kadar hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdı
ile cezalandırılır.
İşbu fiiller onsekiz yaşını doldurmıyan bakir veya kadın hakkında iğfal veya
cebir ve şiddet ve tehdit veya nüfuz icrası ile yahut baba, ana, kardeş veya
sair usuldenbiri veya koca veya veli ve vasi veya muallim ve mürebbi veya
hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından icra
olunursa beş seneyi tecavüz etmemek üzere ağır hapse konulur.
Madde 440 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Zina eden zevce hakkında üç aydan otuz aya kadar hapis cezası tertip olunur.
Zevcenin bu fiiline şerik olan kimse hakkında dahi aynı ceza hüküm edilir.
Madde 441 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Karısiyle birlikte ikamet etmekte olduğu hanede yahut herkesçe bilinecek
surette başka yerde karı koca gibi geçinmek için nikahsız kadın tutmakta olan
koca hakkında üç aydan otuz aya kadar hapis cezası hüküm olunur.
Madde 449 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Öldürmek fiili:
1 - Karı koca, kardeş, babalık, analık ve evlatlık, kain baba, ve kain ana
ve damat ve gelin haklarında işlenirse,
2 - Vazifesini yaptığı sırada veya vazifesini yapmasından dolayı devlet
memurlarından biri aleyhine icra olunursa,
3 - Zehirlemek suretiyle yapılırsa,
Fail on sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.
Madde 450 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Katil fiili:
1 - Ana ve baba veya büyük ana ve babalardan biri aleyhine işlenirse,
2 - Büyük Millet Meclisi azasından biri aleyhine ika edilirse,
3 - Canavarca bir his sevkiyle veya işkence ve tazip ile ika edilirse,
4 - Taammüden icra olunursa,
5 - Birden ziyade kimseler aleyhine işlenirse,
6 - Yangın, su baskını ve gark gibi yedinci babın birinci faslında beyan
olunan vasıtalarla yapılırsa,
7 - Velevki husule gelmiş olmasın diğer bir cürmü hazırlamak veya kolaylaş-
tırmak veya işlemek için ika olunursa,
8 - Başka bir cürmün işlenmesi akabinde o cürümden hasıl olacak faideyi elde
etmek veya bu gayeye vüsul maksadiyle yapılan ihzaratı saklamak için işlenmiş
olursa,
9 - Bir cürmü gizlemek veya delil ve emarelerini ortadan kaldırmak veya
kendisinin veyahut başkasının cezadan kurtulmasını temin etmek maksadiyle vukua
getirilirse, fail idam cezasına mahküm edilir.
Madde 453 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kasten katil cürmü failin veya karısının veya anasının veya kızının ve
torununun veya evlatlık kızının veya kız kardeşinin namusunu kurtarmak için
veledizina aleyhine nüfus sicilline kaydından evvel ve doğmasından beş gün zar-
fında işlenmiş ise fail beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile cezalandırı-
lır.
Madde 456 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim katil kastiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhhati-
ni ihlale veyahut melekatı akliyesinde teşevvüş husulüne bais olursa bir aydan
bir seneye kadar hapsolunur.
Eğer fiil havastan veya azadan birinin devamlı za`fını veya söz söylemekte
devamlı müşkülatı veya çehrede sabit bir eseri veyahut yirmi gün ve daha ziyade
akli veya bedeni hastalıklardan birini veya bu kadar müddet mutat iştigalatına
devam edememesini mucip olmuş veya hayatını tehlikeye maruz kılmış veya gebe
bir kadın aleyhine işlenipte vaktinden evvel çocuk doğmasını intaç etmiş ise
ceza bir seneden beş seneye kadar hapistir.
Eğer fiil, kat`i veya muhtemel surette iyileşmesi kabil olmayacak derecede
akıl veya beden hastalıklarından birini veya havastan veya el ve ayaklardan
birinin veya söylemek kudretinin veya çocuk yapmak kabiliyetinin zıyaını mucip
olmuş veya azadan birinin tatilini veya çehrenin daimi değişikliğini veyahut
gebe bir kadına karşı ika olunupta çocuğun düşmesini intaç eylemiş ise ceza beş
seneden on seneye kadar ağır hapistir.
Bu maddenin birinci fıkrasında ve aşağıdaki maddede beyan olunan ahval hari-
cinde eğer fiil bir güna hastalığı veya mutadı olan iştigalattan mahrumiyeti
mucip olmamış veya bu haller on günden ziyade uzamamış ise takibat icrası
mutazarrırın şikayetine bağlı olmak şartiyle fail hakkında bir aydan üç aya
kadar hapis veya yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmolunur.
Madde 457 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
456 ncı maddede beyan olunan fiillere 449 ve 450 inci maddelerin iki numara-
lı bentlerinde yazılı olan ahval inzimam etmiş yahut fiil gizli ve aşikar bir
silah ile veya aşındırıcı ecza ile işlenmiş olursa ceza altında birden üçte bire
kadar artırılır.
Madde 459 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik
veya nizamat ve evamir ve talimata riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen
eza verecek veya sıhhatini ihlal edecek bir zarar iras eder yahut melekatı
akliyesinde teşevvüs husulüne sebebiyet verir ise:
1 - 456 ncı maddenin birinci ve sonuncu fıkralarındaki ahvalde takibat ic-
rası şikayetname itasına bağlı olmak şartiyle üç aya kadar hapis ve elli liraya
kadar ağır cezayi nakti,
2 - Yine o maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında üç aydan yirmi aya kadar
hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi, hükmolunur.
3 - Birkaç kişi cürümden mutazarrır olmuş ise bir numaralı bentte hapis ce-
zası altı aya ve ağır cezayı nakdi iki yüz liraya kadar iki numaralı bentte
hapis altı aydan otuz aya kadar ve ağır cezayı nakdi yüz elli liradan aşağı
olmamak üzere hükmolunur.
Madde 470 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse gebeliğini bildiği bir kadının rızası olmadığı halde çocuk düşür-
meğe mahsus ilaç ve sair vasıta kullanmak yahut kadını dövmek veya yaralamak
yahut başka bir fiil işlemek suretiyle çocuk düşürtürse yedi seneden on seneye
kadar ağır hapse mahküm olur.
Eğer bu düşürtme neticesinde veya bunun için kullanılan vasıtadan kadın
ölürse ceza on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapistir.
Eğer fail kadının kocası ise bu maddede tayin olunan ceza altıda bir miktarı
çoğaltılır.
Madde 478 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarki maddede beyan olunan ahval haricinde ailesiyle birlikte yaşıyan on
iki yaşından dun bir çocuğa veya aile efradından birine rahmü şafkatle kabili
telif olmıyacak surette fena muamelelerde bulunan şahıs, bir aydan otuz aya
kadar hapsolunur.
Bu fena muamele neseben ve sıhren usul ve fürudan biri aleyhine vaki olursa
ceza üç aydan üç seneye kadardır.
Bu muameleyi karı kocadan biri öbürü aleyhine yapmış ise takibat icrası
mutazarrırın şikayetine bağlıdır. Mutazarrır sagir ise evlenmeden evvel üzerinde
hakkı velayet veya vesayeti olanlar da şikayette bulunabilir.
Madde 491 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim, diğer bir şahsın menkul malını rıza ve malümatı olmaksızın bulundu-
ğu yerden intifa maksadiyle alırsa üç aydan üç seneye kadar hapsolunur.
Madde 492 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukardaki maddede beyan olunan cürüm aşağıda yazılı suretlerden birinin
inzimamiyle işlenmiş olursa failin cezası altı aydan dört seneye kadar hapistir:
1 - Sirkat fiili, resmi dairelerde ve evrak mahzenlerinde veya umumi müesse-
selerde muhafaza olunan eşya hakkında veyahut sirkat diğer mahallerde icra
olunup ancak menafii umuma ait şeyler hakkında vuku bulmak,
2 - Sirkat fiili, kabristan, türbe ve mezarların muhafaza veya tezyini için
konulmuş veyahut cesetle defnedilmiş eşya hakkında irtikap olunmak,
3 - Sirkat, ibadet olunan mahalde yapılmak,
4 - Bu fiil, umumi bir mahalde yahut umuma açılan yerlerde yankesicilik
suretiyle ika edilmek,
5 - Sirkat fiili karada ve denizde her nevi nakil vasıtaları içinde seyahat
eden yolcuların eşya ve parası hakkında yahut umuma mahsus nakliye vasıtalarını
işletmekte bulunan idarelerin dairelerinde veya istasyon ve ıskelelerinde
yapılmak,
6 - Mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus mahallerde bulunan yahut lüzumuna
göre açık yerlerde ve kırlarda bırakılan ve haklarında aşağıdaki maddenin on
ikinci fıkrasının tatbiki mümkün olmıyan hayvanları bu mahalden çalmak,
7 - Ormanlarda kesilmiş odunları ve istif edilmiş kereste ve ağaçları ve
sair yerlerde koparılmış veya biçilmiş ve lüzumuna binaen açık bırakılmış olan
mahsulatı ve tarlalarda bırakılmış ziraat aletlerini çalmak,
8 - Adet muktezası olarak yahut sureti tahsis ve istimalleri itibariyle
umumun tekafülü altında bulunan şeyleri çalmak,
dır.
Madde 493 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Sirkat cürmü :
1 - Hırsızla malı çalınan arasında hizmet veya bir iş yapmaktan, veya bir
mahalde muvakkaten olsun birlikte oturmaktan, yahut karşılıklı nezaket icabatın-
dan, ileri gelen itimadı suiistimal neticesi olarak hırsızın siyanetine terk ve
tevdi olunmuş olan eşya hakkında işlenirse,
2 - Hırsız, sirkati belliye veya umumi musibet veya heyecandan yahut mal sa-
hibinin düçar olduğu hususi bir felaketten mütevellit kolaylıktan bilistifade
yaparsa,
3 - Hırsız, mal sahibiyle birlikte ikamet etmediği halde hırsızlığı gecele-
yin bir bina dahilinde yahut süknaya mahsus bir yerde icra eylerse.
4 - Hırsız, sirkati işlemek veya çalınmış malı başka yere kaldırmak için
muhkem surette yapılmış olan duvar, kapu, pencere, demirparmaklık gibi şeyleri
mahveder, yıkar, devirir, yahut vaka mahallinde olmasa bile bunları kırarsa,
bir binaya yahut duvarla çevrilmiş bir mahalle girer veya ancak sun`i vasıtalar-
la yahut şahsen çevikliği sayesinde bertaraf edilebilen maniaları kaldırarak
hane ve sair mahalle girer ve aşarsa,
5 - Fail, ya cürmü işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için
taklit anahtar veya sair aletler kullanarak bir kilidi açar yahut sahibinin ka-
yıp veya terkettiği anahtarı elde ederek açarsa,
6 - Hırsız, sirkati işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için,
7 - Sirkat, kanuna tevfikan veya hükümetin emrine binaen resmi bir memur
tarafından mühür altına alınmış mahalle konulan mühürün fekkiyle irtikap olunur-
sa,
8 - Hırsızlık, kıyafetini tebdil etmiş bir kimse tarafından yapılırsa,
9 - Hırsızlık, üç ve daha fazla kimse tarafından toplu olarak işlenirse,
10 - Hırsızlık, salahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınan bir şahıs tarafın-
dan yapılırsa,
11 - Çalınan şey, sureti tahsisine nazaran mutlaka umumi bir felaket ve
musibetin tesir ve neticelerini menetmek veya hafifletmek maksadiyle hazırlanmış
eşyadan olursa,
12 - Sirkat, meskün bir hanenin doğrudan doğruya müştemilatından olan veya
duvarla çevrilmiş bulunan mahallindeki hayvan hakkında işlenirse,
Failin göreceği ceza, üç seneden altı seneye kadar ağır hapistir.
Bu maddenin muhtelif fıkralarında beyan olunan ahvalden ikisi veya fazlası
birlikte olarak hırsızlık edilirse failin göreceği ceza, beş seneden on seneye
kadar artırılır.
Madde 508 -(1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim, başkasına ait olup ta iade veyahut muayyen bir suretle istimal et-
mek üzere kendisine tevdi veya her ne nam ile olursa olsun teslim olunan bir
malda kendisinin veya başkasının menfaatine olarak temellük iddiasına kıyam
ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine iki aydan iki seneye kadar ha-
pis ve elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.
Madde 509 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi
olunan imzalı ve yazısız bir kağıda imza sahibinin mazarratına olarak hukukça
hükmü haiz bir muamele yazar ve yahut yazdırırsa mutazarrır olan kimsenin şika-
yeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapse ve yüz elli liradan aşağı olmamak
üzere ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Eğer bu imzalı ve yazısız kağıt esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp
ta bir takrip ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın
üçüncü ve dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkama göre ceza tertip olunur.
Madde 512 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim, 296 ncı maddede beyan olunan ahval haricinde kendisi cürmün irti-
kabına iştirak etmeksizin bir cürümden hasıl olan para veya sair eşyayı bilerek
kabul eder veya saklar yahut satın alır yahut her ne suretle olursa olsun onları
kabul etmek ve saklamak ve satmak hususlarında tavassut eyler ise iki seneye ka-
dar hapse ve yirmi liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Eğer para ve eşya ağır hapis cezasını müstelzim bir cürmün icrasından hasıl
olmuş ise ceza bir seneden aşağı olmamak üzere hapis ve otuz liradan iki yüz
liraya kadar ağır cezayi nakdidir.
İşbu fıkralarda beyan olunan ahvalde hükmolunacak ceza, para ve eşyanın se-
bebi husulü olan cürüm için muayyen cezanın yarısını geçemez.
Eğer fail, bu fiilleri itiyat etmiş takımdan ise bu maddenin birinci fıkra-
sında yazılı hallerde ceza iki seneden dört seneye kadar çoğaltılır. Ve her hal-
de yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi dahi ilave kılınır.
Madde 519 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukardaki maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında münderiç fiillerden tevel-
lüt eden zarar, hayvanı sokan veya girmesine sebep olan şahsa müracaat hakkı
olmak üzere hayvan sahibine tazmin ettirilir. Bir kaç kimseye ait olarak bir
yerde otlatılan hayvanların bir veya bir kaçının yaptıkları zarar ve hasar,
birlikte otlıyan hayvanların sahiplerine garameten tazmin ettirilir.
Bu maddede yazılı fiillerden dolayı takibat yapılması şahsi şikayete bağlı-
dır.
3 - 11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 1,3,5,6,13,14,15,16,
17,18,19,21,24,30,37,47,50,51,54,55,56,58,59,62,68,69,70,71,73,74,75,76,77,78,
81,82,83,84,85,99,100,104,105,106,113,114,115,116,117,119,122,125,126,127,128,
129,130,131,132,133,134,135,136,137,138,139,140,141,142,143,144,145,148,153,159,
160,161,168,171,172,173,181,188,209,210,228,237,253,267,276,279,282,283,285,293,
298,301,302,304,309,311,313,329,342,346,348,350,382,384,404,414,415,416,419,429,
430,431,432,433,434,435,436,448,449,457,458,462,465,468,469,470,471,472,482,483,
488,490,506,507,509,516,518,524,526 ve 589)
Madde 1 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunun serahaten cezalandırmadığı fiil için kimseye ceza verilemez. Kanunda
yazılı cezalardan başka bir ceza ilede kimse cezalandırılamaz.
Kanunun cezalandırdığı fiiller cürüm veya kabahattir.
Madde 3 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiyede cürüm ve kabahat işleyen kimse Türk Ceza Kanununa göre cezalandı-
rılır ve bundan dolayı bir Türk ecnebi memleketlerde mahküm olsa bile Türk mah-
kemelerinde muhakeme olunur.
Böyle bir fiilden dolayı Türkiye haricinde mahküm olan ecnebi dahi Adliye
Vekilinin talebi üzerine Türkiyede muhakeme edilir.
Madde 5 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka bir Türk, Türk Ceza Kanununun as-
gari haddi üç seneden aşağı olmamak üzere hürriyeti tahdit edenbir cezayı müs-
telzim cürmü ecnebi memleketlerde işlediği ve kendisi Türkiye`de tutulduğu tak-
dirde Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır. Ancak göreceği cezanın altıda biri
indirilir ve idama bedel yirmi sene ağır hapis cezası tatbik olunur.
Bir Türkün ecnebi memlekette işlediği cürmün cezası üç seneden az olduğu
takdirde hakkında takibat icrası mütezarrır olan şahsın veya ecnebi hükümetinin
şikayetine bağlıdır.
Eğer mağdur ecnebi ise bu fiilin işlendiği mahal ceza kanununda da cezayı
müstelzim olması şarttır.
Madde 6 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka bir yabancı Türk Ceza Kanununca en
aşağı haddi bir seneden eksik olmıyan ve şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezayı
müstelzim cürmü yabancı memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği
ve kendisi Türkiye`de bulunduğu takdirde Türk Ceza Kanunu mucibince ceza görür.
Fakat bu cezanın üçte biri indirilir ve ölüm cezası yerine yirmi sene ağır
hapis cezası tatbik olunur.
Ancak bu bapta takibat yapılması Adliye Vekilinin talebine veya zarar gören
şahsın şikayetine bağlıdır.
Eğer cürüm diğer bir yabancının zararına işlenmiş ise fail Adliye Vekilinin
talebi üzerine aşağıdaki şartlar dairesinde birinci fıkrada beyan olunan hüküm-
lere göre cezalandırılır:
1 - Türk Kanununca hürriyeti tahdit eden ve aşağı haddi üç seneden eksik ol-
mıyan cezayı müstelzim bir fiil olmak,
2 - İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyeti ne cürmün
irtikap edildiği mahallin ve ne de failin mensup olduğu Devletin Hükümeti tara-
fından kabul edilmemiş bulunmak.
Bir Türk veya yabancı, Türk Ceza Kanununun sekizinci babının üçüncü faslın-
daki suçları yabancı memleketlerde işlerse resen takibat yapılarak bu fasılda
yazılı maddelerdeki cezalarla cezalandırılır.
Madde 13 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ağır hapis cezası müebbet veya muvakkattir. Müebbedi ölünciye kadar devam
eder. Muvakkati bir seneden yirmi seneye kadardır. Her iki hali çalışmak mecbu-
riyetiyle bu cezaya mahsus müesseselerde çektirilir.
Madde 14 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Üç seneden aşağı müddetle ağır hapse mahküm olupta iki buçuk seneden eksik
olmamak üzere cezasının yarısını hüsnü hal ile geçiren şahıs, baki müddetini
hapishanelere merbut zirai ve sanai müesseselerden birinde veyahut hükümetin
idaresi altında menafii ammeye mahsus işlerde çalışarak geçirmesine müsaade olu-
nur. Eğer mahkümun hüsnü hareketi devam etmezse bu müsaade kaldırılır.
Madde 15 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunda hilafı yazılı olmadıkça hapis cezası üç günden beş seneye kadardır.
Buna mahsus müesseselerde çektirilir.
Mahküm, mahpus bulunduğu müessesede görülmekte olan işlerden istidadına ve
eski meşguliyetlerine en uygun olan işi seçebilir.
Ceza bir seneyi geçmiyorsa bulunduğu kaza tevkifhanesinin buna mahsus kıs-
mında çektirilebilir.
Madde 16 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Üç seneden fazla müddetle ağır hapis veya hapis cezasına mahküm olan ağır
hapiste üç seneden eksik olmamak üzere cezasının dörtte üçünü ve hapiste alelıt-
lak yarısını çektikten sonra salahı hal kanaatini verecek hüsnü hareketi görü-
lürse baki müddeti cezaiyesi üç seneden fazla olmamak şartiyle talebi üzerine
meşrutan tahliyesini istihsal edebilir.
Müebbet ağır hapse mahküm olupta mahkümiyetinin yirmi senesini hüsnühal ile
geçirenler dahi meşrutan tahdiyeden istifade edebilirler.
1 - 313 ve 495 ila 500 üncü maddelerde yazılan cürümlerin failleri,
2 - İdamdan muhavvel ağır hapis cezasına mahküm olan kimseler,
3 - 448 ila 452 nci maddelerle 493 üncü maddede beyan olunan cürümlerden
birinin mükerriri olanlar,
4 - İkinci defa olarak beş seneden ziyade hürriyeti tahdit eden bir ceza ile
mahküm bulunanlar, meşrutan tahdiyeden istifade edemezler.
Madde 17 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Meşrutan tahliyeden sonra eğer mahküm, şahsi hürriyeti tahdit eden mücazatı
müstelzim bir cürüm işler veya mecbur olduğu şeraiti ifa etmezse meşrutan tahli-
ye kararı geri alınır ve bu takdirde meşrutan tahliye halinde geçen zaman mahkü-
mun ceza müddetine mahsup edilmiyeceği gibi kendisinin bir daha meşrutan tahli-
yeside caiz olmaz.
Meşrutan tahliye kararı geri alınmaksızın mahkümun ceza müddeti tamamen geç-
miş olursa mezkür ceza icra edilmiş sayılır.
Eğer asli cezaya emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulunmak ceza-
sı da ilave olunmuş ise meşrutan tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine
mahsup edilir.
Madde 18 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Sürgün cezası gerek cürmün işlendiği ve gerek cürümden zarar gören şahıs ile
mahkümun ikamet ettiği kazalardan en aşağı 60 kilometre uzaklıkta bulunan ve
mahkeme ilamında muayyen olan bir şehir veya bir kasabada mahkümun ikamete mec-
bur tutulmasından ibarettir. Müebbet veya muvakkattir. Müebbet vefatına kadar
devam eder. Muvakkat altı aydan beş seneye kadardır.
Madde 19 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ağır cezayı nakdi, bir liradan aşağı olmamak üzere tayin olunacak bir meb-
lağın devlet hazinesine tediyesinden ibarettir.
Bu cezaya mahküm olan kimse kendisine tebliğ olunacak ihbarname tarihinden
İtibaren iki ay zarfında mahküm olduğu parayı vermez ve verememesi aczinden mü-
tevellit bulunduğu tahakkuk ederse bir gün hapis bir liraya ve bir liranın kü-
suruna bedel olmak üzere ödenmemiş olan cezayı nakdi hapse tahvil olunur.
Cezayi nakdinin hapse tahvili kararı mahkeme ilamında münderiç, olmasa dahi
tediyeden imtina veya tahsil ve istifasında imkansızlık tahakkuku halinde hükmü
vaki müddeiumumilikce bu maddeye tevfikan ve hapsen infaz olunur.
Mahküm mahpus kaldığı her gün için yukarıdaki fıkra mucibince bir lira ten-
zil olunduktan sonra baki kalan parayı öderse cezayi nakdi makamına kaim olan
hapis cezasını icraya mahal kalmaz.
Cezayi nakdiye bedel hükümolunan hapis cezası bir seneyi tecavüz edemez.
Kendi talebi üzerine mahküm cezayi nakdiden mütevellit hapis veya hafif
hapis yerine hükümet ve devairi belediyece icra edilen ameliyatı nafiada istih-
dam olunabilir. Bu surette iki günlük hizmet bir gün mahpusiyet makamına kaim
olur.
Madde 21 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hafif hapis cezası bir günden iki seneye kadardır. On beşinci maddenin
ikinci fıkrasında beyan olunan şerait tahtında çalışmağa mecbur olmak suretiyle
buna mahsus müesseselerde çektirilir. Tevkifhanelerin bir kısmında dahi çektiri-
lebilir.
Mahkümiyetleri bir aydan fazla ve kendileri de mükerrir olmayan kadın ve
küçüklerin cezalarının oturdukları yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir.
Bu karara riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz olunur.
Madde 24 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hafif cezayı nakdi, devlet hazinesine yarım liradan iki yüz liraya kadar
tayin olunacak bir meblağın tediyesinden ibarettir. Hapis yerine hafif hapis
ikame olunmak şartiyle 19 uncu maddenin son beş fıkrası hükmü bu ceza hakkında
da tatbik olunur.
Madde 30 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Muvakkat cezalar gün ay ve sene hesabiyle tatbik olunur. Bir gün yirmi dört
saat, bir ay otuz gündür. Sene resmi takvime göre hesap edilir.
Muvakkat cezalar için bir günün küsuru ve cezayı nakdide bir, hafif cezayı
nakdide yarım liranın küsuru hükümde hesaba katılmaz.
Madde 37 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ceza ile mahkümiyet, cürümden mutazarrır ve mağdur olanların mallarının
istirdadını ve düçar oldukları zararların tazminini dava edebilmelerine halel
getirmez.
Madde 47 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarıki maddede beyan olunan akli halet ceza mesudiyetini kamilen refi
edecek surette olmayıp ehemmiyetli bir derece de azaltabilecek mahiyette ise
cürüm ve kabahat için muayyen olan ceza aşağıdaki kaidelere tevfikan eksiltilir:
1 - İdam ve müebbet ağır hapse bedel altı seneden eksik olmamak üzere
muvakkat ağır hapis;
2 - Müebbet sürgüne bedel muvakkat sürgün;
3 - Hidematı ammeden müebbet memnuiyete bedel muvakkaten memnuiyet;
4 - On iki seneden fazla muvakkat cezalara bedel üç seneden on seneye kadar
ve altı seneden on iki seneye kadar mücazata bedel bir seneden beş seneye kadar
ceza tayin olunur ve bundan başka hallerde tertip olunacak cezanın yarısından
aşağı bir miktarı hüküm olunur.
5 - Ağır ve hafif cezayı nakdiler yarısına indirilir.
Eğer ceza şahsi hürriyeti tahdit eden cezalardan biri ise mahkümun cezasını
azaltmağa sebep olan akıl hastalığı devam ettiği müddetçe hakim bu cezanın hafif
hapis müessesesinde icrasını emredebilir.
Madde 50 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
49 uncu maddede yazılı fiillerden birini icra ederken kanunun veya salahi-
yettar makamın veya zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz edenler cürüm idam ve
müebbet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde altı seneden az olmamak
üzere hapis cezasına mahküm olur. Sair hallerde asıl cürme mürettep ceza altıda
birinden eksik ve yarısından ziyade olmamak üzere indirilir ve ağır hapis, hapse
tahvil olunur ve hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezasına bedel muvakkat
mahrumiyet cezası verilir.
Madde 51 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse haksız bir tahrikin husule getirdiği gazap veya şehit bir elemin
tesiri altında bir cürüm işler ve bu cürüm idam ve müebbet ağır hapis cezasını
müstelzim bulunursa faili on iki seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasına
mahküm olur. Sair hallerde irtikap olunan failin cezası yarısına kadar indirile-
rek verilir.
Tahrik ağır ve şiddetli olursa idam ve müebbet ağır hapis yerine yedi sene-
den on iki seneye kadar ağır hapse konulur.
Sair cezalar, ağır hapis hapse ve müebbeden hidematı ammeden memnuniyet mu-
vakkat memnuiyete tebdil edilmek üzere yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.
Madde 54- (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Fiili işlediği zamanda on bir yaşını bitirmiş olupta on beş yaşını doldurma-
mış olanlar farık ve mümeyyiz olmadıkları surette haklarında hiç bir ceza tertip
olunamaz. Ancak işlenilen fiil bir seneden fazla hapsi veya daha ağır bir cezayı
müstelzim cürümlerden ise bundan evvelki madde ahkama tatbik olunur.
Eğer çocuk, işlediği fiilin cezayı müstelzim olduğunu farık ve temyiz ile
hareket etmiş ise fiilinin cezası aşağıdaki kaidelere tevfikan tayin olunur:
1 - İdam ve müebbet ağır hapse bedel altı seneden onbeş seneye kadar ağır
hapis müebbed sürgüne bedel muvakkat sürgün cezası hükmolunur.
2 - Diğer cezalar 47 nci maddenin üçüncü ve dördüncü bentlerinde yazılı olan
usule tevfikan indirilerek tatbik olunur.
3 - Hidematı ammeden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak
cezaları bunlar hakkında tatbik olunmaz.
4 - İşbu cezalar çocuklara mahsus yerlerde çektirilir. Bu mahkümiyetler te-
kerrüre esas olamaz.
Madde 55 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Fiili işlediği vakit onbeş yaşını bitirmiş olupta on sekiz yaşını bitirmemiş
olanlar hakkında aşağıdaki kaidelere tevfikan ceza tayin olunur:
1 - Ölüm ve müebbet ağır hapis cezaları yerine on seneden on beş seneye ka-
dar ağır hapis cezası hükmolunur. Müebbet sürgüne bedel üç seneden aşağı olmamak
üzere muvakkat sürgün cezası verilir.
2 - On iki seneyi geçen muvakkat cezalar altıdan on seneye kadar ve altıdan
on iki seneye kadar cezalar üç seneden altı seneye kadar indirilerek hükmolunur.
3 - Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir.
4 - Para cezalarının üçte biri indirilir.
5 - Hidematı ammeden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak
cezaları hiç tatbik edilmez.
Eğer hüküm zamanında mücrim on sekiz yaşını bitirmemiş ise mahkeme şahsi
hürriyeti tahdit eden cezanın bir ıslahhanede icrasını emredebilir.
Madde 56 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Fiili işlediği vakit on sekiz yaşını bitirmiş olupta yirmi bir yaşını bitir-
memiş ve hüküm zamanında altmış beş yaşını geçmiş olanlar hakkında ölüm ve müeb-
bet ağır hapis cezaları yerine yirmi dört sene ağır hapis cezası hükmolunur.
Müebbet sürgün yerine beş sene müddetle muvakkat sürgün cezası verilir.
Sair hallerde cezanın altıda biri indirilir.
Madde 58 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Fiili işlediği zaman on beş yaşını bitirmiş olupta yaptığı işin neticesini
fark ve temyiz ile hareket ettiği anlaşılamayan sağır - dilsizlere ceza verile-
mez.
Ancak cürüm bir seneden fazla hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı müs-
telzim olduğu takdirde 24 yaşını henüz ikmal etmeyen sağır - dilsiz hakkında
24 yaşına kadar kalmak üzere 53 üncü maddenin ikinci fıkrası ahkamı tatbik edi-
lebilir.
Eğer fail yirmi dört yaşını bitirmiş ise mahkeme, hakkında 46 ncı maddede
gösterildiği veçhile muamelei kanuniye ifa olunmak üzere kendisinin salahiyettar
makama teslimini emredebilir.
Eğer Sağır - dilsiz cürmü işlemekte fark ve temyiz ile hareket ettiği anla-
şılır ve işlediği zaman on sekiz yaşını bitirmemiş bulunursa birinci fıkrası
müstesna olmak üzere elli dördüncü madde ahkamı tatbik olunur.
On sekiz yaşını bitiripte yirmi bir yaşını bitirmemiş ise 55 inci ve yirmi
bir yaşını bitirmiş ise 56 ncı maddeler ahkamı tatbik olunur.
Madde 59 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanuni esbabı muhaffifeden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine
cezayı hafifletecek esbabı takdiriye kabul edilirse idam ve müebbet ağır hapse
bedel 24 sene ağır hapis hükmolunur. Müebbet sürgün cezası beş sene muvakkat
sürgüne tebdil edilir. Diğer cezaların altıda birinden üçte birine kadarı indi-
rilir.
Madde 62 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse işlemeği kast ettiği cürmün icrasına taallük eden bütün fiilleri
ikmal etmiş fakat ihtiyarında olmayan bir sebepten dolayı o cürüm meydana gel-
memiş ise kanunda yazılı olmayan yerlerde fiil, idam ve müebbet ağır hapis Ceza-
sını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis hakkında on seneden aşağı olmamak üze-
re muvakkat ağır hapis ve müebbet sürgün cezasını müstelzim olursa beş sene ağır
hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o cürüm için verilecek cezanın altıda bi-
rinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
Madde 68 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Beş seneden fazla müddetle hürriyeti tahdit eden cezaları müstelzim bir kaç
cürüm işlemiş olan şahsın cürümlerinden birisi müebbet ağır hapis cezasını
müstelzim ise mücrimin hücrede geceli gündüzlü münferit ikameti bir seneden üç
seneye kadar, ve cürümlerinden ikiside müebbet ağır hapis cezasını müstelzim ise
beş seneye kadar, ziyadeleştirilir.
Madde 69 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir neviden olarak, hürriyeti tahdit eden muvakkat cezaları müstelzim birden
fazla cürüm işlemiş olan kimse hakkında en ağır cürme terettübeden ceza tayin
olunduktan sonra buna - ceza mecmuu ağır hapis ve hapiste otuz ve sürgünde beş
seneyi geçmemek şartiyle - diğer ceza müddetleri mecmuunun yarısına muadil bir
müddet zammolunur.
Madde 70 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Biri ağır hapis diğeri hapis cezalarını müstelzim iki cürüm işleyen şahıs
hakkında aşağıdaki kaidelere göre ceza verilir:
1 - Ağır hapis bir seneden fazla olmaz ve buda hapis cezası müddetinin üçte
birinden az olur ise ağır hapis cezası müddetinin yarısına muadil bir müddet
zammedilmek suretiyle hapis cezası tertip olunur.
2 - Diğer hallerde hapis cezasının üçte birine müsavi bir müddet ilavesiyle
ve ceza mecmuu otuz seneyi geçmemek şartiyle ağır hapis cezası tayin olunur.
İkiden fazla cürüm içtima ettiği takdirde bir neviden cezayı müstelzim olan-
ları hakkında 69 uncu maddede yazılı kaide tatbik edilir. Sonra icabına göre bu
maddede beyan olunan hallerden birine tevfikan muamele olunur.
Madde 71 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Biri ağır hapis veya hapis, diğeri sürgün cezasını müstelzim iki cürüm iş-
lemiş olan kimse hakkında birinci takdirde ağır hapis ve ikinci takdirde hapis
cezası tertip olunur. Hapis cezası tertip olunmuş ise sürgün cezası müddetinin
üçte birine ve ağır hapis cezası tayin olunmuş ise sürgün müddetinin altıda
birine müsavi bir müddet daha zammolunur.
Eğer ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim bir kaç cürüm işlenir veya
sürgün cezasını müstelzim bir kaç cürüm irtikap olunur ise 69 ve 70 nci maddeler
hükümleri tatbik olunur.
Biri müebbet sürgün diğerleri ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim bir
kaç cürüm işlemiş olan kimse hakkında ağır hapis cezasının yarısı ve hapis ce-
zasının üçte ikisi ayrıca icra olunur. İkiside müebbet sürgün olursa on seneden
aşağı olmamak üzere ağır hapis veya hapis cezası hükmolunur.
Madde 73 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir veya bir kaç cürümle beraber hafif hapis cszasını müstelzim bir veya bir
kaç kabahat işleyen kimse hakkında cürüm için tayin olunan veya müteaddit cürüm-
lerin içtimaından yukarıki maddelerde yazılı kaidelere tevfikan husule gelen ce-
zalar tatbik olunur. Buna eğer tertip olunacak ceza ağır hapis ise hafif hapis
cezası mecmuunun altıda birine ve hapis ise mezkür mecmuun üçte birine müsavi
bir müddet daha zammolunur.
Madde 74 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
31,33,34 ve 35 inci maddelerde münderiç feri cezaların dahi bir kaçını müs-
telzim olan mütetaddit fiillerin içtimaı münasebetiyle işbu cezalar neticelerini
tayin de asli cezaların içtimaından hasıl olacak müddete bakılmayıp her cürüm
için ayrı ayrı mürettep olan cezaya istinat olunur. Aşağıdaki madde hükmü bu
kaideden müstesnadır.
Madde 75 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her cürüm için mürettep olan hidematı ammeden muvakkaten memnuiyet veyahut
bir meslek ve sanatın tatili cezalarının mecmuu hükmolunur. Ancak bu yekün hi-
dematı ammeden memnuiyette on seneyi ve meslek ve sanatın tatilinde dört seneyi
geçemez.
Madde 76 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İrtikap olunan her fiil için muayyen olan ağır ve hafif cezayı nakdi en ağı-
rının azami haddini tecavüz etmemek üzere tamamiyle hükmolunur.
Cezayı nakdilerin hürriyeti tahdit eden bir cezaya tahvili halinde bu ceza-
nın müddeti bir buçuk seneyi geçemez.
Ağır cezayı nakdi ile hafif cezayı nakdi birleştiği takdirde tahvil olunacak
cezanın nevi hapistir.
Madde 77 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Geçen maddelerde gösterilen kaideler, bir şahıs hakkında ceza hükmolunduktan
sonra bu şahsın hükümden evvel bir cürüm daha irtikap etmiş olmasından dolayı
tekrar muhakemesi iktiza eylediği takdirde dahi tatbik olunur.
İkinci cürüm hükmolunan cezanın katiyet kesbeylediği veya icrasına başlanıl-
dığı esnada işlenmiş olsabile yine birinci fıkrada işaret olunan kaideler tatbik
edilir. Şukadar ki bu takdirde ceza tayini için geçen maddelerde gösterilen iki-
de bir, üçte bir, ve altıda bir nispetleri o tertibe tevfikan üçte iki ve ikide
bir ve üçte bire iblağ olunmak suretiyle ceza verilir.
Evvelki ceza ne olursa olsun bunu içtimaı ceraime esas tutacak olan mahkeme
son cürme vazıyed eden mahkemedir.
Madde 78 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse bir cürmü işlemek veya vukubulmuş bir cürmü gizlemek için diğer
bir cürüm işlediği veyahut o cürüm vesilesiyle kanunda cürüm teşkil eden diğer
bir fiil daha irtikap eylediği takdirde mezkür fiiller kanunen o cürmü terkibe-
den anasırdan veya cürmün esbabı müşeddedesinden sayılmazsa o kimse hakkında
evvelki maddelerin müştemil olduğu hükümlere göre ceza tertip olunur.
Madde 81 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse beş seneden ziyade müddetle muvakkat bir mahkümiyete uğradıktan
sonra cezasını çektiği veya ceza sakit olduğu tarihten itibaren on sene ve beş
seneden az cezalarda beş sene zarfında diğer bir cürüm daha işlerse iş bu yeni
cürümden dolayı terettüp eden cezanın asgari haddi hükmolunamaz.
Yeni cürüm, evvelki hükmün suduruna badi olan cürüm cinsinden ise mücrim
hakkında aşağıdaki kaidelere tevfikan ceza teşdit olunur:
1 - Eğer yeni cürüm için tertip olunacak ceza muvakkat ağır hapis ise mücri-
min hücrede daimi surette münferiden ikamet müddeti müstahak olacağı cezanın al-
tıda biri nispetinde artırılır.
2 - Yeni cürümden dolayı tertip olunacak ceza muvakkat ağır hapisten başka
bir ceza ise işbu ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır.
Ancak ikinci cürme terettüp edecek cezaya tekerrürden dolayı zammı iktiza
eden müddet hiç bir surette evvelki cürüm için hüküm edilmiş olan cezaların en
ağırından ziyade olarak tayin olunamaz ve cezayı nakdi hüküm olunacağı vakit bu-
nun derecesini tayin için 19 uncu maddede beyan olunan nispet kaidesine tatbik
olunur.
Madde 82 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Müebbet ağır hapis cezasına mahküm olan kimse diğer bir cürüm işlediği
takdirde eğer sonraki cürmü bir seneden ziyade ağır hapis veya hapis cezasını
müstelzim ise altı aydan beş seneye kadar ve eğer müebbet ağır hapsi müstelzim
ise altı seneden on iki seneye kadar yeniden hücrede daimi surette münferiden
ikamete mahküm olur.
İkinci cürmü müebbet sürgün cezasını müstelzim ise hücrede ikamet müddetine
iki sene zammolunur.
Madde 83 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Müebbet sürgün cezasına mahküm olan kimse muahharen yine müebbet sürgün ce-
zasını müstelzim bir cürüm işlediği takdirde buna bedel üç sene ağır hapis ceza-
yı mültelzim ise ceza tamamen çektirilir.
İkinci cürmü müebbet ağır hapis cezasını müstelzim ise hücrede münferiden
ikamet müddeti iki sene müddetle ziyadeleştirilir.
İkinci cürmü bir seneden fazla ağır hapis veya hapsi müstelzim ise yeni cü-
rümden dolayı tertip olunacak cezaya sekizde bir miktarı zam edilir ve bir sene-
den az cezaya mültelzim ise ceza tamamen çektirilir.
Madde 84 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ağır cezayı nakdileri de tekerrür ahkamı caridir. Son cürüm için tayin olu-
nacak cezaya iki cürümden hafifine terettüp eden cezanın bir misli zammolunur.
Mükerririn hüküm olunan cezayı nakdiyi vermekten imtinaı halinde hüküm olu-
nacak hapis müddeti iki seneyi geçemez.
Madde 85 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her defasında üç aydan fazla olmak üzere defaat ile şahsi hürriyeti tahdit
eden bir cezaya mahküm olan kimse, 81 inci maddede beyan olunan müddet içinde
yine şahsi hürriyeti tahdit eden cezayı müstelzim aynı cinsten bir cürüm işler
ve göreceği cezanın müddeti otuz aydan aşağı olur ise mezkür ceza müddetinin ya-
rısına ve sair hallerde muvakkat ağır hapis için yirmi ve hapis için on seneyi
geçmemek şartiyle üçte birine müsavi bir müddet zammiyle cezası arttırılır.
Eğer bu şahsa son defa verilecek ceza muvakkat ağır hapisten ibaret ise ceza
müddeti yukarıki fıkrada yazıldığı veçhile çoğaltılmakla beraber 81 inci maddede
beyan olunan derecede hepsi hücrevi usulüde tatbik olunur.
Madde 99 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Takibat yapılabilmesi şahsi davaya bağlı cürümlerde davacının davadan vaz-
geçmesi kanunda yazılı olmayan yerlerde maznun ile şeriki cürümleri hakkında hu-
kuku amme davasını düşürür.
Hükümden sonra şahsi haktan vazgeçmek ancak kanunda yazılı yerlerde cezanın
infazına mani olur.
Kanunda yazılı haller müstesna olmak üzere davadan vazgeçme onu kabul etme-
yen maznuna tesir etmez.
Madde 100 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Umumi ve hususi aflar ve mutazarrırın davadan vazgeçmesi ne zabt olunan eş-
yanın nede mal sandığına tediye olunan ağır ve hafif cezayı nakdilerin istirda-
dını icabetmez.
Madde 104 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hukuku amme davasının müruru zamanı vicahi veya gıyabi hükmün tefhimiyle
münkati olur. Bundan başka maznunun firarı sebebiyle neticesiz kalan tevkif mü-
zekkereleri ve o iş hakkında maznuna kanun dairesinde tebliğ olunan her türlü
tahkikat muamelesi müruru zamanı keser. Bu halde müruru zaman müddeti inkitaın
ertesi günü başlar.
Madde 105 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hukuku amme davasının müruru zamanını kesen sebepler, bu müruru zaman müd-
detini 102 nci maddede ayrı ayrı tayin edilmiş olan müddetlerin yarısının ila-
vesiyle baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.
Kabahatlerde müruruzaman takibat ile kesilir. Fakat takibat tarihinden
itibaren 102 nci maddenin 5 inci ve 6 ncı bentlerinde yazılı müddetler içinde
mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku amme davası düşer.
Madde 106 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir cürümden dolayı yapılan ve müruru zamanı kesen muameleler o cürümlerde
her ne suretle olursa olsun methali olupta aleyhlerinde takibat veya tahkikat
yapılmamış olan kimseler hakkında dahi müruru zamanı keser.
Madde 113 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Hükümlerde müruru zaman, hükmün katiyet kesbeylediğinin ertesi günü başlar.
Madde 114 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İlamın icrasına müteallik mahkümünaleyhe kanun dairesinde tebliğ olunan her
nevi muamele müruruzu zamanı keser, mahkümun cezasını çekmesi veya ele geçmesi
de müruru zamanı keser, tenfiz inkıtaa uğrarsa müruru zaman müddeti inkıtaın
ertesi günü yeniden başlar. Bir cürümden dolayı mahküm olan kimse müruru zaman
ceryan ettiği sırada mahküm olduğu cürüm cinsinden diğer bir cürüm daha işlediği
takdirde müruru zaman yine kesilmiş olur.
Madde 115 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Muvakkaten hidematı ammeden memnuiyet veyahut diğer bir ıskatı ehliyet ceza-
sı veya bir meslek ve sanatın tatili icrası sair mücazata zam ve ilave edildiği
veyahut bir hüküm neticesi olduğu takdirde mahcuriyet ve ıskatı ehliyet ve tati-
li meslek ve sanat cezaları onlar için muayyen olan müddetin iki misline muadil
bir müddet geçmedikçe sakıt olmazlar ve işbu müruru zaman asli mücazatın sakıt
olduğu tarihten itibaren cereyana başlar.
Madde 116 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gıyaben verilen ceza hükümlerinde hükmün ertesi günü dava müruru zamanı iş-
lemeğe başlar ve bu müddet mahkümun elde edilmesiyle kesilir.
Madde 117 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gerek hukuku amme davasının ve gerek ceza hükümlerininin müruru zamanı 30
uncu madde mucibince hesap olunur.
Gerek dava ve gerek ceza müruru zamanı resen ve resmen tatbik olunur ve bun-
dan ne maznun ve ne mahküm vazgeçemezler.
Madde 119 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunda hilafı yazılı olmadıkça en çoğu iki yüz liradan ibaret hafif cezayı
nakdi tayin kılınmış olan kabahat failleri takibat icrasından evvel kabahat
için muayyen cezayı nakdinin en yüksek haddini teşkil eden miktarı merciine
ödeyerek hukuku amme davasını ortadan kaldırtabilirler.
Madde 122 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İşbu ceza şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezaya merbut olduğu halde buna
mahküm olan ve işlemiş olduğu cürümden dolayı nedamet etmekte olduğunu ihsas
edecek surette hüsnü hali görülen kimse asıl cezasını çektiği veya ceza af ile
ortadan kalktığı tarihten itibaren üç ve müruru zaman ile sakit olduğu surette
sukutu tarihinden itibaren beş sene geçtikten sonra memnu haklarının iadesini
talep edebilir.
Eğer bu mahrumiyet ve iskatı ehliyet cezaları diğer bir cezaya ilaveten ter-
tip olunmamış ise ancak hüküm ilamının katileştiği tarihten itibaren beş sene
sonra istida olunabilir.
Madde 125 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye Cumhuriyeti topraklarının tamamını veya bir kısmını bir ecnebi dev-
let idaresine geçirmeğe veya devletin istiklalini tenkise veyahut memleketin bir
parçasını hükümet idaresinden çıkarmağa teşebbüs eden kimse idama mahküm olur.
Madde 126 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Harbin ilanından evvel ecnebi bir devletin harp işlerinde çalışmış olan
Türkiye Cumhuriyeti tebaasından biri harbin ilanından sonrada bu işlerde kalırsa
üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.
Türkiye tebaasından biri Türkiye Cumhuriyeti ile muharebeye mecbur olacağı
muhakkak bulunan ecnebi devletin askeri işlerine girerse on seneden aşağı olma-
mak üzere ağır hapis ile cezalandırılır. Böyle bir işe girmek harbin ilanından
sonra olmuş ise ağır hapis cezası on beş seneden aşağı olmamak üzere tayin olu-
nur.
Her ne suretle olursa olsun Türkiye Cumhuriyetine karşı silah kullanan Türk,
idam cezasına mahküm olur.
Madde 127 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye`ye karşı silah kullanan kimse vaktiyle ecnebi bir devletin askerli-
ğine girdiğinden dolayı Türkiye tabiiyetini kaybetmiş olduğu halde on beş sene-
den aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.
Böyle bir kimse bu fiili işlemezden evvel başka sebeplerden dolayı Türkiye
tabiiyetini vaktiyle kaybetmiş bulunursa beş seneden on seneye kadar ağır hapse
konulur veyahut hapsedilir.
Madde 128 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Harp zamanında müstahkem bir yeri bir şehri, bir kaleyi, askeri bir mevki ve
tersene ve cephane ve harbe yarayan şeyleri yapmağa mahsus, imalathane ve fabri-
kaları, irtibat ve muhabere ve münakala vasıtalarını ve erzak ve harp mühimmatı
mağaza ve ambarlarını, kara ve deniz ve hava kuvvetlerinin tamamını veya bir
kısmını ihaneten düşmana teslim eden veya ihanaten düşman eline geçmesine sebep
olan yahut silah ve sair harbe yarayan maddeleri ve askeri erzak ambarları ve
tayyare hangarlarını yakan, yıkan, kıran veya bunları işe yaramayacak şekilde
bozan ve Türkiye ordusunun zararına ve düşman menfaatına aynı suretle köprüleri,
setleri, şimendiferleri, yolları tahrip eden veya müdafaa ve taarruz için tasav-
vur edilmiş ve yapılmış olan bir tuğyan ameliyesini veya her türlü askeri ameli-
yatı men veya tehir eyleyen yahut işe yaramaz bir hale koyan ve herne suretle
olursa olsun memlekete düşmanın girmesine ve istilasına yardım eden ve mali bir
iştirak tarzı ile veya erzak ve mühimmat vermek suretiyle düşmanın askeri kudre-
tini artırmağa çalışan veya artırma vasıtalarını bulan ve kolaylaştıran ve bütün
bu işler için düşman veya vasıtalariyle müzakereye girişen kimse, idam cezasına
mahküm olur.
Madde 129 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Casusluk yani düşmanın maksatlarını terviç için onunla muhabere ve münase-
bette veya malümat toplamak teşebbüsünde bulunan yahut casusu bilerek kabul
eden ve saklayan ve işlerine kolaylık gösteren ve yardım eden kimse idam cezası-
na mahküm olur.
Madde 130 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Harp esnasında devletin selameti namına neşir olunan emir ve kararlara kas-
ten muhalif harekette bulunanlar, iki seneden altı seneye kadar ağır hapse mah-
küm olur.
Madde 131 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Harp zamanında ordu ve donanmanın levazımını teslimde hile ve desise yapan-
lar on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile cezalandırılır.
Madde 132 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim ecnebi bir hükümeti Türkiye ile harbe tahrik eylemek veyahut Türkiye
ile halli harpte bulunan bir devletin askeri harekatını kolaylaştırmak üzere o
hükümetle veya memurlariyle hafiyen muhaberede bulunur veya sair ahvale tasaddi
eder veyahut ecnebi hükümete dahalet eylerse on beş seneden yirmi seneye kadar
ve eğer maksadı hasıl olmuş ise müebbeden, ağır hapse konulur.
Madde 133 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim Türkiye Devletinin harbe yarıyan mevaddına ve hava kuvvetlerine ve
kale ve istihkamlarına ve askeri hareketlerle ameliyata ve tersane ve limanları-
na ve harp gemilerine ait vesika ve vaka veya resim ve planları vesair malümatı
bir diğerine tevdi, tebliğ veya neşretmek yahut da her ne suretle olursa olsun
bunlar hakkında malümat istihsalini kolaylaştırmak suretiyle devletin emniyetine
müteallik sırları ifşa ederse bir seneden üç seneye kadar ağır hapis veyahut
hapis cezasiyle mücazat olunur. Ve bundan maada kendisinden üç yüz liradan aşağı
olmamak üzere ağır cezayi nakdi alınır.
İşbu sır, bir ecnebi devlete veya onun memurlarına ifşa olunmuş ise failin
göreceği ceza beş seneden, aşağı olmamak üzere ağır hapis veya hapis ve dört yüz
elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdidir.
İşbu fiil Türkiye Devleti ile bir ecnebi devlet arasında cari olan dostane
münasebeti bozmuş veya Türkiye ile muharebe halinde bulunan bir devlete veya
memurlarına karşı vakı olmuş ise cürmü işliyen, on beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapse mahküm olur.
Cürmü işliyen kimse, bu gibi resim ve plan veya vesikaları muhafaza eden bir
memur bulunduğu veya memuriyetinden dolayı bu sırları öğrendiği, yahut cebir ve
desise ile onları elde etmiş veya onlara vakıf olmuş bulunduğu takdirde cezası
üçte bir miktarı artırılır.
Madde 134 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bu sırları elde eden veya bunlara ıttıla sebeplerini istihsal eyliyen kimse
dahi yukardaki maddede gösterilen dereceler üzerinden cezalandırılır.
