ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI TARAFSIZ OLMADIĞINI GÖSTERMİŞTİR.

ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI TARAFSIZ OLMADIĞINI GÖSTERMİŞTİR.Anayasa Mahkemesi Başkanı,Anayasa Mahkemesi üyeliğine yeni atanan,Prof.Dr.Erdal Tarcan’ın ant içme törenin de,yargıyla ilgili tartışmalara müdahil olmuş,yaptığı açıklamalar ile tarafsız olmadığını bir kez daha göstermiştir.Yaptığı konuşmada,Anayasa Mahkemesi başkanı gibi değil,adeta iktidar partisinin üyesi gibi,beyanlarda ve iddialarda bulunmuştur.Bu da ülkenin ve Anayasa Mahkemesinin geleceği için büyük bir tehlikedir.Çünkü Anayasa Mahkemesi başkanı,yargı reformu ile ilgili konularda fikir ve düşünce beyan edebilir,ancak bir başka yargı organını hedef göstererek eleştirilerini yapamaz.Yaparsa ülkede yargı erkleri arası çatışma olur ve hem de kargaşa yaşanır.Ayrıca,Anayasa Mahkemesi bu türden açıklamaları ile,tarafsızlığını ve itibarını yitirmiş olur.

Daha önceleri,bu köşede yazmış olduğum yazımda,aynen şu ifadeyi kullanmıştım.Anayasa mahkemesinin başkanının mutlaka hukukçu olması gerektiğini söylemiştim.Böyle bir sıfatın hem Anayasa mahkemesine daha çok itibar kazandıracağını ve hem de kararların hukuk ağırlıklı verilmesine olanak sağlayacağını belirtmiştim.İşte bu gün hukukçu olmayan bir başkan,yargıdaki düzenlemeleri hukuk çerçevesinde değil,siyasi bir çerçevede değerlendirme yanlışlığında bulunmuştur.Hatta Yargıtay’a ve Danıştay’a da çatmıştır.Böylece yargılar arası bir çatışma ortamı yaratılmıştır.Anayasa Mahkemesinin başkanı iktisatçı olursa işte böyle olur,bundan da ülkemiz zarar görür.Hukukçular,her zaman hukuki konuları ağırlıklı bilen,öncelik tanıyan ve bu alanda kendisini yetiştirmiş kişilerdir.İktisatçı ise, iktisadi konuları ağırlıklı bilen kişilerdir.Durum böyle olunca,Anayasa Mahkemesi gibi yüksek yargı organının başına bir hukukçunun değil,iktisatçının seçilmiş olması yanlıştır.Ayrıca,bu durum ülke tarihinde bir ilktir.Her ne kadar başkan seçimle olmuş ise de,Anayasa Mahkemesi yasama ve yürütme erkinin kararlarını Anayasa çerçevesinde denetlemesi ve değerlendirmesi yapması nedeniyle,iktisatçı başkanın olması yanlıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşu ve üye sayısı son referandumla yeniden düzenlenmiş ve 17 üyeden oluşması sağlanmıştır.Anayasamız son değişikliklerle birlikte,Anayasa mahkemesi başkanlığı için bir kriter getirmemiştir.Ancak bu büyük eksikliktir.Nasıl ki,Anayasa Mahkemesine asil veya yedek üyesi olabilmek için önemli derecede kriterler getirilmişse,başkanı içinde hukukçu olma kriteri getirmesi gerekirdi.Çünkü, Anayasa Mahkemesi ülkemizin en yüksek yargı organıdır,verdiği kararlar kesindir, itirazı ve temyizi yoktur.Şimdi başkan olan iktisatçı Haşim Kılıç Özal döneminde,Cumhurbaşkanlığı kontenjanından üyeliğe atanmıştır.Sayıştay tarafından seçilip önerilmiştir.Aslında bu günkü başkanın üyeliği,iptal edilen kanun hükmündeki kararname ile yapılmıştır.Daha sonra da,Yüksek yargı organı olan,Anayasa mahkemesinin başkanı seçilmiştir.Düşünelim bir kere, en yüksek düzeyde karar veren bir mahkemenin başkanı hukukçu olursa mı daha iyi olur, yoksa iktisatçı olursa mı ? Bana göre,başkanın mutlaka hukukçu olması gereklidir.En yüksek mahkemenin başkanının hukukçu olması, hem kararların hukuki yönden irdelenmesi,hem de mahkemenin yönetilmesi açısından gereklidir.Bu gün sokaktaki vatandaşa bile sorsanız,Anayasa mahkemesinin başkanının hukukçu olmasını söyler.

Anayasa mahkemesi,yürürlükte bulunan yasalar ile,Yasama Meclisinden çıkan yasaları anayasamıza uygunluğunu hukuki açıdan denetler ve bu yönde bağlayıcı kararlar verir.Bu nedenle,aldığı bütün kararlar hukuki olmalıdır.Ayrıca bana göre, Anayasa mahkemesinin asil ve yedek üyelerinin de nitelikli çoğunluğunun hukukçu olması gerekir.Ancak son değişiklik ile,buna da dikkat edilmemiştir.Bu aynen şuna benziyor. Nasıl ki Anayasanın başına iktisatçı bir başkan getiriyorsanız, Merkez bankasının başına da bir hukukçu başkan atayabilirsiniz.Ancak bu konuda ne kadar başarılı olurlar,onu sizin takdirinize bırakıyorum.
Bu gibi düzenlemeler ve uygulamalar,devletimizin hukuk devleti olmaktan uzaklaştırıldığının bir göstergesidir.Hukuk devleti olmaya çalışan ülkemizde, böyle temel yanlışlıklar yapılmamalıdır.Bu alanda sürekli iyileştirmeler yapılmalıdır.Çünkü,Devletin temeli hukuktur.

Anayasa Mahkemesi başkanının yaptığı konuşma,tamamen hukuki değil siyasi nitelikte bir konuşmadır.Gelecekte bu tür açıklamaların açtığı yaralar ağır olacaktır.Bu nedenle,yapılan bu konuşma,hukukçuları ve yargı camiasını derinden üzmüş ve tedirgin etmiştir.Bu durum,son Anayasa değişikliklikleri ile birlikte,Anayasa Mahkemesinin iyice siyasallaştığını göstermiştir.Dileğimiz bir daha böyle siyasi açıklamalar olmaz ve gelecekte hukukun üstünlüğü esas alınarak,mahkemenin kuruluş amacına yakışır şekilde açıklamalar yapılır ve kararlar verilir.Sevgi ve Saygılarımla…2.2.2011.

Av.KAZIM ARSLAN
İLK KURŞUN

Orijinal haber kaynağı için; İlk Kurşun Gazetesi

İlgili haberler:

Author: Hukuk Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir