Bankanın Batık Kredi Sebebiyle Emekli Personeline Dava Açması
Merhaba,
Babam, zarar sebebiyle tasfiye edilen bir bankadan 2002 yılında emekli oldu. Bir dönem krediler bölümünde çalışmıştı. 1996-1998 yıllarında bir firmaya kredi verilmiş ve firma ödeyemediği için kredi takibe intikal etmiş. Bankada haliyle firmaya 1999'da dava açıyor. 2001 yılında teftiş kurulu raporu hazırlanıyor ve hazırlanan raporda krediyi tahsis eden tahsis müdüründen kullandıran personele kadar bir çok eksiklikten bahsediliyor. Firmaya dolar üzerinden kredi verilmesi, doların o dönemde oldukça yükselmesi sebebiyle borç tutarı teminatlardan fazla oluyor. Haliyle kredi firmadan tasfiye edilemiyor. Banka 2014 yılında, tahsis müdürü, şube müdürü vs. ile toplam 8 personele dava açıyor. Bu personelleri neredeyse hepsi emekli olmuş ve üzerinden oldukça zaman geçmiş.
Sormak istediğim sorular şunlar.
1- Bu davada zaman aşımı; Firma battıktan sonra firmaya 1999 yılında dava açılması, sonrada personele 2014 yılında dava açılması durumunda, 1999 da firmaya açılan dava zaman aşımını keser mi.
2- Davalılarda 1 tanesi yurtdışında olduğundan tebligat ulaşmıyordu, 2014 yılından beridir taraf teşkili sağlanamadığından dava süreci ilerleyemedi, en sonunda yurtdışında olan kişiye de ulaşıldı ve dava süreci ilerlemeye başladı. 1 önceki duruşma tutanağında "Zamanaşımı ve diğer hususların önümüzdeki celse değerlendirilmesine" demiş, ancak son duruşmada davalı avukatlarından bir tanesi "öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi" isteminde bulunulmasına rağmen hakim bu konuda bir karar almamış. Burada red edilmiş olabilir mi.
3- Sonra duruşma zaptında, bilirkişi talep edilmiş. Bilirkişi süreçleri nasıl işliyor, bu ne kadar sürüyor. Bilirkişi raporu sonuçlandıktan sonra dava süreci ne kadar sürer. Kısaca süreç hakkında bilgi verirmisiniz.
4- Dava başlayalı 8 yıl oldu, bu davalarında kendi zaman aşımları oluyor mu. Sonuçlanması için belirli süre var mıdır.
5- Ceza çıkarsa borcun tamamından mı sorumlu olunuyor, burada bir oran var mıdır.
Bu soruların bir kısmının dahi cevap verebilecek olan varsa sevinirim.
Cevap: Bankanın Batık Kredi Sebebiyle Emekli Personeline Dava Açması
Bankanın açtığı davanın ceza davası mı hukuk davası mı olduğunu yazmamışsınız.
Ceza davası ise, zamanaşımı işlenen suça karşılık talep edilen cezaya göre belirlenir. Dolayısıyla suçun türü ve ona karşılık gelen cezanın miktarını bilmemiz gerekiyor.
Hukuk davası ise, zamanaşımı bir def'idir. Yani taraflarca zamanında öne sürülmemişse hakim kendiliğinden zamanaşımına uğradığına karar veremez. Bir davalı zamanaşımı def'isi öne sürmüş, diğerleri sürmemişse; sadece ileri süren bakımından zamanaşımı konusu değerlendirilir.
Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'isinde bulunmamışsa, sonradan ıslah ile zamanaşımı def'isinde bulunup bulunamayacağı ise tartışmalıdır. Çoğu yargıtay kararı, "cevap dilekçesi veren taraf, ıslah yolu ile zamanaşımı def'isi öne sürebilir." der, ama bazı dairelerin kararlarında bunun aksi de var.
Yani zamanında zamanaşımı def'isi öne sürülmemişse tek yol davanın ıslahı.
Cevap: Bankanın Batık Kredi Sebebiyle Emekli Personeline Dava Açması
Merhaba, öncelikle ilginiz için teşekkür ederim.
Dava asliye hukuk mahkemesinde görülüyor.
Dava açılış tarihi, Temmuz 2014 yılı, yazının başlangıcında ön inceleme tespit tutanağı yazıyor.
Haziran 2015'de ön inceleme duruşmasına davet tutanağı gönderiliyor.
Ekim 2015'de ön inceleme duruşması yapılıyor.
Biz ilk duruşma yani Ekim 2015 tarihide, 5 gün önce cevap verdik. Ailem 2014 ilk gönderilen yazıda ikametgahlarında değildi, muhatara bırakmışlar sanırım, biz 2015'de gelen duruşmaya davet tutanağında gördük. 2014 de gönderilen yazıda 2 hafta sürede cevap verilmesi diye bir madde var. Zaman aşımı da olmakla birlikte davanın haksız olduğuna, batık kredilerin personele mal edilemeyeceğine itiraz ettik.
Burada cevabımızı zamanında vermiş ve zaman aşımı defini olması gereken zamanda sunmuş oluyor muyuz. Bunun dışında 20ye yakın duruşma yapıldı ve aralık ayında bir sonraki duruşma. Bu duruşmalarda da zaman aşımı defini sunmamız gerekiyor mu.