+ Konuyu Yanıtla
3 / 8 Sayfa İlkİlk 12345678 SonSon
21 den 30´e kadar toplam 72 ileti bulundu.
  1. #21
    Kayıt Tarihi
    Aug 2006
    Nerede
    Turkey.
    İletiler
    50
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Bence hukuken hiçbirşey olmaz,ancak milletvekilleri cumhurbaşkanının yüce divanda yargılanmasını sağlayabilirler,fiilense vekilleri başsavcı,şikayette bulunan kişi ve öğrenirse medya tetikleyebilir suçlama teklifi için.

    Bir de sayın Onur Tunga 413 vekil hazır bulunmadan cumhurbaşkanı hakkında oylama yapılamaz 412 kişi evet yüce divana gitmeli dese bile yetmeyeceği için oylama yapılmasının mantığı yoktur,ha vicdanlarda 412 kişi cumhurbaşkanının suçlu olduğu kanaatinde olabilir ama yüce divan kararıyla suçlu bulunmadığı için yine masum olduğu kabul edilir cumhurbaşkanının.



    Hukuki NET Güncel Haber

    Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Kanadoğlu'nun iddiası konulu yargıtay kararı ara
    Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Kanadoğlu'nun iddiası konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #22
    Kayıt Tarihi
    Jun 2006
    Nerede
    Mersin / Türkiye
    İletiler
    759
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sayın Karakum soruyor; "Peki, bir tek kişi çıkar da, Cumhurbaşkanı hakkında, vatana ihanet suçlamasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunursa ne olur?"

    Sayın Karakum'un sorduğu soru hakkında bir yanıtı olduğuna eminim. Ama bir yere varabilmek amacıyla bu soruyu sorduğunu düşünüyorum. Hukuk kurallarının dışına çıkmadan yanıt vermeye çalışayım, bakalım varmak istediği yere gidecek mi konu?

    Anayasamıza göre, Cumhurbaşkanının görevi ile ilgili eylem ve işlemlerinden dolayı cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Bunun tek istisnası vatana ihanettir. Cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlanabilmesi için, TBMM. üye tamsayısının üçte biri tarafından önerge verilmesi ve önergenin de üye tamsayısının dörtte üçü tarafından kabul edilmesi gerekir. Hemen belirteyim, böyle bir önergenin görüşülebilmesi için gerekli toplantı yeter sayısı, üye tamsayısının üçte biridir. Önerge kabul edildiği takdirde Cumhurbaşkanı Yüce Divana sevk edilir.

    Anayasamız, Cumhurbaşkanının görevi ile ilgili olarak vatana ihanetle suçlanabilmesi için gerekli prosedürü "temel yasa" olarak düzenlemiştir. Bu nedenle, herhangi bir vatandaşın, Cumhurbaşkanını görevi ile ilgili olarak vatana ihanetle suçlaması hukuki bir sonuç doğurmaz. Anayasının öngördüğü prosedürün dışında her önüne gelenin Cumhurbaşkanını vatana ihanetle suçlaması mümkün değildir. Böyle bir durumda, kanaatimce Savcılığın takipsizlik kararı vermesi gerekir.

    Kaldı ki, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda vatana ihanet adı altında bir suç da düzenlenmiş değildir. Peki, TCK.da düzenlenmeyen bir suçla ilgili olarak Cumhurbaşkanı nasıl suçlanabilmektedir?

    Bu konu tartışmalı olmakla birlikte, vatana ihanet suçu için kanunilik ilkesi aranmaması ve vatana ihanetin, Cumhurbaşkanının anayasal görevlerini yerine getirmemesi ve yetkilerini ihlal etmesi olarak tanımlanması gerektiği söylenebilir.

    Mutlu yıllar dilerim.


  4. #23
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sanıyorum ki sayın Karakum un sorusunun amacı yanıtından farklı...
    Bir şey olmayacağını o da biliyor ama.... 1 değilde bin kişi dilekçe versede bir şey değişmez anayasa ya göre... Sorunun amacı sanıyorum ki sayın Tunga'nın İhant suçlamasıyla ilgili dilekçedeki baskıya atıf var... Ha vatandaş şikayetçi olmuş ha milletvekili... Şaibe şaibedir demek istemiş sanırım...
    Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun öyle diyor amma çok saygın başka Anayasa hukukçularıda tam tersini söylüyor... Demekki herkes görmek istediği şekilde görüyor buda aslında Anayasanın ayıbı oluyor...

  5. #24
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.141
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Gerek bu konuyu açmadan önce gerekse açtıktan sonra, Anayasa'yı defalarca inceledim ve ne yazık ki çıkardığım sonuç Anayasamızın yeterince açık olmadığı, ilgili madde metinlerinin çok farklı şekillerde yorumlanabileceği oldu. Kısaca yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

    D. Toplantı ve karar yeter sayısı

    Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

    Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
    ***************

    Bu maddede asıl üzerinde durulması gereken, bence ilk cümledir. Bu cümleye göre Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantı yeter sayısı TBMM üye tamsayısının 1/3 ü ve karar yeter sayısı toplantıya katılanların salt çoğunluğudur.

    İlk olarak Anayasamızın başka hiçbir maddesinde (Gözümden kaçmadı ise) toplantı yeter sayısı ile ilgili farklı bir düzenleme göremedim. Başka hiçbir düzenleme olmadığı halde yasakoyucu neden (?) "Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa..." ibaresini kullanmış, anlamakta güçlük çekiyorum. Kafaları karıştırmak için bilerek mi; diğer maddelere bakmaya üşendiği ve eğer varsa karışıklık olmasını engellemek için mi; yoksa gerçekten 102. maddede (ya da 105. maddede vs.) farklı bir toplantı yeter sayısı öngördüğü için mi?...

    Anlamakta güçlük çektiğim bir diğer husus da şudur: 102. maddede toplantı yeter sayısına ilişkin ayrıca bir düzenleme yer almamakta, sadece karar yeter sayısı TBMM üye tamsayısının 2/3 ü olarak belirtilmektedir. Bu durumda her ne kadar, Cumhurbaşkanlığı seçiminin düzenlendiği 102. maddede toplantı yeter sayısı hakkında başkaca ibare olmadığından bahisle, toplantı yeter sayısının 96. maddedeki gibi TBMM üye tamsayısının 1/3 ü olacağı sonucuna varmak mümkün ise de; yasakoyucunun karar yeter sayısından daha düşük bir toplantı yeter sayısı öngörmesi kanımca kabul edilemez. En azından benim mantığım bunu kabul etmiyor.

    Konunun anlaşılabilmesi için, yasakoyucunun yasama faaliyetleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimine verdiği önem üzerinde durmak gerektiğini de düşünüyorum. Kanımca yasakoyucuya göre Cumhurbaşkanı seçimi daha önemlidir ki seçim (oylama) için nitelikli çoğunluk öngörülmüştür. Bu nedenle de, yasakoyucu için daha önemli olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde toplantı yeter sayısının yasama faaliyetleri için öngörülen toplantı yeter sayısı ile aynı olmasını istemesi de bence bir çelişkidir.

    Diğer bir mesele de TBMM İç Tüzüğünde, Cumhurbaşkanı seçimlerinin 102. maddeye göre seçileceği ibaresinin yer alması, 96. maddeye atıfta bulunulmamasıdır.

    Maalesef, ne Anayasa'mız ne de TBMM İç Tüzüğü tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık değildir. Bilakis, tartışma yaratacak ve çeşitli yorumlar çıkarılacak kadar karışıktır. Açıkçası benim kafam allak bullak oldu, ilgili maddeleri her okuduğumda farklı sonuç çıkarır oldum, bu da Anayasa'mızı düzenleyenlerin ya da daha anlaşılır hale getirmek için çaba göstermeyenlerin ayıbı olsa gerek.

    Saygılarımla.

  6. #25
    Kayıt Tarihi
    Jun 2006
    Nerede
    Mersin / Türkiye
    İletiler
    759
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı


    Sayın Yüksel;

    Neden toplantı yeter sayısı karar yeter sayısından az olmasın ki? Sonuçta, toplantıya katılanlar "karar yeter sayısını" sağlayamadıkları takdirde Cumhurbaşkanı seçilemeyecek ki...

    Sonra, konu Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa dahi, TBMM üyelerinin sonradan salona gelip oy kullanmaları ve Anayasa'da öngörülen karar yeter sayısını sağlamaları neden engellensin ki?

    550 milletvekilinin 550'si de toplantıya katılsa ve fakat hiçbir adaya oy vermese ya da toplantı için 184 üye gelse ve seçimde 550 üye aynı adaya oy verse, sizce Anayasa'nın ulaşmak istediği sonuç hangisi olurdu?

    Selamlar, mutlu yıllar.


  7. #26
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.141
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sayın Tunga,

    Soruya soru ile cevap vereceğim, mazur görün lütfen.

    Peki neden o zaman toplantı yeter sayısı diye bir kavram oluşturulmuş ki? Belki milletvekilleri toplantıya katılmak istemeyecek ama oylamaya katılmak isteyecek ve oylamada yerini alacaklar. O zaman 10 milletvekili ile de toplantıya başlanılabilir ama oylamada 550 milletvekili hazır bulunabilir. Ne değişecek?

  8. #27
    Kayıt Tarihi
    Jun 2006
    Nerede
    Mersin / Türkiye
    İletiler
    759
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Güzel bir soru...

    Anayasa Hukuk'çusu değilim ama meclisin herhangi bir konuda karar alabilmesi için öncelikle belli sayıda milletvekilinin konuyu görüşmek üzere hazır olması gerektiği düşünülmüş olabilir. Bu sayı da Anayasa'ya göre 184 milletvekilidir. Konunun görüşülebilmesi için gerekli çoğunluk sağlandıktan sonra, gündem maddelerinin görüşülmesine başlanabilecektir. Üye tamsayısının üçte biri hazır olmadıkça, konunun görüşülmesi doğru görülmemiş olabilir. Ancak çoğunluk sağlanıp görüşmelere başlandıktan sonra, iş karar aşamasına gelindiğinde, yine Anayasa'da öngörülen salt ya da nitelikli çoğunluk aranacaktır.

    Öte yandan Anayasa'nın 96'ncı maddesine göre, "Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir..."

    Kural 96'ncı maddede düzenlendiğine göre, bu kurala istisna getiren hükmün "istisna" olduğunun açık bir şekilde düzenlenmesi gerekmez miydi? Bilindiği üzere kural geneldir, istisnalar ise özel... İddia edildiği gibi 102'nci madde 96'ncı maddeye istisna getiriyor olsa idi, istisna getiren özel hükmün kurala istisna olduğunun açıkça belirtilmesi gerekmez miydi? Oysa 102'nci maddenin istisna olduğuna dair bir belirti bile bulunmamaktadır.

    Son olarak, "karar yeter sayısı kadar toplantı yeter sayısı" gibi bir zorunluluk bana doğru gibi gelmiyor.

    Selamlar.


  9. #28
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.141
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sayın Tunga,

    Görüşlerinize değer veriyor ve saygı duyuyorum, bana da çoğu nokta doğru gelmiyor ve tereddütte kalıyorum. Benim dikkat çekmek istediğim nokta da buydu, yani Anayasamızın ne kadar karışık ve zorlanmaya müsait olduğu, net bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığıydı. Yoksa sizin görüşlerinize karşı değilim, az önce de belirttiğim üzere, her okuyuşumda farklı sonuç çıkarıyorum. Bir okuduğumda Sayın Sabih Kanadoğlu'na hak verirken, diğer okuyuşumda size ve sizin görüşünüzde olanlara hak veriyorum.

    Bundan da 2 sonuç çıkar;

    Ya ben ayrıntıya boğuldukça konuyu dağıtıyor ve konuya hakimiyetimi kaybediyorum.

    Ya da Anayasamız gerçekten açık ve net değil.

    Saygılarımla.

  10. #29
    Kayıt Tarihi
    Mar 2004
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Türkiye.
    İletiler
    5.539
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sayın Tunga ;
    Lütfen şuna yanıt verebilirseniz memnun olacağım...
    Cumhurbaşkanı na vatana ihanetten yeterli imza toplandığında görüşme yaıplması için TBMM si toplantıya çağrılır. Veya gündeme alınır ki bence bu olağanüstü toplanma nedenidir... Yeterli sayı ile oturumun açıldığını kabul edersek ve oylamada gerekli sayı olmaması durumunda ne olur ? Veya 550 kişide toplantıya katıldı ancak 410 evet oyu çıktı ne olur ? ( Lütfen yanıtlarken 184 milletvekilinin devamlı baskısından sözediyordunuz ben bu sayıyı 410 a çıkardım )
    Bence her ikisinde de sonuç değişmez Cumhurbaşkanı hakkında verilen önerge reddedilmiş olur ve Cumhurbaşkanı görevine devam eder. Ama sizin değiminizle 410 milletvekilinin baskısını daima hissederek... Neticede işlem tamamlanmış olur... Dikkat buyurunuz Kanun koyucu burada tek oturumdan bahsetmiştir kilit nokta burasıdır. O tek oturumda kesin ve nihai karar çıkacak bir daha o konuda oturum yapılmayacaktır. Kaldıki sizin dediğiniz 184 millet vekili baskısı red olan oturumdan sonra yok olmayacak tarihe not olarak düşecektir....
    Aynı mantıktan gidersek eğer kanun koyucu Cumhurbaşkanı seçimini tek seçimle sınırlandırsaydı sizin mantığınız ve önermeniz doğru olacaktı... Yani öyle yada böyle tek oturum 367 oyu alan Cumhurbaşkanı olur Cumhurbaşkanı seçilemezse TBMM si kendisini fes eder seçime gidilir... Aradaki fark bu teki nihai sonuç doğuruyor öteki devam niteliği yolunu açıyor. Daha açık konuşursak tekinde Cumhurbaşkanı tek oylama ile ya suçlu ya suçsuz bulunuyor... Ötekinde ise seçilemezse oy oranı azalarak seçimin devamı sağlanıyor... ve neticede istenmesede bir azınlığı temsil eden ama sandalte sayısı yeter olan birisi Cumhurbaşkanı olabiliyor. Taban tabana zıtlar yani....
    'Allah aşkınıza, "Türk Ticaret Kanunu" tasarısının görüşüleceği gün meclisin çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplanamaması, Kanunun "reddedildiği" anlamına mı gelir?'' demişsiniz. Eğer bu kanun oylamasını 105. maddeye göre yaparsanız EVET reddedilmiş görüşülememiş ve bir daha aynı nedenle görüşülemeyecek demektir. Yok 102 ye göre yaparsanız 4. tur sonunda bu kanun çıkmazsa TBMM si seçim yenileyecek demektir. Ama Türk Ticaret kanunu iki maddeyede girmediğinden tamamen konu dışı bir örnektir.
    En basit mantıkla 105. madde eğer o gün yeterli oy çıkmazsa konu görüşülememiş gündemden düşmüş olacaktır hükmüne haizdir. Üç gün beş gün sonra yeniden görüşülür diye bir şart yoktur... 102. madde de ise ilk görüşme sonraki görüşmelerin olabilmesi koşulunuda içerisinde taşıdığından çok ama çok ayrıdır. Eğer oda yeterli sayı sağlanamazsa Cumhurbaşkanı seçilememiş kabul edilir gündemden düşer bunun neticeside TBMM si seçimleri yenilenir hükmüne haiz olsaydı dediğiniz doğru olacaktı... Dikkat buyurunuz tekinde 184 kişinin orada olması ki bunlar önergeyi verenler olsun toplantıyı başka bir güne taşımaya gerekli olamıyor. O gün oluyor. Ötekinde ise 184 kişinin varlığı bir sonraki seçime neden oluyor ve o seçimlerin tarzı değişik oluyor... Temel fark budur...
    Bunlardan dolayı 105 ile 102. maddelerin aynı değerlendirilmesi mümkün değildir. Ve ilk oturum şartları sağlanmadan ikinci oturuma geçmek anayasa ya aykırıdır. Ben öyle yorumluyorum... Bu Futbol maçını ilk 45 dakikası oynanmadan ikinci yarıya geçmek gibi bir durumdur... Futbol doksan dakika dır bunun için 1. dakika şarttır... Ama zorlamayla yapılmak istenilen hatta bugünkü durum için görünen odur ki uzatmanın 4. dakkasını oynamak istiyor mevcut hükümet sadece... Oda dördüncü tur oluyor ki İnsanlar sorar 1. tur ne oldu diye ?

  11. #30
    Kayıt Tarihi
    Jun 2006
    Nerede
    Mersin / Türkiye
    İletiler
    759
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı


    Sayın commodore1tr;

    Çok özür dilerim, Anayasa'ya bakış açılarımız çok farklı... Sizi ikna edemeyeceğimin de farkındayım. Ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim;

    Israrla 105'inci maddeyi örnek olarak göstermemin nedeni, 102'nci madde ile benzer özellikleri taşımasından... Her ikisinde de toplantı yeter sayısı konusunda -açık- bir hüküm yok. Her ikisinde de karar yeter sayısı nitelikli olarak belirlenmiş... Dolayısıyla, 102'nci madde ile ilgili görüşünüz ya da görüşümüz ne ise, 105'inci madde ile ilgili de, o olmak zorunda...

    Bu nedenle, 102'nci madde ile ilgili olarak, toplantı yeter sayısı karar yeter sayısı ile aynı diye düşünüyorsanız, 105'inci madde ile ilgili olarak da aynı düşünceyi devam ettirmelisiniz; ki zaten öyle sanırım. Bu durumda, 105'inci madde ile ilgili görüşme yapılabilmesi için toplantı yeter sayısı otomatikman 413'e çıkacaktır. Bu ise ciddi bir sayıdır. 412 milletvekili hazır bulunsa dahi, önerge görüşülemeyecek ve oylama yapılamayacak demektir. Bir başka deyişle, önerge görüşülemediği için suçlama reddedilmiş bile sayılamayacaktır.

    Şu ya da bu saikle, diyelim ki, Cumhurbaşkanını yıpratmak için TBMM.nin sadece üçte birinin (184 milletvekilinin) verebileceği -sudan- bir önerge ile Cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlanması halinde, meclisin bu önergeyi reddetmiş sayılabilmesi için en az 413 milletvekilinin toplantıda hazır bulunmasını beklemek, çok doğru bir yaklaşım değildir. Zira böyle bir yaklaşım, üçte birin dörtte üçü rehin alması anlamına gelir.

    Cumhurbaşkanını vatana ihanetle suçlayan önergeyi veren 184 milletvekili, önergenin görüşüleceği oturuma katılmazlarsa ne olacaktır? Bırakın 184 üyeyi, önergeyi veren üyelerden sadece 137'si bile oturuma gelmese, sizin mantığınıza göre toplantı yeter sayısı karar yeter sayısı ile aynı olduğundan, önerge görüşülemeyecek ve oylama yapılamayacak demektir.

    Önerge görüşülemezse ve oylanamazsa ne olur? diyeceksiniz. Daha önce de söylediğim gibi, bu durumda önerge reddedilmiş sayılamaz. Reddedilmiş sayılması için, görüşmenin yapılması ve fakat gerekli karar yeter sayısına ulaşılamamış olması gerekir, tıpkı gensoru oylamasında olduğu gibi...

    Sebebi ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Cumhurbaşkanı hakkında vatana ihanet suçlamasının meclis tarafından görüşülememesi ve oylanamaması tam bir skandal olur. Bunun herhangi bir gerekçe ile açıklanabilmesi de mümkün değildir.

    İşte bu nedenle, tıpkı 105'inci maddede olduğu gibi 102'nci maddede de, toplantı yeter sayısı 96'ncı maddeye göre üye tamsayısının üçte biri olarak kabul edilmelidir. Anayasa'nın bütünsel mantığı da bunu gerektirir.

    Sorunuza gelince, suçlama önergesinin Anayasa'nın öngördüğü şekilde oylanarak reddedilmiş sayılması (413'e ulaşılamadığı için) başka bir şeydir, çoğunluk sağlanamadığı için oylanamaması ise başka bir şey... İlkinde, Anayasaya uygun olarak çoğunluk sağlanamadığından Cumhurbaşkanı hakkındaki suçlama düşer; ikincisinde ise, suçlama demoklesin kılıcı gibi Cumhurbaşkanı'nın üzerinde asılı kalır.

    Bu konuda hocam Prof.Dr.Ergun Özbudun'un görüşlerine tamamiyle katılıyorum. Dilerim ki, konu Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesine gerek kalmadan bir şekilde halledilir. Zira böyle bir konunun Anayasa Mahkemesi'ne gitmesi, sonucu ne olursa olsun siyasi tarafları için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, bir yerde akıl öne geçecek ve konu oraya gidilmesine gerek kalmadan halledilecektir diye umut ediyorum.

    Saygılarımla.


+ Konuyu Yanıtla
3 / 8 Sayfa İlkİlk 12345678 SonSon

Benzer Konular :

  1. 2001/1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Örgütü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini bulamıyorum
    Değerli hukukçu arkadaşlar; 2001/1 sayılı ve 02/01/2001 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Örgütü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin...
    Yazan: VEGETA Forum: Kamu Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 08-03-2012, 10:26:57
  2. Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasa laiklik AKP
    Bu satırların sahibi olarak çok uzun zamandan beri ve özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başlamadan önce ve 9 Mayıs a kadar ki sürede defaaten...
    Yazan: commodore1tr Forum: Güncel - Siyaset - Tarih - Tartışma
    Yanıt: 37
    Son İleti: 25-10-2010, 13:52:50
  3. Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
    Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Hadi hayırlısı.
    Yazan: c.sudem Forum: Anayasa Hukuku
    Yanıt: 16
    Son İleti: 13-01-2008, 20:55:17
  4. Anayasa Mahkemesi'ni Suçlayan Kanadoğlu'na Takipsizlik
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği takipsizlik kararında, Kanadoğlu'nun Yüksek Mahkeme için söylediği aymazlık sözünün eleştiri amacıyla...
    Yazan: Av.Duygu Tekay Forum: Güncel - Siyaset - Tarih - Tartışma
    Yanıt: 0
    Son İleti: 22-06-2007, 20:56:25
  5. Kanadoğlu'nun yeni savı
    Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasanın değiştirilmek istenilen maddelerinden bazılarının anayasaya aykırı olduğu...
    Yazan: commodore1tr Forum: Anayasa Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 30-05-2007, 17:35:15

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.