+ Konuyu Yanıtla
1 den 7´e kadar toplam 7 ileti bulundu.

Konu: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

Nişasta bazlı şeker alarmı!.. Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    917
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Üç tehlikeli beyaz olarak bilinen ‘un, şeker ve tuz’un insan sağlığına etkisi tartışılırken, daha az maliyetle elde edilen ve gazozdan çikolataya pek çok üründe kullanılan nişasta bazlı şeker (NBŞ), bazı AB ülkelerinde yasaklandı. Türkiye, dünyanın en büyük 4. şeker pancarı üreticisiyken, ton başına 250-300 dolar daha ucuz olan “mısır şurubu” üretmek için sadece 2010’da 500 bin ton mısır ithal etti. Ancak içeriğinde fruktoz olan mısır şurubu ile yapılan gıdalar, doktorlara göre kronik hastalıkları salgına dönüştürüyor. Fransa, Hollanda ve İngiltere, bu nedenlerle Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) olarak da adlandırılan mısır şurubu üretimini yasakladı. En büyük üretici ABD, üretim kotasını düşürdü. Türkiye’de ise Danıştay’ın kesinleşmiş kararına rağmen Bakanlar Kurulu kotayı düşürmemekte ısrar ediyor. NBŞ artık kotalı, kotasız ve merdiven altı olarak; alkollü, gazlı, kolalı içeceklerde, baklava, bisküvi ve her türlü unlu mamul sanayiinde kullanılıyor. Üstelik yalnızca tat verici olarak değil fermantasyon, raf ömrünü uzatma, nem dengesini koruma amacıyla da... İnsan sağlığına etkisi nedeniyle tartışılan mısır şurubunu, sağlık ve ticari yönüyle inceledik.
    Nişasta bazlı şeker
    TOKLUK hissi vermeyen ve kanserden kalp hastalıklarına ve karaciğer yetmezliğine kadar birçok kronik hastalığa yol açtığı ileri sürülen nişasta bazlı şeker (NBŞ), Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandı. Bağımsız bilim adamlarının, “Mısırdan elde edilen NBŞ’de yüksek oranda fruktoz (meyve şekeri) var. Fruktoz, tokluk hissi uyandırmaz aksine yedikçe yedirir. Kronik hastalıklar salgına dönüşmeden önlem alınmalı” dediği NBŞ için Türkiye bir cennet durumunda. Türkiye’de mahkemeler, şirketlere ‘kotayı düşür’ dese de Bakanlar Kurulu yetkisini, kotayı artırma yönünde kullanıyor. NBŞ artık kotalı, kotasız vemerdiven altı olarak tümgıdamaddelerinde kullanılıyor. En büyük üretici konumundaki ABD’nin Gıda ve İlaç İdaresi FDA, Nisan 2008’de “içeriğinde yüksek fruktoz olan NBŞ suni tatlandırıcıdır” açıklaması yaptı. ABD’de bilim adamları, obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların artışını NBŞ’ye bağlayınca, yüzde 10 olan ABD üretim kotası, yüzde 2’lere düşürüldü. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye, yüzde 10 olan NBŞ üretimkotasını yüzde 15’e çıkardı. Bunun tek nedeni ise nişasta bazlı şekerin, pancardan elde edilen şekere oranla ton başına 250-300 dolar daha ucuz olmasıydı. Şeker pancarında dünyanın 4’üncü büyük üreticisi olan Türkiye, yeterli orandamısır üretiliyor olmasına rağmen dışarıdan ithal ettiğimısırla NBŞ üretiyor. Türkiye’de gıdamaddelerinde kullanımoranı ise bazı verilere göre yüzde 30 ancak yüzde 50- 80’lere vardığı iddia ediliyor.
    http://www.haberturk.com/saglik/habe...tatsiz-tehlike



    Hukuki NET Güncel Haber

    Nişasta bazlı şeker alarmı!.. konulu yargıtay kararı ara
    Nişasta bazlı şeker alarmı!.. konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    917
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Tatlıdaki tatsız tehlike!

    MISIR GDO’LU
    Avrupa’da kişi başına NBŞ tüketiminin 1-1.5 kilo, Türkiye’de ise 6 kilo civarında olduğunu söyleyen Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, NBŞ üretimiyle ticari açıdan Türkiye’nin kâr etmediğini, buna rağmen halk sağlığının bozulmasına göz yumulduğunu şu verilerle açıklıyor: “Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde de pancardan şeker elde ediliyor. Ama bu ülkelerden Fransa, Hollanda ve İngiltere NBŞ bazlı şeker üretimini yasakladı. 25 Avrupa ülkesi 1milyon 200 bin ton NBŞ üretirken Türkiye tek başına 500 bin ton üretiyor. Türkiye 2008 yılında 1milyon 151 bin 490 tonmısır ithal etmiş, 2009 yılında 485 bin 130, 2010 Eylül ayı itibarıyla 425 bin 646 ton mısır ithalatı yapmışız. Bir tarafta GDO’lumısır tüketip halkın sağlığını bozuyoruz diğer taraftan Türkiye’deki çiftçiyi değil başka ülkeleri desteklemiş oluyoruz.

    PROF. YALÇIN: DEVLET TAKİP ETMELİ
    Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayip Yalçın: “Bu konu üzerinden direkt yapılmış bir çalışma yok ancak ilişki şişmanlık üzerinden kuruluyor. Bu iddiaların klinik temelini çoğu zaman göremiyoruz ancak kullanımı sınırlandırılmış bir ürün olması nedeniyle Devletin kurumları bunu takip etmeli.”

    OBAMA’NIN EŞİ HALKINI UYARMIŞTI
    ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle Obama’nın, ‘İçerisinde mısır şurubu ihtiva eden ürünleri tüketmeyeceği ve çocuklarına vermeyeceği’ yönündeki açıklamasını hatırlatan Gök, “Türkiye’de NBŞ lobisi çok iyi çalışıyor. ABD’nin NBŞ fiyatları bizden yüzde 40 daha ucuz. Neden AB’ye satmıyorlar veya niye bizden almıyorlar? Fruktoz, şeker muadili olduğu için ve de insan sağlığı üzerindeki etkisi nedeniyle karşı çıkıyorum. Sendika olarak kotanın düşürülmesi için her yıl dava açıyoruz, mahkeme bizi haklı buluyor ama Bakanlar Kurulu kararı uygulamıyor” dedi. “Avrupa ve ABD, NBŞ bazlı şeker tüketilmemesi için halkı bilinçlendiriyor” diyen Gök, Türkiye’de NBŞ ile üretilen gıda maddeleri üzerindeki etiketlerde uyarı bulunmuyor. Hangi gıdada ne kadar NBŞ kullanıldığı belirtilmiyor. ‘Sigara sağlığa zararlıdır’ gibi etiket bulunmalı. Etiket üzerinde bir insanın günde en fazla tüketeceği miktarın belirtilip uyarının da bulunması gerekiyor. Tedbir alınmayınca ‘Çocuklarınızı NBŞ’den uzak tutun’ kampanyası başlattık” diye konuştu.

    En büyük üretici Cargill-Ülker
    Türkiye’de NBŞ üreten sadece 5 şirket var!
    TÜRKİYE’de NBŞ üreten 5 tesis var. Bunlardan Cargill’ın kapasitesi 400 bin ton, Adana’da bulunan Amylum’un kapasitesi 250 bin ton, Ülker- Cargill ortaklığındaki Pendik Nişasta’nın kapasitesi 110 bin ton, Tat firmasının kapasitesi 70 bin ton ve Sunar’ın kapasitesi 55 bin ton mısır. Bu 5 tesisten biri olan Pendik Nişasta Sanayi, Ülker Grubu’na ait. Ülker Grubu, Pendik Nişasta Sanayi tesisinde Cargill ile ortak olarak mısır şurubu üretiyor. DAHA UCUZ KOLA, DAHA ÇOK NBŞ Üç büyük kola üreticisi (Coca-Cola, Pepsi-Cola ve Cola Turka), içeceklerini tatlandırmak için pancar şekeri yerine, ton başına 250-300 dolar daha ucuz olan “mısır şurubu” kullanmayı tercih ediyor. NBŞ üreten 5 firma arasında yer alan Ülker, piyasanın en büyük şirketi olan Cargill’a ortak ve neredeyse tekel konumunda. Ülker aynı zamanda NBŞ’yi en çok kullanan gıda üreticisi olduğu için de bu üretimden en çok kâr eden firma konumunda. Üstelik Ülker daha önce Bakanlar Kurulu’nun üretim kotasını aşmayı da başarmıştı.

    PROF. DEMİRKOL: KALP HASTASI YAPIYOR
    Fruktozun şişmanlığa, şişmanlığın da başta kalp damar hastalığından kaynaklı inmeye ve birçok kronik hastalığa yol açtığını söyleyen Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Kenan Demirkol, “AB ülkelerinde bu ürünlerin tüketimi ve gıda ürünlerinde kullanımı azaltılırken Türkiye’de durum vahim. Denetim yok. Piyasada kayıt dışı fruktoz var. Türkiye’deki 5 ayrı üretici firma, piyasadaki kayıt dışı fruktoz olduğunu kabul ediyor ancak bu veriyi de kotayı yükseltmek amacıyla kullanmak istiyorlar. Etiketlerin üzerinde ne kadar fruktoz kullanıldığı belirtilmiyor.

    ÜRETİP GIDAYA DÖNÜŞTÜREN TEK ŞİRKET
    CARGİLL şirketi, mısırı işleyip elde ettiği nişasta sütünü 2004 yılının temmuz ayından itibaren Ülker ile birlikte ortak olduğu PNS’ye (Pendik Nişasta Sanayi) satıyordu. Ülker, PNS’den aldığı bu ara maddeyi Akyazı’daki Cola Turka tesisinde kurduğu ilave tesiste, nişasta bazlı şekere dönüştürüyor ve üretimde kullanıyordu. Ülker böylece Bakanlar Kurulu’nun NBŞ için belirlediği kotayı aşan tek firma olmuştu. Coca-Cola ve Pepsi-Cola, Ülker’i emsal gösterip aynı tesisi kurmak istedi ancak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, talebi yerinde bulmadı. 4 Nisan 2001 tarihinde yürürlüğe giren Şeker Kanunu, ürettiği mısır şurubunu aynı tesiste kullanan şirketleri kota dışında tutuyordu; ancak Sanayi Bakanlığı, bundan haberdar değildi. Şikâyet üzerine Şeker Kurulu, üretim yapan Cargill ve Amylum şirketine bir yazı gönderdi ve Şubat 2005’ten itibaren aylık üretim ve satış bilgilerini istedi. Kurul, Cola Turka üretiminde kullandığı nişasta bazlı şekerin `kendi üretimi olmasa da` kota fazlası ürün olduğu gerekçesiyle Ülker’e 32 milyon TL ceza kesti. Bu tarihten sonra Cargill, Ülker’e PNS üzerinden nişasta sütü satışını durdurdu. 2005 yılında Ülker, nişasta NBŞ üretiminin durduğunu, cezaya itiraz etmek için mahkemeye başvurduklarını açıkladı. Ülker grubu, mahkeme sonucu konusundaki sorularımızı yanıtsız bıraktı.

    SAĞLIK BAKANI AKDAĞ AÇIKLADI: HER 3 KİŞİDEN BİRİ ŞİŞMAN!

    Gofretten bisküviye, meşrubattan unlu gıda mamüllerine varana kadar tükettiğimiz bir çoK gıda malzemesinin içinde yer alan Nişasta Bazlı Şeker (NŞB) maddesi Türkiye'yi obezitede ABD ve Meksika'ya yaklaştırdı.
    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisinin de normalden kilolu olduğunu, kendisi için önlem almaya başladığını söyledi. Akdağ, Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı şişmanlıkla mücadele eylem planının da detaylarını anlattı.
    Bakan Akdağ, "İnsanımızın 3'te biri normal kilolu, 3'te biri obez, 3'te biri de kilolu ki ben de bu gruba dahilim" dedi, kendi adına önlem almaya başladığını anlattı.
    Akdağ, "Sofradan tam doymadan kalkmayı öğrenmemiz lazım. Acıkmadan sofraya oturulmamalı. Ama Sağlık Bakanlığı'nın yapabilecekleri sınırlı, bireylerin yaşam biçimlerini değiştirmeleri gerek" şeklinde konuştu.
    (Habertürk/30.01.2011)

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    917
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Damakta tat tuz artınca sağlığın ‘tadı’ kaçıyor

    En önemli sağlık tehditleri haline gelen şişmanlık, diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları gibi sorunlar beslenme biçimimizle doğrudan ilişkili. Ama iki konu başlığı var ki, onlar gerçekten ‘canımıza’ okuyor. Yani o ikisi, “ölümcül yanlışlar!”: Şeker ve tuzu fazla tüketiyoruz...
    BİRKAÇ gün evvel sağlık bakanımız, Erzurum’da sohbet ettiği Vahap Munyar’a “Her 3 yetişkinden biri obez oldu” diyerek önemli bir endişesini dile getirdi. Çok haklı. En önemli sağlık tehditleri haline gelen şişmanlık, diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları gibi sorunlar beslenme biçimimizle doğrudan ilişkili. Besin seçimlerimizdeki yanlışlar yalnız bu dört hastalığın değil daha pek çok hastalığın da nedeni.Özellikle son 50 yılda, beslenmede önemli hatalar yaptık. Bu hatalar ve yarattığı sorunlar büyüyerek devam ediyor. Mesela “obez bir toplum” olmaya başladık. Diyabet salgını kapımızda. Hipertansiyon önemli bir sorun olma yolunda. Kısacası yanlış besleniyoruz ve bazı sağlık sorunları alarm veriyor.
    İki ölümcül yanlış
    “Yanlış beslenme” kavramının içinde aslında pek çok alt başlık var: Gıda katkı maddeleri, trans yağları yüksek kötü margarinler, besinlere eklenen hormonlar, tarımsal kimyasallar, suni yemle beslenen hayvanlardan elde edilen ürünler, suni gübreler, gittikçe fazla tükettiğimiz beyaz un ve nişastadan zengin ürünler ve daha pek çok şey... Bunların hepsi önemli ama iki şey daha var ki onlar canımıza okuyor. Yani o ikisi “ölümcül yanlışlar!”: Şeker ve tuzu fazla tüketiyoruz...
    Bu iki yanlış canımıza da kastediyor, bizden sonraki nesilleri de tehdit ediyor. Çocuk obezitesinde, genç yaşlarda ortaya çıkan kalp damar hastalıkları ve hipertansiyonda, hemen her yaşta yaygınlaşan kanser ve daha pek çok hastalıkta bu iki yanlışın önemli payı var. Bu “iki ölümcül yanlış” “şekeri ve unu fazla tüketmek”ten başka bir şey değil! Şeker ve şekerli besinlerle ilişkimiz insanlığın tarihi kadar eski. İnsanoğlu, şeker ıhtiyacını başlangıçta baldan ve tatlı meyvelerden karşılamış. Zaman içinde bal üretmeyi, meyve tarımını öğrenmiş, elma, üzüm, armut gibi yiyecekleri kurutup, suyunu sıkıp, pekmez haline getirip, faydalanmayı düşünmüşler.
    Vücudumuzun şeker isyanı
    Endüstriyel şekerle tanışması ise oldukça yeni. Şimdilerde “bakkal şekeri” olarak bildiğimiz şekerle el sıkışması ise yaklaşık 300 yıl kadar önce olmuş. Endüstriyel devrim şeker üretimini de ticari bir madde haline getirmiş, üretim arttıkça şeker ucuzlamış, ucuzladıkça da tüketim çoğalmış. Eldeki rakamlara bakılırsa 1900’lü yılların başında kişi başına yılda en çok 10–15 kilo tüketirken, bu rakam günümüzde 75–100 kiloya ulaşmış. Kısacası sadece son 100 yıl içinde şeker tüketimimiz neredeyse 30–40 misli artmış. Ulaşılan bu “aşırı şeker yüklemesi”, intibak etmesi mümkün olmayan metabolizmamızı al üst etmiş durumda. Tükettiğimiz şeker miktarı artıkça “şeker ayarlama sistemlerimiz” bozuluyor, isyan ediyor. Neticede damarlarımız sorun çıkarır, doku ve organlarımız hastalanıyor.Ne yapıp etmeli rafine şeker ve en az onun kadar önemli ve hatta daha da tehlikeli sağlık sonuçları olduğu belirtilen mısır şurubu kullanımını azaltmalıyız. İkinci beyaz tehlike “tuz”u gelecek hafta yazacağız...
    Obezite ve diyabet alarm veriyor
    ŞEKER tüketimi arttıkça, şişmanlık problemi yaygınlaşıyor. Şeker tüketiminin doğrudan, şişmanlığın dolaylı etkisiyle de “orta yaş diyabeti” salgın bir hastalık haline geliyor (ki öyle de oldu, dünya sağlık örgütü tarihinde ilk kez yaşanan diyabet patlamasını bulaşıcı, mikrobik salgınlarla eşdeğer bir sorun olarak ilan etti). Kalp damar hastalarının yani kalp krizi geçirenlerin şu veya bu nedenle “kalpten ölenlerin” ve felç atağı yaşayanların sayısı artıyor. Yeni kanser vakaları her yıl biraz daha çoğalıyor. Bellek sorunları, romatizmal hastalıklar, safra kesesi taşları ve daha pek çok hastalık da aynı faturaya eklenebiliyor.
    Mısır şurubuna DİKKAT!
    ÇAY şekerinde yarı yarıya olan glukoz/fruktoz oranı %50/%50, mısır şurubunda %20/%80 ile fruktozun lehine. Mısır şurubu özellikle paketlenmiş şekerlemelerde, meşrubat, kolalı içeceklerde çok kullanılıyor. Aşırı fruktoz ise insülin direnci, kilo problemi, karaciğer yağlanması, trigliserid yüksekliği ve neticede diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyonla bağlantılı olabiliyor.
    Prof.Dr.Osman Müftüoğlu
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...1&hid=16895937

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    İletiler
    251
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Dehşet verici tespit

    "Fruktozun pankreas kanseriyle ilişkisi var"

    Dünya sınırlıyor, Türkiye'de yayılıyor!

    İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Yavuz Dizdar, Pelin Çift'in sorularını yanıtladı...

    Dr. Dizdar, "Nişasta bazlı şeker insan vücudu için uygun değil. Fruktoz tükeldiğinde insülin salgısını uyarmıyor, yüksek seviyelere çıkıyor kanda ve arkasından yağa dönüşerek depolanıyor. Bu yağa dönüşerek depolanma özellikle iç organlarda meydana geliyor" derken şöyle devam etti: "Fruktozun pankreas kanseriyle ilişkilendirilebileceğine dair çok iyi dizayn edilmiş çalışmalar var. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü bunları halkın erişimine açmış. Fruktoz bazlı şekerden toplum olarak uzak durmamız gerekiyor. Endüstrinin endişesi daha ucuza mâl etme, bozulmama, tüketim konusunda doyma hissini uyarmadığı için daha çok satma gibi avantajları var. Bunlardan vazgeçerek ürünleri sağlık açısından daha uygun hale getirmeli. Bizim ülkemizde insanlara verilen değer belli GDO hakkında uyarı verilmesine rağmen, soyanın hayvan yemi olarak ithalati serbest bırakıldı. Kotanın yüzde 15 olması gibi bir durum olma konusunda diyebileceğimiz bir iey yok. Bakanlıklar bu kadar bilimsel veri olmasına rağmen denetim yapmalı. Nişasta bazlı şekerin kullanılması konusunda uyarılar yapılması gerekiyor. Hazır ürünlerden uzak durulmalı. Meşrubatlardan, bisküvilerden, çikolatalardan uzak durulmalı."
    Dr. Yavuz Dizdar, Türkiye'de pankreas kanserinde artış görüldüğünü de sözlerine ekledi.
    HABETÜRK

  6. #5
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    İletiler
    251
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Türkiye zehirden vazgeçmiyor

    Türkiye’de Danıştay’ın kesinleşmiş kararına rağmen Bakanlar Kurulu kotayı düşürmemekte ısrarlı. Şeker pancarı üretiminde dünyanın 4. büyük üreticisi olan Türkiye, Nişasta Bazlı Şeker üretmek için yalnızca 2010’da 425 bin 646 ton mısır ithal etti. Kayıtdışı üretilen NBŞ ise cabası
    73 milyon nüfuslu Türkiye’de Bakanlar Kurulu kararıyla kota oranı yüzde 15’e çıkartıldı. Bakanlar Kurulu, kotayı yüzde 50’lere kadar yükseltme veya düşürme yetkisine sahip ancak bugüne dek yetkisini yükseltme üzerine kullandı. Üstelik bu konuda Şeker-İş Sendikası’nın yaptığı başvuruyu değerlendiren Danıştay’ın kararına rağmen. Oysa ABD’de 7.821 bin ton, Meksika’da 347 bin ton, Kanada’da 368 bin ton, Asya ve Okyanusya’da toplam 2.551 bin ton, Avrupa’da 1.012, Latin Amerika - Afrika’da 492 bin ton olmak üzere dünyada toplam 12 bin ton kuru madde olarak nişasta bazlı mısır şekeri üretiliyor.
    ŞEKER-İŞ DAVA AÇTI
    Türkiye Şeker-İş Sendikası, her kota artırılışında Danıştay’a başvurarak, NBŞ üretim kotasını artıran Bakanlar Kurulu kararının iptalini istiyor. Danıştay, “AB ülkelerinde yüzde 2 olan NBŞ üretim kotasının Türkiye’de Bakanlar Kurulu kararıyla sürekli artırılmasının sektörde pancar şekeri aleyhine dengeleri bozduğunu, pancar şekerinin pazar payını daraltarak stok oluşumuna neden olduğu ve üretime darbe vurduğunu, kota artırımı ile NBŞ üretiminin fiili olarak pancar şekeri üretiminin yüzde 17’sine ulaştığı” gerekçesiyle yapılan başvuruyu yerinde buldu. DANIŞTAY KARARI İPTAL ETTİ Danıştay, “gerçekte bir şeker ihtiyacının bulunup bulunmadığı ya da şeker kotalarının artışının mevcut ülke şeker stoklarına yapacağı etkisi araştırılmaksızın her yıl düzenli olarak nişasta kökenli şeker kotalarının artırılmasını kanuna ve Şeker Kurumu’nun kuruluş amacına aykırı buldu ve “Bakanlar Kurulu kararında kamu yararı ve hizmet gerekleri yoktur” diyerek Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Ancak yargı kararına uyulmadı. Sonunda Şeker -İş, yargı kararına uymayan Bakanlar Kurulu’nu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikâyet etti. İddiaya göre bazı şirketler, Nişasta bazlı şeker (NBŞ) için belirlenen kotanın üzerinde üretim yapıyor, bu nedenle de üretimle satış arasındaki rakamlar birbirini tutmuyor. Türkiye’deki kaçak üretimin yanı sıra, yurtdışından da Türkiye’ye kaçak ve GDO’lu NBŞ sokuluyor. Serbest bölgelerden giriş çıkış yapan firmalar, kotayı bu yolla da aşmayı başarıyor. Obezliğe yol açtığı, kanser, kalp, böbrek, diyabet, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklara neden olduğu gerekçesiyle tehlikeli bulunan ve bazı AB ülkelerinde yasaklanan NBŞ, denetimsizlik nedeniyle merdivenaltı olarak bilinen sağlıksız ortamlarda da üretiliyor.
    HABERTÜRK

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    Dec 2006
    Nerede
    Turkiye
    İletiler
    1.350
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Nişasta bazlı şeker alarmı!..

    Çikolatadan içeceğe kadar kullanılan nişasta bazlı şeker'in ciddi hastalıklara yol açtığına dair sonuçlar, Sağlık Bakanlığı'nı harekete geçirdi.

    Sağlık Bakanlığı, önümüzdeki günlerde “nişasta bazlı şeker” konusunda uzmanların katılımıyla bir “bilim kurulu” toplayacak. Çikolatadan içeceğe kadar geniş bir yelpazede sofralarımıza gelen, kalp, karaciğer yetmezliği ve kanser gibi pek çok hastalığa neden olduğu iddia edilen ve birçok ülkede yasaklanan “nişasta bazlı şekerli gıdalar”ın Türkiye’de sıklıkla tüketiliyor olması tartışmalara neden oldu.

    Sağlık Bakanlığı, üniversitede görevli hocalar ve konunun uzmanlarından oluşan bir “bilim kurulu” toplanacağını açıkladı. Bakanlık, kuruldan çıkacak sonuca göre yeni düzenlemelere gidilebileceğini belirtti. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yetkilileri ise konuyla ilgili inceleme başlattıklarını aktardı.

    Sanayi Bakanı Nihat Ergün ise mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerin, Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 10’unu geçemeyeceğini anlattı. Bu oranın Bakanlar Kurulu kararıyla, ihtiyaca göre yüzde 50’ye çıkarılabileceğini belirten Bakan Ergün, Bakanlar Kurulu’nda bekleyen böyle bir karar olmadığını vurguladı. Bakan Nihat Ergün, şunları söyledi:

    “Nişasta bazlı şekerde bizde de kota var. Çünkü biz şekeri, şekerpancarından üretiyoruz. Sanayide kullanılacak şekerin de mısırdan üretildiğini biliyorsunuz. Bu tür üretimler, bizdeki toplam şeker üretiminin yüzde 10’unu geçemez. Sanayinin kendi ihtiyaçlarına göre karşılanabilir. Bakanlar Kurulu kararıyla bazen yüzde 50, yüzde 40, yüzde 25 gibi artış yapılabiliyor; her sene ihtiyaca göre.”

    İNSAN SAĞLIĞINDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİL
    Türkiye İçecek Gıda Dernekleri Federasyonu Üyesi İlknur Menlik, “Şeker üretimi yapan çiftçimizle mısır üretimi yapan çiftçimiz aynı konumda. Ne üretimi yaparlarsa yapsınlar maksimum gelir elde etmeleri önemli. 5.9 milyar dolarlık gıda ve içecek ihracatının 628 milyon doları şekerli mamulden geliyor. Hiçbir rakam, insan sağlığından daha önemli değil” dedi.

    HaberTürk

  8. #7
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    İletiler
    251
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Fruktozda ölümcül tehdit

    Fruktozda ölümcül tehdit

    Tatlı, ucuz ve doğal. Meyve şekeri fruktoz belki de bu yüzden kulağa en doğal tatlandırıcı gibi geliyor.

    Ancak işlenmiş her besin gibi fruktoz da bir dizi önemli tehlike taşıyor olabilir. Bilim adamları fruktozun kanser, kalp hastalığı, hipertansiyon, böbrek problemleri ve hatta bunamaya yol açtığını keşfetti.

    Fruktoz ile ilgili son haberlere göre de çok fazla meyve suyu tüketen ve fruktoz alan insanlarda bağırsak kanseri riski önemli bir oranda artıyor. Amerikan Diyettetik Derneği yüksek miktarda fruktoz içeren meyve sularının tetikleyici olduğunu açıkladı.

    Araştırma ile ilgili bir diğer çarpıcı buluş ise meyvelerde bulunan ve bağırsak kanserine karşı önleyici özelliği bulunan liflerin, c vitamininin ve diğer antioksidanların meyve suyu haline geldikten sonra kaybolduğunu gösteriyor.

    İngiliz Diyetetik Derneği de günde yalnızca 150 ml meyve suyu tüketimini öneriyor. Bu da bir su bardağından daha az bir miktar demek oluyor.
    http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/18901276.asp

+ Konuyu Yanıtla

Benzer Konular :

  1. Yüksek Sesli ve Sık Dükkan Alarmı
    Neredeyse her gece ve camlar falan kapalı olmasına rağmen kulak zarını titreten düzeyde alarm çalıyor olması karşısında ne tür yollara başvurmak...
    Yazan: tungat Forum: Çevre Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 09-11-2014, 10:06:38
  2. AKP şeker fabrikalarını da satıyor
    AKP Şeker Bayramı'na girilirken Şeker Fabrikaları'nı satmak için düğmeye bastı. Geçtiğimiz hafta, 2010 özelleştirme programını açıklayan...
    Yazan: monica Forum: Güncel - Siyaset - Tarih - Tartışma
    Yanıt: 1
    Son İleti: 07-12-2009, 18:19:03
  3. Çağrı Bazlı Personel Çalıştırma
    Merhabalar, Çağrı Üzerine Çalışma(4857 Sayılı İş Kanunu) MADDE 14. - Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak...
    Yazan: mmustafakaymakk Forum: Sosyal Güvenlik Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 03-12-2009, 10:33:25
  4. Ekmek Ve Toz Şeker
    EKMEK VE TOZ ŞEKER Sözcükler biriktirdim Birer birer Ayrı ayrı Üç günde öldürdüm üç gündüzü Bilemediniz dört Ekledim geceye Yalnızca...
    Yazan: Av.Mehmet Özkan Forum: Edebiyat ve Sohbet Köşesi
    Yanıt: 14
    Son İleti: 08-09-2007, 15:07:53
  5. Dikkat virüs alarmı
    26 Temmuz'da keşfedilen Mydoom.M solucanı hızla yayılıyor ve pek çok ülkede manşet olmaya başladı. Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linklere ...
    Yazan: commodore1tr Forum: Hukukçular İçin Bilgisayar ve İnternet
    Yanıt: 6
    Son İleti: 17-07-2007, 01:03:30

Bu sayfada bulunan kavramlar:

ilkatama kuru bazl

Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2019 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2019 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2019 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.