+ Konuyu Yanıtla
1 / 3 Sayfa 123 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 22 ileti bulundu.

Konu: Geçti Bor'un pazarı

Geçti Bor'un pazarı Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Geçti Bor'un pazarı

    AB den tarim engelinden sonra Bor engeli.Bu konuyla ilgili basinda çikan haber;

    AB'nin bor kararına sendikadan tepki

    09/11/2008
    AB’nin ‘borun üremeyi etkileyen toksit madde taşıdığı’ iddialarının doğru olmadığını söyleyen Petrol-İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, ‘Hepimizin çocuğu var’ dedi

    BANDIRMA - Petrol-İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, dünya bor rezervlerinin yüzde 70’inden fazlasına sahip olan Türkiye’nin itirazlarına rağmen, boru ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine alan AB’nin iddiasının bilimsel bir dayanağı olmadığını söyledi.
    Gökdeniz, borun insan üreme sağlığını olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığını, hatta bor madeninin yoğun bulunduğu Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde erkeklerde prostatın az görüldüğünü savundu. Gökdeniz, bor çalışanları arasında çocuklu ailelerin oranının ve çocuklarının sayılarına bakıldığında böyle bir sorunun olmadığının kolayca anlaşılabileceğini dile getirerek, “Allah’a şükür bor işçisinin bir sıkıntısı yok. Hepimizin çoluk çocuğu var. Üremeyle ilgili herhangi bir sıkıntımız olsa çocuğumuz olur mu? AB’nin kararının, dünyadaki bor rezervinin yüzde 72’sine sahip olan Türkiye’nin ihracatının azalmasını, böylece bor madeninin elden çıkarılmasını sağlamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Bor hidrojen depolayabilen tek madde. Biliyorsunuz hidrojen gelecekte yakıt olarak kullanılacak. Bunu bilen Avrupa Türkiye’nin satışına, ihracatına yönelik engeller koyarak işletmelerin zarar etmesini sağlamaya çalışıyor” diye konuştu.
    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği’nin tezini çürütmek için bora maruz kalan işçilerin üreme sağlığıyla ilgili ayrıntılı bir çalışma başlatacak. (aa)



    Hukuki NET Güncel Haber

    Geçti Bor'un pazarı konulu yargıtay kararı ara
    Geçti Bor'un pazarı konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Ulkemizin madenlerinden AB ne istiyor?

    Kaynak:http://bormadeni.blogcu.com

    TÜRKİYENİN SON YILLARDAKİ BOR ATAĞI AB Yİ KORKUTTU ''AB' NİN OYUNU BOZULACAK

    Dünyadaki 4 milyar ton rezervin yüzde 72 sinin

    Türkiyede bulunduğu bor madeni, Türkiye’nin geleceği olarak görülüyor. Kullanım alanlarına bakınca ne kadar stratejik bir ürün olduğunu görmemek mümkün değil.

    Bor ürünleri uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askeri araçlar, yakıtlar, elektronik ve iletişim sektörü, tarım, cam Sanayii, kimya ve deterjan sektörü, seramik ve polimerik malzemeler, nano teknolojiler, otomotiv ve enerji sektörü, metalürji ve inşaat gibi 500e yakın alanda kullanılıyor. Bor ürünlerinin yüzde 80 e yakını cam, seramik-frit, tarım ve deterjan alanlarında tüketiliyor.

    Dünyadaki bor rezervleri hızla tükenirken ve Türkiye tekel olmaya doğru hızla ilerlerken , Bor ürünleri ve kimyasalları ihracatımız sürekli artan bir trend izlerken üretime yönelik yatırımlar arttırılırken, Avrupa Birliği boru Üremeye olumsuz etkili toksik (zehirli) madde listesine dahil etmesi, ihracatımıza büyük bir darbe vurması son derece düşündürücüdür..

    Türkiye'de konuyla ilgili yapılmış araştırma sonuçları da borun insanlar üzerinde böyle bir etkisi olmadığını gösteriyor.

    AVRUPA Birliği (AB), dünya bor rezervlerinin yüzde 70’inden fazlasına sahip olan Türkiye’nin itirazlarına rağmen, bor madenini kısırlık yaptığı için ‘üremeye olumsuz
    etkili toksik madde’ listesine aldı. AB, fareler üzerinde yaptığı deneyde günde 200
    miligram bor verdi. Farelerin üreme kabiliyetleri düştü. Bu nedenle de ‘bor kısırlık
    yapıyor’ kararı aldı.

    Tıpta, özellikle kemik erimesi, sindirim hastalıkları ve kanser tedavisinde kullanılan bor türevli yöntemler adeta mucize yaratıyor. Bor katkılı vitaminler, prostat kanserinden kemiklerin güçlenmesi, zihin algılamasının gelişmesine kadar insan üzerinde pek çok olumlu etki sağlıyor.

    Bu karar topraklarının altı bor madeni ile kaynayan Türkiye’nin nüfus artış hızı ile bor madeninin esamesi okunmayan Avrupa’nın nüfus artış hızını akıllara getirdi. Bor kısırlık yapıyorsa Türkiye’nin nüfus artış hızının azalması gerekiyordu. AB resmi istatistik kurumu olan Eurostat’ın verileri bunun tam tersini ortaya koyarak, Türkiye’nin nüfus artış hızının binde 13 ile Avrupada ilk sırada olduğunu ortaya koydu.

    Kanser tedavisinde, kemoterapi yerine geliştirilen yeni borlu tedavi yöntemi, sadece kanserli hücreyi yok ediyor .

    Madem bor kısırlık yapıyor bu tablo ne!

    Türkiye, Avrupa’da nüfusu en hızlı artan ülkedir ve ABnin Kararı siyasidir.

    Prof. Dr. Bekir Sıtkı Şaylı tarafından 1995-2001 yılları arasında borun bulunduğu bölgelerde yaşayanlar ve bor üretiminde çalışanlar üzerinde yapılan araştırmada, borun insanların üreme sağlığı üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmadığı sonucuna varıldı. Borla ilgili kuruluşlar da, üniversiteler iş birliğiyle bilimsel araştırmalar yürütüyorlar. Ancak bu araştırma sonuçları, AB Konseyi'nde çeşitli nedenler ileri sürülerek kabul görmüyor.

    Bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeleri için borun zararlı olup olmadığının tartışılması bile tehlikeli madde olarak sınıflandırılması için yeterli neden kabul ediliyor.

    ***

    Bor Madeninde çalışan işçilerde yapılan araştırma ,

    ETİ Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz da madenlerde çalışan işçiler üzerinde yaptıkları araştırmalarda sperm sayılarında herhangi bir düşüş tespit etmediklerini söyledi. Araştırmayı Prf. Dr. Bekir Sıtkı Şaylı’nın yaptığını söyleyen Yılmaz ‘1998-2000 arasında, bölgede yaşayanlar değil, doğrudan bora maruz kalan, torbalamada çalışan işçilerden alınan kan sperm örnekleri üzerinde araştırma yapıldı. Doğurganlık oranı, sperm sayıları ve kandaki bor düzeyi açısından, Türkiye’nin genel oranları arasında bir fark yok. Bu raporlar bizim arşivlerde var. En kötü şartlarda çalışan insanlar üzerinde negatif unsura rastlanmadı. Ancak şimdi, yabancıların da içinde olacağı şekilde aynı nitelikte araştırma tekrar başlatıldı. İşçilerden kan, sperm örnekleri alınacak’ dedi

    ***

    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün ve dünya bor rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasına sahip olan Türkiye'nin itirazlarına rağmen, 'bor'u 'üremeye olumsuz etkili toksik madde' listesine alan Avrupa Birliği'nin (AB) tezini çürütmek için 'bor'a maruz kalan işçilerin üreme sağlığıyla ilgili aralık ve ocak aylarında çalışma yapacağı öğrenildi.

    Alınan bilgiye göre, genel müdürlüğün koordinatörlüğünde oluşturulan Ankara ve Hacettepe üniversitelerindeki iki profesörün yürütücülüğünde 6 akademisyenden oluşan heyet, bor üretiminin yapıldığı Bandırma, Kırka, Emet, Bigadiç ve Mustafa kemalpaşa işletmelerinde aralık ve ocak aylarında incelemelerde bulunacak.

    Petrol-İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, AB'nin iddiasının bilimsel bir dayanağı olmadığını söyledi.

    Petrol-İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı
    Recep Gökdeniz

    AB'nin 9 Haziran'da aldığı ve 15 Eylül'de yayın organında yayımlanan kararıyla, daha önce 3. sınıf kimyasal grubunda yer alan bor madeninin ''tehlikeli'' olarak nitelendirilen 2. sınıf kimyasal grubuna alındığını anımsatan Gökdeniz, bu karara sadece Türkiye'nin değil ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Malezya, Arjantin gibi ülkelerin de karşı çıktığını ifade etti.

    Gökdeniz, kararın AB'ye ihraç edilecek bor ürünlerinin ambalajlarında ''kuru kafa'' amblemini kullanma zorunluluğu getirdiğini belirtti.

    Bu konuda Ankara ve Ege üniversitelerinin daha önce yaptıkları araştırmalarda borun olumsuz etkileri üzerine bir şey bulunamadığına işaret eden Gökdeniz, şöyle konuştu: ''Şimdi Eti Maden İşletmeleri'nin, AB'nin iddiasının iptal edilmesi yönünde bir girişimi var. Bununla ilgili, iddiaların doğru olmadığını ispatlamaya yönelik ulusal ve uluslararası alanda bilimsel çalışma yapılacak. Bu konuda oluşturulan heyet Bandırma'ya gelerek bor madenine maruz kalan işçi arkadaşlarla, eş ve çocuklarının sağlığı ile ilgili de çeşitli tahliller yapacak. Bu çalışmalar Dünya Ticaret Örgütü'ne yapılacak başvuru dosyasında yer alacak.''

    Eti Madencilik Bandırma İşletmesi bünyesinde yapılan 8 saatlik ölçümlerde iş yerinde solunan hava miktarının 3.6 metre küp olduğuna, buna karşılık solunan bor miktarının ise 3.06 mgr/bor olduğuna işaret eden Gökdeniz, bu oranın kriterlerin çok altında olduğunu, borun insan sağlığını tehdit edebilmesi için solunan miktarın en az 12 mgr/bor olması gerektiğini vurguladı.

    "Solunan bor kriterlerin çok altında"

    Borun insan üreme sağlığını olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığını, hatta bor madeninin yoğun bulunduğu Balıkesir'in Bigadiç ilçesinde erkeklerde prostatın az görüldüğüne, bunun da bordan kaynaklandığına ilişkin yaygın kanı bulunduğunu savunan Gökdeniz, insan sağlığına, özellikle üremeye zararlı etkisi olduğu öne sürülen borun böyle bir özelliği varsa önce bor işletmelerinde çalışan kişileri etkilemesi gerektiğini kaydetti.

    ***
    Borun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu savıyla AB gündemine getirilen girişimler, hayvanlar üzerinde yapılan deney sonuçlarına dayandırılıyor. Deneylerde, hayvanlarda ağız yoluyla yüksek dozda borik asit ve soydum borat alınmasının, üreme sağlığı üzerinde zararlara yol açtığı tespit edildi. İnsanlarda da yüksek dozda borun ağız yoluyla alınması durumunda aynı etkiye yol açacağı sonucuna varıldı. Ancak hayvanlarla yapılan bu deneylerin olumsuz sonuçlarından hareketle, insanlar üzerinde de benzer etkilere neden olabileceği değerlendirmesi Türkiye'nin tepkisine yol açıyor.

    Deneylerde yüksek doz kullanımına dikkat çekilerek, insanlarda hiçbir zaman bu dozlara ulaşmayacağı belirtiliyor. Ayrıca hayvanlarda kısırlığa neden olan doz birikiminin, insanlarda kusmaya neden olmasından dolayı mümkün olamayacağı tespiti yapılıyor. ABD'de yapılan borik asidin vücutta depolanmadığı ve vücuttan atıldığına dair araştırma sonuçları da bunu ortaya koyuyor.

    Bor çalışanları arasında çocuklu ailelerin oranının ve çocuklarının sayılarına bakıldığında böyle bir sorunun olmadığının kolayca anlaşılabileceğini dile getirdi.

    "AB'nin kararının, dünyadaki bor rezervinin yüzde 72'sine sahip olan Türkiye'nin ihracatının azalmasını, böylece bor madeninin elden çıkarılmasını sağlamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de bor işletmeleri 2000 yılında özelleştirme kapsamına alındı ama sonradan önemi anlaşıldığı için bu çalışmadan vazgeçildi. Çünkü bor sanayide kullanılan çok önemli, alternatifsiz bir maden, hidrojen depolayabilen tek madde. Biliyorsunuz hidrojen gelecekte yakıt olarak kullanılacak. Bunu bilen Avrupa Türkiye'nin satışına, ihracatına yönelik engeller koyarak işletmelerin zarar etmesini, böylelikle elden çıkarılmasını sağlamaya çalışıyor ama
    Türkiye buna izin vermeyecek.''

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Bor için spermli savunma

    AB’nin bor madenini ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine almasına karşı Eti Maden İşletmeleri işçilerden alacağı sperm örnekleriyle savunma yapmaya hazırlanıyor

    İbrahim ALDEMİR/ BANDIRMA (DHA)

    AVRUPA Birliği'nin (AB), Türkiye’deki bor madeninin, kısırlık yaptığı için ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine alması Eti Maden Genel Müdürlüğü'nü harekete geçirdi. Genel Müdürlük, iddianın doğruyu yansıtmadığını kanıtlamak için Bandırma’da bulunan Eti Maden İşletmeleri’nde çalışan 100 işçiden alacağa sperm, kan ve idrar örneklerini araştıracak.

    Petrol- İş Bandırma Şubesi Başkanı Recep Gökdeniz, bor madeninin kısırlığa neden olmadığının araştırılması için aralarında Bandırma M. Güven Karahan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Yalçın Düker'in de yer aldığı, 2 profesör, 1 doçent ve 3 uzman hekimden oluşan ekip oluşturulduğunu söyledi. Bor madenlerinin kısırlığa neden olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını anlatan Recep Gökdeniz, şöyle dedi:
    “Eti Maden Genel Müdürlüğü konunun üzerine ciddi biçimde gidiyor. Oluşturulan laboratuardaki çalışmalar için şimdilik 500 bin YTL ödenek ayrıldı. Tesislerde çalışan 600 kişiden 100’ü üzerinde inceleme ve araştırma yapılacak. Bu kişilerin, kan ve idrar numuneleri ile spermleri alınıp incelenecek. Aksi sonucun ortaya çıkması halinde bunu AB’ye kanıt olarak sunacak. Dünyadaki bor rezervinin yüzde 70'i Türkiye’de çıkartılıyor. Eti Maden Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan Bandırma’daki tesiste ise 600 çalışanla, yılda 90 bin ton asitborik üretimi yapılıyor. 550 milyon dolar değerindeki asitborik, aralarında ABD ve Çin’inde bulunduğu dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor.” (dha)

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    içanadolu
    İletiler
    366
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Sahiplenemezlerse, mülkiyetini ele geçiremezlerse ö-kaka derler.

    15 Temmuz 2008


    Başbakan Tayyip Erdoğan dünyanın bir ucu Avusturalya‘da, bor madenlerini pazarlamış. Avusturalya ile yapılan Türkiye-Avustralya Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması Taslağı‘nın 10‘uncu maddesi Erdoğan‘ın gizli pazarlığını ortaya koyuyor. Maddeye göre ABD sermayeli Rio Tinto‘nun kontrolündeki Avusturalyalı madencilik tekeli BHP-Billiton bor madenlerimize sahip olacak.

    Rio Tinto ya da US Borax uzun süredir Türkiye‘deki bor madenlerinin peşinde. Şirket, Avusturalyalı uzantısı sayesinde bu amacına ulaşmış olacak. Başbakan Erdoğan da Avusturalya‘da "Etibank‘ın özelleştirileceğine" ilişkin açıklamalar yapmıştı. Avustralyalı maden şirketi BHP-Billiton‘un, halen İzmir ili çevresinde çeşitli yatırımları bulunuyor. BHP-Billiton‘un adı ilk olarak Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen tarafından 2005 yılının Haziran ayında yapılan Avustralya gezisinde geçmişti. Tüzmen, 16 Haziran 2005‘te, BHP-Billiton Grubu yöneticileriyle görüşmüştü. Tüzmen, BHP-Billiton‘un "Türkiye‘nin borunun zenginleştirilmesine talip olduğunu, Türkiye‘de yatırım yapmak istediğini" söylemişti. Billiton‘un bu ilgisinin karşılıksız kalmayacağının sinyalleri de o dönemde verildi. Tüzmen, açıkça bu firmalara destek vereceklerini belirtmiş, madencilik sektörüne yabancı sermayeyi çekmek istediklerini söylemişti. Tüzmen, Dış Ticaret Müsteşarlığı‘nın da bu işin takipçisi olacağını açıklamıştı. Tüzmen‘in, BHP-Billiton‘u, "dünyadaki operasyonlarıyla" Avustralya‘nın GSMH‘sine katkıda bulunan bir firma olarak tanıtması ise dikkat çekmişti.

    15 yıl bağlayıcı

    Türkiye-Avustralya Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması‘nın 10‘uncu maddesi de, Tüzmen‘in açıklamalarını doğrular nitelikte. Bu anlaşma taslağı Başbakan Erdoğan Avusturalya‘da iken gündeme geldi. Ayrıca Erdoğan‘ın bu şirket ile görüştüğü de ileri sürülüyor. Anlaşmanın 10. maddesi şirketin dünya bor rezervlerinin yüzde 70‘ine sahip Türkiye‘nin borlarını işletmek istediğini içeriyor. Madde "Avusturalya‘nın anlaşmayı imzalamasının nedenleri" arasında yer alıyor. 15 yıllık süreci kapsayan anlaşmada, Avustralyalı şirketlere çeşitli imtiyazlar sağlanacağı belirtiliyor.

    Geceyarısı operasyonu

    Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun, BHP-Billiton‘un isteklerini yerine getirilmesi için 2840 sayılı Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini düzenleyen Kanun‘un ve 3213 sayılı Maden Kanunu‘nunda değişiklik gerektirdiğini ifade etti. Torun, hükümetin böyle bir çalışmaya başlamasını da olası gördüklerini dile getirdi. Torun, "Böyle bir girişime şiddetle karşı çıkacağımızı ve mücadele edeceğimizi şimdiden duyuruyoruz" diye konuştu. Tüm madenler önemli iken, bor madeninin gelecek açısından daha önemli olduğuna belirten Torun, ABD‘de bordan enerji üretilmesine yönelik çalışmalar yapıldığına dikkat çekti. "Etibank‘ın özerkleştirileceği" yönündeki söylemlerin de ucunun açık olduğunu, tam tanımı yapılmadan nasıl işleyeceğinin belirtilmemesinin, tehlikeye işaret ettiğini söyleyen Torun, "Her an bir gece yarısı operasyonuyla böyle bir tasarı gerçekleşebilir" dedi.

    İşte 10‘uncu madde!

    Anlaşmanın, "Avustralya Hükümeti‘nin anlaşmayı imzalamasının nedenleri" başlıklı bölümünde yer alan 10‘uncu maddede şöyle deniliyor: "BHP-Billiton‘un, Türkiye‘de potansiyel bir yatırımcı olup, dünya rezervlerinin yüzde 70‘ini elinde bulunduran Türkiye‘nin bor madenlerinin işletilmesi ve pazarlanması konusunda uzun dönemli planları bulunmaktadır. White Mining Şirketi de Türkiye‘deki kömür madenciliği projeleri ile ilgilenmektedir. Türkiye‘deki yeni maden kanunu ve yabancı yatırım kanunu Türkiye‘yi Avustralyalı yatırımcılar için daha çekici bir hale getirmiştir".

    BHP-Billiton ve Rio Tinto ilişkisi

    Tüzmen‘in "dünyadaki operasyonları"na dikkat çektiği BHP-Billiton, 90 milyar dolarlık mal varlığına sahip. İnşaat ve petrol gibi enerji alanlarında da dünya devlerinden olan firmanın, yıllık 25 milyar dolar cirosu ve 5 milyar dolar kârı var. Billiton‘un Türkiye‘nin çeşitli yerlerinde madencilik yapmak isteyen Rio Tinto isimli firma ile ilişkili olduğuna dair iddialar var.

    ABD sermayeli Rothschild Ailesi‘nin Rio Tinto isimli firması tek başına dünya maden üretiminde yüzde 12.5‘lik (27 milyar dolarlık) pay ile birinci sırada yer alıyor. İkinci sırada yüzde 11‘lik pay ile yine İngiltere merkezli Anglo American Corp. (AAC), üçüncü sırada yüzde 8‘lik pay ile BHP Billiton geliyor. Bu rakamlar, Türkiye‘nin maden üretiminin payının 10 katı civarında seyrediyor. BHP Billiton firmasının, çeşitli alım-satım anlaşmaları yaptığı, kanıtlanmış petrol ve doğalgaz skandalları nedeniyle ödediği tazminatlarla da tanınan dünyanın üçüncü büyük petrol şirketi Royal Deutch Shell‘e ait olduğu iddia ediliyor. Bunu takip eden bir başka iddia ise Shell‘in Rothschild Ailesi‘nin kontrolünde olduğu. Ayrıca, Rothschild Ailesi‘nin, Oppenheimer Ailesi‘ne ait AAC‘de de, yüzde 34‘ü AAC‘ye ait olan De Beers aracılığıyla ortaklığı bulunduğu belirtiliyor.

    Rio Tinto‘nun bor ilgisi

    1865 yılında bir Fransız firmasına devredildikten sonra yabancı sermaye arasında el değiştiren bor madenleri, 1968 yılında Etibank‘a devredildiğinden beri devletin tekelinde. Rio Tinto‘nun Türkiye rezervleriyle bağlantısı ise 1889 yılına dayanıyor. Her türlü imtiyazdan yararlanarak Etibank‘a devre kadar bor madenlerini elinde tutan, o zamanki adı ile Borax Consolidated LTD ile bugünkü Rio Tinto gruba dahil olan US Borax aynı şirket. Son yıllarda bora ilişkin tüm yasal düzenlemelerin ve tartışmaların içinde de Rio Tinto‘nun adının geçtiği biliniyor. Türkiye bor madenleri açısından en büyük tehlikenin ise Eti Bor AŞ‘nin halka açılması olacağı belirtiliyor. ABD‘deki ana bor yatağında 130 yıldır işletilen rezervler tükenmek üzere olan Rio Tinto‘nun, böyle bir düzenleme ile bor madenlerini kolayca yönetebileceği ifade ediliyor.

    Petrol yerine geçebilir

    Bilim adamları tarafından "21. yüzyılın petrolü" olarak tanımladığı, uzay teknolojisinden, bilişim sektörüne, nükleer teknolojiden savaş sanayiine kadar pek çok alanın vazgeçilmez hammaddesi olan borun işlenmesi ile ortalama olarak bugün elde edilenin 150 katı gelir kazanılabilecek. Borun otomotiv sektöründe petrol yerine enerji olarak kullanılması halinde Antalya-Ankara arasında bir otomobilin yaklaşık 2 kg bor ile (tahmini 2 YTL) gidiş dönüş yapabileceği söyleniyor.

    Özgül Yıldızer/Evrensel

    TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ve Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından 2-4 Kasım 2006 tarihlerinde Ankara MTA Salonlarında düzenlenen 3. Uluslararası Bor Sempozyumu'nun sonuç bildirgesi yayımlandı.

    3. ULUSLARARASI BOR SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

    - Dünya bor rezervlerinin yaklaşık % 75' ine sahip olan Türkiye, dünyada bor ülkesi olarak adlandırılabilecek tek ülkedir. Sahibi bulunduğu bor madenleri, yüksek tenörü, rezerv büyüklüğü, işletme kolaylıkları ile gerek kalite ve çeşitlilik, gerekse de üretim maliyetlerindeki rekabet üstünlükleri açısından büyük avantajlara sahiptir. Bu nedenlerle, Türkiyenin dünya bor pazarında lider olarak yer alması gerekmektedir.

    - Dünya bor piyasası toplam 1,5 milyar Amerikan Doları düzeyindedir. Türkiye'nin bugün için bu pazardaki payı 400 milyon Dolar civarında seyretmektedir. Kamu tekelinden vazgeçilmesi durumunda özel firmaların daha rasyonel çalışacağı ve kazancın artacağı varsayımı doğru değildir. Çünkü, genel olarak bor işletmeciliğinde ortalama maliyetler ile ortalama satış fiyatı arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Özel sektör işletmeciliğinin böylesi bir kazanca yapabileceği fazla bir katkı yoktur. Aksine; özel şirketler arasındaki rekabet, 1978 öncesinde olduğu gibi fiyatların ve toplam ülke kazancının düşmesine neden olacaktır. Kaldı ki, yerli madencilik şirketlerinin uluslararası maden tekellerinin karşısında tutunabilecek güçleri bulunmadığından, bor rezervlerinin kısa sürede söz konusu tekellerin eline geçmesi de kaçınılmazdır.

    - Bu nedenle; 5177 sayılı kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 49. maddesinde belirtildiği üzere, 2840 sayılı kanun hükümleri saklı tutulmalı, mevcut pazar payının arttırılması amacıyla rafine ürün kapasitesinin ve ürün çeşitliliği ile ürün kalitesinin arttırılmasına yönelik yatırımlar yapılmalı, pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve etkin dağıtım ağlarının kurulması çalışmaları hızlandırılmalıdır. Bu süreçte; yasayla belirlendiği haliyle bor sahalarının mülkiyeti tartışmalarını geride bırakarak, katma değeri yüksek bor kimyasalları üretimi için çalışmak her kesimin öncelikli görevi olmalıdır.
    - Bor rezervlerimiz, şüphesiz, ülkemizin en önemli ve kıskançlıkla gözetilmesi gereken doğal kaynaklarından biridir. Sanayi sektörlerinde yapısal dönüşümü ve madencilik sektöründe üretilen hammaddenin katma değeri yüksek nihai ürüne dönüşmesini hedefleyen bilim ve teknoloji politikalarının geliştirilmesi genel olarak madencilik sektörüne olduğu gibi bor madenciliğimize de büyük katkı yapacaktır. Bu çerçevede, bor rezervlerimizin kamu yararına ve ülke ekonomisine azami yararı sağlayacak şekilde işletilmesi bakımından araştırma-geliştirme faaliyetlerinin önemi ve bilim- teknoloji geliştirme ve uygulamaları büyük önem arz etmektedir.

