Hukuk Forumları.
Üye Adı :
Şifreniz :
Şifreyi Anımsa


Üye Kayıt
  Anasayfa   Portal   Forumlar   Yönetim   SSS     Üye Kayıt
YENİ HUKUKİ NET : Hukuk Portalı  | Hukuki Net 2007  | Hukuk Forumları  | Aktif Konular  | Site Haberleri  | Hukuk Ansiklopedisi  | Hukuk Arama  | Anketler  | Hukuk Siteleri  | Anketler  | Hukuk ilanları  | Dilekçeler ve Hukuk Programları  | Hukuk Terimleri

| Üye | Aktif Üyeler | Aktif forumlar | Geçmiş forumlar | TC. Mevzuatı   | Osmanlı Dönemi Kanunları Numerik | 1920-1960 arası kanunlar (alfabetik) | 1920-1960 arası kanunlar (numerik) | 1960-1961 arası kanunlar (alfabetik) | 1960-1961 arası kanunlar (numerik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (alfabetik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (numerik) | Kanun Hükmünde Kararname | Tüzük | Yönetmelik | Talimatname | Muhtelif Mevzuat
Forum Kategorileri | Forum Arama | Programlar  |
Hukuk Arama Motoru | Site Ekle | Hukuk Güncel Haber | Mevzuat | Kanun | Khk. | Tüzük | Yönetmelik | İçtihat | Yarışma | Ne Yeni ? | Dizin 

VERGİ USUL KANUNU Mevzuat Listesi

                               VERGİ USUL KANUNU
    Kanun Numarası             : 213
    Kabul Tarihi               : 4/1/1961
    Yayımlandığı R. Gazete     : Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705
    Yayımlanan Düstur          : Tertip: 4  Cilt: 2  Sayfa: 1037
                                        *
                                       * *
                    Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için
                    bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga
                    Hükümleri Külliyatı",    Cilt: 1  Sayfa: 599
                                        *
                                       * *
      Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren
          yönetmelik için, "Yönetmelikler Külliyatı"nın kanunlara göre
                  düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
                                        *
                                       * *
                                      GİRİŞ
                                  Kanunun Şümulü

    Madde 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel
bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere
ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
    Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar
da bu kanuna tabidir.
    Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygula-
nır.
    Gümrük ve tekel vergileri:

    Madde 2 - Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu
kanuna tabi değildir.
    Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:

    Madde 3 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/1 md.)
    A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" ta-
biri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını
ifade eder.
    Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı
hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun
yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygula-
nır.
    B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muame-
lelerin gerçek mahiyeti esastır.
 KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7)
   Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin
hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla il-
gisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanıla-
maz.
    İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre nor-
mal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia
eden tarafa aittir.
                                  BİRİNCİ KİTAP
                                  Vergilendirme
                                  BİRİNCİ KISIM
                                  Genel Esaslar
                                  BİRİNCİ BÖLÜM
                             Vergi Uygulanmasında Yetki
    Vergi dairesi:

    Madde 4 - Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk et-
tiren ve tahsil eden dairedir.
    (Değişik: 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımın-
dan hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak,
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve
ikametgah adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın ver-
gi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı
şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş
grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye
yetkilidir.
    Vergi mahremiyeti:

    Madde 5 - Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mü-
kellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine,
işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri
sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendile-
rinin veya üçüncü şahısların nef`ine kullanamazlar;
    1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
    2. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkeme-
leri ve Danıştayda görevli olanlar;
    3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
    4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
    Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.
    (Ek: 26/6/1964 - 485/1 Md.; Değişik: 30/12/1980 - 2365/2 md.) Ancak, vergi
güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergi-
si, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrah-
ları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergile-
ri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyan-
namelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle
ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapı-
lır.
    (Ek: 22/7/1998 - 4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyan-
ları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan
vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı
bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrca, kamu görevlilerince yapılan adli ve
idari soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler verilebilir.
Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullan-
dıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki
kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildi-
rilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi veri-
len kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye
Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
    (Ek: 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik: 30/12/1980 - 2365/2 md.) Gelir Vergisi
mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) (...) (1) ile serma-
ye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan
kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı
merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tara-
fından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve levhalara
ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.
    (Ek: 26/6/1964 - 485/1 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin
haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında
T. Ceza Kanununun 480,481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar üç misli olarak hükmo-
lunur.
---------------------
(1) Bu fıkrada yeralan "(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)"
    ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
    işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    (Ek: 4/12/1985 - 3239/1 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
    (Ek: 24/3/1988 - 3418/29 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
    (Ek: 26/10/1988 - 3482/6 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
    Yasaklar:

    Madde 6 - (Değişik: 23/6/1982-2686/2 md.)
    Beşinci maddede yazılı olanlar:
    1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
    2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) de-
receye kadar olan civar hısımlarına;
    3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
    Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
    Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahke-
meleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulan-
ması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
    İdarenin yardımı:

    Madde 7 - Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye
başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasın-
da uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla
kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
                               İKİNCİ BÖLÜM
                            Vergi Sorumluluğu
    Mükellef ve vergi sorumlusu:

    Madde 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb-
eden gerçek veya tüzel kişidir.
    Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine kar-
şı muhatap olan kişidir.
    Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete
veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.
    Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına
da şamildir.
    (Ek:24/6/1994-4008/1 md.; Değişik: 25/5/1995-4108/1 md.) Türkiye Cumhuri-
yeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası
verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve
vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapı-
lacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması
mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
    Vergi ehliyeti:

    Madde 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değil-
dir.
    Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve
vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
    Kanuni temsilcilerin ödevi:

    Madde 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar
gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları
alinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşek-
külleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getiri-
lir.
    (Değişik: 3/12/1988-3505/2 md.)Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine
getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tama-
men veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine
getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye`de bulunmayan mükellef-
lerin Türkiye`deki temsilcileri hakkında da uygulanır.
    Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için
asıl mükelleflere rücu edebilirler.
    Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını
da kaldırmaz.
    Vergi kesenlerin sorumluluğu:

    Madde 11 - Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur
olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödev-
leri yerine getirmekten sorumludurlar.
    Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu
etmek hakkını kaldırmaz.
    (Ek: 4/12-1985-3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısiyla
vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yüküm-
lülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf
olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle
ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak su-
retiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorum-
ludurlar.(1)
    (Ek: 4/12/1985-3239/2 md.) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen so-
rumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.
    (Ek: 24/3/1988-3418/30 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (iş-
lenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Bor-
salarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından
müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak
vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belir-
lemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan ön-
ceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili
vergi dairesine yatırılır.
    (Ek: 4/12/1985-3239/2 md.) Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu
konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
    Mirasçıların sorumluluğu:

    Madde 12 - Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve
mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçların-
dan miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
    Mücbir sebepler:

    Madde 13 - Mücbir sebepler:
    1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak
derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
    2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntı-
sı ve su basması gibi afetler;
    3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
    4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının
elinden çıkmış bulunması;
    gibi hallerdir.
                                   ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                      Süreler
    Kanuni ve idari süreler:

    Madde 14 - (Değişik: 23/6/1982-2686/3 md.)
    Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
    Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu
süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.
-------------------
(1) Bu fıkrada yeralan, "...alım satıma taraf olanlar ile hizmetten yararlanan-
    lar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar..."
    ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
    işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    Mücbir sebeplerle gecikme:

    Madde 15 - 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bu-
lunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde
tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.
    Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer tara-
fından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
    Ölüm halinde sürenin uzaması:

    Madde 16 - (Değişik: 23/6/1982-2686/4 md.)
    Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara
geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç
ay eklenir.
    Mühlet verme:

    Madde 17 - Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine mütaallik
ödevleri süresi içinde yerine getiremiyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını
geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
    Bu mühletin verilebilmesi için:
    1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
    2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
    3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
    Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye
teşkilatına devredebilir.
    Sürelerin hesaplanması:

    Madde 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır:
    1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son gü-
nün tatil saatinde biter;
    2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya
ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı
güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;
    3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatin-
de biter;
    4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi
tatile rastlarsa tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
                                DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                           Vergi Alacağının Tayini
    Vergiyi doğuran olay:

    Madde 19 - Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vu-
kuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
    Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
    Tarh:

    Madde 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah
ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar
itibariyle tesbit eden idari muameledir.
    Tebliğ:

    Madde 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususla-
rın yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildi-
rilmesidir.
    Tahakkuk:

    Madde 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi
gereken bir safhaya gelmesidir.
    Tahsil:

    Madde 23 - Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
    Tahakkuku tahsile bağlı vergiler:

    Madde 24 - Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, vergi-
nin tahsili tahakkuku da içine alır.
                               İKİNCİ KISIM
                             Tarh ve Tahakkuk Usulü
                               BİRİNCİ BÖLÜM
                          Beyannameye Dayanan Tarh
    Tahakkuk fişi esası:

    Madde 25 - Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk
fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
    Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakuk
fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef
namına vergi dairesine tevdi edene verilir.Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur.
Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu ye-
rine geçer.
    Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname
ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilaniyle
yapılır.
    Tahakkuk fişinin muhteviyatı:

    Madde 26 - Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
    1. Fişin sıra numarası;
    2. Tanzim tarihi;
    3. Verginin nevi;
    4. Vergi beyannamesinin tarihi;
    5. Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
    6. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
    7. Mükellefin açık adresi;
    8. Verginin matrahı;
    9. Verginin hesabı;
   10. Verginin miktarı;
   11. (Değişik: 23/6/1982-2686/5 md.) Vergi mahkemesinde dava açılması ve dü-
zeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
    Tahakkuk fişinin kesinliği:

    Madde 27 - Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin
kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden
tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin
mükellefe verilecek nüshası 28 nci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mü-
kellefe gönderilir.
    Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi:

    Madde 28 - Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi ke-
silir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir
zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin daire-
de kalan nüsnasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
                                  İKİNCİ BÖLÜM
                        İkmalen, Re`sen ve İdarece Tarh (1)
    İkmalen vergi tarhı:

    Madde 29 - (Değişik: 30/12/1980-2365/3 md.)
    İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten
sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah
farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
    Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklı-
dır.
    Re`sen vergi tarhı:

    Madde 30 - (Değişik birinci fıkra: 21/1/1983-2791/1 md.) Resen vergi tarhı,
vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni öl-
çülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tara-
fından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş
vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi
tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya mat-
rah farkı resen takdir olunmuş sayılır.
    (Değişik paragraf: 30/12/1980-2365/4 md.) Aşağıdaki hallerden herhangi bi-
rinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul
edilir.
    1.(Değişik: 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği
halde verilmemişse,
    2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyan-
namede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
    3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı
tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetki-
li olanlara her hangi bir sebeple ibraz edilmezse,
    4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve
kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık ol-
ması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa.
    5. (Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
    6. (Ek: 30/12/1980-2365/4 md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya veri-
len beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
    7. (Ek: 24/6/1994 - 4008/2 md.) Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve
gelirler kontrolörlerince yapılan İncelemeler sırasında, mükellefler, her türlü
harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazanç-
lardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,
    Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan
kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun mevcudiye-
tinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi öden-
memiş kazanç olarak ilgili dönem (...) (2) matrahının takdirinde dikkate alınır.
    8. (Ek:24/6/1994 - 4008/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca
3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburi-
yeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına
alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
    9. (Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
    Yukarıdaki 2 nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu
tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına iliş-
kin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet
üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse,
defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak
matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla
olamaz.
-------------
(1) 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik şeklidir.
(2) Bu paragrafta yeralan " yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi öden-
    memiş kazanç olarak dönem " ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
    Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    (Ek: 26/6/1964-485/2 md.; Değişik: 24/6/1994-4008/2 md.) Vergi beyanname-
sini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikle-
ri matrah üzerinden re`sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re`sen
takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başla-
nılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden
verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.
    (Ek: 26/6/1964-485/2 md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re`sen vergi
tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir
durum mevcut ise re`sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı ya-
pılır. Re`sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara
alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarhedilmiş olan vergi indirilir.
    Verginin idarece tarhı:

    Mükerrer Madde 30 - (Ek: 19/2/1963-205/2 md.)
    Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde,
mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müra-
caat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri
yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli
matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
    Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine
müsteniden tarh olunur.
    Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraf-
tan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin
adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesi-
len cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya
mahsus mahalline asılır.
    İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
    (Değişik: 23/6/1982-2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi
için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen ad-
resinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tes-
pit olunan ilan tarihinden başlar.
    Takdir kararı:

    Madde 31 - Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir
kararına bağlanır.
    Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
    Takdir kararlarında aşağıda yazılı malümat bulunur:
    1. Kararın sıra numarası;
    2. Kararın tarihi;
    3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
    4. Mükellefin açık adresi;
    5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
    6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
    7. Takdir edilen matrah;
    8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
    Takdir kararlarının tevdii:

    Madde 32 - Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi dairesine
tevdi olunur.
    Re`sen tarhta mahsup:

    Madde 33 - Re`sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen mat-
rahtan fazla değilse, re`sen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark
üzerinden vergi tarh olunur.
    İhbarname esası:

    Madde 34 - İkmalen ve re`sen tarh edilen vergiler "İhbarname" ile ilgililere
tebliğ olunur. Nev`i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanı-
lır.
    İhbarnamenin muhteviyatı:

    Madde 35 - İhbarname aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
    1. İhbarnamenin sıra numarası;
    2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
    3. Verginin nev`i;
    4. Mükellefin soyadı adı (Tüzelkişilerde unvanı);
    5. Mükellefin açık adresi;
    6. Vergilendirme dönemi;
    7. Verginin matrahı;
    8. Verginin hesabı;
    9. Verginin miktarı;
   10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re`sen vergi tarhını icabettiren
sebepler;
   11. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
   12. (Değişik: 23/6/1982-2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
    Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re`sen
takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.
                                    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                Tahrire Dayanan Tarh
    Tahrire göre vergi tarhı:

    Madde 36 - Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile tesbit edilen
matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
    Tahrir ihbarnamesi:

    Madde 37 - Tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar, vergi dairesi tarafın-
dan "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ olunur.
    İhbarnamenin muhteviyatı:

    Madde 38 - Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
    1. İhbarnamenin sıra numarası;
    2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
    3. Verginin nev`i;
    4. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı );
    5. Mükellefin açık adresi;
    6. Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
    7. Bina veya arazinin nev`i, büyüklüğü, genişliği;
    8. Bina veya arazinin tahrir numarası;
    9. Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
   10. Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
   11. Verginin nispeti;
   12. Verginin miktarı;
   13. İtiraz süresi;
   14. İtiraz şekli.
    Tekalif cetveli:

    Madde 39 - Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle
ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
    Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malümat bulunur:
    1. Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
    2. Mükelleflerin adresleri;
    3. Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı
mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
    4. Binaların safi iradı;
    5. Tahakkuk eden vergi.
                             DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                       GÖtürü Matrahların Tespiti

    Madde 40 - (Mülga: 26/12/1993 - 3946/38 md.)
    Götürü matrahlara göre dava açma:

    Madde 41 - (Mülga: 26/12/1993-3946/38 md.)
    Ortalama kar hadlerinin tespiti:

    Madde 42 - (Değişik: 30/12/1980-2365/5 md.)
    Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazır-
lanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti ha-
linde
teşkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi
müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret oda-
larınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince,
birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince, odaların, birlik ve teşek-
küllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek iki kişi-
den kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca
göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir
yedek olmak üzere seçilir.Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine bir ay
içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali ta-
rafından seçilir.Şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama
kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden birinin yerine
o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye top-
lantılara katılır.
    Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığın-
ca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
    Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde tak-
dir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlı-
ğınca bir yıla kadar uzatılabilir.
    Ortalama kar hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı:

    Madde 43 - (Değişik: 26/6/1964-485/4 md.)
    42 nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait cetveller, dü-
zenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
    Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez Ko-
misyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uy-
gunluk göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
    Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzelt-
meler yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmiyenler hakkında ise gerekçeleri belir-
tildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
    Merkez Komisyonu cetveller üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar
hadlerinin kesin miktarlarını tayin eder.
    Kesinleşmiş ortalama kar hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahal-
lerine tebliğ olunur.
    Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile, dairele-
rinin uygun bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi
Gazete ile ilan olunur.
    (Değişik: 30/12/1980-2365/6 md.) Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Ma-
liye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel
Müdür Baş Yardımcısı veya bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret
Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kuru-
lur.
    89 uncu maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hak-
kında da uygulanır.
    Uygulama süresi:

    Madde 44 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları ve
ortalama kar hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklik-
ler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak
şartiyle kısaltabilir.
                               BEŞİNCİ BÖLÜM
  Zirai Kazanç Ölçüleri ile Emlak Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin Tespiti (1)
    Ölçüler ve tarifleri:

    Madde 45 - Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü gider emsa-
li, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli
ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.
    1. Yıllık istihsal değeri: Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçü-
lerine göre her ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsul de-
ğerinin işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması
suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.
    2. (Değişik: 23/6/1982-2686/10 md.) Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş
hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılı-
ğı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka çift-
çilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için
% 70`tir.
    3. Ortalama randıman miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde
edileceği tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
    4. Ortalama işçilik tutarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden
ortalama işçilik gideri tutarıdır.
    5. Ortalama maliyet bedeli: Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için
yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
    6. Ortalama satış fiyatı: Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher sa-
tış biriminin 46 ncı maddenin (d) bendi esasları dairesinde tesbit olunan satış
fiyatıdır.
    Zirai kazanç ölçülerinin tespiti:

    Madde 46 - (Değişik: 19/2/1963-205/4 md.)
    Zirai kazanç ölçüleri (45 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler
ile kara ve su avcılığına mütaallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Ko-
misyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar
il komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
    Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbi-
tinde aşağıdaki esaslara uyar.
    a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından
önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır;
    b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı,
vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli
gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;
    c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim ka-
biliyetleri gözönünde tutulur;
    d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sı-
rasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsuller
için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli top-
tan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına
itibarolunur;
    e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca
bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı
itibara alınır.
---------------------
(1) Madde başlığı 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile
    değiştirilmiş şeklidir.
    Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başla-
nılacağı ilk takvim yılı içinde mezkur ölçüleri tesbit ederek bu yılın Nisan ayı
sonuna kadar zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
    Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden
hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade
eder.
    Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki
maddi hataları düzeltirler; takdire taallük eden hususlarda ise ya ölçüleri
yeniden takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları
ısrar kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
    (Değişik: 30/12/1980 - 2365/7 md.) Ancak, zirai kazançlar il komisyonlarınca
verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler ye-
rine merkez komisyonunca re`sen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit
olunur.
    (Yedinci fıkra mülga: 1/5/1981 - 2455/2 md.)
    (Sekizinci fıkra - Ek: 30/12/1980 - 2365/7 md.; Mülga: 1/5/1981-2455/2 md.)
    Ziraat birimleri:

    Madde 47 - Ziraat birimleri:
    a) Tarla, bağ ve sebze ziraati ile ormancılıkta dönüm;
    b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
    c) Hayvancılıkta hayvan sayısı;
dır.
    Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu zi
raat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer bi-
rimler kullanılır.
    Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
    Tasdik ve ilan:

    Madde 48 - Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile yürürlüğe
girer.
    Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.(1)
    Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları
en kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ
eder.
    Uygulama süresi:

    Madde 49 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/3 md.)
    Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmi
kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler
için her yılı açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçülerin
tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vukubulduğunun anlaşılması
halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzum-
lu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere
kısaltmaya yetkilidir.
    Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi:

    Mükerrer Madde 49 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/11 md.)
    a) Maliye ve Bayındırlık bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun 10 ncu madde-
si hükmü ile aynı Kanunun 31 nci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine
göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini (söz konusu tüzük hükümle-
rine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere) genel beyanın yapılacağı
sürenın başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi  Gazete ile ilan
ederler.
----------------------
(1) 2/1/1997 tarih ve 97/9218 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1996,1997 ve
    1998 yılları için tespit edilen 79 il`e ait zirai kazanç ölçüleri 12/4/1997
    tarih ve 22962 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
   Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği
bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştayda da-
va açabilirler.
    b) (Değişik: 4/12/1985 - 3239/4 md.) Takdir komisyonlarının arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara
ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu İl ve İlçe merkezlerindeki ticaret odala-
rına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairele-
rine (1/3/1986 tarihinden itibaren belediyelere), araziye ait olanlar İl merkez-
lerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1/3/1986 tarihinden
itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.
    Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen
daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde
ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek
kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
    Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili vergi daire-
lerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak suretiyle ge-
nel beyan süresince ilan edilir.
    c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması
halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş
sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği
tarihten itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.
    d) (Ek: 30/5/1985 - 3210/1 md.; Değişik: 4/12/1985 - 3239/4 md.) (a) ve (b)
fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergi-
si genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya
Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
                              ÜÇÜNCÜ KISIM
                              Tahrir Usulü
                             BİRİNCİ BÖLÜM
                             Genel Esaslar

    Madde 50 - (Mülga: 29/7/1970 - 1319/41 md.)

    Madde 51 - (Mülga: 29/7/1970 - 1319/41 md.)
    Tadilat:

    Madde 52 - Tadilat, iki genel tahrir arasında, bu kanunda yazılı sebepler-
den dolayı binaların gayrisafi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde vukua gelen
devamlı ve tabii değişiklikler tesbit edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin
edilmesidir.

    Madde 53-55 - (Mülga: 29/7/1970-1319/41 md.)
                              İKİNCİ BÖLÜM
                              Genel Tahrir

    Madde 56-62 - (Mülga: 29/7/1970-1319/41 md.)
    Tadilat sebepleri:

    Madde 63 - Aşağıdaki hallerde binaların gayrisafi iratları ve arazinin kıy-
metleri tadilat yoliyle tahmin ve yeniden takdir olunur.
    1. Her hangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi iratları ile
arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması veya eksilmesi;
    2. Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektum kalmış olması;
    3. Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit
istihsal, asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.);
    (Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer
tesislerinin gayrisafi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayrisafi iradına
ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayrisafi irat-
ları 307 nci maddedeki esasa göre takdir olunur.)
    4. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen ve-
ya kısmen harap olması veya binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer
tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması;
    5. Bİr binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın
ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve
sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete
mahsus mahaller haline kalbedilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın
her dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen
değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.);
    6. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması;
    7. Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina
veya arazinin müstesnalıktan çıkması;
    8. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çık-
ması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
    9. Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının
istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.);
    10. Mütaaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi
veya mütaaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleşti-
rilmesi.
    Arazinin hal ve heyetinde değişiklik:

    Madde 64 - Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik olduğunu
ifade eder:
    1. Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
    2. Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya
gelmesi;
    3. Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair
sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
    4. Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
    5. Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması;
    6. Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
    Mevzii ve ferdi tadilat:

    Madde 65 - Binaların gayrisafi iratlarında ve arazi ve arsaların kıymetle-
rinde 63 üncü maddenin 1 inci bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya
eksilme sebebiyle yapılacak tadilat mevzii veya ferdi olur.
    Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında, mevcut bina ve arazi için yapılacak
tadilat mevziidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan ta-
dilat ferdidir.
    Mevzii tadilat kararı:

    Madde 66 - Mevzii tadilat yapılabilmesi için:
    1. İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat
isteğinde bulunması,
    2. Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki ta-
dilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi
olarak tanzim edeceği mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın lüzumuna ka-
rar verilmesi,
    3. Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
    Ferdi tadilat isteği:

    Madde 67 - Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin binası veya
arazisi için tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kafidir.
    Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
    Diğer tadilatın yapılması:

    Madde 68 - 63 üncü maddenin 2 - 10 uncu bentlerinde yazılı hallerde tadilat
her hangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili mükelleflerin bu halleri bildir-
meleri veya vergi dairesinin yoklama ile tesbit etmesi neticesinde yapılır.
    İfraz ve birleştirme:

    Madde 69 - Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi (Arazinin par-
sellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç,) dolayısiyle yapılacak ta-
dilatta binanın gayrısafi iradı ve arazinin kıymeti yeniden takdir edilmeyip
vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymet müfrez parçalar veya hisseler arasın-
da her parça veya hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.
    63 üncü maddenin 10 uncu bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleşti-
rilen bina ve araziye yeniden gayrısafi irat veya kıymet takdir edilmeyip her
birinin vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam
birleştirilen bina ve arazinin gayrısafi irat veya kıymeti olur.
    Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayrısafi irat veya
kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya hisselere gayrısafi irat veya
kıymet takdir olunarak yukarıki fıkra gereğince işlem yapılır.
    Yüz ölçümü fazla veya noksan tesbit edilen arazi:

    Madde 70- Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüz ölçümü noksan veya
fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan
miktar kayıtlı yüz ölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz
ölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı kıymetinden beher metre kareye
isabet eden kıymet esas tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tesbit ve
kayıtlı kıymete ilave veya mezkür kıymetten tenzil olunur.
    Bu ilave ve tenziller dolayısiyle noksan veya fazla alındığı anlaşılan ver-
giler mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
    Tadilat neticelerinin  uygulanması:

    Madde 71 - Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin yapıldığı, mevzii
tadilat neticeleri de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıl-
dan başlıyarak uygulanır.
    Ferdi tadilat, talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli
olacak matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat
ve kıymetleri tarha esas tutulur.
    Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri:
    1. Genel tahrirlerde mektum kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlü-
ğe girdiği mali yıldan,
    Ve aşağıdaki hallerde:
    2. Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel
kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına başlandığı; binaya
sonradan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin
konulmasının tamamlandığı;
    3. 63 üncü maddenin 5 inci bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen
binalar için bu değişikliğin vuku bulduğu;
    4. Muafiyeti sukut eden bina ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
    5. Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalar-
da ve ifraz ve taksim edilen birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku
bulduğu;
    6. Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı;
    7. Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması,
bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin
vuku bulduğu;
tarihi takip eden mali yıldan başlıyarak yürürlüğe konulur.
                        DÖRDÜNCÜ KISIM
           Takdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları (1)
                        BİRİNCİ BÖLÜM
                       Takdir Komisyonu
    Kuruluş:

    Madde 72 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/5 md.)
    Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil ver-
gi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil
edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki
memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
    Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye
başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir
memuru ile tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca
seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.
    Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu, valinin
başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı il müdürü ile
il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.
    Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde
kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.
    Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafın-
dan görülür.
    Üyelerin seçilmesi:

    Madde 73 - (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980-2365/9 md.) Üyeler, tüccarlar
için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup olduk-
ları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu
teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay
içinde iki asil ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında
yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.
    (Değişik: 23/6/1982 - 2686/13 md.) Komisyon toplantılarını mükellefin sanat
veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri
işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler (Değişik: 30/5/1985 -
3210/2 md.) : Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında
ticaret odasından seçilen üye-
-----------------
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kununun 8 inci maddesiyle
    değişik şeklidir.
lerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün muhtarı) iştirak eder. Ticaret Oda-
sı ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler,
yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir.
    Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa, vergi dairesinde top-
lanır ve keyfiyet bir tutanakla tesbit olunur.
    Komisyonların görevleri:

    Madde 74 - (Değişik: 4/11/1985 - 3239/6 md.)
    a) 72 nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görev-
leri şunlardır.
    1. Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yap-
mak;
    2. Vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri tak-
dir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)
    Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadı-
ğını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı
ile ikaz etmeye mecburdur.
    b) 72 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sa-
yılı Emlak Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar
için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, so-
kak veya değer bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımın-
dan farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel) iti-
bariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
    c) 72 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sa-
yılı Emlak Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her il
veya ilçe için arazinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde
birim değer tespit etmekle görevlidir.
    (b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanu-
nunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye
göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararla-
nılır.
    Komisyonun yetkileri:

    Madde 75 - (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72 nci maddenin
birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74 üncü maddedeki görevleri do-
layısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haizdir.
    (Değişik: 30/12/1980 - 2365/10 md.) Komisyon, servetleri, sınai hakları ve
telif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat
eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilir.
    (Ek fıkra: 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrala-
rına göre kurulan takdir komisyonları 79 uncu maddede yazılı yetkileri haizdir.
    Beyana bağlılık:

    Madde 76 - Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan takdir işle-
rinde, takdir olunan matrah mükellefin beyanından düşük olamaz.
                              İKİNCİ BÖLÜM
                            Tahrir Komisyonu

    Madde 77 - (Mülga: 29/7/1970 - 1319/41 md.)

    Madde 78 - (Mülga: 29/7/1970 - 1319/41 md.)
    Yetki:

    Madde 79 - Tahrir komisyonları:
    1.  İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
    2.  Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulün genel durumu, kullanış tar-
zı, kira veya hasılat miktarı ve tahmine yarıyacak sair lüzumlu malümatı istiye-
bilirler;
    3. Lüzumlu gördükleri malümatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve ta-
rım odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi teşekküllerle
özel teşekküller ve şahıslardan istiyebilirler;
    4. Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içlerinde bu-
lunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini tesbit için lüzum gördükleri tak-
dirde bilirkişiye müracaat edebilirler.
    Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal
edenlerin muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komis-
yon başkan ve üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmiye mecbur-
durlar.
                                 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                             Tadilat Komisyonları
    Görev ve kuruluş:

    Madde 80 - Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik "tadilat ko-
misyonları" tarafından yapılır.
    Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdürü
olmıyan gelir memurları arasından seçeceği bir başkan ile iki üyeden kurulur.
    Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
    Üyelerin seçilmesi:

    Madde 81 - Tadilat komisyonlarına girecek üyeler:
    1. Belediye sınırı içinde bulunan yerler için, belediye meclislerince biri
kendi üyeleri arasından veya dışardan, diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin
bulunduğu şehir ve kasaba halkı arasından;
    2. Belediye teşkilatı olmıyan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi
üyeleri, diğeri köy halkı arasından,
    Seçilir.
    Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri mahallin
en büyük mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlıyarak en geç bir ay içinde
tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri seçmeye
ve adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.
    Yetki:

    Madde 82 - Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat komisyonları
da haizdirler.
                                 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
          Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları ile Özel Komisyonlar (1)
    Zirai Kazançlar İl Komisyonu:

    Madde 83 - (Değişik: 30/12/1980-2365/11 md.)
    Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü ve
--------------
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile
    değişik şeklidir.
seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komis-
yona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir tem-
silci katılır.
    Üyelerin seçilmesi:

    Madde 84 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/15 md.)
    Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odasın-
dan, biri de bu ile bağlı ilçe ziraat odalarından il ziraat odasınca seçilir.
    Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon
üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
    Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından se-
çilir.
    Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dai-
resinde belediyelerce seçilir.
    Zirai kazançlar merkez komisyonu:

    Madde 85 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/16 md.)
    Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığın-
da; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman
Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel
Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
    Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın, üyelerden veya hariçten tev-
kil edeceği kimse başkanlık eder.
    Komisyonların yetkileri:

    Madde 86 - Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve müessese-
leri ile Devlet ekonomi kurumlarından ve görevlerinin gerektirdiği sair gerçek
ve tüzelkişilerden her türlü bilgileri istiyebilirler. Gerekli gördükleri hal-
lerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
    Bilgi istemede 148 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
    Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermiyenler ve bilirki-
şiliği kabul ettikleri halde gerekli incelemeleri yapmıyanlar hakkında
Mükerrer 355 inci madde hükmü uygulanır.(1)

    Mükerrer Madde 86 - (Ek:30/12/1980-2365/13 md; Mülga: 23/6/1982-2686/53 md.)
                                 BEŞİNCİ BÖLÜM
                               Müşterek Hükümler
    Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar:

    Madde 87 - (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir, tadi-
lat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışın-
da, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
    1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet
ve itimadını kazanmış bulunmak;
    2. Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bu-
lunmamak;
    3. Ağır hapis veya şeref ve haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiy-
le hükümlü olmamak;
    4. Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;
    5. (Değişik: 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir ve özel komisyonlara seçile-
ceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;
--------------
(1) Bu fıkrada yeralan "361 inci madde" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı
    Kanunun 13 üncü maddesiyle "mükerrer 355 inci madde" olarak değiştirilmiş
    ve metne işlenmiştir.
    6. (Değişik: 30/12/1980-2365/14 md.) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyon-
larına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartla-
rına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulun-
mak;
    7. (Mülga: 30/12/1980-2365/14 md.)
    Yemin:

    Madde 88 - Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu
başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda
aşağıda yazılı şekilde yemin ederler:
    "Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasiyle vicdan ve kanaatim icap-
larına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve doğruluktan
ayrılmıyacağıma, gerek Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve
tahminlerde her hangi bir tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmıyaca-
ğıma namusum üzerine yemin ederim."
    Nisap:

    Madde 89 - (Değişik: 30/12/1980-2365/15 md.)
    Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve
çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf ço-
ğunlukta sayılır.
    Devam:

    Madde 90 - Komisyon toplantılarında her hangi bir sebeple olursa olsun bulu-
namıyacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.
    Seçilmiş üyelerden, mücbir sebebe dayanmaksızın, üç mütaakıp toplantıya gel-
miyenler istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye asil üye olarak getirilir.
    Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek üye ve-
kalet eder.
    (Dördüncü fıkra mülga: 30/12/1980-2365/16 md.)
    Görev süresi:

    Madde 91 - Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri genel tahrir
bitinceye kadar devam eder.
    Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev
süresi üç yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimle-
rinin yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.
    Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
    Ücretler:

    Madde 92 - (Değişik: 23/6/1982-2686/17 md.)
    Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel ko-
misyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama
Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Ka-
nununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komis-
yon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli
defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret
verilir.
    Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu,
Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikre-
dilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve Üyelerine bu ko-
misyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının tekli-
fi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
                               BEŞİNCİ KISIM
                                 Tebliğler
                               BİRİNCİ BÖLÜM
                      Tebliğ Esasları ve Muhataplar
    Tebliğ esasları:

    Madde 93 - Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm
ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişi-
lere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere
ilan yolu ile tebliğ edilir.
    Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyon-
da yapılması caizdir.
    Tebliğ yapılacak kimseler:

    Madde 94 - Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekil-
lerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
    Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsil-
cilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bun-
ları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit mü-
dür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir.
    (Ek: 30/12/1980 - 2365/18 md.) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin
bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya
da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ
yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir
surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)
    Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ:

    Madde 95 - Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlu-
su birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir.
    Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, teb-
liğ bunlara yapılır.
    Vasıtalı tebliğ:

    Madde 96 - Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler kıta
komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasiyle yapılır. Bu evrakı
derhal tebliğ olunacak kimseye vermediği takdirde üst tazminle mahküm olur. Bu
cihetin tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.
    Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ:

    Madde 97 - Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili maka-
mı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları
müsait ise o yerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yet-
kili makamdan ister.
    Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk siyasi memu-
ru veya konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
    Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çı-
karan merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına, oradan
da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna gönderilir.
    Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri
Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
    Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı bulun-
dukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlıklariyle Jandarma Genel Komutan-
lığı vasıtasiyle yapılır.
   Kamu idare ve müesseselerine tebliğ:

    Madde 98 - Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ, bu idare ve
müesseselerin en büyük amirlerine veya bunların muavinlerine veya en büyük
amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.
                             İKİNCİ BÖLÜM
                          Posta ile Tebliğ Usulü
    Kapalı zarf esası:

    Madde 99 - Posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir zarf içinde
postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilen özel
zarflar kullanılır.
    Bilinen adreslere tebliğ:

    Madde 100  - Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince muhatabı-
na teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
    Bilinen adresler:

    Madde 101 - Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
    1.  Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
    2.  Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
    3.  İşi bırakmada bildirilen adresler;
    4.  Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
    5.  Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
    6.  (Değişik: 23/6/1982-2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma dilekçe-
lerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
    7.  Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgi-
linin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
    8.  Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit
edilen adresleri.
    Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak
makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara
alınır.
    Tebliğ evrakının teslimi:

    Madde 102 - Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına
verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine
tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
    Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış
olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresin-
ce derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
    Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar
veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın
kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan im-
tina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen ev-
rak çıkaran mercie iade olunur.
    Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir
süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da ay-
nı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
    Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemi-
yecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olu-
nur.
    Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak
suretiyle tebliğ edilir.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar
veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra
ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz`edilmek ve hazır
bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur.
                            ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                      İlan Yoliyle Tebliğ Usulü
    Tebliğin ilanla yapılacağı haller:

    Madde 103 - Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır.
    1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
    2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönde-
rilmiş olan mektup geri gelirse;
    3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
    4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.
    İlanın şekli:

    Madde 104 - İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır:
    1. İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde
çıkan bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmıyan yerlerde mütat
vasıtalarla yapılır.
    2. İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılır
ve bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderi-
lir.
    3. (Değişik: 30/12/1980-2365/19 md.) İstanbul Belediye sınırları dışındaki
yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu yüz milyon (Altı milyar) lirayı
aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve
İstanbul`da çıkan bir gazete ile yayınlanır. (1)
    Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bi-
linen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
    İlanın muhteviyatı:

    Madde 105 - İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler gösterilmek sure-
tiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları) yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar
ihtar olunur:
    1. İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya
bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adres-
lerini bildirmeleri;
    2. Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
    İlanın neticeleri:

    Madde 106 - İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere, yerinde,
adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
    Posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100 üncü madde hükmü cari olur.
----------------
(1) Bu bentte yeralan miktar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
    tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş 11/12/2000 tarihli ve 24257 sayılı
    R.G.`de yayımlanan 2000/1697 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2001 tarihinden
    geçerli olmak üzere tespit edilen miktar ise, metne parantez içinde siyah punto ile
    işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için bu Kanun`un sonundaki
    İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış
ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
                                DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                       Tebliğlere Ait Türlü Hükümler
    Memur vasıtasiyle tebliğ:

    Madde 107 - (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980-2365/20 md.) Maliye Bakanlığı
tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkilidir.
    Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
    Hatalı tebliğler:

    Madde 108 - (Değişik: 23/6/1982-2686/19 md.)
    Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı
hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mü-
kellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma
süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tara-
fından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.
    Tebliğ yerine geçen muameleler:

    Madde 109 - Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen muameleler
hakkındaki hükümler mahfuzdur.
    Diğer ücret elde eden hizmet erbabının (...) (1) vergileri, tarh zamanında
bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri
vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur.
    Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
    Yukarıdaki hükme riayet etmiyenlerin vergileri (251 inci madde hükmüne giren
mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanı-
larak tarh ve tebliğ olunur.
                              ALTINCI KISIM
                        Vergi Alacağının Kalkması
                              BİRİNCİ BÖLÜM
                                 Ödeme
    Verginin ödeneceği daire:

    Madde 110 - Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine
ödenir.
    Mükellef vergi borcunun vergi dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dı-
şındaki vergi dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dai-
resi hesabına yapıldığının bildirilmesi şarttır.
    Ödeme zamanı:

    Madde 111 - Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
    Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
    Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin
uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
    Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk
işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
-----------------------
(1) Bu fıkrada yeralan "Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen
    tüccar, hizmet ve serbest meslek erbabının" ibaresi, 22/7/1998 tarih
    ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde de-
    ğiştirilmiştir.
    500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mü-
kelleflere, vadenin  bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde gün
belli etmiye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
    Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
    Özel ödeme zamanları:

    Madde 112 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/8 md.)
    1. İkmalen, re`sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından
evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tama-
men geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden baş-
layarak bir ay içinde ödenir.
    2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dola-
yısıyla beyan üzerine tarh olunan  vergiler, beyanname verme süreleri içinde
ödenir.
    Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre için-
de alınır.
    Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükelle-
fiyetleri kalkanların ikmalen, re`sen veya idarece tarh olunan vergileri tahak-
kuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
    Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit
zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
    3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durduru-
lan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre
hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenir. Ayrıca ikmalen, re`sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda : (1)(2)
    a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında
belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden
itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
    b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi
kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal
vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;
    Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı ora-
nında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme
faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.
    4. (Ek: 22/7/1998-4369/2 md.) Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya
vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince
mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tari-
hi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık süre-
nin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar
geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi
oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gere-
ken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.
    Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasın-
da belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar ge-
çen süre için uygulanır.
    Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafın-
dan istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödene-
bilir.
                              İKİNCİ BÖLÜM
                          Zamanaşımı ve Terkin
    Zamanaşımının mahiyeti:

    Madde 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.
    Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksı-
zın hüküm ifade eder.
---------------------
(1) Bu bentte öngörülen gecikme faizinin 1/1/1986 tarihinden önceki vergilendir-
    me dönemlerine ait tarhlara uygulanamayacağı Danıştay İçtihadı Birleştirme
    Kurulunun 3/7/1989 tarih ve E. 1988/5, K. 1989/3 sayılı kararıyla kararlaş-
    tırılmıştır.
(2) Bu bentte yer alan "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci mad-
    desinin 8 numaralı bendi" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun
    13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    Zamanaşımı süreleri:

    Madde 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başın-
dan başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler za-
manaşımına uğrar.
    Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvu-
rulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkür komisyon kararının vergi
dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.
    (Ek: 4/12/1985 - 3239/9 md.) Yatırım İndirimi uygulamasında yatırımcının ya-
tırım veya işletme döneminde öngörülen özel şartları ihlal etmesi halinde, za-
manaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı takip eden yıl başından itibaren baş-
lar.
    (Değişik: 4/12/1985 - 3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası
zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.
    Verginin terkini:

    Madde 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don,
muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden:
    1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar
verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
    2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi
için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait
olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;
    Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen ter-
kin olunur.
    Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri
yaptıracağı tahkikat üzerine tesbit eder.
    Tahakkuktan vazgeçme:

    Mükerrer Madde 115 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/10 md.)
    İkmalen, re`sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların
toplam miktarı 1.000.000 lirayı (3.000.000 lira dahil) aşmaması ve
tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti
halinde, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde tahakkuk-
larından vazgeçilebilir.(1)
                                    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                             Vergi Hatalarını Düzeltme
    Vergi hatası:

    Madde 116 - Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede
yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alın-
masıdır.
    Hesap hataları:

    Madde 117 - Hesap hataları şunlardır:
    1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ih-
barname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin
eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
    2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulan-
ması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı
vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
----------------------
(1) Bu maddedeki miktar 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanun ile 1.000.000 TL.`ye
    yükseltilmiş, daha sonra; 11/12/2000 tarihli ve 24257 sayılı Resmi Gazete`de
     yayımlanan 2000/1697 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2001 tarihinden
     geçerli olmak üzere  tespit edilen miktar  metne parantez içinde siyah punto ile
      işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ
    3.  Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir
vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi isten-
mesi veya alınmasıdır.
    Vergilendirme hataları:

    Madde 118 - Vergilendirme hataları şunlardır:
    1.  Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir
kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
    2.  Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf
bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
    3.  Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna
bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenme-
si veya alınmasıdır.
    4.  Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bu-
lunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik
veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
    Hataların meydana çıkarılması:

    Madde 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
    1.  İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
    2.  Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;
    3.  Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
    4.  Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
    5.  Mükellefin müracaatı ile.
    Düzeltme yetkisi ve reddiyat:

    Madde 120 - Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü
karar verir.
    Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine
yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil
olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek
miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mü-
kellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde pa-
rasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
    Re`sen düzeltme:

    Madde 121 - (Değişik: 23/6/1982-2686/21 md.)
    İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re`sen düzeltilir.
Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesin-
de dava açma hakları mahfuzdur.
    Düzeltme talebi:

    Madde 122 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/22 md.)
    Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesin-
den yazı ile isteyebilirler.
    Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
    Düzeltme talebinin incelenmesi:

    Madde 123 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/23 md.)
    Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını da ilave
ederek, düzeltme merciine gönderir.
    Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını em-
reder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ
olunur.
    Şikayet yolu ile müracaat:

    Madde 124 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/24 md.)
    Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme ta-
lepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
    Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye ver-
gileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.
    Düzeltme şümulü:

    Madde 125 - (Değişik: 23/6/1982-2686/25 md.)
    Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan muamele-
lerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş
olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir.Şu kadar ki;
düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafın-
dan bir karar verilmemiş olması şarttır.
    Dülzeltmede zamanaşımı:

    Madde 126 - 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meyda-
na çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süre-
si:
    a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde ha-
tanın yapıldığı;
    b) (Değişik: 23/6/1982-2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahke-
mesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emri-
nin tebliğ edildiği;
    c) (Ek: 4/12/1985-3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ
edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
    Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
                             YEDİNCİ KISIM
                          Yoklama ve inceleme
                             BİRİNCİ BÖLÜM
                                Yoklama
    Maksat ve yetki:

    Madde 127 - (Değişik: 4/12/1985-3239/12 md.)
    Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, ka-
yıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar,
ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak:
    a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki
verilmiş olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek,
    b) 3100 Sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecbu-
riyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edil-
miş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit etmek,
    c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulunduru-
lup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp ya-
pılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne
göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal
bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadı-
ğını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının
bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halin-
de bunları almak,
    d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirliyeceği özel işa-
retle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi,
fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası
ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak
suretiyle tespit etmek,
    e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması, ha-
linde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşı-
nan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına
almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mal-
lar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakan-
lığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
    Yetkisini haizdirler.
    Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kul-
lanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve
yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
    Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında, güvenlik-
lerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.
    Yoklamaya yetkililer:

    Madde 128 - Yoklama:
    1. Vergi dairesi müdürleri;
    2. Yoklama memurları;
    3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
    4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar;
tarafından yapılır.
    Hüviyet ibrazı mecburiyeti:

    Madde 129 - Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren fotoğraf-
lı resmi bir vesika bulunur.
    Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama
yapılan kimseye gösterirler.
    Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
    Yoklama zaman:

    Madde 130 - Yoklama her zaman yapılabilir.
    Yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
    Yoklama fişi:

    Madde 131 - Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan "yoklama fişine"
geçirilir.
    Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa
nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz
veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma,
muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılır.
   Yoklama neticelerinin bildirilmesi:

    Madde 132 - Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan şahıs veya
yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta
ile gönderilir.
    Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret
olunur.
    Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
    Toplu yoklama:

    Madde 133 - Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine
yoklama cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu cetvellerde
gösterilmesi caizdir.
    Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
    Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi mahiye-
tinde ayarı bir tutanakla tesbit olunur.
                                  İKİNCİ BÖLÜM
                               Vergi İncelemeleri
    Maksat:

    Madde 134 - (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980-2365/22 md.) Vergi inceleme-
sinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek
ve sağlamaktır.
    İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, iş-
letmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyanname-
lerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir.Fiili en-
vanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen
gi
derler Hazinece mükellefe ödenir.
    İncelemeye yetkililer:

    Madde 135 - (Değişik birinci fıkra: 24/6/1994-4008/3 md.) Vergi incelemesi;
hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi de-
netmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafın-
dan yapılır.
    (Değişik: 24/3/1988 - 3418/31 md.) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Mua-
vinleri, Gelirler Kontrolörleri ve  Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler
Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapan-
lar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (1)
    Hüviyet ibrazı:

    Madde 136 - Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet sıfatlarını ve
inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve gittik-
leri yerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.
    İncelemeye tabi olanlar:

    Madde 137 - Bu kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak, ev-
rak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel
kişiler vergi incelemelerine tabidirler.
    İnceleme zamanı:

    Madde 138 - Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber veril-
mesi mecburi değildir.
    İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zaman-
aşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
     Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re`sen takdir edilmiş olması yeni-
den inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhıyatın ikmaline mani değildir.
------------
(1) Bu fıkrada yeralan "Stajyer Gelirler Kontrolörleri" ibaresi 22/7/1998 tarih
    ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değişti-
    rilmiştir.
    İncelemenin yapılacağı yer:

    Madde 139 - Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş
yerinde yapılır.
    İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle
incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları
isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
    Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye
getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.
    İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları bel-
li edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş sayı-
lırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirme-
si için münasip bir mühlet verilir.
    İncelemede uyulacak esaslar:

    Madde 140 - Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağı-
daki esaslara uymaya mecburdurlar:
    1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak
izah ederler;
    2. Nezdinde inceleme yapılanın muvafakatı olmadıkça resmi çalışma saatleri
dışında inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler (Tutanak düzenlenmesi ve
inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır. Ancak
bu gibi tedbirler, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye uğratmıya-
cak şekilde yapılır);
    3. İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde incele-
me yapılana verilir.
    İnceleme tutanakları:

    Madde 141 - İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile il-
gili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tesbit ve tevsik olunabi-
lir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu
suretle düzenlenen tutanakların bir nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme
yapılan kimseye bırakılması mecburidir.
    İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis ko-
nusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nez-
dinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde
tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İl-
gililer her zaman bu tutanakları imzalıyarak defter ve vesikaları geri alabilir-
ler. Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
    143 üncü madde hükmü, yukarki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında
da uygulanır.
    144 üncü maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarki şekilde def-
ter ve vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.
    Yeminli mali muşavirlik:
    Ek Madde - (Ek:4/12/1985 - 3239/13 md.;İptal:Ana.Mh. 19/3/1987 tarih ve E.
1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
                                    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
                                       Arama
    Arama yapılabilecek haller:

    Madde 142 - İhbar veya yapılan incelemeler dolayısiyle, bir mükellefin vergi
kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgi-
si görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.
    Aramanın yapılabilmesi için:
    1. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve ge-
rekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu isteme-
si;
    2. Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
    şarttır.
    İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına
lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bun-
lardan diğer sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar
vermeye yetkilidir.
    İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan
kimse muhbirin adının bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi
muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.
    Aramada bulunan defter ve vesikalar:

    Madde 143 - Aramada bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesika-
lar müfredatlı olarak bir tutanakla tesbit olunur.
    Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tesbit olunması müfredatlı
tesbit demektir.
    Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın
tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesika-
lar, mükellef nezdinde emin bir yere konur veya kablar içinde daireye nakledi-
lir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin veya kabların aramayı yapan ta-
rafından mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de vaz`ı şart-
tır. Bilahara, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler açılarak müfredatlı tuta-
naklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün fekki halleri de birer tutanakla tes-
bit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine
veya adamına verilir.
    Bu işler:
    a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vaz`ından imtinaı halle-
rinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
    b) Mükellefin, mühürün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulun-
maktan imtinaı hallerinde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;
    tamamlanır.
    Aramada bulunup mükellef nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde
daireye nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar,
arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere
sevk veya celp edilebilir.
    Yukardaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şart-
tır.
    Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine mecburdur.
KANUNLAR, HAZİRAN 1988 (EK - 2)
    İncelemede usul:

    Madde 144 - Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten önce yapı-
lır.
    İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve diğer
evrak makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.
    Mükellef, ilgili memurun huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde ince-
lemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
    Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi
beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için
gerekli bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıka-
rabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine geti-
rilir.
    Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi
beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname ver-
me süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan başlar. (13
üncü maddenin 1 - 3 üncü fıkralariyle 17 inci madde hükümleri saklıdır.)
    İncelemenin bitmesi:

    Madde 145 - Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incele-
meler en geç üç ay içinde bitirilerek sahibine bir tutanakla geri verilir.
    İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmı-
yan hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
    Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar
ve hesap durumları tutanakla tesbit olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan
çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden def-
ter veya vesikalar aramanın mevzuu ile ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye
kadar kendisine geri verilmez.
    İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
    İlgililer bu tutanakları her zaman imzalıyarak defter ve vesikalarını geri
alabilirler. Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.
    Kayıtların yeniden işlenmesi:

    Madde 146 - Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların muhafaza altı-
na alınması sebebiyle 219 uncu madde gereğince yapılamıyan kayıtlar defterlerin
geri verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip
bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre bir aydan az olamaz.
    Mükellef dilerse defterlerinin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeni-
den tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen defterlere
intikal ettirebilir.
    Genel hükümlerin uygulanması:

    Madde 147 - Bu bölümde açıkça yazılı olmıyan hallerde Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri uygulanır.
                                  DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
                                  Bilgi Toplama
    Bilgi verme:

    Madde 148 - Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle mua-
melede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi in-
celemesi yapmaya yetkili olanların istiyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
    Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere
keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet
tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
    Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi ver-
me mecburiyetine tabi olamazlar.
    Devamlı bilgi verme:

    Madde 149 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/14 md.)
    Kamu idare ve müsseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil)
ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Ma-
liye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek
bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.
    Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme:

    Madde 150 - Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzel kişiler, her
ay muttali oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın 15 inci günü ak-
şamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
    1. Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları;
    2. Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk görevini
yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları
ile Türkiye`deki ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildirirler);
    3. Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri
bildirirler);
    4. Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzel ki-
şiler (Mevduat, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya sair suretle alacak
sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin soyadını, adını, alacağının nev`ini
ve miktarını bildirirler).
*
    Bilgi vermekten imtina edememek:

    Madde 151 - Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler, özel ka-
nunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina
edemezler. Ancak:
    1. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur
olduğu mahremiyet saklıdır;
    2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden, ebelerden ve sağlık memurla-
rından hastaların hastalıklarının nevi`ine mütaallik bilgiler istenemez.
    3. Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya
görevleri dolayısiyle muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi istene-
mez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle vekalet ücretlerine ve giderleri-
ne şamil değildir;
    4. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88 inci maddesi gereğince gösterilmesi
veya teslimi caiz olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu ka-
dar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka müsteni-
den doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına bilgiler istenebilir.
    İstihbarat arşivi:

    Madde 152-150 nci maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı kaynak-
lardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak saklanır.
    Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığın-
ca tesbit olunur.
                                   İKİNCİ KİTAP
                                Mükellefin Ödevleri
                                   BİRİNCİ KISIM
                                    Bildirmeler
                                  BİRİNCİ BÖLÜM
                                   İşe Başlama
    İşe başlamayı bildirme:

    Madde 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar:
    1. Vergiye tabi ticaret