GELİR VERGİSİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ Mevzuat Listesi
GELİR VERGİSİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN
KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ
Kanun Numarası : 193
Kabul Tarihi : 31/12/1960
Yayımlandığı R. Gazete : Tarihi: 6/1/1961 Sayı : 10700
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 4 Cilt : 1 Sayfa: 850
1 - 19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümleri metinleri.: (Madde numaraları: 3,4,7,8,9,10,11,
12,13,18,19,21,23,34,37,40,46,47,52,53,54,55,56,57,58,59,64,65,67,68, 69,70,73,
74,81,82,85,86,87,88,89,90,92,93,94,96,103,105,109,110,111,112,114,117,118)
Madde 3 bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye`de bulunan teşebbüslere
bağlı olup işleri dolayısıyle yabancı memleketlerde ikamet eden ve bulundukları
memleketlerde benzeri bir vergiye tabi olmıyan Türk vatandaşları.
Madde 4 bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Bir takvim yılı içinde Türkiye`de devamlı olarak altı aydan fazla ikamet
edenler (Geçici ayrılmalar Türkiye`de ikamet süresini kesmez.)
Madde 7 fıkra bir bent (1)-(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmü-
dür).
1. Ticari kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye`de bulunması, Türkiye`de
bulunmadığı hallerde Türkiye`de iş yerinin olması veya daimi temsilci bulundur-
ması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilci vasıtasiyle veya bizzat yapılan
işlerden doğması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye`de bulunmı-
yanlardan merkezleri hesabına ihraç edilmek üzere Türkiye`de satın aldıkları
veya imal ettikleri malları Türkiye`de satmaksızın yabancı memleketlere gönde-
renlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye`de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye`de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının Türkiye`de olması veya
satış akdinin Türkiye`de inikat eylemesidir. İş merkezinden maksat ise, iş bakı-
mından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.);
Madde 8 fıkra üç bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
2. Giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından
ödenenler;
Madde 9 bent (1,2 ve 3)-(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1. Elde, sırtta, başta, el veya ayak ile müteharrik el arabası veya hayvanla
taşımak suretiyle köylerde, mahalle aralarında ve pazarlarda yenilecek, içile-
cek, yakılacak, zat ihtiyaçlarında veya evlerde kullanılacak madde ve malzeme-
leri perakende olarak satanlarla aynı suretle gazete, mecmua, kitap, piyango
bileti, kartpostal, zarf, mektup kağıdı, çocuk oyuncaklarını perakende satanlar;
2. Bir işyeri açmaksızın gezici olarak çalışan hallaçlar, kalaycılar,
lehimciler, musluk tamircileri, çilingirler, camcılar,kundura boyacıları,ber-
berler,nalbantlar, fotoğrafçılar, odun ve kömür kıranlar, çamaşır yıkayıcıları,
hamallar;
3. Köylerde gezici olarak her türlü madde, malzeme ve eşyanın perakende
satışı ve küçük sanat işleriyle iştigal edenler (Nüfusu 2 000 den "2 000 dahil"
aşağı olan köylerde yukarıda yazılı işleri işyeri açmak suretiyle yapanlar da
bu fıkra hükmünden istifade ederler.);
Bent 6 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
6. Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartiyle
oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çorap, halı, kilim, dokuma
mamulleri, örgü dantela, nakış işlerini ve hasır, sepet, süpürge, yapma çiçek,
ip ve urganları dükkan açmaksızın satanlar; (Gelir veya Kurumlar vergilerine
tabi mükelleflere bu gibi işleri ücret mukabilinde yapanlar hariç.);
Madde 10 fıkra üç - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aile reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarları aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır.
Ortaklıklarda da aynı esas caridir. Yarıcılık ortaklık sayılır.
Madde 11 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığı zirai kazançlara münhasırdır. Bu muaflıktan faydala-
nanlar, varsa, diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanunun diğer hükümleri
gereğince vergiye tabi tutulurlar.
Diğer ticari, sınai ve mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir
Vergisine tabi bulunanlar küçük çiftçi muaflığından faydalanamazlar.
Madde 12 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı için, nazara alı-
nacak işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:
1 inci grup: Hububat, afyon, ayçiçeği ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü
toplamı 150 dönümü;
2 nci grup: Bakliyat, pamuk, pancar,susam,tütün ve keten ziraatinde ekilen
arazinin yüzölçümü toplamı 60 dönümü;
3 üncü grup: Çeltik ve sebze ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü toplamı
30 dönümü;
4 üncü grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde
yüzölçümü toplamı 30 dönümü;
5 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 800 ağacı veya
narenciyede 400 ağacı;
6 ncı grup: Diğer meyva ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü top-
lamı 15 dönümü;
7 nci grup: Büyükbaş hayvan sayısı 25 adedi veya küçükbaş hayvan sayısı 100
adedi;
Aşmamak.
Yukarıda yazılı ziraat gruplarından birkaçının bir arada yapılması halinde
her bir grup için belirtilmiş olan ölçüler ayrı ayrı aşılmadığı takdirde muaflık
devam eder.
Madde 13 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir tak-
vim yılı içindeki satış bedelleri tutarının on beş bin lirayı geçmemesi lazım-
dır.
Madde 18 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Müellif, mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekarların kitap, resim, heykel
ve nota halindeki eserlerini satmak veya bu eserler üzerinde mevcut haklarını
devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle, bir takvim yılı içinde elde
ettikleri gayrisafi kazanç ve iratların 5.000 lirası Gelir Vergisinden müstes-
nadır.
(Eserlerin neşir, temsil, icra, teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi
karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.)
Madde 19 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir vergilendirme döneminde elde edilen ve toplamı 10 000 liraya kadar
olan zirai safi kazançların 5 000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.
Gelirleri aile reisi tarafından beyan edilecek olanlar için 10 000 liralık
had aile reisi ile eş ve velayet altındaki küçük çocuklara ait zirai safi ka-
zançların toplamlarına göre hesaplanır. Bu toplam istisna haddini aşmadığı
takdirde aile fertlerinden her biri istisnadan zirai gelirleri nispetinde
faydalanırlar.
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.
Madde 21 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gayrimenkullerin ve hakların kiralanmasından elde edilen ve bir takvim
yılında toplamı 2.500 lirayı aşmıyan kiralarla bir takvim yılı içinde toplamı
10 000 lirayı aşmıyan kiraların 2.500 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.
Madde 23 bent (2 ve 5) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Gelir Vergisinden muaf veya götürü usulde vergiye tabi çiftçilerin
ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri;
5. Mahalle ve köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve
benzeri müstahdemlerinin, mahalle ve çarşı bekçilerinin ücretleri;
Madde 34 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İndirim yalnız aile reisi sıfatiyle vergiye tabi tutulan mükellefler hak-
kında uygulanır.
Madde 37; fıkra iki bent (5 ve 6)-(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım, satımı ile iştigal edenlerin
bu faaliyetlerinden;
6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin parsellenerek
kısmen veya tamamen satılmasından; elde edilen kazançlar.
Madde 40 bent (5) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
5. İşte kullanılan taşıtların giderleri;
Madde 46 - (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)
47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari
ve sınai işlerinden sağladıkları safi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edi-
lecek iş cetvellerinde belirtilen işe nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki
esaslar dairesinde, götürü olarak tesbit olunur.
Aynı işlerde ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı iş yer-
leri gayrisafi iratları ile 48 inci maddede yazılı iş hacmi, toplu olarak, di-
ğer şartlar, ortakların her biri için ayrı ayrı aranır.
Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortak-
larda diğer ortakların sınai ve ticari kazancı da gerçek usule göre tesbit
olunur.
Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer bir şahsi işle de
iştigal edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirile-
ceğinin tayininde, şahsi işine ait iş hacmi ve gayrisafi irat ölçüleri, ortaklı-
ğın iş hacmi ve gayrisafi irat ölçülerinden hissesine düşen miktarların da ek-
lenmesi suretiyle nazara alınır.
Ortaklıktan hissesine düşen miktarın tesbitinde, ortaklık mukavelesinde ya-
zılı hisse nispetleri, böyle bir mukavele yoksa ortak sayısına bölünmek suretiy-
le bulunacak miktarlar esastır.
Madde 47 fıkra bir bent (3) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
3. Gerçek kazancı veya iradı dolayısiyle yıllık Gelir Vergisi beyannamesi
vermek mecburiyetinde olmamak,
Madde 52 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.
Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üret-
me, yetiştirme ve ıslah yollariyle veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade
etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsali-
ni, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınması-
nı, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade
eder.
Bazı nebat ve hayvan nevilerinde istihsalin doğrudan doğruya arazi üzerinde
yapılmaması zirai faaliyetin mahiyetini değiştirmez.
Mahsullerin, değerlendirilmeleri maksadiyle ve zirai istihsale müteferri
olarak işlenmesi de zirai faaliyete girer. Ancak, bu ameliye, aynı teşebbüsün
bir cüzünü teşkil eden bir işletmede vukua geliyorsa, işletmenin sınai bir
müessese ehemmiyet ve genişliğinde olmaması ve faaliyetini, cüz`ünü teşkil et-
tiği teşebbüs mahsullerine hasretmesi şarttır.
Satışların dükkan ve mağaza açılarak yapılması halinde, mahsullerin dükkan
veya mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhalar zirai faaliyet sahasın
da kalır. Çiftçiler tarafından doğrudan doğruya zirai faaliyetleri ile ilgili
alım satım işlerinin tedviri için açılan yazıhaneler, faaliyetleri bu mevzua
munhasır kalmak şartiyle, dükkan ve mağaza sayılmaz.
Aşım yaptırmak maksadiyle erkek damızlık beslenmesi, çiftçiye ait her türlü
ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinde çalıştı-
rılması da zirai faaliyetlerden sayılır.
Yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai işletme,
bu işletmeleri işletenlere, vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu
faaliyetler neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denir.
Kollektif şirketlerle komandit şirketler, zirai faaliyetle iştigal etseler
dahi çiftçi addedilmiyecekleri gibi ortakların bu şirketlerden aldıkları hisse-
ler de ticari kazanç sayılır.
Madde 53 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık hasılat tutarı 100 000 liradan aşağı olan çiftçilerin kazançları gö-
türü gider esasına, 100 000 lira veya daha fazla olan çiftçilerin kazançları
ise gerçek kazanç esasına göre tesbit olunur.
Bu hükmün tatbikında, ortaklık halindeki işletmelerde ortaklığın satış
hasılatı tutarı nazara alınır.
Yeni işe başlıyanların veya muafiyetten mükellefiyete geçenlerin işe baş-
ladıkları veya intikalin husule geldiği yıl içerisindeki kazançları götürü gi-
der usulüne göre tesbit olunur.
Kazançları götürü gider esasına tesbit edilecek çiftçilerden bu usulden
faydalanmak istemediklerini yazı ile vergi dairesine bildirenler, müteakıp
vergilendirme dönemi başından; yeni işe başlıyanlar, işe başlama tarihinden
itibaren gerçek kazanç esasına geçebilirler. Bu şekilde gerçek kazanç usulünü
kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.
Madde 54 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Götürü gider usulünde zirai kazanç, mükellefin bildireceği hasılattan
götürü olarak hesaplanan gider tutarının indirilmesi suretiyle vergi dairesince
tesbit olunur.
Götürü gider, Vergi Usul Kanununa göre tayin edilen gider emsallarinin ha-
sılat tutarına tatbiki suretiyle bulunan miktardır.
Zirai faaliyette kullanılan arazi ve binalarla ilgili bulunan aşağıda yazılı
giderler hasılattan ayrıca ve gerçek miktarları üzerinden indirilir:
a) Kiralar;
b) Ayni mahiyetteki vergi, resim ve harçlar.
Madde 55 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gerçek zirai kazanç, 59 uncu maddedeki hükümler mahfuz kalmak şartiyle,
zirai işletme hesabı esasına göre tesbit edilir.
Bu esasa göre zirai kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile
yapılan giderler arasındaki müspet farktır.
Madde 56 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tahsil edilen veya edilecek olan meblağları ihtiva eden hasılat aşağıda ya-
zılı unsurlardan terekkübeder:
1. Bilcümle mahsullerin satış bedelleri;
2. Mahsullerin, idrak edilmeden evvel veya idrak edildikten sonra, hasara
uğraması sebebiyle alınan sigorta tazminatları;
3. Ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinde
çalıştırılması mukabilinde alınan ücretler;
4. 57 nci maddede gösterilen iktisadi kıymetlerin satılması halinde, satış
bedelleri.
Satılmaksızın mütaakıp yıla devreden mahsul hasılat meyanına ithal edilmez.
Bunlar, nevi ve miktar itibariyle, beyannamede gösterilmekle iktifa olunur.
Madde 57 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tediye edilen veya borçlanılan meblağları ihtiva eden giderler aşağıda yazı-
lı unsurlardan terekkübeder:
1. Zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel
giderler;
2. İşletmede çalıştırılan işçilere, çoban, sığırtmaç ve saireye ödenen
ücretler;
3. İşletme için alınan ve işletmeye harcanan borç paraların faizi;
4. Ziraat makina ve aletlerinin çalıştırılması ve bakımı için lüzumlu yakıt,
yedek parça ve buna benzer giderler ile istihsalde kullanılan hayvanların bes-
lenmesi, hastalıklarının tedavisi için yapılan giderler;
5. İşletme için satınalınan gübre, tohum, fide ve benzerinin bedelleri,
6. İşletme ile ilgili olmak şartiyle sözleşmeye, mahkeme ilamına veya kanun
emrine dayanarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
7. İşletmede kullanılan motorlu taşıtların işletme ve bakım giderleri;
8. İşletme ile ilgili olmak şartiyle, ödenen ayni mahiyetteki vergi, resim
ve harçlar;
9. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (İşletmede kul-
lanılan ve değeri 1.000 liraya kadar olan alet ve demirbaşlar amortismana tabi
tutulmıyarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilirler.)
Götürü gider usulünde yukarıda yazılı giderlerden kabili hesap olmıyanlar
nazara alınmaz.
Madde 58 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
41 inci maddede yazılı giderler hasılattan indirilemez.
Madde 59 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık hasılatının tutarı 500 000 lirayı geçenler bilanço esasına göre def-
ter tutmaya mecburdurlar.
Çiftçiler, diledikleri takdirde, işletme hesabı veya götürü gider usulleri
yerine bilanço esasına tabi tutulmalarını istiyebilirler.
Yazı ile yapılacak talep, mütaakıp vergilendirme dönemi başından, yeni işe
başlıyanlarda ise işe başlama tarihinden itibaren kabul edilir. Talepleri bu
suretle kabul edilenler iki yıl geçmedikçe bilanço esasından dönemezler.
Zirai kazancın bilanço esasına göre tesbitinde ticari kazancın bu husustaki
hükümleri uygulanır.
Madde 64 bent (4) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
4. Götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahipleri ya-
nında çalışanlar;
Madde 65 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Arızi veya devamlı her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar
serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti, bir iş verene bağlı olmaksızın ve sermayeden zi-
yade şahsi mesaiye, ilmi ve mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari
mahiyette olmıyan işlerin ifasıdır.
Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi
komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti netice-
sinde doğan kanaçlar serbest meslek kazancı sayılır.
Madde 67 fıkra dört - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını, Vergi Usul Kanunu hükümle-
rine göre tuttukları "Serbest meslek kazanç defteri" üzerinden, serbest
meslek erbabı olmıyan diğer serbest meslek kazancı sahipleri ise, aynı kanu-
na göre muhafazaya mecbur oldukları vesikalara müsteniden tesbit ederler.
(69 uncu madde hükmü mahfuzdur.)
Madde 68 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Serbest meslek kazancının tesbitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan
indirilir:
1. Mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen iş yerinin kirası (ikamet-
gahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananların, ikametgahının tamamı için
ödedikleri kira ile sair masrafların yarısı indirilebilir);
2. Mesleki faaliyetin elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ay-
dınlatma, ısıtma, telefon, kırtasiye, muhabere ve saire gibi mütat ve mütefer-
rik giderler ve müstahdem ücretleri;
3. Mesleki faaliyetin ifasında başkalarına gördürülen hizmetler için öde-
nen paralar;
4. Alınan meslek kitapları, dergiler, gazeteler gibi neşriyat için yapılan
giderler ve mesleki teşekküllere ödenen aidat;
5. Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadı-
nın gerektirdiği süreye mahsus olmak şartiyle);
6. Meslekin ifasına lüzumlu aletlerin, eczaların ve sair maddelerin teda-
riki için yapılan giderler;
7. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat ve demirbaş eşya için Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Mesleki faaliyette kullanılan ve
değeri 1 000 liraya kadar olan tesisat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmı-
yarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilir):
8. Gayrisafi kazancın % 5 ini geçmemek üzere mesleki teşekküller tarafından
kurulan emekli sandıklarına ödenen aidat;
9. Mesleki faaliyet ile ilgili olarak kanun, ilam ve mukaveleye müsteniden
ödenen tazminatlar.
Sebebi ne olursa olsun para cezaları ve vergi cezaları gider olarak indi-
rilemez.
Madde 69 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler ve muakkiplerle gerçek
kazançlarının tesbitinde zorluk bulunmasından dolayı Maliye Bakanlığınca tayin
edilecek olan ve mesleklerinin ifası yüksek tahsili icabettirmiyen benzeri ser-
best meslek erbabının safi kazançları götürü olarak tesbit olunur.
(Bu madde hükmü borsa, ajan ve acentaları, gümrük komisyoncular, dava ve-
killeri, müşavirler ve musiki konseri verenlere şamil değildir).
Madde 70 bent (6 ve 7) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
6. Telif hakları (Bu gibi hakların müellifleri tarafından kiralanmasından
doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.);
1. Gemiler ve gemi payları (Motorlu olup olmamalarına veya tonilatolarına
bakılmaz).
Madde 73 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri ile emsal kira bedellerin-
den hangisi yüksek ise o miktar hasılat kaydolunur. Bedelsiz olarak başkala-
rının intifasına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, mezkür mal ve
hakların kirası addolunur. Binalarda emsal kira bedeli Vergi Usul Kanununa
göre taayyün eden gayrisafi irattır. Arazide, Vergi Usul Kanununa göre taayyün
eden kıymetin % 10`udur. Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve
hakların maliyet bedelinin bu bedel malüm değilse Vergi Usul Kanununun ser-
vetlerin değerlenmesi hakkındaki hükümlerine göre tayin olunan değerlerinin
% 10 udur.
Madde 74 fıkra bir bent (5 ve 10) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
5. Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim ve harçlarla (Şe-
refiyeler dahil) kiraya verenler tarafından ödenmiş olmak şartiyle belediyelere
ödenen harcamalara iştirak payları;
10.İkametgahlarını nakledenlerin kiraladıkları konutların kira bedeli (Bu
kira, sahip oldukları ve evvelce oturdukları konutun gayrisafi iradını aştığı
takdirde, fazlası indirilmez).
Fıkra üç - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Elde ettikleri yıllık gayrisafi irat tutarı 10 000 lirayı geçmiyen mükel-
lefler diledikleri takdirde, kiraya verilen mal ve hakların umumuna şamil olmak
üzere, yukarda zikredilen giderlere karşılık olarak hasılatlarından bina ve
arazi için % 40 ını, diğer mal ve haklar için % 20 sini götürü olarak indirebi-
lirler. Götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden vazge-
çemezler.
Madde 81 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gayrimenkullerin, hakların ve menkullerin satışından, iştirak hisselerinin
devir ve temlikinden doğan vergiye tabi kazançlar şunlardır:
1. Satınalınan, inşa edilen veya tranpa suretiyle iktisabolunan gayrimenkul-
lerin, gayrimenkul olarak tescil edilen hakların, gemi ve gemi paylarının, has-
talık ve ikametgah nakli veya işin tasfiyesi gibi sebepler dışında, alım, inşa
veya trampa tarihlerinden başlıyarak dört yıl içinde satılmaları, trampa veya
istimlak edilmeleri halinde elde edilen ve bir takvim yılı içinde 10 000 lirayı
aşan kazançlar (Kooperatif şirket ortaklarına bu sıfatları dolayısiyle şirket-
çe tahsis olunan gayrimenkuller, ortaklar tarafından tahsis tarihinden satın-
alınmış sayılır);
2. Satınalınan menkul kıymetlerin iktisap tarihinden başlıyarak bir yıl
içinde veya iktisaptan evvel satılmalarından elde edilen ve bir takvim yılında-
ki tutarı 2 000 lirayı aşan kazançlar;
3. Her ne suretle olursa olsun (imtiyaz, ihtira, telif, işletme, ticaret
unvanı ve alameti farika gibi) edebi, sınai ve ticari haklarla maden arama ve
işletme haklarının satışından, devir ve temlikinden elde edilen ve bir takvim
yılındaki tutarı 5 000 lirayı aşan kazançlar (Edebi hakların müellifi tarafın-
dan satılmasından doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır);
4. Bir işletmenin faaliyetini durdurduktan sonra kısmen veya tamamen satıl-
masından, ortaklıklardaki ortaklık haklarının veya hisselerinin devir ve tem-
likinden doğan kazançlar.
1, 2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı satış hadleri aşıldığı takdirde, kazan-
cın bu hadleri aşan kısmı vergiye tabidir.
Safi kazanç; satış veya devir, temlik ve istimlak bedelinden, maliyet
değerleri ile satış ve devir dolayısiyle yapılan ve satıcının uhdesinde
kalan giderlerin indirilmesiyle bulunur.
Maliyet değeri tesbit edilemiyen gayrimenkuller için bu değer yerine
vergi değeri ticari kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen işletmelerde ma-
liyet bedeli yerine son bilançoda yazılı değerler esas tutulur.
Aşağıda belirtilen şekillerde elde edilen kazançlar, ticari kazanç sayı-
lır ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanır:
1- Faaliyetine devam eden bir işletmenin (Kısmen veya tamamen) veya işlet-
meye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılmasından doğan kazanç-
lar;
2. İşletmenin bilançosuna dahil gayrimenkullerin, hakların, işletme ve
iştirak hisselerinin satış, devir ve temliklerinden veya istimlak olunmasından
doğan kazançlar.
Madde 82 - (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıda yazılı kazançlar arızi kazançtır: .
1. Arizi olarak ticari muamelelerin icrasından veya ticari muamelelere
tavassuttan elde edilen ve her bir muamelede 500 lirayı aşan kazançlar;
2. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan her türlü paralar ve
menfaatler;
3. 500 lirayı aşan peştemallıklar ve gayrimenkulün tahliyesi veya kira-
cılık hakkının devri için alınan tazminatlar;
4. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar.
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tesbit olunur:
1. Alım, satım işlerinde: malın satış bedelinden maliyet bedeli ve satış
dolayısiyle yapılan giderler indirilir.
2. Tavassut ve diğer ticari hizmet işlerinde: Tavassut veya hizmet kar-
şılığında alınan paralardan veya menfaat değerlerinden bu iş dolayısiyle ya-
pılan giderler indirilir;
3. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralar ile ayınların ve
elde edilen menfaatlerin değerleri, peştemallıkların tahliye ve devir tazmi-
natlarının, transfer ücreti ve emsali paraların tutarları, bunların safi mik-
tarı sayılır;
4. Dar mükellefiyete tabi olanların yabancı memleketlere arızi olarak yap-
tıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar 45 inci maddedeki esas-
lara göre tesbit edilir.
Madde 85 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Mükellefler ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde
ettikleri kazanç ve iratları ( Götürü usulde tesbit edilen kazanç ve ücretler
dahil) için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname vermeye ve bu
kazanç ve iratları bir araya getirerek yıllık beyannamelerinde toplamaya mec-
burdurlar.
İstisna hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar için beyanname verilmez.
(En az geçim indirimi istisnadan madut değildir.)
Tacirlerle serbest meslek erbabı, ticari ve mesleki faalilyetlerinden kar
temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu hüküm, şirketlerin
faaliyet ve tasfiye devrelerine şamil olmak üzere kollektif şirket ortakla-
riyle komanditeler hakkında da uygulanır.
Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar:
1. Mükellefin bunları Türkiye`de hesaplarına intikal ettirdiği yılda;
2. Türkiye`de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dı-
şındaki sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde, mükellefin bunla-
lara tasarruf edebildiği yılda;
Elde edilmiş sayılır.
Madde 86 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıda yazılı hallerde gelir toplanmaz:
a) Tam mükellefiyette, vergiye tabi gelir sadece:
1. Ücretlerden;
2. Götürü olarak tesbit edilen ticari, zirai veya mesleki kazançlardan veya
bunlarla ücretlerden ibaret ise;
b) Dar mükellefiyette, vergiye tabi gelir sadece:
1. Ücretlerden;
2. Serbest meslek kazancından;
3. Menkul sermaye iradından;
4. Gayrimenkullerin, hakların, menkul kıymetlerin satışından, ortaklık his-
selerinin devir ve temlikinden elde edilen kazançlardan;
5. Arızi kazançlardan veya bunların bir kaçından ibaret ise.
Madde 87 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tam mükellefiyette, yıllık gayrisafi kazanç ve iratlarının toplamı 5 000
lirayı aşmıyan mükelleflerin, bu kazanç ve iratlarından tevkif yolu ile vergisi
kesilmiş bulunanları beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.
Ücretler ve götürü usulde tesbit olunan kazançlar ile kazanç ve iratların
istisna hadleri içinde kalan kısımları 5 000 liralık haddin hesabında nazara
alınmaz.
Ticari, zirai veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek mec-
buriyetinde olanlar yukarıda yazılı ihtiyari toplama hakkından faydalanmazlar.
Yıllık gelirinin tamamı tevkif suretiyle vergisi kesilmiş ücret ve toplamı
5 000 lirayı aşmıyan menkul sermaye iradından ibaret bulunanlar diledikleri
takdirde bu ücret ve iratlarını yıllık beyanname ile beyan edebilirler.
Madde 88 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gelirin (Aile reisi beyanlarında eş ve çocukların geliri dahil) toplanmasın-
da, gelir kaynaklarının bir kısmında hasıl olan zararlar (81 inci maddenin 1 ve
2 numaralı bentlerinde yazılı muamelelerden doğanlar hariç), diğer kaynakların
kazanç ve iratlarına mahsubedilir.
Bu mahsup neticesinde kapatılamıyan zarar kısmı, mütaakıp yılların gelirin-
den indirilir. Arka arkaya üç yıl içinde mahsup edilemiyen zarar bakiyesi mü-
taakıp yıllara naklolunamaz.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, masraf fazlalığından doğanlar
hariç, sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz.
Madde 89 bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz karşılığında yapılan bağış
ve yardımlar (Yıllık gelirin % 5 ini aşmamak şartiyle.)
Madde 90 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gelir vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde olursa olsun
vergi cezaları ve para cezaları Gelir Vergisinin matrahından ve gelir un-
surlarından indirilmez.
Madde 92 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Her takvim yılına ait beyanname ertesi yıl başından Mart ayı sonuna kadar:
1. Tam mükellefiyette 106 ncı madde gereğince vergiyi tarha yetkili Vergi
Dairesine;
2. Dar mükellefiyette, Türkiye`de vergi muhatabı mevcutsa, onun Türkiye`de
oturduğu yerin, Türkiye`de vergi muhatabı yoksa iş yerinin (İş yerinin birden
fazla ise, vergi muhatabınca tayin edilecek iş yerinin) bulunduğu mahal vergi
dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta ile gönderilir.
Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke
takaddüm eden 15 gün, ölüm halinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir.
Madde 93 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tam mükellefiyette, aile reisi ile birlikte yaşıyan eşlerin ve velayet
altındaki çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icabeden belirleri aşağı-
daki esaslara göre, aile reisi tarafından tek beyanname ile bildirilir:
1. Eşlerin ve çocukların her birinin geliri beyannamede ayrı gösterilir;
2. Geliri olan eşler beyannameyi ayrıca imzalarlar;
3. Beyannamede gösterilen bütün gelirler birleştirilmek suretiyle toplam
yapılır ve bu toplam üzerinden vergi aile reisi namına tarh olunur.
Eşlerin her biri yalnız kendi gelirine isabet eden vergi kısmından sorum-
ludur. Verginin eşlere isabet eden kısımları, bunların aile geliri içindeki
hisseleri nispetinde hesaplanır.
Bu madde hükmünün uygulanmasında, aile reisi eşler için koca, velayet altın-
daki küçük çocuklar için baba, baba ölmüş veya velayeti nezedilmişse anadır.
Medeni Kanunun cevaz verdiği hallere munhasır olmak üzere, ayrı yaşıyan
eşin geliri hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Madde 94 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kamu idare ve müesseseleri, ticaret şirketleri, İktisadi Kamu müesseseleri,
dernekler, tesis ve vakıflar, dernek, tesis ve vakıfların iktisadi işletmeleri,
gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan tüccar, çiftçi ile serbest meslek
erbabı :
1. Hizmet erbabına ödenen ücretlerden (İstisnadan faydalanan ücretler ha-
riç) ve 82 nci maddenin 4 numaralı bendine giren ödemelerden;
2. 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (İstisnadan fay-
dalananlar hariç);
3. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısiyle bu işleri icra edenlere ya-
pılan ödemelerden (18 inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak
tesbit edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetle-
rinden dolayı yapılan ödemeler hariç);
4. 42 nci madde şümulüne giren işler dolayısiyle bu işleri yapanlara (Ku-
rumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden;
İstihkak sahiplerinin Gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler
dahil) tevkifat yapmaya mecburdurlar.
Tüccarın ve serbest meslek erbabının yukardaki hükümlere göre yapacakları
tevkifat ticari ve mesleki işlerle ilgili ödemelere munhasırdır.
Tevkifi gereken verginin tediyeyi yapan tarafından deruhte edilmesi halinde
bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile tediyeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı
üzerinden hesaplanır.
Madde 96 - (31/12/1960 tarih 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıda yazılı menkul sermaye iratları vergi tevkifatına tabidir:
1. Sermaye şirketlerinin ve kooperatif şirketlerin safi kazançları (Koopera-
tif şirketlerde, ortakların şirketle yaptıkları muamele nispetinde dağıtılacak
kazanç kısmı hariç);
2. Adi komandit şirketlerin safi kazançlarından komanditerlere isabet eden
kar hisseleri;
3. Gerçek kişilere ödenen tahvilat faizleri ile 1 numaralı bend dışında
kalan temettüler (22 nci maddenin 1 numaralı bendinin şümulüne girenler hariç);
4. Gerçek kişilere ödenen mevkuat faizlerinin istisna haddini aşan kısımla-
rı,
Bu maddenin uygulanmasında 1 ve 2 numaralı bentlerde sözü geçen safi kazanç,
bu kanuna ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre tesbit edilen vergiye tabi safi ka-
zançlardan aşağıda yazılan indirim ve ilaveler yapılmak suretiyle tesbit olunur:
A) İndirimler:
a) Şirketlerin ödeyecekleri Kurumlar Vergisi (Kurumlar Vergisine tabi olmı-
yanlar indirim yapamazlar);
b) Genel menfaatlere yararlı derneklere makbuz karşılığında yapılmış olan
yardımlar (Kurum kazancının tesbitinde bu neviden bir indirim yapılmış ise, bu
miktar hariç);
c) Ticaret Kanunu ve özel kanunlarındaki mecburiyete dayanarak ayrılmış olan
ihtiyat akçeleri ve provizyonlar;
ç) Ödenmiş olan vergi cezaları;
d) Şirketlerin mali bilançolarına göre tahassul edip 5422 sayılı kanunun 14
üncü maddesinin 7 numaralı bendi ile bu kanunun 88 inci maddesinin 2 nci fıkrası
hükümleri muvacehesinde mahsup edilemiyen geçmiş yıllar zararları;
e) Vergi tevkifatı yapılmadan evvel ortaklığın safi kazancından ortaklara
dağıtılmış olan kar hisseleri;
f) Şirket tarafından bilinmekte ise, Gelir Vergisine tabi olmıyan tüzel
kişiliği haiz ortaklara şirketin safi kazancından isabet eden kar hisseleri;
B) İlaveler:
a) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan menkul kıymet faiz ve temettü-
leri;
b) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan iştirak kazançları.
Vergi tevkifatı, yukarıda 1 ve 2 numaralı bendlerde yazılı iratlardan, ser-
maye şirketleri ile kooperatif şirketlerce Kurumlar Vergisi Beyannamesinin, adi
komandit şirketlerde komanditelerin Gelir Vergisi beyannamelerinin, verileceği
süre içinde, 3 ve 4 numaralı bendlere giren iratlardan da nakten veya hesaben
ödenmesi sırasında, tevfikatı yapacak şirketler veya ödeyenler tarafından kesi-
lir. Bu fıkrada sözü geçen hesaben ödeme, iratları ödeyenleri istihkak sahiple-
rine karşı borçlu durumda gösteren her türlü muhasebe kayıt ve muamelelerini
ifade eder.
Şirketlerin safi kazançları üzerinden tevkif ve vergi dairesine ödenmiş
olan mebaliğden, Kurumlar Vergisine tabi olmıyan ortakların (Kazancı menkul
sermaye iradından ibaret olan dar mükellefiyete tabi yabancı kurumlar hariç)
kar hisselerine tekabül eden kısmı tevfikatı yapan şirketin talebi üzerine
terkin ve şirkete iade olunur.
Madde 103 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gelir Vergisi aşağıdaki nispetlerde alınır:
Verginin
nispeti
Gelir dilimleri %
---------------------------------- -----------
İlk 2500 Lira için 10
Sonra gelen 7500 " " 20
" " 15000 " " 30
" " 30000 " " 40
" " 70000 " " 50
" " 157500 " " 60
" " 217500 " " 70
500 000 lira ve daha fazla matrahlara % 60 nispeti uygulanır.
Madde 105 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
94 üncü maddenin 4 numaralı bendine göre yapılacak tevkifatın nispeti % 3,3
numaralı bendine göre % 15,96 ncı maddeye göre % 20 dir.
Madde 109 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gelir Vergisi aşağıda yazılı zamanlarda tarh edilir:
1. Beyanname ile bildirilen gelirlerin vergisi, beyannamenin verildiği gün-
de; beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği ta-
rihi takibeden 7 gün içinde;
2. Götürü usulde tesbit edilen ücretlerin vergisi, hizmetin ifa olunduğu
bütçe yılının 1 inci ayında; bütçe yılı içinde işe başlıyanların vergileri ise,
işe başlama tarihinden itibaren bir ay zarfında;
3. Götürü usulde tesbit edilen ticaret ve serbest meslek kazançlarının
vergisi, ticari ve mesleki faaliyetin icra olunduğu takvim yılından sonra ge-
len bütçe yılının 1 inci ayında.
2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı kazanç ve ücret sahipleri, tarh zamanla-
rında, vergi karnelerini bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz ve vergilerini
tarh ettirmeye mecburdurlar.
Madde 110 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1. Bütçe yılı içinde işe başlıyan götürü ücret sahiplerinin vergi matrahı,
yıllık götürü matrahtan, işe başlama ayı tam sayılmak suretiyle o yılın sonuna
kadarki, aylara isabet eden miktardır.
Bütçe yılının birinci yarısı içinde işini bırakan götürü ücret sahiplerin-
den, keyfiyeti, yılın ikinci yarısı girmeden haber verenlerin ikinci taksite
isabet eden vergileri, silinir.
2. Takvim yılı içinde işe başlıyan veya işi bırakan götürü ticaret ve
serbest meslek kazancı sahiplerinin vergi matrahı, yıllık götürü matrahtan,
işe başlama ve işi bırakma ayları tam sayılmak suretiyle, çalışılan aylara
isabet eden miktardır.
Madde 111 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yapılan vergi incelemelerinde, satışlarının % 50 den fazlası perakende
olan ticaret erbabı ile yaptıkları imalatın % 50 sinden fazlasını perakende
olarak satan imalatçılar, otel, pansiyon, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır
bahçesi, plaj ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerin ve her nevi
taşıma işleriyle iştigal edenlerin beyannamelerinde gösterdikleri safi kazanç-
ları, Vergi Usul Kanununa göre tesbit edilen ortalama kar hadlerinin, peraken-
decilerle imalatçılarda satılan emtianın maliyet bedeline; otel, pansiyon, ve
duhuliye ile girilen eğlence yerleri işletenlerde, iş hasılatına; bunlar dışın-
da kalanlarda, işletme giderlerine, tatbikı neticesinde bulunacak miktarlara
nazaran açık bir şekilde düşük bulunduğu takdirde, beyan edilen bu kazançların
yerine takdir komisyonlarınca tesbit edilecek kazançlar esas tutulur.
Komisyonca kazanç takdiri yoluna gidilmesi için,
1. Düşüklüğün, mükellef tarafından haklı sebepler ile izah olunamaması;
2. Düşüklük sebeplerinin, inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;
Şarttır.
Komisyonca takdir olunacak kazançlar, ortalama kar hadlerinin, perakende-
cilerin satışlariyle imalatçıların perakende satışları için, satılan emtianın
maliyet bedeline; otel, pansiyon ve duhuliye ile girilen eğlence ve istirahat
yerleri işletenler için, iş hasılatına; bunlar dışında kalanlar için işletme
giderlerine uygulanması suretiyle elde edilecek miktardan fazla olamaz.
İşletme giderleri, eğlence ve istirahat yerlerinin, eğlence ve istirahat
maksatları için açık bulunduğu müddetle yapılmış olup, hasılatın elde edilme-
sine matuf bulunan ve umumi masraflarla idare giderleri dışında kalan gider-
lerden ibarettir.
Taşıma işlerinde işletme giderleri; yakıt, tamir, bakım, yazıhane ve idare-
hane giderleri, amortismanlar, hizmetlilere ödenen ücretler ve işletme ile
alakalı vergi, resim, harc ve trafik sigorta primlerinden ibarettir.
Madde 112 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Zirai kazançlar üzerinden vergiye tabi bulunanların beyan ettikleri veya
götürü gider usulüne göre hesaplanmış olan kazançları, Vergi Usul Kanunu hü-
kümleri mucibince, yapılan ekim ve sayım beyanları nazara alınmak (Bu konuda
idarece bir tahkikat yapılmışsa bu tahkikat neticeleri ayrıca nazara alınır.)
Ve aynı kanunda sözü edilen zirai kazanç ölçüleri esas tutulmak suretiyle hesap-
lanacak kazanç miktarlarından açık bir surette düşük bulunduğu takdirde, bu
kazançlar yerine takdir komisyonunca tayin olunan kazançlar vergi tarhına esas
alınır.
Komisyonca kazanç takdiri yoluna gidilebilmesi için:
a) Düşüklüğün mükellef tarafından haklı sebeplerle izah olunamaması;
b) Düşüklük sebeplerinin inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;
Şarttır.
Yukardaki sebepler dolayısiyle komisyonca takdir edilecek kazançlar, mükel-
lefin beyanından az olamaz.
Komisyonlar, takdirlerin icrası sırasında Bakanlar Kurulunun tasdikine ik-
tiran etmiş cetvellerdeki hadlere istinat etmeye mecburdurlar. Hadisenin arz
ettiği hususiyete binaen, cetvellerde yazılı hadlerden gayri hadlere istinat
edilmesi zarureti hasıl olduğu takdirde, komisyonlar, bu durumun mucip sebep-
lerini belirtmeye ve tevsike mecburdurlar.
Madde 114 fıkra iki - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ancak, dar mükellefiyete tabi olanlarla, beyan edilecek gelirleri gayrimen-
kul sermaye iradı, ücret, götürü usulde tesbit edilen ticari, zirai veya mes-
leki kazançlardan veya bunların toplamından ibaret olanlar servet beyanına ta-
bi değildirler.
Madde 117 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık beyanname ve serbest meslek ve ticaret erbabının götürü kazançları
üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir Vergisi, biri Mart diğeri Eylül ayında olmak
üzere iki eşit taksitte ödenir.
Madde 118 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Götürü usulde tesbit edilen ücretlerin vergisi:
1. Ötedenberi işe devam edenlerde, yıllık verginin yarısı bütçe yılının bi-
rinci, diğer yarısı, 7 nci ayında;
2. Bütçe yılının birinci yarısı içinde işe başlıyanlarda, yıllık verginin
yarısı, verginin karneye yazıldığı günde, ikinci yarısı ise, bütçe yılının 7 nci
ayında;
3. Bütçe yılının ikinci yarısı içinde işe başlıyanlarda, ikinci taksit ver-
gisi, verginin karneye yazıldığı günde;
Ödenir.
2 - 27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 19,40,96,117)
Madde 19 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir vergilendirme döneminde elde edilen safi zirai kazançların 5 000 lirası
Gelir Vergisinden müstesnadır.
Aile reisi beyanlarından bu istisna, aile reisi, eş ve küçük çocuklarının
zirai gelirleri toplamına bir defa olarak tatbik edilir.
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.
Madde 40 fıkra bir bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve
ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı
(Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye`de kain sigorta şir-
ketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım
sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle), 28 inci maddede yazılı
giyim giderleri;
Madde 96 bent (2) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Dağıtılabilir sayılan menkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı;
Sermaye şirketleri ile adi komandit ve kazanç dağıtan kooperatif şirket-
lerin mali bilançolarına göre tahassül eden safi kazançlarının aşağıdaki (A)
ve (B) bentlerinde yazılı indirim ve ilaveler yapıldıktan sonra kalan miktarı
dağıtılabilir menkul sermaye iradı sayılır ve adi komandit şirketlerde komandi-
terlerin Gelir Vergisi, diğer şirketlerde şirketlerin Kurumlar Vergisi beyanna-
malerinin verileceği süre içinde bu şirketler tarafından vergi tevkifatına tabi
tutulur.
Madde 117 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık beyanname ile bildirilen gelirler üzerinden tahakkuk ettirilen Gelir
Vergisi, biri Mart, diğeri Eylül ayında; götürü usulde tesbit edilen ticari ka-
zançlarla serbest meslek kazançları üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergileri
ise, biri Nisan diğeri Ekim ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı, gelir-
lerinin büyük kısmını zirai kazanç teşkil eden mükellefler hakkında, lüzum görü-
len hallerde, iki taksitten fazla olmamak üzere, muayyen istihsal mıntakaları ve
ziraat mahsullerine göre, hususi ödeme zamanları tayin edebilir.
3 - 26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 12,13,19,48,81,91,
111,113)
Madde 12 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı için, nazara alı-
nacak işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:
1 inci grup: Hububat, afyon ve ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü
toplamı 500 dönümü;
2 nci grup: Bakliyat, çeltik, pamuk, pancar, susam, tütün, kendir ve keten
ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönümü;
3 üncü grup: Bostan ve sebze ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı
100 dönümü;
4 üncü grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde
yüz ölçümü toplamı 100 dönümü;
5 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş antepfıstığı ve zeytinlikler de
1 200 ağacı, narenciyede 600 ağacı;
6 ncı grup: Diğer meyva ve mahsül ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü top-
lamı 80 dönümü (Palamut hariç);
7 nci grup: Büyük baş hayvan sayısı 100 adedi veya küçük baş hayvan sayısı
500 adedi (iş hayvanları ile iki yaşındaki büyük baş, bir yaşındaki küçük baş
hayvanlar ve kümes hayvanları hariç;
Aşmamak.
Yukarda yazılı ziraat gruplarından, 7 nci grup hariç ikiden fazlasının bir
arada yapılması halinde, her bir faaliyet grubunda, bu gruplar için yukarıda
belirtilmiş olan ölçülerin üçte ikisi ayrı ayrı aşılmadığı takdirde muaflık
devam eder (Ancak her bir faaliyet grubu esas ölçüsünün beşte birinden az ise
bu fıkra hükmü uygulanmaz).
Yukarda 4,5 ve 6 ncı gruba giren meyvalı veya meyvasız ağaçlarda meyva ve
mahsül verebilecek hale gelme durumunun başlangıcı Tarım ve Maliye Bakanlıkla-
rınca müştereken tesbit olunur.
Madde 13 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir tak-
vim yılı içindeki satış bedelleri tutarının 40 000 lirayı geçmemesi şarttır. Bu
had, balıkçılar için 50 000 liradır.
(31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Arazi üzerinde yapılmıyan
zirai faaliyetler ile kara ve su avcılığında ve 12 nci maddede işletme büyüklüğü
ölçüsü gösterilmiyen zirai faaliyetlerde muaflık yalnız satış tutarı ölçüsüne
göre tayin olunur.
Madde 19 - (27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bir vergilendirme döneminde elde edilen safi zirai kazançların 5 000 lirası
Gelir Vergisinden müstesnadır.
Bu istisna, aile reisi beyanlarında aile reisi,eş ve küçük çocukların zirai
gelirleri toplamına, ortaklıklarda ise, ortaklık hasılatına bir defa olarak tat-
bik edilir. Şu kadar ki, bu miktar, birden fazla zirai işletmede ortak olanlarda
her ortak için 5 000 lirayı geçemez.
Ticari veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi
olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.
Madde 48 fıkra bir bent (1 - 9) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
1. Alım, satım işleri ile imal,inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde, bir
takvim yılı içinde satınalınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve
malzemenin mubayaa bedelleri tutarı 40 000 lirayı aşmamak,
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihracedilen emtianın, iptidai madde-
nin ve malzemenin satış bedelleri tutarı 48 000 lirayı aşmamak;
3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli
durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işle-
ri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisafi ücret tutarı 8 000 lira-
yı aşmamak;
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan
imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayrisafi hasılat
tutarı 30 000 lirayı aşmamak;
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde,
bir takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mubayaa bedel-
lerinin yıllık tutarı toplamı 45 000 lirayı aşmamak;
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde,
bir takvim yılında sağlanan gayrisafi hasılatın üçte bir fazlasiyle emtia, ipti-
dai madde ve malzemenin mubayaa bedellerinin tutarı toplamı 40 000 lirayı aşma-
mak;
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
alınan gayrisafi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık gayrisafi
hasılatın toplamı 30 000 lirayı aşmamak;
8. Otel, sinema, plaj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işle-
tenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık gay-
risafi hasılat tutarı 8 000 lirayı aşmamak;
9. Maden işletmeleri ile taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal
yerlerinde, tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların
mecmu bedeli 48 000 lirayı aşmamak;
Madde 81 fıkra dört - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Maliyet değeri tesbit edilemiyen gayrimenkuller için bu değer yerine vergi
değeri, ticari kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen işletmelerde maliyet
bedeli yerine son bilançoda yazılı değerler esas tutulur.
Madde 91 fıkra üç - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Tam mükellefiyete tabi olanların yıllık beyannamelerinde gösterecekleri gi-
der bildirimleri şunlardır:
1. İkametgah yıllık kirası;
2. Sayfiye masrafları (Yol masrafları dahil);
3. Hususi otomobil ve sair kara, su ve hava taşıma vasıtaları ve bunların
takribi yıllık giderleri (Bu vasıtalar için ödenen vergi, resim ve harçlar da-
hil);
4. Hizmetçi ve mürebbiye sayısı ve bunların takribi yıllık giderleri;
5. Çocukları ve diğer kimseler için deruhte edilen tahsil masraflarının
yıllık tutarı (Kati miktarının tayini mümkün değilse takribi miktarı)
Madde 111 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yapılan vergi incelemelerinde, satışlarının % 50 den fazlası perakende olan
ticaret erbabı ile yaptıkları imalatın % 50 sinden fazlasını perakende olarak
satan imalatçıların, otel, pansiyon, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır bahçe-
si, plaj ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerin ve her nevi taşıma
işleriyle iştigal edenlerin gösterdikleri gayrisafi kazançlar; Vergi Usul Kanu-
nuna göre tesbit edilen ortalama kar hadlerinin, perakendecilerle imalatçılarda
perakende satılan emtianın maliyet bedeline, bunlar dışında kalanlarda işletme
giderlerine tatbiki neticesinde bulunacak miktarlara nazaran açık bir şekilde
düşük bulunduğu takdirde, beyan edilen bu kazançların yerine takdir komisyonla-
rınca tesbit edilecek kazançlar esas tutulur.
Komisyonca kazanç, takdiri yoluna gidilebilmesi için:
1. Düşüklüğün, mükellef tarafından haklı sebeplerle izah olunamaması;
2. Düşüklük sebeplerinin inceleme ile meydana çıkarılamamış bulunması;
Şarttır.
Komisyonca takdir olunacak kazançlar, ortalama kar hadlerinin, tüccar ve
imalatçıların perakende satışları için, perakende satılan emtianın maliyet
bedeline; bunlar dışında kalanlarda işletme giderlerine uygulanması suretiyle
elde edilecek miktarlardan fazla olamaz.
Bu maddede sözü edilen işletme giderlerinin nelerden ibaret olduğu Maliye
Bakanlığınca tesbit ve ilan olunur.
Yukarıdaki hükümlerde yer alan " Perakende satış" tan maksat; satışı yapı-
lan madde ve malzemenin, aynen veya işlendikten sonra satışını yapan kimseler
dışındakilere satılmasıdır.
Madde 113 - (31/12/196O tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Mükelleflerin yıllık gelir beyannamelerinde gösterdikleri gelir ile bildi-
rilen veya vergi incelemeleri sırasında tesbit olunan 91 inci maddeye göre be-
yanı mecburi giderler arasında, açık bir düşüklük bulunduğu takdirde, beyan
olunan gelir yerine, Takdir Komisyonunca takdir olunacak gelir, tarhiyata esas
tutulur.
Bu madde hükmüne göre işin komisyona sevk edilebilmesi ve komisyonca takdir
yapılabilmesi için,
1. Beyanname incelenmesinin Maliye Müfettişi veya Hesap Uzmanı tarafından
yapılması;
2. Açığın, servetten yapılan sarfiyatla, borçla veya başka bir kaynaktan
kapatıldığının, mükellef tarafından izah olunamaması;
3. Gerçek gelirin, inceleme ile tesbit edilememiş bulunması şarttır.
Vergi incelenmesinde; gerçek gelirin, mükellefin beyanından fazla olduğu
tesbit edildiği ahvalde, giderlerle mukayesede, mükellefin beyanı yerine, tesbit
olunan gelir esas tutulur.
Komisyonca takdir olunacak gelir, mükellefin bildirdiği veya inceleme ile
tesbit olunan giderden az ve iki katından çok olamaz.
4 - 24/11/1966 tarih ve 784 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 29)
Madde 29 bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Subay, astsubay ve erlere (Kıta onbaşı ve çavuşları dahil) ve ordu hiz-
metinde bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısiyle
verilen gündelikler, ikramiyeler ve zamlar;
5 - 13/7/1967 tarih ve 903 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 89)
Madde 89 bent (2) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel İdare-
leri ile belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımlar (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış
ve yardımların toplamı o yıla ait beyan edilecek gelirin % 5 ini aşarsa fazlası
indirilmez. Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yar-
dımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın mevcutsa mukayyet değeri, bu değer
mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca
tesbit edilecek değer esas alınır.)
6 - 28/7/1967 tarih ve 933 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: Ek 3)
Ek Madde 3 fıkra üç - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yatırım indiriminin nispeti, yukardaki fıkraya göre indirimden istifade
edecek yatırım miktarının % 30 udur. Bu nispet zirai yatırımlar ile bölge
kalkınması ile ilgili yatırımlarda % 40, (Geri kalmış bölgelerde bu nisbet
% 50) dir.
7 - 28/12/1967 tarih ye 980 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 31,34,36,63,104)
Madde 31 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Mükelleflerin günde 5, ayda 150, yılda 1800 lirayı aşmıyan gelirleri vergi-
ye tabi tutulmaz.
Mükellef evli ise bu miktara eş için günde 3, ayda 90, yılda 1080 lira, ço-
cukların her biri için günde 2, ayda 60, yılda 720 lira ilave edilir.
(Haftalık ücretlerde yedi gün üzerinden indirim yapılır).
Ana ve babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve Gelir
Vergisine tabi geliri bulunmıyanlar bu maddenin uygulanmasında öz çocuklar gibi
hesaba katılır.
Vergiye tabi gelirler yukarda yazılı hadleri aştığı takdirde gelirin bu
kısımları matraha alınmaz.
Madde 34 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aile reisi beyanında indirim, beyan edilen gelire uygulanır.
Aile reisi tarafından kendisinin, eşinin veya çocuklarının geliri dolayı-
siyle beyanname verilmesine mahal olmadığı ahvalde indirim, vergiye tabi geliri
varsa aile reisinin bu gelirine, aile reisinin geliri yoksa eşinin vergiye tabi
gelirine, eşinin de geliri mevcut değilse çocuklardan her hangi birisinin
gelirine uygulanır. İndirimin bu fıkra hükmüne göre, eş veya çocukların gelirine
uygulanması halinde de indirim miktarı; aile reisinin durumuna göre tayin olu-
nur.
Madde 36 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Muhtelif yerlerden ücret alan hizmet erbabı için indirim bunlardan yalnız
en yüksek olanına uygulanır. Hizmet erbabının vergi karnesi varsa, indirimin uy-
gulanacağı ücret bu karneyi muhafaza eden işverenden aldığı ücrettir.
En az geçim için indirim, dar mükellefiyete tabi kimselere şamil değildir.
Madde 63 bent (1) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1. Günde 3, ayda 90, yılda 1 080 lira götürü gider;
Madde 104 fıkra iki - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Vergi, bu meblağlardan 31 inci maddede yazılı indirimler yapıldıktan sonra
hesaplanır.
8 - 27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 7,22, 96,105,107)
Madde 7 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye`de elde
edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur :
1. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ticari kazançlarda :
Kazanç sahibinin Türkiye`de iş yerinin olması veya daimi temsilci bulundurması
ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasiyle sağlanması (Bu şartları
haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye`de bulunmıyanlardan, ihraç edilmek üzere
Türkiye`de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye`de satmaksızın
yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye`de elde
edilmiş sayılmaz.
Türkiye`de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türki-
ye`de olması veya satış akdinin Türkiye`de inikad eylemesidir. İş merkezinden
maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği
merkezdir.);
2. Zirai kazançlarda : Zirai faaliyetlerin Türkiye`de icra edilmesi;
3. Ücretlerde;
a) Hizmetin Türkiye`de ifa edilmiş veya edilmekte olması ve Türkiye`de de-
ğerlendirilmesi;
b) Türkiye`de kain müesseselerin idare meclisi başkanı ve üyelerine, denet-
çilerine, tasfiye memurlarına ait hakkı huzur, aidat ikramiye temettü hissesi
ve benzerlerinin Türkiye`de değerlendirilmesi;
4. Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye`de
icra edilmesi ve Türkiye`de değerlendirilmesi;
5. Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye`de bulunması veya
bu mahiyetteki hakların Türkiye`de kullanılması;
6. Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye`de yatırılmış olması;
7. Sair kazanç ve iratlarda: Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya
muamelenin Türkiye`de ifa edilmesi ve Türkiye`de değerlendirilmesi;
Bu maddenin 3 üncü, 4 üncü ve 7 nci bentlerinde sözü edilen değerlendirme-
den maksat, ödemenin Türkiye`de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapıl-
mışsa, Türkiye`de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına
intikal ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır.
Madde 22 bent (2) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Mevduat ve özel alacaklar karşılığında bir takvim yılında alınan faiz-
lerin 200 lirası (Muhtelif müesseselerden veya bir müessesenin muhtelif şube
veya ajans-
arından alınan mevduat faizlerinde bu had her müessese veya her müessesenin
muhtelif şube ve ajansları için ayrı ayrı nazara alınır.)
Madde 96 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıda 1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı dağıtılmış veya dağıtılabilir
sayılan menkul sermaye iratları bu fıkralarda belirtilen esaslar dahilinde
vergi tevkifatına tabidir.
1. Dağıtılmış sayılan menkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı:
a) Tahvilat faizleri ile mevduat faizlerinin istisna haddini aşan kısımları;
b) Adi komandit şirketlerde, komanditerlerin kar hisseleri;
c) Sermaye şirketleri ile kazanç dağıtan kooperatif şirketlerde, temettü ve
kar hisseleri;
İstihkak sahibi gerçek kişilere nakden veya hesaben ödendiği anda dağıtılmış
ve istihkak sahipleri bakımından elde edilmiş sayılarak bu sırada ödemeyi yapan
tarafından vergi tevkifatına tabi tutulur.
Bu fıkrada sözü edilen hesaben ödeme, iratları ödiyenleri istihkak sahiple-
rine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve muameleleri ifade eder.
2. (27/12/1963 tarih ve 365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Dağıtılabilir sayılan
menkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı;
Sermaye şirketleri ile adi komandit ve kazanç dağıtan kooperatif şirketlerin
mali bilançolarına göre tahassul eden safi kazançlarının aşağıdaki (A) ve (B)
bendlerinde yazılı indirim ve ilaveler yapıldıktan sonra kalan miktarı dağıtıla-
bilir menkul sermaye iradı sayılır ve adi komandit şirketlerde komanditelerin
Gelir Vergisi, diğer şirketlerde şirketlerin Kurumlar Vergisi beyannamelerinin
verileceği süre içinde bu şirketler tarafından vergi tevkifatına tabi tutulur.
A) Şirketlerin kazancından yapılacak indirimler:
a) Gelir Vergisi tevfikatına tabi şirket kazancı dolayısiyle ödenmiş olan
veya henüz ödenmemiş olmakla beraber şirket için borç olarak tahakkuk eden Ku-
rumlar Vergisi;
b) Ticaret Kanunu ve özel kanunlardaki mecburiyete dayanılarak o yıl kazan-
cından ayrılmış olan her çeşit ihtiyat akçeleri ve provizyonlar;
c) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri
ile belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere makbuz karşı-
lığında yapılan bağış ve yardımlar. (Kurum kazancından bu neviden bir indirim
yapılmışsa bu miktar hariç);
d) Ödenmiş olan vergi ve para cezaları ile amme alacaklarının tahsil usulü
hakkındaki kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler;
e) Şirketlerin mali bilançolarına göre tahassul edip kurumlar veya Gelir
Vergisi Kanunlarının alakalı hükümleri muvacehesinde fiilen mahsubu yapılmamış
geçmiş yıllar zararları;
f) Şirketlerin gerçek kişi olmıyan ortaklarına ait kazanç hisseleri;
g) Bu fıkraya (2 numaralı fıkra) göre vergi tevkifatı yapılmazdan evvel
şirket ortaklarına dağıtılmış olup üzerinden Gelir Vergisi kesilmiş bulunan
kar hisseleri.
B) Şirketlerin kazancına yapılacak ilaveler:
a) Gelir ve Kurumlar Vergilerinden istisna edilmiş olan menkul kıymet faiz
ve temettüleri;
b) Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan iştirak kazançları.
Adi komandit şirketlerin dağıtılabilir kazançlarının tesbitinde, (A) ve
(B) bentlerinde gösterilen indirim ve ilavelerin yapılmasından sonra bulu-
nan miktardan komandite ortakların hissesine isabet eden kar hisseleri ayrıca
düşülür.
2 numaralı fıkraya göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş bulunan şirket
kazançlarının sonradan ortaklara dağıtılması halinde, 1 numaralı fıkraya göre
ayrıca Gelir Vergisi tevfikatı yapılmaz. Ortaklar, şirketçe kesilmiş olan
bu vergileri, iratların kendilerine intikal ettiği döneme mütaallik yıllık
bayannameleri üzerinden ödeyecekleri Gelir Vergisirden mahsup ederler ve mah-
sup fazlası varsa umumi hükümler dairesinde hak sahiplerine iade olunur.
2 numaralı fıkranın (f) bendi hilafına gerçek kişi olmıyan ortakların ka-
zanç hisselerinden bu fıkraya göre Gelir Vergisi kesilmiş olması halinde, ke-
silen bu vergiler, istihkak sahibi ortakların yazılı talepleri üzerine Vergi
Usul Kanunu hükümleri dairesinde, terkin ve kendilerine iade olunur.
Madde 105 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gelir Vergisi tevkifatının nispeti, 94 üncü maddenin 4 numaralı bendinde
sözü edilen istihkaklarda % 3, aynı maddenin 3 ve 5 numaralı bentlerinde yer
alan ödemelerde % 15, 96 ncı maddede zikrolunan iratlarda % 20 dir.
Madde 107 bent (4) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
4. Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiye`de daimi temsilcisi mevcutsa mü-
kellef hesabına daimi temsilci (Türkiye`de birden fazla daimi temsilcinin mev
cudiyeti halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir
tayin yapılmamışsa temsilcilerden her hangi birisi)
Tarhiyata muhatap tutulurlar.
9 - 4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları : 25)
Madde 25 bent (7) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
7. İşten çıkma tazminatı (İşten çıkan veya çıkarılanlara verilen tazminat-
lardır. Şu kadarki, bu suretle verilen tazminatın miktarı işten çıkan veya çı-
karılanın 12 aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabi tutulur.
Hizmet ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz);
10 - 9/11/1976 tarih ve 2026 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları:13)
Madde 13 fıkra bir - (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir tak-
vim yılı içindeki satış bedelleri tutarının 30 bin lirayı geçmemesi şarttır. Bu
had, balıkçılar için 40 bin liradır.
11 - 17/10/1980 tarih ve 2320 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 25)
Madde 25 bent (7) - (4/7/1975 tarih ve 1927 sayılı Kanunun hükmüdür.)
7. İşten çıkma tazminatı (İşten çıkan veya çıkarılanlara verilen tazminat-
lardır.) Şu kadar ki, bu suretle verilen tazminatın miktarı işten çıkan veya
çıkarılanın (24) aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabi
tutulur. Hizmet ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.
12 - 24/12/1980 tarih ve 2361 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 6,7,9,10,11,12,13,
14,17,M.17,18,19,20,21,22,23,24,25,29,31,32,33,34,35, Ek 2, Ek 3, Ek 4,40,42,44,
45,46,47,48,53,54,55,56,57,59,61,62,68,69,70,73,74,75,76,77,80,81,82,85,86,87,
88,89,94,96,99,101,102,103,104,105,108,109,111,112,113,114,115,116,117;121, M.
122)
Madde 6 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Türkiye`de yerleşmiş olmıyan gerçek kişiler, sadece Türkiye`de elde ettik-
leri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler. Şu kadar ki, mevduat faiz-
leri ile menkul kıymet satışından doğan kazançlar Türkiye`de elde edilmiş olsa
dahi, bunlar vergi mevzuuna alınmaz.
Madde 7 bent (1) - (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1. Ticari kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye`de işyerinin olması veya
daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıta-
siyle sağlanması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye`de bulunmı-
yanlardan, ihraç edilmek üzere Türkiye`de satın aldıkları veya imal ettikleri
malları Türkiye`de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden
doğan kazançları Türkiye`de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye`de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türki-
ye`de olması veya satış akdinin Türkiye`de inikat eylemesidir. İş merkezinden
maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği mer-
kezdir.);
Bent 3 alt, bent (b) - (27/3/1969 tarih ve 1137 sayılı Kanunun hükmüdür.)
b) Türkiye`de kain müesseselerin idare meclisi başkanı ve üyelerine, denet-
çilerine, tasfiye memurlarına ait hakkı huzur,aidat, ikramiye, temüttü hissesi
ve benzerlerinin Türkiye`de değerlendirilmesi;
Madde 9 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretlerle çalışanlar
Gelir Vergisinden muaftır:
1. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Motorlu nakil vasıtası
kullanmamak şartiyle gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende tica-
ret ile iştigal edenler (Halı, kilim, battaniye, mensucat, trikotaj, saat, kıy-
metli maden ve madeni eşyalar gibi değeri yüksek olan maddeleri perakende olarak
satanlarla giyilecek eşya ve bakkaliye maddelerinin pazar takibi suretiyle satı-
şını mütat meslek haline getirenler hariç);
2. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bir iş yeri açmaksızın
gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallac, kalaycı, lehimci,
musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nal-
bant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi
küçük sanat erbabı (Bu işlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine devamlı-
lık ve bağlılık teşkil etmiyecek şekilde yapılması muaflığı kaldırmaz);
3. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Köylerde gezici olarak
her türlü sanat ve perakende ticaret işleriyle uğraşanlar ile aynı yerlerde aynı
işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan 47 ve 48 inci maddelerde yazılı
şartları haiz bulunanlar (51 inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten fayda-
lanamazlar.);
4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilatoya
(50 rüsum tonilato dahil) kadar makinasız veya motorsuz taşıma vasıtası işle-
tenler; hayvanla veya bir aded hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu
bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlere velayet altındaki çocuklar hak-
kında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın iş-
lettiği vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tesbit edilir.);
5. Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör
gibi vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mütat hale getirmeksizin arasıra
ücret karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;
6. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Hariçten işçi almamak,
muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile oturdukları evlerde imal ettik-
leri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, örgü, dantel,
her nev`i nakış işlerini ve her nevi turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, pas-
pas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkan açmaksızın satanlardan 47 nci
maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde ve 48 inci maddede yazılı şartları haiz
bulunanlar;
Bu bentte yazılı ev sanatlarını munhasıran Tarım Bakanlığınca tesbit edile-
cek orman köylerinde yapanlar da 48 inci maddedeki ölçüler iki misli ile nazara
alınır.
7. Yukarıki 1 - 6 No.lu fıkralarda sözü edilen işlere benzerlik gösterdikle-
ri, Danıştayın muvafık mütalaası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilan
olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.
Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine
tabi olanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.
8. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) 60 yaşını doldurmuş ol-
mak ve 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları haiz bulunmak kaydiyle, küçük
sanat erbabı ile gezici surette faaliyette bulunan perakende ticaret erbabı
(51 inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar.)
Madde 10 fıkra üç - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aile reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış
tutarları; aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır.
Madde 11 fıkra iki-(19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ticari veya mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine
tabi olanlardan zirai faaliyette bulunanlar hakkında 12 ve 13 üncü maddelerde
yazılı muaflık ölçülerinin yarısı nazara alınır.
Madde 12 - (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığını tayin bakımından, bir takvim yılı içinde nazara alı-
nacak işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:
1 inci grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 300 dönü-
mü;
2 nci grup: Bakliyat, ayçiçeği, afyon, susam, keten ziraatinde ekili arazi-
nin yüz ölçümü toplamı 220 dönümü;
3 üncü grup : Pamuk ziratinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 150 dönümü;
4 üncü grup : Pancar, patates, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, çeltik, ken-
dir ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 90 dönümü;
5 inci grup : Tütün, çay, sebze ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı
50 dönümü (Çayda mahsul verebilecek hale gelmiyenler hariç);
6 ncı grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde
yüz ölçümü toplamı 150 dönümü;
7 nci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş antep fıstığı ve zeytinliklerde
1500 ağacı;
8 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş narenciyede 500 ağacı;
9 uncu grup: Diğer meyva ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü
toplamı 75 dönümü (Meyva ve mahsul verebilecek hale gelmiyenler ile palamut
hariç);
10 uncu grup: Büyükbaş hayvan sayısı 50 adedi, (İş hayvanları ile iki ya-
şındaki büyükbaş hayvanlar hariç);
11 inci grup: Küçükbaş hayvan sayısı 250 adedi, (Bir yaşındaki küçükbaş
hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);
Yukarda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren zirai faali-
yetlerin birarada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme büyüklükle-
rinin bu gruplar için yukarda yazılı hadlerin yarısını aşmadığı takdirde muaflık
devam eder.
Yukarda zikredilen meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyva veya mahsul verebile-
cek hale gelme durumu başlangıcı Tarım ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken tes-
bit olunur.
Madde 13 fıkra bir - (9/11/1976 tarih ve 2026 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Küçük çiftçi muaflığından faydalanabilmek için zirai mahsullerin bir takvim
yılı içindeki satış bedelleri tutarının 60 000 lirayı geçmemesi şarttır. Bu had,
balıkçılar için 75 000 liradır.
Madde 14 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
12 ve 13 üncü maddelerde yazılı hadleri aşan çiftçiler bu durumun husule
geldiği tarihi takibeden takvim yılı başından itibaren küçük çiftçi muaflığını
kaybederler.
Madde 17 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İskan Kanunu hükümlerine göre göçmen ve mülteci sayılanlarla yerleştirilen-
lerin, mezkür kanunda Kazanç Vergisi muaflığı için konulan kayıt, şart ve süre-
lerle bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların 6 000 lirası Ge-
lir Vergisinden müstesnadır.
Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden alınacak verginin tevkif yoliy-
le kesilen kısmına şümulü yoktur.
Mükerrer Madde 17 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Götürü usulde vergiye tabi serbest meslek erbabından 60 yaşını doldurmuş
olanlar, bu kazançlarına münhasır olmak üzere, Gelir Vergisinden muaftırlar.
Madde 18 - (19/2/1963 tarih ve 202 Sayılı Kanunun hükmüdür.)
Müellif, mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekarların ve bunların kanuni
mirasçılarının kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserlerini satmak veya
bu eserler üzerinde mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak sure-
tiyle bir takvim yılı içinde elde ettikleri hasılatın 10 000 lirası (Yabancı
memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca 40 000 lirası) Gelir Vergisinden müs-
tesnadır.
(Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi
karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.)
Madde 19 - (26/6/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)
31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 27/12/1963 tarih ve
365 sayılı Kanunla değişik 19 uncu maddesinde yazılı istisna hadleri 10 bin
lirayı aşmıyan safi kazançlara uygulanmak kaydiyle 2 500 liraya indirilmiştir.
Madde 20 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
927 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilen sıcak ve soğuk maden suları
imtiyazının işletilmesinden elde edilen kazançlar ihaleyi takip eden yıldan baş-
lıyarak beş yıl süre ile, gelir Vergisinden müstesnadır.
Madde 21 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gayrimenkul sermaye iratlarında, bir takvim yılı içinde elde edilen topla-
mı 5 000 lirayı aşmıyan gayrisafi hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır. Elde
edilen gayrisafi hasılatın yıllık toplamının 5 000 lirayı aşması halinde tamamı
vergiye tabi tutulur.
Madde 22 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıda yazılı menkul sermaye iratları Gelir Vergisinden müstesnadır:
1. Özel kanunları veya Devletle akdedilmiş mukavelelerle her türlü vergiden
istisna edilmiş olan menkul kıymetlerin faiz, temettü ve ikramiyeleri;
2. (27/3/1969 tarih ve 1137 Sayılı Kanunun hükmüdür.) Tasarruf mevduatı kar-
şılığında bir takvim yılında alınan faizlerin 500 lirası (Muhtelif müesseseler-
den veya bir müessesenin muhtelif şube veya ajanslarından alınan mevduat faizle-
rinde bu had her müessese veya her müessesenin muhtelif şube ve ajansları için
ayrı ayrı nazara alınır.)
Madde 23 - (31/12/1960 tarih ve 193 Sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aşağıdaki yazılı ücretler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir:
1. Dilsiz, meflüç, iki gözü kör, el ve ayaklarının ikisinden veya birinden
mahrum, birini veya ikisini kullanamıyacak derecede el ve ayakları sakat bulu-
nan hizmet erbabının ücretleri (Sakatlık veya malüllüğü resmi hastanesi veya
mümasil sıhhi teşekkülü bulunan yerlerde ilgili mütehassısın baştabiplikçe tas-
dik edilecek raporu ile, resmi hastanesi veya mümasil sıhhi teşekkülü olmıyan
veya ilgili mütehassısı bulunmıyan yerlerde resmi tabip raporu ile tevsiki şart-
tır.);
2. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Çiftçilerin ziraat
işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Şoför, makinist, bekçi, çoban ve
amelebaşı ücretleri dahil);
3. Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve
bununla ilgili diğer bütün işlerde çalışan işçilerin yer altında çalıştıkları
zamanlara ait ücretleri;
4. Ticari ve sınai kazançları vergiden muaf bulunanların bu işlerinde çalış-
tırılan hizmet erbabının ücretleri;
5. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Mahalle ve Köy muhtar-
ları ile köylerin hatip, korucu, imam, bekçi ve benzeri müstahdemleri, çiftçi
mallarını koruma bekçileri ile mahalle ve çarşı bekçilerinin ücretleri;
6. Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde,
bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmıyan sair yerlerde orta hizmet-
çiliği, uşaklık, sütninelik, dadılık, mürebbiyelik, bahçıvanlık, kapıcılık gibi
özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.);
7. Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve islah evlerinde,
darülacezelerin atelyelerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklulara ve
düşkünlere verilen ücretler;
8. Hizmet erbabına iş yerinde bedava yemek vermek suretiyle sağlanan men-
faatler (Bu yemeklerin iş veren tarafından hazırlatılması şartiyle);
9. Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve
özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut
tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle
sağlanan menfaatler;
10. Hizmet erbabının toplu olarak iş yerlerine gidip gelmelerini sağlamak
maksadiyle iş verenler tarafından yapılan taşıma giderleri;
11. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları ta-
rafından ödenen emekli, malüliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği haiz
emekli sandıklarınca ödenen aylıklar, hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan
Devlet memurlarına ödenen miktardan fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye
tabi tutulur.) (Genel,katma ve özel bütçelerden ödenen bu nev`i aylıklar dahil).
12. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.) Ticari veya
mesleki kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin yanında iş ve sanat öğrenmek
maksadiyle çalışan ve 18 yaşını doldurmamış bulunan hizmet erbabının bu yerler-
den aldıkları ücretleri;
13. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükmüdür.) Ücretleri gö-
türü usulde tesbit edilen hizmet erbabından 60 yaşını doldurmuş bulunanların bu
ücretleri;
Madde 24 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Gider karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisinden is-
tisna edilmiştir.
1. Kamu idareleri ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve
kamu menfaatlerine yararlı dernekler tarafından verilen harcırahlar ve kamu men-
faatlerine yararlı dernekler tarafından verilen harcırahlar ve zaruri yol gider-
leri (Gündelikler dahil);
2. Yukardaki fıkrada sayılanların dışında kalan müesseseler tarafından idare
meclisi başkan ve üyeleri ile denetçilere, tasfiye memurlarına ve hizmet erba-
bına verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine kar-
şılık olmak üzere verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki
Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya Devletçe verilen günde-
liklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutu-
lur.);
3. Kazai veya idari kararlara dayanarak tanıklara ve bilirkişilere verilen
ücretler;
4. Özel kanunlarına göre verilen yakıt bedelleri;
5. Özel kanunlarla kurulan komisyonların memur olmıyan üyelerine bu görev-
leri dolayısiyle yapılan ödemeler.
Madde 25 bent (3) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
3. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli, sandıklarınca ken-
dilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri
gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan
mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen
tazminatlar
(Kamu idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı kanuna tabi müesseler dışında kalan
tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları tarafından ödenen tazminat ve yardımlar,
hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına verilen miktar-
dan fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.);
Madde 29 bent (2) - (24/11/1966 tarih ve 784 sayılı Kanunun hükmüdür.)
2. Subay, Astsubay ve erlere (Kıta onbaşısı ve çavuşları dahil) ve ordu
hizmetinde bulunan sivil makinistlere ve Türk Havayollarında uçuş maksadiyle
görevlendirilenlere uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısiyle verilen gündelikler,
ikramiyeler ve zamlar.
Bent (3 ve 4) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
3. Spor müsabakalarına iştirak edenlere verilen ikramiye ve mükafatlar
(Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar hariç);
4. Spor kulüplerinin kendi mensuplarına gider karşılığı olmak üzere yap-
tıkları ödemeler ve maç hakemlerine verilen paralar.
Madde 31 - (28/12/1967 tarih ve 980 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Mükelleflerin günde 5, ayda 150, yılda 1 800 lirayı aşmıyan gelirleri vergi-
ye tabi tutulmaz.
Mükellef evli ise bu miktara eş için günde 3, ayda 90, yılda 1 080 lira,
çocukların her biri için günde 2, ayda 60, yılda 720 lira ilave edilir.
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde özel indirim olarak günde 5, ayda
150, yılda 1 800 lira yukarki indirim hadlerine ilave edilir.
(Haftalık ücretlerde 7 gün üzerinden indirim yapılır.)
Ana ve babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve Gelir
Vergisine tabi geliri bulunmıyanlar bu maddenin uygulanmasında öz çocuklar gibi
hesaba katılır.
Vergiye tabi gelirler yukarıda yazılı hadleri aştığı takdirde bu hadler için
hesaplanan vergiler mükelleflerin vergilerinden indirilir.
Madde 32 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
31 inci maddede yazılı indirim hadlerinin tayininde mükellefin, gelirin elde
edildiği takvim yılı başındaki medeni hali ve aile durumu esastır.
Şu kadar ki, takvim yılı içinde bu durumda mükellef lehine husule gelen de-
ğişiklikler ayrıca nazara alınır
En az geçim indiriminin uygulanmasında her ne suretle olursa olsun evlilik
bağı kalkmış olanların gelirlerine, ilk çocuk için eşe ait, diğer çocukların her
biri için 31 inci maddede yazılı çocuklara ait indirim miktarları uygulanır.
İkisi de mükellef olan boşanmış eşlerden her biri hakkında yukarki esaslar,
nafakasını sağladıkları çocuk sayısına göre uygulanır.
31 inci madde ile bu madde gereğince hesaplanacak indirim miktarı 5 çocuklu
evli mükelleflere ait indirim tutarını geçemez.
Madde 33 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yukarki maddelerde sözü edilen çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya
mükellef tarafından bakılan (Nafaka verilmek suretiyle bakılanlar dahil) 18 ya-
şını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış evlatları (Evlat edinilenler da-
hil) ifade eder.
Madde 34 - (28/12/1967 tarih ve 980 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Aile reisi beyanında indirim, beyan edilen gelirin vergisine uygulanır.
Beyan edilen gelirin ücretten ibaret olması halinde indirim hadlerine özel
indirim miktarları uygulanır.
Aile reisi tarafından kendisinin, eşinin veya çocuklarının geliri dolayı-
siyle beyanname verilmesine mahal olmadığı hallerde indirim vergiye tabi geliri
varsa aile reisinin bu gelirinin vergisine, aile reisinin geliri yoksa eşine
ait gelirin vergisine, eşinin de geliri mevcut değilse çocuklarından herhangi
birine ait gelirin vergisine uygulanır.
Aile reisinin, eşin ve çocukların beyanname verilmesi gerekmiyen geliri
ücretten ibaret ise bu gelirin her birine ayrıca özel indirim uygulanır.
İndirimin bu fıkra hükmüne göre eş veya çocuklara ait gelirin vergisine
uygulanması halinde de indirim miktarı, aile reisinin durumuna göre tayin
olunur.
Madde 35 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İndirimden faydalanmak isteyenler, Vergi Usul Kanununun esaslarına göre
vergi karnesi almak ve bunu saklamak zorundadırlar.
Vergi Usul Kanunu ile karne almaktan muaf tutulmuş olanlardan karne aran-
maz.
Ek Madde 2 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yatırım indiriminin uygulanmasında aşağıda yazılı şartlar topluca aranır:
1. İndirimin uygulanacağı ticari ve zirai kazanç bilanço esasına göre tes-
bit edilmiş olmalıdır;
2. Yapılan yatırım, Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı kalkınma plan-
larına uygun bulunmalıdır;
3. Yatırımlar, istihsali genişletmeye, prodüktiviteyi artırmaya, ihracatı
geliştirmeye, mahsul ve mamullerin kalitesini ıslaha, kültür seviyesini yük-
seltmeye, ilmi ve teknik araştırmalara çalışma güvenliğini sağlamaya, yabancı
turist celbini temine matuf olmak üzere, bina (Personel lojmanları dışındaki
meskenler hariç), makina, tesisat, teçhizat, taşıma vasıtası ve benzeri yeni
aktif değerlerin tedariki ve kuruluşu ile ilgili olmalıdır. Arazi tedariki ve
yedek parça temini ile ilgili yatırımlar bu fıkra şümulüne girmez. Ziraatte
kullanılacak kimyevi gübre ve ilaç tedariki bu fıkraya dahildir;
4. Yapılan yatırım en az 250 bin lira (Devlet Planlama Teşkilatının hazır-
ladığı bölge kalkınma planının şümulüne giren yatırımlarla memleket ekonomisi
bakımından ayrı bir önem ve özellik arz ettiği Yüksek Planlama Kurulu tarafın-
dan kabul edilen faaliyet kollarında 125 bin ve genel olarak ziraatteki yatırım-
larda 50 bin lira) olmalıdır;
5. Yatırıma ait planlara, projelere ve finansman hesaplarına ve projenin ta-
hakkuku için derpiş olunan müddete ait hususlar Devlet Planlama Teşkilatının
mütalaası esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca tetik ve yukarda sözü edi-
len diğer şartların mevcudiyeti tasdik edilmiş bulunmalıdır.
Tetkik ve tasdik süresi Devlet Planlama Teşkilatında iki ayı ve Maliye Ba-
kanlığında bir ayı geçemez.
İhtiyaç ve sarfı, mahallin en büyük mal memuru ve ziraat teşkilatı tarafın-
dan tasdik edilmek şartiyle ziraatte kullanılacak kimyevi gübre ve ilaç ile il-
gili yatırımlarda bu bentte sözü edilen mercilere müracaatta lüzum yoktur.
Bu maddenin 3 numaralı bendinde sözü edilen aktif değerlerin yeni olması,
bu değerlerin memleket içinde kullanılmamış bulunmasını ifade eder.
Ek Madde 3 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yatırım indirimi münhasıran öz sermayeden sağlanan veya karşılanan yatırım
miktarına uygulanır. Bu maddenin uygulanmasında öz sermaye Vergi Usul Kanunu-
nun 192 nci maddesinde belirtilen kaynaklardır.
Zirai yatırımlarda, kamu idare ve müesseseleri, bankalar, Türk Ticaret Ka-
nununa veya özel kanunlara göre kurulan kurumlar, teşekküller ve kooperatifler
tarafından çiftçilere verilen krediler, yatırım indirimi ile ilgili hükümlerin
uygulanması bakımından öz sermaye gibi mütalaa edilir.
(28/7/1967 tarih ve 933 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yatırım indiriminin nis-
peti yukardaki fıkraya göre indirimden istifade edecek yatırım miktarının azami
% 80 inidir. Bölgelere ve iktisadi faaliyet sektörlerine göre uygulanacak nis-
petler, bu haddi aşmamak üzere yıllık programlarda belirtilir.
Ek Madde 4 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yatırım indiriminin uygulanmasına, yatırım konusunu teşkil eden değerlerin,
işletmenin aktifine girdiği takvim yılından itibaren başlanır ve indirimden
faydalanacak miktara baliğ oluncaya kadar devam olunur.
Her yıl yapılacak indirim, o yıl içinde bilançonun aktifinde yer almış olan
indirimden faydalanacak aktif değerlerin toplamında, öz sermaye ile sağlanan
veya karşılanan kısmına indirim nispetlerinin uygulanması suretiyle bulunur.
Evvelki yıllarda aynı suretle ayrılmış olup o yılların kazançlarından düşülme-
miş bulunan indirim miktarları mevcutsa bunlar da ayrıca nazara alınır. Bu su-
retle ayrılmış olan indirimler toplamı, hiçbir şekilde ve surette, genel yatırım
toplamında öz sermaye ile sağlanan veya karşılanan kısmın toplamına indirim nis-
petlerinin uygulanması suretiyle bulunacak miktarı aşamaz.
Madde 40 bent (5) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
5. İşte kullanılan taşıtların giderleri; (Bu taşıtların aynı zamanda zati
veya ailevi ihtiyaçlar için de kullanılması halinde giderlerinin yarısı);
7. (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi Usul Kanunu hü-
kümlerine göre ayrılan amortismanlar (Değeri bin lirayı aşmıyan peştemallıklar
ile işletmede kullanılan ve değeri bin lirayı aşmıyan alat ve demirbaşlar amor-
tismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir.)
Madde 42 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin kar ve
zararı aşağıda yazılı usullerden birine göre tesbit edilir. Mükellefler işin
bitiminde bu usullerden birini seçmekte serbesttirler. Tercih edilen usul aynı
yılda biten işlerin hepsine şamil olur. Bu takdirde, her iş beyannameye bağlı
ayrı bir ek yaprakta gösterilir.
1. Kar veya zarar, işin bittiği yıl kati olarak tesbit edilir ve tamamı o
yılın geliri sayılarak, mezkür yıl beyannamesinde gösterilir.
2. Kar veya zarar, işin bittiği yıl kati olarak tesbit edilir ve işin devam
ettiği yıllar zarfında, bu işe ait olmak üzere, yapılan işçilik ve malzeme sar-
fiyatının tutarları nispetinde o yıllara dağıtılır ve o yılların kazancı olarak
vergilendirilir. Evvelce başka işler dolayısiyle beyanname verilmiş ise, bu
beyannamelerde gösteril-
miş bulunan kar veya zararlar bu dağıtıma göre düzeltilir. İkmal veya
reddedilecek vergilerin hesabında tevkif yoliyle ödenmiş olan vergiler ay-
rıca nazara alınır.
Mükellefler her iki halde de her inşaat ve onarma işinin hasılat ve gi-
derlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfa-
larında göstermeye ve düzenliyecekleri beyannameleri, işlerin ikmal edildiği
takvim yılını takibeden yılın Mart ayı sonuna kadar vermiye mecburdurlar.
Bu madde şümulüne giren işlerde, geçmiş takvim yıllarına ait tarhiyatın
düzeltilmesi ve vergi alacağının doğumu bakımından zamanaşımı işin neticelen-
diği tarihi takibeden yıldan başlar.
Madde 44 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
İnşaat ve onarma işlerinde:
1. Muvakkat ve kati kabul usulüne tabi olan işlerde muvakkat kabulün yapıl-
dığı yıl;
2. Muvakkat ve kati kabul usulüne tabi olmıyan diğer inşaat ve onarma işle-
rinde işin fiilen tamamlandığı yıl;
bitim tarihi kabul edilir.
Muvakkat kabulden sonra, kati kabulü sağlamak maksadiyle yapılan giderler
dağıtım usulüne tabi olmaz; bunlar kati kabulün yapıldığı yıl hesaplarına in-
tikal ettirilir.
Madde 45 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında,
yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar, Kurumlar Vergisine
tabi yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tayinine ait esaslara göre
tesbit olunur.
Madde 46 - fıkra iki - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bu suretle tesbit olunacak safi kazançlar 8 000 lirayı geçemez.
Madde 47 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Götürü usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:
1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (İşinde yardımcı, işçi ve
çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hüküm-
lülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısiyle geçici olarak bilfiil işinin başında
bulunmamak, bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük
çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında
bulunup bulunmamalarına bakılmaz);
2. İş yerlerinin yıllık gayrisafi iratlarının toplamı 180 lirayı aşmamak;
3. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ayrıca ticari, zirai
veya mesleki faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olma-
mak.
2 ve 3 numaralı bent hükümleri, takvim yılı başındaki ve yeniden işe baş-
lıyanlarda işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.
Gayrisafi iradı belli olmıyan iş yerleri için tadilat komisyonu kararlarının
kesinleşmesine kadar, gayrisafi irad şartı mevcut sayılır.
Madde 48 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Götürü usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:
Bent (1 - 9) - (26/4/1964 tarih ve 484 sayılı Kanunun hükmüdür.)
1. Alım, satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde, bir
takvim yılı içinde satınalınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve
malzemenin mubayaa bedelleri tutarı 30 000 lirayı aşmamak,
2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihracedilen emtianın, iptidai madde-
nin ve malzemenin satış bedelleri tutarı 36 000 lirayı aşmamak;
3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak üc-
retli durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük
sanat işleri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisafi ücret tu-
tarı 6 000 lirayı aşmamak;
4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak ya-
pılan imalat, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayri-
safi hasılat tutarı 22 500 lirayı aşmamak;
5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halin-
de, bir takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mübayaa
bedellerinin yıllık tutarı toplamı 33 750 lirayı aşmamak;
6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halin-
de, bir takvim yılında sağlanan gayrisafi hasılatın üçte bir fazlasiyle emtia,
iptidai madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı 30 000 lirayı
aşmamak;
7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
alınan gayrisafi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık gayri-
safi hasılatın toplamı 22 500 liayı aşmamak;
8. Otel, sinema, plaj, dansnig ve emsali eğlence istirahat yerleri işleten-
lerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık gayri-
safi hasılat tutarı 6 000 lirayı aşmamak;
9. Maden işletmeleri ile taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal
yerlerinde, tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların
mecmu bedeli 36 000 lirayı aşmamak;
10. Sahibi veya işleticisi sıfatiyle birden fazla motorlu kara nakil vası-
tası veya beşten fazla araba veya su üzerinde müteharrik 18 rüsum tonilatodan
fazla makinalı, 90 rüsum tonilatodan fazla makinasız nakil vasıtası işletmemek
(Su üzerinde müteherrik vasıtaların memzucen işletilmesi halinde, makinalı
olanların rüsum tonilatoları toplamı beş katı ile makinasızların rüsun tonila-
toları toplamı 90 rüsum tonilatoyu aşmamak) ve bir takvim yılı içinde alınan
taşıma ücretleri tutarı 15 000 lirayı aşmamak (Bu bentte yazılı ölçüler, bir-
likte yaşıyan eşlerle velayet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halin-
deki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar toplu
olarak nazara alınır).
Taşıma vasıtalarının sahip ve işleticisi durumunda olmaksızın taşıma işi
yapanlar tavassut işi yapmış sayılır.
Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker
ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tes-
bit edilmiş bulunan emtiada, ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle,
bu maddenin 1,2, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı alım, satım hadleri Maliye
Bakanlığınca tayin olunur.
Madde 53 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık hasılat tutarı 150 000 liradan aşağı olan çiftçilerin kazançları
götürü gider esasına, 150 000 lira veya daha fazla olan çiftçilerin kazançla-
rı ise gerçek kazanç usulüne (İşletme veya bilanço esasına) göre tesbit olunur.
Madde 54 fıkra üç bent (1) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hük-
müdür.)
1. Vergi Usul Kanununa göre zirai kazanç il komisyonlarınca her bölge için
tayin edilmiş bulunan götürü gider emsallerinin mükellefçe beyan edilen hası-
lat tutarına uygulanması veya,
Fıkra sekiz - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Zirai kazanç il komisyonlarınca tesbit olunan götürü gider emsalleri % 70
(Dahil) nispetinden az olamaz.
Madde 55 - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık hasılat tutarı 150.000 lira (dahil) ile 500.000 lira (dahil) arasın-
da bulunan çiftçilerin zirai kazançları, zirai işletme hesabı esasına göre tes-
bit edilir.
Bu esasa göre zirai kazanç hesap dönemi içinde para ile tahsil edilen veya
alacak olarak tahakkuk eden hasılat ile, ödenen veya borçlanılan giderler ara-
sındaki müspet farktır.
Yıllık hasılatlarının tutarı arka arkaya iki hesap döneminde 500 000 lirayı
aşanlar mütaakıp hesap dönemi başından itibaren kazançlarını bilanço esasına
göre tesbit ederler.
Zirai kazançlarını bilanço esasına göre tesbit edenlerden yıllık hasılat-
larının tutarı arka arkaya iki hesap döneminde 500 000 liranın altında kalan-
lar mütaakıp hesap dönemi başından itibaren kazançlarını zirai işletme hesabı
esasına göre tesbit edebilirler.
Madde 56 fıkra üç ve beş - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai işlerinde çalıştırıl-
ması karşılığında herhangi bir zati istihlak maddesi alınması halinde, alınan
istihlak maddesinin emsal bedeli hasılat sayılır.
Satılmaksızın mütaakıp yıla devredilen mahsulün değeri hasılat meyanına it-
hal edilmez. Bunlar, nev`i ve miktar itibariyle beyannamede gösterilmekte ikti-
fa olunur.
Madde 57 bent (6 ve 11) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
6. Vergi Usul Kanununa göre ayrılan amortismanlar (İşletmede kullanılan ve
değeri 1 000 lirayı aşmıyan makina, alet ve demirbaşlar amortismana tabi tutul-
mıyarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilir.);
11. Aynı zamanda işletmede de kullanılan özel binek otomobillerine ait amor-
tismanların, işletme ve tamir giderlerinin yarısı.
İşletmede istihsal edilip de tohum, yem ve sair suretlerle kullanılan zirai
mahsullerin emsal bedelleri masraf yazılır. (Bu giderlerin sene sonunda bir
kalemde yazılması caizdir.)
Madde 59 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yıllık hasılatının tutarı 500 000 lirayı geçenler bilanço esasına göre def-
ter tutmaya mecburdurlar.
Madde 61 - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Ücret, işverene tabi ve muayyen bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hiz-
met karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerdir.
Bu Kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:
1. 23 üncü maddenin 11 numaralı bendine göre istisna dışında kalan emekli-
lik, malüliyeti, dul ve yetim aylıkları;
2. Evvelce yapılmış hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağ-
lanan menfaatler;
3. Milletvekillerine, il genel meclisi ve belediye üyelerine, kurumların
idare meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine, tasfiye memurlarına ve bunla-
lara benziyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısiyle ve aylık, ödenek, tahsi-
sat, aidat, huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim, temüttü hissesi gibi muhtelif
adlarla yapılan ödemeler.
4. (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunla eklenen hükümdür.) Sporculara
transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler.
Madde 62 fıkra iki - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
61 inci maddenin 1,2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı ödemeleri yapanlar
bu kanunda yazılı ödevleri yerine getirmek bakımından, işveren hükmündedir.
Madde 68 bent (7, 8 ve 10) - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
7. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat ve demirbaş ve eşya için Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Mesleki faaliyette kulla-
nılan ve değeri 1000 lirayı aşmıyan tesisat ve demirbaşlar amortismana tabi
tutulmıyarak doğrudan doğruya gider kaydolunabilir.);
8. Serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle emekli sandıklarına ödenen giriş,
emeklilik aidatı ve yardım pulları bedelleri (İndirilecek emeklilik aidatı, yıl-
lık gayrisafi kazancın % 5 ini geçemez.);
10. Yukarıdaki bentler dışında, kalan, işle ilgili şehir dahili nakil vası-
taları ücretleri (Özel otomobillerini işlerinde de kullananların yaptıkları
giderlerin yarısı), posta, telgraf, mecmua, gazete, işyeri temizliği, asansör-
cü ve odabaşı ücreti gibi müteferrik giderler (Bu bentte yazılı giderlere kar-
şılık olarak mükellefler diledikleri takdirde 5 000 liradan fazla olmamak üzere
gayrisafi hasılatın % 10 unu götürü olarak gider yazabilirler.)
Fıkra iki - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Sebebi ne olursa olsun para cezaları ve vergi cezaları gider olarak indiri-
lemez.
Madde 69 parantez içi hüküm - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
(Bu madde hükmü borsa ajan ve acentalarına, gümrük komüsyoncularına davave-
killerine, müşavirlere, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticari
ve mesleki işlerini takip eden muakkiplere ve musiki konseri verenlere şamil
değildir.)
Madde 70 fıkra bir bent (5) - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
5. İmtiyaz, ihtira, işletme hakları ile ticaret unvanı, alameti farika gibi
sair bilümum haklar;
Fıkra dört - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Vakfın veya tesisin gelirinden hizmet karşılığı olmıyarak alınan hisseler
bu kanunun tatbikinde gayrimenkul sermaye iradı addedilir.
Madde 73 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 202 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedellerinden aşağı
olamaz. Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal
kira bedeli, bu mal ve hakların kirası addolunur. Binalarda emsal kira bedeli,
yetkili özel mercilerce takdir edilmiş kirası, bu suretle takdir edilmiş kira
mevcut değilse, Vergi Usul Kanununa göre taayyün eden gayrisafi irattır. Arazide
emsal kira bedeli, Vergi
Usul Kanununa göre taayyün eden vergi değerinin % 10 dur. Diğer mal ve haklarda
emsal kira bedeli, bu mal ve hakların maliyet bedelinin ve bu bedel malüm değil-
se, Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlenmesi hakkındaki hükümlerine göre
tayin olunan değerlerinin % 10`udur.
Madde 74 fıkra bir - (31/12/1960 tarih ve 193 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Safi iradın bulunması için gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler in-
dirilir:
Bent (5 ve 10) - (19 |