+ Konuyu Yanıtla
1 / 5 Sayfa 12345 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 41 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    Malatya, Türkiye.
    İletiler
    134
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Yargının Siyasallaşması ve Yargı Bağımsızlığı

    Memleketimizde yargı erkinin siyasallaştığını söyleyebilir miyiz?Yargı erkinin tek ve vazgeçilmez görevi olan adalet dışında hedef ve düşüncelerle de hareket edebildiği,kararlar verebildiği bugünlerde sıkça tartışılıyor.Hatta kimi çevrelerce yargının belirli fikir ve ideolojilerin sopası gibi kullanıldığı da dile getiriliyor.Yargının siyasi fikirlere ve sahiplerine farklı yaklaştığı iddia ediliyor,yargının belirli siyasi fikirlerin ve sahiplerinin kadro yapılanmasına ve hakimiyetine girdiği ve bu yönüyle tarafsız olmadığı iddia ediliyor.Öte yandan yargının adalet düşüncesi dışında kendini parlamentonun yerine koyarak ve daha da kötüsü siyasallaşmış yapı ve meyillenmelerini da karara damgalayarak kendince siyasal düzeltmenlik yaptığı iddia ediliyor.Ne dersiniz?




    Hukuki NET Güncel Haber

    Yargının Siyasallaşması ve Yargı Bağımsızlığı konulu yargıtay kararı ara
    Yargının Siyasallaşması ve Yargı Bağımsızlığı konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    Malatya, Türkiye.
    İletiler
    134
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Elinden değirmenini almaya kalkan krala karşı; ihtiyar değirmenciye "... Berlin
    'de yargıçlar var " sözünü söyleten güç; yargıçların ve yargının yansızlığına
    karşı duyulan güvendir. Ülkemizde,son senelerde, yargıya karşı giderek artan
    ve kamuoyu araştırmalarıyla da ortaya çıkan güvensizliğin en önemli nedenlerinden biri yargıda yansızlık kavramının aşınmaya uğramasıdır.Nesnel(objektif) yansızlık; yargıcın ya da yargının topluma, yargılananlara verdiği görünümle değerlendirilir. Demokratik bir toplumda yargı yerlerinin (mahkemelerin) bireye-yurttaşa vereceği güven duygusu önemlidir.
    Avrupa İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, pek çok kararında " adaletin yerine
    getirilmesi yeterli değildir;aynı zamanda yerine getirildiğinin özellikle
    yargılananlarca görülmesi gerekir" yerleşmiş özdeğişene yer vererek, yansızlığın nesnel açıdan önemi ve dışlanmazlığını ortaya koymuştur. Yargıçlar her konumda, günlük yaşantılarında bile, ahlâkın ve hukukun "yansız ol ve yansız olduğun güvenini ver" buyruğunu özenle koruyup güncelleştirmek; kendilerine verilen bağımsızlığın ve bunu sağlayacak güvencelerin (yetersiz olsa da) bedelini ödemek yükümlülüğü altında olduklarını hiç mi hiç unutmamalıdırlar. Çünkü yansızlık , yargıçların onurudur; kaldı ki, yargıç onurunun yitirilmesi yalnız yargıcın değil toplumun da sorunudur.

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    Mar 2002
    Nerede
    Türkiye.
    İletiler
    27
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Doğru söze ne denir... Konuyu çok güzel yorumlamışsınız. Şimdi herkesin dilinde olan ekomomiden dem vurayım biraz. Hakimin, savcının kısacası adalet mekanizmasının ekonomik güçleri "meslekten çıkartıldıkları takdirde" hayatlarını idame ettirecek güçte mi? Adliyelerde alınan harçları "Maliye Bakanlığı veznesine" yatırdığımızı ve adaletin bütçeden yaklaşık % 2 pay aldığını biliyor muyuz? Yargı gerçekten bağımsız olsa adalet personelinin, avukatın, baroların nasıl etkin olacağını Yürütme organı da biliyor ve özetle sümenaltı ediyor. Ama adaletin "bumerangı" da bir müddet sonra kendilerini vuruyor. Hepimizin ideali, bahsettiğiniz gibi bir Yargı düzeni ve biz Türk insanı bunu artık hakkettik.
    Saygılarımla.


  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Mar 2002
    Nerede
    edirne, Türkiye.
    İletiler
    30
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Adalet BAKANLIĞI müfettişi hakimden hesap sorabiliyorsa, Yargı bağımsız değildir tabi ki. Hiçbir hakimin ÜSTÜNE ters düşmek isteyeceğini sanmıyorum,


  6. #5
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    France.
    İletiler
    12
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Bence Yargı sistemimiz tıkanmış durumda.30-40 yıl süren davalar,vatandaşta özensiz yapıldığı izlenimi veren yargılamalar ve mağduriyetlere yol açan kararlar...maalesef zamanın Alman Kralına ihtiyar değirmencinin söylediği "Berlin'de hakimler var"sözü bugün memleketimizde söylenemiyor.Bence bunun da tartışılması lazım,yargı sistemimize acilen neşter vurulması ve her yönüyle iyileştirmelerin yapılması lazım...Öte yandan güncel bir durum olarak Recep Tayyip Erdoğan okuduğu bir şiirden, Hasan Celal Güzel ise yaptığı bir konuşmadan ötürü TCK 312. maddesiyle yargılanır, mahkum edilir ve cezalarını çekerler. Aradan zaman geçer ve 312. maddede değişiklik yapılır. Anayasa Mahkemesi, Güzel'e ilişkin verdiği kararda, TBMM'nin 312. maddede yaptığı değişikliğe binaen Güzel'in eyleminin suç olmaktan çıktığını, bu nedenle bütün asli ve fer'i cezaların ortadan kalktığını ve ceza infaz edilmiş olsa dahi hiç suç işlememiş sayılacağını belirterek Güzel'e siyasetin yolunu açar. Bu durumda Güzel ile aynı durumda olan Erdoğan'ın da bu değişiklikten yararlanması ve siyaset yaparken herhangi bir engelle karşılaşmaması gerekir. Ancak YSK, TBMM'nin yaptığı değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi'nin kararını ve ceza hukukunun en temel ilkelerini gözardı eder ve Erdoğan'ın milletvekili olmak için yaptığı başvuruyu reddeder. Çünkü, YSK Başkanı basına yansıyan sözlerine göre;karar verirken evrensel hukuk kurallarına değil, "milletin ve devletin menfaatine, Dumlupınar'a, 30 Ağustos'a, Kurtuluş Savaşı'na" bakmayı adet edinmiştir. Siyaseti siyasetçilere bırakmak,istisnasız tüm kesimleriyle bürokrasiyi siyasetten arındırmak gerekmez mi? Bazı kurumlara bağımsızlık isterken siyasetin bağımsızlığı ne olacak? Hemen tüm kesimleriyle siyasallaşmaya başlayan bürokrasiden etkilenen siyaset ve siyasetçilere baktığımızda siyasetin bağımsızlığı meselesini nasıl çözebileceğimizi de artık düşünmemiz gerektiği düşüncesindeyim.

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    Türkiye.
    İletiler
    1
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sevgili meslektaşımın tesbitlerine aynen katılıyorum.Hiçbir şey adaletten ve adil olandan uzaklaşmamıza gerekçe olamaz.Türkiye'de yargı tıkanmıştır ve yakın zamanda bir şey yapılacağı yönünde sinyaller de yoktur.Bugün halen bozuk daktiloların takırtısı ile bunaltıcı derecede sıcak,havasız ve basık duruşma salonlarında mesleğini yapmaya çalışan avukatı olsun hakimi-savcısı olsun hukukçu meslektaşlarım ellerinden geleni yapıyor,ancak yetmiyor.Bu konuda parlamentoya büyük görevler düşüyor,milletvekillerimize sesleniyorum lütfen yargıyı da hatırlayın!Elbet bir gün sizlere de adalet lüzumlu olur.


  8. #7
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    Türkiye.
    İletiler
    1
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    hakimlerin, otomobillerinin ön ya da arka camlarına yapıştırdıkları çıkartmalarda bile üstte adalet bakanlığı,alt kısımda hakim yazıyor.yalnızca şekilsel bir ayrıntı gibi görünse bile bence çok şey ifade ediyor.


  9. #8
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    France.
    İletiler
    12
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Gelişmiş Avrupa ülkelerinde hukukilik ilkesi "HUKUKLA BAĞLI OLMAK" olarak özetleniyor.Bizde ise bu anlayış "HUKUKA BAĞLI OLMAK" olarak özetlenmektedir. Hukukla bağlı olmak ile sanki bir lütuf olarak hukuka bağlı olmak arasında çok derin anlam uçurumları vardır.Memleketimizdeki yargı bağımsızlığı sorununun kaynağını biraz da bu anlayışta aramak gerekir düşüncesindeyim.Diğer anayasal erkler,bilhassa yürütme karşısında yargının güçsüzlüğü yargının bağımsızlığını baltalayan en önemli sebeptir.


  10. #9
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    Malatya, Türkiye.
    İletiler
    134
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Yargının siyasallaşması ve yargı bağımsızlığı konusunda T.C Başsavcılığı kurulması hakkında güncel haberler üzerine sitemizin genel hukuki yorum kategorisinde açıkladığım düşüncelerimi burada da aynen aktarmak istiyorum.

    "Türkiye'de yargının siyasallaştırılmak istendiği kanısındayım. Mevcut iktidar sahiplerinin yargıya siyasal görevler biçmekte ısrarcı olmaları memleketimizde sıkça rastlanan bir durumdur. Güncel bir konu olarak T.C Başsavcılığı kurulmak istenmesini de bu bağlamda değerlendiriyorum. Belki düşünce iyiniyetlidir ancak uygulama yargının siyasallaşması neticesine varacaktır,çünkü savcılık teşkilatı yargı sistemimizin önemli ve etkin bir unsurudur. Yoksa bir kısım hukukçularımızın zannettiği gibi T.C Başsavcılığı Savcılık teşkilatımız üzerindeki siyasi baskıları giderecek ve otonomiyi sağlayacak değildir,bilakis bu baskıyı güçlendirecek ve tamamen meşru hale getirecektir. Ayrıca kurulması halinde böyle bir kurumun başında bugün iyi niyetli ve öz güvenli olan hukukçularımızın olması ileride de böyle devam edeceğini göstermez, bu itibarla T.C Başsavcılığı düşüncesini olumlu bulmuyorum. Bugün için illerde Başsavcılıklar halinde teşkilatlanmış olan Savcılık teşkilatının T.C Başsavcılığı adı altında tek bir çatıda toplanması ileride bu yetkinin kötüniyetli çevrelerin eline geçmesi ihtimali olduğundan ürkütücüdür. Bir merkezden verilen emirlerle tüm Türkiye'de tepeden öngörülen insanlara karşı koğuşturmaların açılabilmesi ihtimali bir hukuk karabasanıdır."


  11. #10
    Kayıt Tarihi
    Jul 2002
    Nerede
    France.
    İletiler
    12
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    28 Şubat'ın Yıldönümü
    Siyaset Kürsüsü

    --------------------

    01 Mart 2000

    Cengiz Çandar'ın post modern darbe diye tarif ettiği 28 Şubat olayı, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde, demokrasiye yapılan dördüncü müdahale olarak anılacaktır. Üzerinden henüz üç yıl gibi kısa bir zaman geçtiği için bu sürecin ülke yönetimi üzerindeki etkileri fiili olarak da devam etmektedir. Bu sebeple 28 Şubat'la ilgili daha objektif değerlendirmelerin, daha sonraki yıllarda yapılması tabiidir.
    Aslında ülkemizi 28 Şubat'a götüren süreç, demokratik hayata müdahale bağlamında, hemen 1995 genel seçimlerinden sonra başlamıştır. Refah Partisi seçimlerden en büyük parti olarak çıkıp hükümeti kurma görüşmelerine başladığında, muhtemel koalisyon ortakları baskı altına alınmıştır. Ne acıdır ki, bu baskı, kendilerine oy veren halktan değil, tam tersine seçimlerde kendilerine oy vermeyen çevrelerden gelmiştir. Türk demokrasisi aslında ilk zaafını ve yönlendirilmeye ne derece açık olduğunu o zaman göstermiştir. Refah Partisi'nin hükümet kurmaya yönelik iki teşebbüsü, son anda muhtemel ortaklarına yapılan müdahalelerle önlenmiş; bütün bunlardan sonra, Refahyol hükümeti kurulmuştur.
    Sayın Erbakan'ın Başbakanlığıdaki Refahyol hükümetinin tam bir yıllık icraatı topyekün değerlendirildiğinde, birçok başarının yanında bazı noksanlıkların olması da gayet doğaldır.
    Yalnız bir gerçek vardır ki, Türkiye'nin alışkın olduğu yolsuzluk, hırsızlık, ihalelere fesat karıştırma, bu dönemin hiç konusu olmamıştır. Bu nedenle, Refahyol hükümetini düşürmek için verilen 12 gensoru ve birçok Meclis soruşturmasının hiçbirinde, yolsuzluk, hırsızlık suçlaması yapılmamıştır. Bütün gensoruların konusu "laiklik elden gidiyor" vehmi olmuştur. Ne gariptir ki, buna benzer gensorular, 1950'li yıllarda Adnan Menderes'e, 1960'ların sonunda Süleyman Demirel'e ve 1980'li yıllarda da Turgut Özal'a karşı verilmişti.
    Meclis'te laiklik suçlamalarıyla ilgili bütün gensorular milletin temsilcilerinin oylarıyla reddedilince, ülke genelinde adeta bir psikolojik savaş başlatılmış ve birtakım operasyonlar neticesinde, sözüm ona demokratik bir şekilde iktidar değişikliği gerçekleştirilmiştir.
    Bu dönemde çıkartılan tartışmalı kanunlara bakarsanız bunların seçim beyannamelerinde halka vaat edilenlerin, tam tersi olduğu görülecektir. Bu kanunların çıkartılma gerekçesi de hep, MGK tavsiye kararları olmuştur.
    28 Şubat'la birlikte ülkemizin bir ara döneme girdiği gerçektir. Demokrasi resmen olmasa bile, fiilen askıya alınmıştır. Bağımsız olması gereken yargı kurumunun siyasallaşması, bu dönemin en belirgin vasfı olmuştur. Bu süreç içerisinde savcılar iddianamelerini kişilerin kimliklerine göre hazırlamışlardır. Arkasında halk desteği olan kişilerin önce popülariteleri ölçülmüş; sonra siyasetten elimine edilmeleri için yargı mekanizması işletilmiştir. Birçok siyasetçi, aydın ve gazeteci bu dönemde mahkum olmuştur. Bütün bunlar, vicdanlarda yargıyı tartışılır hale getirmiştir.
    Bu dönemin en önemli özelliklerinden birisi de, büyük bir ayrımcılığın uygulanması olmuştur. Birçok insanın göz yaşı sessizliklerde kaybolmuştur.
    Şimdi yapılması gereken şey, artık Türkiye'yi normalleştirmektir. Muhakkak ki, bu süreçte herkes kendini yeniden gözden geçirmiştir. Bundan sonra, halkımıza güvenmeli ve Türkiye'yi Avrupa Birliği üyeliğine hazırlayacak olan demokrasi ve hukuk reformunu gerçekleştirmeliyiz.