Madde 135 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Memurlar ve resmi müesseselerdeki hademe ve saireden her kim, Türkiye Cumhu-
riyetinin mühim politika işlerine dair her hangi bir mükaleme veya gizli askeri
bir hareket hakkında tasmim edilen sırlara memuriyeti dolayısiyle veya resmen
vakıf olup da onu Devletçe memur ve mezun olmadığı halde ecnebi yahut düşman bir
devlet memuruna doğrudan doğruya veya bir vasıta ile ifşa ederse fiilinin dere-
cesi ehemmiyetine göre müebbet ağır hapis veya idam cezasına mahküm olur.
Madde 136 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
133 veya 135 inci maddelerde yazılı sırlardan bazısına vukuf, bu sırları
muhafazasında bulunduran veya vazifesi hasebiyle bilen memurun ihmalinden veya
takayyütsüzlüğünden neşet etmiş ise memur hakkında üç aydan sekiz seneye kadar
hapis cezası tertip ve yüz liradan üç yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi hükmo-
lunur.
Madde 137 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Sulhta ve harpte ordu ve donanma makamları tarafından neşrolunacak tebliğ-
lerden ve askeri daireler tarafından neşrine müsaade olunan havadisten başka
devletin kara, deniz ve hava kuvvetlerinin yapacakları, hareketlere ve müdafaa
vasıtalarına dair makaleler veya fıkralar yahut askerlik etrafında havadis neş-
reden gazete ve mecmuaların imtiyaz sahibi veya mesul müdüründen iki yüz elli
liradan beşyüz liraya kadar ağır cezayi nakdi alınır.
Neşrettiği havadisin menşe ve muhbirini göstermiyen ve söylemiyen imtiyaz
sahibi veya mesul müdüründen birinci fıkradaki cezayi nakdinin en yüksek haddi
alındıktan başka üç aydan altı aya kadar hapis ile dahi cezalandırılır.
Madde 138 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim izinsiz istihkamların, harp gemilerinin, askeri yol, müessese vesair
eserlerin ve hava kuvvetlerinin planlarını resmeder veya ahalinin girmesi yasak
edilmiş olan bu gibi yerlere veya emniyet mıntıkalarına gizlice veya hile ile
girerse altı aydan otuz aya kadar hapis olunur ve kendisinden elli liradan iki
yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi alınır.
Bir maksadı olmasa bile yalnız bu gibi yerlere gizlice veya hile ile giren-
ler, altı aya kadar hapis olunur.
Madde 139 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim Türkiye Cumhuriyeti tarafından bir ecnebi devlet ile devlete ait bir
işin müzakeresine memur olup ta o iş hakkında ammenin mazaratını mucip olacak
veçhile vazifesini kasten suiistimal ederse üç seneden on iki seneye kadar ağır
hapis veya hapis cezası verilir.
Madde 140 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yüz yirmi sekizinci madde ile onu takip eden maddelerde yazılı cürümleri,
Türkiye Devletinin müttefiki olup ittifaktan dolayı harp halinde bulunan ecnebi
bir devlet aleyhinde işliyen kimse dahi o maddelerde gösterilen cezalara mahküm
olur.
Madde 141 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Evvelki maddenin muhtevi olduğu maddelerde yazılı cürümlerin ika edileceğini
en doğru bir suretle haber alıpta zamanında Devlet memurlarına ihbar eylemeği
ihmal edenler, cürmün veya hakkında ceza verilecek teşebbüsün vukuu halinde altı
aydan az olmamak üzere hapis edilir.
Madde 142 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim Türkiye`de yahut ecnebi memleketlerde Hükümetin tasvibi olmaksızın
asker yazmak veya sair suretlerle Türkiye Cumhuriyetinin bitaraflığını ihlal
eder veya hükümeti muharebe tehlikesine maruz kılarsa beş seneden on seneye
kadar hapis ile cezalandırılır.
Yaptığı iş yüzünden bir harp olursa ceza on beş seneden aşağı olamaz.
Eğer Hükümetin tasvibetmediği bu hareket Türkiye Cumhuriyetini veya tebaası-
nı yalnız mukabelei bilmisil tehlikesine maruz kılar veya Türkiye ile ecnebi
devlet arasındaki dostane münasebeti ihlal ederse cürmün faili üç aydan otuz aya
kadar hapis cezası görür ve bunun neticesi olarak mukabelei bilmisil vukua gel-
miş ise hapis cezası otuz aydan beş seneye kadar uzatılır.
Madde 143 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir Türk veya Türkiye`de oturan bir yabancı harb zamanında, düşman bir
devlete veya memurlarına doğrudan doğruya veya bilvasıta Türk Devletinin zararı-
na kullanılabilecek erzak, eşya, mühimmat ve sair vasıtalar tedarik ve ita ey-
lerse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur ve bundan başka
kendisinden beş yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası alınır.
Madde 144 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye ile muharebe halinde bulunan ecnebi bir devletten nişan, rütbe, maaş
veya sair bir menfaat kabul eden kimseden elli liradan iki yüz elli liraya
kadar ağır cezayi nakdi alınır.
Madde 145 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse, herkesin görebileceği bir yerde tahkir kastiyle Türk sancağını
yahut Devletin armasını veya sair hakimiyet alametini kaldırır veya yırtar veya
bozar yahut sair suretlerle tezlil ederse bir seneden üç seneye kadar hapis
olunur.
Madde 148 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim, ecnebi bir devlet hizmetinde kullanılmak üzere Türkiye dahilinde
Hükümetin ruhsatı olmaksızın ahaliden asker yazar veya bunları silahlandırır ise
üç senden on seneye kadar ağır hapis veya hapis ile cezalandırılır.
Askere yazılanlar arasında esasen Türkiye hizmeti askeriyesinde müstahdem
kimseler varsa ceza on sekiz aydan on seneye kadar uzar.
Madde 153 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Askeri Ceza Kanununda yazılı haller haricinde devletin silahlı kuvvetlerini
ve zabıtayı resen veya naklen makaleler neşri yahut umumi bir içtimada veya na-
sın toplandığı yerlerde nutuk iradı yahut toplu veya dağınık ihtilatlarla telki-
nat yapılması suretlerinden biriyle itaat ve inzibattan çıkmağa teşvik ve tahrik
edenler muvakkaten ağır hapis ile cezalandırılır.
Madde 159 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Büyük Millet Meclisini veya hükümetin şahsı manevisini veya ordu ya donanma-
sını yahut Türklüğü tahkir ve tezyif edenler hakkında dahi bundan evvelki madde
ahkamı tatbik olunur.
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına sövenler, altı ayı geçmemek üzere hapis olu-
nur ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Madde 160 - (11/7/1931 tarih ve 1840 sayılı Kanunun hükmüdür.)
157 nci maddede yazılı suçu işleyenlerle Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına
sövenler hakkında takibat yapmak salahiyeti doğrudan doğruya Cumhuriyet
müddeiumumilerine aittir.
158 inci maddede yazılı hal ile 159 uncu maddede yazılı Hükümetin şahsı
manevisini tahkir halinde takibat yapılması Adliye Vekaletinin ve yine 159 uncu
maddede yazılı Büyük Millet Meclisini veya Türklüğü tahkir ve tezyif hallerinde
taki-
bat yapılması Büyük Millet Meclisi Reisinin ve bulunmadığı takdirde reise
vekalet eden zatın ve Türk ordusu ve donanmasını tahkir ve tezyif halinde
takibat yapılması Milli Müdafaa Vekaletinin talep veya iznine bağlıdır.
Madde 161 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Efkarı umumiyeyi tehyiç edecek suret veya mahiyette aslı olmayan havadis
veya musanna veya muharref veya aslı olmaksızın bir kimseye isnad olunmuş ev-
rakı bilerek neşir ve nakil edenlerle resmi evrak ve nutukları tağyir ve tahrif
ile neşir eyliyenler hakkında bir aydan altı aya kadar hapis ve yirmi beş lira-
dan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmolunur.
Bu neşriyat, umumi asayişi bozmağa sebep olmuş ise faili hakkında altı aydan
iki seneye kadar hapis ve elli liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmo-
lunur.
Madde 168 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim 128,129,146,147,149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümleri işlemek
için silahlı cemiyet ve çete teşkil eder yahut öyle bir cemiyet ve çetede amir-
liği ve kumandayı veya hususi bir vazifeyi haiz olursa on seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.
Cemiyet ve çetenin sair efradı beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılır.
Madde 171 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
125,128,129,146,147,149,156 ncı maddelerde yazılı suçlardan birini veya
bazılarını hususi vasıtalarla işletmek üzere bir kaç kişi aralarında gizlice
ittifak ederlerse bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür:
1 - Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 125,128,129 ve 156 ncı maddelerde ya-
zılı cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz seneden onbeş seneye kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.
2 - Bu ittifak 146,147 nci maddelerde gösterilen cürümlerin icrasına müteal-
lik ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncu maddede gösterilen cürümlerin
icrasına ait ise üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir.
Cürmün icrasına ve kanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilen-
ler ceza görmezler.
Madde 172 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
64 ve 65 inci maddelerde yazılı haller haricinde herkim, meydanlarda ve top-
lanma mahallerinde alenen ahaliyi 125,128,146,147,149 ve 156 ncı maddelerdeki
cürümlerden birini işlemeğe tahrik ederse yalnız bu haraketinden dolayı eğer
tahrik ettiği fiil 125,128,156 ncı maddelerdeki fiillerden ise üç seneden beş
seneye kadar ve 146,147, ve 149 uncu maddelerdeki fiillerden ise iki seneden
dört seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur ve her iki takdirde yüz elli
liraya kadar ağır cezayı nakdi dahi alınır.
Kanunun birinci babında cürümlerin icrası zamanında cürüm faili başka bir
cürüm daha işlemiş olduğu surette 78 inci maddenin tatbikinden hasıl olacak ceza
altıda bir miktarı artırılır.
Madde 173 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.
İşbu birinci bapta yazılı cürümler için hükmolunacak ağır hapis cezalarına
emniyeti umumiye idaresinin nezareti altına alınma cezası dahi ilave olunur.
Madde 181 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir memur memuriyetine ait vazifeyi suistimal ederek yahut kanunen icabe-
den usul ve şeraite riayet etmiyerek bir kimseyi şahsi hürriyetinden mahrum
ederse bir seneden üç seneye kadar hapis cezası görür.
Eğer bu fiile evvelki maddenin ikinci veya üçüncü fıkralarında yazılı hal-
lerden biri inzimam etmişse ceza altıda birden dörtte bire kadar artırılır.
Evvelki maddenin son fıkrasında yazılı halde ceza altıda birden yarıya kadar
indirilir.
Madde 188 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse bir şeyi işlemek veya işlemesine müsaade etmek yahut o şeyi işle-
memeğe mecbur etmek için diğer bir şahsa cebir ve şiddet gösterir veya onu teh-
dit ederse bir seneye kadar hapis ve otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.
Eğer o kimse tasavvur ettiği maksadı istihsal etmiş ise hapis cezası bir
aydan on sekiz aya ve ağır cezayı nakdi yirmi liradan yüz liraya kadardır.
Eğer bu cebir şiddet ve tehdit hususları silah ile yahut kendini tanınmayacak
bir hale koyarak yahut bir kaç kişi tarafından birlikte yahut imzasız bir mektup
yahut hususi işaretlerle yahut mevcut veya mefruz bazı gizli cemiyetlerin husule
getirdikleri tehdit kuvvetinden istifade ile işlenmiş ise iki seneden beş seneye
kadar hapis cezası hüküm olunur.
Eğer bununla arzu olunan maksat istihsal olunmuş ise beş seneye kadar ağır
hapis cezası verilir ve ayrıca beş sene emniyeti umumiye nezareti altına konur.
Madde 209 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Memurlardan her kim memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine
veya başkasına bigayri hakkın para itasına ve sair menfaatler temin veya va`dine
bir kimseyi icbar ederse üç seneden beş seneye kadar hapis ve o kadar müddet me-
muriyetinden mahrumiyet cezalariyle mahküm olur.
Eğer bigayrihakkın ita veya vadolunan para ve menfaatin miktar ve kıymeti az
ise hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.
Madde 210 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Memurlardan her kim memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine
veya başkasına bigayrihakkın para itasına ve sair menfaatler temin veya va`dine
bir kimseyi ikna ederse bir seneden üç seneye kadar hapis ve memuriyetten muvak-
katen mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır. Eğer memur kanunen alınmaması
lazımgelen bir şeyi diğerin hatasından bilistifade almış bulunursa altı aydan üç
seneye kadar hapis olunur.
Eğer bigayrihakkın vait ve ita veya temin olunan para veya menfaat miktar ve
kıymetçe az ise hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.
Madde 228 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Devlet memurlarından her kim bir şahıs veya memur hakkında memuriyetine ait
vazifeyi suistimal ederek kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka suretle
keyfi bir muamele yapar veya yapılmasını emir eder veya ettirirse bir aydan bir
seneye kadar hapse mahküm olur ve bunda hususi bir maksadı dahi mevcut olduğu
anlaşılırsa cezası üçte biri kadar artırılır.
Memuriyetinin icrasında lüzumsuz yere sert muamelelerle bir şahsın kanun
hükmüne veya hükümetin emirlerine itaat etmemesine sebep olan memur dahi yukarı-
ki maddede yazılı olan ceza ile cezalandırılır.
Madde 237 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Evlenmeleri kanunen memnu kimselerin memnuiyetlerini bilerek akitlerini icra
eden belediye reisi veya vekilleri ve bunları teehhüle sevk eyliyen veli veya
vasileri üç aydan iki seneye kadar hapis olunur.
Kanuni esbap haricinde şeraiti kanuniyeyi ifa etmeksizin nikah vesikası
veren memur, bir aydan üç aya kadar hapis olunur.
Kanunen akdi nikahın icra edilmiş olduğunu müsbit vesikaları görmeden bir
nikahın dini merasimini icra eden imam ve sair ruhani reisler hakkında dahi
aynı ceza hüküm olunur.
Madde 253 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim bir rütbe veya memuriyetin veya bir meslekin resmi elbisesini sala-
hiyeti olmaksızın alenen giyer ve haiz olmadığı nişan ve madalyaları talik eder-
se bir seneye kadar hapse ve iki yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mah-
küm olur ve eğer böyle bir elbise giymek suretiyle elbisenin delalet ettiği mes-
lek ve memuriyete müteferri mevaddı icra ederse üç aydan aşağı olmamak üzere
hapsolunur.
Madde 267 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse resmi sıfatı haiz olan bir memura vazifesi başında, ifa ettiği
vazifeden dolayı olmayıpta herhangi bir sebeple hareket ederse bunun için muay-
yen olan ceza üçte birine kadar arttırılarak hükmolunur.
Madde 276 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir kimse hıfzolunmak üzere kendisine resmen teslim olunan merhum ve mahcuz
eşyayı kendisinin veya başkasının menfaati için saklar veya tebdil veya lazımge-
lenlere teslimden imtina ederse üç aydan iki seneye kadar hapse ve on beş lira-
dan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Kendi elinde veya başkasının yanında olup usulen haciz olunan veya vaz`ıyet
edilen menkul malını alan veya telef veya istihlak eden kimse bir aydan bir se-
neye kadar hapis olunur. Eğer bu cürüm muhafızın musamahasından ileri gelmiş ise
hakkında yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi tertip olunur.
Eğer bu eşyanın kıymeti gayet az ise veya cürmün faili eşyayı takibata baş-
lanmazdan evvel iade ederse ceza altıda birden yarısına kadar indirilir.
Madde 279 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kanunun tatbikatında devletin veya vilayet ve nahiye ve kariyelerin nezareti
altında bulunan bir hizmette maaşlı veya maaşsız daimi veya muvakkat vazife gö-
renler memur sayılır.
Madde 282 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim olursa olsun müstantikler ve mahkemelerle cürmü meşhutta müddeiumu-
miler tarafından şahit, fen erbabı, ehlihibre yahut tercüman sıfatiyle - zaruri
masraf ve gündeliği verileceği beyaniyle - davet olunupta kabule şayan olmayan
bir bahane ile gelmekten imtina yahut geldikten sonra şahadet etmekten yahut fen
erbabı ve ehlihibre ve tercümanlık vazifesini ifadan istinkaf eylerse altı aya
kadar hapse veya iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.
Fail, fen erbabı ve ehlihibreden olduğu takdirde mahkümiyet neticesi olarak
hapis müddetine müsavi bir zaman için meslek ve sanatın tatili cezasına dahi
mahküm olur.
Madde 283 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Vukubulmadığını bildiği bir cürmü adliyeye veya keyfiyeti adliyeye tavdie
mecbur olan bir makama vukubulmuş gibi ihbareden yahut vaki olmayan bir cürmün
eserlerini takibata mübaşeret olunabilecek derecede uyduran kimse otuz aya kadar
hapis cezasına mahküm olur. Adliye huzurunda sahte olarak bir cürüm işlediğini
yahut bu cürme iştirak eyledlğini söyleyen kimse hakkında dahi aynı ceza tertip
olunur.
Madde 285 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her kim adliyeye veya kanuni takip yapacak veya yaptırabilecek bir mercie
yazı ile ihbar ve şikayette bulunarak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir
cürüm isnat eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir cürmün maddi eser ve delille-
rini uydurursa isnat eylediği cürmün nevi ve mahiyetine ve uydurduğu delillerin
kuvvetine göre üç aydan üç seneye kadar hapsolunur.
Bu isnat kendine iftira olunan kimsenin tevkifi gibi şahsi hürriyeti tahdit
eden bir halin hudusuna sebep olmuş ise müfteri hakkında bir seneden beş seneye
kadar hapis cezası hükmolunur. Kendine iftira olunan kimse hakkında üç seneden
fazla hürriyeti tahdit |