Sakar Hocam; konu başlığı hiç bu kadar yetim kalmamıştı. Yaşadıklarınızı lütfen paylaşmaya devam ediniz.
Sevgi ve saygılarımla. . .
Printable View
Sakar Hocam; konu başlığı hiç bu kadar yetim kalmamıştı. Yaşadıklarınızı lütfen paylaşmaya devam ediniz.
Sevgi ve saygılarımla. . .
Arkadaşlar,
Bir "sahtekâr" olarak bunu yazmak zorundayım. Hiç bir tıbbî müdahale görmeden akciğer kanserinden kurtulan eniştem (Kız kardeşimin kocası) sayesinde, maltawildplants sitesindeki HTT ile ilgili dosyayı gören bir doktor, aynen şunu söylemiş: "Bu bitkideki, etken maddelerden biri olan; hypericin'in 'Tremorigenic' özelliği sebebiyle, bu bitki; PARKİNSON HASTALIĞINI TEDAVİ eder."
Eğer, Kuşadası taraflarındaki parkinson hastası, deneme için bedava verdiğim HTT ile ilgili; kullandım/kullanmadım, işe yaradı/yaramadı şeklinde rapor verseydi, Siz'e bir şeyler söylerdim. Maalesef bir şey diyemiyorum....
Eniştem aracılığıyla kaç hekim, maltawildplants sitesinedeki bitkiyle ilgili dosyayı gördü bilmiyorum.
Ama, şunu biliyorum:
Benim söylememle, HTT ile ilgili dosyayı ilk gören; Op.Dr. KBB. hastalıkları uzmanı bir ablaydı.Dediği şu: "Bu bitki, bu hastahaneden daha çok tedavi edici."
İkinci gören, Viyana'daki onkologdu. Dediği şu oldu: "Bu ot ilacını kullanmaya devam edin." Üçüncüsü ise; abisi beyin kanseri olan, kadın ve doğum hastalıkları uzmanı bir hekim... Beni nasıl buldu filân, atlıyorum..
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
ArkadaÅŸlar,
İki, üç gün önce, İzmir'den biri 0555 707 86 XX telefonla aradı. Hocam adresi veriyorum. Bize HTT gönder... Niçin istiyorsunuz? Cevap: "Daha önce bizim; 'huzursuz bacak sendromu' hastası olan biri vardı. Kullandık, kurtuldu..." �imdi de yeni bir hastamız var, aynı hastalıktan. Onun için istiyorum. Sadece: "Çİ�Lİ" diye adres verdiğini yazayım.
ArkadaÅŸlar,
Bir "sahtekâr" olarak (Ne kadar zoruma gittiğini, anlatamam.) bu bilgiyi size vermek zorundaydım.
HTT; HUZURSUZ BACAK SENDROMUNU tedavi etmiş. Ben de yeni öğrendim. Neleri hatırlamıyorum ki... Tıpkı; pankreas kanserinden kurtulan İstanbul'daki hastadan, sonradan haberim olduğu gibi...
Not: Bir sonraki yazım; bana "sahtekâr" diyen kişinin eniştesiyle ilgili, epey uzun bir yazı olacak. O kadar çok yazacağım, ve isteyene de belge göndereceğim ki; kişi yakınları, beni: "Özel hayatın gizliliğini ihlâl" suçlamasıyla dava etsin.
Mahkemelerde; HTT davası başlamış olacak. Dava açmaya güçleri yetecek ise...
HTT ile ilgili savaş yeni başlayacak... Daha doğrusu, dava açarlarsa; HTT ile ilaç sektörünün savaşını başlatacağım. O kadar çok belge, mesaj, patoloji raporu, o kadar hastayı şahit göstereceğim, o kadar çok telefon numarası vereceğim ki...
Ben; FKB bölümü mezunuyum. Yani; pozitif bilim öğretimi aldım. Benim sıfatlarımda; Dr. (Doktorasını veren kişi) Doç. ve Prof. yoktur.
Ama, ben: "Tufan sırasında, Nuh Peygamber; cep telefonuyla görüştü." diyen; Prof. Dr. etiketlilerden de değilim.
Bilmem anlatabildim mi?
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Arkadaşlar,
Akıllı telefon numaranızı, ister; özel mesaj olarak, ister; açık olarak yazın. Ben size; bana "sahtekâr" diyen kişinin, eniştesiyle ilgili, PETBT görüntülerini, buna dayanan raporunu, ve sonrasını belgeleriyle ıspatllayayım.
Ben, iddia etmem,; ıspatlarım.
Mesele, konu; mahkemeye düşsün.
Vatanla ve sağlıcakla kalın..
- - - Updated - - -
Arkadaşlar,
Göndereceğim belgelerde göreceksiniz. Hastanın adı; Ertuğrul. Teşhis: 4. evre akciğer ca. Kemiklere kadar metastaz. Kemiğe üç metastaz sebebiyle, kemiğin biri kırık/çatlak. Tıbben hiç şansı yok.
Hasta, ZOMETA adlı kemik güçlendirici iğne vurulmaktadır. Oğlu Uğur beni bulur. Hasta henüz; RT-KT almamıştır.
Ötesini, mesajımda yazarım.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...rüyada
Arkadaşlar,
Önce şunu belirteyim: Önceki yazı niye o şekilde çıktı, bilmiyorum. Son yazıdaki "rüyada" kelimesi oraya nasıl geldi. onu da bilmiyorum.
Bazı bilgiler vereyim, geriye sadece belge göndermek kalsın.
Hastanın oğlu beni; HTT-kanser ilişkisini bilen birisinden öğrenir. Epey konuşuruz. Hasta henüz KT almamış ve çeşidi de adenokarsinomdur. KT almamış olması; "bağışıklık sistemi pert olmuş mudur?" sorusunu ortadan kaldırmakta, küçük hücreli olmaması da; şansının çok yüksek olduğu anlamına gelmektedir.
Daha önceki yazılarımda da okuduğunuz gibi; HTT küçük hücreli akciğer ca.da işe yaramamakta.
Hasta kullanmaya başlar. Bu tip bir hastaya, bir litre 33 gün yeter. Bir süre sonra; komşuları bile; hastanın yüzüne renk geldiğini ifade ederler. İkinci litre istenir. İkinci litre kullanılmaya devam edilirken, hasta 2 kür KT alır. Başlangıçtan beri epey zaman geçtiği için, tedavi nasıl gidiyor PETi çekilir. Netice:
a-... regresyon b-.... regresyon c-.... regresyon d-....regresyon şeklindedir. Belgesi var. Hasta yolu yarılamıştır. Bu iyileşmeyi 2 kür KTye bağlarlar ve oğul Uğur'un karşı çıkmasına rağmen HTT kullanmayı bırakırlar...
Daha önceleri bitkiyle ilgili dosyaya HTTye bulaştıktan sonra, bir yıla kalmadan ulaştığımı yazmıştım.
Viyanadaki onkologun da gördüğü dosyanın linkini tekrar veriyorum.
http://www.maltawildplants.com/CLUS/...etrifolium.php
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
- - - Updated - - -
Arkadaşlar,
Önce şunu belirteyim: Önceki yazı niye o şekilde çıktı, bilmiyorum. Son yazıdaki "rüyada" kelimesi oraya nasıl geldi. onu da bilmiyorum.
Bazı bilgiler vereyim, geriye sadece belge göndermek kalsın.
Hastanın oğlu beni; HTT-kanser ilişkisini bilen birisinden öğrenir. Epey konuşuruz. Hasta henüz KT almamış ve çeşidi de adenokarsinomdur. KT almamış olması; "bağışıklık sistemi pert olmuş mudur?" sorusunu ortadan kaldırmakta, küçük hücreli olmaması da; şansının çok yüksek olduğu anlamına gelmektedir.
Daha önceki yazılarımda da okuduğunuz gibi; HTT küçük hücreli akciğer ca.da işe yaramamakta.
Hasta kullanmaya başlar. Bu tip bir hastaya, bir litre 33 gün yeter. Bir süre sonra; komşuları bile; hastanın yüzüne renk geldiğini ifade ederler. İkinci litre istenir. İkinci litre kullanılmaya devam edilirken, hasta 2 kür KT alır. Başlangıçtan beri epey zaman geçtiği için, tedavi nasıl gidiyor PETi çekilir. Netice:
a-... regresyon b-.... regresyon c-.... regresyon d-....regresyon şeklindedir. Belgesi var. Hasta yolu yarılamıştır. Bu iyileşmeyi 2 kür KTye bağlarlar ve oğul Uğur'un karşı çıkmasına rağmen HTT kullanmayı bırakırlar...
Daha önceleri bitkiyle ilgili dosyaya HTTye bulaştıktan sonra, bir yıla kalmadan ulaştığımı yazmıştım.
Viyanadaki onkologun da gördüğü dosyanın linkini tekrar veriyorum.
http://www.maltawildplants.com/CLUS/...etrifolium.php
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkaşlar,
Az önce okudum. Prof.Dr. Oya kgönenç'in pankreas kanserinden öldüğünü. Tıpkı Stewe Jobs, Kamer Genç gibi.
Peki, ben size; İst. merkezli ve İst. da çok şubeli, bir hastahanenin hastası, aslen Trabzonlu ve Ist.da yaşayan, ayrıca; Pariste yaşayan aslen Sökeli pankreas kanseri hastaları yazmadım mı?
Eee,
Bu kadar yazı niye ki?..
Vatanla ve sağlıcakla kalın.
- - - Updated - - -
Özür,
Akgönenç olacaktı.
Arkadaşlar,
Aşağıdaki yazı; tıp tarihine geçsin diye yazılmaktadır. Ama, önce; bu konu başlığını okuyanlara fırça çekmek zorundayım, kusura bakmayın. Ben, size: "bana 'sahtekâr' diyen kişinin, eniştesiyle ilgili; ilk bilgisayarlı tomografi görüntülerini ve buna bağlı raporu, 2 lt HTT kullandıktan sonraki PETBT görüntüleri ve bununla ilgili raporu, telefonunuzu verin; vatsaptan göndereyim." demedim mi? 11 Eylülden beri yüzlerce okuma oldu. Bir Allahın kulu merak etmedi...
Şimdi, geleyim; tıp tarihine geçsin diye ekleyeceğim yere... Büyük harflerle yazacağım:
1-DİŞ ÇEKTİRECEĞİME; 4. EVRE KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİ OLAYIM.
2-DİŞ ÇEKTİRECEĞİME, 4. EVRE MEME KANSERİ OLAYIM.
Kolon,rektum, prostat v.s. devam etmeyeceğim...
Şu yazdığım iki cümleyi bırakın, birini dahi söyleyebilecek, değil Türkiye; Dünyada bir tane onkolog var mıdır? Var ise, haber verin; Dünya yüzüme tükürsün...
Diyeceksiniz ki: "sakar Hoca, kafayı yemiş."
Hem hastasını, hem de; Malta'daki dosyayı gördükten sonra: "Bu ot ilacını kullanmaya devam edin" diyen Viyana'daki onkologu unutmayın. Daha önce yazdım.
