Hukuk Forumları.
Üye Adı :
Şifreniz :
Şifreyi Anımsa


Üye Kayıt
  Anasayfa   Portal   Forumlar   Yönetim   SSS     Üye Kayıt
YENİ HUKUKİ NET : Hukuk Portalı  | Hukuki Net 2007  | Hukuk Forumları  | Aktif Konular  | Site Haberleri  | Hukuk Ansiklopedisi  | Hukuk Arama  | Anketler  | Hukuk Siteleri  | Anketler  | Hukuk ilanları  | Dilekçeler ve Hukuk Programları  | Hukuk Terimleri

| Üye | Aktif Üyeler | Aktif forumlar | Geçmiş forumlar | TC. Mevzuatı   | Osmanlı Dönemi Kanunları Numerik | 1920-1960 arası kanunlar (alfabetik) | 1920-1960 arası kanunlar (numerik) | 1960-1961 arası kanunlar (alfabetik) | 1960-1961 arası kanunlar (numerik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (alfabetik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (numerik) | Kanun Hükmünde Kararname | Tüzük | Yönetmelik | Talimatname | Muhtelif Mevzuat
Forum Kategorileri | Forum Arama | Programlar  |
Hukuk Arama Motoru | Site Ekle | Hukuk Güncel Haber | Mevzuat | Kanun | Khk. | Tüzük | Yönetmelik | İçtihat | Yarışma | Ne Yeni ? | Dizin 

ASKERİ MAHKEMELER KURULUŞU VE YARGILAMA USULÜ KANUNU(1) Mevzuat Listesi

                          ASKERİ MAHKEMELER KURULUŞU VE
                            YARGILAMA USULÜ KANUNU(1)
     Kanun Numarası           : 353
     Kabul Tarihi             : 25/10/1963
     Yayımlandığı R. Gazete   : Tarih : 26/10/1963  Sayı: 11541 (Mükerrer)
     Yayımlandığı Düstur      : Tertip: 5 Cilt: 2 Sayfa: 2123
                                  BİRİNCİ KISIM
                                  Genel Esaslar
                                  BİRİNCİ BÖLÜM
    Kuruluş:

    Madde 1 - (Değişik birinci fıkra: 21/1/1981-2376/1 md.) Türk Milleti adına
yargı yetkisini kullanacak askeri mahkemeler; kolordu, ordu, (deniz ve havada
eşidi) ve kuvvet komutanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı nezdinde Milli
Savunma Bakanlığınca kurulur.
    Kuvvet Komutanlıklarının yapacakları teklif veya Genelkurmay Başkanlığının,
doğrudan doğruya göstereceği lüzum üzerine, diğer kıta komutanlıkları veya as-
keri kurum amirlikleri nezdinde de Milli Savunma Bakanlığınca askeri mahkeme ku-
rulabilir ve aynı yolla kaldırılabilir.
    Bir garnizonda aynı Kuvvetten nezdinde askeri mahkeme kurulması gereken bir-
den fazla kıta komutanlığı bulunursa Genelkurmay Başkanlığının uygun göreceği
bir kıta komutanlığı nezdinde Milli Savunma Bakanlığınca yeteri kadar askeri
mahkeme kurulması ile yetinilebilir.
    Askeri Ceza Kanununun 55,56,57,58 ve 59 uncu maddeleri ile 148 inci madde-
sinin (B) fıkrasında yazılı suçları işliyenlerin yargılanmaları Milli Savunma
Bakanlığının önceden tesbit ve Resmi Gazete ile yayınlayacağı askeri mahkemeler-
de yapılır.
    Mahkeme kuruluşu:

    Madde 2 - Askeri mahkemeler iki askeri hakim ve bir subay üyeden kurulur.
Ancak Genelkurmay Başkanlığı nezdindeki askeri mahkeme, general ve amiralleri
yargıladığı zaman üç askeri hakim ile iki general veya amiralden kurulur.
    (Ek: 16/10/1981 - 2538/1 md.) 200 ve daha fazla sanık hakkında açılan dava-
larda askeri mahkeme dört hakim ve bir subay üyeden kurulur. Duruşma sonuçlanın-
caya kadar birleştirme veya başka nedenlerle sanık sayısının 200 veya daha fazla
miktara
--------------------------------
(1)  Bu Kanunda geçen "ilk tahkikat" ibaresi 4/6/1985 tarih ve 3206 sayılı Kanu-
     nun 83 üncü maddesi ile "hazırlık tahkikatı" olarak değiştirilmiştir.
 KANUNLAR, ŞUBAT 1989  (EK - 3)
ulaştığı davalarda da bu hüküm uygulanır. Ancak, duruşma sonuçlanıncaya kadar
görülmekte olan davadaki sanık sayısının bu miktardan aşağı düşmesi halinde,
askeri mahkeme kuruluşunda değişiklik yapılamaz.
    Askeri mahkeme kurulunda bulunanların en kıdemlisi mahkeme başkanlığı göre-
vini yapar.
    Subay üyelerin nitelikleri:

    Madde 3 - Askeri mahkemelerde bulunacak subay üyelerin, en az yüzbaşı rütbe-
sinde muharip sınıftan bulunmaları, sanığın astı ve yargılama süresince en yakın
amiri olmamaları ve taksirli suçlar hariç, bir cürüm ile hükümlü bulunmamaları
şarttır.
    Savaşta esir edilen subayların yargılanmalarında rütbeleri imkan nispetinde
gözetilir.
    Subay üyelerin Seçimi:

    Madde 4 - Subay üyeler ile yedekleri, nezdinde askeri mahkeme kurulan komu-
tan veya askeri kurum amiri tarafından her yılın Aralık ayında o mahkemenin yet-
kisine giren birlik ve kurum mensupları arasından bir yıl süre ile değiştirilme-
mek üzere seçilir.
    Bunların görevlerini yapmalarına sürekli engeller çıktığında yerlerine baş-
kaları seçilebilir.
    Kanunda yazılı nitelikte subay üye  bulunamaması:

    Madde 5 - Kanunda yazılı nitelikte subay üye yoksa veya mevcut olanların gö-
revlerini yapmalarına kanuni engeller bulunursa, nezdinde askeri mahkeme kuru-
lan kıta komutanı veya askeri kurum amiri uygun nitelikte subay üyenin seçimi
için en yakın kıta komutanına veya askeri kurum amirine başvurur. Buna rağmen
uygun nitelikte subay üye bulunmazsa, en yüksek komuta makamından itibaren sıra
ile aşağı derecelerdeki komuta mevkilerinde bulunan subaylar üye olarak görev-
lendirilirler.
    Askeri savcılık:

    Madde 6 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan her kıta komutanı veya askeri kurum amirinin
refakatinde bir askeri savcı ile yeteri kadar askeri savcı, yardımcı olarak bu-
lunur.
    Aynı komutanlık nezdinde birden fazla askeri mahkeme kurulduğu takdirde bir
askeri savcılık teşkilatı ile yetinilebilir.
    Kalem kuruluşu:

    Madde 7 - Askeri mahkemeler ile askeri savcılıklarda birer kalem teşkilatı
kurulur. Her kalem teşkilatında birer başkatip ile yeteri kadar katip bulunur.
Ayrıca lüzum halinde er, erbaş ve astsubaylar veya sıkıyönetim ve savaş halinde
subaylar kalemlerde görevlendirilebilirler.
    Kalem teşkilatının ve personelinin görev ve sorumlulukları bir yönetmelikle
düzenlenir.
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı ve askeri kurum amiri:

    Madde 8 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri bir
suçun işlendiğini öğrendiklerinde refakatlerindeki askeri savcıya soruşturma
açtırır ve yapılmakta olan soruşturma hakkında askeri savcıdan her zaman bilgi
isteyebilirler.
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirlerinin
refakatlerindeki adli müşavirler, bu yetkinin kullanılmasında bu komutan ve as-
keri kurum amirlerinin yardımcısıdırlar ve kanun yollarına başvurmada adı geçen
komutan ve askeri kurum amirleri adına ilgili soruşturma ve dava dosyalarını in-
celemeye yetkilidirler.
    Adli müşavirler, aynı zamanda refakatlerinde bulundukları, nezdinde askeri
mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirlerinin hukuk işlerinde de
yardımcısıdırlar.
    Kıta komutanının ve askeri kurum amirinin kanuni ve şahsi engelleri yetkile-
rinin kullanılmasına imkan vermez ise bu yetkiler kanuni vekillerine geçer.
    (Ek: 28/6/1984 - 3034/1 md. Değişik: 9/10/1996-4191/1 md.) Teşkilatında
askeri mahkeme kurulan kıt`a komutanı veya askeri kurum amiri, subay ve astsu-
bayların işledikleri suçlar dışında askeri kişilerin işledikleri suçlara ait suç
evrakını, soruşturma yapılması istemiyle askeri savcılığa göndermek üzere askeri
hakim sınıfından olan adli müşavirlere yazılı yetki verebilir. Yetki verilen
konularda kıt`a komutanı veya kurum amirine tanınan kanuni yetkiler adli müşa-
virler tarafından kullanılır.
                                   İKİNCİ BÖLÜM
                           Askeri Mahkemelerin Görevleri
    Genel görev:

    Madde 9 - Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişile-
rin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahal-
lerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara
ait davalara bakmakla görevlidirler.
    Asker kişiler:

    Madde 10 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Bu Kanunun uygulanmasında aşağıda yazılı olanlar asker kişi sayılırlar:
    A) Muvazzaf askerler:
    Subaylar, askeri memurlar, askeri öğrenciler, astsubaylar, erbaşlar ve er-
ler.
    B) Yedek askerler (Askeri hizmette bulundukları sürece),
    C) Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşla-
rında çalışan sivil personel,
    D) Askeri işyerlerinde çalışan ve İş Kanununa tabi bulunan işçiler,
    E) Rızası ile Türk Silahlı Kuvvetlerine katılanlar,
    F) Askeri yargı organlarınca tutuklanmış veya hapsedilmiş veya askeri makam-
larca muhafaza altına alınmış veya gözaltı edilmiş kişiler.
    Asker olmayan kişilerin askeri mahkemelerde yargılanmaları:

    Madde 11 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Askeri mahkemeler, asker olmayan kişilerin aşağıda yazılı suçlarına ilişkin
davalarına bakarlar.
    A) Değişik:9/10/1996-4191/2 md.) Askeri Ceza Kanununun 55,56,57,58,59,63,
64,81,93,94,95,100,101  ve 102 nci maddelerinde yazılı suçlar;
    B) Birinci askeri yasak bölgeler içinde veya nöbet yerlerinde karakollarda
kışla ve karargahlarda, askeri kurumlarda, yerleşme ve konaklama amacıyla kulla-
nılan bina ve mahaller içinde askerlere fiilen taarruzda bulunan, söven veya ha-
karet eden veyahut askerlik görevine ilişkin işleri yapmaya veya yapmamaya zor-
lamak için şiddet ve tehdide başvuranların Türk Ceza Kanununun bu fiillere iliş-
kin 188,190, 191, 254, 255, 256, 257, 258, 260, 266, 267, 268, 269, 271, 272 ve
273 üncü maddelerinde gösterilen suçları;
    C) Nöbetçi, devriye, karakol,inzibat, askeri trafik, kolluk veya kurtarma
ve yardım görevi yapan askerlere (Umumi emniyet ve asayişi korumaya ilişkin ön-
leyici ve adli zabıta görevlerini ifa ettikleri sırada jandarma subay, astsubay,
erbaş ve erleri hariç) karşı bu görevleri yaptıkları sırada işlenen yukarıdaki
(B) fıkrasında yazılı suçlar;
    D) (İptal: Anayasa Mah.nin 14/2/1978 Tarihli ve E. 1977/130, K. 1978/13 sa-
yılı kararı ile.)
    E) Diğer kanunlar ile askeri mahkemelerde yargılamaları öngörülen suçlar,
    Müşterek suçlar:

    Madde 12 - Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler tarafın-
dan bir suçun müştereken işlenmesi halinde eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı
bir suç ise sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere; eğer suç Askeri Ceza
Kanununda yazılı olmıyan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir.
    Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi iki suç işlenmesi halinde
yargılama önceliği:

    Madde 13 - Bir kişi hakkında askeri mahkemelerin görevli olduğu bir suç ile
adliye mahkemelerine ait diğer bir suçtan dolayı aynı zamanda kovuşturmaya baş-
lanmış olursa, sanık önce askeri suçtan dolayı askeri mahkemede sonra da adliye
mahkemesine ait suçtan adliye mahkemesinde yargılanır.
    Askeri mahkemeler bu durumlarda yargılamayı ivedilikle sonuçlandırırlar ve
diğer suçla ilişkin davaya bakan adliye mahkemesi de cezaların içtimaına ait ku-
ralları uygular.
    Savaş halinde askeri mahkemenin görevi:

    Madde 14 - Askeri mahkemeler Savaş halinde aşağıda yazılı davalara bakarlar:
    A)  Asker kişilerin işledikleri suçlara ait bütün davalar,
    B)  Asker kişilerle müştereken suç işliyen sivil kişilere ait davalar,
    C)  Muharip Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde bulunmalarına izin verilmiş
olan yabancı askerlerin işledikleri suçlara ait bütün davalar, (Türkiye Cumhuri-
yeti Hükümetince özel bir andlaşma yapılmamış ise),
    D)  Savaşta esir edilenlerin işledikleri suçlara ait bütün davalar,
    E)  Adliye mahkemelerinin bulunmadığı savaş bölgelerinde işlenmiş suçlara
ait bütün davalar,
    F)  Bir hizmet veya sözleşme ve yüklenme veya her hangi bir sebep ve suretle
muharip Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde bulunan veya Türk Silahlı Kuvvetlerini
takibeden kişiler ile Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde bulunmasına izin verilmiş
olan yabancı askerlerin yanlarında bulunan kişiler tarafından işlenen Askeri Ce-
za Kanununda yazılı askeri suçlara ait davalar,
    G) Askeri Ceza Kanununun 75,78,80,124,125 ve 127 nci maddelerinde yazılı
suçlara ait davalar,
    H) İlan olunan harekat bölgesinde her sınıftan subay, askeri memur, astsu-
bay, erbaş ve erlere karşı Askeri Ceza Kanununun 90 ve 91 inci maddelerinde ya-
zılı suçları işliyenlere ait davalar.
    General ve amirallerin yargılanması:

    Madde 15 - General ve amirallerin askeri mahkemelere tabi suçlarından dolayı
yargılanmaları Genelkurmay Başkanlığı nezdinde kurulan askeri mahkemede yapılır.
    İstirdat ve tazminat davalarında yetki:

    Madde 16 - Suçlardan doğan istirdat ve tazminat davalarına kamu davaları ile
birlikte askeri mahkemelerde bakılır.
    Askeri savcılar Hazineye ilişkin zararları tesbit ve iddianameye yazarak as-
keri mahkemelerde kovuşturmak ve dava etmekle yükümlüdürler.
    Ancak, askeri mahkemelerde kamu davasının kovuşturulmasına imkan kalmıyarak
davanın adliye mahkemelerinde görülmesi gerektiği hallerde Devlet hakları özel
kanuna göre kovuşturulur.
    Askeri mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi:

    Madde 17 -(Değişik:9/10/1996-4191/3 md.) Askeri mahkemelerde yargılamayı
gerektiren ilginin kesilmesi,daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkeme-
lerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun; askeri bir suç olmaması, askeri
bir suça bağlı bulunmaması ve (...)(1) halinde askeri mahkemenin görevi sona
erer.
    Bağlı suçlar:

    Madde 18 - Bir kimse birkaç suçtan sanık olur veya bir suçta ne sıfatla
olursa olsun birkaç sanık bulunursa bağlılık var sayılır.
    Görev kararı:

    Madde 19 - Askeri mahkemeler davaya bakmaya görevli olup olmadıklarına yar-
gılamanın her safhasında karar verebilirler.
    Davaların geri bırakılması:

    Madde 20 - Muvazzaf ve yedek er ve erbaşların ve yedek subay ve yedek askeri
memurların askere girmeden veya silah altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı
haddi bir yıla kadar şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlara ait da-
valarda ilk ve son soruşturma işlemleri askerliklerini bitirmelerine kadar geri
bırakılır.
     Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektiren suçlardan sanık yedeksubay,
 yedek askeri memur ve yedek astsubaylar hakkında bu hüküm uygulanmaz. (2)
    Yedek asker kişiler askeri hizmet esnasında sadece Türk Ceza Kanununa veya
diğer ceza kanunlarına aykırı eylemlerinden dolayı askerliklerini bitirmelerin-
den sonra adliye mahkemelerine verilebilirler.
    Savaş halinde, silah altında bulunan veya silah altına çağrılan bütün asker
kişiler aleyhine adliye mahkemelerinde kovuşturma yapılacak suçlardan ağır hapis
ve aşağı haddi beş sene ve daha ziyade hapis cezasını gerektirenler müstesna ol-
mak üzere, sanık bulundukları diğer suçlara ait davalarda ilk ve son soruşturma
işlemleri barışa veya askerliklerinin bitimine kadar geri bırakılır.
-----------------
(1) Bu arada yer alan; ".. ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması"
    sözcükleri, Anayasa Mahkemesinin 1.7.1998 tarih ve E.: 1996/74,K.:1998/45
    sayılı kararı ile iptal edildiği için metinden çıkarılmıştır.
(2) Bu fıkradaki "Askerlikten tard ve ihracı" ibaresi 22/3/2000 tarihli ve 4551 sa-
      yılı Kanunla "Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma" fer`i cezası olarak değiş-
      tirilmiş ve metne işlenmiştir.
    Savaş halinde bütün asker kişilerin askeri mahkemeye tabi suçları için yapı-
lacak soruşturmada aşağıda yazılı suçlar hariç olmak üzere hazırlık soruşturma-
sı ve duruşma işlemleri barışa veya askerliklerinin bitimine kadar geri bırakı-
lır. Ancak nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum ami-
ri askeri menfaat ve zorunluklar karşısında geri bırakma hükümlerinin uygulan-
mamasını askeri savcıdan istiyebilir.
    A) Ağır hapis ve aşağı haddi beş sene ve daha ziyade hapis cezasını gerek-
tiren suçlar,
    B) Askeri Ceza Kanununun 3 üncü babının birinci, üçüncü (63/1,76,77 nci
maddeleri hariç), dördüncü, beşinci (82,83,84,95 inci maddeleri hariç), yedinci
fasıllarında yazılı suçlar,
    C) Askeri Ceza Kanununun 130,131,137 ve 152 nci maddelerinde yazılı suçlar
    Geri bırakma süresi içinde zamanaşımı işlemez.
                                        ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                 Askeri Mahkemelerin Yetkisi
    Genel olarak yetki:

    Madde 21 - Askeri mahkemelerin yetkisi, nezdinde askeri mahkeme kurulan
kıta komutanı veya eskeri kurum amirinin kadro ve kuruluş itibariyle emirleri
altında bulunan kişiler ile adli bakımdan kendisine bağlanmış birlik veya as-
keri kurum mensupları hakkında caridir.
   (Ek :9/10/1996-4191/4 md.) Asker olmayan kişilerin asker kişilerle müştere-
ken işledikleri suçlarda yetkili askeri mahkeme, asker kişiler yönünden yetki-
li olan askeri mahkemedir. Asker olmayan kişilerin askeri mahkemelerde yargılan-
malarını gerektiren diğer suçlarda ise, suçun işlendiği yere en yakın askeri
mahkeme yetkilidir. Suçun işlendiği yer belli değil ise, yetkili askeri mahkeme
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda gösterilen usullere göre tayin edilir.
    (Ek :9/10/1996-4191/4 md.) Saklı, yoklama kaçağı ve bakaya suçlarından sa-
nık erbaş ve erler ile sevk edildiği eğitim merkezine zamanında katılmamak su-
retiyle bakaya suçu işleyen yedek subay adayları, eğitimlerini takiben veril-
dikleri birlik veya kurumların tabi oldukları askeri mahkemede yargılanırlar.
    (Ek: 9/10/1996-4191/4 md.) Saklı, yoklama kaçağı veya bakaya suçlarından sa-
nık yedek subay aday adayları ile askerlik hizmetini döviz veya bedel ödemek su-
retiyle yerine getirmiş sayılanlar ise, kayıtlı bulundukları askerlik şubeleri-
nin tabi olduğu askeri mahkemede yargılanırlar.
    Özel yetki:

    Madde 22 - Bir askeri mahkemenin yetkisine tabi olup da kadro ve kuruluş
itibariyle hangi askeri mahkemenin yetkisine girdikleri belli olmıyan kişiler,
bölgesinde bulundukları veya suçu işledikleri yerdeki askeri birlik veya kurumun
bağlı bulunduğu askeri mahkemenin yetkisine tabidirler.
    Yetkili askeri mahkemeler birden fazla olduğu takdirde sanığı yakalıyan veya
soruşturma yapılmasını daha önce istiyen kıta komutanı veya askeri kurum amiri-
nin nezdinde kurulan askeri mahkeme yetkilidir.
    Geçici görevlendirmede yetki:

    Madde 23 -(Değişik:9/10/1996-4191/5 md.)
    Bir askeri birlik veya kurumda geçici olarak görevlendirilen veya harekat
komutasına verilen asker kişiler, bu görevlerinin devamı süresince, geçici ola-
rak görevlendirildikleri veya harekat komutasına verildikleri askeri birlik veya
kurumun bağlı bulunduğu askeri mahkemenin yetkisine tabidirler.
    Yabancı memleketlerde işlenen suçlarda yetki:

    Madde 24 - Asker kişiler tarafından yabancı memleketlerde Türk askeri kıta-
larında veya diğer resmi görevler esnasında veya esir karargahlarında işlenen ve
Türkiye`de askeri mahkemede kovuşturulması gereken suçlarda yetki, bundan önceki
maddelere göre tayin edilir. Bununla beraber soruşturmayı istiyen komutan veya
askeri kurum amiri ile askeri savcının veyahut sanığın istemi üzerine Askeri
Yargıtay suçun işlendiği yere daha yakın olan bir askeri mahkemeye yetki verebi-
lir.
    Savaş hükümlerinin uygulanacağı bölgelerde yetki:

    Madde 25 - Savaş hükümlerinin uygulanacağı ilan edilen bölgelerdeki bütün
asker kişiler o bölge komutanının nezdindeki askeri mahkemeye tabi olurlar.
    Yetki genişletilmesi ve daraltılması:

    Madde 26 - Askeri mahkemelerin yetkileri, Kuvvet Komutanlıklarının göstere-
cekleri ihtiyaç üzerine veya doğrudan doğruya Genelkurmay Başkanlığının gÖstere-
ceği lüzuma gÖre Milli Savunma Bakanlığınca genişletilip daraltılabilir.
    Birden fazla suçlarda yetki:

    Madde 27 - (Değişik: 11/8/1983 - 2875/1 md.)
    Bir kimse birden çok askeri mahkemenin yetkisine giren, birden fazla suçtan
sanık olursa veya bir suçta birkaç sanık bulunur ve bunlar birden fazla askeri
mahkemenin yetkisine tabi olursa; askeri mahkemeler arasındaki uyuşma üzerine
bu davaların hepsine veya bir kısmına bu askeri mahkemelerden birinde birleşti-
rilerek bakılabilir.
    Askeri mahkemeler uzlaşamazlar ise nezdinde askeri mahkeme kurulan kıt`a ko-
mutanı veya askeri kurum amiri veya askeri savcılardan birinin istemi üzerine
Askeri Yargıtay tarafından, davalara bakacak askeri mahkeme tayin olunur.
    Birden fazla mahkemeye tabi sanıklar hakkında yetki:

    Madde 28 - Bir suçta birkaç sanık bulunur ve bunlar birden fazla askeri mah-
keme yetkisine tabi olursa ilgili askeri savcılar hepsi hakkında soruşturmanın
hangi askeri savcılık tarafından yapılacağını kararlaştırırlar. Uzlaşamazlar
ise, soruşturmayı yapacak savcılığı Milli Savunma Bakanlığı tayin eder.
    Birleştirilerek yapılan soruşturma sonunda sanıkların hepsi hakkında dava,
soruşturmayı yapan askeri savcının nezdinde bulunduğu askeri mahkemede açılabi-
lir.
    Sanıklardan biri hakkında evvelden dava açılmış ise askeri savcılardan biri-
nin istemi üzerine Askeri Yargıtay tarafından bütün sanıkların davasına bakacak
askeri mahkeme tayin olunur.
    Davanın nakli:

    Madde 29 - Soruşturmanın mahallinde yapılması Türk Silahlı Kuvvetlerinin em-
niyeti veya askeri disiplinin korunması bakımından mahzurlu olursa nezdinde as-
keri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum amirinin teklifine binaen veya
doğrudan doğruya Milli Savunma Bakanlığınca yapılacak talep üzerine Askeri Yar-
gıtay davanın başka bir yerde bulunan askeri mahkemeye nakline karar verebilir.
    Duruşmanın mahallinde yapılması Türk Silahlı Kuvvetlerinin emniyeti veya as-
keri disiplinin korunması bakımından mahzurlu görülürse, askeri savcının taleb-
etmesi şartiyle askeri mahkemenin vereceği karar üzerine Askeri Yargıtayca dava-
nın başka bir yerde bulunan askeri mahkemeye nakline karar verilebilir.
    Askeri mahkeme hukuki veya fiili sebeplerden dolayı yargı görevini yapamıya-
cak halde bulunursa nezdinde askeri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum
amirinin veya tarafların talebi üzerine Askeri Yargıtay davanın başka bir yerde
bulunan askeri mahkemeye nakline karar verir.
    Olumlu yetki uyuşmazlığı:

    Madde 30 - Askeri mahkemeler arasında çıkan olumlu yetki uyuşmazlıklarını
Askeri Yargıtay çözümler.
    Olumsuz yetki uyuşmazlığı:

    Madde 31 - Birkaç askeri mahkeme arasında yetki hususunda olumsuz uyuşmazlık
çıkar ve yetkisizlik kararları aleyhine kanun yollarına başvurma imkanı kalmamış
bulunursa Askeri Yargıtay yetkili mahkemeyi tayin eder.
    Yetkisizlik iddiası:

    Madde 32 - Sınıf ve rütbe yönünden olmıyan yetkisizlik iddiasının duruşmanın
başlangıcında iddianamenin okunmasından önce askeri mahkemeye bildirilmesi gere-
kir.
    Yetkisizlik iddiası üzerine askeri mahkeme bu iddiayı, iddianamenin okunma-
sından önce karara bağlar.
    Yetkisi olmıyan askeri mahkemenin ve askeri savcının yaptığı soruşturma:

    Madde 33 - Yetkisi olmıyan askeri mahkeme ve askeri savcı tarafından yapılan
soruşturma işleri, sadece yetkisizlikten dolayı hükümsüz sayılmaz.
    Askeri savcının yetkisi, yetki ve görev uyuşmazlıkları:

    Madde 34 - (Değişik:8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin re-
fakatindeki askeri savcının yetkisi, nezdinde bulunduğu askeri mahkemenin yetki-
si ile sınırlıdır.
    A) Askeri savcılar arasında çıkacak yetki uyuşmazlıkları aralarında halle-
dilir.
    B) Nezdinde disiplin mahkemesi kurulan kıta komutanları veya askeri kurum
amirleri ile askeri savcılar arasında çıkacak görev uyuşmazlıkları aralarında
halledilir.
    Her iki halde de uyuşamadıkları takdirde Milli Savunma Bakanlığına başvuru-
lur.
    Milli Savunma Bakanının gözetim yetkisi:

    Madde 35 - Askeri mahkemelerin idari işleri ile askeri savcılıkların bütün
işlemleri Milli Savunma Bakanının gözetimine tabidir.
    Bu görev Bakanlık Askeri Adalet İşleri Başkanlığı aracılığı ile yürütülür.
    Bakanlık Askeri Adalet İşleri Başkanlığının görev ve yetkileri bir yönetme-
lik ile düzenlenir.
    Teftiş Kurulu:

    Madde 36 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Askeri mahkeme kalemleri ile askeri savcılıkları ve kalemlerini adli müşa-
virlik hizmetlerini ve askeri ceza ve tutuk evlerini Milli Savunma Bakanı adına
teftiş ve murakabe etmek ve kanunun belirttiği hallerde soruşturma yapmak üzere
müfettiş sıfat ve yetkisini taşıyan bir başkanın yönetimi altında lüzumu kadar
müfettişten kurulu bir askeri adalet teftiş kurulu kurulur. Bu kurulun kurulu-
şu, görev, yetki ve hizmetlerini ne şekilde yürüteceği bir yönetmelik ile düzen-
lenir.
                                    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                        Hakimlerin Davaya Bakmaması ve Reddi
    Hakimin davaya bakamıyacağı haller:

    Madde 37 - Hakim aşağıda yazılı olan hallerde hakimlik görevini yapamaz:
    A) Suçtan kendisi zarar görmüş ise,
    B) Sonradan kalksa bile sanık veya suçtan zarar gören ile aralarında evlilik
veya vesayet bağlılığı bulunmuş veya bulunuyorsa,
    C) Sanık veya suçtan zarar gören ile aralarında kan veya sıhri usul veya
füru hısımlığı yahut evlat edinme ilişiği veya üçüncü dereceye kadar (Bu derece
dahil) kan veya evlilik kalmasa bile ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil)
sıhri civar hısımlığı varsa,
    D) Aynı davada askeri savcı olmuş, suçtan zarar görenin veya sanığın müda-
fiiliğini yapmış veya nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri
kurum amiri sıfatı ile istemde bulunmuş veya amir sıfatı ile vaka hakkında rapor
vermiş ise,
    E) Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatı ile dinlenmiş bulunuyorsa.
    Karara katılamıyan hakim:

    Madde 38 - Aleyhine kanun yollarından birine başvurulmuş olan bir hükme ka-
tılan hakim, yüksek mahkemece bu hükme dair verilecek karara katılamaz.
    Hakimin red sebepleri:

    Madde 39 - Hakimin görevini yapmaktan yasaklı olduğu hallerde reddi istene-
bileceği gibi tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi
istenebilir.
   (Değişik birinci cümle; 9/10/1996-4191/6 md.) Askeri savcı (Askeri Yargıtay-
da Başsavcı), sanık, müdafi, şahsi davacı ve davaya katılan ile vekilleri ha-
kimi red isteminde bulunabilirler. Bunlardan herhangi biri tarafından istemde
bulunulursa hükme katılacak hakimlerin isimleri kendilerine bildirilir.
    Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hakim ret isteminin za-
manı:

    Madde 40 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hakimin reddi iste-
mi, mahkemelerde iddianamenin ve Askeri Yargıtay`da sözcü üye tarafından raporun
okunmasına kadar ileri sürülebilir. Yeni çıkan sebeplerden dolayı duruşma bitin-
ceye, Askeri Yargıtay`da inceleme sona erinceye kadar hakimin reddi istenebilir.
    Savaşta, 37 nci maddede yazılı sebeplerin dışındaki bir sebebe dayanılarak
hakimin reddi isteminde bulunulamaz.
    Hakimin reddi isteminin usulü:

    Madde 41 - Hakimin reddi asker kişiler tarafından, hakimin mensup olduğu as-
keri mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yahut bu hususta bir tutanak düzenlen-
mek üzere askeri savcıya veya askeri mahkeme katibine veyahut disiplin cezası
vermiye yetkili en yakın amire yapılacak bir beyan ile olur.
    Diğer kişiler tarafından hakimin mensup olduğu askeri mahkemeye bir dilekçe
verilmek sureti ile veya ilgililerin tabi oldukları sulh hakiminin veya bu göre-
vi gören mahkemenin katibine, bir tutanak düzenlenmek üzere, yapılacak beyan ile
olur.
    Serbest bulunmıyan sanıklar bu husustaki beyanlarını askeri ceza ve tutukevi
müdürüne veya gözetimine memur subaya veya ceza ve tutukevinin bulunduğu yer
sulh hakimine yaparlar. İlgililerce bu hususta bir tutanak düzenlenir.
    Red isteminin ispatı:

    Madde 42 - Hakimin reddini isteyen taraf sebebini ispat ile yükümlüdür. Ye-
min delil olmaz.
    Askeri mahkeme reddi istenen hakimden red sebebi hakkında açıklama istiyebi-
lir. Hakim de red sebepleri hakkında düşüncelerini bildirir.
    Red istemi üzerine verilecek karar:

    Madde 43 - Hakimin reddi istemi hakkında mensup olduğu askeri mahkemece ka-
rar verilir. Ancak reddolunan hakimin müzakereye katılamamasından askeri mahkeme
kurulamaz ise yalnız bu hususta karar verilmesi için başka bir hakimle yeni bir
kurul kurulur. Bu yolla`da mahkemenin kurulması mümkün olmazsa en yakın askeri
mahkemeden bir hakim istenir.
    Reddolunan hakim red isteminin haklı olduğunu kabul ederse red hakkında bir
karar verilmez.
    Bir hakim, reddini gerektiren sebepleri bildirir yahut bazı haller bir haki-
min davaya bakamıyacağı şüphesini doğurursa, bu hususta bir istem olmasa bile
Askeri Yargıtay kendiliğinden de karar verebilir.
    Hakimin reddi istemine esas olan sebeplerin varid olmamasından dolayı iste-
min reddine karar veren merci elli liradan bin liraya kadar hafif para cezasına
da hükmeder. Red istemine esas olan sebebin aksi sabit olduğu hallerde hükmolu-
nacak ceza ikiyüzelli liradan aşağı olamaz.
    Hükmedilecek para cezaları hukuki ve cezai kovuşturmalara ve kamu davasının
açılmasına engel değildir.
    Red istemi üzerine verilecek kararlar ve kanun yolu:

    Madde 44 - Hakimin reddinin kabulüne dair olan kararlar kesindir. Reddin ka-
bul edilmemesi ile ilgili kararlar ile red isteminin esassız veya red sebebinin
aksi sabit olduğuna dair kararlar aleyhine ancak hükümle birlikte temyiz yoluna
başvurulabilir.
    Reddi istenilen hakimin yapabileceği muameleler:

    Madde 44/a - (Ek: 21/1/1981 -  2376/2 md.)
    Reddi istenilen hakim red hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız tehiri
caiz olmayan muameleleri yapar.
    Ancak, hakimin duruşma sırasında reddedilmesi halinde bu red konusunda bir
karar verilebilmesi için duruşmanın tehiri veya taliki gerekse bile o celse du-
ruşmaya devam olunur. Şu kadar ki, 160 ncı madde uyarınca tarafların iddia ve
sözlerinin dinlenilmesine geçilemez ve red konusunda bir karar verilmeden redde-
dilen hakim tarafından veya onun huzuruyla bir sonraki celseye başlanamaz.
    Red isteğinin haklı olduğuna karar verildiği takdirde geciktirilmesi caiz
olmadığından ötürü yapılmış işlemler ayrık olmak üzere duruşmanın red dilekçesi-
nin verilmesinden sonraki kısmı tekrarlanır.
    Red isteminin geri çevrilmesi:

    Madde 44/b - (Ek: 21/1/1981 - 2376/2 md.)
    Mahkeme son tahkikat safhasında ileri sürülen hakimin reddi istemini aşağı-
daki hallerde kabul etmeyerek geri çevirir:
    1. Red isteği zamanında yapılmamışsa;
    2. Red sebebi veya inandırıcı delil gösterilmemişse;
    3. Red isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyor
ise.
    Bu hallerde red isteği, toplu mahkemelerde reddedilen hakimin müzakereye
katılmasıyla, tek hakimli mahkemelerde de reddedilen hakimin kendisi tarafından
geri çevrilir.
    Bu kararlar aleyhine ancak hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
    Subay üye ve tutanak katiplerinin reddi:

    Madde 45 - Bu bölümde yazılı hükümler askeri mahkemede bulunan subay üye ile
tutanak katipleri hakkında da uygulanır.
    Askeri savcıların reddi:

    Madde 46 - Askeri savcılar reddedilemez. Ancak bu kanunun 37 ve 39 uncu
maddelerinde yazılı sebeplerden biri bulunursa davadan çekilirler.
                                   BEŞİNCİ BÖLÜM
                             Kararlar, Tefhim ve Tebliğ
    Kararların nasıl verileceği:

    Madde 47 - Duruşma esnasındaki kararlar, taraflar dinlendikten ve duruşma
dışındaki kararlar askeri savcının yazılı veya sözlü mütalaası alındıktan sonra
verilir.
    Kararların tefhim ve tebliği:

    Madde 48 - İlgili tarafın yüzüne karşı verilen kararlar kendilerine tefhim
olunur. Bilhassa er ve erbaşlara anlıyacakları surette tefhim şarttır. İstem ha-
linde kararın bir benzeri de verilir. Diğer kararlar tebliğ olunur.
    Askeri savcıya verilmesi gereken kararlarla bunların yerine getirilmesi:

    Madde 49 - Tebliğ veya yerine getirilecek kararlar askeri savcıya verilir.
    Askeri savcı tebliğ ve yerine getirilme için gereken tedbirleri nezdinde as-
keri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri aracılığı ile ve ive-
di hallerde doğrudan doğruya alır.
    Askeri mahkemelerin iç işlemlerine veya yargılamanın inzibatına dair karar-
lar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
    Askeri Yargıtay`da tebliğ veya yerine getirilecek kararlar, Askeri Yargıtay
Başsavcısına verilir. Başsavcı tebliğ veya yerine getirme için gerekli tedbirle-
ri alır.
    Gerekçe zorunluğu:

    Madde 50 - Askeri mahkemelerce verilen her türlü kararlar gerekçeli olarak
yazılır.
    Tebliğ:

    Madde 51 - Tebliğ, tebliği gereken evrakın onaylanmış bir benzerinin ilgili-
ye verilmesinden ibarettir. Onaylama askeri savcı veya askeri hakim tarafından
yapılır.
    İlgili tutuk ise tebliğ edilen evrak istemi halinde kendisine okunup anlatı-
lır.
    Tebliğ usulleri:

    Madde 52 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Asker kişilere yapılacak tebliğler üst makam aracılığı ile ve ilgiliden alı-
nacak bir belge karşılığı yapılır. Bu belgede tebliğ ve tebellüğ edenin imzaları
ile tebliğin yer ve zamanının gösterilmesi lazımdır.
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirine gös-
terilecek evrak kendisine gönderilir. Bu gösterilme bir mehil başlangıcı olursa,
gösterilen evrakın konusu ile yer ve zamanını belirten bir belge imzalanır.
    Asker kişilerden başkasına yapılması gereken tebliğler, bir alındı karşılı-
ğında asker kişiler tarafından yapılabilir.
    Tebligat Kanunu hükümleri askeri mahkemelerde de uygulanır.
    (Değişik: 11/8/1983 - 2875/2 md.) Savaş halinde tebligat; işin ivediliğine
göre basın veya radyo vasıtası ile yapılabilir.
                                    ALTINCI BÖLÜM
                            Mehiller ve Eski Hale Getirme
    Mehiller:

    Madde 53 - Günle tayin edilen mehillerde, mehlin, işlemesini gerektiren teb-
liğin yerine getirildiği veya olayın olduğu gün hesaba katılmaz.
    Mehil verilen kişinin hukukunu korumaya askeri hizmetlerin engel olduğu gün-
ler mehile dahil edilmez, ancak bunun resmi belgelerle ispatı lazımdır.
    Mehil hafta veya ay olarak tayin edilmiş ise, işlemeye başladığı gün son
haftada isim ve son ayda sayı itibariyle karşıtı olan günün tatil saatinde ve
şayet ay sonunda başlayıp da son bulduğu ayda sayı itibariyle karşıt gün yoksa
ayın son gününde biter.
    Son gün pazara veya resmi bir tatile tesadüf ederse mehil tatilin ertesi gü-
nü biter.
    Kendisine mehil verilen kimsenin ikametgahı, işlem yapacağı yerden uzak ise
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 164 üncü maddesi hükmü uygulanır.
    Eski hale getirme:

    Madde 54 - Askeri hizmetler, zorlayıcı sebepler, beklenilmeyen ve sakınılma-
sı kabil olmıyan olaylar sonucu olarak bir mehile uymak imkansızlığı meydana çı-
karsa, mehlin bitmesinden doğacak sonuca karşı eski hale getirme istenebilir.
    Yapılan bir tebliğden kusuru olmaksızın haberdar olmamak, beklenilmeyen ve
sakınılması mümkün olmıyan hallerdendir.
    Eski hale getirme dilekçesi:

    Madde 55 - Eski hale getirme dilekcesi engelin kalkmasından itibaren bir
hafta içersinde verilmek lazımgelir. Bu dilekçede mehile uyma halinde usule dair
işlemler hangi mahkemede yapılacak idi ise, oraya verilir.
    Dilekçe sahibi mehile uymamasının sebeplerini ve delillerini bildirir ve
usule dair yapmadığı işlemi dilekçeyi verdiği anda yapmakla yükümlüdür.
    Eski hale getirmenin mercii ve karar:

    Madde 56 - Mehil içinde usul işlemi yapılmış olsa idi esasa hangi mahkemede
hükmedecek idi ise eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar ve-
rir.
    Usulü dairesinde bir istem olmasa bile eski hale getirme hakkında doğrudan
doğruya karar verilebilir.
    Eski hale getirme isteminin kabulü ve reddi:

    Madde 57 - Eski hale getirme isteminin kabulüne dair kararlar kesindir. An-
cak, bu istemin reddine dair kararlar aleyhine bu kararın tebliğinden itibaren
bir hafta içinde Askeri Yargıtay`da itiraz edilebilir.
    Savaş halinde veya Türkiye Cumhuriyeti karasuları dışında bulunan savaş ge-
misinde itiraz hakkı yoktur.
     Eski hale getirme isteminin karara etkisi:

     Madde 58 - Eski hale getirme dilekçesi, önce verilen karar ve hükümlerin
yerine getirilmesini geciktirmez. Ancak mahkeme, yürütmenin geri bırakılmasına
karar verebilir.
                                   YEDİNCİ BÖLÜM
                                      Tanıklar
    Tanıkların getirilmesi:

    Madde 59 - Asker kişi olan tanıklar, bağlı bulundukları birlik komutanı veya
askeri kurum amirlerinin emri ile getirilirler.
    Diğer kişiler davetiye ile çağrılırlar. Davete uymamanın kanuni sonuçları da
davetiyede gösterilir.
    Tutuklu ve ivedi işlerde ve savaş halinde tanıklar ihzar müzekkeresi ile de
getirilebilirler. Şu kadar ki, müzekkerede bu yoldan getirilmenin sebepleri gös-
terilir ve bunlar hakkında davetiye ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygula-
nır.
    Hazırlık soruşturmasında yemin:

    Madde 60 - (Değişik:9/10/1996-4191/7 md.)
    Tanıklara, hazırlık soruşturması sırasında eskeri savcı tarafından yemin
verilir. Yemin ile dinlenilen tanığın, hazırlık soruşturmasında tekrar dinlen-
mesi gerekirse, yeniden yemin verilmeyip önceki yeminin hatırlatılmasıyla yeti-
nilebilir.
    Tanıklar hakkında uygulanacak usul hükümleri:

    Madde 61 - Bu kanunda aksi yazılı olmadıkça Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu-
nun tanıklar hakkındaki hükümleri, askeri mahkemelerde de uygulanır.
                                     SEKİZİNCİ BÖLÜM
                                Bilirkişi, Keşif ve Otopsi
    Bilirkişi:

    Madde 62 - (Değişik birinci fıkra: 9/10/1996-4191/8 md.) Çözümü özel veya
teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin rey ve mütalaasının alın-
masına karar verilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi
ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Bilirkişinin tayini
ve zorunlu olmadıkça üçten fazla olmamak üzere adedinin tespiti, hazırlık soruş-
turmasında askeri savcıya, son soruşturmada askeri mahkemeye aittir.
    Adli tıbba ilişkin konularda mümkün olduğu kadar askeri tabipler bilirkişi
olarak tayin edilirler. Bilirkişi mütalaaları yazı ile beyan olunacak ise rapor
bilirkişiler tarafından birlikte; eğer görüş ayrılığı varsa, her biri tarafından
ayrı ayrı düzenlenir.
    Belli hususlarda oy ve mütalaalarını beyan ile görevlendirilmiş resmi bi-
lirkişi mevcut ise, özel sebepler olmadıkça başkası tayin edilemez.
    Keşif:

    Madde 63 - Keşif, askeri savcılar ile askeri mahkeme veya naipleri yahut is-
tinabe olunan askeri savcı, askeri mahkeme veyahut gecikmesinde zarar umulan
hallerde en yakın adliye hakimi tarafından yapılır. Askeri mahallerde yapılacak
keşiflerde o yerdeki askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri haberdar
edilir.
    Keşif yapıldığı vakit buna dair düzenlenecek tutanakta var olan hal ve du-
rum ile olayın özelliğine göre varlığı umulup da bulunamıyan eserlerin ve izle-
rin yokluğu yazılır.
    Otopsi:

    Madde 64 - Otopsi, askeri savcı, yoksa o yerdeki Cumhuriyet savcısı veya ad-
liye hakiminin önünde en az iki tabip tarafından yapılır. Mümkün olmadığı tak-
dirde bir tabiple yetinilebilir.
    Bilirkişi, keşif ve otopside uygulanacak hükümler:

    Madde 65 - Bu kanunda aksi yazılı olmadıkça Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu-
nun bilirkişi, keşif ve otopsi hakkındaki hükümleri askeri mahkemelerde de uygu-
lanır.
                               DOKUZUNCU BÖLÜM
                                Arama ve Zapt
    Aramaya ve zapta karar verme yetkisi ve buna itiraz:

    Madde 66  - Aramaya ve zapta karar vermek yetkisi askeri mahkemeye aittir.
Ancak milli güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde askeri savcılar, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya as-
keri kurum amirleri ve bunların verecekleri emir üzerine diğer askeri makamlar
da arama yapabilirler. Askeri mahallerde yapılacak arama ve zapttan o yerdeki
askeri birlik komutanı veya kurum amiri haberdar edilir.
    Askeri mahallerden başka yerlerde yapılan aramalara ve zaptlara karşı, ic-
raattan itibaren üç gün içinde itiraz olunabilir.
    İtiraz, arama ve zapta askeri mahkemece karar verilmiş ise o mahkemeye yer
itibariyle en yakın askeri mahkemeye, diğer hallerde ise, arama ve zaptı yaptı-
ran veya buna emir veren kıta komutanı veya askeri kurum amirinin nezdindeki as-
keri mahkemeye yapılır.
    Arama esnasında bulunan diğer şeyler:

    Madde 67 - Arama esnasında soruşturulan olay ile ilgili olmıyan ve fakat ko-
vuşturmayı gerektiren diğer bir eylemin bulunduğunu gösteren maddeler de zapte-
dilir. Bunlar nezdinde askeri mahkeme bulunan kıta komutanı veya askeri kurum
amirine veyahut yetkili Cumhuriyet savcısına evrakı ile birlikte gönderilir.
    Bu takdirde 95 inci madde hükmü uygulanır.
    Arama ve zaptta uygulanacak hükümler:

    Madde 68 - Bu kanunda aksi yazılı olmadıkça, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu-
nun arama ve zapt hakkındaki hükümleri askeri mahkemelerde de uygulanır.
                                 ONUNCU BÖLÜM
                       Tutuklama, Yakalama ve Salıverme
    Tutuklama kararı ve müzekkeresi:

    Madde 69 - Sanığın soruşturma sırasında tutuklanıp tutuklanamıyacağı hakkın-
daki kararı askeri mahkeme verir. Bu karar mahkeme başkanı tarafından düzenlene-
cek tutuklama müzekkeresi ile yerine getirilir.
    Tutuklama müzekkeresine sanığın, mümkün olduğu kadar açık kimliği, şekli,
isnat olunan suç ve tutuklama sebebi yazılır.
    Tutuklama müzekkeresi, sanığın yakalanması anında ve bu mümkün olmaz ise,
hangi suç için tutuklandığı hemen bildirilmekle beraber, tutuk evine konulduğu-
nun nihayet ertesi günü tebliğ olunur.
    Tutuklama isteme yetkisi:

    Madde 70 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Sanığın tutuklanmasını askeri savcı doğrudan doğruya yetkili askeri mahkeme-
den isteyebilir.
    Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri sanı-
ğın tutuklanmasını istediği takdirde bu istemini gerekçesi ile birlikte askeri
savcıya bildirir. Askeri savcı, bu istemi yetkili askeri mahkemeye intikal et-
tirmekle yükümlüdür.
    Bu mahkeme ret veya kabul hakkında bir karar vermek zorundadır.
    Sanığın tutuklanmasını gerektiren haller:

    Madde 71 - Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler aşağıda yazı-
lı hallerde tutuklanabilirler:
    A) Kaçma şüphesini uyandıracak kuvvetli belirtiler varsa,
    B) Delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek amacı ile,
    C) Askeri disiplinin korunmasını sağlamak amacı ile,
    D) Suçun Devlet ve Hükümet nüfuzunu kıran veya memleketin emniyet ve asayi-
şini bozan eylemlerden bulunması veya genel ahlak aleyhinde işlenmiş olması ha-
linde.
    Bu olaylar ve haller kararda gösterilir.
    Aşağıda yazılı hallerde sanık daima kaçacak sayılabilir;
    A) Soruşturma konusu olan suçun ağır cezayı gerektiren bir cürüm olması,
    B) Sanığın ikametgahı veya konutunun bulunmaması veya serseri veya şüpheli
takımından olması veya kim olduğunu ispat edememesi,
    C) Yabancı olup da askeri mahkemenin davetine veya verilecek hükmün yerine
getirilmesi için geleceğinden şüphe uyandıracak ciddi sebeplerin bulunması.
    Tutuklunun sorguya çekilmesi:

    Madde 72 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Tutuklanmasına karar verilen sanık, tutulduğunda derhal ve nihayet, tutulma
yerine en yakın askeri mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç kırk sekiz
saat içinde askeri mahkeme önüne çıkarılır.
    İkiden ziyade kişinin bir suçun icrasına iştiraki suretiyle toplu olarak iş-
lenen suçlarda; sanık sayısının çokluğu veya sanıkların yahut delillerin durumu
veya suçun niteliği sebebiyle birinci fıkra hükmünün uygulanamaması halinde sa-
nık, soruşturmanın bitiminde ve her halde yedi gün içinde yetkili mahkeme veya
hakim önüne çıkarılır.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı süreler içinde sanık, askeri mahkeme önüne çı-
karılma imkanı olmadığı takdirde en yakın sulh hakimine gönderilir. Bu süreler
geçtikten sonra mahkeme veya hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılı-
namaz.
    Sanığa, sorgu sırasında tutuklama sebebi ve isnadolunan suç bildirilir. Sor-
gu sırasında tutuklama müzekkeresinin geri alındığı veya tutulan kimsenin tutuk-
lama müzekkeresindeki kimse olmadığı anlaşılırsa tutulan bu kişi derhal salıve-
rilir.
    Sanığın tutuklanmasından kimlere haber verileceği:

    Madde 73 - Sanığın tutuklanmasından, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta
komutanı veya askeri kurum amiri ile sanığın  mensup olduğu askeri birlik komu-
tanı veya askeri kurum amiri haberdar edilir.
    Tutuklanan sanık hakim önüne çıkarılınca, durum hemen yakınlarına bildiri-
lir.
    Tutuklama kararı ile ret kararına itiraz:

    Madde 74 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Tutuklama kararına karşı sanık, askeri savcı ve nezdinde askeri mahkeme ku-
rulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri,
    Tutuklama isteminin reddine dair karara karşı askeri savcı ile nezdinde as-
keri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri,
    Yedi gün içinde itiraz edebilirler.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı itirazlar, tutuklama istemini inceliyen askeri
mahkemeye en yakın askeri mahkemeye yapılır. Bu mahkemenin verdiği karar kesin-
dir.
    Ancak, itirazı tetkik eden mahkeme, sanığın tutuklanmasına karar verdiği
takdirde; sanığın, yukarıda belirtilen süre içinde itirazda bulunan nezdinde as-
keri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin nezdindeki askeri
mahkeme hariç, en yakın askeri mahkemeye yukarıdaki süre içinde itiraz edebilir.
Bu mahkemenin verdiği karar kesindir.
    Tutukluluk halinin incelenmesi:

    Madde 75 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    (Değişik birinci fıkra: 9/10/1996-4191/9 md.) Askeri savcı, tutuklamadan
itibaren en geç otuzar günlük süreler içinde tutukluluk halinin devamına lüzum
olup olmadığını doğrudan doğruya inceler; sanığın serbest bırakılmasını uygun
bulmadığı takdirde, bir sonraki incelemenin 30 gün içinde ne zaman yapılacağı-
nı sanığa bildirir.
    (Değişik: 11/8/1983 - 2875/3 md.) Askeri savcının tutukluluk halinin ince-
lenmesi için tayin ettiği tarihte sanık da tutukluluk halinin incelenmesini is-
teyebilir. Askeri savcı, yazılı düşüncesi ile birlikte bu istemi yetkili askeri
mahkemeye gönderir. Bu istem hakkında askeri mahkemenin vereceği karara karşı,
nezdinde askeri mahkeme kurulan kıt`a komutanı veya askeri kurum amiri, askeri
savcı ve sanık üç gün içinde bu mahkemeye en yakın askeri mahkemede itiraz ede-
bilir. İtirazı inceleyen askeri mahkemenin vereceği karar kesindir.
    Tutukluluk halinin devamına dair verilen kararın tebliğinden itibaren mehil
yeniden işlemeye başlar.
    Tutuklunun konacağı yer ve hakkında yapılacak işlem:

    Madde 76 - (Değişik: 15/1/1985 - 3150/1 md.)
    Tutuklanan kimse mümkün olduğu kadar hükümlülerden ayrı bir yere konur ve
ayrı bir odada bulundurulur.
    Tutuklu hakkında ancak, tutuklama ile gözetilen gayeyi ve tutukevinin düze-
nini sağlayacak kadar kayıtlamada bulunulur. Tutuklu tutukevinin düzen ve emni-
yetini bozmamak ve tutuklanmasındaki gaye ile uygun olmak şartıyla servet ve du-
rumuna göre kendisi masraf ederek istirahat veya meşgalesini düzenleyebilir. Bu
hükme uymak şartıyla okuma ve yazmaktan mahrum bırakılamaz.
    Tutuklu, tutukevinde ciddi bir tehlike teşkil ettiği veya diğer tutukluların
emniyeti için gerekli görüldüğü veya intihara veya kaçmaya kalkıştığı veya bu
yolda hazırlıkta bulunduğu takdirde sağlığına zarar vermeyecek tedbirler alına-
bilir.
    Askeri tutukevinin kanun, yönetmelik ve emirlerle tespit edilmiş düzenini
bozan tutuklular hakkında, askeri cezaevindeki hükümlülere uygulanan tedbir ve
disiplin cezaları ile bunların neticelerine dair hükümler tatbik olunur.
    Tutuklu, duruşmaya bağlı olmayarak çıkarılır.
    Tutuklama müzekkeresinin geri alınması veya hükmünün sona ermesi:

    Madde 77 - Tutuklama müzekkeresi, tutuklama sebeplerinin kalkması ile geri
alınacağı gibi, beraete veya kamu davasının düşmesine karar verilmek suretiyle
de sona erer.
    Bir kanun yoluna başvurma, sanığın salıverilmesini geri bırakmaz.
    Askeri savcının sanığı salıvermesi:

    Madde 78 - Askeri savcı sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar ve-
rirse, tutukluluk müzekkeresi hükümsüz kalır ve bu takdirde askeri savcı sanığın
derhal salıverilmesini sağlar.
    Askeri savcı soruşturmanın niteliğine göre tutukluluk halinin devamına lü-
zum görmezse, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanının veya askeri ku-
rum amirinin uygun mütalaası üzerine de yukardaki fıkra hükmünü uygular.
    Yakalama:

    Madde 79 - Suçüstü halinde asker kişinin kaçması umulur veya hemen kimliği-
nin tesbiti mümkün olmazsa veya gecikmesinde sakınca bulunan veyahut tutuklama
müzekkeresi kesilmesini gerektiren hallerde, bu asker kişi; amiri, üstü, askeri
karakol, nöbetçi ve devriye, askeri savcı veyahut askeri inzibat ve zabıta memu-
ru ve herkes tarafından yakalanabilir.
    Resmi elbiseli subay, askeri memur, askeri öğrenci ve astsubayların kaçması
veya kimliklerinin tayininin mümkün olmaması veya gecikmesinde sakınca bulunması
ihtimali, ancak ağır cezalı suçüstü hallerinde varid sayılabilir.
    İşlenmekte olan suç, suçüstü halidir. Henüz işlenmiş suç ve suçun işlenme-
sinden hemen sonra zabıta veya suçtan zarar gören kişi veyahut başkaları tara-
fından takibedilerek veyahut suçun pek az evvel işlendiğini gösteren eşya veya
izlerle yakalanan kimsenin işlediği suç da suçüstü hali sayılır.
    Yakalanan kimsenin sorguya çekilmesi:

    Madde 80 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Yakalanan kişi serbest bırakılmaz ise hemen en yakın askeri inzibat karako-
luna veya askeri makama teslim olunur veya yetkili askeri inzibat gelinceye ka-
dar olay yerinde tutulur.
    Bu makam yakalanan kişiden askeri savcıyı ve Cumhuriyet Savcısını haberdar
eder.
    Yakalanan kişi derhal ve nihayet, tutulma yerine en yakın askeri mahkemeye
gönderilmesi için gerekli süre hariç kırksekiz saat içinde askeri mahkeme önüne
çıkarılır.
    (Değişik: 21/1/1981 - 2376/3 md.) İkiden ziyade kişinin bir suçun icrasına
iştiraki suretiyle toplu olarak işlenen suçlarda; sanık sayısının çokluğu veya
sanıkların yahut delillerin durumu veya suçun niteliği sebebiyle birinci fıkra
hükmünün uygulanmaması halinde sanık, soruşturmanın bitiminde ve herhalde 15
gün içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılır.
    3 ve 4 üncü fıkralarda yazılı süreler içinde sanık, askeri mahkeme önüne çı-
karılma imkanı olmadığı takdirde en yakın sulh hakimine gönderilir. Bu süreler
geçtikten sonra mahkeme veya hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılı-
namaz.
    Askeri mahkeme veya sulh hakimi, yakalanmayı gerektiren bir hal görmez veya
yakalama sebepleri ortadan kalkmış bulunursa yakalanan kişinin serbest bırakıl-
masını emreder.
    Aksi halde tutuklamaya ait hükümler uygulanır.
                                ONBİRİNCİ BÖLÜM
                           İfade Alma ve Sorgu (1)
     Asker kişilerin getirilmesi (1)

     Madde 81- (Değişik birinci fıkra: 9/10/1996-4191/11 md.) Asker kişiler,
ifadelerinin alınması veya sorguları için bağlı bulundukları askeri birlik ko-
mutanının veya askeri kurum amirinin emri ile getirilirler.
     Tutuklu olanlar muhafaza altında gönderilir.
----------------
(1) Bölüm başlığı ile 81 inci maddenin başlığı, 9/10/1996 tarih ve 4191 Sayılı
    Kanun ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    Tutuklu olanlar muhafaza altında gönderilir.
    Asker olmayan kişilerin getirilmesi: (1)

    Madde 82 - (Değişik birinci fıkra: 9/10/1996-4191/12 md.) Asker olmayan
kişiler, ifadelerinin alınması veya sorguları için davetiye ile çağrılırlar:
gelmezlerse, zorla getirilecekleri davetiyeye yazılır.
    Hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi için yeter sebepler bulunan sanık
zorla getirilebilir.
    İhzar müzekkeresinde sanığın açık kimliği, şekli ve kendisine yönetilen suç
ve zorla getirilme sebepleri ile nereye ve ne zaman teslim edileceği belirtilir.
    Savaş halinde asker kişi olmıyan sanıklar zorla getirtilebilirler.
    İhzar müzekkeresiyle yakalanan bir sanık derhal ve nihayet 24 saat içinde
ihzar müzekkeresi çıkaran makama teslim edilemiyeceği anlaşılırsa en yakın aske-
ri mahkeme ve buna imkan olmadığı takdirde en yakın sulh hakimi önüne çıkarılır.
    İhzar müzekkeresi ile ancak bu süre içinde hürriyetinden yoksun bırakılabi-
lir.
    Sorgunun usulü:

    Madde 83 - Sorgunun başlangıcında sanığa isnat olunan suçun neden ibaret ol-
duğu anlatılır.
    Sorgu, sanığın kendi lehine olup söyliyeceği delillere engel olmamalıdır.
    Sanığın birinci sorgusunda, kim olduğu ve şahsi halleri hakkında da bilgi
alınır.
    Sanığın evvelce ifadesi alınmış olsa bile, ağır cezalı işlerde askeri savcı
tarafından her halde sorguya çekilir.
    Geçici olarak işten el çektirme:

    Madde 84 - Askeri savcı, asker kişi olan bir sanığın yapılan soruşturma do-
layısiyle geçici olarak işten el çektirilmesini lüzumlu görürse, bu hususta ka-
rar verilmesini nezdinde askeri mahkeme kurulan yetkili kıta komutanı veya aske-
ri kurum amirinden ister. Kıta komutanı veya askeri kurum amiri bu hususta en
geç 3 gün içinde kararını verir ve sonucunu askeri savcıya bildirir.
    Bu işlem açığa çıkarma değildir.
                                     ONİKİNCİ BÖLÜM
                                        Savunma
    Sanığın kendisine müdafi tutması:

    Madde 85 - Sanık soruşturmanın her safhasında bir veya birden fazla müdafiin
yardımına başvurabilir.
    Sanığın kanuni mümessilleri varsa onlar da sanığa müdafi tutabilirler.
    Savaş halinde müdafilerin sayısı sınırlanabilir.
    Müdafiler:

    Madde 86 - Müdafi, avukatlık veya dava vekilliği etmeye kanunen yetkili olan
kimselerden tutulur.
    Askeri mahkemenin bulunduğu yerde avukatlık veya dava vekilliği etmeye kanu-
nen yetkili kimse yoksa, hukuk fakültesini bitirmiş subaylar (Askeri hakim ve
askeri savcı ile yardımcıları hariç) ve bunlar da yoksa diğer subaylar müdafi
tutulabilirler.
    Subaylar, savunmayı kabul etmeleri için en yakın amirinin iznini almak zo-
rundadırlar. Askeri mahkemelerin doğrudan doğruya tutacağı müdafiler, askeri
mahkemenin bulunduğu yerde olan veya askeri mahkemeye en yakın bulunan barolar
ile haberleşilerek seçilir. Bunlar hizmetten kaçınamazlar.
-------------------
(1) Madde başlığı, 9/10/1996 tarih ve 4191 Sayılı Kanunla, metne işlendiği
    şekilde değiştirilmiştir.
    Askeri mahkemece müdafi tutulması:

    Madde 87 - Sanık 15 yaşını bitirmemiş olur veya sağır veya dilsiz veya ken-
disini savunamıyacak derecede beden ve akılca sakat bulunursa ve müdafii de yok-
sa kendisine askeri mahkemece bir müdafi tutulabilir.
    Sonradan sanık müdafi tutarsa, askeri mahkemenin tuttuğu müdafiin görevi so-
na erer.
    Müdafiin görevini yapmaması halinde uygulanacak işlem:

    Madde 88 - 87 nci madde hükmüne göre tutulan müdafi duruşmada hazır bulunmaz
veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veyahut görevini yapmaktan kaçınırsa as-
keri mahkeme sanığa yeniden bir müdafi tutabilir. Bu takdirde askeri mahkeme du-
ruşmanın tehir veya talikine karar verebilir.
    Eğer yeni müdafi, savunmasını hazırlamak için mehil isterse, duruşma tehir
veya talik olunur.
    Müdafiin kusuru sonunda duruşma tehir veya talik olunduğu takdirde bundan
ileri gelen giderler de kendisine yükletilir.
    Bu hal müdafi hakkında inzıbati ceza verilmesine engel değildir.
    Müşterek savunma:

    Madde 89 - Aynı davada birden fazla sanıkların çıkarları birbirine uygun
ise hepsinin savunması bir müdafiye verilebilir. Bu halde sanıkların hepsini
veya bir kısmını aynı surette ilgilendiren evrak için yalnız bir tebliğ yapılır.
Ancak, bu evrak sanık sayısı kadar çoğaltılarak tebliğe eklenir.
    Müdafiin evrakı incelemesi:

    Madde 90 - Müdafi iddianamenin askeri mahkemeye verilmesinden itibaren dava-
ya ait her çeşit evrakı incelemek ve dosyadan istediği evrakın birer benzerini
almak hakkına sahiptir.
    Bundan önce de soruşturmanın amacını bozmıyacağı anlaşılırsa soruşturmaya
ait her çeşit evrak ve belgeleri incelemesi için müdafiye izin verilir.
    Sanığın sorgusuna ait tutanak, bilirkişi raporları ve sanığın hazır bulunma-
ya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ait tutanakların müdafi tarafından ince-
lenmesine hiçbir vakit karşı konulamaz.
    (Ek: 11/8/1983 - 2875/4 md.) Savaş halinde ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri
uygulanmayabilir.
    Tutuklunun müdafii ile görüşmesi:

    Madde 91 - Tutuklu, müdafii ile her zaman görüşebilir ve haberleşebilir.
    İddianame askeri mahkemeye verilinceye kadar sanığın bilmesi uygun görülme-
yen hususların kendisine duyurulması askeri savcı tarafından yasaklanabilir. Bu
tedbirlere karşı askeri mahkemede itiraz olunabilir.
    Tutuklama sebebine göre, gerektiğinde iddianamenin askeri mahkemeye veril-
mesine kadar sanık ile müdafiinin görüşmesinde askeri savcı veya yardımcısı ha-
zır bulunabilir.
    Müdafi ücreti:

    Madde 92 - Askeri mahkemece tutulan müdafiye tarifesine göre Devlet Hazine-
sinden ücret verilir.
    Hükümlüye, Hazinenin rücu hakkı vardır.
                                    İKİNCİ KISIM
                                   Yargılama Usulü
                                    BİRİNCİ BÖLÜM
                             Kamu Davasının Hazırlanması
    Suçların ihbarı:

    Madde 93 - Askeri suçlara dair asker kişiler tarafından yapılacak sözlü ve
yazılı ihbar ve şikayetler silsile yolu ile sanığın amiri olan askeri makama ya-
pılır.
    Sözlü ihbarlar üzerine tutanak düzenlenir.
    Kovuşturulması şikayete bağlı suçların şikayetinde de aynı hüküm uygulanır.
    Asker kişilerden başkası tarafından yapılacak sözlü veya yazılı ihbar ve şi-
kayetler, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri dairesinde yetkili makamlara
veya sanığın amiri olan askeri makama yapılır.
    Şüpheli ölüm ihbarları:

    Madde 94 - Asker kişilerden birinin ölümünün tabii sebeplerden ileri gelme-
diği şüphesini verecek belirtiler olur, yahut kimliği bilinemiyen bir asker ki-
şinin ölüsü bulunursa asker ve sivil zabıta memurları ve köy muhtarları durumu,
Cumhuriyet savcılarına ihbar etmekle beraber en yakın askeri makama da bildir-
mekle yükümlüdürler.
    Ölünün gömülmesi, ancak askeri savcının veya askeri makamın veya zorunluk
halinde Cumhuriyet savcısının veya sulh hakiminin yazılı iznine bağlıdır.
    Bir suç işlendiğinin ögrenilmesi ve ilk tedbirler:

    Madde 95 - Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapı-
lacak askeri yargıya tabi suç ihbar ve şikayetleri sanığın amiri olan makama
gönderilir.
    Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri maiyetinden birinin kendisine
ihbar veya şikayet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği suçları hakkında aske-
ri mahkemede soruşturma yapılması gerekiyorsa, sanığın kimliğini, isnatolunan
suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir vaka raporu düzenler ve adli yönden
bağlı bulunduğu askeri mahkemenin nezdinde kurulduğu kıta komutanı veya askeri
kurum amirine gönderir.
    (Değişik: 28/6/1984 - 3034/2 md.) Teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıt`a
komutanı veya askeri kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askeri savcıya
gönderir ve sanığın tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir.
8 inci maddenin son fıkrası hükmü saklıdır.
    Ağır cezalı veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askeri savcılar der-
hal soruşturmaya başlarlar. Zorunluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı
tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askeri mahkemenin
nezdinde kurulduğu komutan veya askeri kurum amirine bildirilir.
    Cumhuriyet savcıları, zabıta makam ve memurları ve askeri amirler askeri
savcının işe el koymasına kadar eylemin sübut vasıtalarının ve delillerinin kay-
bolmasını önliyecek, gecikmesinde sakınca umulan tedbirleri alırlar.
    Şahsi dava hakkında, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki hükümler uygulanır.
    Hazırlık soruşturması:

    Madde 96 - Askeri savcı 95 inci maddede yazılı usul ve yollarla bir suçun
işlendiğini öğrenir öğrenmez, kamu davasının açılmasına lüzum olup olmadığına
karar verilmek üzere bir hazırlık soruşturması yapar.
    Basit işlerde disiplin amirinin veya disiplin subayının yaptığı soruşturma
ile yetinilebilir.
    Sanık suçunu itiraf etse bile, öz vakanın soruşturulması gerekir.
    Askeri savcı, yalnız sanığın aleyhinde olan hususları değil, lehinde olan
cihetleri de arar ve kaybolmasından korkulan delillerin toplanmasına ve zaptına
çalışır.
    Savaş halinde bu soruşturma mümkün olduğu kadar çabuklaştırılır.
    Askeri savcıların yetkisi:

    Madde 97 - Askeri savcılar hazırlık soruşturması sırasında bütün resmi ve
özel makam ve kurumlardan her türlü bilgi istiyebilirler.
    Gerek doğrudan doğruya ve gerekse askeri zabıta aracılığı ile her türlü so-
ruşturmayı yapabilirler.
    Bütün zabıta, makam ve memurları, askeri savcının soruşturma ile ilgili is-
temlerini yapmakla yükümlüdürler.
    Askeri savcılar; diğer askeri savcılar ile Cumhuriyet savcılarını istinabe
edebilirler.
    Askeri savcının soruşturma istemi:

    Madde 98 - Askeri savcılar, ancak hakim tarafından yapılabilecek olan bir
soruşturma işlemine lüzum görürlerse, bu istemlerini nezdinde bulundukları aske-
ri mahkemeye veya işlemin cereyan edeceği yerdeki askeri mahkemeye, yoksa sulh
hakimine bildirirler.
    Bu makamlar, işin gereğine göre istenen işlemin yapılmasının mümkün bulunup
bulunmadığını incelerler.
    Tutanak ve düzenlenmesi:

    Madde 99 - Her soruşturma işlemi bir tutanak ile tesbit edilir. Önemsiz iş-
lerde bir not yazılması ile yetinilebilir.
    Tutanak askeri savcı ile soruşturma esnasında bulunan tutanak katibi tara-
fından ve notlar yalnız askeri savcı tarafından imza edilir.
    Tutanak, işlemin nerede ve ne vakit yapıldığını ve işleme katılan veya bunda
ilgisi olan kişilerin adlarını ve soyadlarını ve yargılama usulünün esaslı ku-
rallarına uyulup uyulmadığının anlaşılmasına elverişli olacak açıklamayı kapsar
ve ilgililere okutturularak veya okunarak imza ettirilir. İmzadan kaçınılırsa
sebepleri yazılır.
    Sanığın, tanıkların ve bilirkişilerin dinlenmesinde tutanak katibi bulunur.
Zorunluk halinde ehliyetli ve uygun birisine yemin ettirilmek suretiyle bu görev
yaptırılabilir.
    Keşif, muayene, tanık ve bilirkişi işlerinde bulunacaklar:

    Madde 100 - Keşif ve muayenenin yapılması sırasında askeri savcı, sanık ve
müdafii hazır bulunabilirler.
    Bir tanık veya bilirkişinin duruşma sırasında hazır bulunamıyacağı umulur
veya konutunun uzaklığı sebebi ile hazır bulunması güç görülürse, bu tanık veya
bilirkişinin dinlenilmesinde de aynı hüküm uygulanır.
    Bu işlerde hazır bulunma hakkına sahip olanlara keyfiyet, işin geri kalması-
na meydan vermemek kaydı ile, bu işin yapılması gününden evvel haber verilir.
    Sanıklar, tutuklu bulundukları bina içinde yapılacak işlerde hazır bulunmayı
istiyebilirler.
    Bu işlerde hazır bulunmaya yetkili olan kimseler, kendilerine ait engelleyi-
ci sebeplere dayanarak işin başka bir güne bırakılmasını istiyemezler.
    Sanığın hazır bulunmayacağı hal:

    Madde 101 - Sanığın hazır bulunması, tanıklardan birinin gerçeğe uygun ta-
nıklık etmesine engel olacağından korkulursa, o işte sanığın bulunmamasına karar
verilebilir.
    Komutan veya askeri kurum amirinin soruşturmada  yetkisi:

    Madde 102 - Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum
amiri soruşturma safhası hakkında, askeri savcıdan bilgi istiyebilir.
    Askeri savcının kendiliğinden yapacağı soruşturma işleri:

    Madde 103 - Hazırlık soruşturması sırasında bu soruşturmanın başka bir ki-
şiyi veya suçu kapsıyacak şekilde genişletilmesi gerekirse, askeri savcı ivedi
hallerde bu soruşturmayı kendiliğinden yapar.
    Bu halde 95 inci maddenin 4 üncü fıkrası hükmü uygulanır.
    Askeri hakimler ve savcılar hakkında soruşturma:

    Madde 104 - Askeri hakimler ile askeri savcılar veya yardımcıları hakkında
özel kanuna göre soruşturma yapılır.
    Kovuşturmaya yer olmadığı kararı:

    Madde 105 - (Değişik: 9/10/1996 - 4191/13 md.)
    Askeri savcı, 8 inci ve 95 inci maddeler gereğince kendisine intikal eden
soruşturma evrakını inceledikten sonra, keyfiyeti soruşturmaya değer görmez veya
yapılan hazırlık soruşturması sonunda kamu davası açılmasını haklı göstermeye
yetecek sebep bulunmazsa,kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek sebepleri ile
birlikte dosyasına koyar.
    Bu karar, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıt`a komutanı veya askeri
kurum amirine, sanığa, suçtan zarar görene ve şikayetçiye bildirilir.
    Askeri  savcının soruşturmanın geçici olarak tatiline karar vermesi:

    Madde 106 - Askeri savcı sanığın gaip olması veya suçu işledikten sonra akıl
hastalığına uğraması sebeplerinden dolayı kamu davasının açılmasının imkansızlı-
ğını anlarsa veya kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda, şikayet olunmamış
veya kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı suçlarda izin veya
karar alınmamış ise, soruşturmanın geçici olarak tatiline karar verir ve sebep-
leri ile birlikte dosyasına koyar.
    Askeri savcının kararına itiraz:

    Madde 107 - Askeri savcı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı
ile soruşturmanın geçici olarak tatiline dair karara karşı, suçtan zarar gören
ile nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri, kara-
rın kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içinde bu kararı veren askeri savcı-
nın nezdinde olduğu askeri mahkemeye yer itibariyle en yakın askeri mahkemede
itiraz edebilirler. En yakın askeri mahkemenin tayininde kararsızlık olursa, bu
husus Milli Savunma Bakanlığınca giderilir.
    İtiraz isteminde kamu davasının açılmasını haklı gösterecek olaylar ve de-
liller gösterilir.
    İtirazın incelenmesi ve soruşturmanın genişletilmesi:

    Madde 108 - İtiraz üzerine askeri savcının o zamana kadar yaptığı soruştur-
mayı içine alan dosya, itirazı inceliyecek olan askeri mahkemeye gönderilir.
    Askeri mahkeme, mehil tayin ederek bir diyeceği varsa bildirmesi için itiraz
istemini sanığa tebliğ edebilir.
    Askeri mahkeme kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine lüzum gö-
rürse gereken soruşturmayı yetkili askeri savcıya yaptırabilir.
    İtirazın reddi:

    Madde 109 - İtiraz süresi içinde yapılmamış veya sebep gösterilmemişse veya-
hut kamu davasının açılması için yeter sebepler bulunmazsa askeri mahkeme itira-
zı reddeder.
    Red kararı suçtan zarar görene; eğer itiraz nezdinde askeri mahkeme kurulan
kıta komutanı veya askeri kurum amiri tarafından yapılmış ise bu makama tebliğ
olunur ve ayrıca askeri savcıya ve sanığa bildirilir.
    İtiraz reddedildikten sonra kamu davası ancak yeni olaylara ve yeni delille-
re dayanılarak açılabilir.
    İtirazın kabulü:
    Maddde 110 - Askeri mahkeme, itirazın yerinde ve haklı olduğuna kanaat geti-
rirse, sanık hakkında kamu davası açılmasının gerekli olduğuna karar verir ve
evrakı yetkili askeri savcıya gönderir.
    Bu karar üzerine askeri savcı soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu da-
vasını açar.
    Milli Savunma Bakanının askeri savcıya emir vermesi:

    Madde 111 -  Askeri savcı tarafından verilip süresi içinde itiraz edilmiyen
veya itiraz edilip de süresi içinde itiraz edilmediğinden veya sebep gösterilme-
diğinden hakkındaki itiraz reddolunmuş bulunan kovuşturmaya mahal olmadığına ve
soruşturmanın geçici olarak tatiline dair kararlar üzerine, Milli Savunma Bakanı
soruşturmaya devam edilmesi veya kamu davası açılması hususlarında askeri savcı-
ya emir verebilir.
    Kamu davasının açılması hususunda verilecek emir üzerine askeri savcı, so-
ruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davasını açar.
    Dosyanın yetkili makama gönderilmesi:

    Madde 112  -  Askeri savcı, işin nezdinde bulunduğu askeri mahkemenin görev
ve yetkisi dışında olduğunu görürse dosyanın yetkili veya görevli makama gönde-
rilmesine karar verir.
    Bu karara karşı sanık ve suçtan zarar gören ile nezdinde askeri mahkeme ku-
rulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri 15 gün içinde itiraz edebilir.
    Bu itiraz hakkında 107, 108 ve 1O9 uncu madde hükümleri uygulanır.
    Yeni bir suçtan dolayı soruşturmanın tatili ve yeniden başlanabilmesi:

    Madde 113 - Sanığa yargılama sonunda verilecek cezanın; sanığın diğer bir
suçtan dolayı kesin hükümlü olduğu veya diğer bir suçtan hükümlü olacağı cezaya
etkisi yoksa, askeri savcı, kamu davasının açılmasından vazgeçip soruşturmanın
geçici olarak tatiline karar verebilir.
    Tatil kararı, evvelce kesin hükümlülükten dolayı verilmiş ve bu ceza düşmüş
veya değiştirilmiş ve zamanaşımı süresi de geçmemiş ise yeniden soruşturmaya
başlanır.
    Tatil kararı, işlenen bir suçtan dolayı verilecek ceza gözönünde tutularak
verilmiş ve fakat bu cezaya hükmedilmemiş ve zamanaşımı süresi de geçmemiş olur-
sa aynı hüküm uygulanır.
    Kamu davasının açılması:

    Madde 114  -  Askeri savcı, yapılan hazırlık soruşturması sonunda kamu dava
sı açılmasını haklı göstermeye yetecek sebepler bulunursa bir iddianame ile as-
keri mahkemede davayı açar.
    İddianame:

    Madde 115 - İddianame, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden iba-
ret bulunduğunu ve kanuni unsurları ile delillerini, uygulanması istenen kanun
maddelerini ve varsa Hazine zararını ve duruşmanın hangi askeri mahkemede yapı-
lacağını gösterir.
    İddianameye itiraz olunamaz.
                                    İKİNCİ BÖLÜM
                                  Duruşma Hazırlığı
    Duruşma gününün ve subay üyenin tesbiti:

    Madde 116 - Duruşmanın yapılacağı günün tayini ve subay üyenin tesbit edi-
lip, yazılı olarak bağlı olduğu askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri
aracılığı ile çağrılması askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi tarafından yapı-
lır.
    Ağır cezalı veya genel ahlaka aykırı olan suçlar ile tutuklu işlerin davala-
rı önce görülür.
    Çağrı - tebliğ ve sübut araçları:

    Madde 117 - Askeri savcı tayin olunan duruşma günü için gerekli hazırlıkları
yapar, davetiyeleri gönderir ve suçun sübutuna yarıyacak eşyayı mahkemeye verir.
Tanık ve bilirkişilerin çağrılmaları ve getirilmeleri, birinci kısmın yedi ve
sekizinci bölüm hükümlerine göre yapılır.
    Sanık veya tanık yahut bilirkişinin çok olmasından veya sanığın sorgusunun
uzaması ihtimalinden dolayı duruşmanın bir günde bitmiyeceği anlaşılırsa, askeri
mahkeme kıdemli askeri hakimi tanıklarla bilirkişilerin hepsini veya bir kısmını
sonraki duruşmaya çağırtabilir.
    İddianamenin sanığa tebliği:

    Madde 118 (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    İddianame sanığa davetiye ile birlikte verilir.
    İddianamenin asker kişilere usulen tebliği sırasında kendilerinin savunma
amaciyle bir istemleri varsa vaktinde bildirmeleri gereği de hatırlatılır.
    Tutuklu olan ve olmıyan sanıkların çağrılması:

    Madde 119 - Sanık olan asker kişiler, tayin olunan zamanlarda 81 inci madde-
ye göre askeri mahkemeye getirilirler.
    Asker kişilerden başka tutuklu olmıyan sanıklara tebliğ olunacak davetiyeye
özürsüz gelmediği takdirde tutuklanacağı veya zorla getirileceği yazılır.
    Tutuklu olan sanıklar 81 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre çağırılır-
lar.
    Bu hallerde 135 inci madde hükmü saklıdır.
    Savaş halinde bütün sanıklar zorla getirilebilirler.
    Tebliğ ile duruşma günü arasındaki süre:

    Madde 120 - İddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en aşağı bir haf-
ta geçmelidir.
    Sanık uygun görürse bu süre azaltılabilir.
    Bu süreye uyulmamış ise iddianamenin okunmasından önce sanık duruşmanın teh-
ri veya talikını istiyebilir.
    Savaş halinde bu fıkralar hükümleri uygulanmıyabilir.
    Müdafiinin çağrılması:

    Madde 121 - Müdafi, gerek askeri mahkemece tutulmuş olsun, gerekse sanık ta-
rafından seçilip de askeri mahkemeye bildirilmiş bulunsun sanık ile birlikte
çağrılır.
    Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi:

    Madde 122 - Sanık, duruşmaya tanık veya bilirkişi çağırılmasını veyahut di-
ğer savunma delillerinin toplanmasını isterse bu delillerin ilgili bulunduğu va-
kıalar gösterilmek şartı ile duruşma gününden beş gün evvel bu konudaki dilekçe-
sini askeri mahkemeye verir.
    Er ve erbaşların bu istemleri en yakın amir tarafından düzenlenecek bir tu-
tanakla tesbit edilir.
    Askeri mahkeme kıdemli askeri hakiminin bu istemlere ilişkin kararları hemen
sanığa tebliğ olunur.
    Sanığın kabul olunan istemleri askeri savcıya da bildirilir.
    Sanığın tanık ve bilirkişiyi doğrudan doğruya çağırtması veya birlikte ge-
tirmesi:

    Madde 123 - Tanık ve bilirkişi çağırılması hakkındaki istemi reddolunan sa-
nık, yol giderleri ile kaybedeceği vakit için tarifeye göre verilmesi gerekli
tazminatı mahkeme kalemine depo etmek şartı ile bu kimseleri doğrudan doğruya
çağırtabileceği gibi önceden bir istemde bulunmasa da kendisi birlikte getire-
bilir.
    Yukarıki fıkra uyarınca mahkemece çağırılan kimse, yol gideri ile vakit kay-
bı tazminatı davetiyenin tebliği sırasında kendisine verilir veya bu paraların
mahkeme kalemine depo edildiği kendisine bildirilirse, duruşmada hazır bulunmak
zorundadır.
    Çağırtılan kimsenin sözleri duruşma sırasında işin aydınlanmasına yararsa,
mahkeme istem halinde yukarıdaki fıkrada yazılı gider ve tazminatın Devlet Ha-
zinesinden verilmesine karar verir.
    Kıdemli hakimin delil toplaması:

    Madde 124 - Askeri mahkeme kıdemli askeri hakimi de kendiliğinden tanık ve
bilirkişilerin çağırılmasına ve başkaca sübut delillerinin toplanmasına karar
verebilir.
    Çağırılan tanık ve bilirkişilerin sanığa ve askeri savcıya bildirilmesi:

    Madde 125 - Sanık, doğrudan doğruya çağırttığı veya duruşmaya birlikte ge-
tireceği tanık ve bilirkişilerin ad ve soyadları ile konut ve ikametgahlarını
zamanında askeri savcıya bildirir.
    Askeri savcı da iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine çağırılan
tanık ve bilirkişiden başka gerek askeri mahkeme kıdemli askeri hakiminin kararı
ve gerekse kendiliğinden başka kimseleri çağırtacak ise bunların isimleri ile
konut veya ikametgahlarını sanığa zamanında bildirir.
    Naip veya istinabe yolu ile dinlenilme:

     Madde 126 - Hastalık, sakatlık veya önüne geçilmesi mümkün olmıyan başka
bir sebeple, bir tanık veya bilirkişinin uzun veya belli olmıyan bir süre için
duruşmada hazır bulunmasının kabil olamıyacağı anlaşılırsa, askeri mahkeme bir
naip tarafından veya istinabe yolu ile onun dinlenmesine karar verebilir. Naip,
askeri hakimlerden olur. Yemin verilmesi gereken hususlarda tanık veya bilirkişi
yeminle dinlenir.
    Bu hüküm konutlarının uzak bulunmasından ötürü çağırılmaları zor olan tanık
ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanabilir.
    (Ek: 11/8/1983 - 2875/5 md.) Ek 1 inci madde kapsamına giren davalarda tanık
ve bilirkişileri istinabe yoluyla dinlemeye askeri mahkemenin askeri hakim sını-
fından bir üyesi yetkilidir.
    Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi, yeniden keşif ve mua-
yene, iddianamenin geri alınması:

    Madde 127 - İşin gecikmesine sebep olmıyacaksa tanık ve bilirkişinin dinlen-
mesi için tayin edilen gün askeri savcıya, sanığa ve müdafiye bildirilir. Bun-
ların, dinlenme sırasında hazır bulunmaları şart değildir. Düzenlenen tutanak
askeri savcıya ve müdafiye gösterilir.
    Tutuklu olan sanık, ancak tutuklu bulunduğu yerdeki askeri mahkeme binası
içinde yapılacak bu nevi işlerde hazır bulunmayı istiyebilir.
    Duruşmanın hazırlanması için yeniden keşif ve muayeneye ihtiyaç görüldüğü
takdirde aynı suretle işlem yapılır.
    Yeni haller ve sebepler çıktığında askeri savcı duruşma başlamadan evvel sa-
nık lehine olarak iddianamesini değiştirebilir veya geri alabilir.
    Böyle bir halde soruşturmaya ait hükümler uygulanır.
                                    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                    Duruşma Usulü
    Duruşma:

    Madde 128 - Duruşmada, hükme katılacaklar ile askeri savcı ve tutanak kati-
binin hazır bulunmaları şarttır. (1)
    Duruşma ara verilmeksizin yapılır.
    Birden çok askeri savcı, müdafi ve tutanak katibinin duruşmaya katılması:

    Madde 129 - Birden çok askeri savcı veya askeri savcı ve yardımcısı ile tu-
tunak katibi ve müdafi aynı zamanda duruşmaya katılabilecekleri gibi değişme su-
retiyle de işi aralarında bölebilirler.
    Tehir ve talik istemi ve kararlar:

     Madde 130 - Duruşmanın tehirine veya talikine dair istemlere, askeri mah-
keme karar verir.
     88 inci maddede yazılı hal dışında müdafiin engeli olması, tehir ve talik
isteminde bulunmak için sanığa bir hak vermez.
     120 nci maddede yazılı süreye uyulmamış ise askeri mahkeme kıdemli askeri
hakimi duruşmanın tehir veya talikini istemeye hakkı oldugunu sanığa bildirir.
     Tehir süresi ve duruşmanın tekrarı:

     Madde 131 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
     Tehir olunan duruşmaya, zorunluk olmadıkça, sekiz günden fazla ara veril-
mez.
-----------------------------------
(1)  Bu hükmün uygulanmasında ek 1 inci maddeye bakınız.
    Tehir süresi sekiz günü geçtiği veya 130 uncu maddeye göre duruşma talik
olunduğu veyahut askeri mahkeme kurulu arasında kısmen veya tamamen değişiklik
olduğu takdirde eski duruşma tutanaklarının okunması yolu ile duruşma tekrarla-
nır.
    Savaş halinde ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
    Askeri mahkemenin vereceği tutukluluk kararı:

    Madde 132 - (Değişik: 9/10/1996 - 4191/14 md.)
    Askeri mahkeme, duruşmanın tehir ve taliki halinde veya hüküm ile birlikte
71 inci maddede yazılı hallerde tutuklama kararı verebilir. Tutuklama kararına
karşı 74 üncü madde gereğince itiraz edilebilir.
    Askeri mahkeme; tutuklu bulunan sanığın duruşmasında, tutukluluk halinin de-
vamının gerekip gerekmeyeceğini, her oturumda veya şartlar gerçekleştiğinde da-
vanın açılmasından hükmün kesinlişmesine kadar askeri savcı veya sanığın istemi
üzerine veya resen inceleyerek karara bağlar.
    Sanığın gelmemesi:

    Madde 133 - (Değişik birinci fıkra: 11/8/1983 - 2875/6 md.) 147 nci maddenin
2 nci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere askeri mahkemeye gelmeyen sanık hakkında
duruşma yapılamaz.
    Gelmemenin haklı sebeplere dayandığı ispatlanamaz ise, gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde 119 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı sanıklar hakkında,
zorla getirilme veya tutukluluk kararı verilebilir.
    (Ek: 21/1/1981 - 2376/4 md.) Yargılandığı suçtan ötürü yüzüne karşı verilmiş
bir tutuklama kararından sonra firar eden sanığın duruşmada sorguya çekilmiş ve
artık duruşmada hazır bulunmasına mahkemece lüzum görülmemiş olması halinde dava
gıyabında görülerek bitirilebilir.
    Duruşma sırasında sanığın savuşması:

    Madde 134 - Sanık duruşmanın devamı süresince hazır bulunur. Ağır cezalı iş-
lerde askeri mahkemece savuşmanın önüne geçmek için gerekli tedbirler alınır ve
duruşmanın 24 saati geçmiyen tehiri hallerinde sanığın en çok bu süre kadar göz
altında tutulmasına karar verilebilir.
    Sanık gelmese de duruşma yapılabilecek haller:

    Madde 135 - İddianamede yazılı olan suç, gerek yalnız ve gerekse birlikte
olarak, para cezası ile hafif hapsi veya zoralımı gerektirirse sanık gelmese de
duruşma yapılabilir.
    Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede ve askeri kişiler için 118
inci madde gereğince yapılacak tebliğlerden kendisi gelmese de duruşmanın yapı-
labileceği yazılır.
    Sanığın duruşmadan vareste tutulması:

    Madde 136 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Sanık veya vekaletnamesinde sarahat bulunması halinde müdafiin istemi üzeri-
ne, sanık, duruşmada hazır bulunmak zorunluluğundan vareste tutulabilir.
    (Değişik: 11/8/1983 - 2875/7 md.) Sanığın bu istemi hakkında askeri mahkeme-
ce karar verilir. Bu takdirde sanık mahkemece iddia hakkında sorguya çekilmemiş
ise, davaya esas olan vakıalar üzerine, istinabe suretiyle sorguya çekilir. Ek 1
inci madde kapsamına giren davalarda istinabe edilen mahkeme askeri mahkeme ise,
sanığı dinlemeye bu mahkemenin askeri hakim sınıfından bir üyesi yetkilidir.
    Sanık talik veya tehiri takibeden günde duruşmaya gelmez ise, dava hakkında
evvelce kendisi sorguya çekilmiş ve artık huzuruna mahkemece lüzum görülmemiş
olursa vareste istemi olmasa dahi dava gıyabında bitirilebilir.
    Sanık, davanın görüldüğü askeri mahkemeden uzakta bulunan bir mahalde her-
hangi bir suçtan ötürü tutuklu bulunmakta veya cezası infaz edilmekte ise, du-
ruşmadan vareste tutulma isteminde bulunmasa dahi, bulunduğu yerdeki mahkeme
aracılığı ile sorgusu ve ağır cezalı işlerde esas hakkındaki iddiadan sonra sa-
vunması tespit olunur.
    Sorguya ait tutanak duruşma sırasında okunur.
    Askeri mahkemece sanığın bizzat hazır bulunmasına veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde zorla getirilmesine her zaman karar verilebilir.
    Sanık bulunmaksızın duruşma yapılabilecek olan davalarda sanığın müdafi gön-
derme yetkisi vardır.
    (Ek: 21/1/1981 - 2376/5 md.) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu di-
ğer sebeplerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya
tutukevine nakledilmiş olan tutuklunun sorgusu yapılmış olması şartıyla hazır
bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için celbedilmemesine mahkemece ka-
rar verilebilir.
    (Ek: 11/8/1983 - 2875/7 md.) Bulunmaması nedeniyle sorgusu yapılmayan sanık
hakkında, toplanan delillere göre mahkümiyet dışında bir karar verilmesi gerek-
tiği kanaatine varılırsa, sanığın sorgusu yapılmasa dahi dava gıyabında bitiri-
lebilir.
    Davaların birleştirilmesi ve ayrılması:

    Madde 137 - Askeri mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlı-
lık görürse, bu bağlılık 18 inci maddede gösterilen şekilde olmasa da birlikte
bakmak ve hükmolunmak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.
    Birleştirilen davalar hakkında her zaman ayrılma kararı verilebilir.
    Duruşmanın açıklığı:

    Madde 138 - Askeri mahkemelerde duruşma her zaman açıktır. Ancak genel ahla-
kın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmanın bir
kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına askeri mahkeme karar verebilir.
    Duruşmanın kapalı yapılması kararı ve sebepleriyle hüküm açık olarak tefhim
edilir.
    Açıklığın kaldırılması hakkındaki duruşmanın kapalılığı:

    Madde 139 - Yukardaki maddede gösterilen hallerde duruşma açıklığının kaldı-
rılması istemine dair yapılacak olan duruşma, istem üzerine veya askeri mahkeme-
ce uygun görülürse kapalı yapılır.
    Kapalılık sebeplerinin açıklanmaması için uyarma:

    Madde 140 - Duruşmanın kapalı yapılmasını gerektiren sebeplerin açığa vurul-
maması hususunda, askeri mahkeme başkanı askeri mahkemede bulunması zorunlu
olanları uyarır.
    Sanığın astı olanların duruşmada bulunmaması:

    Madde 141 - Duruşmada asker kişilerden, sanığın astı olanlar dinleyici ola-
rak bulunamazlar. Sanıklar birden çok ise en büyüğünün rütbe ve kıdemi esas alı-
nır.
    Suçtan zarar gören asker kişi, rütbesi ne olursa olsun, duruşmada hazır bu-
lunabilir. Ancak, askeri mahkeme disiplin sebeplerinden dolayı bu kimseyi de du-
ruşma salonundan çıkarabilir.
    Yayım yasağı:

    Madde 142 - Kapalı yapılan yargılamanın yayımlanması yasaktır.
    Açık yapılan yargılamaların yayımı; milli güvenliği veya genel ahlakı koru-
mak,kişilerin haysiyet,şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı,
suç-
                                                                         *
suz kişilerin suçlu duruma düşmesini veya gerçek suçluların kurtarılmasını önle-
mek için askeri mahkemenin kararı ile yasaklanabilir.
    Bu konuda verilecek karar açık olarak tefhim edilir.
    (Değişik: 9/10/1996 - 4191/15 md.) Yasağa aykırı hareket edenler hakkında,
asıl davaya bakan askeri mahkemece Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 377 nci
maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
    Duruşmanın inzibati:

    Madde 143 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Duruşmanın inzibatını sağlamak askeri mahkeme başkanına aittir.
    Duruşmanın inzibatını bozan her kişiyi, askeri mahkeme başkanı duruşma salo-
nundan çıkartır.
    Mahkemeye, mahkeme başkanı ve üyelerinden herhangi birine, askeri savcıya,
tutanak yazarına ve görevlilere karşı uygun olmayan söz ve davranışlarda bulunan
kişi hakkında askeri mahkemece tutuklama kararı verilir ve bu kişi yirmi dört
saat içinde sorguya çekilerek inzibati nitelikte olmak üzere bir aya kadar hafif
hapis cezası ile cezalandırılır. Tutuklu veya hükümlüler hakkında bu ceza hücre-
de infaz olunur. Bu kararlar kesindir.
    (Ek: 21/1/1981 - 2376/6 md.) Yukarıdaki fıkralar uyarınca duruşma salonundan
çıkarılan veya tutuklanan kimse sanık veya müdahil ise, sonra gelen oturumda da
duruşmayı önemli ölçüde aksatacak davranışlara devam edeceği anlaşılır ve hazır
bulunması gerekli görülmezse yokluğunda duruşmaya devam olunmasına mahkemece ka-
rar verilebilir. Bu karar esasa ilişkin iddia ve savunmanın yapılmasına engel
olacak biçimde uygulanamaz.
    Bir kimse askeri mahkemede duruşma sırasında bir suç işlerse askeri mahkeme,
olayı tespit eder ve bu hususta düzenleyeceği tutanağı yetkili makama gönderir.
71 inci maddeye giren hallerde askeri mahkeme o kişinin tutuklanmasına da karar
verebilir. Mahkeme, duruşmanın inzibatını bozan sözlü ve yazılı beyanat ve dav-
ranışlar ile mahkemeye, mahkeme başkanı ve üyelerden herhangi birine, askeri
savcıya, tutanak yazarına ve görevlilere karşı uygun olmayan söz ve davranışlar
hakkında yayın yasağı koyabilir; bu yasağa rağmen yayında bulunanlar askeri mah-
keme tarafından üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile birlikte 1 000 liradan
3000 liraya kadar ağır para cezası verilir.
    Savaş halinde:
    Duruşmanın inzibatını bozan sanık ve müdafileri, o günkü duruşmanın tamamına
çıkmamak üzere askeri mahkeme başkanı salondan çıkartır. Birden ziyade duruşma-
dan çıkarılan sanık ve müdafiler bir daha aynı dava ile ilgili duruşmalara katı-
lamazlar.
    Yukarda yazılı hallerde salondan çıkarılan sanık ve müdafiler, mahkemenin
tayin edeceği süre içinde yazılı savunma verebilirler.
    Duruşmanın yönetimi:

    Madde 144 - Duruşmayı askeri mahkeme kurulundaki en kıdemli askeri hakim yö-
netir. Bu hakimin görevini yapmasına kanuni engeller çıkarsa kendisinden sonra
gelen askeri hakimler kıdemlerine göre bu görevi yaparlar.
    Duruşmada ilgili olanlardan biri, duruşmanın yönetimine ilişkin kıdemli as-
keri hakim tarafından alınan bir tedbirin yerinde olmadığını ileri sürerse, as-
keri mahkeme bu konuda karar verir.
    Tanık ve bilirkişilere soru sorulması:

    Madde 145 - Askeri savcı ve sanık tarafından gösterilen tanıklarla bilirki-
şilerin dinlenmelerini ve bunlara soru sormayı mahkeme üyelerinden biri veya as-
keri savcı veya müdafi isterlerse, bunların soru sormasına izin verilir.
    Gerekli olmıyan ve dava ile ilgili bulunmıyan soruları duruşmayı yöneten as-
keri hakim yasaklıyabilir.
    Bir sorunun sorulmasının gerekli bulunup bulunmadığında kararsızlık olursa,
askeri mahkeme bu hususta karar verir.
    Duruşmanın başlaması:

    Madde 146 - (Değişik: 11/8/1983 - 2875/8 md.)
    Duruşmaya sanık, müdafi, tanık ve bilirkişilerin yoklaması ile başlanır.
    Bu işlemden sonra tanıklar ve bilirkişiler duruşma salonundan çıkarılırlar.
Sanığın kimliği tespit edilir, hüviyetini söylemeyen sanığın dosyada kayıtlı hü-
viyetinin tutanağa geçirilmesi ile yetinilir. Kimlik tespitinden sonra askeri
savcı; suç teşkil eden eylemin neden ibaret bulunduğunu ve kanuni unsurları ile
uygulanması istenen kanun maddelerini belirtmek suretiyle iddianameyi özetleye-
rek okuyabilir. Bundan sonra 83 üncü madde gereğince sanığın sorgusu yapılır.
    Delillerin ikamesi:

    Madde 147 - Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ikamesine başla-
nılır.
    (Ek: 11/8/1983 -  2875/9 md.) Sanığın sorgusunun yapılamamış olması delille-
rin ikamesine mani değildir. Ancak sonradan gelen sanığa, ikame edilen delille-
rin içeriği bildirilir.
    Bir delilin iradı hususundaki istemin reddi söz konusu olur veya bazı delil-
lerin iradına izin verilmesi duruşmanın tehir veya talikini gerektirirse askeri
mahkeme bu hususta bir karar verir.
    Askeri mahkeme istem üzerine veya kendiliğinden tanık veya bilirkişi çağrıl-
masını ve başka sübut sebeplerinin hazırlanmasını ve iradını emredebilir. Bu ko-
nularda 126 ve 127 nci maddelerin hükümleri uygulanır.
    Delillerden vazgeçilmesi ve delillerin reddi:

    Madde 148 - Askeri savcı ile sanık birleşirlerse, askeri mahkeme herhangi
bir delilden vazgeçebilir. Eğer delillerden birinin önemsiz olduğuna askeri mah-
kemece karar verilir veya sanık lehine evvelce sabit olmuş bir duruma ilişkin
olursa, askeri mahkeme bu delili reddedebilir. Bu husustaki karar gerekçesiyle
tutanağa geçirilir.
    59 - 65 inci maddeler hükümleri askeri mahkemelerde de uygulanır.
    Delil ve vakıanın geç iradedilmesi:

    Madde 149 - Delilin veya ispat olunacak vakıanın geç iradedilmesi, ikamesi
isteminin reddine sebep olmaz.
    Bununla beraber tanıkların ve bilirkişinin isimleri hasıma geç tebliğ edil-
miş ve ispat edilecek olay hasım tarafından izahatta bulunmıya vakit elverişli
olmıyacak derecede geç bildirilmiş ise, hasım tarafı, delillerin ikamesi sona
ermeden önce bilgi edinmek üzere duruşmanın tehir veya talikını istiyebilir.
    Askeri mahkemece çağrılacak tanıklar ve bilirkişi hakkında askeri savcı ve
sanığın aynı hakkı vardır.
    Sorguda sanığın dışarı çıkarılabilmesi:

    Madde 150 - Askeri mahkeme suç ortağının veya tanığın, sanığın yüzüne karşı
gerçeği söyliyemiyeceğinden şüphe ederse, bunların sorguları veya dinlenilmeleri
sırasında sanığı dışarı çıkarabilir.
    Sanık tekrar askeri mahkemeye getirildiği zaman yokluğunda geçen söz ve iş-
lerin esaslı noktaları kendisine bildirilir. Sanık mahkemenin sükünetini bozdu-
ğundan dolayı dışarı çıkarılmış ise yine bu hüküm uygulanır.
    Tanıkların ve bilirkişilerin mahkemeden uzaklaşmaları:

    Madde 151 - Tanık ve bilirkişi dinlendikten sonra, ancak duruşmayı yöneten
askeri hakimin izni ile askeri mahkemeden çıkabilirler. Bunun için önce askeri
savcıya ve sanığa sorulur.
    Duruşma sırasında okunacak sübut sebepleri:

    Madde 152 - Sübut sebepleri olarak kullanılacak senetler ve diğer evrak du-
ruşma sırasında okutturulur.
    Evvelce verilmiş olan hükümlülük ilamları ile adli sicil özetleri, şahsi du-
rum sicilleri, plan ve keşfe ait tutanaklar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
    Delilin bir tanık olması:

    Madde 153 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Bir vakıanın delili yalnız bir tanığın bilgi ve görgüsünden ibaret ise bu
tanık duruşmada dinlenir.
    Tanığın evvelce alınmış ifadesinin okunması sözlü tanıklık yerine geçmez.
    Savaş halinde yukardaki fıkralar hükmü uygulanmıyabilir.
    Tutanağın okunması ile yetinme:

    Madde 154 - Bir tanık veya bilirkişi veya sanığın suç  ortaklarından biri
ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş veya konutu bulunamamış olursa evvelce
alınmış ifadesinin okunması ile yetinilebilir.
    Sanığın evvelce hükümlü olan suç ortağı hakkında da bu hüküm uygulanır.
    İfadeler 100 üncü maddenin 2 ve 4 üncü fıkraları ve 126 ile 127 nci maddele-
rin hükümleri dairesinde alınmış veya böyle olmayıp da yine okunması askeri sav-
cı veya sanık tarafından istenmiş ise bu ifadeler de okunabilir.
    Evvelki ifadelerin bu suretle okunması ancak, askeri mahkemenin kararı ile
olur. Bu kararı gerektiren sebeplerle, ifadeleri alınmış olanların evvelce ye-
minli dinlenip dinlenmedikleri tutanağa geçirilir. Bu hükümler tanık ve bilirki-
şinin yeniden dinlenmesi halinde yeminin lüzumuna dair olan hükümler değiştire-
mez.
    Duruşmadan önce dinlenip de ilk defa duruşma esnasında tanıklık etmekten çe-
kinmek hakkını kullanan tanığın yazılı ifadesi okunmaz.
    Tanık ve bilirkişinin evvelki ifadelerinin okunması:

    Madde 155 - Bir tanık veya bilirkişi bir hususu hatırlıyamadığını ifade
ederse bu konuda evvelce düzenlenen tutanağın o vakıaya ait kısmı okunarak mese-
leyi hatırlamasına yardım edilir. Tanığın son tanıklığı ile önceki ifadesi ara-
sında aykırılık bulunup da duruşmayı kesmeksizin başka suretle bu aykırılığın
giderilmesi mümkün olmazsa, evvelce alınmış ifadesi okunabilir.
    Sanığın eski ifadesinin okunması:

    Madde 156 - Sanığın, askeri savcı tarafından düzenlenen tutanaktaki ifadesi
ikrarına delil olmak üzere okunabilir.
    (Değişik: 11/8/1983  - 2875/10 md.) Sanığın duruşmadaki ifadesi ile evvelce
alınan ifadeleri arasında bir aykırılık görülürse ve aykırılığın başka türlü gi-
derilmesi mümkün olmazsa eski ifadeleri okunabilir.
    İfadelerin okunduğunun tutanağa geçirilmesi:

    Madde 157 - 155 ve 156 ncı maddelerde yazılı hallerde sanık ve askeri savcı-
nın istemi üzerine okunma, sebepleri ile beraber tutanağa geçirilir.
    Raporların ve diğer evrakın okunması:

    Madde 158 - Sanığın ceza sicilleri, içinde mütalaa bulunan resmi evrak,
muayene ve bilirkişi raporları ile amir ve üstlerin bir düşünceyi kapsayan be-
yannameleri okunur.
    Bu raporlar üzerinde açıklamaya lüzum görülürse imza edenlerin ayrıca yazılı
veya sözlü olarak mütalaaları alınır. Şu kadar ki, keşif ve muayeneye dair olan
mütalaalar bir kurul tarafından verilmiş ise askeri mahkeme duruşma esnasında
kurulun mütalaasını açıklamak görevini, üyelerinden birine verilmesini kuruldan
ister.
    Bir makamın uzmanlık raporu alınmış ise, açıklama için bir memuru istenebi-
lir.
    Delillere karşı ne diyeceğinin sanıktan sorulması:

    Madde 159 - Tanığın ve bilirkişinin veya suç ortağının dinlenmesinden veya
herhangi bir yazılı delilin okunmasından sonra, bunlara karşı sanığın bir diye-
ceği olup olmadığı sorulur.
    Askeri savcı, davaya katılan, davacı ve sanığın iddia ve savunması:

    Madde 160 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Delillerin ikamesi ve tartışması bittikten sonra söz davacıya ve davaya ka-
tılana, onlardan sonra da iddiasını bildirmek üzere askeri savcıya ve daha sonra
da sanığa verilir.
    Askeri savcı, sanığa, tanık ve müdafii de savcıya cevap vermek hakkına sa-
hiptir.
    Duruşmayı yöneten askeri hakimin müsaadesi ile davacıya da cevap verebilir.
Son söz sanığındır.
    Sanık namına müdafi tarafından savunmada bulunursa da savunmaya ekliyecek
başka bir şey olup olmadığı sanığa sorulur.
    Savaş halinde sözlü savunma veya yazılı savunmanın okunması süre bakımından
mahkemece kısıtlanabilir.
    Tercüman bulundurulacak haller:

    Madde 161 - Sanık Türkçe bilmiyorsa bir tercüman aracılığı ile hiç olmazsa
askeri savcının ve müdafiin son iddia ve savunmalarının sonuçları kendisine an-
latılır.
    Sağır veya dilsiz olan sanığa bunlar yazı ile, bu mümkün olmazsa işaretle-
rinden anlıyan bir kimse aracılığı ile bildirilir.
    Duruşmanın bitmesi ve hüküm:

    Madde 162 - Duruşma hükmün tefihimi ile biter.
    Hüküm, sanığın beraetine veya hükümlülüğüne veya duruşmanın tatiline veya
davanın düşmesine veyahut ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen karar-
lardan birine dair olur.
    Askeri mahkeme, kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda kanuni süresi geçmi-
yen bir şikayet yapılmamış veya kamu davasının açılması önce izne veya karar
alınmasına bağlı suçlarda, izin veya karar alınmamış olursa veya sanığın akıl
hastalığına tutulduğu veya gaip olduğu anlaşılırsa, duruşmanın tatiline kovuş-
turulması şikayete bağlı suçlarda, suçtan zarar gören kişi şikayetten vazgeçmiş
veya kanuni süresi geçtikten sonra şikayet yapılmış ise veya sanık ölmüş veyahut
suç genel affa veya zamanaşımına uğramış ise davanın düşmesine karar verir.
    (Ek: 9/10/1996 - 4191/16 md.) Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde
duruşmanın tatili veya düşme kararı verilemez.
    (Ek: 9/10/1996 - 4191/16 md.) Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş
bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir.
    Delillerin değerlendirilmesi:

   Madde 163 - Askeri mahkeme irad ve ikame olunan delilleri, duruşmada edinece-
ği kanıya göre değerlendirir.
   Hukuk mahkemelerini ilgilendiren konularda yapılacak işlem:

   Madde 164 - Bir eylemin suç olup olmaması hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi
gereken bir konuya bağlı ise, askeri mahkeme bu  konuda da bu kanundaki usul ve
deliller hakkında uygulanan kurallara, göre karar verir.
   Bununla beraber, mahkeme duruşmayı talik ve hukuk davası açılması için ilgi-
lilere bir mehil verebilir. Bu konu hakkında hukuk mahkemesinde açılmış bir da-
va varsa bu hususta bir hüküm çıkmasını da bekliyebilir.
    Askeri mahkemelerde duruşma sırasında suçtan zarar görenler ile sanıkların
yaşlarında, ceza hükümleri bakımından gerekli görülecek düzeltmelerin de Nüfus
Kanunundaki usule göre yapılması askeri mahkemeye aittir. Bu hususta verilecek
karar esas hükümle birlikte temyiz olunabilir.
    Hükmün konusu ve eylemin değerlendirilmesi:

    Madde 165 - Hükmün konusu, duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen
eylemden ibarettir. Eylemin değerlendirilmesinde, askeri mahkeme, iddianame,
iddia ve savunmalar ile bağlı değildir.
    Suçun mahiyet ve niteliğinde değişme:

    Madde 166 - Sanık, suçun hukuki mahiyetinin değişmesinden önce haber verilip
de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça iddianamede kanuni unsur-
ları ile gösterilen suça ilişkin kanun hükmünden başkası ile mahküm edilemez.
    Cezanın artırılmasını gerektirecek sebeplerin ilk defa duruşmada ileri sü-
rülmesi halinde de aynı hüküm uygulanır.
    Askeri mahkeme istem üzerine veya kendiliğinden bu değişikliklerden dolayı
iddia ve savunmanın yeterlikle hazırlanabilmesi için duruşmayı tehir ve talik
edebilir.
    Sanık savunmasını yeterlikle hazırlıyamadığından bahisle, kendisini iddiana-
mede yazılı suçtan daha ağır bir madde hükmünün uygulanmasını gerektiren veya
ikinci fıkrada gösterilen mahiyette ileri sürülen, yeni hallerin varlığını bil-
direrek itirazda bulunursa, askeri mahkeme sanığın istemi üzerine duruşmanın
başka bir ğüne tehir ve talikine karar verir.
    (Ek: 21/1/1981-2376/7 md.; Değişik:9/10/1996-4191/17 md.) İddianamede gös-
terilen suçun temas ettiği kanun maddelerinde belirtilen cezadan daha az bir
ceza verilmesini gerektiren hallerde; hazır bulunan sanıkla ilgili duruşma, ek
savunma için talik edilmez. Sanık hazır bulunmuyorsa ve 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerine göre meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmez
veyahut davetiye tebliğ edilemez ise, bu maddenin birinci fıkrası hükmü uygu-
lanmaz.
    Duruşmada sanığın yeni bir suçunun meydana çıkması:

    Madde 167 - Sanığın, iddianamede yazılı suçtan başka bir suç işlemiş olduğu
duruşmada meydana çıkarsa; askeri savcının istemi ve sanığın rızası üzerine her
ikisi birlikte hükmolunmak üzere bu suç, duruşması yapılmakta olan suçla birleş-
tirilebilir.
    Yeni suç ağır cezalı işlerden veya askeri mahkemenin yetkisi dışında bulu-
nursa bu hüküm uygulanmaz.
    Kararların görüşülmesi ve oyların toplanması:

    Madde 168 - Karar görüşmelerinin yönetimi, çözümlenecek konuların düzenlen-
mesi ve oyların toplanması duruşmayı yöneten askeri hakim tarafından yapılır.
    Oylamaya katılma zorunluğu:

    Madde 169 - Askeri mahkeme başkan ve üyelerinden hiç biri her hangi bir konu
üzerinde azınlıkta kaldığını ileri sürerek oylamaya katılmaktan çekinemez.
    Hüküm ve kararlarda gerekli oy sayısı:

    Madde 170 - Askeri mahkemelerde hüküm ve kararlar oy birliği veya oy çokluğu
ile verilir. Muhalefet sebeplerinin tutanakta gösterilmesi gereklidir. Oylar
dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk elde edilinceye kadar kendi-
sine en yakın olan oya tabi olur.
    Oy sırası:

    Madde 171 - Oylar, en küçük rütbeden başlayıp rütbe ve kıdem sırası ile ve-
rilir. Duruşmayı yöneten hakim oyunu en son kullanır.
    Görüşmeye katılacak olanlar:

    Madde 172 - Görüşmede ve oy vermede hükme katılacak askeri mahkeme üyelerin-
den başkası bulunamaz.
    Askeri mahkeme nezdinde staj yapanlar başkanın müsaadesi ile bulunabilirler.
    Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar:

    Madde 173 - Sanık mahküm olursa, hükmün gerekçesinde mahkemece suçun kanuni
unsurları olarak sabit ve gerçekleşmiş sayılan vakalar gösterilir. Eğer delil
başka vakalardan çıkarılmış ise bunlar da hükümde gösterilir.
    Bundan başka hükümlülüğe dair hükmün gerekçesi Ceza Kanununun uygulanan mad-
desini ve ceza miktarının tayinine askeri mahkemeyi gösteren halleri kapsar.
    Ceza Kanununun genel olarak daha hafif bir cezanın uygulanmasını, hafifleti-
ci bir halin varlığına bağlı kılmış ise bu sebeplerin kabul veya reddolunması
halinde hükmün gerekçesinde bunlar da gösterilir.
    Beraet halinde, hükmün gerekçesi sanığa isnat olunan suçu işlediğinin sabit
olmamasından mı yoksa sabit ve gerçekleşmiş sayılan eylemin kanunda bir mahkümi-
yeti gerektirmediğinden mi beraetine hükmolunduğu gösterilir.
    Hükmün ne suretle tefhim olunacağı:

    Madde 174 - Hükmün tefhimi, duruşmanın sonunda ve nihayet duruşmanın bitme-
sinden itibaren bir hafta içinde, hüküm fıkrasının okunması ve gerekçesinin bil-
dirilmesi suretiyle olur.
    Hüküm fıkrasının okunması her halde gerekçenin bildirilmesinden evvel olur.
Hüküm fıkrası ayakta dinlenir.
    Hükmün tefhimi geri bırakılmışsa gerekçesi tefhimden evvel yazılır.
    Hükmün tefhiminden sonra duruşmayı yöneten eskeri hakim hazır bulunan sanı-
ğa, varsa kanun yollarını ve usullerini anlatır. Sanık hazır bulunmaksızın tef-
him olunan hükümler usulen sanığa tebliğ olunur.
    Yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmiyen haller:

    Madde 175 - Askeri mahkemece, davanın yetkili olmıyan bir askeri savcı tara-
fından açılmış olması veya sanığa aynı eylemden dolayı disiplin amirlerince ceza
verilmiş bulunması sebepleriyle yetkisizlik veya görevsizlik kararı veremez.
    Görevsizlik ve yetkisizlik kararı:

    Madde 176 - Duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadı-
ğı anlaşılırsa askeri mahkeme görevsizlik karari verir.
    Sanığın rütbesi veya sınıfı uygun değilse yetkisizlik kararı verilir.
    Bu kararlar temyiz olunabilirler ve iddianamenin bütün sonuçlarını meydana
getirerek aynı şartlara tabi olurlar.
    Duruşma tutanağı ve kapsayacağı hususlar:

    Madde 177 - (Değişik: 8/6/1972 - 1596/1 md.)
    Duruşma için bir tutanak düzenlenir. Bu tutanak duruşmayı yöneten askeri ha-
kim ile tutanak katibi tarafından duruşmayı yöneten askeri hakimin engeli varsa
kuruldaki diğer askeri hakim tarafından imzalanır.
    Çok sanıklı davalarda duruşma safahatı; mahkemenin uygun ve lüzum göreceği
teknik araçlarla tespit olunabilir. Sonradan düzenlenecek duruşma tutanakların-
dan birer suret önceden isteyen sanık ve müdafie verilir.
    Duruşma tutanağı:
    A) Duruşmanın yapıldığı yeri ve tarihini,
    B) Askeri mahkeme kurulunun, askeri savcının, tutanak katibinin ve varsa
tercümanın ad ve soyadlarını,
    C) İddianamede nitelendirildiği gibi suçun ne olduğunu,
    D) Sanıkların, müdafilerin, davacıların ve davaya katılanların, vekillerinin
 ve kanuni mümessillerinin ad ve soyadlarını,
    E) Duruşmanın açık mı veya gerekçesinin beyanı ile kapalı mı yapıldığını
kapsar.
    Tutanağa yazılacak diğer noktalar:

     Madde 178 - Tutanak, duruşmada geçen iddia ve beyanları ve sanığın sorgu ve
savunmasını ve dinlenen tanık ve bilirkişilerin ad ve soyadlarını, yaşlarını ve
yerlerini ve sanıkla olan ilişikliklerini yeminli veya yeminsiz dinlendiklerini
ve bunların evvelce bir hakim tarafından alınmış ifadeleri yoksa ağızlarından
çıktığı gibi davayı aydınlatmaya yarıyan sözlerini ve eğer hakim tarafından
alınmış ifadeleri olup da duruşmadaki sözleri evvelkini tekrardan ibaret ise bu
durumun kaydı ile yetinilerek ancak sonraki sözleri öncekinden farklı olduğunda,
bunların neler olduğunu ve birbiri ile nasıl uzlaştırıldığını ve eğer uzlaştırı-
lamamış ise bu hususu ve duruşmada okunan evrak ve belgelerin neler olduğunu ve
tarihlerini ve sanığın dinlenen tanık veyahut bilirkişilerin ifadelerine ve oku-
nan evrak ve belgelere ve suç eşyasına nasıl cevaplar verdiğini, kısacası, du-
ruşmada geçen bütün vakaları ve arada verilen kararları ve en son hüküm fıkrası-
nı kapsar; ve duruşmada yargılama usulünün esaslı kurallarına uyulduğunu da
açıkça gösterir.
    Tutanağın ispat kuvveti:

     Madde 179 - Duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni kurallara uyulup
uyulmadığı ancak, tutanakla ispat olunabilir. Tutanağın bu kısımlarına karşı
yalnız sahtelik iddiası ileri sürülebilir.
     Hüküm fıkrası:

     Madde 180 - Hükmün gerekçesi tamamiyle tutanağa yazılmamış ise tefhimden
itibaren yedi gün içinde yazılarak dava dosyasına konulur.
     Hüküm ve kararlar buna katılan askeri mahkeme kuruluna dahil olanlar tara-
fından imza edilir. Hükmün aslının yazılmasında askeri mahkeme kuruluna dahil
olanlardan biri imza edemiyecek durumda ise engelin sebebi duruşma hakimi veya
diğer askeri hakim üye tarafından hükmün altına yazılır.
    (Değişik: 9/10/1996 - 4191/18 md.) Hüküm fıkrasında; 162 nci maddeye göre
verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin ve verilen cezanın
nevi ile s