Hukuki.NET forumları  

T.C.
YARGITAY
3. Hukuk Dairesi
E: 2007/1036
K: 2007/1289
T: 6.2.2007

Yargıtay içtihatları bölümü
İçtihat:  
 
Dava dilekçesinde davalının lojmandan tahliyesi ile tahsisden yararlanma tarihinden, tahliye tarihine kadar aylık 250 YTL ecrimisilin, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın tahliye talebi yönünden reddi, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, davalı tarafından davacıya lojman tahsis edildiğini, ancak lojman tahsis kararı kaldırıldığı halde davalının lojmanı kullanmaya devam ettiğini beyan ederek, davalının lojmandan tahliyesi ile tahsisin kaldırıldığı tarihten tahliye tarihine kadar aylık 250 YTL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tahliye talebi hakkında, karar vermeye yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davalının, tahsis kararının kaldırılmasından sonra taşınmazı işgal ettiği döneme ilişkin olarak ecrimisil ödemesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı vakıf başkanı arasında düzenlenen 27.8.2001 tarihli protokolün 8. maddesinde "Vakıf başkanının kendi hissesini tapu tevhidi sağlanması açısından Maliye Hazinesine devir edeceği ve buna karşılık arsa üzerine yaptırılacak 8 daireli lojmanı vakfın belirleyeceği okul çalışanları arasından okulun başarılı ve öğretimin gelişmesini teşvik amacı ile vakıf mütevelli heyeti ile belirlenerek tahsis edileceği" hükmünün konulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, lojman tahsis yetkisi, vakıf mütevelli heyetine ait olduğuna göre, bu tahsise son verilmesi yetkisinin de aynı heyete ait olması gerekecektir. Çünkü; vakıf senedinde ve protokolde tahsisi kaldırma yetkisinin kime ait olacağı konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Somut olayda ise, lojman tahsis kararının kaldırılması kararı 3 kişilik yönetim kurulu tarafından alınmış bir karardır.
Öyle ise, mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, lojman tahsisine ait kararın kaldırılmasına ilişkin kararın geçerli olmadığı ve bu nedenle de davalıyı bağlamayacağı dikkate alınarak, davanın ecrimisil alacağı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hukuk Forumlarından Seçmeler
  • Basit Yaralama - Mahkeme sonucu ne olabilir ? 
  • 18.03.2010 02:49
  • İnternet Cafe Adsl Hattımdan Dolandırıcılık 
  • 18.03.2010 02:10
  • Serviste 30 iş günün açan Sıfır Nokia Telefon ve Batarya 
  • 18.03.2010 01:23
  • Dersimiz Atatürk Filmi 
  • 18.03.2010 00:29
  • Memuriyette iken bir üst öğrenimi bitirme 
  • 18.03.2010 00:13


    Yeni Mevzuat

  • İşe İade Davalarının İşsizlik Ödeneğine Etkisi 

  • Hukuki Yarar - İlamsız Takibin Sonuçsuz Kalması - Geri Ödenmesi Gereken Meblağ - İade Yükümlülüğü 

  • Yabancı Mahkeme Kararının Kamu Düzenine Aykırı Olması 

  • Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkıında Karar 

  • İdari Yargılama Usulünde “Savunmaya Kadar Kabul” Olgusu İdari Yargı(cın)/nın Var Olduğunun Doğrulanması Dr. Selami Demirkol* (*) İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Hakimi