Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Alıntı:
Hasimi rumuzlu üyeden alıntı
Aslında ikimizde aynı şeyi konuşuyoruz ancak sizin algılama hatanızdan dolayı sanki yanlış birşey yapmışım gibi görünüyor dışarıdan.
Ortada algılama hatası yoktur, hatalı yazılarınız düzeltilmiştir, yukarıdaki yazılanları tekrar okumanızı tavsiye edebilirim.
Bilirkişilik müessesesi HUMK'da düzenlenmiştir. İlgili kanun maddeleri aşağıdaki gibidir.
Ayrıca bilirkişilik bir meslek değildir, mahkeme tarafından verilen bir görevdir. Bundan sonraki görevlerinizde kullanmanız dileğiyle.
ÜÇÜNCÜ KISIM: EHLİVUKUF
Madde 275 - (Değişik madde: 16/07/1981 - 2494/18 md.)
Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.
Madde 276 - Ehlivukuf, iki taraf ittifak edemedikleri halde tahkikat hakimi tarafından intihap olunur.
Mesaili mahsusada rey ve mütalaalarını beyan etmek için Hükümet tarafından müntahap ehlivukuf varsa ehlivukufun bunlar arasından intihabı lazımdır.
Yalnız bir kişi ehlivukuf intihap edilebilir. Üçten ziyade intihap olunamaz.
Hakim lüzum görürse ehlivukufu beyan ettikleri veya edecekleri rey ve mütalaanın bitarafane olduğuna veya olacağına dair tahlif edebilir.
Madde 277 - Ehlivukuf hakimler için muayyen esbaba binaen reddolunabilir. Ret talebi hakim tarafından hadise şeklinde tetkik olunarak karar verilir. Esbabı retten dolayı yemin teklif olunamaz.
Ret talebi ehlivukufun intihap edildiğine ıttıla tarihinden itibaren üç gün zarfında vukubulmak lazımdır.
Madde 278 - Malümatına müracaat edilecek hususu bilmeksizin sanatını icra etmesi kabil olmıyan ve alenen icrayı sanat eden kimseler o husus hakkında ehlivukufluğu kabule mecburdurlar.
Yalnız şahitler hakkındaki esbaba binaen kabulden imtina edebilirler.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/12 md.) Mahkemeye gelmekten veya gelip de ifayı vazifeden imtina eden ehlivukuf hakkında şahadete ilişkin hükümler uygulanır.
Madde 279 - Hakim iki tarafın ifadesini istimadan sonra ehlivukufa sorulacak sualleri tayin eder. Ehlivukuf diğer taraf hazır olmaksızın iki taraftan birini isticvap edemez ve bu cihet ehlivukufa evvelemirde ihtar olunur.
Madde 280 - Tetkikat için keşif icrası veya diğer ihzari bir muamele ifası lazımgelirse iki taraftan her biri bu muamelede hazır bulunabilir.
Madde 281 - (Değişik madde: 16/07/1981 - 2494/19 md.)
Bilirkişinin beyan ettiği oy ve görüş hemen tutanağa geçirilir. Bilirkişi birden fazla ise aralarında görüşürler. Görüşme sonucu bildirilen oy ve düşünceler tutanağa yazılır.
İşin niteliğine göre bilirkişilerin oy ve görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri gerekiyorsa, hakim, raporun kaç nüsha olacağını ve verileceği süreyi belli eder. Bu süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Raporun, tarafların ad ve soyadlarını, bilirkişinin çözümü ile görevlendirildiği hususları, inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi, sonucu, bilirkişiler arasında anlaşmazlık varsa bunun sebebini düzenlendiği günü ve bilirkişilerin imzalarını taşıması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi ayrı bir rapor verebilir.
Madde 282 - Ehlivukuf raporunu mahkeme kalemine verir. Verildiği tarihi başkatip rapora işaret eder ve mahkemeden evvel suretlerini iki tarafa tebliğ eder.
Madde 283 - Hakim raporda noksan ve müphem gördüğü cihetleri itmam ve izah için ehlivukufa yeni sualler tertip edebilir. İki taraf dahi noksan ve müphem cihetler hakkında ehlivukuftan izahat alınmasını raporun kendilerine tebliği tarihinden bir hafta zarfında hakimden tahriren talep edebilirler.
Hakim mütemmim izahat vermeleri zımnında ehlivukufu tayin edeceği celseye davet ile şifahen istima edebilir.
Ehlivukufun şifahen verecekleri izahat hulasa veçhile zapta kaydedilerek ziri kendilerine imza ettirilir.
Madde 284 - Hakikatın tezahürü için lüzum görürse tahkikat hakimi veya esas davayı rüyet edecek mahkeme evvelki veya yeniden intihap edeceği ehlivukuf vasıtasiyle tekrar tetkikat icra ettirebilir.
Madde 285 - Ehlivukufun ücreti hakim tarafından takdir olunur.
Madde 286 - Ehlivukufun rey ve mütalaaları hakimi takyit etmez.
(Ek fıkra: 12/12/2003 - 5020 S.K./1. md.) Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun maddi olgu ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı yönünde kuvvetli emare ve şüphelerin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, bu bilirkişiler hakkında diğer kanunlardaki hukuki ve cezai sorumluluklar saklı kalmak şartıyla 19/04/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının tasdikli bir örneği yetkili Cumhuriyet savcılığına gönderilir.
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Alıntı:
Emrah Yavuzcan rumuzlu üyeden alıntı
Ortada algılama hatası yoktur, hatalı yazılarınız düzeltilmiştir, yukarıdaki yazılanları tekrar okumanızı tavsiye edebilirim.
Bilirkişilik müessesesi HUMK'da düzenlenmiştir. İlgili kanun maddeleri aşağıdaki gibidir.
Ayrıca bilirkişilik bir meslek değildir, mahkeme tarafından verilen bir görevdir. Bundan sonraki görevlerinizde kullanmanız dileğiyle.
ÜÇÜNCÜ KISIM: EHLİVUKUF
Madde 275 - (Değişik madde: 16/07/1981 - 2494/18 md.)
Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.
Madde 276 - Ehlivukuf, iki taraf ittifak edemedikleri halde tahkikat hakimi tarafından intihap olunur.
Mesaili mahsusada rey ve mütalaalarını beyan etmek için Hükümet tarafından müntahap ehlivukuf varsa ehlivukufun bunlar arasından intihabı lazımdır.
Yalnız bir kişi ehlivukuf intihap edilebilir. Üçten ziyade intihap olunamaz.
Hakim lüzum görürse ehlivukufu beyan ettikleri veya edecekleri rey ve mütalaanın bitarafane olduğuna veya olacağına dair tahlif edebilir.
Madde 277 - Ehlivukuf hakimler için muayyen esbaba binaen reddolunabilir. Ret talebi hakim tarafından hadise şeklinde tetkik olunarak karar verilir. Esbabı retten dolayı yemin teklif olunamaz.
Ret talebi ehlivukufun intihap edildiğine ıttıla tarihinden itibaren üç gün zarfında vukubulmak lazımdır.
Madde 278 - Malümatına müracaat edilecek hususu bilmeksizin sanatını icra etmesi kabil olmıyan ve alenen icrayı sanat eden kimseler o husus hakkında ehlivukufluğu kabule mecburdurlar.
Yalnız şahitler hakkındaki esbaba binaen kabulden imtina edebilirler.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/12 md.) Mahkemeye gelmekten veya gelip de ifayı vazifeden imtina eden ehlivukuf hakkında şahadete ilişkin hükümler uygulanır.
Madde 279 - Hakim iki tarafın ifadesini istimadan sonra ehlivukufa sorulacak sualleri tayin eder. Ehlivukuf diğer taraf hazır olmaksızın iki taraftan birini isticvap edemez ve bu cihet ehlivukufa evvelemirde ihtar olunur.
Madde 280 - Tetkikat için keşif icrası veya diğer ihzari bir muamele ifası lazımgelirse iki taraftan her biri bu muamelede hazır bulunabilir.
Madde 281 - (Değişik madde: 16/07/1981 - 2494/19 md.)
Bilirkişinin beyan ettiği oy ve görüş hemen tutanağa geçirilir. Bilirkişi birden fazla ise aralarında görüşürler. Görüşme sonucu bildirilen oy ve düşünceler tutanağa yazılır.
İşin niteliğine göre bilirkişilerin oy ve görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri gerekiyorsa, hakim, raporun kaç nüsha olacağını ve verileceği süreyi belli eder. Bu süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Raporun, tarafların ad ve soyadlarını, bilirkişinin çözümü ile görevlendirildiği hususları, inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi, sonucu, bilirkişiler arasında anlaşmazlık varsa bunun sebebini düzenlendiği günü ve bilirkişilerin imzalarını taşıması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi ayrı bir rapor verebilir.
Madde 282 - Ehlivukuf raporunu mahkeme kalemine verir. Verildiği tarihi başkatip rapora işaret eder ve mahkemeden evvel suretlerini iki tarafa tebliğ eder.
Madde 283 - Hakim raporda noksan ve müphem gördüğü cihetleri itmam ve izah için ehlivukufa yeni sualler tertip edebilir. İki taraf dahi noksan ve müphem cihetler hakkında ehlivukuftan izahat alınmasını raporun kendilerine tebliği tarihinden bir hafta zarfında hakimden tahriren talep edebilirler.
Hakim mütemmim izahat vermeleri zımnında ehlivukufu tayin edeceği celseye davet ile şifahen istima edebilir.
Ehlivukufun şifahen verecekleri izahat hulasa veçhile zapta kaydedilerek ziri kendilerine imza ettirilir.
Madde 284 - Hakikatın tezahürü için lüzum görürse tahkikat hakimi veya esas davayı rüyet edecek mahkeme evvelki veya yeniden intihap edeceği ehlivukuf vasıtasiyle tekrar tetkikat icra ettirebilir.
Madde 285 - Ehlivukufun ücreti hakim tarafından takdir olunur.
Madde 286 - Ehlivukufun rey ve mütalaaları hakimi takyit etmez.
(Ek fıkra: 12/12/2003 - 5020 S.K./1. md.) Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun maddi olgu ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı yönünde kuvvetli emare ve şüphelerin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, bu bilirkişiler hakkında diğer kanunlardaki hukuki ve cezai sorumluluklar saklı kalmak şartıyla 19/04/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının tasdikli bir örneği yetkili Cumhuriyet savcılığına gönderilir.
Daha fazla yorum yazmayayım ki konu uzamasın.
İşin içinden çıkılması gereken bir durum yok, ben bilirkişilik bir meslektir diye birşey yazmadım zaten, profesyonel hukuk adamı olmak demek meslektir ama bilirkişilik meslek değildir ben de aynı şeyi yazmıştım zaten.
Bu konuda daha fazla yorum yapmasak nasıl olur..
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Alıntı:
Hasimi rumuzlu üyeden alıntı
Daha fazla yorum yazmayayım ki konu uzamasın.
Kanaatimce de bu konu hakkında yazmamanız en doğrusu olacaktır.
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Yok, ben sizin yazdıklarınıza bir yorum yazmayayım istedim ki konu uzamasın, yoksa konu hakkında "teknik anlamda" bilgi istenirse yazmamamın istenmesi abesle iştigal olur.
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Konunuz biraz karışık tam olarak anlaşılamadığınızı düşünüyorum...
Msn Logları Delil, Bilirkişi Raporu
MSN Loglarının delil olarak kullanılması ile ilgili, forumda bir konu açılmış, ancak konuşma ikili tartışma / hafif gerginlik / kelimelere takılma yoluyla konudan uzaklaşıldığı için kesinlik kazanmamış. Bundan dolayı yeni bir konu açarak, bu konuda fikirlerinize ve yaşanmış örneklerinize ihtiyacım var. Hepinize teşekkür ederim.
MSN logları, çok basit programlar ile bile değiştirilebildiğinden, mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?
Dosya içinde değişiklik yapılıp, sistem saati: en son kayıt tarih ve saatine alındığında, Dosya kaydet dendiğinde, içinde istenilen değişiklikler yapılmış, ve dosyanın değiştirildiğine dair arkada hiçbir delil bırakılmamış olur. Word pad, note pad, microsoft Word gibi, her bilgisayarda bulunan programlar aracılığıyla değişikliği mümkün olan, bu basit içerikli LOG dosyalarının içeriklerindeki yazışmalar ile kolaylıkla oynanması mümkündür. Bundan dolayı, mahkemede delil olarak kullanılabilmesi, mümkün müdür?
Forumdaki arkadaşların bu konuda yaşadıkları herhangi bir tecrübe var mıdır.? Bu yönde herhangi bir bilir kişi raporuna, veya Hakim kararını bire bir yaşayan arkadaşlardan tecrübelerini paylaşabilirler mi?
Ayrıca, bu MSN ifadeleri (Temsili isimler verilerek durum ifade edilmiştir.)
Ahmet ve Mehmet kişisi arasında geçmekte olup, Mehmet kişisi, MSN loglarını, kaydedip, Hasan kişisine vererek, Hasan kişisinin Ahmet kişisi hakkında dava açmasına sebep olur ise, Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar yasası kapsamındaki, Haberleşmenin gizliliğini ihlâl maddesindeki 132 / 1. 2. ve özellikle 3. madde kapsamında cezalandırılması mümkün müdür?
Ayrıca bu özel durumda; Mehmet, Hasan'ın mahkemede MSN kayıtlarını delil olarak kullanabilmesi için beyan ve muvafakatname vermiştir.
Beyan ve Muvafakatname
Ahmet ... vs. kişisi arasında kayıt altında tuttuğum yazışmaların, adli makamlarda delil olarak kullanılmasına rızam ve muvafakatım olduğunu, bu bilgilerin / verilerin/ kayıtların benim tarafımdan Hasan'a verildiğini kabul ve beyan ederim.
İMZA = Mehmet
şeklinde, imzalı beyanıda mevcuttur.
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlâl
MADDE 132. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Şimdi kısaca;
1 - MSN Logları delil sayılır mı?
2 - 132. / 3. madde gereğince, Mehmet'in cezası durumu söz konusu mudur?
Hepinize tekrar teşekkür ederim.
Re: Msn Logları Delil, Bilirkişi Raporu
Hiç cevap verecek kimse yok mu?
Re: Msn Logları Delil, Bilirkişi Raporu
Hiç mi cevaplıyacak kimse yok?
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Alıntı:
Emrah Yavuzcan rumuzlu üyeden alıntı
Logları bilgisayarın tuttuğu bir tutanak gibi düşünün. Logları değiştirmek her ne kadar mümkün ise de bu değiştirmeyi, manipülasyonu ortaya çıkaracak adli bilişim uzmanları mevcuttur. Dolayısıyla herhangi bir log delil olarak sunulabilir. Unutmayınız ki e-delil, kağıda geçtiği anda delil niteliği kaybolur.
Cevabı zaten verilmiş bir konuda başka ne tür cevap bekliyorsunuz sn.canalp82?
Bulunduğunuz konuyu hiç incelediniz mi?
Re: MSN loglarının delil yönünden değeri
Bulunduğum konuyu inceledim. Ancak, o ifadeyi ve cevabı veren arkadaşın fikrine katılmıyorum. Çünkü MSN dosyasındaki, LOG kayıtlarınıda inceledim. Nasıl tutuluyor, neleri kayıt altına alıyor. sistem nasıl çalışıyor vs. Ondan dolayı, dosyada arkada bir ipucu bırakmayacak şekilde, değişiklik yapılabiliyor. Çünkü dosya içeriği çok basit bir kurgudan ibaret.
Ondan dolayı, konuya ilişkin farklı fikirler bekliyorum.