2021 yılında ‘Robot Teknolojisi’ne yapılan yatırımların 200 milyar doların üstüne çıkması bekleniyor.

ABD, Japonya ve Çin’deki büyük teknoloji devleri bu alanda AR-GE, birleşme, satın alma, yatırım yapma planlarını genişletiyor.

Bir robot firması tarafından sudan fırlayıp uçuşa geçebilen “uçan balık” robotu geliştiriliyor.

Bilim insanları, bu robotun çevresel felaketlerde yardımcı olabileceğini umuyor.

Robot üzerinde çalışmalar yapan havacılık mühendisleri, “Bu tür düşük güçlü, zincirsiz robotlar, sel veya nükleer kazalar gibi felaketlerin de aralarında bulunduğu, normalde zaman ve kaynak gerektiren ortamlar için gerçekten kullanışlı olabilir” diyorlar.

Çin’de dört nala gidebilen 50 tonluk dev robot at Temmuz ayında görücüye çıktmıştı.

Çin’in Liaoning eyaletine bağlı Dalian şehrinde gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Uluslararası Konferans Merkezi’nin önünde sergilenen 50 tonluk dev at, ziyaretçilerin ilgisini çekti.

“Yaz Davosu” adı da verilen forum kapsamında gerçekleşen teknoloji performansının bir parçası olan robot, 9 metre 35 santimetre yüksekliğinde. Görenleri büyüleyip şaşkına çeviren, yürüyüş ve dört nala gitme dahil gerçek bir atın hareketlerini taklit edebilen ‘Dev at’, deri, cam ve ahşap gibi modern dekorasyon ve eski Çin sanatının üç renkli sır unsurlarının bir kombinasyonundan oluşmuştu.

Son yıllarda robot teknolojisinde çok büyük yatırımlar yapan ve casus uçaklardan, bomba imha araçlarına kadar robot teknolojisine başvuran ABD ordusu, gün geçtikçe “robot asker” sayısını arttırıyor.

Robotlar konusunda örnekleri çoğaltmak mümkün…

Yaşantımızı paylaşmak zorunda olduğumuz robotların çevre duyarlılığı konusu hala gizemini koruyor.

Robotların kullanım alanı arttıkça, robotlar arasındaki ilişkileri ve insanlarla robotlar arasındaki problemi çözmek için kesinlikle ‘robot hukuku’na ihtiyaç duyacağız.

Ama en önemlisi robotların hisleri olursa, robot psikologluğu bu yeni dünyanın en gözde mesleği haline gelebilir. Robotun çevre duyarlılığına ilgisini bir psikologtan daha iyi kim anlayabilir ki?

Robotlar ile ilgili geleceğimizi ilgilendiren birçok teori ortaya atılıyor ve film senaryoları gösterime sunuluyor.

İzlediğimiz filmlerde robotlar genellikle demir parçalarından oluşsa da bazı filmlerde robotlar aşık olabiliyor, üzülebiliyor bir nevi insan gibi hissedebiliyorlar.

Gösterime giren film senaryolarına paralel olarak bir üretici firma; sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku gibi birçok duyguyu algılayabilen robotu satışa sundu.

Duygusal robot, bir insanın mutlu olduğunu ya da ışıklar kapatıldığında korktuğunu anlayabiliyor. Ayrıca duyguya bağlı olarak sesini yükseltip alçaltabiliyor.

Sevimli robotun bu hareketleri yapabilmesi hayranlık verici olarak görülüyor.

Duygusallığa susamışlığın yaşandığı günümüzde, duygusal robot satışa çıkar çıkmaz tükendi.

Satış işlemleri ise sadece birkaç dakika sürdü.

Bu yazımın sonucunu bende sizler gibi merak ediyorum.

Ama merakınızı gidermek için müzik ustalarından;

‘Tapılacak Robotsun’ bestesi için şimdiden çalışmalara başlamalarını istesek…

‘Zamanıdır!’ dediğinizi duyar gibiyim.

Bu arada ‘Geç kalmış olmayalım!’ diyenlere hak vermemek mümkün değil.

02.11.2019

Erhan Yurdayüksel

http://belgoturk.tv/belgoturk-yazarl...acak-robotsun/