AKP GENEL BAŞKANI MI YOKSA ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI MI?

AKP GENEL BAŞKANI MI YOKSA ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI MI?

HAŞİM KILIÇ…

      Anayasa Mahkemesi’nin hukukçu olmayan başkanı, Anayasa Mahkemesi’ne seçilen yeni üyelerin yemin töreninde, yapılan törenin amacını ve tarafsız bir Anayasa Mahkemesi başkanının haddini çok aşan ve daha çok, iktidardaki AKP ‘nin görüş ve söylemleriyle bire bir örtüşen bir konuşma yaparak, daha önce yaptığı buna benzer politik konuşmalarına bir yenisini eklemiş ve Anayasa Mahkemesinin tarafsızlığına açıkça gölge düşürmüştür.

      Anayasa Mahkemesi Başkanının, tarafsız olması gereken bir yüksek mahkemenin başkanı olduğunu unutarak, her vesileyle yaptığı konuşmalarında siyasal mesajlar vermeyi bir alışkanlık haline getirdiğini görüyoruz.

    Yanılmıyorsak 1950 doğumlu olan başkan beyimiz, yaklaşan emekliliğinden sonra, AKP saflarında politika hayatına atılmayı düşlüyor olmalı ki, politikada da bir yerlere gelebilmek için, şimdiden politik mesajlar vererek bazı çevrelere göz kırpıyor.

    Sayın Haşim KILIÇ alınmasın ama, bundan önce yapmış olduğu bir konuşmasında, hiç gereği yokken, demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafsız olması gereken Anayasa Mahkemesi başkanına yakışmayacak şekilde, Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan ilk üç maddesine dokunulabileceğini söylemekle, siyasal kimliğini ortaya koymuş ve rahmetli Sayın Turgut ÖZAL tarafından Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilmesindeki misyonuna uygun bir tavır sergilemiştir.

    Sayın Başkan’ın yemin töreninde sarf ettiği sözlere bir bakınız, diyor ki; “Anayasa Mahkemesi, ……Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini yakalamış, gerçekten demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin …..koruyucusu ve güvencesi olacaktır.”

    Konuşmada yer alan bu sözler, kulağa gayet hoş geliyor değil mi?

     Öyle ya, Atatürk’ ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinden ve demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden dem vurarak, bu değerlerin güvencesi olacaklarını söylüyor.

     Sayın Haşim KILIÇ, bu sözleri söylerken saydığı değerlerin başına “ gerçekten “ kelimesini ilave etmek lüzumunu hissediyor.

Sayın başkana göre;

Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan ilk üç maddesi var olduğu sürece, ülkemizde gerçek anlamda bir demokrasi ve laiklik anlayışı mevcut olamaz. Ona göre, Anayasamızın ilk üç maddesine dokunulmalı ve özgürlüklerin, demokrasinin ve laikliğin yeni bir tarif ve tanımı yapılmalı ve bu değerler yeniden yorumlanmak suretiyle, gerçekten demokratik ve laik bir hukuk devleti tesis edilmelidir.

     Bugünkü demokrasi, özgürlük ve laiklik tanım ve yorumları yüzünden, türban ile eğitim ve kamu görevi icra edebilmek yasaklanmakta ve demokrasiye aykırı olarak, türbanlı kitlenin, dini inanç, eğitim ve çalışma özgürlükleri kısıtlanmaktadır.

    Sayın Haşim KILIÇ; muhalefet şerhleri koyduğu benzeri davalardaki görüşleriyle, bizim bu değerlendirmelerimizi açıkça teyit etmektedir.

    Anayasa Mahkemesinin yeni oluşumundan sonra, Haşim KILIÇ’ ın, en başta türbana özgürlük olmak üzere, kendi yorumuna ve tanımına uygun olan, gerçekten demokratik ve laik bir hukuk devleti ve özgürlük anlayışının güvencesi olduklarını ortaya koyan kararlara daha kolay bir şekilde imza atabileceğinden hiç kuşku duymuyoruz.

     Sayın Haşim KILIÇ’ın, haddini ve amacını aşan konuşmasında yer alan ; “ Değişime karşı çıkan, çağın nabzını tutamayan, statükonun kibirli mensupları, artık halkı ikna edememektedir. Anayasaların ve Anayasa Mahkemesi üyelerinin toplumun bu istekleri karşısında kayıtsız kalması düşünülemez.” ibareleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafsız olması gereken Anayasa Mahkemesi Başkanına asla yakışmamakta ve bu sözler, referandum öncesinde Anayasa değişikliğine evet oyu isteyen AKP lideri Sayın ERDOĞAN’ın propaganda konuşmalarını çağrıştırmaktadır.

    Anayasa Mahkemesi Başkanının, bir anlamda resmi bir toplantı olan yemin töreninde, iktidar partisinin genel başkanını ve iktidar yandaşı köşe yazarlarının konuşmalarını ve yazılarını çağrıştıran ve Ana muhalefet partisine ve onun lider kadrosuna yönelik olduğu ciddi şüphesini taşıyan ve politik mesajlar içeren bir konuşma yapmış olması, ülkemiz açısından, büyük bir talihsizlik ve utanç kaynağı olmuştur.

Sayın Haşim KILIÇ; bir vatandaş olarak, istediği siyasal görüşün ve partinin sempatizanı olabilir. Seçimlerde istediği siyasal partiye oy verebilir. Bu onun özeli, Anayasal bir hakkı ve özgürlüğüdür. Ancak, bu görüşlerini, tarafsız olması gereken bir Anayasa Mahkemesi Başkanı sıfatıyla katıldığı resmi bir törende yaptığı konuşmada alenen dile getirip savunamaz.

   Hakimler; şahsi fikir ve düşünceleri, inançları ne olursa olsun, önlerine gelen davada, kendilerinin veya toplumun bir kesiminin özlem duydukları, yasalaşmasını veya anayasalaşmasını arzuladıkları değişim isteklerine göre değil, yürürlükteki pozitif hukuk kurallarına göre karar vermek zorundadırlar.

   Bu nedenle, Haşim KILIÇ’ın konuşmasında yer alan; “toplumun değişim istekleri karşısında Anayasa Mahkemesi üyeleri kayıtsız kalamazlar” sözü, ne anlama geliyor? Bunu hukuken izah etmek gerçekten zor.

Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan ilk üç maddesine dokunulabileceğine yönelik önceki beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Haşim KILIÇ’ ın; Anayasa Mahkemesi olarak, toplumun değişim isteklerine kayıtsız kalamayacaklarına, yani, bir anlamda toplumun değişim isteklerini kararlarına yansıtacaklarına yönelik sözü ile ne demek istediğini, değerli okurlar anlamış olmalıdırlar.

   Sayın Başkan Haşim KILIÇ ve Anayasa Mahkemesinin değerli üyeleri; umarız, toplumun, geriye ve karanlığa gidişe yönelen değişim isteklerine değil, toplumumuzun; batının çağdaş, modern ve ileri demokratik ve laik toplumlarına özenen değişim isteklerine kayıtsız kalmayacak kararlara imza atarlar.

Güner YİĞİTBAŞI ( Emekli Savcı )

İLK KURŞUN

Orijinal haber kaynağı için; İlk Kurşun Gazetesi

İlgili haberler:

Author: Hukuk Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir