-
Tanıklık, hukuk sistemimizde adeta angaryadır. Hatta ünlü bir söz vardır, "işin yoksa tanık ol, paran çoksa kefil ol" şeklinde. Tanıklık için mahkemeye gittiğinizde size cüz'i miktarda bir para verilir ki, bu parayı almak için olağanüstü bir prosedür mevcuttur. Eğer çağırıldığınız halde gitmezseniz zorla götürülebilirsiniz.
Fakat tanıklık müessesesinin hukukta önemli rolü olduğu unutulmamalıdır. Yalancı tanıklık TCK'da suç olarak düzenlenmiştir. 5 duyu organınızla duruma vakıf olduğunuz olayları anlatmaya mecbursunuz. Adaletin tanıkla yerine geleceğine inanmamaktayım.
-
adalet bilincine sahip olmak için hukukçu olmak gerekmiyor bence. adil olan sonuca ulaşmanın amaç edinildiği hukuk sisteminde, nasıl ki bazen kanuni düzenlemeleri yetersiz yapanlara, yanlış uygulayan hukukçulara kızıyor, onları eleştiriyorsak toplumda bu bilinci edinmemiş bireyler için de üzülmeliyiz bence. çünkü yargılama; ilgili kanuni düzenlemesi, bu düzenlemeyi somut olaya uygulayan hukukçular ve tanıklık, bilirkişilik vs sebeplerle dahil olan tüm bireylerle bir bütündür.
devam eden stajım süresince çok sık gördüğüm, toplum düzeni için var olan hukuku bu derece bireyselleştirerek günlük yaşantılarıyla ilgili basit mazeretlerle tanıklık görevini yerine getirmeyenler, belki de tanıklık yapmadıkları için ortaya çıkamayan suçluların bu toplumda giderek arttığını ve bu durumun toplumun bir bireyi olarak kendilerini de tehdit ettiğini düşünmüyorlar mı acaba?