    - Bilim ve teknoloji üretimi, sanayileşmenin dolayısıyla madencilik sektörünün gelişmesinin ön koşuludur. Bugün için, toplam 1,5 milyar dolarlık dünya rafine bor pazarındaki ülke payının artırılması ve buna yönelik çalışma yapılması önemlidir, ancak yeterli değildir. Günümüzde bor minerallerini hammadde olarak kullanan sanayi sektörlerinin yıllık pazar payları çok daha büyük rakamlarla ifade edilmektedir. Türkiye'nin hedefi nihai ürün pazarları olmalıdır. Bu hedef, araştırma - geliştirme faaliyetlerini, bilim ve teknoloji üretimini gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye'nin bilimsel alanda yetkinleşmesi, teknoloji geliştirme yeteneğini kazanması bakımından son derece önemlidir.

    - Bor teknolojileri, pek çok bilim ve teknoloji alanını yakından ilgilendirmekte olup, çok disiplinli yapısı ile söz konusu alanlarla sürekli etkileşim içerisindedir. Bu teknolojilerin geliştirilmesi, çok farklı disiplinlerde, konularında uzmanlaşmış, araştırma - geliştirme yetenekleri yüksek personeli gerektirmektedir. Dolayısıyla, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK, Üniversiteler, Meslek Odaları ve sektördeki sanayi kuruluşları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve ortaklaştırılması, istenilen amaca ulaşılmasına büyük katkı yapacaktır.

    - Rafine bor ve özel bor ürünlerine yatırım yapılarak, bor minerallerine dayalı tesislerin ülkemizde kurulması sağlanmalıdır. Bor ürünlerinin hammadde olarak kullanıldığı sanayi alanlarının gelişmesine yönelik yatırımlar teşvik edilmelidir. Bu sayede katma değerdeki artışa paralel olarak istihdam da artacak, dolayısıyla ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan işsizliğin çözümüne de yardımcı olunacaktır.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    TMMOB
    MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
    YÖNETİM KURULU
    Ankara, 04 Kasım 2006

    GEÇ KALMADAN ULUSAL KAYNAĞIMIZ BORLARA SAHİP ÇIKALIM.
    7299 kez okundu - Tarih: 01 Şubat 2005

    Avrupa Birliği tehlikeli maddelerin sınıflandırılması ve etiketlenmesi çalışmalarında borlar kısırlığa sebep olduğu gerekçesiyle tehlikeli zehirli maddeler kapsamına alınıyor.
    15-18 Mart 2005 de yapılacak toplantıda Teknik Komite sodyum perborat için son kararını verecektir. Bir sonraki toplantıda da sodyum borlar ve borik asit için karar verilecektir.
    Karar raporu 30 uncu veya 31 inci ATP (Adoptation to Tecnical Progress)'e girerek Avrupa Komisyonunda onaylanıp resmi gazetede (Offical Journal) yayınlandıktan sonra uygulama zorunluluğu oluşacaktır.
    Bu takvime göre muhtemelen 2007 yılında borlar kurukafa sembollü etiketleme yapılmadan Avrupa'ya ve dolayısıyla ikinci aşamada dünyaya ihraç edilemeyecektir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    BORLAR BİZİMDİR, SATILAMAZ...

    Bor Dünyada söz sahibi olduğumuz tek madendir.

    Nükleer teknolojiden uzay araçlarına kadar 250’yi aşkın alanda kullanılan ve teknolojik gelişmelerle kullanım alanı gün geçtikçe genişleyen bor madenleri ülkemizi dünyada söz sahibi yapan stratejik bir madendir. Dünya bor rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemiz, dünya üretiminin % 31’ini gerçekleştirmektedir. Türkiye’den sonra en büyük bor rezervine % 13 ile ABD sahiptir. Bir diğer önemli noktada, Türkiye’nin dışındaki ülkelerde dünyanın ancak 50-60 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bor rezervi varken ülkemizde tüm dünyanın 450 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek rezerv bulunmasıdır. Yani bugünkü üretim ve tüketim hızıyla 60 yıl sonra Türkiye’den başka hiçbir ülkede bor madeni kalmayacaktır ve Türkiye bu konuda dünyada tekel konumuna geçecektir.

    Bor madenleri Türkiye için vazgeçilmez bir döviz kaynağıdır.

    Yılda ortalama 250 milyon dolarlık bor ihracatı, toplam maden ihracat gelirlerimizin % 50’sini oluşturmaktadır ve dünya ihracatının % 21’ini tek başına ülkemiz gerçekleştirmektedir. Türkiye bor madenini rafine olarak ihraç etmek için gerekli yatırımları yaptığı takdirde, bu ihracatın yıllık 800 milyon dolar seviyesine çıkması ve dünya ihracatının % 50’sini kontrol etmesi mümkündür. Dış ticaret açığının kriz noktasına ulaştığı ülkemizde bor vazgeçilmez bir ihracat geliri kaynağıdır.

    Dünyada bor pazarını kim kontrol ediyor?

    Dünya bor pazarında bir borsa mevcut değildir. Uluslar arası piyasada fiyatları, pazarı kontrol eden iki tekel konumundaki US Boraks ve Eti Holding belirlenmektedir. Dünyanın en büyük uluslar arası madencilik devi olan Rio Tinto Zinc şirketine bağlı US Boraks firması 1978 yılına kadar bor pazarının tek hakimi durumundaydı. Türkiye’de 1978 yılında bor madenlerinin kamulaştırılmasından önce, özel firmalar bor madenlerini US Boraks’ın belirlediği fiyatlarla 50-60 dolar civarında fiyatla satmaktaydılar. Bu fiyat kamulaştırma sonrasında bor üretiminin ve pazarlamasının Eti Holdinge geçmesiyle, 300 dolara geçmiştir. Diğer bir değişle, US Boraks’ın dünya bor pazarındaki tartışmasız hakimiyeti Eti Holding tarafından kırılmış ve bor madenlerimiz dünya piyasalarında gerçek değerleriyle satılmaya başlanmıştır.

    IMF, bor madenlerimizin niçin özelleştirilmesini istiyor?

    IMF, hükümetin kendisine verdiği Üçüncü Niyet Mektubu’na borların özelleştirilmesini özellikle koydurttu. Hükümet, Eti Holdingi özelleştirme kapsamına alırken bor madenlerinde kamu tekelinin kaldırılması için çalışmalar başlattı. IMF borların özelleştirilmesini dünya pazarındaki kontrolün tamamen US Boraks’ın eline geçmesi için istemektedir. Çünkü, ancak bu şekilde US Boraks Türkiye’deki bor sahalarını kontrol edip dünya bor pazarlarında kaybetmekte olduğu hakimiyeti yeniden ele geçirebilecek ve pazarı tek başına kontrol edebilecektir.

    Bor madenlerimiz özelleştirilmemelidir?

    Çünkü, bor madeni ve bu madeni işleten Eti Holdingin özelleştirilmesi demek;

    · Türkiye’nin dünya bor pazarlarındaki rekabet gücünü tamamen yitirmesi demektir.

    · Türkiye’nin bor madenlerini özel sektör eliyle 1978 öncesinde olduğu gibi haraç-mezat fiyatına satmak zorunda kalması, dahası önemlisi, bor sahaları ve işletmelerinin özel sektör eliyle uluslar arası bor tekeline teslim edilmesi demektir.

    · Dış ticaret açığı her gün büyüyen Türkiye’nin milyarlarca dolarlık ihracat gelirinden mahrum olması demektir.

    BOR MADENLERİMİZİN VE ETİ HOLDİNG’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE KARŞI ÇIKALIM !

    Türkiye, petrol üreten ülkelerin yaptığı gibi bor madenlerini bir ulusal politika dahilinde üretmek, işlemek ve pazarlamak zorundadır.

    Bor madeni ülkemizi uluslar arası alanda yalnızca ekonomik değil, siyasi olarak da güçlü kılan bir madendir.

    Taleplerimiz:

    Diğer yer altı zenginliklerimiz gibi, bor madenleri ve işletmeciliği özelleştirilmemelidir.

    2840 sayılı bor Tuzları ve Diğer Devletçe işletilecek Madenler hakkındaki Yasa değiştirilmemelidir.

    BOR MADENLERİMİZ ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR !

    TÜRKİYE’NİN PETROLÜ BOR MADENLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM !

    KİGEM, T. MADEN-İŞ, PETROL-İŞ, GENEL MADEN-İŞ SENDİKALARI, TMMOB/MADEN, JEOLOJİ, KİMYA VE METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODALARI, KESK / MADEN-SEN

  6. #5
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Borda yasağa tepkiler artıyor

    11.12.2008/Gazeteport

    Türk Borunu yasaklamaya yönelik girişimlere tepkiler artarken TMMOB, kararın yeterince araştırılmadan alındığını ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.

    Avrupa Birliğinin, dünya bor rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasına sahip olan Türkiye'nin tüm itirazlarına rağmen, boru ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' listesine almasına yönelik tepkiler sürüyor.

    TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu da AB'nin bu kararını haksız bulduklarını belirterek, Türkiye aleyhine alınan bu kararın yeterince araştırılmadan alındığını ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

    Dünya Madenciler Kongresi Türk Milli Komitesi Başkanı Rifat Kont da Avrupa Birliğinin bu kararının ''bu bir ticari oyundur'' şeklinde yorumlayarak, Borun bugünkü normal kullanım şekliyle insan sağlığına kesinlikle zarar vermeyeceğini söyledi.

    Borun, ancak bardak bardak içildiğinde insan sağlığına zarar verebileceğini savunan Kont, İsveç'de bir laboratuvarda fareye enjekte edilerek yapılan bir deneyin, inan sağlığına zarar verebilecek ölçülere çekilmesini de ''manidar'' bulunduğunu kaydetti.

    MADEN MÜHENDİSLERİ ODASININ GÖRÜŞÜ
    AB'nin aldığı kararın yeniden gözden geçirilmesini beklediklerini belirten Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun da insan ve insan sağlığı söz konusu olduğunda belli kısıtlamalar ve hassasiyetlerin doğal karşılanması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

    ''Ancak bu çalışmalar bilimsel temellere dayanmalıdır. Yeterince araştırma yapılmadan verilecek kararların, bilimsellikten çok değişik önceliklere göre verilebileceği de göz ardı edilmemelidir.''

    Torun, Türkiye'nin en önemli doğal kaynağı olan bor madenlerinin kullanılamaması anlamına gelecek olan bu kararın tüm detaylarıyla araştırılarak irdelenmesi gerektiğini ifade ederek, ilgili kurum, kuruluş ve meslek örgütleriyle de temasa kurularak gereğinin yapılmasını istedi.

    GİRİŞİMLER SÜRÜYOR
    Bu arada başta Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü olmak üzere Türkiye'nin AB nezdindeki girişimleri de sürüyor.

    Türkiye, boru AB ve DTÖ platformlarında savunurken, bilim adamlarından, toksikologlardan aldığı verilere dayanarak, normal kullanım şartlarında borun insan sağlığına doğrudan olumsuz etkisinin olmadığını savunuyor.

    Yapılan epidomolojik çalışmaları örnek gösteren Türkiye, bor üretiminde çalışan ve doğrudan bora maruz kalan insanların kan ve idrar örneklerinde, AB'nin doğrudan bor enjekte ettiği farelerde, köpeklerden yola çıkarak öngördüğü düzeylerde bora rastlanmadığı anlatıldı.

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Bor için 3 gün seks yasağı

    Bugun/27 Ocak 2009

    ETİ Maden Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği’nin (AB), ‘Kısırlık yaptığı’ iddiasıyla ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine aldığı bor madenlerinin böyle bir tehlike oluşturmadığını belgelemek için bilimsel çalışma başlattı. Petrol- İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, “Borun kısırlığa neden olmadığını belgelemek için çalışanlardan kan, idrar ve sperm örnekleri de alacağız. Spermlerinin fazla olması için Şubat ayının ikinci yarısında belirlenecek üç gün içerisinde arkadaşlardan seks yapmamalarını isteyeceğiz” dedi.

    Petrol- İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, fareler üzerinde yapılan deney sonucu, Türkiye’de bor madeninin kısırlığa neden olduğu kararı alan Avrupa Birliği'nen yanlı ve kasıtlı davrandığını söyledi. Gökdeniz, bu karardaki amacın bor madeni ihracatında yıldızı giderek parlayan Eti Maden’in önünü kesmek olduğunu ileri sürerek şöyle dedi:

    “Kurumumuz bu konuda çok ciddi araştırma içinde. Kurumumuz, AB’nin aldığı karara dayanak olan, fareler üzerindeki çalışmayı, direkt işçi arkadaşlar üzerinde yapacak. Yaklaşık 500 bin TL’ye mal olması gereken bu proje ile tartışmayı ortadan tamamen kaldıracağız. Ürettiğimiz borun zararlı olmadığını ispat ettikten sonra Dünya Ticaret Örgütü’ne gerekli itirazı yapacağız. Eti Maden’in oluşturduğu profesör, doçent ve konunun uzmanlarından oluşturduğu bilimsel heyet, şubat ayının ikinci yarısında tesisimize gelip, 100’ü bor ile iç içe olan 100’ü ise maden dışında çalışan 200 arkadaşımızdan kan, idrar ve sperm örneği alacak” dedi.

    ÜÇ GÜN CİNSEL İLİŞKİ YASAĞI

    Petrol- İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, ülke ekonomisi ve ekmek kapıları için çok önemli olan bu araştırmada, spermlerin daha sağlıklı ve fazla olması için çalışan arkadaşlarına uyarıda bulunacaklarını söyledi.

    Gökdeniz, “Sperm örneklerinin alınacağı gün belirlenince arkadaşlara üç gün cinsel ilişkiye girmemelerini söyleyeceğiz. Tahliller yapıldıktan sonra bu yasağı kaldıracağız. Arkadaşlar sonuçtan çok eminler. Bazıları, ‘Biz ceketimizi atsak çocuk olur’ diyerek espri yapıyorlar” diye konuştu.

    YÜZDE 70'İ TÜRKİYE'DE

    Dünyanın bor ihtiyacının yüzde 70’ini Türkiye karşılıyor. Eti Maden Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan Bandırma’daki tesiste ise 600 çalışanla, yılda 90 bin ton asitborik üretimi yapılıyor.

    Aralarında ABD ve Çin’in de bulunduğu dünyanın birçok ülkesine 550 milyon dolar değerinde asitborik ihraç ediliyor.

  8. #7
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    Bor işçisinin seks yasağı başladı...

    Hurriyet/ 20 Şubat 2009

    ETİ Maden Genel Müdürlüğü’nün, Avrupa Birliği’nin (AB), ‘kısırlık yaptığı’ gerekçesiyle, ‘Üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine aldığı bor madeninin böyle bir tehlike oluşturmadığını belgelemek için başlattığı bilimsel çalışmada, pazartesi günü örnek alımlarına başlanacak. Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, oluşturulan özel ekip tarafından pazartesi günü çalışanlardan kan, idrar ve sperm numunesi alınacağını belirterek, işçilerin üç gün süreyle seks yapmamalarını önerdi.

    Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Recep Gökdeniz, bilim adamlarının 100’ü bor ile iç içe olan, 100’ü ise maden dışında çalışan toplam 200 meslektaşından, tesislerde revire dönüştürülen laboratuvardan kan, idrar ve sperm örnekleri alarak inceleyeceklerini belirtti. Genel Müdürlüğün projenin amacına ulaşması için 500 bin TL ödenek ayırdığını hatırlatan Gökdeniz, “AB’nin, fareler üzerinde yaptığı deney kapsamında bor madenimizin kalitesini düşürmek için alınan ‘kısırlık yapıyor’ kararının aksini bilimsel olarak kanıtlayacağız. Pazartesi günü bilim adamlarından oluşan ekipler her gün 7-10 kişinin tahlillerini alacaklar. Bu nedenle arkadaşlardan sperm sayısının fazla olması için üç gün boyunca seks yapmamaları isteniyor. Pazartesi günü alınacak ilk grup için bu yasak bugünden itibaren başlıyor. Tahlillerin alım süresinin iki haftayı geçmeyeceğini düşünüyoruz. Sonuçlar ise en kısa sürede açıklanacak” dedi.

    Dünyadaki bor rezervinin yüzde 70’i Türkiye’de çıkartılıyor. Eti Maden Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan Bandırma’daki tesiste ise 600 çalışanla, yılda 90 bin ton asitborik üretimi yapılıyor. 550 milyon dolar değerindeki asitborik, aralarında ABD ve Çin’in de bulunduğu dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor.

  9. #8
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Adana, Seyhan, Turkey.
    İletiler
    2.930
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    GEÇTİ BOR'UN PAZARI.

    Başta kavak yelleri estiği günler hani?
    Umduğumuz neşeler şerefler ünler hani?
    beklenilen alaylı, şanlı düğünler hani?
    Servi gibi ümitler döndü birer iğdeye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!

    Sende cevher var imiş, onu herkes ne bilsin?
    Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin,
    Şöyle bir dairede müdür bile değilsin,
    Ne çıkar öğrenmişsen mesahası piy diye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!

    Bilmem ki, ne olmaktı senin gayen, maksadın?
    Fare gibi kitaplar arasında yaşadın,
    Ne dansettin, eğlendin, ne de sevdin kız, kadın,
    Kim derdi hey serseri gençliğine kıy diye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!

    Gönül ne çalgı ister ne eğlence, ne de dans,
    Ne güzel kadınların önlerinde reverans,
    Kapandıkça kapandı bunca yıldır kahpe şans,
    İhtiyarlık gölgesi perde çekti dideye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!

    Fırsatı iyi kolla sakın olma dangalak,
    Genç iken vur partiyi, durma, ye, keyfine bak,
    Sonra iç şampanyalar, viskiler, bardak bardak,
    Dokunuyor üç kadeh şimdi bizim mideye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!

    Hasan'ın böreğine vaktinde yetişmeli,
    Hiç durmadan gövdeye atıştırıp, şişmeli,
    Yanıp da kavrulmadan mükemmelen pişmeli,
    Sonra seni almazlar hiç bir yere çiy diye,
    Geçti Borun pazarı sür eşeği Niğdeye!


    Namdar Rahmi Kartay

  10. #9
    Kayıt Tarihi
    Nov 2006
    Nerede
    izmir
    İletiler
    2.370
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    SUYUN BEREKETİ VEYA RAHMANİ ENERJİ: HİDROJEN ENERJİSİ
    Önceki bölümlerde ateşin teknolojik veya şeytani enerji olarak bir iblis kuvveti olduğunu ve esasında doğal enerjilere karşı öne çıktığını söylemiştik.

    Ateşe karşı öne çıkarılan doğal ve Rahmani enerji ise suyun bir ürünü olan hidrojen enerjidir.

    Hepimiz biliriz ki, ilim en güçlü ışktır ve en büyük güçtür. Bugün ilim bize bildiriyor ki, hidrojen enerjisi, Yaratıcı'nın, tabiat ana aracılığyla bize verdiği en büyük nimetlerden biridir! Adeta hayatın kendisi gibi bir nimet.
    Bu nimetin, her biri birer mucize olan nitelikleri şöyle sıralanabilir:
    1.Sudan üretiliyor,
    2.Sera tesiri yapan gazlar yaymıyor,
    3.Asit yağmurlarına sebep olmuyor,
    4.Ozon tabakasını delen maddeler üretmiyor.

    Tükendikce kendini yeniden üreten bir enerji bu.
    Kullanıldığında havaya su ve buhar çıkarıyor, o da tekrar suya dönüşüp hidrojen üretimine hazır hale geliyor.
    Yani hidrojen hiç bir zaman tükenmeyecek.
    Hidrojen, tıpkı Yaratıcı'nın rahmeti gibi, sonsuz ve bereketli.

    Türkiye'nin hidrojen enerjisi bakımından güçlü bir ülke olduğunu bu işin uzmanları bildiriyor. Kara-deniz'in 60-70 metre derinlerinde bol miktarda hidrojen sülfürünün bulunduğu bir gerçek.
    Hidrojen depolanmasında çok önemli olan BOR MADENİNİN ADETA ANA YURDU DA TÜRKİYE.
    Tabiatın bize bu lütfunu iyi değerlendirmediğimizi düşünüyorum ve bundan acı duyuyorum.
    Geçen yıllar içinde açılan birkaç BOR enstitüsünün, her ne hikmetse çalıştırılmadığı, bir süre sonra kapatıldığı söylenip yazılıyor. Bunlar ıstırap verici haberler. Bunu kimler nasıl yapıyor? Acaba birileri, dünya BOR rezervinin %70'ine sahip bulunan Türkiye'nin bu madenden yararlanması yerine bu madenin, başka birilerinin hesabına işlemesi birtakım hazırlıklar mı yapıyor? Sayfa 220-221
    --------------------------------------------------
    Hidrejen enerji konusunda dünya ölçeğinde uzmanlarından ve öncülerinden biri olan Türk bilim adamı ve Miami Üniversitesi Enerji Sistemleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, Türkiye'nin hidrojen enerjide merkez ülke olabileceğini ve içine itildiği borç batağından hidrojen enerjiye geçip dövizini dışarı akıtmaktan kurtularak çıkabileceğini söylüyor.
    222
    ALINTI:
    YAŞAR NURİ ÖZTÜRK
    KUR'AN AÇISINDAN
    KÜRESEL AFETLER Kitabından

  11. #10
    Kayıt Tarihi
    Nov 2008
    Nerede
    Brüksel
    İletiler
    920
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Geçti Bor'un pazarı

    bin yıl yetecek bor bulundu

    Milliyet/16.04.2009

    Kütahya'nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulundu.

    Kütahya'nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yaptığı sondaj çalışmalarına göre yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.

    Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70'i Türkiye'de, bunun yüzde 70'i de Emet'te bulunuyor.

    Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünde (MTA) görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.

    Emet'teki bor sahaları, MTA tarafından 1958 yılında Etibank'a verildi.

    Espey'deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık'taki sahalarda ise Etibank'a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı.

    İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, 1958 yılında resmen bor üretimine başladı.

    Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957 yılında özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979'da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi.

    Bölgedeki tüm maden ocakları 1990'da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.

    -BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI-

    Bor mineralleri ve bileşikleri doğrudan kullanılamıyor, ancak sanayinin birçok dalında katkı maddesi olarak değerlendiriliyor.

    Cam elyaf, optik ve teknik cam endüstrisi, sır ve emaye üretimi, boya ve diğer bazı kimyasalların yapımı, seramik, gübre, fotoğrafçılık, ilaç, deri, demir-çelik, kozmetik, sabun ve deterjan sanayisi, enerji sektörü ve nükleer uygulamalarda kullanılan bordan son yıllarda uzay araçlarının üzerlerinin kaplanması, ısı yalıtımı, pil, yanmaz kumaş, çelik yelek, askeri tank zırhları imalatında ve araç yakıtı olarak yararlanılıyor.

    ABD'deki petrol kaynaklarının azalmasından sonra araç yakıtı olarak kullanılabileceğinin belirlenmesi, borun stratejik önemini artırdı.

    Türkiye'nin ihraç kalemlerinden de biri olan bor, ABD, Japonya, Çin, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika ülkelerine gönderiliyor.

    -REZERV TESPİTİ VE BORLU ÇİMENTO ÜRETİMİ PROJESİ-

    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık'taki sahalarda yapılan sondajlara göre yaklaşık 1 milyar ton bor rezervi bulunduğunu saptadı.

    Müdürlük tarafından rezerv tespiti için çalışmaların MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürüldüğüne işaret eden yetkililer, sondajlara bu yıl da devam edileceğini kaydetti.

    Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5000 yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.

    Yetkililer, işletmede 830 işçi ve memurun çalıştığını bildirerek, bor ve bor atıklarından çimento imalatında katkı malzemesi olarak kullanılması yönünde çalışmalara devam edildiğini anlattı.

    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında teknik ekibin, dayanaklı çimento ve beton asfalt yapımı için gerçekleştirilen deneylerden olumlu sonuç alındığına dikkati çeken yetkililer, çimento üretimi için proje çalışmalarına ağırlık verdiklerini duyurdu.

    -BORİK ASİT FABRİKASI ZİNCİRİNE YENİ HALKA-

    Emet'te üretilen borun işlenmesi konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor.

    Bor madeninden elde edilen borik asit, daha önce Balıkesir'in Bandırma ilçesinde, Eti Maden İşletmelerinin tesislerinde üretiliyordu. Bu tesisin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından Emet'te 2002 yılında borik asit fabrikası kuruldu.

    Yıllık 100 bin ton borik asit üretilen fabrika, yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılayamayınca Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ikinci fabrikanın kurulmasına karar verildi.

    Mevcut fabrikanın yanındaki alanda bu ay sonunda inşaatına başlanacak tesiste, yıllık 100 bin ton borik asit kapasitesiyle 2010 yılında üretime başlanması hedefleniyor.

+ Konuyu Yanıtla
1 / 3 Sayfa 123 SonSon

Benzer Konular :

  1. Kredi borçları 100.000 'i geçti
    Bankalara borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 103.000 olarak açıklandı geçenlerde. Ben de bu 103.000 kişiden biriyim. Bu nedenle başıma ne gelecek diye...
    Yazan: akbuluti Forum: Kredi Kartları ve Bankacılık Hukuku
    Yanıt: 58
    Son İleti: 17-02-2016, 22:56:23
  2. tarlamızdan yol geçti
    İyi günler.hisseli ve köyde bulunan tarlamızdan belki 10-20 sene önce devlet köy yolu geçirmiş, tarlamıza girmiş u dönüşü yapıp tekrar tarlamızdan...
    Yazan: taner_81 Forum: Gayrimenkul Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 17-12-2015, 15:38:44
  3. Atı alan Üsküdar'ı geçti
    Atı alan Üsküdar'ı geçti Çinli şirketler, şimdi kalite tarafında attıkları emin adımlarla Avrupa´yı ve özellikle AB ekonomisinin motoru olduğu...
    Yazan: Erhan Yurdayuksel Forum: Hukuki.net Köşe Yazıları
    Yanıt: 0
    Son İleti: 28-01-2011, 18:10:02
  4. Savunma süresi cumartesi ve pazarı da içine alırmı
    iyi günler diliyorum öncelikle bir sorum olacak idari bir soruşturmada 7 gün içinde savunma isteniliyor. pazartesi tebliğ edilmiş olup yedinci gün...
    Yazan: lusikop Forum: Kamu Hukuku
    Yanıt: 3
    Son İleti: 17-05-2008, 08:14:50
  5. Bit Pazarı Kategorisi
    Forum sitemde Bit Pazarı diye kategori açsam isteyen biri birisiyle anlaşarak güvenerek veya sitemizi aracı yaparak alışveriş yapsa yasal bir sorun...
    Yazan: wanted Forum: Bilişim Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 19-04-2008, 03:13:02

Bu sayfada bulunan kavramlar:

mehmet can arvas bor forum

türkiye bor üretimi

Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.