+ Konuyu Yanıtla
1 / 5 Sayfa 12345 SonSon

Benzer Konular :

  1. BM Yargı Bağımsızlığı Temel Prensipleri
    BM YARGI BAĞIMSIZLIĞI TEMEL PRENSİPLERİ 26 Ağustos - 6 Eylül 1985 tarihleri arasında Milano’da yapılan BM Yedinci Suçun Önlenmesi ve Suçluların...
    Yazan: Av.Emrah Yavuzcan Forum: Avukatlık Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 05-05-2013, 22:24:15
  2. Yargının Siyasallaşması mı?
    Çok sık işittiğimize göre kerih bir şey imiş, yargının siyasallaşması. Öyle sayılması ise yine işittiğimize göre “hakim ve savcıların hesab-ı kanunî...
    Yazan: Tahsin Yılmaz Forum: Hukuki.net Köşe Yazıları
    Yanıt: 5
    Son İleti: 14-05-2009, 13:21:49
  3. Yargı Bağımsızlığı
    Yargı bağımsızlığı hakkında bilgi arıyorum.tartışmaya açık görüşlerinizi bekliyorm.((((((((ACELE))))))))
    Yazan: maliman Forum: Hukuki Görüş ve Yorum
    Yanıt: 4
    Son İleti: 27-12-2008, 23:41:33
  4. Yargı bağımsızlığı nasıl kazanılır?
    Kabul etsek de etmesek de, anayasal kuruş olan yürütme ile yargı arasında uyumsuzluk başgöstermiş ve ara hızla açılıyor. Daha önce de yargıdan...
    Yazan: Av.Ragıp Atay Forum: Hukuki Görüş ve Yorum
    Yanıt: 2
    Son İleti: 29-04-2006, 13:44:25
  5. Almanya'da hakim teminatı ve yargı bağımsızlığı
    almanyada yargı bağımsızlığına ilişkin türkçe veya ingilizce kaynaklara ulaşabileceğim aderesler hakkında bilgi alabilirsem sevinirim. selamlar
    Yazan: Dr.yakup Forum: Milletlerarası Özel Hukuk
    Yanıt: 1
    Son İleti: 11-06-2005, 14:53:19

Bu sayfada bulunan kavramlar:

mehmet orhan yarar

Forum

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  


Hukuk Blog |  2021 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2021 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2021 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.