Yeni iktidardan isteklerinizi yazın!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 5. Olağanüstü Kurultayı’nda yurttaşlara 41 maddede toplanan sözler verdi…

Bu sözler aynı zamanda CHP’nin 2011 Genel Seçimleri öncesinde halka taahhüdü anlamına geliyor…
CHP’nin taahhüdünde:

Hak ve özgürlükleri genişleten ve güvence altına alan bir Anayasa’nın yapılacağına…

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin ve DGM’lerin yerine getirilen özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağına…
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’nun Atatürk’ün vasiyetine uygun olarak eski konumuna getirileceğine…
Medyanın özgür ve bağımsız olacağına…

Özel yaşamın gizliliğini özen gösterileceğine ve telefon dinleyenlerden hesap sorulacağına…

Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılacağına…
YÖK’ün kaldırılacağına, üniversitelerin bilimsel, yönetsel ve mali özerkliğe kavuşturulacağına, üniversite yönetimlerinde gençlere söz hakkı verileceğine, yurt sorununun en geç iki yıl içinde tümüyle çözüleceğine, harçların kaldırılacağına…

Aile sigortasının getirileceğine…
İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacına yönelik olarak kullanılacağına…

Emeklilere milli gelir artışından pay verileceğine… Emeklilerin beklediği intibak yasasının çıkarılarak, emekliler arasındaki eşitsizliğin giderileceğine…
Tarımın ve çiftçinin destekleneceğine… Mazotta ÖTV’nin kaldırılacağına…

Yüzde 10 seçim barajının aşağıya çekileceğine… Seçim yasalarının değiştirileceğine…

Siyasi Partiler Yasası’nın demokratikleştirileceğine… Milletvekili dokunulmazlıklarının, kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılacağına… Siyasi Ahlak Yasası çıkarılacağına…

Güney Doğu’daki mayınlı arazilerin mayınlardan arındırılarak, topraksız köylülere dağıtılacağına…
Rant yasaları değil, kent yasaları çıkarılacağına…
Söz veriliyor.

***

Bunların hepsi doğru ve güzel sözler…
Ama yetmez!

Örneğin ben 2011’de oy vereceğim partiden, daha hükümeti kurduğu ilk gün, benzindeki ÖTV’yi yarı yarıya düşüreceğine…

Asgari ücreti en az yoksulluk sınırına çıkaracağına…
Ve yargısız infaza dönüşen tutukluluk sürelerinin uzunluğu sorununa çözüm bulacağına söz vermesini istiyorum.
Siz de oy vereceğiniz partiden mutlaka yapmasını beklediğiniz işleri bana yazın…

Sonra da isteklerimizi uzun bir liste haline getirip, bu sütun aracılığıyla tüm partilerin bilgisine sunalım…
Verilene rıza göstermekle kalmayıp, talep eden olalım…
Haydi, oturun bilgisayarın başına:
İsteklerinizi yazıp göndermenizi bekliyorum.

*****

GÜNÜN SORUSU

AKP İzmir İl Başkanlığı’na atanan Ömer Cihat Akay, 1985 yılında irticai faaliyetlerde bulunmaktan 20 ay hapis yattığını belirterek, “Bu cezayı omzumda bir şeref madalyası olarak taşıdım. Benim için bir onurdur” demiş…
Acaba, bu “onurlu işler”i yapmayı yeni görevinde de sürdürecek mi?

*****

CEVAP VE DÜZELTME METNİ

Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09 Aralık 2010 tarih ve 2010/425 Değişik İş sayılı kesin nitelikli kararıyla bu köşede 31 Ağustos 2010 tarihinde yayınlanan “Saatli Bomba” başlıklı köşe yazısı ile ilgili olarak düzeltme ve cevap metninin yayınlanmasına karar verilmiştir…
1) Öncelikle; ‘Hükümetin valisiyim’ ifadesi, siyasi bir tavır değildir. Çünkü bu ifade valilerin kanunlarla belirlenen görev, yetki, atanma usul ve esaslarına yönelik hukuki bir tespit olup, herhangi bir siyasi görüşü yansıtmaya yönelik değildir. Bilindiği üzere, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. maddesinde “Vali, ilde devletin ve hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır” hükmü yer almaktadır. Hükümeti yani bakanlar kurulunu temsil etmekle hükümeti oluşturan siyasal parti ve/veya partileri temsil etmek farklıdır. Bundan dolayı vali ve kaymakamların çalıştıkları binalara “Hükümet Konağı” denilir.
2) Muhalefet partilerinin pankartlarını indirtip, tüm kenti evetle donatıyor iddiası eksik ve yanlıştır. Münferit iki olayda aynı anda hem muhalefet partisinin hem de iktidar partisinin pankartı da indirilmiştir.” Tüm kenti evetle donatma” iddiası yalandır.
3) Yapılan isnat, iftira ve hakaretlere cevap vermek, kişilik haklarıma yönelik saldırılara karşı savunma yapmak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamak, “açık açık kavga ediyor” diye nitelenemez.
4) 30 Ağustos Zafer Bayramı için düzenlenen törene geç gelmem söz konusu olmayıp, tören protokol esaslarına ve öngörülen programa uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Zaten,”gerilim” denilen konu, Sayın Milletvekili Fatih ATAY’ın kişisel tavrından kaynaklanmaktadır. Zira bayramını kutlamak için uzattığım elimi havada bırakan Sayın Milletvekili Fatih ATAY kendi beyanlarında, “Sayın Vali daha önceki açıklamalarında partime ve bana yönelik açıklamalarda bulunmuştu. Şahsıma yönelik sarf ettiği “ördek” benzetmesinin ne anlama geldiği yönündeki tepkimi ilk karşılaşmamızda göstereceğimizi yazılı olarak açıklamıştım, gereğini yaptım” diyerek gerilimin kimden kaynaklandığını açıkça itiraf etmektedir. Sayın Vekil’in, sarf edildiğini iddia ettiği sözlere karşı hukuki yollara başvurması mümkünken, bunu yapmayıp önceden planladığı şekilde tören alanını hesaplaşma yerine dönüştürmesi, bayram coşkusuna gölge düşürmesi yaşanmıştır.
5) Valiliğimiz, siyasi düşünce, dil, din, ırk ayrımı yapmadan İlimizdeki tüm vatandaşlarımıza eşit ve adil davranmakta, yasaların öngördüğü biçimde görevlerini yerine getirmektedir.

Hüseyin Avni COŞ
Aydın Valisi

Orijinal haber kaynağı için; İlk Kurşun Gazetesi

Author: Hukuk Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir