Hukuk Forumları.
 Anasayfa   Hukuk Portal   Forumlar   Yönetim   SSS     Üye Kayıt
Eski HUKUKİ NET : Eski Hukuk Portalı  | Hukukçu Blogları  | Hukuk Forumları  | Aktif Konular  | Hukuk Haberleri  | Hukuk Ansiklopedisi  | Hukuk Arama  | Hukuk Linkleri  | Hukuk ilanları  | Hukuk Terimleri  | Dilekçeler - Hukuk Programları - Sözleşme Örnekleri

| Üye | Aktif Üyeler | Aktif forumlar | Geçmiş forumlar | TC. Mevzuatı   | Osmanlı Dönemi Kanunları Numerik | 1920-1960 arası kanunlar (alfabetik) | 1920-1960 arası kanunlar (numerik) | 1960-1961 arası kanunlar (alfabetik) | 1960-1961 arası kanunlar (numerik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (alfabetik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (numerik) | Kanun Hükmünde Kararname | Tüzük | Yönetmelik | Talimatname | Muhtelif Mevzuat
Forum Kategorileri | Forum Arama | Programlar  |
Hukuk Arama Motoru | Site Ekle | Hukuk Güncel Haber | Mevzuat | Kanun | Khk. | Tüzük | Yönetmelik | İçtihat | Yarışma | Ne Yeni ? | Dizin 

TÜRKİYE CUMHURIYETI ANAYASASI (1) Mevzuat Listesi

                      TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (1)
    Kanun Numarası           : 2709
    Kabul Tarihi             : 18/10/1982
    Yayımlandığı R.Gazete    : Tarih : 9/11/1982 Sayı:17863 (Mükerrer)
    Yayımlandığı Düstur      : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 3
                         B A Ş L A N G I Ç  (2)
    Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk`ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun
inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
    Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak,
Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile
çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
    Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk
Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir
kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icap-
larıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
    Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına
gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla
sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu;
    Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının,
Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerle-
rinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşı-
sında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duy-
gularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
--------------
(1)  Bu Anayasa Kurucu Meclis tarafından kabul olunmuş ve 24/9/1982 tarihli,
     2707 sayılı Kanuna göre 9 Kasım 1982 tarihinde halkoyuna sunularak kabul
     edilmiştir.
(2) Anayasa`nın Başlangıç metni 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun`un
    1 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik
ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk
düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu
yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
    Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve
kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve
millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürri-
yetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve
"Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine
hakları bulunduğu;
    FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve
mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere.
    TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet
sevgisine emanet ve tevdi olunur.
                                 BİRİNCİ KISIM
                                 GENEL ESASLAR
    I. Devletin şekli

    Madde 1 - Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
    II. Cumhuriyetin nitelikleri

    Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, baş-
langıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
    III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti

    Madde 3 - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili
Türkçedir.
    Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
    Milli marşı "İstiklal Marşı"dır.
    Başkenti Ankara`dır.
    IV. Değiştirilemeyecek hükümler

    Madde 4 - Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu
hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü mad-
desi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
    V.  Devletin temel amaç ve görevleri

    Madde 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını
ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki-
şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette
sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve
manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
    VI. Egemenlik

    Madde 6 - Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
    Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organ-
ları eliyle kullanır.
    Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa
bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet
yetkisi kullanamaz.
    VII.  Yasama yetkisi

    Madde 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin-
dir. Bu yetki devredilemez.
    VIII.  Yürütme yetkisi ve görevi

    Madde 8- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tara-
fından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
    IB.  Yargı yetkisi

    Madde 9- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır.
    B. Kanun önünde eşitlik

    Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
    Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
    Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik
ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
    (*) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama
geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile ek fıkra.

    BI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

    Madde 11  - Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
    Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
                            İKİNCİ KISIM
                      TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
                            BİRİNCİ BÖLÜM
                            GENEL HÜKÜMLER
    I.  Temel hak ve hÜrriyetlerin niteliği

    Madde 12 - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez
temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
    Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere
karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
    II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

    Madde 13 - Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeni
nin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması
amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle,
Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
    Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik
toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında
kullanılamaz.
    Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin
tümü için geçerlidir.
    III.  Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

    Madde 14  - Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve
Cumhuriyetin
varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin
bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer
sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep
ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan
bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar.
    Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya
tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
    Anayasanın hiçbir hükmü,Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok
etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
    IV.  Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

    Madde 15 - Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla,
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen
veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere
aykırı tedbirler alınabilir.
    Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukuna uygun fiiller
sonucu meydana gelen ölümler (*) dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve
manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz;
suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;suçluluğu mahkeme kararı ile
saptanıncaya  kadar kimse  suçlu sayılamaz.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile değişik;
İkinci fıkrada yer alan "ile, ölüm cezalarının infazı" ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır. 

    V. Yabancıların durumu

    Madde 16 - Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası
hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.

                              İKİNCİ BÖLÜM
                        KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
    I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı

    Madde 17 - Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir.
    Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütün-
lüğüne dokunulamaz;rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
    Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşma-
yan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
    (*) Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi,
bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi,bir ayaklanma veya isyanın
bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği
emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği
zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile değişik;
Dördüncü fıkrada yer alan "Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi
hali ile" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır. 

    II.Zorla çalıştırma yasağı

    Madde 18 - Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
    Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk
süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek
hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaş-
lık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
    III.  Kişi hürriyeti ve güvenliği

    Madde 19 - Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
    Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
    Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirle-
rinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yü-
kümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün
gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir ka-
rarın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir
kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esas-
lara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri ver-
me kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında
kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
    Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, de-
lillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecik-
mesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
    Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve
haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde
sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar
bildirilir.
    Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderil-
mesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suç-
larda en çok onbeş gün içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler ola-
ğanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
    Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun
açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınla-
rına derhal bildirilir.
    Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya ko-
vuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine ge-
tirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
    Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu
hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen
serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hak-
kına sahiptir.
    Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, ka-
nuna göre, Devletçe ödenir.
    IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
    A.  Özel hayatın gizliliği

    Madde 20 - Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini iste-
me hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Adli soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
    Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olma-
dıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin
emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara
el konulamaz.
    B. Konut dokunulmazlığı

    Madde 21 - Kimsenin konutuna dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği haller-
de, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin konutuna
girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
    C. Haberleşme hürriyeti

    Madde 22 - Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
    Haberleşmenin  gizliliği esastır.
    Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olma-
dıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin
emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
    İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
    V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti

    Madde 23 - Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
    Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi
sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını ko-
rumak;
    Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenme-
sini önlemek;
    Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
    Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ülkenin ekonomik durumu, vatandaşlık
ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
    Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
    VI.  Din ve vicdan hürriyeti

    Madde 24 - Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
    14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve tö-
renler serbesttir.
    Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlana-
maz.
    Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapı-
lır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zo-
runlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak,
kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
    Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen
de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz
sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut
dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
    VII.  Düşünce ve kanaat hürriyeti

    Madde 25 - Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
    Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklama-
ya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
    VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

    Madde 26 - Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yol-
larla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürri-
yet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek
serbestliğinide kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
    Bu hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırıl-
ması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başka-
larının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngör-
düğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
    Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi
bir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar, plaklar,ses
ve görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne göre verilmiş
hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili
kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma kararını veren merci bu kararı-
nı, yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün
içinde karara bağlar.
    Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici
hükümler,bunların yayımını engellememek kaydıyla,düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
    IB. Bilim ve sanat hürriyeti

    Madde 27- Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama,
yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
    Yayma hakkı,Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiş-
tirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
    Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla dü-
zenlenmesine engel değildir.
    B. Basın ve yayımla ilgili hükümler
    
    A. Basın hürriyeti

    Madde 28- Basın hürdür,sansür edilemez.Basımevi kurmak izin alma ve mali
teminat yatırma şartına bağlanamaz.
    Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz.
    Devlet,basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
    Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hüküm-
leri uygulanır.
     Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte
olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazı-
yı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler,
bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar.Tedbir yolu ile dağıtım
hakim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkca yetkili
kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci,bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en
geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
    Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla
belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak
üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
    Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyle; Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahla-
kın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkca yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Top-
latma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yet-
kili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz sayılır.
    Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle
zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
    Türkiye`de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milliyetle bölün-
mez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka
aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatı-
labilir. Kapatılan süreli yayının açıkca devamı niteliğini taşıyan her türlü ya-
yın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.
    
    B.Süreli ve süresiz yayın hakkı

    Madde 29- Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatır-
ma şartına bağlanamaz.
    Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, ka-
nunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin
kanuna aykırılığının tesbiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için
mahkemeye başvurur.
    Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazeteci-
lik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve ka-
naatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekono-
mik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
    Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı
kurumların araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
    
    C.Basın araçlarının korunması

    Madde 30- Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve 
eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere
edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz. (*)
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile değişik;
  
 D.Kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından
yararlanma hakkı

    Madde 31- Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu ya-
rarlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
    Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe daya-
narak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve
kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
   
    E. Düzeltme ve cevap hakkı

    Madde 32 - Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şerefleri-
ne dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hal-
lerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
    Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine ha-
kim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisin-
de karar verilir.
    
    BI. Toplantı hak ve hürriyetleri
    A. Dernek kurma hürriyeti

    Madde 33 - Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
    Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda be-
lirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması
veya kapatılması için mahkemeye başvurur.
    Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek
kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
    (Dördüncü ve beşinci fıkralar mülga: 23/7/1995 - 4121/2 md.)
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli gü-
venliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört
saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve
kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet me-
murlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
    B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

    Madde 34 - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
    Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.
    Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulana-
cak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
    Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olay-
ların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin
ana niteliklerini yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhte-
mel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabi-
lir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı
olarak bir il`e bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasak-
lanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.
    Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuru-
luşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleye-
mezler.
    BII. Mülkiyet hakkı

    Madde 35 - Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
    Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
    Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
    BIII.  Hakların korunması ile ilgili hükümler
    A. Hak arama hürriyeti

    Madde 36 - Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
    Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
    B. Kanuni hakim güvencesi

    Madde 37 - Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önü-
ne çıkarılamaz.
    Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
    C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar

    Madde 38 - Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı
bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç
için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
    Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yuka-
rıdaki fıkra uygulanır.
    Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
    Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
    Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
    Ceza sorumluluğu şahsidir.
    Genel müsadere cezası verilemez.
    İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygula-
yamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar ge-
tirilebilir.
    Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. (*)
Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak
üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile değişik.


    BIV. İspat hakkı

    Madde 39 - Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan ısnatlardan dolayı açılan hakaret
davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığı-
nın anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olma-
sına bağlıdır.
    BV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması

    Madde 40 - Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes,
yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına
sahiptir.
    Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı
zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili
görevliye rücu hakkı saklıdır.
                                   ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                      SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
    I. Ailenin korunması

    Madde 41 - Aile, Türk toplumunun temelidir.
    Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korun-
ması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
    II.  Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

    Madde 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim
hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.
    Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş
bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
    Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
    İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okulla-
rında parasızdır.
    Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları
ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
    Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sür-
dürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Dev-
let, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
    Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme
ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun en-
gellenemez.
    Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşla-
rına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumların-
da okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların
tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri sak-
lıdır.
    III.  Kamu yararı
    A. Kıyılardan yararlanma

    Madde 43 - Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
    Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen
sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
    Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişi-
lerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
    B. Toprak mülkiyeti

    Madde 44 - Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliş-
tirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbir-
leri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre topra-
ğın ge-
  *
nişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye
toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve
yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
    Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına
devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebi-
lir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına
ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
    C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması

    Madde 45- Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer`aların amaç dışı kulla-
nılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun ola-
rak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla
uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını
kolaylaştırır.
    Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değer-
lerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
    D.  Kamulaştırma

    Madde 46 - Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği haller-
de, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazmalla-
rın tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamu-
laştırmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.
    Kamulaştırma bedelinin hesaplanma tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun
kamulaştırma bedelinin tespitinde vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi
makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, taşınmaz malların birim fiyatlarını ve
yapı maliyet hesaplarını ve diğer objektif ölçüleri dikkate alır. Bu bedel ile
vergi beyanındaki kıymet arasındaki farkın nasıl vergilendirileceği kanunla gös-
    Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin olarak ödenir.Ancak tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleş-
tirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıy-
la kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Ka-
nunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yı-
lı aşamaz; bu taktirde taksitler eşit olarak ödenir ve peşin ödenmeyen kısım
Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır.
    Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye
ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
    E.  Devletleştirme ve Özelleştirme (1)

    Madde 47 - Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
    Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesap-
lanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
    (Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer
kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleşti-
rilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
    (Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer
kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangileri-
nin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırabileceği
veya devredebileceği kanunla belirlenir.
    IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti

    Madde 48 - Herkes,dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip-
tir.Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
    Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara
uygun yürümesini,güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
                                                                             *
-------------------
(1) Bu maddenin kenar başlığı "E Devletleştirme" iken 13/8/1999 tarih ve
   4446 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    V.  Çalışma ile ilgili hükümler
    A.  Çalışma hakkı ve ödevi

    Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
    Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştir-
mek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elve-
rişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
    Devlet, işçi - işveren  ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolay-
laştırıcı ve koruyucu tedbirler alır.
    B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı

    Madde 50 - Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırıla-
maz.
    Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartla-
rı bakımından özel olarak korunurlar.
    Dinlenmek çalışanların hakkıdır.
    Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları
kanunla düzenlenir.
    C. Sendika kurma hakkı

    Madde 51 - İşçiler ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik
ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksı-
zın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler.
    Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi
ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi
ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya
üst kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye  başvu-
rur.
    Sendikalara üye olmak ve üyelikten ayrılmak serbesttir.
    Hiç kimse sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
    İşçiler ve işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.
    Herhangi bir iş yerinde çalışabilmek, işçi sendikasına üye olmak veya olma-
mak şartına bağlanamaz.
    İşçi sendika ve üst kuruluşlarında yönetici olabilmek için, en az on yıl
bilfiil işçi olarak çalışmış olma şartı aranır.
    Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Anayasa`da
belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.
    D.  Sendikal faaliyet

    Madde 52 - (Mülga: 23/7/1995 - 4121/3 md.)
    VI.  Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
    A.  Toplu iş sözleşmesi hakkı

    Madde 53 - İşçiler ve işverenler,karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durum-
larını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hak-
kına sahiptirler.
    Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
    (EK: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren
kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan
ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi
olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvu-
rabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu
görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca
imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabil-
mesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat
metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak
bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
    Aynı iş yerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz
ve uygulanamaz.
    B.  Grev hakkı ve lokavt

    Madde 54 - Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması
halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.  Bu hakkın kullanılmasının ve işvere-
nin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla dü-
zenlenir.
    Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve
milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
    Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu
hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sen-
dika sorumludur.
    Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri
kanunla düzenlenir.
    Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda erteleme-
nin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safha-
sında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Ku-
rulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
    Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
    Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lo-
kavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler yapıla-
maz.
    Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından
hiç bir şekilde engellenemez.
    VII.  Ücrette adalet sağlanması

    Madde 55 - Ücret emeğin karşılığıdır.
    Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri
ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
    Asgari ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu  gözönünde bu-
lundurulur.
    VIII.  Sağlık, çevre ve konut
    A.  Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması

    Madde 56 - Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
    Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek
Devletin ve vatandaşların ödevidir.
    Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağla-
mak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleş-
tirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzen-
ler.
     Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumların-
dan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
                                                                             *
    Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla
genel sağlık sigortası kurulabilir.
    B. Konut hakkı

    Madde 57 - Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca
toplu konut teşebbüslerini destekler.
    IB.  Gençlik ve spor
    A.  Gençliğin korunması

    Madde  58 - Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin
müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ül-
kesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşle-
re karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
    Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan  ve cehaletten korumak  için gerekli ted-
birleri alır.
    Sporun geliştirilmesi

    Madde 59 - Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını
geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
    Devlet başarılı sporcuyu korur .
    B. Sosyal güvenlik  hakları
    A. Sosyal güvenlik hakkı

    Madde 60 - Herkes, sosyal güvenlik hakkına  sahiptir.
    Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
    B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler:

    Madde 61 - Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül
ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
    Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı
tedbirleri alır.
    Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer
haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
    Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü
tedbiri alır.
    Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
    C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları

    Madde 62 - Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile bir-
liğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenlikle-
rinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması için gereken tedbirleri alır.
    BI.  Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması

    Madde 63 - Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin
korunmasını  sağlar, bu amaçla  destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
    Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınır-
lamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyet-
ler kanunla düzenlenir.
    BII.  Sanatın ve sanatçının korunması

    Madde 64 - Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserleri-
nin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisi-
nin yayılması için gereken tedbirleri alır.
    BIII.  Sosyal ve ekonomik hakların sınırı

    Madde 65 - Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen gö-
revlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeter-
liliği ölçüsünde yerine getirir.
                                 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                            SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER
    I.  Türk vatandaşlığı

    Madde 66 - Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
    Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan
olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir.
    Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belir-
tilen hallerde kaybedilir.
    Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatan-
daşlıktan çıkarılamaz.
    Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapa-
tılamaz.
    II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları

    Madde 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, se-
çilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma
ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yö-
netim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaş-
larının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri
belirler.
    (Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatanda-
şı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
    Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar
ile askeri öğrenciler, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kulla-
namazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan tutukluların seçme
haklarını kullanmalarında, oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısın-
dan alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir
ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
    (Ek: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yöne-
timde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
   III. Siyasi partilerle ilgili hükümler
    A.Parti kurma, partilere girme ve partilenden ayrılma (1)

    Madde 68 - (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.)
    Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve parti-
lerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını dol-
durmuş olmak gerekir.
    Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
    Siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hüküm-
leri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
    Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlı-
ğına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hu-
kuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik
edemez.
    Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu
kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakı-
mından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler men-
supları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
    Yüksek öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla
düzenlenebilir. Kanun bu elemanlarının, siyasi partilerin merkez organları dı-
şında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek öğretim
elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
    Yüksek öğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
    Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Par-
tilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu
esaslar kanunla düzenlenir.
    B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar

    Madde 69 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/7 md.)
    Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları de-
mokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
    Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
    Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir.
Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partile-
rin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu
hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesin-
dir.
    Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı
dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
    Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası
hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
    Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi ha-
linde karar verilir.
    Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
    Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep
olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin
kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş
yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi ola-
mazlar.
    Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olma-
yan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak
kapatılır.
    Siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenme ve kapatılmaları ile
siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar
çerçevesinde kanunla düzenlenir.
    IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
    A.Hizmete girme

    Madde 70 - Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
    Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
    B.  Mal bildirimi

    Madde 71 - Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bil-
dirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organla-
rında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
----------------------
(1) Bu madde başlığı 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun`un 6 ncı maddesi ile
    değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    V.  Vatan hizmeti

    Madde 72 - Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı
Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş
sayılacağı kanunla düzenlenir.
    VI.  Vergi ödevi

    Madde 73 - Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, ver-
gi ödemekle yükümlüdür.
    Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal ama-
cıdır.
    Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değişti-
rilir veya kaldırılır.
    Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
    VII.  Dilekçe hakkı

    Madde 74 - Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayet-
leri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile baş-
vurma hakkına sahiptir.
    Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.
    Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
                           ÜÇÜNCÜ KISIM
                     CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
                            BİRİNCİ BÖLÜM
                               YASAMA
    I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
    A. Kuruluşu:

    Madde 75 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/8 md.)
    Türkiye Büyük Millet Meclisi, genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden
oluşur.
    B.  Miletvekili seçilme yeterliliği

    Madde 76 - Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
    En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizme-
tini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam
bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zim-
met, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kö-
tüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi iha-
le ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik
veya terör eylemlerine (*) katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemez-
ler.
    Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim ku-
rumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından
işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları,
görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
(*)27.12.2002 tarihli 4777 sayılı 
kanunun 1.maddesi ile "anarşik eylemler" ifadesi "terör eylemleri" olarak değiştirilmiştir.

    C.  Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi

    Madde 77 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
    Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi,
Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de
seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
    Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine
kadar sürer.
    D.  Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara
seçimleri

    Madde 78 - Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar
verebilir.
    Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu
işlem tekrarlanabilir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara se-
çime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden
otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye
tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapıl-
masına karar verilir.
    Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
(EK: 27/12/2002 - 4777/2 md.)
Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye
Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan 
günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde 
Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.

    E.  Seçimlerin Genel yönetim ve denetimi

    Madde 79 - Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır.
    Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve
dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve se-
çimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluklar, şikayet ve itirazları
inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin se-
çim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Ku-
rulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
    Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanun-
la düzenlenir.
    Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı
Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayı-
larının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve
gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
     Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad
çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili
ad çekmeye girmezler.
    Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemleri-
nin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere
göre olur.
    F. Üyelikle ilgili hükümler
    1.  Milletin temsili

    Madde 80 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya
kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
    2. Andiçme

    Madde 81 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri göreve başlarken aşağıdaki
şekilde andiçerler:
    "Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü-
nü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne,
demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağı-
ma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya
sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim"
    3. Üyelikle bağdaşmayan işler

    Madde 82 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri. Devlet ve diğer kamu tüzel-
kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişile-
rinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda;
özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan
derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, ka-
mu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuru-
luşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurul-
larında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan
veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama
veya onanmasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler
kanunla düzenlenir.
    4. Yasama dokunulmazlığı

    Madde 83 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki
oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkan-
lık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Mec-
lis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
    Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili,
Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargı-
lanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına
başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün
dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya
Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra
verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine
bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
    Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin ye-
niden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunul-
mazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
    5. Milletvekilliğinin düşmesi (1)

    Madde 84 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/9 md.)
    İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli
olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten
sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
-------------
(1) Bu madde başlığı, 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun`un 9 uncu maddesi
    ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi,
bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
    82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hiz-
meti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine,
yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli
oyla karar verir.
    Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde top-
lam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşme-
sine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Ku-
rulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
    Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu
Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen
milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak
yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu
kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
    6. İptal istemi

    Madde 85- (Değişik: 23/7/1995 - 4121/10 md.)
    Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine
84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş
olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak
yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın,
Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa
Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içeri-
sinde kesin karara bağlar.
    7. Ödenek ve yolluklar

    Madde 86 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları ka-
nunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta oldu-
ğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendi-
lerine sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri
ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
    Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
    
    II.  Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
    A. Genel olarak

    Madde 87 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin gÖrev ve yetkileri, kanun koymak,
değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar
Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe
ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve
savaş ilanına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun
bulmak, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç
olmak üzere, genel ve özel af ilanına (*) karar vermek ve Anayasanın diğer 
maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile değişik;
Maddede yer alan ", mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine
getirilmesine" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır. 

    B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi

    Madde 88 - Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkili-
dir.
    Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul
ve esasları içtüzükle düzenlenir.
    C.  Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması

    Madde 89 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince Kabul edilen ka-
nunları onbeş gün içinde yayımlar.
*
    Yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu
hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse,
kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir de-
ğişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri göndere-
bilir.
    Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
    D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma

    Madde 90 - TÜrkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi-
nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
    Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşma-
yan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hal-
lerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şar-
tıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımla-
rından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunu-
lur.
    Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun ver-
diği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşma-
ların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak,
bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilen-
diren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
    Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında
birinci fıkra hükmü uygulanır.
    Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde-
dir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvu-
rulamaz.
     Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin
milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi
nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri
esas alınır. (*)
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile ek fıkra


    E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme

    Madde 91 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller sak-
lı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer
alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan si-
yasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
    Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını,
ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını gösterir.
    Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi belli
süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
    Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre
bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine
kadar devam ettiği de belirtilir.
    Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklı-
dır.
    Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe
girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
                                                                           *
    Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
    Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde karamameler, Türkiye
Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle
görüşülür.
    Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler
bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın
Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul
edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
    F.  Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme

    Madde 92 - Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına
ve Türkiye`nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası ne-
zaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ya-
bancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye`de bulun-
masına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir
silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal
karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuv-
vetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
    III.  Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
    A. Toplanma ve tatil

    Madde 93 - (Değişik birinci fıkra: 23/7/1995 - 4121/11 md.) Türkiye Büyük
Millet Meclisi,her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
    Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya ta-
til sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhur-
başkanınca toplantıya çağrılır.
    Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi
üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.
    Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, ön-
celikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam
edilemez.
    B.  Başkanlık Divanı

    Madde 94 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri
arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip üyeler ve İdare Amirle-
rinden oluşur.
    Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında
Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık
için aday gösteremezler.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki
seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin
görev süresi üç yıldır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Mecli-
sin toplandığı günden itibaren on gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir,
Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve
üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt ço-
ğunluk sağ-
lanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır;
dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi,
aday gösterme süresinin bitiminden İtibaren, on gün içinde tamamlanır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin Katip Üyelerinin ve idare
Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları
siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetleri-
ne; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamaz-
lar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.
    C.  İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri

    Madde 95 - Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını, kendi yaptığı içtü-
zük hükümlerine göre yürütür.
    İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine
üye sayısı oranıda katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grup-
ları, en az yirmi üyeden meydana gelir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde
kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür.
Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca
Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
    D.  Toplantı ve karar yeter sayısı

    Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt
çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsa-
yısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
    Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları
oturumlarında, kendileri yerine  oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilir-
ler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
    E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması:

    Madde 97 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır
ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapa-
bilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı-
na bağlıdır.
    Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üze-
rine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı ser-
besttir.
    IV.  Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
    A. Genel olarak

    Madde 98 - Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel gö-
rüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
    Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere
Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
    Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan inceleme-
den ibarettir.
    Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir
konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
    Soru Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme
şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri
Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
    B.  Gensoru

    Madde 99 - Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu adına veya enaz yirmi
milletvekilinin imzasıyla verilir.
    Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere
dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı
görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları
adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşa-
bilir.
    Gündeme alma kararıyla. birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir;
ancak gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlaya-
rak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
    Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli
güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtik-
ten sonra oylanır.
    Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
    Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilke-
lere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar içtüzükle belirle-
nir.
    C. Meclis soruşturması

    Madde 100 - Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması
istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar.
    Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin
güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak göstere-
cekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak
onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirtilen raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu süre-
de bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir.
    Meclis, raporu öncelikle görüşür ve gerek gördüğü takdirde ilgilinin Yüce
Divana sevkine karar verir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile alınır.
    Meclisteki siyasi parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
                               İKİNCİ BÖLÜM
                                  YÜRÜTME
    1.   Cumhurbaşkanı
    A.   Nitelikleri ve tarafsızlığı

    Madde 101 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını dol-
durmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili
seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için
seçilir.
    Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday göste-
rilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle müm-
kündür.
    Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
    Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve TÜrkiye BÜyük
Millet Meclisi Üyeliği sona erer.
    B. Seçimi

    Madde 102 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi top-
lantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.
    Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaş-
kanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır
ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır.Bu sürenin
ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan
yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
    En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının
üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oy-
lamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en
çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
    Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
    C.  Andiçmesi

    Madde 103 - Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi
önünde aşağıdaki şekilde andiçer:
    "Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve
milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruya-
cağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılapla-
rına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı,
milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin
şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yeri-
ne getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurun-
da, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."
    D. Görev ve yetkileri

    Madde 104 - Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini
ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet or-
ganlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
    Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapa-
cağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
    a)  Yasama ile ilgili olanlar:
    Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Mec-
lisinde açılış konuşmasını yapmak,
    Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
    Kanunları yayımlamak,
    Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gön-
dermek,
    Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halk
oyuna sunmak,
    Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakı-
mından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa  Mahkemesinde iptal davası açmak,
    Türkiye BüyÜk Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
    b) Yürütme alanına ilişkin olanlar:
    Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
    Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
    Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar
Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
    Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye
Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
    Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
    Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutan-
lığını temsil etmek,
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
    Genelkurmay Başkanını atamak,
    Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
    Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
    Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüs-
tü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
    Kararnameleri imzalamak,
    Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezaları-
 nı hafifletmek veya kaldırmak,
    Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
    Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
    Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
    Üniversite rektörlerini seçmek,
    c)  Yargı ile ilgili olanlar:
    Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yargıtay
üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu üyelerini seçmek.
    Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görev-
leri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
    E.  Sorumluluk ve sorumsuzluk hali

    Madde 105 - Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgi-
li bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen iş-
lemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu
kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.
    Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa
Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.
    Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte
üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
    F. Cumhurbaşkanına vekillik etme

    Madde 106 - Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle
geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm,
çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de
yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkan-
lığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
    G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği

    Madde 107 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat ve ça-
lışma esasları,personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzen-
lenir.
    H.  Devlet Denetleme Kurulu

    Madde 108 - İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürü-
tülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı
olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm kamu
kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuru-
luşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek ku-
ruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yarar-
lı derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
    Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev ala-
nı dışındadır.
    Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda be-
lirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
    Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük
işleri, kanunla düzenlenir.
    II  Bakanlar Kurulu
    A. Kuruluş

    Madde 109 - Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
    Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından
atanır.
    Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme
yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca
atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine
son verilir.
    B. Göreve başlama ve güvenoyu

    Madde 110 - Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Mec-
lisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.
    Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan
veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna
başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtik-
ten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama
yapılır.
    C.  Görev sırasında güvenoyu

    Madde 111 - Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra,
Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
    Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün
geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya
konulamaz.
    Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
    D. Görev ve siyası sorumluluk

    Madde 112 - Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasın-
da işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Ba-
kanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
    Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işler-
den ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.
    Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine
getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
    Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı
şekilde Millet Meclisi önünde andiçerler ve bakan  sıfatını taşıdıkları sürece
milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama dokunul-
mazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi
ödenek ve yolluk alırlar.
    E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar

    Madde 113 - Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve
teşkilatı kanunla düzenlenir.
    Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan
geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakan-
lıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
    Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama yapı-
lır.
    F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu

    Madde 114 - Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün ön-
ce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu
karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi
içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.
    116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar
Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başba-
kan atar.
    Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere,
siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
    Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen
veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden
veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
    Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete`de ilanından itiba-
ren beş gün içinde kurulur.
    Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
    Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar
vazife görür.
    G. TüzÜkler

    Madde 115 - Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği
işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelenmesinden
geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.
    Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
    H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi

    Madde 116 - Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güvenoyunu ala-
maması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürül-
mesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya ku-
rulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
    Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş
gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı
seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hal-
lerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçim-
lerin yenilenmesine karar verebilir.
    Yenilenme  kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.
    İ. Milli Savunma
    1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı

    Madde 117 - Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığın-
dan ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
    Milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına
hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumlu-
dur.
    Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin  komutanı olup, savaşta Başkomutan-
lık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
    Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca
atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve
yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
    Milli Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları
ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.
    2. Milli Güvenlik Kurulu

    Madde 118 - Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanının başkanlığında  Başbakan,
Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
    Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan  ve kişiler ça-
ğırılıp görüşleri  alınabilir.
    Milli Güvenlik Kurulu; Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti
ve uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli koordinasyonun sağlan-
ması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin var-
lığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve gü-
venliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait ka-
rarlar Bakanlar Kurulunca öncelikle dikkate alınır.
    Milli Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının öneri-
leri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir..
    Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkan-
lığında toplanır.
    Milli Güvenlik Kurulu Genel  Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla
düzenlenir.
    III. Olağanüstü yönetim usulleri
    A. Olağanüstü haller
    1. Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilanı

    Madde 119 - Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bu-
nalım  hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun
bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilan edebilir.
    2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozul-
ması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı

    Madde 120 - Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi
belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin cid-
di şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya
birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağan-
üstü hal ilan edebilir.
    3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme

    Madde 121 - Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal
ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi
tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiş-
tirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek
üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
    119 uncu madde uyarınca ilan  edilen olağanüstü  hallerde vatandaşlar için
getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her
türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler
doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdu-
rulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu
hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne
gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Ka-
nununda düzenlenir.
    Olağanüstü hal süresince, Cumnhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler
çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına iliş-
kin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.
    B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali

    Madde 122 - Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren
hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, sa-
vaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya
Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin
bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yay-
gınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,
Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak
üzere yur-
*
dun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir.
Bu karar, derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde de-
ğilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü
takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldı-
rabilir.
    Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname
çıkarabilir.
    Bu kararnamameler Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul
içtüzükte belirlenir.
    Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aran-
maz.
    Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı
ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun
başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla düzen-
lenir.
    SıkıyÖnetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yapar-
lar.
    IV.  İdare
    A.İdarenin esasları
    1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği

    Madde 123 - İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenle-
nir.
    İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esas-
larına dayanır.
    Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkca verdiği yetkiye daya-
nılarak kurulur.
    2. Yönetmelikler

    Madde 124 - Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev
alanlarını ilgilendiren  kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere
ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
    Hangi yönetmeliklerin Resmi Gezetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
    B.  Yargı yolu

    Madde 125 - İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık-
tır.
    (Ek hüküm:13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şart-
laşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya millet-
lerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak
yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
    Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın
kararları yargı denetimi dışındadır.
    İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden
başlar.
    Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile
sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun
olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya
takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
    İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların
doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte
gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar
verilebilir.
    Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca
milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması
kararı verilmesini sınırlayabilir.
    İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
    C. İdarenin kuruluşu
    1. Merkezi idare

    Madde 126 - Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna,
ekonomik şartlara ve kamu  hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de
diğer kademeli bölümlere ayırılır.
    İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
    Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden
çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir.
    2. Mahalli idareler

    Madde 127 - Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşte-
rek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar
organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan
kamu tüzelkişileridir.
    Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim il-
kesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/12 md.) Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci
maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak, milletvekili genel veya
ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahalli
idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçim-
ler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük
yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
    Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına
ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile
olur.Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya
kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri
Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
    Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bü-
tünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanma-
sı, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması
amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine
sahiptir.
    Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi
aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri,
maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla
düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
    D.  Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
    1.  Genel ilkeler

    Madde 128 - Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişile-
rinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleri-
nin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri
eliyle görülür.
    Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri
kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak
düzenlenir.
    2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence

    Madde 129 - Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık
kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
    Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadık-
ça disiplin cezası verilemez.
    Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı
denetimi dışında bırakılamaz.
    Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler
saklıdır.
    Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri
kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanu-
nun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
    Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlar-
dan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, ka-
nunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır.
    E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları
    1. Yükseköğretim kurumları

    Madde 130 - Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde mille-
tin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğreti-
me dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danış-
manlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan
kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından
kanunla kurulur.
    Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak
şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim
kurumları kurulabilir.
    Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
    Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilim-
sel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faali-
yette bulunma serbestliği vermez.
    Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi al-
tında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır.
    Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, de-
kanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.
    Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğre-
tim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca
her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
    Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve
onaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçele-
rin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulur
ve denetlenir.
    Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların
seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin göze-
tim ve
denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları,
atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve
öğretim elemanlarının  kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğre-
tim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Dev-
letin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali iş-
ler, özlük hakları, öğretim elemanlarının  uyacakları koşullar, üniversite-
lerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve
öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine
göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı
mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
    Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları
dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik
yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belir-
tilen hükümlere tabidir.
    2. Yükseköğretim üst kuruluşları

    Madde 131 - Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek,
yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim ve bilimsel
araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve
ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve üniversitelere tahsis edi-
len kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanla-
rının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kuru-
lur.
    Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler ve Bakanlar Kurulunca seçilen ve sayıları,
nitelikleri, seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve
öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile
Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen
üyelerden kurulur. (*) 
    Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla
düzenlenir.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile ek değişik.

    3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar

    Madde 132 - Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğre-
tim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tabidir.
    F - Radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları

    Madde 133 - (Değişik:8/7/1993 - 3913/1md.)
    Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek  kanunla düzenlenecek
şartlar çerçevesinde serbesttir.
    Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu
ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınla-
rının tarafsızlığı esastır.
    G.   Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

    Madde 134 - Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültü-
rünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yay-
mak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk`ün manevi himayelerinde, Cumnurbaşkanı-
nın gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk
Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzel-
kişiliğine sahip "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu" kurulur.
    Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk`ün vasiyetnamesinde be-
lirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.
    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma
usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri ka-
nunla düzenlenir.
    H.   Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları

    Madde 135 - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları;
belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki
faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişme-
sini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerin-
de dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak
maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda göste-
rilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişi-
likleridir.
    Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli
görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları
dışında faaliyette bulunamazlar.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluş-
ları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları üzerinde Devle-
tin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Amaçları dışında faaliyet gösteren mes-
lek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin
veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve
yerlerine yenileri seçtirilir.
    (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin,
suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya
üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı,
yirmidört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını
kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürür-
lükten kalkar.
    İ. Diyanet İşleri Başkanlığı

    Madde 136 - Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik
ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve
milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen gö-
revleri yerine getirir.
     J.  Kanunsuz emir

     Madde 137 - Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta
olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hüküm
lerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir.
Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine ge-
tirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
    Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine geti-
ren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
    Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenli-
ğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
                                  ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                     Yargı
    I. Genel hükümler
    A.  Mahkemelerin bağımsızlığı

    Madde 138 - Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hu-
kuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
    Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mah-
kemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve
telkinde bulunamaz.
    Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kulla-
nılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz.
    Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda-
dır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve
bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
    B.   Hakimlik ve savcılık teminatı

    Madde 139 - Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasa-
da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kal-
dırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kı-
lınamaz.
    Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, gö-
revini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya
meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki is-
tisnalar saklıdır.
    C.  Hakimlik ve savcılık mesleği

    Madde 140 - Hakimler ve savcılar adli ve idari yargı hakim ve savcıları ola-
rak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve savcılar eliyle yürütülür.
    Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre gö-
rev ifa ederler.
     Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya
sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve di-
siplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikle-
ri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi,
meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi
eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
*
    Hakimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler;
askeri hakimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
    Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiçbir
görev alamazlar.
    Hakimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdır-
lar.
    Hakim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, ha-
kimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcıla-
ra ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hakimlere ve
savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.
    D.   Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması

    Madde 141 - Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmı-
nın veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliği-
nin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
    Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
    Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
    Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının
görevidir.

    E. Mahkemelerin kuruluşu

    Madde 142 - Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama
usulleri kanunla düzenlenir.

    F.   Devlet Güvenlik Mahkemeleri

    Madde 143 - MÜLGA (*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile yürürlükten kaldırılmıştır.

    G.   Hakim ve savcıların denetimi

    Madde 144 - Hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere
ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp
yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç iş-
leyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup
uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet
Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır. Adalet Bakanı
soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak
olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle de yaptırabilir.
                                                                             *
    H. Askeri yargı

    Madde 145 - Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafın-
dan yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların
asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri
ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
    Askeri mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askeri
suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda
gösterilen askeri mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla
görevlidirler.
    Askeri mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi
kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemeler-
de adli yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
    Askeri yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri
askeri savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulun-
dukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı,
askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri
hakimlerin yargı hizmeti dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin
gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişki-
lerini de gösterir.
    II.  Yüksek mahkemeler
    A. Anayasa Mahkemesi
    1. Kuruluşu

    Madde 146  - Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden kurulur.
    Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek
üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayıla-
rının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir
asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurum-
ları öğretim üyeleri içinde göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek
üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
    Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avu-
katların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını
doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğre-
tim üyeliği veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az on-
beş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.
    Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının
salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi
bitenler yeniden seçilebilirler.
    Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir
görev alamazlar.
    2. Üyeliğin sona ermesi

    Madde 147 - Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye
ayrılırlar.
    Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı ge-
rektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık
bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa
Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
*
    3. Görev ve yetkileri

    Madde 148 -  Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından
uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından ince-
ler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çı-
karılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırı-
lığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
    Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğun-
lukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama ço-
ğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile
sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Mil-
let Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı
tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def`i yoluyla da ileri sürülemez.
    Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını,Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahke-
mesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan
ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan do-
layı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
    Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Baş-
savcıvekili yapar.
    Yüce Divan kararları kesindir.
    Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
    4. Çalışma ve yargılama usulü

    Madde 149 - Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk
ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte
iki oy çokluğu şarttır.
    Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle ince-
lenip karara bağlanır.
    Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin ça-
lışma esasları ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenle-
nir.
    Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri
dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını
dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir.
(Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14 md.) ve siyasi partilerin temelli kapatılması
veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra
kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir
vekilin savunmasını dinler.
    5.  İptal davası

    Madde 150 - Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Mil-
let Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve
esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet
partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasi partinin
bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip
olan parti kullanır.
    6.  Dava açma süresi

    Madde 151 - Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı,
iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya içtüzüğün Resmi Gazetede
yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.
                                                                        *
    7.  Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi

    Madde 152 - Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya
kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri
bırakır.
    Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz
merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
    Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay
içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme
davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa
Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse,
mahkeme buna uymak zorundadır.
    Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmi
Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
    8.  Anayasa Mahkemesinin kararları

    Madde 153 - Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları
gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
    Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya
bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya
yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
    Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü
ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte
yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
    İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük
Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun
tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
    İptal kararları geriye yürümez.
    Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
    B.  Yargıtay

    Madde 154 - Yargıtay,adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir
adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
    Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet
savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
    Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi
üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel
Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
*
    Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları
ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri
ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir.
    C.  Danıştay

    Madde 155 -Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve Kanunun başka bir
idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
    (Değişik ikinci fıkra:13/8/1999-4446/3 md.)   Danıştay,    davala-
rı görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idari uyuşmazlıkları
çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir
    Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve
savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından
Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
    Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi
üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu
ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
    Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire
başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelli-
ği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
    D.  Askeri Yargıtay

    Madde 156 - Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen
belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
    Askeri Yargıtay üyeleri birinci sınıf askeri hakimler arasından Askeri
Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her
boş yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
    Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları
Askeri Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
    Askeri Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük
işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.
    E.  Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

    Madde 157 - Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis
edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari
işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son
derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda
ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
    Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan üyeleri,
mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oy ile birinci sınıf askeri hakimler arasından her boş yer için
gösterilecek üç aday içinden; hakim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve
nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her
boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
    Askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
    Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hakim sınıfından olanlar
arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
    Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri,
mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik
teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
    F. Uyuşmazlık Mahkemesi

    Madde 158 - Uyuşmazlık Mahkemesi adli, idari ve askeri yargı mercileri
arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
    Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile
işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince,
kendi üyeleri arasından görevlendirilen üye yapar.
    Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,
Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.
    III.  Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

    Madde 159 - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı
ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
    Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii
üyesidir. Kurulun üç asil ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl
ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her
üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için
seçilir.Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl
üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
    Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; adli ve idari yargı hakim ve savcıları-
nı mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve bi-
rinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler
hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini
yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hakimin veya savcının
kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi
konusundaki tekliflerini karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen
diğer görevleri yerine getirir.
    Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
    Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itiraz-
ların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.
    Adalet Bakanlığının merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalış-
tırılacak hakim ve savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet
Bakanına aittir.
    Adalet Bakanı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya
sunulmak üzere gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için
hakim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.
    IV.  Sayıştay

    Madde 160 - Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve
giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve
sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen
inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın
kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde
bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
    Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay
kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
    Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri,
atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri,
Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
(*)7.5.2004 t, 5170 sk. ile 160/son yürürlükten kaldırılmıştır.    

                              DÖRDÜNCÜ KISIM
                         Mali ve Ekonomik Hükümler
                               BİRİNCİ BÖLÜM
                               Mali Hükümler
    I. Bütçe
    A.  Bütçenin hazırlanması ve uygulanması

    Madde 161 - Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu
tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
    Mali yıl başangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve
uygulanacağı kanunla belirlenir.
    Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla
sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
    Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz
    B.Bütçenin görüşülmesi

    Madde 162 - Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları ile milli
bütçe tahminlerini gösteren raporu, mali yıl başından en az yetmişbeş gün önce,
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
    Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda
incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az
yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasi parti gruplarının ve bağımsızların
oranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
    Bütçe komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük
Millet Meclisinde görüşülür ve mali yıl başına kadar karara bağlanır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve daire
bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü
üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik
önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
   Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel
Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde
bulunamazlar.
    C.  Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları

     Madde 163 - Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek, harcanabilecek
miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu
kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna
kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Cari
yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve cari ve
ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve teklif-
lerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali kaynak gösterilmesi zorun-
ludur.
     D.  Kesinhesap

     Madde 164 - Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul
edilmemiş ise, ilgili oldukları mali yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay
sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel
uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesin-
den başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
    Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte
Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla
kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul,
kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber
görüşerek karara bağlar.
    Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük
Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılama-
mış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anla-
mına gelmez.
    E.  Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi

    Madde 165 -  Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük
Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.
                            İKİNCİ BÖLÜM
                          Ekonomik Hükümler
    I.  Planlama

    Madde 166 - Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin
ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke
kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanıl-
masını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.
    Planda milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış
ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler
öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların
verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre
gerçekleştirilir.
    Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince
onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
    II.  Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi

    Madde 167 - Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının
sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır;
piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi
önler.
    Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla
ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri
yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya
kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.
    III.  Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi

    Madde 168 - Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu
hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii
servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle
ortak olarak veya doğrudan
gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.Bu durum-
da gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak göze-
tim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.
    IV.  Ormanlar ve orman köylüsü
    A.   Ormanların korunması ve geliştirilmesi

    Madde 169 - Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi
için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni
orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.
Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
    Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna
göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk
edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
    Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran
orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok
etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına
alınamaz.
    Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar
görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit
edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman
niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi
çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit
edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler
dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.
    B. Orman köylüsünün korunması

    Madde 170 - Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındı-
rılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın göze-
tilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirler-
le, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini
tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman
olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına
çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere
yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın
yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
    Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin
sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
    Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı
olarak derhal ağaçlandırılır.
    V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi

    Madde 171 - Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak,
öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan
kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
    (Son fıkra mülga: 23/7/1995 - 4121/15 md.)
    VI.  Tüketiciler ile esnaf ve sanatkarların korunması
    A.   Tüketicilerin korunması

    Madde 172 - Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır,
tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.
    B. Esnaf ve sanatkarların korunması

    Madde 173 - Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri
alır.
                             BEŞİNCİ KISIM
                             Çeşitli Hükümler
    I. İnkılap kanunlarının korunması

    Madde 174 - Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık
seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini
koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının, Anayasanın
halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya
aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz:
    1.  3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
    2.  25 Teşrinisani 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında
Kanun;
    3.  30 Teşrinisani 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle
Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına
Dair Kanun;
    4.  17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul
edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah
esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;
    5.  20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü
Hakkında Kanun;
    6.  1 Teşrinisani 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve
Tatbiki hakkında Kanun;
    7.  26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi
Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun;
    8.  3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin
Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
                             ALTINCI  KISIM
                             Geçici Hükümler

    Geçİci Madde 1 - Anayasanın halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce ilanı ile birlikte, halkoylaması
tarihindeki Milli Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı
sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına
tanınan görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde
Devlet Başkanı olarak içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda
Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre yapılır.
    Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp; Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı
Kanunla teşekkül etmiş olan Milli Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
    İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının
herhangi bir surette boşalması halinde, Milli Güvenlik Konseyinin en kıdemli
üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni
Cumhurbaşkanını seçinceye kadar, Cumhurbaşkanına vekalet eder ve O`nun
Anayasadaki bütün görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır.

    Geçici Madde 2 - 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu
gösterilen Milli Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasi
Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler sonucu
Türkiye Bü-
*
yük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı
Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara
göre görevlerini devam ettirir.
    Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Milli
Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle boşalması
halinde doldurulması usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra, Milli
Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline
dönüşür ve Milli Güvenlik Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi
sıfatını alırlar. Milli Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde
içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri, Anayasada
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile
dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin hukuki varlığı sona erer.
    Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır:
    a) Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına
gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve hürriyetlere ve ödevlere, laiklik
ilkesine, Atatürk inkılaplarının, milli güvenliğin ve kamu düzeninin
korunmasına, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara,
dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiyeye
kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile
Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş
günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
    b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre içinde:
    Milletvekili genel seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim
yetkisinin kullanılmasına ve alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo - Televizyon
Kurumunun yönetim ve gözetimine, gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin
düzenlenmesine ilişkin  konuları incelemek ve görüş bildirmek;
    c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen
diğer konularda inceleme ve araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına
sunmak.

    Geçici Madde 3 - Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel seçimi
sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını
oluşturması ile birlikte:
    a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
    b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Milli Güvenlik Konseyi Hakkında
Kanun,
    c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
    Yürürlükten kalkar ve Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukuki
varlıkları sona erer.

    Geçici Madde 4 - (Mülga: 17/5/1987 - 3361/4 md.)

    Geçici Madde 5 - Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek
Seçim Kurulunca ilanını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Ankara`da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00 de kendiliğinden
toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda
milletvekilleri andiçerler.
                                                                          *

    Geçici Madde 6 - Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin
toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet
Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya
aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

    Geçici Madde 7 - İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan
Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.

    Geçici Madde 8 - Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve
kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla,
Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın
kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre
içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır.

    Geçici Madde 9 -İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük
Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde
yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri
gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar
Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile
mümkün olabilir.

    Geçici Madde 10 - Mahalli İdare seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.

    Geçici Madde 11 - Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa
Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam eder.
Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle kazanmış
oldukları sıfatları saklı kalır.
    Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye
kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan
yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye
intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye
sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu
Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
    Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde
22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.

    Geçici Madde 12 - 13/5/1981 gün ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan
Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa 25/6/1981 gün ve
2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile
Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun
geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına,
Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet
Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam
ederler.
    6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin idari mahkemeler
Başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.

    Geçici Madde 13 - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan
seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasa`nın yürürlüğe
girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır.
    Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını
oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını yapar.

    Geçici Madde 14 - Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza
etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.

    Geçici Madde 15 - 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu
toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya
kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına
kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin
yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485  sayılı Kurucu Meclis Hakkında
Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından
dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve
bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
    Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve
görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve
uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
    Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324
sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların
Anayasaya aykırılığı iddia edilemez.

    Geçici Madde 16 - Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve
sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukuki veya
fiili herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın
halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak genel ve ara seçimleri ile
mahalli seçimlere ve diğer halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday
olamazlar.
                           YEDİNCİ KISIM
                            Son HükÜmler
    I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma:

    Madde 175 - (Değişik: 17/5/1987-3361/3 md.)
    Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en
az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin
kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
    Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu
maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki
hükümlere tabidir.
    Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha
görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine  geri gönderebilir. Meclis, geri
gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse
Cumhurbaşkanı bu Kanunu  halkoyuna sunabilir.
    Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul
edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise
iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır.
    Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya
gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir.
Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili
maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
    Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe
girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun
kabul oyu olması gerekir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın
değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı
oylanacağını da karara bağlar.
    Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel
seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü
tedbir alınır.
    II.  Başlangıç ve kenar başlıklar

    Madde 176 - Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten
başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.
    Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve
maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa
metninden sayılmaz.
    III.  Anayasanın yürürlüğe girmesi

    Madde 177 - Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmi Gazetede
yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda gösterilen
istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait hükümler dışında
bütünüyle yürürlüğe girer.
    a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve
yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri,
    III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev
hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler,
    Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik
yapıldığında ve her halde  en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve
başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut
kanunlar ve Milli Güvenlik Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır.
    b) İKİNCİ KlSIM`daki; siyasi faaliyette bulunma hakları ile siyasi
partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasi
Partiler Kanununun;
    Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak
Seçim Kanununun;
    Yayımlanması ile yürürlüğe girer.
    c) ÜÇÜNCÜ KISIM`daki; yasama ile ilgili hükümler;
    Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte
yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve
yetkilerine ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve
başlayıncaya kadar Milli Güvenlik Konseyince yerine getirilir.
    d) ÜÇÜNCÜ KISIM`daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri
ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Milli
Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki mahalli idareler
ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet
Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın
halkoylaması Sonucunda kabulünün Resmi Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe
girer. Cumhur-
başkanı ve Bakanlar Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Mil-
let Meclisinin göreve başlaması ile, mahalli idareler ile Devlet Güvenlik Mah-
kemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
    e)  Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyle birlikte yürürlüğe
girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden
kanun yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara
ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya
doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.
    f)  Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü
maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.
       18/10/1982 TARİHLİ VE 2709 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
    1 - 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanunun hükmüdür.

    Madde 16 - Bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde,
    1 inci maddesi,
    2,3, 13 ve 15 inci maddeleri birlikte,
    4 üncü maddesi,
    5 inci maddesi,
    6, 7 ve 14 üncü maddeleri birlikte,
    8 inci maddesi ve 17 nci maddesinin ilk fıkrası birlikte,
    9 ve 10 uncu maddeleri birlikte,
    11 inci maddesi,
    12 nci maddesi,
    Ayrı ayrı oylanır.
    Halkoylaması, ilk milletvekili genel seçimi ile birarada yapılır.
    2-13/8/1999 tarih ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.

    Madde 4-Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına
sunulması halinde 1 inci maddesi ayrı, 2 ve 3 üncü maddeleri birlikte
ayrı oylanır.
     2709 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
          YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun                                                          Yürürlüğe
 No.             Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler      giriş Tarihi
-----   -------------------------------------------------  --------------------
3361    2 nci maddesi                                        İlk milletvekili
                                                              genel seçiminde
        Diğer hükümleri                                         18/5/1987
3913                                                            10/7/1993
4121    8 inci maddesi                                        İlk milletvekili
                                                              genel seçiminin
                                                              başlangıcı tari-
                                                              hinden itibaren
        Diğer hükümleri                                         26/7/1995
4388                                                             18/6/1999
4446       -                                                     14/8/1999
Mevzuat inceleme
Mevzuat-İçtihat-Makale

İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu
T.B.K. 88 ve 120 madde hükümleri Ticari İşlerde (Banka Genel Kredi Sözleşmelerinde) uygulanmaz. TTK 8/1 maddesi ticari işlerdeki faiz oranının düzenler
Cep telefonu kayıtlarının delil niteliği hakkında Yargıtay Kararı
Satış ilanındaki KDV oranına ilişkin Uyuşmazlık Adli Yargının Konusudur
İhaleye konu taşınmazın değerinin satış ilanında yüksek değerden gösterilerek ihale edilmesi borçlunun lehine olduğundan ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir.

Tüm Mevzuat


Avukat hukuk mevzuat kanun içtihat


Avukatlar hukuk mevzuat yasa law legal
Hukuki Net


Wiki Blog Legal News directory Turkish Law in English Hukuk Arama Motoru Güvenlik


© Hukuki NET - Ulusal ve uluslararası Hukuk Sitesi olma özelliğiyle gerek avukat gerek diğer hukukçu arkadaş ve gerekse vatandaşlara ev sahipliği yapan, eğitim ve bilimsel alışveriş yapma amaçlı bir " Hukuk Rehberi " dir. İçeriğinde hukuk dallarına göre kategorize edilmiş mevzuat, makale , kanun, forum, hukuk sözlüğü, hukuk programları ve hukuk siteleri dizini bulunan hukuk bilgi bankası sistemidir.
© Hukuki Net internette ve Türk hukukunda bir marka olmakla birlikte ticaret veya iş amaçlı bir site olmayıp, herhangi bir ticari kurum, kuruluş, bilgisayar programı firması vb. tarafından desteklenmemekte, finans kaynağı reklam ve ekseriyetle site yönetimi olan, ücretsiz ve açık kaynak nitelikli bir hukuk sitesidir. Bununla birlikte Sitenin tüm hakları saklı olup, telif hakkı içeren içeriği izinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz.
© Siteden yararlanmakla kullanım sözleşmesini kabul etmiş sayılmaktasınız. © Hukuki NET - Turkish Legal NetWork and Law Resources .

Hukuki NET Managed Dedicated Server Hizmetleri Netdirekt Hosting tarafından karşılanmaktadır.