Bundan sonraki yazım, en kısa zamanda:
a-Eniştem, niye; 6. tahlilini yaptırdıktan sonra laboratuvar müdürü tarafından geri çağrıldı,
b-Niçin, HTT ile ilgili yeni haber yok,
c-Giresun'daki hastayla ilgili olacak.
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Arkadaşlar,
Eniştem geçen yıl öksürük şikayetiyle (70 yaşında, hayatında sigara içmemiş biri) hastahaneye gider ve "3. evre adeno karsinom akciğer kanseri, lenflere metastaz." denir. Beni bulur ve asla tıbbi tedavi görmemesini, sadece HTT kullanmasını, işe yarayıp yaramadığından emin olması için, kan tahliliyle iki değerine baktırmasını, bir ay HTT kullandıktan sonra tekrar baktırmasını söylerim ve yapar. Bu işlem 13 ağustosta başlamıştır. Aralık ayı ortası; 4. ayın bittiği tarihtir ve 5. tahlilini de yaptırmıştır. Ca:125 değeri 8, CEA değeri ise 2 olmuştur. Aralık, ocak, şubat ayı biter ve martın ilk haftalarında, eniştem: "Yaklaşık üç aydır HTT kullanmıyorum. Acaba değerlerimde bir değişiklik var mı?" diye 6. tahlilini yaptırır. 8 olan değer 7,5 tur, öteki değişmemiştir. Laboratuvardan çıkar, arabasına biner ve yola çıkar. Biraz sonra telefonu çalar: "Hüseyin Bey, çok uzaklaşmamışsanız ve zamanınız müsaitse laboratuvara döner misiniz?" denir. Eniştem döner, lab. müdürü karşılar. Lab. müdürü ordudan emekli bir hekimdir.
Aralarında şöyle bir konuşma geçer.
+ Hüseyin Bey, son tahlilinize bakarken önceki 5 tahlilinizi de gördüm. Kanser takibi yaptığınız belli. Ne kanseriydiniz?
- Akciğer...
+ Bu değerleri nasıl düşürdünüz? Hastahane, RT-KT filân...
-Hayır.
+Eee, nasıl oldu bu?
-Benim kayın birader ot işiyle uğraşır, onun yaptığı ot ilacını kullandım.
+Hüseyin Bey, sizden tekrar kan vermenizi istiyorum, ücretsiz. Sizin karaciğer, böbrek fonksiyonlarına, insülin değerlerinize v.s. bakalım.
Eniştem kan verir. 3 saat süreyle, müdür eniştemi lab.da gezdirir, çay kahve içip sohbet ederler. Tahlil sonuçları gelir ve müdür: "Hüseyin Bey, değerleriniz mükemmel. Siz bana; kayın biraderinizin telefonunu verin." der.
Müdür o akşam saat 21.30-22.00 sıralarında beni arar:
+ Sakar bey, bugün eniştenle görüştük. Adres vereyim, bana o ot ilacından gönder.
- Müdür bey, iyi diyorsun da, nerede kullanacaksınız, daha önce böyle bir hastalıkta denediniz mi, denemediniz mi, işe yaradı mı, yaramadı mı diye bir şey demiyorsunuz...
+Kayın validem kanser!...
Gönderdim. Bir süre sonra "2. litreyi gönder." Bir süre sonra da: "3. litreyi gönder..." durumu oldu.
Geleyim HTT ile ilgili niçin yeni haberler gelmiyorun cevabına.
Geçen yıl;
İzmir'de kemik çürümesi olan emekli öğretmene, yine İzmir'de LAM hastasına, Didim'de hodgin lenfoması hastası kadına, Kuşadası'nda Parkinson hastasına, yine Kuşadası'nın bir köyündeki Gut hastasına, Söke'deki lösemi hastası adama HTT verdim ve hiç birinden; "Kullandım-kullanmadım, işe yaradı-yaramadı "diye bilgi gelmedi. Kendi kendim söz verdim: "2018 yılbaşından itibaren kimseye deneme maksatlı HTT vermeyeceğim." HTT boşu boşuna harcanıyor.
Gelelim Giresun'daki hastaya...
Hastanın oğlu beni İstanbul'dan arar:
+Hocam, ben sizin telefonunuzu Karaman'daki arkadaştan öğrendim. Annem Giresun'da. Meme kanseri diye başladı, kestiler KT ler. Arkasından; "Maalesef..." yine ameliyat, yine KTler. Arkasından, yine; "Maalesef kemiklere, beyne metastaz..." Yine KTler... En sonunda da "tıbben yapabileceğimizi yaptık. Hastayı alın götürün!..." Durum bu.
-Mustafa Bey, ilk teşhis konduğunda beni bulsaydın; anneni hastahane yüzü göstermeden kurtarırdım. Ben HTTnin meme kanserini tedavi ettiğini biliyorum. Metastazları ne olursa olsun, tedavi edeceğini de biliyorum. Ama, annenle ilgili olarak endişem şudur: "hastanın bağışıklık sistemi; aldığı KTler sebebiyle pert oldu mu, olmadı mı? Sıkıntı budur. Beyin, kemik... v.s. hepsi hikâyedir. Bağışıklık sisteminin pert olup olmadığı ilk litrede belli olur.
+Hocam, başka şansımız kalmadı, denemek zorundayız.
- Adres ver göndereyim.
Nasıl saklanacağını, hangi dozda kullanacaklarını, sigara ve tedavi makstalı başka bitki kullanmanın yasak olduğunu anlatırım ve gönderirim. 24-25 gün sonra telefonum çalar. Arayan hastanın oğludur, der ki: "Hocam, Girsun'dan inanılmaz haberler var. Annem kilo almaya başlamış. Kemik ağrıları azalmış, yüzünün rengi düzelmiş, tuvalete bile gidip gelir hale gelmiş. İşe yararsa 4 litre kullanacak demiştiniz. 2. litreyi gönderin." Daha sonra 3. litreyi gönderin durumu. 3. litre bitmek üzereyken; hasta İstanbul'a gider ve PETBT çektirilir. Denen: "Öyle bir hastanın, böyle olması MÜMKÜN DEĞİL!..."
Hastanın oğlu beni aradı ve yukarıdaki durumu anlattı: "Hocam, geçmişin itibariyle cehennemlik olacaksın, bizim ailenin ettiği dua sizi cennete götürür. 4. litreyi de gönder."
Durup dururken, Giresun'daki hastayı niye anlattım: "EDİLEN DUANIN TONAJINA DİKKAT EDİN!..." diye...
Bundan sonraki yazı; Fikret By'in 2 litre HHT kullandıktan, ikinciyi kullanırken aldığı 2 kür KT sonunda çekilen PETBT raporunu yazacağım. Cep telefonuna göndermeyi biliyorum da, buraya göndermeyi beceremiyorum. Hâlâ perikondritli kulak fotoğraflarımı bile gönderemedim. e-posta adresi verirseniz gönderirim, bunu becerebiliyorum.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
İki ay HTT kullandıktan ve son litreyi kullanırken 2 kür KT almış Fikret Bey'in 2. PET/BT raporunun son bölümünü aynen aktarıyorum.
Hastanın güncel bulguları 18.12.2017 tarihli diğer bir merkezde yapılan PET/BT tetkiki ile karşılaştırıldığında;
a-Sağ supra/infraklavikuler ve sol infraklavikuler lenf nodlarında regresyon olduğu;
b-Sağ akciğer üstteki kitlede ve bilateral pulmoner nodüllerde regresyon olduğu;
c-Mediastinel, sağ pektoral ve sağ parasternal ile interaortokaval, sol paraortik ve sol iliak lenf nodlarında regresyon olduğu;
d-İskelet sisteminde regresyon olduğu gözlenmiştir.
Ek bilgi: Regresyon, tıp dilinde; hastalıkta gerileme demektir.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Merhaba,
Annem pankreas ca ve karaciger metastaz. Yardima ihtoyacim var. Yazilanlari kisnen okudum. Tam anladigimdan emin degilim. Dogru ot nedir nereden bulmali ve nasil kullanilmali. Tesekkurler
Arkadaşlar,
3 Kasım tarihli yazıyı alel acele yazarken; o gün telefon eden pankreas ca. hastası yakının dediklerini yazmayı unutmuşum. Ayrıca; bazı kelimeleri de eksik yazmışım.
Telefonda hasta hakkında anlatılanları ve TAGRİSSO adlı ilaçtan söz edeceğim.
Vatanla ve sağlıcakla kalın.
NOT:Dido35 özel mesajınız var.
Pankreas kanseri bir hastanın yakınından, 3.11.2018 tarihinde saat 12.51 de, 0536 717 16 XX telefonla aşağıdaki bilgi verilmiştir:
"Hocam, sizin küre başladıktan sonra, hastamız ilk defa; kilo aldı, halsizliği geçti ve yüzünün rengi düzeldi. Daha önceleri, günde bir kaç defa tekrarlayan karın sancıları oluyordu. Hekimler, sebebini bulamadıklarından, bunu KTye bağlıyorlardı. Sizden sonra karın sancıları 2-3 günde bir olmaya başladı. Bunlardan birini bile başaramayan KTyi bıraktık. Sizi bir kaç gün sonra tekrar arayacağım."
4 gün sonra tekrar aradı ve 2. litreyi istedi, bugün de teslim aldı.
Ara not: Bu yazı 3 kasımda yazılacaktı, telaştan unutuldu. Dido35 ile ilgisi yoktur.
Gelelim Tagrisso'ya...
Adam Almanya'dan telefon eder: "Hocam, ben sizin telefonu Tarsus'taki yeğenimden öğrendim. Vatsapla devam edeyim mi?" Cevap evet.
+ Karıma akciğer ca. dediler. Akciğerin birinin üçte birini aldılar. KT yaptılar. Şimdi de diyorlar ki: "Maalesef, beyin, kemik ve lenflere metastaz.
- Akciğer ca.nın çeşidi ne? (Küçük hücreli dese, lafı bitireceğim.)
+Bilmiyorum.
-Patoloji raporunda yazmıyor mu?
+Ben anlamam, vatsaptan göndereyim.
Vatsaptan, Almanca bir patoloji raporu gelir. Yahu, ben Almancadan ne anlarım. Baktım, baktım... Şunu anladım ama: "adenokarsinom" Eniştenin hastalığından.
-HTTnin işe yaradığı bir çeşit. Denemek istersen, atla gel ve al git.
+Ben gelemem. Karımı hastahaneye götürüp getiriyorum.
-Viyana'daki hastanın karısı atladı geldi aldı ve geri döndü. Karını komşular getirsin götürsün.
+Gelirse; yeğenim gelirken getirir. Olmazsa; biz yaz tatiline gelince alırız. (Bu konuşma; Mart sonu Nisan başlarında oluyor.) Hanım zaten şu anda Tagrisso adlı bir hap verdiler onu kullanıyor. 30 tabletlik kutular halinde ve günde bir tane içiyor. Fiyatı da: 8600 € Sosyal sandık (Alman SGKsı demek istedi herhalde...) öder mi, ödemez mi bilmiyorum. Araştırıyorum.
Görüşme bitti. Adamcağız; Tagrissodan çare umuyor. Ben köyde yaşadığım, tıp okumadığım halde hiç bir işe yaramayacağını biliyorum. Çok önceleri yazdığım cümleleri benzer şekilde
yine yazacağım.
Eğer Tagrisso ile kanser tedavi edilseydi; kanser hastalık olmaktan çıkardı. Kanser ol, tagrisso kullan kurtul. Kanser ol, tagrisso kullan kurtul. Kanser ol, tagrisso kullan kurtul. Yok böyle bir şey!...
Öldüğünde 11 milyar dolar parası olan Steve Jobs, bizden de Sakıp Sabancı bu tagrissoyu alamazlar mıydı?
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Arkadaşlar,
İki grup halinde dört kanser hastasından söz edeceğim.
Birinci Grup:
Birinci hasta: 3. Evre adenokarsinom akciğer ca. lenflere metastaz denmiş eniştem. Hikâyesini okudunuz. Sadece HTT kullanarak dosyayı kapattı.
İkinci hasta: Eniştemin yüksek okuldan arkadaşı. Teşhis: Adenokarsinom, akciğer ca. Metastaz yok. Teşhis; eniştemden çok önceleri konmuş. KTler almış, daha sonra, sadece kanserli hücrelerle mücadele ettiği (!) ileri sürülen AKILLI HAP kullanmaya başlamış. Eniştem kurtulduktan sonra,arkadaşına telefonumu verir. Bahaneyle gezmiş olmak için, hasta köyüme gelir. Görüşürüz ve HTT alır gider. İlk HTT bitmek üzereyken,yine gelir. Hasta tepki vermemiş; halsizliği geçmemiş, kilo alamamış, yüzünün rengi de düzelmemiş. Gitti, arkasından enişteye telefon ettim: "Enişte, arkadaşının bağışıklık sistemi almış olduğu KT.ler sebebiyle pert olmuş, bünye cevap vermedi. Şansı yok görünüyor."
İkinci Grup:
Birinci hasta: Aydın-Nazilli arasında bir yerden geldiler. Hasta kolon ca. Ameliyat sonrası 2 kür KT. almış. Beni de; o taraflarda, karısı meme ca. olmuş bir astsubaydan öğrenmişler. Hasta HTT kullandı ve; kilo alamadı, halsizliği geçmedi, yüzünün rengi düzelmedi ve öldü. Yani; tepki vermedi.
İkinci hasta: Bir ilin merkezinde, bir bankanın şube müdürü. Telefonumu "Müdürüm, dört senedir hastahaneye gidip geliyorsun, bir halt olduğu yok, olacağı da... Şu adama bir telefon et." diyen müşterisinden alır. Hasta: "Kolon ca. dendikten sonra KTler başladı. Bir süre sonra "maalesef" dendi, bir ameliyat daha. Arkasından KT.ler devam etti. Şimdi de; 'maalesef kemiklere metastaz' diyorlar. 4 yılda 32 kür KT aldım."
Cevap: Müdürüm çok KT almışsın. Almış olduğun KTler sebebiyle bağışıklık sistemin pert olmuş olabilir. Sizde kemik metastazları olduğu için ağrıların vardır. HTT kullanmaya başladıktan 21 gün sonra, ağrıların iyice azalırsa; bağışıklık sistemin pert olmamıştır. Eğer öyle olursa; kullanacağın miktar 4 litre ve dört ay.
Hasta 22. gün telefon etti: "Hocam, ağrılarım iyice azaldı."
Aynı kanserlerden ikişer örnek verdim. Çeşitleri bile aynı. Her iki kanser, HTT açısından hastalık bile sayılmazlar.
Arkadaşlar,
Ne anladınız?...
Benim anladığım: Sadece HTT kullanarak, bazı hastaların kurtulma şansı var iken; KTler sebebiyle, bu şansa sahip hasta; kurtulma şansını riske atmaktadır.
Yıllar önce,HTT konusunda çırak olduğum zamanlarda ne demiştim:"Tıp bana kansersin derse, asla; ameliyat olmam, RT-KT almam. Sadece HTT kullanırım. Kurtardı kurtardı, kurtaramaz ise; tıp zaten kurtaramaz." Bu cümlenin son bölümü yazılmamış, üç nokta olarak bırakılmıştı. Şimdi ise, HTT konusunda kalfa durumundayım. Ustalık mı, ömrüm yetmez.
Yapın, yapın diye niçin yalvardığımı, Viyana'daki onkologun niçin "Bu ot ilacının kullanmaya devam edin." dediğini anladınız mı?
Vatanla ve sağlıcakla kalınız.
Hocam, bir hasta için, görüşmek isterim. Telefon numaranızı mail atabilir misiniz?
okumuslara@gmail.com
Sakar Hocam merhaba.
Öncelikle yeniden yazmaya başlamanıza çok sevindim. Zira gerçek doğruları paylaşmak, günümüzde adeta kral çıplak gibi bir durum oldu.
Siz HTT nin oluşumu için 6 aylık bir süreye ihtiyaç var dediniz. Ankara da güneş artık kayboldu, ayazlı günler başladı. Şuanda bitkilerin zeytinyağa bekleme süresi 5 ay oldu. Ne dersiniz? HTT Olmuşmudur?
Sevgi ve saygılarımla
İçeriye al, güneş gören pencere önüne koy. Altı ayı mutlaka doldursun.
Vatanla ve sağlıcakla kalın.
Arkadaşlar,
Dün gece, geçen ağustosta yaşanmış, "kadın: 'Hocam, sen; bir ölüyle konuştun, ben ise; bir ölüyle evliyim.' dedi." şeklinde bitecek olan olayı yazmaya başlamıştım. Yazının 2/3ünü yazmıştım ki; Hatun fark etti. Dedi ki: "Ne yazıyorsun?" Ben de, anlattım. Bana: "Bırak böyle şeyleri, yazma!..." dedi ve sildim.
Ne yapayım; yazayım mı, yazmayayım mı?
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Not: 30 Kasım günü, bulunduğum köyde, bize göre çok genç bir kadın kanserden öldü. Bu hastanın hiç bir yakını, bana: "Hocam, sen ne halt ediyorsun? Bu insanlar niye seni görmeye geliyorlar?" demedi, iyi mi?
- - - Updated - - -
Arkadaşlar,
Anlamadığım şu: benim son mesajımın yazıldığı saat: 0.49
Sağ taraftaki, yeni mesajlar bölümünde ise; 3.49... Bu 3 saat fark ne ki? Anlamadım.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
1- Köyümüzde genç yaşta ölen kadının böbrek/renal tümör sebebiyle öldüğünü, taziye ziyareti dönüşü Hatun söyledi. Bu konuda; hem Sakıp Sabancı, hem de Söke Sarıkemer'deki böbrek kanseri hastasını birlikte yazmıştım. Tekrar etmeyeceğim. Sarıkemer'deki hasta hala yaşıyor.
2- Daha önce yazdığım, eniştemin okul arkadaşı 10 aralıkta öldü. Ne KT ne de AKILLI HAP kurtarabildi.
3- Başka bir taziye ziyaretinde, pazar günü edindiği bilgi: MİGREN TEDAVİ EDİLMİŞTİR.
Bilginize...
Vatanla ve sağlıcakla kalınız.
SM-J600F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Arkadaşlar,
Çok kısa yazacağım.
16.01.2019 tarihinde vatsaptan bana; 2 tahlil ve bir pataloji raporu ile kemik sintigrafisi sonuçları gönderilir. Hastanın oğlunun dediği şudur: "Hocam, görüşünüzü almak isterim."
Gelen bilgilere göre:
Hasta 73 yaşındaki S.K.dır ve prostat kanseri, 4. evre ve kemiklere metastaz... Hasta KT almamıştır. RT almaktadır.
Görüşümü bildiririm.
17. Ocakta adres verilir, aynı gün gönderilir ve 18 de kullanılmaya başlanır.
25 Ocakta tekrar tahlil sonuçları gönderilir ve hastanın kullanmakta olduğu Casodex adlı ilaçtan söz edilmektedir.
Gelen tahlil sonuçlarına göre PSA:
9.11.2018: 1056, 24.12.2018:1037 24.01.2019:12,98
Üre:20.12.2018 de 124 iken 24.01.2019 da 30.4
Bu dediklerimin hepsinin belgesi elimde.
24 Ocaktaki tahlil sonuçlarından sonra Hekimin, hastanın oğluna dediği:
-Tıbbın dışında bir şeyler var, değil mi?
-Evet. (Hepsi bu.)
Blginize...
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
NOT: Bu yazı hatunun bilgisi dışında yazılmıştır. Yani; kaçak bir yazıdır.
Arkadaşlar,
Önceki yazıda sözünü ettiğim kişinin oğlu, beni bugün aradı: "Hocam, babamın PSA değeri şu an; 0.45 Artık; üst kata da, alt kata da hiç bir şey kullanmadan inip çıkabiliyor. Sen bize bir litre daha gönder."
Filmi geriye sarayım.
Hasta Ankara tarafında, oğlu ise; Kayseri taraflarındadır. Beni, birinden öğrenir, HTT ister. Teşhisle ilgili deneni yazmıştım. İlk litrede; yürüyemeyen hasta; yürüteçle yürür hale geldi. İkinci litreden sonra; yürüteçi attı ve düz yürür hale geldi. Üçüncü litreden sonra; hastanın oğlunun ifadesine göre; "Üst kata ve alt kata; hiç bir alet yardımı olmadan inip çıkabiliyor.Hekim, ayak işine üç aya sonra bakalım, dedi." der. Ayakta şişlik vardır...
Yani; Sakar Hoca, bu kadar yazıyı, hep; HTT yapın, yapın diye yalvarmasının tıbbi dayanaklarını izah etmek için yazdı.
Daha ne diyeyim.
Vatanla, sağlıcakla ve adil seçimlerle kalınız.
Elbette; HUKUKLA!...
Sayın Hocam,
Bu HTT devasının bir başlıkta nasıl yapıldığını ve nasıl kullanılması gerektiğini de anlatsanız, çok makbule geçecek diye düşünüyorum.
Saygılar sunarım,
Allah ecrinizi artırsın
Üstadım şurada anlatmış sakar hoca... Malzeme sarı kantaron ve sonuç kantaron yağı :)
https://www.hukuki.net/showthread.ph...ilac-yapacagiz
Sayın hocam ; Ülseratif kolitle ilgili bir kaç paylaşımınızı gördüm fakat net bir şey yok galiba yada ben bulamadım. Bu konuda tecrübeleriniz varmı? Varsa sonuç ve kullanım tavsiyeniz nedir. Yardımcı olursanız çok memnun olurum. Teşekkür ederim.
