Sakar Hocam; konu başlığı hiç bu kadar yetim kalmamıştı. Yaşadıklarınızı lütfen paylaşmaya devam ediniz.
Sevgi ve saygılarımla. . .
Printable View
Sakar Hocam; konu başlığı hiç bu kadar yetim kalmamıştı. Yaşadıklarınızı lütfen paylaşmaya devam ediniz.
Sevgi ve saygılarımla. . .
Arkadaşlar,
Bir "sahtekâr" olarak bunu yazmak zorundayım. Hiç bir tıbbî müdahale görmeden akciğer kanserinden kurtulan eniştem (Kız kardeşimin kocası) sayesinde, maltawildplants sitesindeki HTT ile ilgili dosyayı gören bir doktor, aynen şunu söylemiş: "Bu bitkideki, etken maddelerden biri olan; hypericin'in 'Tremorigenic' özelliği sebebiyle, bu bitki; PARKİNSON HASTALIĞINI TEDAVİ eder."
Eğer, Kuşadası taraflarındaki parkinson hastası, deneme için bedava verdiğim HTT ile ilgili; kullandım/kullanmadım, işe yaradı/yaramadı şeklinde rapor verseydi, Siz'e bir şeyler söylerdim. Maalesef bir şey diyemiyorum....
Eniştem aracılığıyla kaç hekim, maltawildplants sitesinedeki bitkiyle ilgili dosyayı gördü bilmiyorum.
Ama, şunu biliyorum:
Benim söylememle, HTT ile ilgili dosyayı ilk gören; Op.Dr. KBB. hastalıkları uzmanı bir ablaydı.Dediği şu: "Bu bitki, bu hastahaneden daha çok tedavi edici."
İkinci gören, Viyana'daki onkologdu. Dediği şu oldu: "Bu ot ilacını kullanmaya devam edin." Üçüncüsü ise; abisi beyin kanseri olan, kadın ve doğum hastalıkları uzmanı bir hekim... Beni nasıl buldu filân, atlıyorum..
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
ArkadaÅŸlar,
İki, üç gün önce, İzmir'den biri 0555 707 86 XX telefonla aradı. Hocam adresi veriyorum. Bize HTT gönder... Niçin istiyorsunuz? Cevap: "Daha önce bizim; 'huzursuz bacak sendromu' hastası olan biri vardı. Kullandık, kurtuldu..." �imdi de yeni bir hastamız var, aynı hastalıktan. Onun için istiyorum. Sadece: "Çİ�Lİ" diye adres verdiğini yazayım.
ArkadaÅŸlar,
Bir "sahtekâr" olarak (Ne kadar zoruma gittiğini, anlatamam.) bu bilgiyi size vermek zorundaydım.
HTT; HUZURSUZ BACAK SENDROMUNU tedavi etmiş. Ben de yeni öğrendim. Neleri hatırlamıyorum ki... Tıpkı; pankreas kanserinden kurtulan İstanbul'daki hastadan, sonradan haberim olduğu gibi...
Not: Bir sonraki yazım; bana "sahtekâr" diyen kişinin eniştesiyle ilgili, epey uzun bir yazı olacak. O kadar çok yazacağım, ve isteyene de belge göndereceğim ki; kişi yakınları, beni: "Özel hayatın gizliliğini ihlâl" suçlamasıyla dava etsin.
Mahkemelerde; HTT davası başlamış olacak. Dava açmaya güçleri yetecek ise...
HTT ile ilgili savaş yeni başlayacak... Daha doğrusu, dava açarlarsa; HTT ile ilaç sektörünün savaşını başlatacağım. O kadar çok belge, mesaj, patoloji raporu, o kadar hastayı şahit göstereceğim, o kadar çok telefon numarası vereceğim ki...
Ben; FKB bölümü mezunuyum. Yani; pozitif bilim öğretimi aldım. Benim sıfatlarımda; Dr. (Doktorasını veren kişi) Doç. ve Prof. yoktur.
Ama, ben: "Tufan sırasında, Nuh Peygamber; cep telefonuyla görüştü." diyen; Prof. Dr. etiketlilerden de değilim.
Bilmem anlatabildim mi?
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Arkadaşlar,
Akıllı telefon numaranızı, ister; özel mesaj olarak, ister; açık olarak yazın. Ben size; bana "sahtekâr" diyen kişinin, eniştesiyle ilgili, PETBT görüntülerini, buna dayanan raporunu, ve sonrasını belgeleriyle ıspatllayayım.
Ben, iddia etmem,; ıspatlarım.
Mesele, konu; mahkemeye düşsün.
Vatanla ve sağlıcakla kalın..
- - - Updated - - -
Arkadaşlar,
Göndereceğim belgelerde göreceksiniz. Hastanın adı; Ertuğrul. Teşhis: 4. evre akciğer ca. Kemiklere kadar metastaz. Kemiğe üç metastaz sebebiyle, kemiğin biri kırık/çatlak. Tıbben hiç şansı yok.
Hasta, ZOMETA adlı kemik güçlendirici iğne vurulmaktadır. Oğlu Uğur beni bulur. Hasta henüz; RT-KT almamıştır.
Ötesini, mesajımda yazarım.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...rüyada
Arkadaşlar,
Önce şunu belirteyim: Önceki yazı niye o şekilde çıktı, bilmiyorum. Son yazıdaki "rüyada" kelimesi oraya nasıl geldi. onu da bilmiyorum.
Bazı bilgiler vereyim, geriye sadece belge göndermek kalsın.
Hastanın oğlu beni; HTT-kanser ilişkisini bilen birisinden öğrenir. Epey konuşuruz. Hasta henüz KT almamış ve çeşidi de adenokarsinomdur. KT almamış olması; "bağışıklık sistemi pert olmuş mudur?" sorusunu ortadan kaldırmakta, küçük hücreli olmaması da; şansının çok yüksek olduğu anlamına gelmektedir.
Daha önceki yazılarımda da okuduğunuz gibi; HTT küçük hücreli akciğer ca.da işe yaramamakta.
Hasta kullanmaya başlar. Bu tip bir hastaya, bir litre 33 gün yeter. Bir süre sonra; komşuları bile; hastanın yüzüne renk geldiğini ifade ederler. İkinci litre istenir. İkinci litre kullanılmaya devam edilirken, hasta 2 kür KT alır. Başlangıçtan beri epey zaman geçtiği için, tedavi nasıl gidiyor PETi çekilir. Netice:
a-... regresyon b-.... regresyon c-.... regresyon d-....regresyon şeklindedir. Belgesi var. Hasta yolu yarılamıştır. Bu iyileşmeyi 2 kür KTye bağlarlar ve oğul Uğur'un karşı çıkmasına rağmen HTT kullanmayı bırakırlar...
Daha önceleri bitkiyle ilgili dosyaya HTTye bulaştıktan sonra, bir yıla kalmadan ulaştığımı yazmıştım.
Viyanadaki onkologun da gördüğü dosyanın linkini tekrar veriyorum.
http://www.maltawildplants.com/CLUS/...etrifolium.php
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
- - - Updated - - -
Arkadaşlar,
Önce şunu belirteyim: Önceki yazı niye o şekilde çıktı, bilmiyorum. Son yazıdaki "rüyada" kelimesi oraya nasıl geldi. onu da bilmiyorum.
Bazı bilgiler vereyim, geriye sadece belge göndermek kalsın.
Hastanın oğlu beni; HTT-kanser ilişkisini bilen birisinden öğrenir. Epey konuşuruz. Hasta henüz KT almamış ve çeşidi de adenokarsinomdur. KT almamış olması; "bağışıklık sistemi pert olmuş mudur?" sorusunu ortadan kaldırmakta, küçük hücreli olmaması da; şansının çok yüksek olduğu anlamına gelmektedir.
Daha önceki yazılarımda da okuduğunuz gibi; HTT küçük hücreli akciğer ca.da işe yaramamakta.
Hasta kullanmaya başlar. Bu tip bir hastaya, bir litre 33 gün yeter. Bir süre sonra; komşuları bile; hastanın yüzüne renk geldiğini ifade ederler. İkinci litre istenir. İkinci litre kullanılmaya devam edilirken, hasta 2 kür KT alır. Başlangıçtan beri epey zaman geçtiği için, tedavi nasıl gidiyor PETi çekilir. Netice:
a-... regresyon b-.... regresyon c-.... regresyon d-....regresyon şeklindedir. Belgesi var. Hasta yolu yarılamıştır. Bu iyileşmeyi 2 kür KTye bağlarlar ve oğul Uğur'un karşı çıkmasına rağmen HTT kullanmayı bırakırlar...
Daha önceleri bitkiyle ilgili dosyaya HTTye bulaştıktan sonra, bir yıla kalmadan ulaştığımı yazmıştım.
Viyanadaki onkologun da gördüğü dosyanın linkini tekrar veriyorum.
http://www.maltawildplants.com/CLUS/...etrifolium.php
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkaşlar,
Az önce okudum. Prof.Dr. Oya kgönenç'in pankreas kanserinden öldüğünü. Tıpkı Stewe Jobs, Kamer Genç gibi.
Peki, ben size; İst. merkezli ve İst. da çok şubeli, bir hastahanenin hastası, aslen Trabzonlu ve Ist.da yaşayan, ayrıca; Pariste yaşayan aslen Sökeli pankreas kanseri hastaları yazmadım mı?
Eee,
Bu kadar yazı niye ki?..
Vatanla ve sağlıcakla kalın.
- - - Updated - - -
Özür,
Akgönenç olacaktı.
Arkadaşlar,
Aşağıdaki yazı; tıp tarihine geçsin diye yazılmaktadır. Ama, önce; bu konu başlığını okuyanlara fırça çekmek zorundayım, kusura bakmayın. Ben, size: "bana 'sahtekâr' diyen kişinin, eniştesiyle ilgili; ilk bilgisayarlı tomografi görüntülerini ve buna bağlı raporu, 2 lt HTT kullandıktan sonraki PETBT görüntüleri ve bununla ilgili raporu, telefonunuzu verin; vatsaptan göndereyim." demedim mi? 11 Eylülden beri yüzlerce okuma oldu. Bir Allahın kulu merak etmedi...
Şimdi, geleyim; tıp tarihine geçsin diye ekleyeceğim yere... Büyük harflerle yazacağım:
1-DİŞ ÇEKTİRECEĞİME; 4. EVRE KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİ OLAYIM.
2-DİŞ ÇEKTİRECEĞİME, 4. EVRE MEME KANSERİ OLAYIM.
Kolon,rektum, prostat v.s. devam etmeyeceğim...
Şu yazdığım iki cümleyi bırakın, birini dahi söyleyebilecek, değil Türkiye; Dünyada bir tane onkolog var mıdır? Var ise, haber verin; Dünya yüzüme tükürsün...
Diyeceksiniz ki: "sakar Hoca, kafayı yemiş."
Hem hastasını, hem de; Malta'daki dosyayı gördükten sonra: "Bu ot ilacını kullanmaya devam edin" diyen Viyana'daki onkologu unutmayın. Daha önce yazdım.
Bundan sonraki yazım, en kısa zamanda:
a-Eniştem, niye; 6. tahlilini yaptırdıktan sonra laboratuvar müdürü tarafından geri çağrıldı,
b-Niçin, HTT ile ilgili yeni haber yok,
c-Giresun'daki hastayla ilgili olacak.
Vatanla ve sağlıcakla kalınız...
Arkadaşlar,
Eniştem geçen yıl öksürük şikayetiyle (70 yaşında, hayatında sigara içmemiş biri) hastahaneye gider ve "3. evre adeno karsinom akciğer kanseri, lenflere metastaz." denir. Beni bulur ve asla tıbbi tedavi görmemesini, sadece HTT kullanmasını, işe yarayıp yaramadığından emin olması için, kan tahliliyle iki değerine baktırmasını, bir ay HTT kullandıktan sonra tekrar baktırmasını söylerim ve yapar. Bu işlem 13 ağustosta başlamıştır. Aralık ayı ortası; 4. ayın bittiği tarihtir ve 5. tahlilini de yaptırmıştır. Ca:125 değeri 8, CEA değeri ise 2 olmuştur. Aralık, ocak, şubat ayı biter ve martın ilk haftalarında, eniştem: "Yaklaşık üç aydır HTT kullanmıyorum. Acaba değerlerimde bir değişiklik var mı?" diye 6. tahlilini yaptırır. 8 olan değer 7,5 tur, öteki değişmemiştir. Laboratuvardan çıkar, arabasına biner ve yola çıkar. Biraz sonra telefonu çalar: "Hüseyin Bey, çok uzaklaşmamışsanız ve zamanınız müsaitse laboratuvara döner misiniz?" denir. Eniştem döner, lab. müdürü karşılar. Lab. müdürü ordudan emekli bir hekimdir.
Aralarında şöyle bir konuşma geçer.
+ Hüseyin Bey, son tahlilinize bakarken önceki 5 tahlilinizi de gördüm. Kanser takibi yaptığınız belli. Ne kanseriydiniz?
- Akciğer...
+ Bu değerleri nasıl düşürdünüz? Hastahane, RT-KT filân...
-Hayır.
+Eee, nasıl oldu bu?
-Benim kayın birader ot işiyle uğraşır, onun yaptığı ot ilacını kullandım.
+Hüseyin Bey, sizden tekrar kan vermenizi istiyorum, ücretsiz. Sizin karaciğer, böbrek fonksiyonlarına, insülin değerlerinize v.s. bakalım.
Eniştem kan verir. 3 saat süreyle, müdür eniştemi lab.da gezdirir, çay kahve içip sohbet ederler. Tahlil sonuçları gelir ve müdür: "Hüseyin Bey, değerleriniz mükemmel. Siz bana; kayın biraderinizin telefonunu verin." der.
Müdür o akşam saat 21.30-22.00 sıralarında beni arar:
+ Sakar bey, bugün eniştenle görüştük. Adres vereyim, bana o ot ilacından gönder.
- Müdür bey, iyi diyorsun da, nerede kullanacaksınız, daha önce böyle bir hastalıkta denediniz mi, denemediniz mi, işe yaradı mı, yaramadı mı diye bir şey demiyorsunuz...
+Kayın validem kanser!...
Gönderdim. Bir süre sonra "2. litreyi gönder." Bir süre sonra da: "3. litreyi gönder..." durumu oldu.
Geleyim HTT ile ilgili niçin yeni haberler gelmiyorun cevabına.
Geçen yıl;
İzmir'de kemik çürümesi olan emekli öğretmene, yine İzmir'de LAM hastasına, Didim'de hodgin lenfoması hastası kadına, Kuşadası'nda Parkinson hastasına, yine Kuşadası'nın bir köyündeki Gut hastasına, Söke'deki lösemi hastası adama HTT verdim ve hiç birinden; "Kullandım-kullanmadım, işe yaradı-yaramadı "diye bilgi gelmedi. Kendi kendim söz verdim: "2018 yılbaşından itibaren kimseye deneme maksatlı HTT vermeyeceğim." HTT boşu boşuna harcanıyor.
Gelelim Giresun'daki hastaya...
Hastanın oğlu beni İstanbul'dan arar:
+Hocam, ben sizin telefonunuzu Karaman'daki arkadaştan öğrendim. Annem Giresun'da. Meme kanseri diye başladı, kestiler KT ler. Arkasından; "Maalesef..." yine ameliyat, yine KTler. Arkasından, yine; "Maalesef kemiklere, beyne metastaz..." Yine KTler... En sonunda da "tıbben yapabileceğimizi yaptık. Hastayı alın götürün!..." Durum bu.
-Mustafa Bey, ilk teşhis konduğunda beni bulsaydın; anneni hastahane yüzü göstermeden kurtarırdım. Ben HTTnin meme kanserini tedavi ettiğini biliyorum. Metastazları ne olursa olsun, tedavi edeceğini de biliyorum. Ama, annenle ilgili olarak endişem şudur: "hastanın bağışıklık sistemi; aldığı KTler sebebiyle pert oldu mu, olmadı mı? Sıkıntı budur. Beyin, kemik... v.s. hepsi hikâyedir. Bağışıklık sisteminin pert olup olmadığı ilk litrede belli olur.
+Hocam, başka şansımız kalmadı, denemek zorundayız.
- Adres ver göndereyim.
Nasıl saklanacağını, hangi dozda kullanacaklarını, sigara ve tedavi makstalı başka bitki kullanmanın yasak olduğunu anlatırım ve gönderirim. 24-25 gün sonra telefonum çalar. Arayan hastanın oğludur, der ki: "Hocam, Girsun'dan inanılmaz haberler var. Annem kilo almaya başlamış. Kemik ağrıları azalmış, yüzünün rengi düzelmiş, tuvalete bile gidip gelir hale gelmiş. İşe yararsa 4 litre kullanacak demiştiniz. 2. litreyi gönderin." Daha sonra 3. litreyi gönderin durumu. 3. litre bitmek üzereyken; hasta İstanbul'a gider ve PETBT çektirilir. Denen: "Öyle bir hastanın, böyle olması MÜMKÜN DEĞİL!..."
Hastanın oğlu beni aradı ve yukarıdaki durumu anlattı: "Hocam, geçmişin itibariyle cehennemlik olacaksın, bizim ailenin ettiği dua sizi cennete götürür. 4. litreyi de gönder."
Durup dururken, Giresun'daki hastayı niye anlattım: "EDİLEN DUANIN TONAJINA DİKKAT EDİN!..." diye...
Bundan sonraki yazı; Fikret By'in 2 litre HHT kullandıktan, ikinciyi kullanırken aldığı 2 kür KT sonunda çekilen PETBT raporunu yazacağım. Cep telefonuna göndermeyi biliyorum da, buraya göndermeyi beceremiyorum. Hâlâ perikondritli kulak fotoğraflarımı bile gönderemedim. e-posta adresi verirseniz gönderirim, bunu becerebiliyorum.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Arkadaşlar,
İki ay HTT kullandıktan ve son litreyi kullanırken 2 kür KT almış Fikret Bey'in 2. PET/BT raporunun son bölümünü aynen aktarıyorum.
Hastanın güncel bulguları 18.12.2017 tarihli diğer bir merkezde yapılan PET/BT tetkiki ile karşılaştırıldığında;
a-Sağ supra/infraklavikuler ve sol infraklavikuler lenf nodlarında regresyon olduğu;
b-Sağ akciğer üstteki kitlede ve bilateral pulmoner nodüllerde regresyon olduğu;
c-Mediastinel, sağ pektoral ve sağ parasternal ile interaortokaval, sol paraortik ve sol iliak lenf nodlarında regresyon olduğu;
d-İskelet sisteminde regresyon olduğu gözlenmiştir.
Ek bilgi: Regresyon, tıp dilinde; hastalıkta gerileme demektir.
Vatanla ve sağlıcakla kalın...
Merhaba,
Annem pankreas ca ve karaciger metastaz. Yardima ihtoyacim var. Yazilanlari kisnen okudum. Tam anladigimdan emin degilim. Dogru ot nedir nereden bulmali ve nasil kullanilmali. Tesekkurler