RSS ile takip et

Av.Mustafa Mıhcı

Türkiye Suç İstatistikleri

Bu yazıya Not ver
Türkiye'deki işlenen suçlara dair bazı istatistikleri Mıhcı Hukuk Bürosu editörleri derledi.

Türkiye’de Genel Olarak Suç ve Suçla Mücadele

Suç, toplum tarafından kınanan davranışların hukuk dünyasındaki yaptırıma bağlanmış görünümüdür. Yaptırım ise ahlaki olmayan fiile karşı ahlaki yaptırım olarak tanımlanabilmektedir. Hukuk sistemlerinde yaptırımlar farklı görünümlere sahip olabilir. Örneğin ortaçağda bedeni cezalar bugün ortadan kalkmış ve yerini hürriyeti bağlayıcı cezalara bırakmıştır.

Türkiye’de suçla mücadele etmek için ceza kanunları uygulamaya geçirilmiştir. Bugün mevcut olan kanunumuz, 5237 Sayılı 2005 yılında kabul edilmiş Türk Ceza Yasasıdır. Türk ceza yasasında yer alan her fiil, suç olarak kabul edilmekte ve adli işleme tabi tutulmaktadır. Suç ve ceza hukukunun en ciddi görünümü Türk Ceza Kanunu olsa da farklı kanunlarda çeşitli hükümlerle bazı fiillere suç vasfı kazandırılmıştır.

Türk Ceza Yasası fail lehine hazırlanmış ve suçluyla değil, suçla mücadeleyi hedef almış bir kanundur. Dolayısıyla kanunumuzun amacı, intikam duygularını tatmin etmekten ziyade, mağdurun da haklarını gözeterek suçluyu topluma kazandırmaktır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi kanun felsefesini belirten ilkelerdir.

Türk ceza hukukunun adil olabilmesi için 3 ayaklı bir yargılama faaliyeti öngörülmüştür. Yargılama faaliyetini ayakta tutan 3 unsur; hakim, savcı ve sanık(avukat)dan ibarettir. Dolayısıyla ceza avukatı adaletin tesis edilmesinde önemli bir yere sahiptir. Unutulmaması gerekir ki, ceza avukatı adaletin suçlu yönünden tesis edilmesine hizmet etmektedir. Yoksa ceza avukatının suçluyu savunduğu gibi bir kanı son derece yanlıştır.

Türk Ceza Kanununda suçlar, koruduğu hukuki değere göre sınıflandırılmıştır. Malvarlığına karşı suçlar, vücut bütünlüğüne karşı suçlar, topluma karşı suçlar bunlara örnektir. Bu yazımızda suçlara dair son yıllardaki istatistikleri inceleyeceğiz.

Türkiye’de Suç İstatistikleri

Suç istatistiklerini çeşitli yönlerden tasnif etmek mümkündür. Öncelikle TÜİK verileri ışığında hangi suçun ne oranda işlendiği konusuna değinmek istiyoruz. Aşağıdaki veriler TÜİK ve Adalet Bakanlığı suç işleme grafiğine göre çıkarılmış sonuçlardan oluşmaktadır.

Türkiye’de 2018 yılında TCK’ya dayalı olarak, 7.505.499 adet ceza soruşturması açılmıştır. Bu soruşturmalar sonucunda 2.494.149 farklı suçtan kamu davası açılmıştır. Kamu davalarının %27,4’ü malvarlığına karşı işlenen suçlar dolayısıyla, %16,6 vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar nedeniyle, %15,3’ü hürriyete karşı suçlar dolayısıyla, %11,2’si şerefe karşı suçlar dolayısıyla açılmıştır. TCK dan ayrı olarak özel kanunlarda düzenlenen suçlar dolayısıyla, 300 binden fazla fiil hakkında kamu davası açılmıştır.

Kamu davası açılan en çok suç ise kasten yaralama fiiliyle işlenmiştir. 2018 yılı verilerine göre 426.115 fiil hakkında kamu davası açılmıştır. Bunu takip eden en çok işlenen suç ise 327.752 fiil hakkında kamu davası açılan hakaret suçudur.

Bunlarla birlikte 2018 yılında Anayasal düzene ve anayasal düzenin işleyişine karşı suçlar dolayısıyla açılan davaların oranı ise %6’dır. 2016 yılında yaşanan 15 Temmuz Darbe girişimi nedeniyle anayasal düzene ve anayasal düzenin işleyişine karşı suçlarda büyük bir artış yaşanmıştır. Tüik verilerine göre 2015’te söz konusu alanda açılan dava sayısı 14.120 olarak belirlenmiştir. 2016 yılında söz konusu suç nedeniyle açılan dava sayısı 3 katına çıkmış 47.522 kişi hakkında yargılama yapılmıştır. 2018 yılında ise ilgili suçla alakalı olarak 90.197 kişi yargılanmıştır. Anlaşılmaktadır ki 2016 yılında yaşanan hain darbe girişiminin etkileri uzun yıllar sürecektir.

Türkiye’de çarpıcı bir diğer gerçeklik ise 2018 yılında erişkin nüfusun %6’sının sanık olarak kamu davasında yargılanıyor olduğudur. Her yıl ortalama 2 milyon kişinin sanık sıfatı kazandığı ise bir başka gerçekliktir. Açılan kamu davasıyla birlikte ele alındığında, sanıkların ortalama 2 farklı suç işlediğidir. Değinilmesi gereken bir diğer konu ise 2018’de sanık sıfatı kazanan 1.796.502 kişinin erkek, 221.304 kişinin kadın olduğudur.

Kamu davası sonucu verilen mahkumiyet kararlarını mahkemenin türüne göre ise şu şekilde sınıflandırmak mümkündür. 2018 yılındaki verilere göre: asliye ceza mahkemelerinde 1.327.111 kişi, ağır ceza mahkemelerinde 459.897 kişi, çocuk ceza mahkemelerinde 36.692, çocuk ağır ceza mahkemelerinde 3.375 kişi hüküm giymiştir.

Suça sürüklenen çocuk, suç isnat edilen kimselerin 18 yaşını tamamlamamış olmaları halinde kazandıkları sıfattır. Suça sürüklenen çocuk deyimiyle, çocuk ilgili suçun faili olsa bile, toplumun veya başka dış etkenlerin çocuğu suça ittiği anlatılmak istenmektedir. 2018 yılındaki TÜİK suç istatistiklerine göre, 1 yıl içerisinde 127.649 çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2014 yılında ise hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk sayısı, 194.418 olarak saptanmıştır. Ülkemizde son 4 yılda suça sürüklenen çocuk sayısında gözle görülür bir azalma kaydedilmiştir. Nüfus artış hızıyla birlikte değerlendirildiğine umut verici sonuçlar elde edilmektedir.

Türkiye’nin bir başka realitesi ise faili meçhul suçlardır. Türkiye’de 2018 yılındaki verilere göre 4.235.783 farklı soruşturmanın faili belirsizdir. Faili belirlenemeyen suçlar hakkında ceza davası açılması mümkün değildir. 2018 yılı sonuna dek faili meçhul suçların yalnızca 8.113 tanesinin faili tespit edilip ceza davası açılabilmiştir.

Türkiye’de Savcılık ve Ceza Yargısı

Ceza yargılamasının 3 unsurunun var olduğunu biraz önce açıklamıştık. Ancak ceza yargılamasının unsurlarından iddia makamı olan savcının önemli bir konumu vardır. Bu nedenle savcılık konusunda detaylı bir şekilde değinilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Toplumumuzda ‘savcı’ şeklinde tabir edilen görevlinin kanuni ismi ‘Cumhuriyet Savcısı’ dır. Cumhuriyet savcısı olarak adlandırılma sebebi, savcıların cumhuriyeti koruyucu görevliler olduğu düşüncesidir.

Teknik olarak Cumhuriyet Savcısının görevini incelemek gerekirse, kısa anlatımıyla, soruşturma açıp soruşturmayı yürütmektir. CMK ya göre herhangi bir şekilde, bir suçun işlendiğini öğrenen savcının derhal soruşturmaya başlaması gerekmektedir. Yapılacak soruşturma ile suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenen fiilin suç olup olmadığı konusunda bilgi ve belgelerin edinilmesi amaçlanır.

Savcı yaptığı soruşturma neticesinde farklı kararlar verebilir. Şayet suçun oluştuğu yönünde makul kanaati var ise suçun konusuna göre soruşturma dosyasını ilgili mahkemeye gönderir. Teknik tabiriyle, kovuşturma aşamasına geçtiği ifade edilir. Suçun oluşmadığı veya delillerin yetersiz olduğu yönünde kanaati oluşursa, bu durumda soruşturma dosyasını mahkemeye göndermek yerine Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verir. Bu durumda üzerine suç atılı kişi sanık sıfatı kazanmaz ve üzerinde hiçbir hukuk sonuç doğmaz.

Halk dilinde üzerine soruşturma açılmış kişiler hakkında dahi ‘suçlu’ deyimi kullanılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, söz konusu kullanım son derece yanlış ve yaralayıcı bir ifadedir. Hukuken bir kimsenin suçlu sayılabilmesi için kovuşturma aşaması sonucundan hakim tarafından kesin olarak mahkumiyet kararına maruz bırakılması gerekmektedir. Kişinin soruşturma aşamasındaki sıfatı, şüphelidir. Ancak kamu davasının açılmasıyla bu sıfatı sona erer ve sanık sıfatını kazanır. Kamu davasının sonuçlanmasıyla şayet kişi ceza alırsa ancak bu halde hükümlü olarak adlandırılmaktır.

İddianame, savcının soruşturma sonucu elde ettiği deliller nedeniyle, suç işleme ihtimali yüksek şüpheli hakkında hazırladığı ve mahkemeye sunacağı belgedir. Soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianamenin hazırlanması aynı safhaya denk gelmektedir.

Türkiye’de ceza yargılaması sonucunda farklı kararlar verilebilir. Beraat ve mahkumiyet en yaygın olanlarıdır. Beraat halinde sanığın, üzerine atılı suçu işlemediği ve dolayısıyla aklandığı anlaşılmaktadır. Mahkumiyet halinde ise sanık çeşitli şekillerde yaptırımla karşılaşmaktadır. Hapis cezası, adli para cezası bunlardan bazılardır. Bunların dışında günümüzde kullanımı yaygınlaştırılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.

Türkiye’de Cezaevlerinin Durumu

Yazımızın devamında Tüik suç istatistikleri ışığında, cezaevlerine dair istatistiki bilgileri paylaşacağız.

Türkiye’de 2013 yılındaki suç istatistiklerine göre 363 adet ceza infaz kurumu, 2017 yılında ise 386 adet ceza infaz kurumu bulunmaktaydı. Ceza infaz kurumlarının toplam yatak kapasitesi ise 2013 yılında 154.111 kişilik, 2017 yılında ise 208.330 kişi olarak tespit edilmiştir.

2013 yılında cezaevlerinde toplam 144.098 kişi bulunmaktaydı. 2017 yılında ise yatak kapasitesinin üzerine çıkarak, 232.340 kişinin cezaevlerinde bulunduğu saptanmıştır. İlgili suç istatistiki verilerine göre, yaklaşık 25 bin kişilik fazlalık tespit edilmiş, bu 25 bin kişinin ise nasıl ve nerede yattığı kesin olarak bilinmemektedir.

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının 222.444 kişisini erkekler, 9.896 kişisini ise kadınlar oluşturmaktadır. Hükümlü olarak cezaevinde kalanların sayısı 153.079, tutuklu olarak kalanların sayısı 79.261 olarak belirlenmiştir. İfade etmek gerekir ki, 2013 yılı ile karşılaştırıldığına tutuklu sayısında da olağanüstü bir artış gerçekleşmiştir. 2013 yılında tutuklu olarak cezaevinde kalanların sayısı 28.108 idi. Yaşanan darbe girişimi tutuklu sayısını, bir anda 3 katına çıkarmıştır.

Türkiye’de işlenen suçların istatistiklerine baktığımızda bir başka göze çarpan konu ise; suç işleme yaş aralığıdır. İfade etmek gerekir ki, suçun yaşı yoktur. 12 yaşından itibaren her yaşta insanın suçlu olarak cezaevine girdiği bilinmektedir. 2017 verilerine göre 12-14 yaş aralığında 1693 suça sürüklenen çocuk, cezaevinde bulunmaktadır. En çok suçlu sayısının bulunduğu yaş grubu ise 25-34 yaşlarıdır. Bununla birlikte 65 yaş ve üzeri 1133 kişinin cezaevlerinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Suç işleme potansiyelini arttıran en önemli etkenin şahısların eğitim durumu olduğu herkesçe bilinmektedir. TÜİK verilerine göre, yükseköğretim mezunu 9.857 kişi suçlu olarak cezaevlerinde bulunurken, lise mezunu 45.508 kişi, ilkokul mezunu 78.162 kişi cezaevlerinde bulunmaktadır. Yalnızca 2017 verilerine dayanılarak dahi, eğitimin ne kadar etkili ve önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, günümüzde cezaevlerinin yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.

Türkiye’de Suç Oranlarının Yoğunlaştığı Bölgeler

Türkiye’de suç oranlarının belirli nedenlerle bazı bölgelerde yoğunlaşıp bazı bölgelerde azaldığı görülmektedir. Coğrafi koşulların işlenen suçun niteliği üzerinde büyük etkisi olduğu kabul edilmelidir. Örnek vermek gerekirse, Şanlıurfa, Mardin, Hakkari, Trabzon, Şırnak, Artvin gibi sınır illerinde kaçakçılık suçlarının yoğunlaştığı görülmektedir.

Bölge bazlı suç oranlarına baktığımızda ise genellikle %7-%9 aralığında sonuçlarla karşılaşmaktayız. 2018 yılı suç istatistiklerine göre, Marmara Bölgesinde %8,5, Ege Bölgesinde %9,5, Doğu Anadolu Bölgesinde %7,4, İç Anadolu Bölgesinde %9,2, Akdeniz Bölgesinde %9,5, Karadeniz Bölgesinde %7,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde %8,7 olarak saptanmıştır.

Sonuç

Türkiye’de suç oranlarının, nüfus artışıyla paralel olarak ve yaşanan büyük toplumsal olaylar nedeniyle yıldan yıla arttığı görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, terör olayları, siyasi krizler, darbe girişimleri, ekonomik buhran şiddet olaylarını ve suç oranlarını arttırmaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki, kişiyi suç işlemeye iten şey yalnızca kendisi değildir. Bu anlamda, özellikle yargılaması tamamlanmamış insanları, suç işlediği gerekçesiyle farklı ithamlara hedef tutmak doğru değildir.

Ülkemizde son yıllarda yaşanan toplumsal olaylar nedeniyle, ceza avukatının görevi son derece önem kazanmıştır. Zira yargı makamlarının iş yükü nedeniyle, yargılamalar uzamakta ve hatta yanlış kararlar çıkabilmektedir. Hatta öyle ki, yargılaması çoktan tamamlanmış, cezaevlerinde bulunan insanların yanlış yargılamayla mahkum edildiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, ceza almanın sonuçları da göz önünde bulundurularak alanında uzman bir ceza avukatına başvurmanın gerekli olduğu kanaatindeyiz.
Hukuk Terimleri: ceza, suc, suç istatistikleri
Kategoriler
Hukuksal

Trackbacks

Total Trackbacks 0
Trackback URL:


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.