Ülseratif Kolitle ilgili olarak; Konya'da benden üç yaş büyük, emekli öğretmen Mustafa Bey'den söz etmiştim. Hangi başlık altında yazdım, hatırlamıyorum. Beni İzmir'deki kızından öğrenmişti. 3-3,5 yıldır işe yaramayan tıbbi tedavileri bırakıp, sadece HTT kullanmış ve 45 gün kadar sonra "dışkı kıvam tutmaya başladı." demişti. İki litreyi bitirdikten sonra gittiği hekim: "Nasıl oldu bu iş?" deyince, benden söz etmişti. Hekim bu sefer:"Söyle meslektaşına, ilik yetmezliği sebebiyle kan üretemeyen bir hasta var, ona da ilaç yapsın." demişti. Daha sonra, başka bir olayda HTTnin "ilik yetmezliği sebebiyle kan üretemeyen, kan ve ilik nakli gerekiyor, denmiş hastayı tedavi ettiğini gördük. Bu hasta, kızımın, iş yerindeki kız arkadaşının annesi idi. Tahlil sonucu üzerine Fibroz+AKS notu düşülmüş hasta...
Vatanla, hukukla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Dengir Mir Mehmet Fırat akciğer ca.nin beyinciğe metastazı sebebiyle öldü, haber bu. Küçük hücreli ise; HTTnin yapabileceği hiç bir şey yoktu. Küçük hücreli dışı akciğer ca ise; boşu boşuna ölümdür.
Ben, bu kadar yazıyı niye yazıyorum ki?...
Niye; "diş çektireceğime 4. evre küçük hücreli dışı akciğer ca olayım." diye yazdım ki?...
Eniştemi, Viyana'daki R. Beyi niçin anlattım?
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Devir, virüs kökenli korona...
Virüs kökenli; HPV hastası 3 kişiden ve aynı anda, aynı hastanedeki 6 domuz gribi hastasından, sadece birinin; HTT kullanan kişinin kurtulduğunu yazmıştım. Maltawildplants sitesindeki bitkiyle ilgili dosyada: ANTİVİRAL yazdığını görmüş olmalısınız. Ne demek istedim?...
Lenfoma, Hodgkin lenfoması, Haşimato, Crohn hastalıklarındaki başarısından söz etmeyeceğim.
Çünkü, bu iş; boyumu aştı...
Şu anda, Ankarada bir kadın PEMFİGUS VULGARİS hastalığında kullanmakta.
Vatanla ve sağlıcakla kalın..
Nuray Hafiftaş'tan haber var!
Kanser tedavisi devam eden Türk halk müziği sanatçısı Nuray Hafiftaş'ın sağlık durumuyla ilgili açıklama yapıldı.
GönderYazdırNuray Hafiftaş'tan haber var!
DHA
Temmuz ayında geçirdiği kalın bağırsak ameliyatından sonra karaciğerine de sıçrayan kanser nedeniyle Pendik'teki özel bir hastanede tedavisi devam eden Nuray Hafiftaş'ın sağlık durumuyla ilgili yapılan açıklamada, "Yaklaşık iki buçuk, üç ay sonra genel bir değerlendirme yaparak hangi seri tedaviyle devam edeceğimize karar vereceğiz" denildi.
Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Karagöl, Hafiftaş'ın son dönemlerde artan ağrı ve yakınmalar sebebiyle hastaneye başvurduğunu, ilk incelemelere göre karaciğerinde lezyonların gözlendiğini ve hızlı bir şekilde tedavi sürecine başladıklarını ifade etti. Karagöl yazılı açıklamada, Şu anda Nuray Hanımın bünyesinin tolere edebileceği şekilde tedavi uyguluyoruz. Nasıl fayda göreceğini ise ara değerlendirmeler sonunda anlayacağız. Yaklaşık iki buçuk, üç ay sonra genel bir değerlendirme yaparak hangi seri tedaviyle devam edeceğimize karar vereceğiz" dedi.
"KORKULARIM VE ENDİŞELERİMİ YENDİM"
Hastane odasında fotoğrafı da paylaşılan Nuray Hafiftaş, durumu 5 ay boyunca tüm sevenlerinden sakladığını, çok zor bir dönemden geçtiğini belirterek, Hayatım bir anda tepe taklak oldu. Ben normalde çok pozitif bir insanım, içimde yaşattığım bir çocuk var ama bu kez başaramadım" dedi. Nuray Hafiftaş, İlk tedaviye başladığım süreçte çok yoruldum çünkü çok yoğun bir şekilde kemoterapi alıyordum Ancak buraya adım atar atmaz doktorumun hastalığım hakkındaki detaylı bilgi paylaşımları beni çok mutlu etti. Buraya büyük bir mutlulukla geliyorum. Aynı zamanda burada aldığım psikolojik destek ile korkularım ve endişelerimi yendim" ifadelerini kullandı. DHA
----------
Haber buydu. Netice?...
Yasaklı günlerde okuyun diye aktardım.
Vatanla ve sağlıcakla kalın.
Arkadaşlar,
Samsung SM J600F model telefon kullanıyorum. PC kullanırken bile; perikondritli kulağımın fotoğrafını buraya yükleyemedim. Teknoloji fukarası biriyim. Ama, bana Vatsaplı telefonla ulaşan kişilere o fotoğrafı gönderebiliyorum. Buraya, yok...
Nasıl olacak bu iş?...
Lâf aramızda: 65 yaş yasağından beri, esir oldum.
Yasak geliyor, beni buluyor. Yasak kalkıyor; beni bulmuyor. Nasıl ama?...
Yaklaşık bin nüfuslu köyde yaşıyorum. 1975 ten beri... İhtiyaçlarımı karşılayacak, hiç kimsem yok. Market bana 30 m. karakol 50 m. Kaçak gidip geliyorum. İyi de; kasap, manav, eczane 20 km. ötede... Nasıl olacak bu iş?...
Yetmedi, hekimler diyorlar ki:"65 yaş üstü kişilerde, hareketsizliğe bağlı olarak; anevrizma, tromboz oluşabilir." Eeeee, ne olacak?...
Ye ye yat. Bir ayda 2 kilo aldım. Yasak sürerse; obeziteden öleceğim...
Özet: perikondritli kulak fotoğrafımı buraya nasıl göndereceğim?...
Bilen yazsın.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Yeni bilgi. Kadın hemşire. Beni buldu, Söke'den.
Kocasıyla geldi. Dedi ki: "hocam, babamda nefes darlığı var. Halsizlik var. Hıçkırık var. Dedem, amcam ve babam, hepsi aynı."
Kim verdiyse telefonumu.
Aldı gitti. Kullandılar... Daha sonra bir daha geldi, kocasıyla... Yasaklı olduğum dönem.
Kadın dedi ki:" her şey çok güzel. Hıçkırık bile bitti."
Sohbet devam ediyor. Bu ot ilacını nasıl bulaştın?
Anlatıyorum: 1984 yılındaki Girit göçmeni Ali dayı, ve 25 yıl sonraki, 31 ağustos 2009 da tamircimdeki olayı, ciple gelen dozerci İsmali filan anlattım. Daha önce yazmıştım.
Kadın demez mi: "hocam, o dediğin adam, kocamın amcası."
Buyrun, buradan yakın.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Bu yazı lüzumsuz bir yazı.
Nur Hafiftaş meselesini biliyorsunuzdur.
Ben, Viyana'daki Kadriye Hanımı niye yazdım?
Hani, kocası beyin kanseri olan. Sonra ameliyat olan. Sonra, koruyucu/tekrarlamasın (!) kemoterapileri alan, sonra;"maalesef akciğer, karaciğer ve kemiklere metastaz." denen ve sırf HTT almak için, Viyana'dan köyüme gelip, 4 litre HTT alan kadını ve kocasını anlatmıştım.
Onkoloğun ne dediğini de...
Başka sözüm yoktur...
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Yazarken; utanıyor ve üzülüyorum.
GS başkanı; 10 saat ameliyat olmuş, yoğun bakımdaymış, iyiye gidiyormuş v.s...
Ne kadar düşündüm; yazayım mı, yazmayayım mı diye...
Kulis bilgilerine göre:" 4.evre mide kanseri... Çoklu metastaz."
De ki; yoğun bakımdan çıktı. Ne olacak? KT.ye başlayacaklar. Sonra ne olacak: Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk gibi olacak...
Özür dilerim, yazmak zorunda kaldığım için.
Adamı tanımam, etmem.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Hocam 4.cü evre hem de çoklu metastaz yapmış mide kanseri iyileşmez ki :(
Midenin kanserli bölümünü almışlar sanırım. Bir FB'li olarak Allah korusun GS başkanını diyorum...
Arkadaşlar,
Daha önceleri ne yazdım: "ben kanserden korkmam, KT almış hastadan korkarım."
Bir: on saat ameliyat demek; mide dışında da ameliyat demektir.
İki: bir kanser türü; köken itibariyle HTT tarafından tedavi edilebiliyorsa, metastazları da tedavi edilir.
Geçmişte "hasta çok zayıflamış, ameliyatı da KT.yi de kaldıramaz." denmiş, 35 ve 70 yaşındaki iki mide kanserini yazmadım mı?
Daha teşhiste: " serviks/rahim ağzı kanseri. Rahim ağzında bir, vajina yan duvarında bir, karaciğerde iki, her iki akciğerde birer, lenflerde 16, toplam 22 yerinde tümör var." denmiş, arkadaşımın kız kardeşini yazmadım mı?
Daha teşhiste: "4.evre akciğer ca. Skuamöz hücreli. Kemiklere kadar metastaz, tıbben yapılacak bir şey yok, hastayı alın götürün." denmiş, aslen Bingöllü adamı yazmadım mı?
Hiç sigara içmediği halde, 3. evre adenokarsinom, lenflere kadar metastaz akciğer ca olan eniştem/kızkardeşimin kocasından hiç tıbbi müdahale olmadan kurtulduğundan söz etmedim mi?
Madem merak ediyorsunuz:
"Diş çektireceğime; 4.evre mide kanseri olayım."
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
Son yazımın, sondan bir önceki cümlesı şöyle olmalıydı: " Sayın illegal, madem merak ediyorsunuz cevap vereyim..."
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Hocam bana ulaşabilirmisiniz lütfen 05326959656
Muratdurali1987@hotmail.com
Sakar Hocam yağdan temin etmek istiyorduk ama siz bu işi ticari olarak yapmiyorsunuz biliyoruz.Cevrenizden öyle yapıp satan biri varsa bilgilerini mesaj olarak yazar mısınız,ihtiyacimiz oluyor da.
Ah.24
Ben göndereyim. Sıkıntı ne?
İnsan; tel, e-posta adresi filan verir.
Gazyağcı ne yaptı?
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Peki Sakar Hocam,size anlatırım olur mu?Telefon Numaram : 0538 868 78 35
Sakar hocam merhaba.
Covit 19 salgını malum, memleketimizde ve tüm dunyada aldı başını gitti.
Malüm asalginin "it" ile bitmesi bana bir mana ifade ediyor ama, siz ne dersiniz?
Sevgi ve saygılarımla . . .
Sakar Hocam merhaba,
Malüm Covit-19 tüm dünyada olduğu gibi, memleketimizi de etkiliyor.
ilgili salgına verilen isim "Cov it" .
Son iki harfi sizin daha önce belirttiğiniz tanımlamaya uyuyor gibi.
Konu hakkın deneyim veya düşüncelerinizi paylaşırmısınız?
sevgi ve saygılarımla . . .